Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2077 E. 2023/2541 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '5 yıllık', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret sicilinden re'sen terkin↗ idari işlem↗ ihtarat↗ münfesihlik↗ resen terkin↗ i̇i̇k 266↗ re'sen terkin↗ ek tasfiye işlemleri↗ yasal hasım↗ sermaye artırımı↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ek prim↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ hak düşürücü süre↗ ihtar↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ yargılama gideri↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ esastan ret↗ yetki↗ ek tasfiye↗ taahhütname↗ terkin↗ harç↗ cy/cy kaydı↗ vekalet ücreti↗ zamanaşımı↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/743 E., 2022/266 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... Sicil Müdürlüğü Temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Sicil Müdürlüğü Temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı Çankaya Grup Çelik Ltd. Şti.'nde çalıştığı süreçte sigorta primlerinin şirket tarafından yatırıldığını buna karşı SGK incelemesi neticesine primleri sildiğini taraflarınca idari işlemin iptali için Ankara 16. İş Mahkemesinde açılan davada taraflarına şirketin ihyası için dava açmak üzere yetki verildiğini ileri sürerek şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı temsilcisi ilgili şirketin geçici 10 uncu madde kapsamında şirket sermayesini 10.000,00 TL'ye çıkarmadığı için geçici 7 nci maddesine göre usule uygun olarak resen terkin edildiğini, yasal hasım durumunda olunduğundan ve davanın açılmasına sebebiyet verilmediğinden aleylerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini savunarak davanın süre yönünden reddine karar verilmesini ek tasfiyeye karar verilmesi halinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... Sicil Müdürlüğünce ihyası istenen şirketin temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilerin ticaret sicilindeki adreslerine bu konuda ihtarat yapıldığına ilişkin tebligat bulunmadığı, sicil işlemi hatalı olmakla zamanaşımı itirazı yerinde olmayıp tasfiye ile sınırlı olmak üzere ticaret sicilinden kaydı silinen "Çankaya Grup Demir Çelik İnşaat Taahhüt Elektrik Elektronik Nakliyat Harfiyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi" aleyhine Ankara 16. İş Mahkemesi'nin 2020/133 E. sayılı dava dosyasında taraf teşkili yönünden tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca anılan dava dosyası ve işlemleri ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına ve tasfiye memuru olarak... Tavukçu'nun atanmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne "Çankaya Grup Demir Çelik İnşaat Taahhüt Elektrik Elektronik Nakliyat Harfiyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi"nin Ankara 16. İş Mahkemesi'nin 2020/133 E. sayılı dava dosyası ve işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına, Erdoğan Tavukçu'nun tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Sicil Müdürlüğü temsilcisi istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; ihyası istenen şirketin re'sen terkin edildiği tarihten itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra işbu davanın açıldığını, şirket yetkilisine çıkarılan tebligatın "taşınmış" gerekçesiyle iade edildiğini, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ihtarın ilanen tebliğ edildiğini, şirketin, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi gereği usulüne uygun olarak terkin edildiğini, yasal hasım olan müvekkili aleyhine yargılama giderine hükmedilmesinin de doğru olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... sicil müdürlüğünün 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde ve 559 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'de (559 sayılı KHK) öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'sen terkin ettiği, dolayısıyla usulsüz terkin işlemi sebebiyle anılan maddenin on beşinci fıkrasında belirtilen 5 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açılma şartının somut olayda aranmayacağı gözetilerek davalı ... Sicil Müdürlüğü hakkında açılan davanın ilk derece mahkemesince kabulü ile sermaye artırımı yapmayarak münfesih duruma düşmesinden ötürü kaydı silinen şirketin Ankara 16. İş Mahkemesinin 2020/133 E. sayılı dava ve devamı işlemler yönünden ihyasına ve tasfiye işlemleri için de şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı ... Sicil Müdürlüğü temsilcisinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiğini, hukuki yarar bulunmadığını, terkinin usulsüz bulunmasının hatalı olduğunu, yasal hasım olunduğundan yargılamam giderine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı temsilcisinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2359 E. 2010/8925 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:internet bankacılığı · rücu · sebepsiz zenginleşme · havale · haciz
Benzer bu karardaDosya kapsamına göre çekişmesiz olduğu üzere davacı «internet bankacılığı» aracılığıyla yaptığı «havale» işlemiyle davalılardan ...
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın davacıya ait parayı kullanarak «sebepsiz zenginleştiği» gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Demir Çelik Ltd.Şti’den aralarındaki kredi ilişkisi nedeniyle alacaklı olduğu ve hesap üzerinde «haciz» işlemi yapıldığı da dosya içeriğine göre sabittir.
Şti. hesabına geçmesinden sonra davacının tek taraflı olarak havaleden «rücu» imkânı bulunmadığından ve bu nedenle de davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2412 E. 2023/2514 K.
Ortak:ihtarat · münfesihlik · re'sen terkin · ek tasfiye işlemleri · yasal hasım · sermaye artırımı · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı «temsilcisi» ilgili şirketin geçici 10 uncu madde kapsamında şirket sermayesini 10.000,00 TL'ye çıkarmadığı için geçici 7 nci maddesine göre usule uygun olarak «resen terkin» edildiğini, «yasal hasım» durumunda olunduğundan ve davanın açılmasına sebebiyet verilmediğinden aleylerine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmemesi gerektiğini savunarak davanın süre yönünden reddine karar verilmesini ek tasfiyeye karar verilmesi halinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmesini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı «temsilcisi» istinaf dilekçesinde özetle; «ihyası» istenen şirketin re'«sen terkin» edildiği tarihten itibaren 5 yıllık «hak düşürücü süre» dolduktan sonra işbu davanın açıldığını, şirket yetkilisine çıkarılan «tebligatın» "taşınmış" gerekçesiyle iade edildiğini, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde «ihtarın» ilanen tebliğ edildiğini, şirketin, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi gereği usulüne uygun olarak terkin edildiğini, «yasal hasım» olan müvekkili aleyhine «yargılama giderine» hükmedilmesinin de doğru olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Sicil Müdürlüğü hakkında açılan davanın ilk derece mahkemesince kabulü ile «sermaye artırımı» yapmayarak «münfesih» duruma düşmesinden ötürü «kaydı» silinen şirketin Ankara 16.
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalı istinaf dilekçesinde özetle; «ihyası» istenen şirketin re'«sen terkin» edildiği tarihten itibaren 5 yıllık «hak düşürücü süre» dolduktan sonra davanın açıldığını, şirkete çıkarılan «tebligatın» "taşınmış" gerekçesiyle iade edildiğini, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde «ihtarın» ilanen tebliğ edildiğini, şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi usulüne uygun olarak terkin edildiğini, şirketin sınırlı ihyasına karar verildiği halde şirkete «tasfiye memuru atanmadığını», «yasal hasım» olan davalı aleyhine «yargılama giderine» hükmedilmesinin de doğru olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Sicil Müdürlüğünce «ihyası» istenen şirketin «temsil» ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ticaret sicilindeki adreslerine bu konuda «ihtarat» yapıldığına ilişkin «tebligat» bulunmadığı, ihyası istenen şirketin adresine çıkarılan tebligat ise tebliğ edilemeyip taşınmış olması sebebiyle iade edildiği, 559 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname (559 sayılı KHK) ile eklenen geçici 10 uncu madde gözetildiğinde asgari sermaye şartını süresinde yerine getirmediğinden ve dolayısıyla şirketin «münfesihlik» durumu ortadan kalkmadığından «tasfiye» ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilebileceği, davalının 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde ve 559 sayılı KHK'da öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'«sen terkin» ettiği, dolayısıyla usulsüz terkin işlemi sebebiyle anılan maddenin 15 inci fıkrasında belirtilen 5 yıllık «hak düşürücü süre» içinde dava açılma şartının artık somut olayda aranmayacağı gözetilerek davalı ...
Sicil Müdürlüğü hakkında açılan davanın ilk derece Mahkemesince kabulünde herhangi bir isabetsizlik görülmediği, ne var ki 6102 sayılı Kanunu'nun 7 nci maddesinin on beşinci fıkrası uyarınca sicilden «sermaye artırımı» yapmayarak «münfesih» duruma düşmesinden ötürü «kaydı» «terkin» edilen şirketin Ankara 18.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:zorunlu hasım · yargılama giderlerinden sorumluluk · ihya davası · rücuen alacak · sicilden terkin · yargılama giderleri · kaldırma ve yeniden hüküm · ilan
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan «terkin» işlemlerinin usulüne uygun olduğunu, şirketin davalarının, alacak ve borçlarının bilinmesinin mümkün olmadığından, davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesindeki prosedüre ve hukuka uygun bir şekilde terkin edildiğini, davanın 5 yıllık «hak düşürücü sürede» açılmadığını, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan doğan «zorunlu hasım» durumunda bulunduğundan «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinde 2021/399 E. sayılı dosyası üzerinden devam eden «rücuen alacak» davasında söz konusu şirketin «ticaret sicil» «kaydının» re'«sen terkin» edildiğinin anlaşıldığını, Mahkemece davacıya «ihya davası» açması için süre verildiğini ileri sürerek Özgün Sosyal Hizmetler San.
Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/399 E. sayılı dava dosyası ve işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına, karar kesinleştiğinde tescil ve «ilanına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1368 E. 2022/2224 K.
Ortak:ihtarat · münfesihlik · re'sen terkin · ek tasfiye işlemleri · sermaye artırımı · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · ihya · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İş Mahkemesinde açılan davada taraflarına «şirketin ihyası» için dava açmak üzere «yetki» verildiğini ileri sürerek şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
Sicil Müdürlüğünce «ihyası» istenen şirketin «temsil» ve ilzama yetkilendirilmiş kişilerin ticaret sicilindeki adreslerine bu konuda «ihtarat» yapıldığına ilişkin «tebligat» bulunmadığı, sicil işlemi hatalı olmakla «zamanaşımı» itirazı yerinde olmayıp «tasfiye» ile sınırlı olmak üzere ticaret sicilinden «kaydı» silinen "Çankaya Grup Demir Çelik İnşaat Taahhüt Elektrik Elektronik Nakliyat Harfiyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi" aleyhine Ankara 16.
Benzer bu karardaSicil Müdürlüğü'nün 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde ve 559 sayılı KHK'da öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden «ihyası» istenen şirketi ticaret sicilinden re'«sen terkin» ettiği, sicilden «sermaye artırımı» yapmayarak «münfesih» duruma düşmesinden ötürü «tasfiye işlemleri» için de şirkete «tasfiye memuru atanması» gerektiği, TTK'nın 547/2. maddesi gereğince ek tasfiye kararı ile ihya ve tasfiye işlemlerinin yapılması için ihyasına karar verilen şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilerek usulsüz terkin ile dava açılmasına sebebiyet veren davalı aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmesinde bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafından «ihyası» talep edilen şirketin «temsil» ve ilzama yetkililerinin ticaret sicilindeki adreslerine «ihtarat» yapıldığına ilişkin «tebligat» bulunmadığı, sicil işleminin hatalı olduğu, 559 sayılı KHK ile eklenen geçici 10. maddesi gözetildiğinde asgari sermayeyi süresinde artırmadığından «münfesihlik» durumunun ortadan kalkmadığı, «tasfiye» ile sınırlı olmak üzere ihya kararı verilebileceği, «terkin» öncesi şirketin yetkili temsilcisinin «tasfiye memuru» olarak atandığı, usulüne uygun şekilde terkin işlemi yapmayan davalının «yargılama giderlerinden sorumlu» olduğu gerekçesiyle talebin kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 60653 sicil numarasına kayıtlı Özgü-Ahşap İnşaat Sanayi A.Ş.'nin eksik «tasfiye işlemleri» ve Ankara 1.
Kararı, davalı «temsilcisi» temyiz etmiştir. (1) Dava, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce re'«sen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yargılama giderlerinden sorumluluk · ihya davası · hukuki menfaat · sicilden terkin · yargılama giderleri · ilan · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafından «ihyası» talep edilen şirketin «temsil» ve ilzama yetkililerinin ticaret sicilindeki adreslerine «ihtarat» yapıldığına ilişkin «tebligat» bulunmadığı, sicil işleminin hatalı olduğu, 559 sayılı KHK ile eklenen geçici 10. maddesi gözetildiğinde asgari sermayeyi süresinde artırmadığından «münfesihlik» durumunun ortadan kalkmadığı, «tasfiye» ile sınırlı olmak üzere ihya kararı verilebileceği, «terkin» öncesi şirketin yetkili temsilcisinin «tasfiye memuru» olarak atandığı, usulüne uygun şekilde terkin işlemi yapmayan davalının «yargılama giderlerinden sorumlu» olduğu gerekçesiyle talebin kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 60653 sicil numarasına kayıtlı Özgü-Ahşap İnşaat Sanayi A.Ş.'nin eksik «tasfiye işlemleri» ve Ankara 1.
Ancak; TTK'nın geçici 7. maddenin 15. bendinin «son» cümlesinde "Ticaret sicilinden «kaydı» silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” hükmü yer almaktadır.
Bu hüküm uyarınca «sicilden terkin» tarihinden itibaren beş yıllık «hak düşürücü süre» içerisinde dava açılması gerekirken hak düşürücü süre aşılarak 8.12.2020 tarihinde «ihya davası» açılmış olup yasanın amir hükmü uyarınca davacının hak düşürücü süre içerisinde ihya davası açılmadığı hususunun tartışılmaksızın yanılgılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik davalının istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak kaldırılmasına karar verilmiştir. (2) Bozma sebep ve şekline göre davalı «temsilcisinin» sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/493 Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, TTK'nın 547/2. maddesi gereğince «ihya» edilen şirkete ...'in «tasfiye memuru» olarak atanmasına, ihya kararının Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve «ilanına», davacı kendisini vekil ile «temsil» ettirdiğinden «vekalet ücretinin» davalı ...
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1368 E. 2022/2224 K.
Ortak:ihtarat · münfesihlik · re'sen terkin · ek tasfiye işlemleri · sermaye artırımı · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · ihya · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İş Mahkemesinde açılan davada taraflarına «şirketin ihyası» için dava açmak üzere «yetki» verildiğini ileri sürerek şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
Sicil Müdürlüğünce «ihyası» istenen şirketin «temsil» ve ilzama yetkilendirilmiş kişilerin ticaret sicilindeki adreslerine bu konuda «ihtarat» yapıldığına ilişkin «tebligat» bulunmadığı, sicil işlemi hatalı olmakla «zamanaşımı» itirazı yerinde olmayıp «tasfiye» ile sınırlı olmak üzere ticaret sicilinden «kaydı» silinen "Çankaya Grup Demir Çelik İnşaat Taahhüt Elektrik Elektronik Nakliyat Harfiyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi" aleyhine Ankara 16.
Benzer bu karardaSicil Müdürlüğü'nün 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde ve 559 sayılı KHK'da öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden «ihyası» istenen şirketi ticaret sicilinden re'«sen terkin» ettiği, sicilden «sermaye artırımı» yapmayarak «münfesih» duruma düşmesinden ötürü «tasfiye işlemleri» için de şirkete «tasfiye memuru atanması» gerektiği, TTK'nın 547/2. maddesi gereğince ek tasfiye kararı ile ihya ve tasfiye işlemlerinin yapılması için ihyasına karar verilen şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilerek usulsüz terkin ile dava açılmasına sebebiyet veren davalı aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmesinde bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafından «ihyası» talep edilen şirketin «temsil» ve ilzama yetkililerinin ticaret sicilindeki adreslerine «ihtarat» yapıldığına ilişkin «tebligat» bulunmadığı, sicil işleminin hatalı olduğu, 559 sayılı KHK ile eklenen geçici 10. maddesi gözetildiğinde asgari sermayeyi süresinde artırmadığından «münfesihlik» durumunun ortadan kalkmadığı, «tasfiye» ile sınırlı olmak üzere ihya kararı verilebileceği, «terkin» öncesi şirketin yetkili temsilcisinin «tasfiye memuru» olarak atandığı, usulüne uygun şekilde terkin işlemi yapmayan davalının «yargılama giderlerinden sorumlu» olduğu gerekçesiyle talebin kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 60653 sicil numarasına kayıtlı Özgü-Ahşap İnşaat Sanayi A.Ş.'nin eksik «tasfiye işlemleri» ve Ankara 1.
Kararı, davalı «temsilcisi» temyiz etmiştir. (1) Dava, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce re'«sen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yargılama giderlerinden sorumluluk · ihya davası · hukuki menfaat · sicilden terkin · yargılama giderleri · ilan · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafından «ihyası» talep edilen şirketin «temsil» ve ilzama yetkililerinin ticaret sicilindeki adreslerine «ihtarat» yapıldığına ilişkin «tebligat» bulunmadığı, sicil işleminin hatalı olduğu, 559 sayılı KHK ile eklenen geçici 10. maddesi gözetildiğinde asgari sermayeyi süresinde artırmadığından «münfesihlik» durumunun ortadan kalkmadığı, «tasfiye» ile sınırlı olmak üzere ihya kararı verilebileceği, «terkin» öncesi şirketin yetkili temsilcisinin «tasfiye memuru» olarak atandığı, usulüne uygun şekilde terkin işlemi yapmayan davalının «yargılama giderlerinden sorumlu» olduğu gerekçesiyle talebin kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 60653 sicil numarasına kayıtlı Özgü-Ahşap İnşaat Sanayi A.Ş.'nin eksik «tasfiye işlemleri» ve Ankara 1.
Ancak; TTK'nın geçici 7. maddenin 15. bendinin «son» cümlesinde "Ticaret sicilinden «kaydı» silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” hükmü yer almaktadır.
Bu hüküm uyarınca «sicilden terkin» tarihinden itibaren beş yıllık «hak düşürücü süre» içerisinde dava açılması gerekirken hak düşürücü süre aşılarak 8.12.2020 tarihinde «ihya davası» açılmış olup yasanın amir hükmü uyarınca davacının hak düşürücü süre içerisinde ihya davası açılmadığı hususunun tartışılmaksızın yanılgılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik davalının istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak kaldırılmasına karar verilmiştir. (2) Bozma sebep ve şekline göre davalı «temsilcisinin» sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/493 Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, TTK'nın 547/2. maddesi gereğince «ihya» edilen şirkete ...'in «tasfiye memuru» olarak atanmasına, ihya kararının Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve «ilanına», davacı kendisini vekil ile «temsil» ettirdiğinden «vekalet ücretinin» davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9608 E. 2015/9685 K.
Ortak:münfesihlik · şirketin ihyası · ihya · tasfiye memuru · ihtar · ticaret sicili · ek tasfiye · terkin · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı «temsilcisi» ilgili şirketin geçici 10 uncu madde kapsamında şirket sermayesini 10.000,00 TL'ye çıkarmadığı için geçici 7 nci maddesine göre usule uygun olarak «resen terkin» edildiğini, «yasal hasım» durumunda olunduğundan ve davanın açılmasına sebebiyet verilmediğinden aleylerine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmemesi gerektiğini savunarak davanın süre yönünden reddine karar verilmesini ek tasfiyeye karar verilmesi halinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmesini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı «temsilcisi» istinaf dilekçesinde özetle; «ihyası» istenen şirketin re'«sen terkin» edildiği tarihten itibaren 5 yıllık «hak düşürücü süre» dolduktan sonra işbu davanın açıldığını, şirket yetkilisine çıkarılan «tebligatın» "taşınmış" gerekçesiyle iade edildiğini, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde «ihtarın» ilanen tebliğ edildiğini, şirketin, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi gereği usulüne uygun olarak terkin edildiğini, «yasal hasım» olan müvekkili aleyhine «yargılama giderine» hükmedilmesinin de doğru olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Taraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda01.01.1999 tarihinde «münfesih» duruma geldiği anlaşılmış ise de; dosya kapsamından şirkete bir «tasfiye memuru» atanmış olduğuna ilişkin bilgi belge bulunmadığı gibi, re'sen «sicilden terkin» edilmiş şirketler bakımından «ihya» kararı verilmesi halinde tasfiye haline gireceğine ilişkin bir yasal düzenleme de bulunmadığından, somut olayda yalnız «ticaret sicil» memurluğuna «husumet» yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca tasfiye memurunun da hasım gösterilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın eksik husumet nedeniyle reddi doğru olmamış, bo …
Maddesi 4-b bendi uyarınca 559 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermaye arttırımında bulunmayarak «münfesih» olan şirketlere yapılacak «ihtarın tebliği» tarihinden itibaren iki ay içinde «tasfiye» memurunun bildirilmemesi halinde şirketin «ticaret sicili» kayıtlarından unvanı re'sen silinecektir.
Maddesine dayalı «terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkin olup; Yasa'nın 7.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ihtar tebliği · sicilden terkin · husumet
Benzer bu kararda01.01.1999 tarihinde «münfesih» duruma geldiği anlaşılmış ise de; dosya kapsamından şirkete bir «tasfiye memuru» atanmış olduğuna ilişkin bilgi belge bulunmadığı gibi, re'sen «sicilden terkin» edilmiş şirketler bakımından «ihya» kararı verilmesi halinde tasfiye haline gireceğine ilişkin bir yasal düzenleme de bulunmadığından, somut olayda yalnız «ticaret sicil» memurluğuna «husumet» yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca tasfiye memurunun da hasım gösterilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın eksik husumet nedeniyle reddi doğru olmamış, bo …
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; «ihyası» istenen şirketin-«tasfiye» memurunun da ihya davasında hasım gösterilmesi gerektiği gerekçesiyle eksik «husumet» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Maddesi 4-b bendi uyarınca 559 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermaye arttırımında bulunmayarak «münfesih» olan şirketlere yapılacak «ihtarın tebliği» tarihinden itibaren iki ay içinde «tasfiye» memurunun bildirilmemesi halinde şirketin «ticaret sicili» kayıtlarından unvanı re'sen silinecektir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/16455 E. 2011/3508 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:rücu · sebepsiz zenginleşme · havale
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, davalı bankanın davacıya ait parayı kullanarak «sebepsiz zenginleştiği» gerekçesiyle davanın kabulüne dair tesis ettiği karar, davalı banka vekilinin temyizi üzerine («havale» bedelinin Yılkar Demir Ltd.
Şti. hesabına geçmesinden sonra davacının tek taraflı olarak havaleden «rücu» imkanı bulunmadığından ve bu nedenle de davalı Yılkar Demir Çelik Ltd.
Şti.'ne ait hesaba intikal eden para nedeniyle davalı bankanın «sebepsiz zenginleştiği» de ileri sürülemeyeceğinden davalı banka hakkındaki davanın reddi gerektiğinden bahisle bu davalı yararına) bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/2077 E. , 2023/2541 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/1259 Esas, 2023/42 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/743 E., 2022/266 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... Sicil Müdürlüğü Temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Sicil Müdürlüğü Temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı Çankaya Grup Çelik Ltd. Şti.'nde çalıştığı süreçte sigorta primlerinin şirket tarafından yatırıldığını buna karşı SGK incelemesi neticesine primleri sildiğini taraflarınca idari işlemin iptali için Ankara 16. İş Mahkemesinde açılan davada taraflarına şirketin ihyası için dava açmak üzere yetki verildiğini ileri sürerek şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı temsilcisi ilgili şirketin geçici 10 uncu madde kapsamında şirket sermayesini 10.000,00 TL'ye çıkarmadığı için geçici 7 nci maddesine göre usule uygun olarak resen terkin edildiğini, yasal hasım durumunda olunduğundan ve davanın açılmasına sebebiyet verilmediğinden aleylerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini savunarak davanın süre yönünden reddine karar verilmesini ek tasfiyeye karar verilmesi halinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... Sicil Müdürlüğünce ihyası istenen şirketin temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilerin ticaret sicilindeki adreslerine bu konuda ihtarat yapıldığına ilişkin tebligat bulunmadığı, sicil işlemi hatalı olmakla zamanaşımı itirazı yerinde olmayıp tasfiye ile sınırlı olmak üzere ticaret sicilinden kaydı silinen "Çankaya Grup Demir Çelik İnşaat Taahhüt Elektrik Elektronik Nakliyat Harfiyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi" aleyhine Ankara 16. İş Mahkemesi'nin 2020/133 E. sayılı dava dosyasında taraf teşkili yönünden tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca anılan dava dosyası ve işlemleri ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına ve tasfiye memuru olarak...
Tavukçu'nun atanmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne "Çankaya Grup Demir Çelik İnşaat Taahhüt Elektrik Elektronik Nakliyat Harfiyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi"nin Ankara 16. İş Mahkemesi'nin 2020/133 E. sayılı dava dosyası ve işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına, Erdoğan Tavukçu'nun tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Sicil Müdürlüğü temsilcisi istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; ihyası istenen şirketin re'sen terkin edildiği tarihten itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra işbu davanın açıldığını, şirket yetkilisine çıkarılan tebligatın "taşınmış" gerekçesiyle iade edildiğini, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ihtarın ilanen tebliğ edildiğini, şirketin, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi gereği usulüne uygun olarak terkin edildiğini, yasal hasım olan müvekkili aleyhine yargılama giderine hükmedilmesinin de doğru olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... sicil müdürlüğünün 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde ve 559 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'de (559 sayılı KHK) öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'sen terkin ettiği, dolayısıyla usulsüz terkin işlemi sebebiyle anılan maddenin on beşinci fıkrasında belirtilen 5 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açılma şartının somut olayda aranmayacağı gözetilerek davalı ... Sicil Müdürlüğü hakkında açılan davanın ilk derece mahkemesince kabulü ile sermaye artırımı yapmayarak münfesih duruma düşmesinden ötürü kaydı silinen şirketin Ankara 16. İş Mahkemesinin 2020/133 E.
sayılı dava ve devamı işlemler yönünden ihyasına ve tasfiye işlemleri için de şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı ... Sicil Müdürlüğü temsilcisinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiğini, hukuki yarar bulunmadığını, terkinin usulsüz bulunmasının hatalı olduğunu, yasal hasım olunduğundan yargılamam giderine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı temsilcisinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/950126500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz