6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Itiraz hakem heyeti

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3221 E. 2023/3952 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Sigorta

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itiraz hakem heyeti sigorta tahkim komisyonu sigorta tahkimi tahkim hakem kararı infaz üçüncü kişi komisyon içtihadı birleştirme kararı sigorta poliçesi dava sebebi

Atıf yapılan mevzuat: Sigortacılık K. — Sigortacılık K. 30 · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, inşaat all risk sigorta poliçesi kapsamında üçüncü kişi mali mesuliyet klozu çerçevesinde üçüncü kişiye verilen zarar nedeniyle ödenen tazminatın tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesi.

2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 298 inci maddesi

3. Değerlendirme ve Sonuç

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin ikinci fıkrasında hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Bu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına duyulan güven sarsılmış olacaktır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 10.04.1992 gün ve 1991/7 E., 1992/4 sayılı kararında da kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni sayılacağı içtihat edilmiştir.

Temyiz incelemesine konu itiraz hakem heyeti kararının gerekçeli karar bölümünün sondan bir önceki paragrafında "davalı ... şirketinin itirazının yerinde olmadığından reddine karar verildiği" ibaresinin ardından, sonuç kısmının birinci paragrafında "davalı ... vekilinin itirazının kabulü" şeklinde hüküm kurulduğu anlaşılmış olup anılan durum gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturmaktadır. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince yukarıda zikredilen mevzuat uyarınca her türlü tereddüt ve çelişkiden uzak hüküm kurulması gerektiğinden kararın re'sen bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Marka hakkına tecavüzün men'i | Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1659 E. 2013/3138 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6092 E. 2012/13282 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/288 E. 2013/912 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • İtirazın İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14182 E. 2016/2176 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12451 E. 2014/3682 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13130 E. 2014/20130 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2461 E. 2010/8505 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3966 E. 2010/10273 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/3221 E.  ,  2023/3952 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2021/948 D.İş., 2021/956 K.

KARAR Başvurunun kabulü

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Dairemizce verilen bozma kararına uyularak Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Karayolları 11. Bölge Müdürlüğünden alınan ihale ile inşaat all risk sigorta poliçesi kapsamında bu bölgede yatay yol işaretlemesi yaptığını, işin görülmesi sırasında meydana gelen yangın neticesinde bir takım malzemelerin hasar gördüğünü, müvekkilinin bu malzemeleri ikame etmek zorunda kaldığını, poliçe kapsamındaki olay nedeniyle ödenmesi gereken tazminatının davalı tarafça ödenmediğini ileri sürerek 193.277,91 TL’nin kaza veya başvuru tarihi itibariyle işleyecek ticari faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; hasarın inşaat alanında meydana gelmediğini, ayrıca poliçe kapsamında hasara uğradığı iddia edilen ürünlerin davacıya ait olmadığını, ilgili poliçede şantiye dışındaki inşaat malzemeleri ve mevcut kıymetlerin teminatına ilişkin kloz bulunmadığını, bu halde poliçe kapsamında meydana gelmiş bir hasarın bulunmadığını, davacı talebinde muafiyet tenzilinin yapılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI

Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 16.07.2019 tarihli, 2019/58328 sayılı kararı ile 13.08.2017 tarihinde Karayolları 11. Bölge Müdürlüğüne ait depoda yangın çıktığı ve 193.277,91 TL’lik kıymetin hasarlandığı hususlarının uyuşmazlık dışında bulunduğu, davacı tarafın trafik güvenliğinin sağlanması için yol çizgi ve işaretlerinin yapılması işini üstlendiği, boyanın iş sahibince sağlandığı, depoda davacı çalışanlarının boya makinesinin dolumunu yaptığı, bu halde deponun inşaat alanında olduğunun kabulü gerektiği, boyanın iş sahibine ait olduğu, davacı tarafça yanan boyanın ayni olarak tazmini yapıldığı, yangın hadisesinin sigortalı çalışanlarınca boya çekimi yaparken meydana geldiği ve sigortalının eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin eylemi nedeniyle 3.

kişinin zarar gördüğü, bu durumda talebin üçüncü şahıs mali mesuliyet teminatı kapsamında kaldığı, davacının talebinin KDV hariç olduğu, KDV eklenmiş halinden muafiyet bedeli çıkartıldığında davacı talebinden daha fazlasının kaldığı gerekçesiyle ile talebin kabulüne, 193.277,91 TL’nin tahsiline karar verilmiş, bu karara davalı vekili süresi içinde itiraz edilmiştir.

IV. İTİRAZ HAKEM HEYETİ KARARI

A. Bozma Kararı

Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin 12.10.2019 tarih ve 2019/İHK-13807 karar sayılı kararı ile aynı gerekçe ile itirazın reddine karar verilmiş kararın davalı vekilince temyizi üzerine Dairemizin 21.04.2021 tarih 2020/2077 E., 2021/3892 K. sayılı kararı ile Üçüncü Şahıslara Karşı Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları 3/A-8-a ve b maddesi hükmüne göre üçüncü kişiye ait olan ve herhangi bir maksatla sigortalı nezareti altında bulunan malların ve sair ekipmanın teminat kapsamı dışında olduğu, Hakem Heyetince verilen kararda anılan Genel Şart hükmü uyarınca bir değerlendirme yapılmadığı, somut olay bakımından tazminat istemine konu edilen ve dava dışı KGM'ye ait olduğu anlaşılan boya vs.

ekipmanın, davacı ile anılan kurum arasında sözleşme ihale şartnamesi vs. evrak kapsamı uyarınca veya fiilen davacının siyanetine bırakılmış olup olmadığı saptanıp anılan Genel Şart hükmü de nazara alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B.Nihai Karar

Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Dairemiz bozma ilamına uyularak davaya konu olayda ihalenin malzeme idareye ait olmak üzere davacıya verildiği, olayın oluşu esnasında zarar gören emtianın hala üçüncü kişi konumundaki idarenin koruması altında olduğu, hasar miktarının ekspertiz ve idare tarafından belirlenmiş olması nedeniyle bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmediği gerekçesiyle başvurunun kabulüne, 193.227,91 TL'nin 22.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran

Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dışı KGM'nin poliçe kapsamında menfaatdar olduğunu, üçüncü kişi olmadığını, zarara uğrayan malzemelerin zaten sigorta bedeline dahil olduğunu, poliçede mevcut kıymetler ve şantiye dışında depolanan inşaat malzemeleri teminatı bulunmadığını, bu kalemlere ilişkin prim alınmadığı için ödenmesinin de söz konusu olmayacağını, malzemenin zaten başvuru sahibinin gözetim ve denetiminde olduğunu, davacının idarenin zararını karşıladığını ispatlayamadığını, aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yapılmadığını, tenzil muafiyetinin uygulanmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, inşaat all risk sigorta poliçesi kapsamında üçüncü kişi mali mesuliyet klozu çerçevesinde üçüncü kişiye verilen zarar nedeniyle ödenen tazminatın tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesi.

2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 298 inci maddesi

3. Değerlendirme ve Sonuç

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin ikinci fıkrasında hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Bu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına duyulan güven sarsılmış olacaktır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 10.04.1992 gün ve 1991/7 E., 1992/4 sayılı kararında da kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni sayılacağı içtihat edilmiştir.

Temyiz incelemesine konu itiraz hakem heyeti kararının gerekçeli karar bölümünün sondan bir önceki paragrafında "davalı ... şirketinin itirazının yerinde olmadığından reddine karar verildiği" ibaresinin ardından, sonuç kısmının birinci paragrafında "davalı ... vekilinin itirazının kabulü" şeklinde hüküm kurulduğu anlaşılmış olup anılan durum gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturmaktadır. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince yukarıda zikredilen mevzuat uyarınca her türlü tereddüt ve çelişkiden uzak hüküm kurulması gerektiğinden kararın re'sen bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

1.Temyiz olunan Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

2.Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

21.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954145700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.