Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3945 E. 2023/3207 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
davanın yenilenmesi↗ usulden ret↗ eksik harcın tamamlattırılması↗ kesin mehil↗ usul ekonomisi↗ ihtarat↗ harcın tamamlanması↗ eksik harç↗ ek mehil↗ imza incelemesi↗ işlemden kaldırma↗ ilamsız icra takibi↗ ara karar↗ dava şartı yokluğu↗ kesin süre↗ kefalet↗ genel kredi sözleşmesi↗ yenileme↗ usulden reddi↗ haciz↗ iflas↗ kredi sözleşmesi↗ harç↗ menfi tespit↗ dava sebebi↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 22.01.2014 tarih, 2013/53 E. ve 2014/61 K. sayılı karar ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna dayanılarak her ne kadar davacı genel kredi sözleşmesinde bulunan imzanın kendisine ait olmadığını belirterek borçlu olmadığının tespitini istemişse de, yapılan imza incelemesinde imzanın davacı eli ürünü olduğunun tespit edildiği ve davacı iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 08.12.2014 tarih, 2014/13323 E. ve 2014/17617 K. sayılı kararı ile her ne kadar davacı tarafından kısmi dava açılmışsa da, menfi tespit isteminde bulunulan takip dosyasında alacağın miktarı belirli olduğundan mahkemece, dava ve usul ekonomisi bakımından davasını tam dava olarak devam ettirmesi ve harcı tamamlaması konusunda davacı vekiline kesin süre verilerek sonucuna göre işlem yapılması gerekirken bu yönler gözetilmeksizin davanın esası hakkında karar verilmesi yerinde görülmediği, davacı talebinde kredinin kendisine ödenmediğini ileri sürdüğünden, kredi sözleşmesindeki imzanın ona ait olmasının kredinin kullandırıldığı anlamına gelmeyeceği, davalı bankanın kredinin davacıya ödendiğini kanıtlamakla yükümlü olduğu gerekçesiyle bu hususta araştırma yapılması gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın mahkemece kendisine verilen kesin süre içerisinde eksik harcı tamamlamadığı, bu şekli eksikliğin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 115 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sonradan düzeltilemeyeceği gerekçesiyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kesin sürenin 6100 sayılı Kanun'a uygun olmadığını, verilen kesin sürenin ihtarat önelli olması gerektiğini, borca konu kredi sözleşmesinin davacı tarafından imzalanmadığını, davacının geçerli bir kefaletinin olmadığını, davanın usulsüz kredi verme işlemlerinden kaynaklandığını, davacı ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesine istinaden başlatılan ilamsız icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 115, 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Mahkemece eksik harcın tamamlanması için davacı vekiline kesin mehilin sonuçları anlatılarak ihtarat yapılmadığından 12.05.2015 ara kararla verilen kesin mehil sonuç doğurmaz. Sonuç doğurmayan kesin mehile rağmen mahkemece 02.07.2015 tarihinde verilen işlemden kaldırma kararı üzerine davayı yenileyen davacı vekilince 30.07.2015 tarihinde eksik harç yatırılmıştır. Bu durumda verilen kesin mehil sonuç doğurmayacağından eksik harcın da tamamlandığı nazara alınarak, verilen süre nazara alınmaksızın işin esasına girilmesi gerekirken mahkemece yazılı gerekçe ile dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ortaklık Olmadığının Tespiti ve Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13758 E. 2013/21232 K.
Ortak:kesin mehil · ihtarat · ek mehil · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaDeğerlendirme Mahkemece «eksik harcın tamamlanması» için davacı vekiline «kesin mehilin» sonuçları anlatılarak «ihtarat» yapılmadığından 12.05.2015 «ara» kararla verilen kesin mehil sonuç doğurmaz.
Sonuç doğurmayan «kesin mehile» rağmen mahkemece 02.07.2015 tarihinde verilen «işlemden kaldırma» kararı üzerine «davayı yenileyen» davacı vekilince 30.07.2015 tarihinde «eksik harç» yatırılmıştır.
Bu durumda verilen «kesin mehil» sonuç doğurmayacağından eksik harcın da tamamlandığı nazara alınarak, verilen süre nazara alınmaksızın işin esasına girilmesi gerekirken mahkemece yazılı gerekçe ile dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere davacının ortaklığının sahih olarak gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti için «bilirkişi incelemesi» yapılmasının zorunlu olduğuna, davacının da mahkemece verilen «ihtaratlı» «kesin mehile» rağmen bilirkişi incelemesi giderlerini yatırmamış bulunmasına göre, HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere davacının ortaklığının sahih olarak gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti için «bilirkişi incelemesi» yapılmasının zorunlu olduğuna, davacının da mahkemece verilen «ihtaratlı» «kesin mehile» rağmen bilirkişi incelemesi giderlerini yatırmamış bulunmasına göre, HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5916 E. 2021/3322 K.
Ortak:ek mehil
İncelediğiniz karardaDeğerlendirme Mahkemece «eksik harcın tamamlanması» için davacı vekiline «kesin mehilin» sonuçları anlatılarak «ihtarat» yapılmadığından 12.05.2015 «ara» kararla verilen kesin mehil sonuç doğurmaz.
Sonuç doğurmayan «kesin mehile» rağmen mahkemece 02.07.2015 tarihinde verilen «işlemden kaldırma» kararı üzerine «davayı yenileyen» davacı vekilince 30.07.2015 tarihinde «eksik harç» yatırılmıştır.
Bu durumda verilen «kesin mehil» sonuç doğurmayacağından eksik harcın da tamamlandığı nazara alınarak, verilen süre nazara alınmaksızın işin esasına girilmesi gerekirken mahkemece yazılı gerekçe ile dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda2- Davacı, dava dilekçesinde, ayrıca «yemin deliline dayanmış» olup, 01.09.2014 «havale» tarihli dilekçesinde yemin metnini «ibraz» etmek üzere «mehil» verilmesini talep etmiştir.
Ancak mahkemece, davacıya «yemin» metnini «ibraz» etmek üzere «mehil» verilerek, oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yemin deliline dayanma · usulüne uygun tebliğ · yemin delili · ispat külfeti · yemin · ticari defter · havale · fatura
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, bozma ilamından önce alınan bilirkişi raporunda dava konusu faturaların davacının «ticari defterlerine» işlendiğinin belirtildiği, ancak faturaların tek başına dava konusu alacağın varlığını kanıtlamayacağı, davacının ayrıca faturaların davalıya «usulüne uygun tebliğ» edildiğini ya da «fatura» konusu malların davalıya «teslim» edildiğini yazılı delille kanıtlaması gerektiği, ancak somut olayda davacının bu konuda «ispat külfetini» yerine getirmediği, davacının iddialarının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Davacı, dava dilekçesinde, ayrıca «yemin deliline dayanmış» olup, 01.09.2014 «havale» tarihli dilekçesinde yemin metnini «ibraz» etmek üzere «mehil» verilmesini talep etmiştir.
Ancak mahkemece, davacıya «yemin» metnini «ibraz» etmek üzere «mehil» verilerek, oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9420 E. 2015/12593 K.
Ortak:kesin mehil · ihtarat · ek mehil · ilamsız icra takibi · ara karar · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaDeğerlendirme Mahkemece «eksik harcın tamamlanması» için davacı vekiline «kesin mehilin» sonuçları anlatılarak «ihtarat» yapılmadığından 12.05.2015 «ara» kararla verilen kesin mehil sonuç doğurmaz.
Sonuç doğurmayan «kesin mehile» rağmen mahkemece 02.07.2015 tarihinde verilen «işlemden kaldırma» kararı üzerine «davayı yenileyen» davacı vekilince 30.07.2015 tarihinde «eksik harç» yatırılmıştır.
Bu durumda verilen «kesin mehil» sonuç doğurmayacağından eksik harcın da tamamlandığı nazara alınarak, verilen süre nazara alınmaksızın işin esasına girilmesi gerekirken mahkemece yazılı gerekçe ile dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 29/04/2014 tarihli celsede iki nolu «ara» karar gereğince davaya esas «ticari defterlerini» sunması için taraflara «kesin mehil» verildiği ve «ihtarat» yapıldığı, davacı vekilinin belirlenen inceleme gününde hazır bulunmadığı gibi ticari defter ve kayıtlarını da dosyaya sunmadığı, bu durumda incelemenin dosyadaki …
… cak kalemleri yönünden denetime esas olacak şekilde rapor aldırılmasına, inceleme gün ve saatine kadar her iki taraf vekillerine dayandıkları tüm dayanak delilleri, «ticari defterler» ....vs. sunmaları yönünde inceleme gün ve saatine kadar «kesin mehil» verilmesine, mehil kesin olup bu yönde bir daha mehil verilmeyeceği yönünde taraf vekillerine «ihtarat» yapılmasına” şeklinde «ara» karar oluşturulduğu, ancak davacı tarafından dosyaya ticari defter ve belgelerin sunulmaması üzerine davalı tarafın sunduğu deliller üzerinden hazırlanan bilirkişi raporu esas alınarak borcun sûkut ettiğine kanaat getirilmiş ise de; mahkemece verilen kesin mehilin sonuçları açıkça anlatılıp «ihtar» edilmeden usulüne uygun kesin mehil verildiğinden de bahsedilemez.
Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla yapılan «ilamsız icra takibine» yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket merkezi mahkemesi · ticari defter kayıtları · taşıma sözleşmesi · ihtar · ticari defter · ibraz · e-defter
Benzer bu karardaBu hususlar ve davacının düzenlediği faturaların davalı «defterinde» kayıtlı olduğunun belirlenmesine davalının düzenlediği borcu sona erdiren faturaların ise davacı tarafından «ibraz» edilen hesap ekstresine göre kısmen davacı defterlerinde kayıtlı olduğunun anlaşılmasına, «ticari defterlerin», sahibi lehine delil vasfına haiz olması için eksiksiz ve usulüne uygun tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrular nitelikte olması, yanında, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerektiği gözetilmeksizin sadece davalının ticari defter ve kayıtları esas alınarak hükmün tesis edilmesi doğru olmamış, bozmayı ge …
… cak kalemleri yönünden denetime esas olacak şekilde rapor aldırılmasına, inceleme gün ve saatine kadar her iki taraf vekillerine dayandıkları tüm dayanak delilleri, «ticari defterler» ....vs. sunmaları yönünde inceleme gün ve saatine kadar «kesin mehil» verilmesine, mehil kesin olup bu yönde bir daha mehil verilmeyeceği yönünde taraf vekillerine «ihtarat» yapılmasına” şeklinde «ara» karar oluşturulduğu, ancak davacı tarafından dosyaya ticari defter ve belgelerin sunulmaması üzerine davalı tarafın sunduğu deliller üzerinden hazırlanan bilirkişi raporu esas alınarak borcun sûkut ettiğine kanaat getirilmiş ise de; mahkemece verilen kesin mehilin sonuçları açıkça anlatılıp «ihtar» edilmeden usulüne uygun kesin mehil verildiğinden de bahsedilemez.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 29/04/2014 tarihli celsede iki nolu «ara» karar gereğince davaya esas «ticari defterlerini» sunması için taraflara «kesin mehil» verildiği ve «ihtarat» yapıldığı, davacı vekilinin belirlenen inceleme gününde hazır bulunmadığı gibi ticari defter ve kayıtlarını da dosyaya sunmadığı, bu durumda incelemenin dosyadaki …
Ayrıca davacı vekili tarafından 18.06.2014 tarihinde, inceleme gününden önce elektronik imzalı olarak UYAP üzerinden gönderilen dilekçe ile çok kapsamlı olan şirket «defter» ve belgelerinin mahkeme kaleminde hazır edilemeyeceğinden bilirkişiye «şirket merkezinde» defter ve belge üzerinde inceleme yetkisi verilmesi talep edilmiş ise de, işbu talep değerlendirilmemiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/894 E. 2015/5227 K.
Ortak:kesin mehil · ek mehil · kesin süre · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaDeğerlendirme Mahkemece «eksik harcın tamamlanması» için davacı vekiline «kesin mehilin» sonuçları anlatılarak «ihtarat» yapılmadığından 12.05.2015 «ara» kararla verilen kesin mehil sonuç doğurmaz.
Sonuç doğurmayan «kesin mehile» rağmen mahkemece 02.07.2015 tarihinde verilen «işlemden kaldırma» kararı üzerine «davayı yenileyen» davacı vekilince 30.07.2015 tarihinde «eksik harç» yatırılmıştır.
Bu durumda verilen «kesin mehil» sonuç doğurmayacağından eksik harcın da tamamlandığı nazara alınarak, verilen süre nazara alınmaksızın işin esasına girilmesi gerekirken mahkemece yazılı gerekçe ile dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı tarafça dava dilekçesinde uğranılan «kar kaybı» sebebiyle tazminat isteminde bulunulmasına ve verilen «kesin mehile» rağmen «bilirkişi ücretinin» dosyaya yatırılmamış olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Mahkemece, davacının kendi «defterlerlerini» «ibraz» etmediği, verilen «kesin süreye» rağmen gerekliliklerin yerine getirilmemesi sebebiyle davalı tarafın «ticari defterleri» ile bilirkişi deliline dayanmaktan da vazgeçmiş sayıldığı, dosyanın mevcut hali ile karara bağlanmasını talep ettiği ancak «bilirkişi incelemesi» yapılmaksızın karar verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile ispatlanmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar kaybı · bilirkişi ücreti · delil tespiti · kâr kaybı · bilirkişi incelemesi · ticari defter · haksız rekabet · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı tarafça dava dilekçesinde uğranılan «kar kaybı» sebebiyle tazminat isteminde bulunulmasına ve verilen «kesin mehile» rağmen «bilirkişi ücretinin» dosyaya yatırılmamış olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Mahkemece, davacının kendi «defterlerlerini» «ibraz» etmediği, verilen «kesin süreye» rağmen gerekliliklerin yerine getirilmemesi sebebiyle davalı tarafın «ticari defterleri» ile bilirkişi deliline dayanmaktan da vazgeçmiş sayıldığı, dosyanın mevcut hali ile karara bağlanmasını talep ettiği ancak «bilirkişi incelemesi» yapılmaksızın karar verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile ispatlanmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı «haksız rekabete» ilişkin delillerini dosyaya «ibraz» etmiş, ayrıca «delil tespit» dosyası da dosya arasına alınmış olduğuna göre somut olayda çözümü hukuki bilgiyi gerektiren manevi tazminat talebinin bu deliller çerçevesinde değerlendirilmesi gerekirken, reddi doğru görülmemiş ve hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Dava, «haksız rekabetten» kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2714 E. 2017/3119 K.
Ortak:ek mehil · dava şartı
İncelediğiniz karardaDeğerlendirme Mahkemece «eksik harcın tamamlanması» için davacı vekiline «kesin mehilin» sonuçları anlatılarak «ihtarat» yapılmadığından 12.05.2015 «ara» kararla verilen kesin mehil sonuç doğurmaz.
Sonuç doğurmayan «kesin mehile» rağmen mahkemece 02.07.2015 tarihinde verilen «işlemden kaldırma» kararı üzerine «davayı yenileyen» davacı vekilince 30.07.2015 tarihinde «eksik harç» yatırılmıştır.
Bu durumda verilen «kesin mehil» sonuç doğurmayacağından eksik harcın da tamamlandığı nazara alınarak, verilen süre nazara alınmaksızın işin esasına girilmesi gerekirken mahkemece yazılı gerekçe ile dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaBu nedenle, mahkemece davacıya ... hakkında ayrı bir dava açması için «mehil» verilmesi, davacı tarafından dava açılması halinde de bu dava ile birleştirilerek davanın görülmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay sahipliğinin tespiti · kayyım atanması · şirket müdürlüğü · pay sahipliği · kayyım · alacağın temliki · hisse devri · pay defteri
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; dava «anonim şirketlerde» «pay sahipliğinin tespiti» ve tescil istemine ilişkin olduğu, dava konusu şirketin tek pay sahipli anonim şirket olduğu, tek pay sahibinin ... olduğu, «taahhütname» tarihi olan 09.10.2007 tarihinde şirketi «temsile» yetkili kişi ve kişilerin mevcut olmadığı, taahhütnamenin şirket «pay defterine» kaydedilmediği, anonim şirketlerde senede bağlanmamış ortaklık paylarının devri «alacağın temliki» hükümleri çerçevesinde gerçekleşeceği, gerçekleştirilen devir işleminin şirkete karşı hüküm ifade edebilmesi için şirketin pay defterine kaydedilmesi gerektiği, da …
1- Dava, «anonim şirket» hissesinin davacı adına tespit ve tescili, «şirketin müdürlük» yetkileri kaldırılarak şirkete «kayyım atanması» istemine ilişkindir.
Mahkemece «hisse devri» işleminin şirket «pay defterine» kaydedilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3945 E. , 2023/3207 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2015/639 Esas, 2016/85 Karar
HÜKÜM
Usulden ret
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkili aleyhine icra takibi başlatılarak, maaşı üzerine haciz işlemi uygulandığını, oysa ki takip dayanağı genel kredi sözleşmesindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, kredi sözleşmesi kapsamında müvekkiline kullandırılmış herhangi bir kredi bulunmadığını ileri sürerek davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili davaya cevap vermemiş, duruşmadaki beyanlarında davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 22.01.2014 tarih, 2013/53 E. ve 2014/61 K. sayılı karar ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna dayanılarak her ne kadar davacı genel kredi sözleşmesinde bulunan imzanın kendisine ait olmadığını belirterek borçlu olmadığının tespitini istemişse de, yapılan imza incelemesinde imzanın davacı eli ürünü olduğunun tespit edildiği ve davacı iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 08.12.2014 tarih, 2014/13323 E. ve 2014/17617 K. sayılı kararı ile her ne kadar davacı tarafından kısmi dava açılmışsa da, menfi tespit isteminde bulunulan takip dosyasında alacağın miktarı belirli olduğundan mahkemece, dava ve usul ekonomisi bakımından davasını tam dava olarak devam ettirmesi ve harcı tamamlaması konusunda davacı vekiline kesin süre verilerek sonucuna göre işlem yapılması gerekirken bu yönler gözetilmeksizin davanın esası hakkında karar verilmesi yerinde görülmediği, davacı talebinde kredinin kendisine ödenmediğini ileri sürdüğünden, kredi sözleşmesindeki imzanın ona ait olmasının kredinin kullandırıldığı anlamına gelmeyeceği, davalı bankanın kredinin davacıya ödendiğini kanıtlamakla yükümlü olduğu gerekçesiyle bu hususta araştırma yapılması gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın mahkemece kendisine verilen kesin süre içerisinde eksik harcı tamamlamadığı, bu şekli eksikliğin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 115 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sonradan düzeltilemeyeceği gerekçesiyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kesin sürenin 6100 sayılı Kanun'a uygun olmadığını, verilen kesin sürenin ihtarat önelli olması gerektiğini, borca konu kredi sözleşmesinin davacı tarafından imzalanmadığını, davacının geçerli bir kefaletinin olmadığını, davanın usulsüz kredi verme işlemlerinden kaynaklandığını, davacı ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesine istinaden başlatılan ilamsız icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 115, 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Mahkemece eksik harcın tamamlanması için davacı vekiline kesin mehilin sonuçları anlatılarak ihtarat yapılmadığından 12.05.2015 ara kararla verilen kesin mehil sonuç doğurmaz. Sonuç doğurmayan kesin mehile rağmen mahkemece 02.07.2015 tarihinde verilen işlemden kaldırma kararı üzerine davayı yenileyen davacı vekilince 30.07.2015 tarihinde eksik harç yatırılmıştır. Bu durumda verilen kesin mehil sonuç doğurmayacağından eksik harcın da tamamlandığı nazara alınarak, verilen süre nazara alınmaksızın işin esasına girilmesi gerekirken mahkemece yazılı gerekçe ile dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
23.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/947529400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz