Itiraz hakem heyeti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3221 E. 2023/3952 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itiraz hakem heyeti↗ sigorta tahkim komisyonu↗ sigorta tahkimi↗ tahkim↗ hakem kararı↗ infaz↗ üçüncü kişi↗ komisyon↗ içtihadı birleştirme kararı↗ sigorta poliçesi↗ dava sebebi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, inşaat all risk sigorta poliçesi kapsamında üçüncü kişi mali mesuliyet klozu çerçevesinde üçüncü kişiye verilen zarar nedeniyle ödenen tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesi.
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 298 inci maddesi
3. Değerlendirme ve Sonuç
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin ikinci fıkrasında hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Bu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına duyulan güven sarsılmış olacaktır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 10.04.1992 gün ve 1991/7 E., 1992/4 sayılı kararında da kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni sayılacağı içtihat edilmiştir.
Temyiz incelemesine konu itiraz hakem heyeti kararının gerekçeli karar bölümünün sondan bir önceki paragrafında "davalı ... şirketinin itirazının yerinde olmadığından reddine karar verildiği" ibaresinin ardından, sonuç kısmının birinci paragrafında "davalı ... vekilinin itirazının kabulü" şeklinde hüküm kurulduğu anlaşılmış olup anılan durum gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturmaktadır. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince yukarıda zikredilen mevzuat uyarınca her türlü tereddüt ve çelişkiden uzak hüküm kurulması gerektiğinden kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka hakkına tecavüzün men'i | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1659 E. 2013/3138 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Benzer bu karardaBu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6092 E. 2012/13282 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Benzer bu karardaBu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, «maddi tazminata» ilişkin davanın kabulüne, manevi tazminata ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olaya gelindiğinde, mahkemece 23.02.2011 tarihli oturumda verilen kısa kararda «maddi tazminata» ilişkin olarak davanın kabulüne, 3.300,00 TL'nın davalıdan tahsiline dair hüküm kurulmuş iken gerekçeli kararda davanın 3.244,00 TL üzerinden kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/288 E. 2013/912 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Benzer bu karardaBu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat
Benzer bu karardaSomut olaya gelindiğinde, mahkemece 02.11.2011 tarihli oturumda verilen kısa kararda davacının davasının kısmen kabul, kısmen reddine; davacının birleşen dosyadaki davasının reddine dair hüküm kurulmuş iken, gerekçeli kararda davacının davasının kısmen kabul, kısmen reddine, 74.224,24 TL «maddi tazminatın» ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14182 E. 2016/2176 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra takibine itiraz · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıdan icra takip miktarı kadar alacağı olduğu, davalının «icra takibine itirazının» haksız olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, «asıl alacak» üzerinden %20 «icra inkar tazminatının» davacı lehine hükmedilmesine, karar verilmiştir.
Somut olayda mahkemece verilen kısa kararda, “Davacının davasının kabulüne, %20 «icra inkar tazminatına» davacı lehine hükmedilmesine” karar verilmiş iken gerekçeli kararda kısa karardan farklı olarak “Davacının davasının kabulüne % 30 icra inkar tazminatına davacı lehine hükmedilmesine ” karar verilmek suretiyle kısa karar ve gerekçeli karar arasında çelişkili bir durum yaratılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12451 E. 2014/3682 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Benzer bu karardaBu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir (HMK m.298/2).
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat · temsil · husumet
Benzer bu karardaŞ. hakkındaki davanın «husumetten» reddine, davalı E.
Film A.Ş. hakkında açılan manevi tazminat davasının reddine, takdiren 1.000 TL «maddi tazminatın» bu davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Somut olaya gelindiğinde, mahkemece 26.02.2013 tarihli oturumda verilen kısa kararda “Davalı Hayat Görsel Yayıncılık A.Ş. hakkındaki davanın «husumetten» reddine” karar verilmiş iken, gerekçeli kararda “E.
Ş. hakkındaki davanın «husumetten» reddine” karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13130 E. 2014/20130 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Benzer bu karardaBu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel zamanaşımı · mirasçılık · bono · avans faizi · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu kapsamından, davacının davalıların murisi aleyhinde kambiyo yolu ile takibe koyduğu «bononun» icrası, takibin işlemsiz bırakılması ve «son» işlem tarihi olan 13.05.2004 tarihinden itibaren 3 yıllık «zamanaşımının» geçmesi sebebiyle mahkeme kararı ile geri bırakıldığı, karz ilişkisinin tabi olduğu 10 yıllık «genel zamanaşımı» süresinin de dolmaması sebebiyle, davacının davalılardan 31.000 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle, 31.000 TL alacağın icra takibi tarihinden itibaren hesaplanacak «avans faizi» ile birlikte davalı «mirasçılardan» müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2461 E. 2010/8505 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Benzer bu kararda… açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir.Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:satış sözleşmesi · cy/cy şerhi · reeskont faizi · ıslah
Benzer bu kararda… itine, davalı kooperatifin 16.10.2005 tarihli genel kurul gündeminin 7 nci maddesi gereğince alınan kararın “Peşin satış yapılan, genel kurul kararı olan dairelerin «reeskont faizi» hesaplanarak aradaki farkı ödedikleri takdirde kendilerine verilmesine, kabul etmedikleri takdirde ödedikleri paranın Kooperatifler Kanununa aykırı olduğundan hesaplanarak paranın ödenerek kooperatif hissesine geçirilmesine, genel kurul kararı olmaksızın peşin satışı yapılan dairelerin iptaline, kooperatif yönetimince tapu verilmemesine, verilmişse iptaline oy birliğiyle karar verilmiştir” şeklindeki kısmının yok hükmünde olduğunun tespitine, davacının fazlaya ilişkin istemlerinin reddine, davacı vekilinin diğer davalılara yönelik tapu iptal ve tescil isteminin sözleşmelerin tapu siciline «şerhi» şeklinde «ıslah» edilen davasının reddine karar verilmiştir.
1-Dava, ortaklığın tespiti, 16.10.2005 tarihli genel kurulda alınan kararların iptali, alacak ve «satış sözleşmelerinin» tapuya tescili istemlerine ilişkindir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3966 E. 2010/10273 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Benzer bu karardaBu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gecikme faizi · asıl alacak · inkar tazminatı · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının kooperatife ödenmemiş aidat borcunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının 3.201,00 YTL asıl borç, 192,00 YTL «yasal faiz» olmak üzere toplam 3.393,00 YTL alacağa karşı yaptığı itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, «asıl alacak» üzerinden hesaplanacak % 40 «inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda, mahkemece verilen kısa kararda «inkar tazminatına» hükmedilmemiş olmasına rağmen gerekçeli kararda inkar tazminatına karar verilmiş olması suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişkiye yol açıldığı gibi, kararın gerekçesinde takibe konu asıl alacağa takip tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanması gerektiği belirtildiği halde, hükümde takibe konu asıl alacağa yasal faiz oranları uygulanacağı hususu belirtilmeden takibin devamına karar verilmesi suretiyle takipte istenen aylık % 10 «gecikme faizi» oranının uygulanması sonucunu doğuracak şekilde hüküm tesisi suretiyle hüküm ile gerekçe arasında da çelişkiye yol açılmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3221 E. , 2023/3952 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/948 D.İş., 2021/956 K.
KARAR Başvurunun kabulü
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Dairemizce verilen bozma kararına uyularak Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Karayolları 11. Bölge Müdürlüğünden alınan ihale ile inşaat all risk sigorta poliçesi kapsamında bu bölgede yatay yol işaretlemesi yaptığını, işin görülmesi sırasında meydana gelen yangın neticesinde bir takım malzemelerin hasar gördüğünü, müvekkilinin bu malzemeleri ikame etmek zorunda kaldığını, poliçe kapsamındaki olay nedeniyle ödenmesi gereken tazminatının davalı tarafça ödenmediğini ileri sürerek 193.277,91 TL’nin kaza veya başvuru tarihi itibariyle işleyecek ticari faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; hasarın inşaat alanında meydana gelmediğini, ayrıca poliçe kapsamında hasara uğradığı iddia edilen ürünlerin davacıya ait olmadığını, ilgili poliçede şantiye dışındaki inşaat malzemeleri ve mevcut kıymetlerin teminatına ilişkin kloz bulunmadığını, bu halde poliçe kapsamında meydana gelmiş bir hasarın bulunmadığını, davacı talebinde muafiyet tenzilinin yapılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 16.07.2019 tarihli, 2019/58328 sayılı kararı ile 13.08.2017 tarihinde Karayolları 11. Bölge Müdürlüğüne ait depoda yangın çıktığı ve 193.277,91 TL’lik kıymetin hasarlandığı hususlarının uyuşmazlık dışında bulunduğu, davacı tarafın trafik güvenliğinin sağlanması için yol çizgi ve işaretlerinin yapılması işini üstlendiği, boyanın iş sahibince sağlandığı, depoda davacı çalışanlarının boya makinesinin dolumunu yaptığı, bu halde deponun inşaat alanında olduğunun kabulü gerektiği, boyanın iş sahibine ait olduğu, davacı tarafça yanan boyanın ayni olarak tazmini yapıldığı, yangın hadisesinin sigortalı çalışanlarınca boya çekimi yaparken meydana geldiği ve sigortalının eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin eylemi nedeniyle 3.
kişinin zarar gördüğü, bu durumda talebin üçüncü şahıs mali mesuliyet teminatı kapsamında kaldığı, davacının talebinin KDV hariç olduğu, KDV eklenmiş halinden muafiyet bedeli çıkartıldığında davacı talebinden daha fazlasının kaldığı gerekçesiyle ile talebin kabulüne, 193.277,91 TL’nin tahsiline karar verilmiş, bu karara davalı vekili süresi içinde itiraz edilmiştir.
IV. İTİRAZ HAKEM HEYETİ KARARI
A. Bozma Kararı
Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin 12.10.2019 tarih ve 2019/İHK-13807 karar sayılı kararı ile aynı gerekçe ile itirazın reddine karar verilmiş kararın davalı vekilince temyizi üzerine Dairemizin 21.04.2021 tarih 2020/2077 E., 2021/3892 K. sayılı kararı ile Üçüncü Şahıslara Karşı Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları 3/A-8-a ve b maddesi hükmüne göre üçüncü kişiye ait olan ve herhangi bir maksatla sigortalı nezareti altında bulunan malların ve sair ekipmanın teminat kapsamı dışında olduğu, Hakem Heyetince verilen kararda anılan Genel Şart hükmü uyarınca bir değerlendirme yapılmadığı, somut olay bakımından tazminat istemine konu edilen ve dava dışı KGM'ye ait olduğu anlaşılan boya vs.
ekipmanın, davacı ile anılan kurum arasında sözleşme ihale şartnamesi vs. evrak kapsamı uyarınca veya fiilen davacının siyanetine bırakılmış olup olmadığı saptanıp anılan Genel Şart hükmü de nazara alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B.Nihai Karar
Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Dairemiz bozma ilamına uyularak davaya konu olayda ihalenin malzeme idareye ait olmak üzere davacıya verildiği, olayın oluşu esnasında zarar gören emtianın hala üçüncü kişi konumundaki idarenin koruması altında olduğu, hasar miktarının ekspertiz ve idare tarafından belirlenmiş olması nedeniyle bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmediği gerekçesiyle başvurunun kabulüne, 193.227,91 TL'nin 22.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dışı KGM'nin poliçe kapsamında menfaatdar olduğunu, üçüncü kişi olmadığını, zarara uğrayan malzemelerin zaten sigorta bedeline dahil olduğunu, poliçede mevcut kıymetler ve şantiye dışında depolanan inşaat malzemeleri teminatı bulunmadığını, bu kalemlere ilişkin prim alınmadığı için ödenmesinin de söz konusu olmayacağını, malzemenin zaten başvuru sahibinin gözetim ve denetiminde olduğunu, davacının idarenin zararını karşıladığını ispatlayamadığını, aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yapılmadığını, tenzil muafiyetinin uygulanmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, inşaat all risk sigorta poliçesi kapsamında üçüncü kişi mali mesuliyet klozu çerçevesinde üçüncü kişiye verilen zarar nedeniyle ödenen tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesi.
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 298 inci maddesi
3. Değerlendirme ve Sonuç
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin ikinci fıkrasında hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Bu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına duyulan güven sarsılmış olacaktır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 10.04.1992 gün ve 1991/7 E., 1992/4 sayılı kararında da kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni sayılacağı içtihat edilmiştir.
Temyiz incelemesine konu itiraz hakem heyeti kararının gerekçeli karar bölümünün sondan bir önceki paragrafında "davalı ... şirketinin itirazının yerinde olmadığından reddine karar verildiği" ibaresinin ardından, sonuç kısmının birinci paragrafında "davalı ... vekilinin itirazının kabulü" şeklinde hüküm kurulduğu anlaşılmış olup anılan durum gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturmaktadır. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince yukarıda zikredilen mevzuat uyarınca her türlü tereddüt ve çelişkiden uzak hüküm kurulması gerektiğinden kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1.Temyiz olunan Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
2.Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
21.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954145700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz