Ortaklık Olmadığının Tespiti ve Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/13758 E. 2013/21232 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesin mehil↗ ihtarat↗ ek mehil↗ bilirkişi incelemesi↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır./bozulmuştur.
Bu kez, davacılar vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere davacının ortaklığının sahih olarak gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasının zorunlu olduğuna, davacının da mahkemece verilen ihtaratlı kesin mehile rağmen bilirkişi incelemesi giderlerini yatırmamış bulunmasına göre, HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3945 E. 2023/3207 K.
Ortak:kesin mehil · ihtarat · ek mehil · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere davacının ortaklığının sahih olarak gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti için «bilirkişi incelemesi» yapılmasının zorunlu olduğuna, davacının da mahkemece verilen «ihtaratlı» «kesin mehile» rağmen bilirkişi incelemesi giderlerini yatırmamış bulunmasına göre, HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer bu karardaDeğerlendirme Mahkemece «eksik harcın tamamlanması» için davacı vekiline «kesin mehilin» sonuçları anlatılarak «ihtarat» yapılmadığından 12.05.2015 «ara» kararla verilen kesin mehil sonuç doğurmaz.
Sonuç doğurmayan «kesin mehile» rağmen mahkemece 02.07.2015 tarihinde verilen «işlemden kaldırma» kararı üzerine «davayı yenileyen» davacı vekilince 30.07.2015 tarihinde «eksik harç» yatırılmıştır.
Bu durumda verilen «kesin mehil» sonuç doğurmayacağından eksik harcın da tamamlandığı nazara alınarak, verilen süre nazara alınmaksızın işin esasına girilmesi gerekirken mahkemece yazılı gerekçe ile dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:davanın yenilenmesi · eksik harcın tamamlattırılması · usul ekonomisi · harcın tamamlanması · eksik harç · imza incelemesi · işlemden kaldırma · ilamsız icra takibi
Benzer bu karardaSonuç doğurmayan «kesin mehile» rağmen mahkemece 02.07.2015 tarihinde verilen «işlemden kaldırma» kararı üzerine «davayı yenileyen» davacı vekilince 30.07.2015 tarihinde «eksik harç» yatırılmıştır.
Hukuk Dairesinin 08.12.2014 tarih, 2014/13323 E. ve 2014/17617 K. sayılı kararı ile her ne kadar davacı tarafından kısmi dava açılmışsa da, «menfi tespit» isteminde bulunulan takip dosyasında alacağın miktarı belirli olduğundan mahkemece, dava ve «usul ekonomisi» bakımından davasını tam dava olarak devam ettirmesi ve «harcı tamamlaması» konusunda davacı vekiline «kesin süre» verilerek sonucuna göre işlem yapılması gerekirken bu yönler gözetilmeksizin davanın esası hakkında karar verilmesi yerinde görülmediği, davacı talebinde kredinin kendisine ödenmediğini ileri sürdüğünden, «kredi sözleşmesindeki» imzanın ona ait olmasının kredinin kullandırıldığı anlamına gelmeyeceği, davalı bankanın kredinin davacıya ödendiğini kanıtlamakla yükümlü olduğu gerekçesiyle bu h …
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın mahkemece kendisine verilen «kesin süre» içerisinde «eksik harcı tamamlamadığı», bu şekli eksikliğin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 115 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sonradan düzeltilemeyeceği gerekçesiyle dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Değerlendirme Mahkemece «eksik harcın tamamlanması» için davacı vekiline «kesin mehilin» sonuçları anlatılarak «ihtarat» yapılmadığından 12.05.2015 «ara» kararla verilen kesin mehil sonuç doğurmaz.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9420 E. 2015/12593 K.
Ortak:kesin mehil · ihtarat · ek mehil · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere davacının ortaklığının sahih olarak gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti için «bilirkişi incelemesi» yapılmasının zorunlu olduğuna, davacının da mahkemece verilen «ihtaratlı» «kesin mehile» rağmen bilirkişi incelemesi giderlerini yatırmamış bulunmasına göre, HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 29/04/2014 tarihli celsede iki nolu «ara» karar gereğince davaya esas «ticari defterlerini» sunması için taraflara «kesin mehil» verildiği ve «ihtarat» yapıldığı, davacı vekilinin belirlenen inceleme gününde hazır bulunmadığı gibi ticari defter ve kayıtlarını da dosyaya sunmadığı, bu durumda incelemenin dosyadaki …
… cak kalemleri yönünden denetime esas olacak şekilde rapor aldırılmasına, inceleme gün ve saatine kadar her iki taraf vekillerine dayandıkları tüm dayanak delilleri, «ticari defterler» ....vs. sunmaları yönünde inceleme gün ve saatine kadar «kesin mehil» verilmesine, mehil kesin olup bu yönde bir daha mehil verilmeyeceği yönünde taraf vekillerine «ihtarat» yapılmasına” şeklinde «ara» karar oluşturulduğu, ancak davacı tarafından dosyaya ticari defter ve belgelerin sunulmaması üzerine davalı tarafın sunduğu deliller üzerinden hazırlanan bilirkişi raporu esas alınarak borcun sûkut ettiğine kanaat getirilmiş ise de; mahkemece verilen kesin mehilin sonuçları açıkça anlatılıp «ihtar» edilmeden usulüne uygun kesin mehil verildiğinden de bahsedilemez.
Bu hususlar ve davacının düzenlediği faturaların davalı «defterinde» kayıtlı olduğunun belirlenmesine davalının düzenlediği borcu sona erdiren faturaların ise davacı tarafından «ibraz» edilen hesap ekstresine göre kısmen davacı defterlerinde kayıtlı olduğunun anlaşılmasına, «ticari defterlerin», sahibi lehine delil vasfına haiz olması için eksiksiz ve usulüne uygun tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrular nitelikte olması, yanında, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerektiği gözetilmeksizin sadece davalının ticari defter ve kayıtları esas alınarak hükmün tesis edilmesi doğru olmamış, bozmayı ge …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:şirket merkezi mahkemesi · ilamsız icra takibi · ticari defter kayıtları · ara karar · taşıma sözleşmesi · ihtar · ticari defter · ibraz
Benzer bu kararda… cak kalemleri yönünden denetime esas olacak şekilde rapor aldırılmasına, inceleme gün ve saatine kadar her iki taraf vekillerine dayandıkları tüm dayanak delilleri, «ticari defterler» ....vs. sunmaları yönünde inceleme gün ve saatine kadar «kesin mehil» verilmesine, mehil kesin olup bu yönde bir daha mehil verilmeyeceği yönünde taraf vekillerine «ihtarat» yapılmasına” şeklinde «ara» karar oluşturulduğu, ancak davacı tarafından dosyaya ticari defter ve belgelerin sunulmaması üzerine davalı tarafın sunduğu deliller üzerinden hazırlanan bilirkişi raporu esas alınarak borcun sûkut ettiğine kanaat getirilmiş ise de; mahkemece verilen kesin mehilin sonuçları açıkça anlatılıp «ihtar» edilmeden usulüne uygun kesin mehil verildiğinden de bahsedilemez.
Bu hususlar ve davacının düzenlediği faturaların davalı «defterinde» kayıtlı olduğunun belirlenmesine davalının düzenlediği borcu sona erdiren faturaların ise davacı tarafından «ibraz» edilen hesap ekstresine göre kısmen davacı defterlerinde kayıtlı olduğunun anlaşılmasına, «ticari defterlerin», sahibi lehine delil vasfına haiz olması için eksiksiz ve usulüne uygun tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrular nitelikte olması, yanında, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerektiği gözetilmeksizin sadece davalının ticari defter ve kayıtları esas alınarak hükmün tesis edilmesi doğru olmamış, bozmayı ge …
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 29/04/2014 tarihli celsede iki nolu «ara» karar gereğince davaya esas «ticari defterlerini» sunması için taraflara «kesin mehil» verildiği ve «ihtarat» yapıldığı, davacı vekilinin belirlenen inceleme gününde hazır bulunmadığı gibi ticari defter ve kayıtlarını da dosyaya sunmadığı, bu durumda incelemenin dosyadaki …
Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla yapılan «ilamsız icra takibine» yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5916 E. 2021/3322 K.
Ortak:ek mehil
İncelediğiniz karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere davacının ortaklığının sahih olarak gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti için «bilirkişi incelemesi» yapılmasının zorunlu olduğuna, davacının da mahkemece verilen «ihtaratlı» «kesin mehile» rağmen bilirkişi incelemesi giderlerini yatırmamış bulunmasına göre, HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer bu kararda2- Davacı, dava dilekçesinde, ayrıca «yemin deliline dayanmış» olup, 01.09.2014 «havale» tarihli dilekçesinde yemin metnini «ibraz» etmek üzere «mehil» verilmesini talep etmiştir.
Ancak mahkemece, davacıya «yemin» metnini «ibraz» etmek üzere «mehil» verilerek, oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yemin deliline dayanma · usulüne uygun tebliğ · yemin delili · ispat külfeti · yemin · ticari defter · havale · fatura
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, bozma ilamından önce alınan bilirkişi raporunda dava konusu faturaların davacının «ticari defterlerine» işlendiğinin belirtildiği, ancak faturaların tek başına dava konusu alacağın varlığını kanıtlamayacağı, davacının ayrıca faturaların davalıya «usulüne uygun tebliğ» edildiğini ya da «fatura» konusu malların davalıya «teslim» edildiğini yazılı delille kanıtlaması gerektiği, ancak somut olayda davacının bu konuda «ispat külfetini» yerine getirmediği, davacının iddialarının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Davacı, dava dilekçesinde, ayrıca «yemin deliline dayanmış» olup, 01.09.2014 «havale» tarihli dilekçesinde yemin metnini «ibraz» etmek üzere «mehil» verilmesini talep etmiştir.
Ancak mahkemece, davacıya «yemin» metnini «ibraz» etmek üzere «mehil» verilerek, oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4566 E. 2014/10937 K.
Ortak:ihtarat
İncelediğiniz karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere davacının ortaklığının sahih olarak gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti için «bilirkişi incelemesi» yapılmasının zorunlu olduğuna, davacının da mahkemece verilen «ihtaratlı» «kesin mehile» rağmen bilirkişi incelemesi giderlerini yatırmamış bulunmasına göre, HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 31.8.2005 tanzim tarihli «hayat sigortası sözleşmesi» yapıldığı, davacının 21.12.2006 tarihine kadar «primlerini» düzenli olarak ödediği, bu tarih sonrasında ödeme yapılmaması nedeniyle davalı tarafından sözleşmenin feshedildiği ancak «sözleşmenin feshine» dair davacıya usulüne uygun şekilde «ihtarat» yapılmaması nedeniyle feshin geçerli olmadığı gerekçesiyle 3.6.2009 tarihinden itibaren sözleşmenin feshinin hüküm doğurduğunun tespitine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hayat sigortası · sözleşmenin feshi · sigorta sözleşmesi · ek prim · olumsuz oy · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 31.8.2005 tanzim tarihli «hayat sigortası sözleşmesi» yapıldığı, davacının 21.12.2006 tarihine kadar «primlerini» düzenli olarak ödediği, bu tarih sonrasında ödeme yapılmaması nedeniyle davalı tarafından sözleşmenin feshedildiği ancak «sözleşmenin feshine» dair davacıya usulüne uygun şekilde «ihtarat» yapılmaması nedeniyle feshin geçerli olmadığı gerekçesiyle 3.6.2009 tarihinden itibaren sözleşmenin feshinin hüküm doğurduğunun tespitine karar verilmiştir.
Mahkemece, tespit edilen durum, davaya konu «sigorta poliçesi» ve Hayat Sigortaları Genel Şartları uyarınca değerlendirme yapılarak davacının bu yöndeki talebi hakkında bir karar vermek gerekirken bu yönde olumlu ya da «olumsuz» bir hüküm kurulmaması doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/13758 E. , 2013/21232 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.12.2011 gün ve 2011/81-2011/627 sayılı kararı onayan Daire’nin 24.05.2013 gün ve 2013/5955-2013/10823 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların istenildiği an geri ödeme ve yüksek faiz vaadiyle müvekkilinden 34.430 DM para tahsil ettiklerini ve geri ödemediklerini bildirerek ortak olmadığının tespiti ile şimdilik 8000 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır./bozulmuştur.
Bu kez, davacılar vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere davacının ortaklığının sahih olarak gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasının zorunlu olduğuna, davacının da mahkemece verilen ihtaratlı kesin mehile rağmen bilirkişi incelemesi giderlerini yatırmamış bulunmasına göre, HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 22.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045585800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz