Haksız rekabetten tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/894 E. 2015/5227 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesin mehil↗ kar kaybı↗ bilirkişi ücreti↗ ek mehil↗ delil tespiti↗ kesin süre↗ kâr kaybı↗ bilirkişi incelemesi↗ ticari defter↗ haksız rekabet↗ vekalet ücreti↗ ibraz↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacının kendi defterlerlerini ibraz etmediği, verilen kesin süreye rağmen gerekliliklerin yerine getirilmemesi sebebiyle davalı tarafın ticari defterleri ile bilirkişi deliline dayanmaktan da vazgeçmiş sayıldığı, dosyanın mevcut hali ile karara bağlanmasını talep ettiği ancak bilirkişi incelemesi yapılmaksızın karar verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile ispatlanmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı tarafça dava dilekçesinde uğranılan kar kaybı sebebiyle tazminat isteminde bulunulmasına ve verilen kesin mehile rağmen bilirkişi ücretinin dosyaya yatırılmamış olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, haksız rekabetten kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı haksız rekabete ilişkin delillerini dosyaya ibraz etmiş, ayrıca delil tespit dosyası da dosya arasına alınmış olduğuna göre somut olayda çözümü hukuki bilgiyi gerektiren manevi tazminat talebinin bu deliller çerçevesinde değerlendirilmesi gerekirken, reddi doğru görülmemiş ve hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin manevi tazminat yönünden vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5916 E. 2021/3322 K.
Ortak:ek mehil · ticari defter · ibraz · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacının kendi «defterlerlerini» «ibraz» etmediği, verilen «kesin süreye» rağmen gerekliliklerin yerine getirilmemesi sebebiyle davalı tarafın «ticari defterleri» ile bilirkişi deliline dayanmaktan da vazgeçmiş sayıldığı, dosyanın mevcut hali ile karara bağlanmasını talep ettiği ancak «bilirkişi incelemesi» yapılmaksızın karar verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile ispatlanmayan davanın reddine karar verilmiştir.
… kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı tarafça dava dilekçesinde uğranılan «kar kaybı» sebebiyle tazminat isteminde bulunulmasına ve verilen «kesin mehile» rağmen «bilirkişi ücretinin» dosyaya yatırılmamış olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı «haksız rekabete» ilişkin delillerini dosyaya «ibraz» etmiş, ayrıca «delil tespit» dosyası da dosya arasına alınmış olduğuna göre somut olayda çözümü hukuki bilgiyi gerektiren manevi tazminat talebinin bu deliller çerçevesinde değerlendirilmesi gerekirken, reddi doğru görülmemiş ve hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, bozma ilamından önce alınan bilirkişi raporunda dava konusu faturaların davacının «ticari defterlerine» işlendiğinin belirtildiği, ancak faturaların tek başına dava konusu alacağın varlığını kanıtlamayacağı, davacının ayrıca faturaların davalıya «usulüne uygun tebliğ» edildiğini ya da «fatura» konusu malların davalıya «teslim» edildiğini yazılı delille kanıtlaması gerektiği, ancak somut olayda davacının bu konuda «ispat külfetini» yerine getirmediği, davacının iddialarının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Davacı, dava dilekçesinde, ayrıca «yemin deliline dayanmış» olup, 01.09.2014 «havale» tarihli dilekçesinde yemin metnini «ibraz» etmek üzere «mehil» verilmesini talep etmiştir.
Ancak mahkemece, davacıya «yemin» metnini «ibraz» etmek üzere «mehil» verilerek, oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yemin deliline dayanma · usulüne uygun tebliğ · yemin delili · ispat külfeti · yemin · havale · fatura · eksik inceleme
Benzer bu kararda2- Davacı, dava dilekçesinde, ayrıca «yemin deliline dayanmış» olup, 01.09.2014 «havale» tarihli dilekçesinde yemin metnini «ibraz» etmek üzere «mehil» verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, bozma ilamından önce alınan bilirkişi raporunda dava konusu faturaların davacının «ticari defterlerine» işlendiğinin belirtildiği, ancak faturaların tek başına dava konusu alacağın varlığını kanıtlamayacağı, davacının ayrıca faturaların davalıya «usulüne uygun tebliğ» edildiğini ya da «fatura» konusu malların davalıya «teslim» edildiğini yazılı delille kanıtlaması gerektiği, ancak somut olayda davacının bu konuda «ispat külfetini» yerine getirmediği, davacının iddialarının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak mahkemece, davacıya «yemin» metnini «ibraz» etmek üzere «mehil» verilerek, oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/894 E. , 2015/5227 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/11/2011 tarih ve 2011/348-2011/56 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin adına tescilli ''...'' markası altında kömür ithalatı işi ile uğraştığını, ithal etmiş olduğu kaliteli kömürleri bayiileri aracılığı ile satışa sunduğunu, davalının müvekkilinin bayiisi olmadığı halde gerçeğe aykırı reklamlar yayınlayarak, müvekkiline ait marka altında başka marka kömürleri daha düşük fiyat ile sattığını, durumun tespit dosyası ile de sabit olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının kendi defterlerlerini ibraz etmediği, verilen kesin süreye rağmen gerekliliklerin yerine getirilmemesi sebebiyle davalı tarafın ticari defterleri ile bilirkişi deliline dayanmaktan da vazgeçmiş sayıldığı, dosyanın mevcut hali ile karara bağlanmasını talep ettiği ancak bilirkişi incelemesi yapılmaksızın karar verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile ispatlanmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı tarafça dava dilekçesinde uğranılan kar kaybı sebebiyle tazminat isteminde bulunulmasına ve verilen kesin mehile rağmen bilirkişi ücretinin dosyaya yatırılmamış olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, haksız rekabetten kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı haksız rekabete ilişkin delillerini dosyaya ibraz etmiş, ayrıca delil tespit dosyası da dosya arasına alınmış olduğuna göre somut olayda çözümü hukuki bilgiyi gerektiren manevi tazminat talebinin bu deliller çerçevesinde değerlendirilmesi gerekirken, reddi doğru görülmemiş ve hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin manevi tazminat yönünden vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin manevi tazminat ile ilgili vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/397570100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz