Dönme hakkı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/3689 E. 2022/5490 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dönme hakkı↗ seçimlik haklar↗ sözleşmeden dönme↗ eksik araştırma↗ gizli ayıp↗ ayıp↗ fatura↗ ihtarname↗ dosya masrafı↗ avans faizi↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece usule ilişkin bozma ilamına uyularak yapılan yargılamanın sonucunda, alınan bilirkişi kök ve ek raporlarına göre, sözleşmeye konu makinenin zamanında ve sözleşmeye uygun bir şekilde davacıya teslim edilmediği, tamir edilebilecek bir arızasının olmadığı, ancak PLC teknolojik ve yazılım hatası ile davacıya teslim edildiği, satın alınan malın ayıplı olduğu, ayıbın teslim sırasında davacı tarafından bilinmesinin mümkün olmadığı, ayıbın makinenin kullanılması esnasında ortaya çıktığı, ayıbın niteliği itibariyle gizli ayıp olduğu, ayıbın teslim sırasında var olduğu, davacı tarafından Tekirdağ 1. Noterliği'nin 25/07/2013 tarihli 6050 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ayıp ihbarında bulunulduğu, ihtarnamenin davalıya 30/07/2013 tarihinde tebliğ edildiği, davacının seçimlik haklarından satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme hakkını kullandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, fatura bedeli olan 54.357,65 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dava konusu TTP 55 CNC palet çakma makinesinin iade için gerekli masraflar davalıya ait olmak üzere davacı tarafından davalıya iadesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, 6098 sayılı Kanun'un 227. maddesi kapsamında alıcı sıfatını haiz davacının, satıcı olan davalıdan, satılan malın ayıplı olması nedeniyle, ayıplı malın iadesi ve semenin tahsili talebine ilişkindir.
6098 sayılı Kanun'un 227. maddesinde satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde, alıcının kullanabileceği seçimlik haklardan biri, satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme hakkı olarak belirtilmiştir.
Somut olayda, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında, makinenin dışarıdan mekanik müdahale ile tamir edilecek bir arızasının bulunmadığı, PLC, teknolojik ve yazılım hatası olduğu, davacının herhangi bir kullanım hatasının olmadığı, söz konusu ayıbın teslim sırasında var olduğu, sonradan meydana gelmediği, bu haliyle makineden kazanç sağlamanın mümkün olmadığı belirtilmiştir.
Ancak, bilirkişi tarafından da belirtildiği üzere dava konusu makinenin çalışır vaziyette olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda varlığı belirtilen "PLC, teknolojik ve yazılım hatası"nın nasıl saptanmış olduğu anlaşılamamakta olup bilirkişi raporunun bu haliyle hükme varmaya elverişli olduğundan söz edilemez.
Hal böyle olunca, Mahkemece satım konusu makinede, ayıbın var olup olmadığı, varsa gizli ayıp olup olmadığı, ayıbın giderilebilmesi içinde maliyetinin ne olacağı hususlarında 6098 sayılı kanunun 227. ve 230. maddesi gözönüne alınarak karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4003 E. 2022/7845 K.
Ortak:sözleşmeden dönme · ayıp · fatura · ihtarname · teslim
İncelediğiniz karardaNoterliği'nin 25/07/2013 tarihli 6050 yevmiye numaralı «ihtarnamesi» ile «ayıp» ihbarında bulunulduğu, ihtarnamenin davalıya 30/07/2013 tarihinde tebliğ edildiği, davacının «seçimlik haklarından» satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek «sözleşmeden dönme hakkını» kullandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, «fatura» bedeli olan 54.357,65 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dava konusu TTP 55 CNC palet çakma makinesinin iade için gerekli «masraflar» davalıya ait olmak üzere davacı tarafından davalıya iadesine karar verilmiştir.
… a uyularak yapılan yargılamanın sonucunda, alınan bilirkişi kök ve ek raporlarına göre, sözleşmeye konu makinenin zamanında ve sözleşmeye uygun bir şekilde davacıya «teslim» edilmediği, tamir edilebilecek bir arızasının olmadığı, ancak PLC teknolojik ve yazılım hatası ile davacıya teslim edildiği, satın alınan malın ayıplı olduğu, ayıbın teslim sırasında davacı tarafından bilinmesinin mümkün olmadığı, ayıbın makinenin kullanılması esnasında ortaya çıktığı, ayıbın niteliği itibariyle «gizli ayıp» olduğu, ayıbın teslim sırasında var olduğu, davacı tarafından Tekirdağ 1.
6098 sayılı Kanun'un 227. maddesinde satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde, alıcının kullanabileceği «seçimlik haklardan» biri, satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek «sözleşmeden dönme hakkı» olarak belirtilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; tarafların «ticari defter» ve kayıtlarına göre, davacının davalıdan 118.000,00 TL alacaklı, davalının davacıdan 38.000,00 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafça davalıya satılan kalıplardan üç tanesinin ayıplı olduğu, kalıpların bir adedindeki ayıbın varlığının dahi diğer tüm kalıpları etkileyecek mahiyette bulunduğu, davalı tarafça davacıya elektronik posta yoluyla 04.06.2015 tarihinde süresi içinde «ayıp» ihbarında bulunulduğu, sözleşmeye ve «fatura» içeriğine konu tüm kalıpların gizli ayıplı olması nedeniyle davaya konu icra takibine dayanak fatura içeriği kalıpların ayıpları giderilmediği veya ayıplı kalıplar …
Davacı şirket, davalıya sattığı 10 adet kalıp bedeli için icra takibine girişmiş, davalı şirket ise takip tarihinden önce davacıya gönderdiği 19.06.2015 tarihli «ihtarnamesi» ile ürünlerdeki «ayıplar» giderilmediği takdirde sözleşmeyi feshedeceğini bildirmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince; davacıdan satın alınan ürünlerin ayıplı olduğunu davalının ispatlaması gerektiği, satıma konu kalıplarda «ayıp» bulunduğu, ayıbın gizli olduğu, «ihbarının» süresinde yapıldığı ve ürünlerdeki ayıbın giderilmediği veya yenisi ile değiştirilmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:satım sözleşmesi · icra takibine itiraz · ifa · ihbar · ticari defter · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; tarafların «ticari defter» ve kayıtlarına göre, davacının davalıdan 118.000,00 TL alacaklı, davalının davacıdan 38.000,00 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafça davalıya satılan kalıplardan üç tanesinin ayıplı olduğu, kalıpların bir adedindeki ayıbın varlığının dahi diğer tüm kalıpları etkileyecek mahiyette bulunduğu, davalı tarafça davacıya elektronik posta yoluyla 04.06.2015 tarihinde süresi içinde «ayıp» ihbarında bulunulduğu, sözleşmeye ve «fatura» içeriğine konu tüm kalıpların gizli ayıplı olması nedeniyle davaya konu icra takibine dayanak fatura içeriği kalıpların ayıpları giderilmediği veya ayıplı kalıplar …
2- Dava, «satım sözleşmesinden» kaynaklanan alacağa dayalı «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesince; davacıdan satın alınan ürünlerin ayıplı olduğunu davalının ispatlaması gerektiği, satıma konu kalıplarda «ayıp» bulunduğu, ayıbın gizli olduğu, «ihbarının» süresinde yapıldığı ve ürünlerdeki ayıbın giderilmediği veya yenisi ile değiştirilmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Ayıplı «ifa» nedeniyle «sözleşmeden dönme» seçimlik hakkını kullanan ve bu sebeple ürün bedellerinden sorumlu olmadığı anlaşılan davalının, 6098 sayılı TBK’nın 227. maddesinin 1. fıkrasına göre ayıplı ürünleri davacıya iade etmesi gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7892 E. 2022/4561 K.
Ortak:ayıp · fatura · teslim
İncelediğiniz kararda… a uyularak yapılan yargılamanın sonucunda, alınan bilirkişi kök ve ek raporlarına göre, sözleşmeye konu makinenin zamanında ve sözleşmeye uygun bir şekilde davacıya «teslim» edilmediği, tamir edilebilecek bir arızasının olmadığı, ancak PLC teknolojik ve yazılım hatası ile davacıya teslim edildiği, satın alınan malın ayıplı olduğu, ayıbın teslim sırasında davacı tarafından bilinmesinin mümkün olmadığı, ayıbın makinenin kullanılması esnasında ortaya çıktığı, ayıbın niteliği itibariyle «gizli ayıp» olduğu, ayıbın teslim sırasında var olduğu, davacı tarafından Tekirdağ 1.
Noterliği'nin 25/07/2013 tarihli 6050 yevmiye numaralı «ihtarnamesi» ile «ayıp» ihbarında bulunulduğu, ihtarnamenin davalıya 30/07/2013 tarihinde tebliğ edildiği, davacının «seçimlik haklarından» satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek «sözleşmeden dönme hakkını» kullandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, «fatura» bedeli olan 54.357,65 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dava konusu TTP 55 CNC palet çakma makinesinin iade için gerekli «masraflar» davalıya ait olmak üzere davacı tarafından davalıya iadesine karar verilmiştir.
Somut olayda, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında, makinenin dışarıdan mekanik müdahale ile tamir edilecek bir arızasının bulunmadığı, PLC, teknolojik ve yazılım hatası olduğu, davacının herhangi bir kullanım hatasının olmadığı, söz konusu ayıbın «teslim» sırasında var olduğu, sonradan meydana gelmediği, bu haliyle makineden kazanç sağlamanın mümkün olmadığı belirtilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporuna göre, icra takibine konu edilen 2 adet çekin «ticari defterlerinde kayıtlı» olduğu ve davalı tarafça ödenmediği, her ne kadar davalı taraf malların ayıplı olduğunu iddia etmiş ise de, davacının gönderdiği malları kabul ettiği, ancak TTK 23/c maddesi gereğince süresinde «ayıp» ihbarında bulunmadığı, ayıp iddiasının tanıkla ispatının mümkün olmadığı, davalının ayıp iddiasını TTK 18/3 maddesine göre «yazılı delil» ile ispat etmesi gerektiği, ancak «ihbara» dair yazılı delil sunmadığı ve malları ayıbı ile kabul ettiği, bu nedenle davacının icra takibine konu alacağa ilişkin mal «teslimini» ispat ettiği, bedelin ödenmediği, davacının icra takibinin haklı ve yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… na göre ve özellikle Davalı,Takibe konu olan diğer 25.11.2013 keşide tarihli 35.400.- TL'lik çekin malın ayıplı olması nedeniyle ödenmediğini savunmuş ise de ürünün «son» kabul merci olan Tülomsaş tarafından ayıbın kendisine bildirildiğinde bunun davacıya «ihbar» edildiği usulüne uygun delille ispatlanamadığından,ayıba dayalı savunması ile ödenmeyen 35.400.- TL’lik çeke dayalı davalının temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir 2- Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında kesilen faturalar ve bu «fatura» bedeli tutarı kadar «çek» verildiği, verilen ve takibe konu çeklerden 06.11.2013 keşide tarihli 56.400 TL'lik çekin iki kez aynı bedelli farklı tarihli çek ile değiştirildiği ve bu durumun davacının kabulünde olduğu ve «yenilenen» çekin bankadan gelen cevabi yazı ile ödendiği sabittir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yazılı delil · ticari defter kayıtları · yenileme · ihbar · ticari defter · çek · e-defter · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporuna göre, icra takibine konu edilen 2 adet çekin «ticari defterlerinde kayıtlı» olduğu ve davalı tarafça ödenmediği, her ne kadar davalı taraf malların ayıplı olduğunu iddia etmiş ise de, davacının gönderdiği malları kabul ettiği, ancak TTK 23/c maddesi gereğince süresinde «ayıp» ihbarında bulunmadığı, ayıp iddiasının tanıkla ispatının mümkün olmadığı, davalının ayıp iddiasını TTK 18/3 maddesine göre «yazılı delil» ile ispat etmesi gerektiği, ancak «ihbara» dair yazılı delil sunmadığı ve malları ayıbı ile kabul ettiği, bu nedenle davacının icra takibine konu alacağa ilişkin mal «teslimini» ispat ettiği, bedelin ödenmediği, davacının icra takibinin haklı ve yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… na göre ve özellikle Davalı,Takibe konu olan diğer 25.11.2013 keşide tarihli 35.400.- TL'lik çekin malın ayıplı olması nedeniyle ödenmediğini savunmuş ise de ürünün «son» kabul merci olan Tülomsaş tarafından ayıbın kendisine bildirildiğinde bunun davacıya «ihbar» edildiği usulüne uygun delille ispatlanamadığından,ayıba dayalı savunması ile ödenmeyen 35.400.- TL’lik çeke dayalı davalının temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir 2- Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında kesilen faturalar ve bu «fatura» bedeli tutarı kadar «çek» verildiği, verilen ve takibe konu çeklerden 06.11.2013 keşide tarihli 56.400 TL'lik çekin iki kez aynı bedelli farklı tarihli çek ile değiştirildiği ve bu durumun davacının kabulünde olduğu ve «yenilenen» çekin bankadan gelen cevabi yazı ile ödendiği sabittir.
Bu durumda takip ve dava konusu olan 06.11.2013 keşide tarihli 56.400.- TL'lik çekin «yenilenme» amacıyla verilen 341121 «çek» nolu 56.400.- TL'lik çek ile 17.02.2014 tarihinde ödendiğinden davalının bu çek yönünden borçlu olmadığı anlaşılmakla davanın bu çek yönünden reddine karar verilmesi gerekirken davanın tam kabulüne dair karar doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/3689 E. , 2022/5490 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Çerkezköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 02.03.2021 tarih ve 2018/870 E. - 2021/154 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü
Davacı vekili, davacının davalıdan satın aldığı makinenin tesliminden sonra denemeleri yapılınca arızalı olarak çalıştığının tespit edildiğini, bu durumun davalıya ihtar edilmesine rağmen makinedeki arızanın davalı tarafından giderilmediğini, alınan değişik iş raporunda makinede gizli ayıp olduğunun belirlendiğini, davacının sözleşmeden döndüğünü ileri sürerek makinenin davalıya iadesine ve fatura bedelinin ihtarname tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından ayıba ilişkin ihtarname gönderilmediğini, davacının makinenin kullanımında kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece usule ilişkin bozma ilamına uyularak yapılan yargılamanın sonucunda, alınan bilirkişi kök ve ek raporlarına göre, sözleşmeye konu makinenin zamanında ve sözleşmeye uygun bir şekilde davacıya teslim edilmediği, tamir edilebilecek bir arızasının olmadığı, ancak PLC teknolojik ve yazılım hatası ile davacıya teslim edildiği, satın alınan malın ayıplı olduğu, ayıbın teslim sırasında davacı tarafından bilinmesinin mümkün olmadığı, ayıbın makinenin kullanılması esnasında ortaya çıktığı, ayıbın niteliği itibariyle gizli ayıp olduğu, ayıbın teslim sırasında var olduğu, davacı tarafından Tekirdağ 1. Noterliği'nin 25/07/2013 tarihli 6050 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ayıp ihbarında bulunulduğu, ihtarnamenin davalıya 30/07/2013 tarihinde tebliğ edildiği, davacının seçimlik haklarından satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme hakkını kullandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, fatura bedeli olan 54.357,65 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dava konusu TTP 55 CNC palet çakma makinesinin iade için gerekli masraflar davalıya ait olmak üzere davacı tarafından davalıya iadesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, 6098 sayılı Kanun'un 227. maddesi kapsamında alıcı sıfatını haiz davacının, satıcı olan davalıdan, satılan malın ayıplı olması nedeniyle, ayıplı malın iadesi ve semenin tahsili talebine ilişkindir.
6098 sayılı Kanun'un 227. maddesinde satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde, alıcının kullanabileceği seçimlik haklardan biri, satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme hakkı olarak belirtilmiştir.
Somut olayda, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında, makinenin dışarıdan mekanik müdahale ile tamir edilecek bir arızasının bulunmadığı, PLC, teknolojik ve yazılım hatası olduğu, davacının herhangi bir kullanım hatasının olmadığı, söz konusu ayıbın teslim sırasında var olduğu, sonradan meydana gelmediği, bu haliyle makineden kazanç sağlamanın mümkün olmadığı belirtilmiştir.
Ancak, bilirkişi tarafından da belirtildiği üzere dava konusu makinenin çalışır vaziyette olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda varlığı belirtilen "PLC, teknolojik ve yazılım hatası"nın nasıl saptanmış olduğu anlaşılamamakta olup bilirkişi raporunun bu haliyle hükme varmaya elverişli olduğundan söz edilemez.
Hal böyle olunca, Mahkemece satım konusu makinede, ayıbın var olup olmadığı, varsa gizli ayıp olup olmadığı, ayıbın giderilebilmesi içinde maliyetinin ne olacağı hususlarında 6098 sayılı kanunun 227. ve 230. maddesi gözönüne alınarak karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 05/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/826332200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz