6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Maddi ve Manevi Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/12451 E. 2014/3682 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 297 infaz içtihadı birleştirme kararı maddi tazminat temsil husumet

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 297HMK 298

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, E. Ş. hakkındaki davanın husumetten reddine, davalı E. Film A.Ş. hakkında açılan manevi tazminat davasının reddine, takdiren 1.000 TL maddi tazminatın bu davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. HMK’nın 297. ve devamı maddelerinde hükmün kapsamı ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir (HMK m.298/2). Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına duyulan güven sarsılmış olacaktır. Hatta, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 10.4.1992 gün ve 1991/7 Esas 1992/4 sayılı Kararı’nda da kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni sayılacağı içtihat edilmiştir.

Somut olaya gelindiğinde, mahkemece 26.02.2013 tarihli oturumda verilen kısa kararda “Davalı Hayat Görsel Yayıncılık A.Ş. hakkındaki davanın husumetten reddine” karar verilmiş iken, gerekçeli kararda “E. Ş. hakkındaki davanın husumetten reddine” karar verilmiştir. Bu şekilde kısa karar ve gerekçeli karar arasında çelişkiye yol açılması doğru olmadığı gibi dava dilekçesinde asıl davalının E.. A.. olduğu, tahsilin bu şirketten talep edildiği ve E. Ş.’nin davalı şirketin temsilcisi olarak dava dilekçesinde gösterilmesine rağmen gerekçeli kararda Esat Şahin hakkında karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bu yönlerden bozulması gerekmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre de davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Marka hakkına tecavüzün men'i | Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1659 E. 2013/3138 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6092 E. 2012/13282 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/288 E. 2013/912 K.

    Ortak: · Maddi ve Manevi Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

5 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13130 E. 2014/20130 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2461 E. 2010/8505 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14182 E. 2016/2176 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3966 E. 2010/10273 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4482 E. 2014/9921 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/12451 E.  ,  2014/3682 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ 26/02/2013

NUMARASI 2011/68-2013/35

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/02/2013 tarih ve 2011/68-2013/35 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin oğlu K. B. K.'nun E. Film tarafından yapılan filmde başrol oyuncusu "M." rolünde oynadığını ancak rol karşılığında kendisine hiçbir ödeme yapılmadığını, zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla telif hakkı olarak 10.000 TL maddi tazminat ve 10.000 TL manevi tazminata hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, E. Ş. hakkındaki davanın husumetten reddine, davalı E. Film A.Ş. hakkında açılan manevi tazminat davasının reddine, takdiren 1.000 TL maddi tazminatın bu davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. HMK’nın 297. ve devamı maddelerinde hükmün kapsamı ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir (HMK m.298/2). Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına duyulan güven sarsılmış olacaktır. Hatta, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 10.4.1992 gün ve 1991/7 Esas 1992/4 sayılı Kararı’nda da kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni sayılacağı içtihat edilmiştir.

Somut olaya gelindiğinde, mahkemece 26.02.2013 tarihli oturumda verilen kısa kararda “Davalı Hayat Görsel Yayıncılık A.Ş. hakkındaki davanın husumetten reddine” karar verilmiş iken, gerekçeli kararda “E. Ş. hakkındaki davanın husumetten reddine” karar verilmiştir. Bu şekilde kısa karar ve gerekçeli karar arasında çelişkiye yol açılması doğru olmadığı gibi dava dilekçesinde asıl davalının E.. A.. olduğu, tahsilin bu şirketten talep edildiği ve E. Ş.’nin davalı şirketin temsilcisi olarak dava dilekçesinde gösterilmesine rağmen gerekçeli kararda Esat Şahin hakkında karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bu yönlerden bozulması gerekmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre de davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, 27/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101832800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.