6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit | Menfi tespit | Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8901 E. 2023/3102 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yazılı delille ispat zorunluluğu ağır kusurla iktisap senetle ispat zorunluluğu illetten mücerretlik kötüniyetli iktisap ödeme yasağı senetle ispat çek iptali davası ciro silsilesi adil yargılanma hakkı yazılı delille ispat mücerretlik delillerin toplanmaması yetkili hamil çek iptali ciranta hırsızlık yemin delili sözleşmenin feshi kira sözleşmesi yemin kambiyo senedi eş rızası ciro üçüncü kişi oy yasağı muvafakat ispat yükü hamil keşideci iptal davası esastan ret ihtarname çek kötüniyet menfi tespit yükleten (shipper) teslim istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK · TTK — TTK 589TTK 686TTK 687

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2017/118 E., 2018/778 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile dava dışı ... ... arasında 25.05.2016 tarihli kira sözleşmesi düzenlendiğini yıllık kira bedeline mahsuben 100.000,00 TL peşin ve keşidecisi müvekkillerden ... olan davaya konu 31.11.2016 keşide tarihli 129.000,00 TL bedelli bir adet çekin verildiğini, kira sözleşmesinin imzalanmasından sonra kiralanan taşınmazın Selçuk Belediyesi tarafından mühürlendiğini, müvekkili şirket tarafından ihtarname keşide edilerek sözleşmenin fesh edilerek kira bedeline mahsuben ödenene bedelin ve dava konusu çekin iadesininn istendiğini, dava konusu çek nedeniyle davalıya ve dava dışı ... ...'ya herhangi bir borcun bulunmadığını, müvekkili ... tarafından keşide edilen ve ciro silsilesi ile müvekili ...'a cirolananan ardından müvekkili şirkete cirolanan çekin müvekkili şirket tarafından ... ...'ya ciro edildiğini, çekin ... ... tarafından kaybedildiğini ve ... ... tarafından çek iptali davası açıldığını davalı tarafından haksız olarak müvekkilleri aleyhine icra takibi başlatıldığını ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediğini, çeki keşide ederek cirolayarak tedavüle sokan davacıların çekte yetkili hamil olarak kendisine karşı menfi tespit talep etme hakları olmadığını, kambiyo senedinde vasfındaki çekin illetten mücerret olduğunu, dava dışı üçüncü kişilere ilişkin iddia ve defilerin üçüncü kişiye karşı ileri sürülebileceğini savunarak davanın reddinin ve tazminata karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu çekin taşıması gerekli yasal unsurları taşıdığı, kambiyo senedi niteliğinin bulunduğu, çekteki ciro silsilesinde herhangi bir kopukluğun bulunmadığı, niteliği gereği bir ödeme aracı olan çekin davalıya ciro yolu ile geçtiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 687 nci maddesi gereğince davalının bu çeki alırken bile bile ve davacıların zararına kötü niyetli olarak hareket ettiği konusundaki ispat yükünün davacı tarafta olduğu, davalının bu çeki hırsızlık ya da yasa dışı bir yolla ele geçirdiği ve bile bile ve davacıların zararına hareket ettiği konusunda davacı tarafça dosyaya ispata yarar herhangi bir delil sunulmadığı, 6102 sayılı Kanun'un 686 ncı maddesi gereğince davalının haklı hamil olmadığı konusunun ispatlanamadığı, yemin deliline dayanılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı yan her ne kadar yetkili hamil olduğunu iddia etmekte ise de; müvekkili ... tarafından keşide edilen ve ciro silsilesi ile önce müvekkil ...'a ardından müvekkili şirkete cirolanan dava konusu çek, müvekkil şirket tarafından da ... ...'ya ciro edildiğini, ancak 129.000,00 TL bedelli çekin ... ... tarafından kaybedildiğini, haricen elde edilen bilgiler doğrultusunda işbu davaya konu çeki elinde bulunduran kişinin müvekkil keşideci ve ciro silsilesinde yer alan müvekkiller tarafından tanınmadığı, ... ... tarafından da tanınmadığı, sadece ... ...'nın eskiden yanında çalışan ...'in arkadaşı olduğu bilgisinin edinilldiğini, buradan da açıkça anlaşılacağı üzere gerek davacı müvekkillerin gerekse dava dışı ... ...'nın davalı tarafla herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını, çekin ... ...'nın elinden rızası dışında çıkmış olup konuya ilişkin suç duyurunda da bulunulduğunu, çeki kötüniyetle iktisap ettiği anlaşılan davalı tarafın yetkili hamil olmadığını, iddialarının her türlü delille ispat edilebileceğini, davalı tarafın kötü niyetle veya ağır kusurla iktisap ettiğinden yetkili hamil olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 589 uncu maddesinde düzenlenen imzaların bağımsızlığı ilkesine göre, kambiyo senedi üzerinde yer alan her bir imzanın, diğer imzalardan bağımsız olduğu ve bunlardan birinin hükümsüz olmasının, diğer imzaları hükümsüz kılmayacağını ifade ettiği, davacılardan keşideci ve cirantaların, hamiline düzenlenen çekin, cirosu bulunmayan dava dışı ... ...'nın elinden rızası dışında çıktığına dair iddia ile açtığı davanın dinlenme olanağının da bulunmadığı, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçelerin usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı yan her ne kadar yetkili hamil olduğunu iddia etmekte ise de; müvekkili ... tarafından keşide edilen ve ciro silsilesi ile önce müvekkil ...'a ardından müvekkili şirkete cirolanan dava konusu çek, müvekkil şirket tarafından da ... ...'ya ciro edildiğini, ancak 129.000,00 TL bedelli çekin ... ... tarafından kaybedildiğini, ... ... tarafından çek iptali davası açıldığını, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından çek üzerine ödeme yasağı konulduğunu, haricen elde edilen bilgiler doğrultusunda işbu davaya konu çeki elinde bulunduran kişinin müvekkil keşideci ve ciro silsilesinde yer alan müvekkiller tarafından tanınmadığı, ... ... tarafından da tanınmadığı, sadece ... ...'nın eskiden yanında çalışan ...'in arkadaşı olduğu bilgisinin edinilldiğini, buradan da açıkça anlaşılacağı üzere gerek davacı müvekkillerin gerekse dava dışı ... ...'nın davalı tarafla herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını, çekin ... ...'nın elinden rızası dışında çıkmış olup konuya ilişkin suç duyurunda da bulunulduğunu, çeki kötüniyetle iktisap ettiği anlaşılan davalı tarafın yetkili hamil olmadığının sabit olduğunu, davalı taraf her ne kadar yazılı delille ispat zorunluluğu ve tanık dinlenmesine muvafakati olmadığını söylemiş olsa da; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 203 üncü maddesinde senetle ispat zorunluluğunun istisnaları başlıklı maddesine göre "Bir senedin sahibi elinde beklenmeyen bir olay veya zorlayıcı bir nedenle yahut usulüne göre teslim edilen bir memur elinde veya noterlikte herhangi bir şekilde kaybolduğu kanısını kuvvetlendirebilecek delil veya emarelerin bulunması hali" iddialarının her türlü delille ispat edilebileceği madde gereği olduğunu, yerel mahkemece bu hususta bir inceleme ve araştırma yapılmadığını, delillerin toplanmadığı ve tanıkların dinlenmediği hususunun eksiklik olduğunu ve adil yargılanma hakkının da ihlaline sebebiyet verdiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemitir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, çek nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İhtiyati Haciz Talebi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/463 E. 2014/1834 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/8901 E.  ,  2023/3102 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

SAYISI 2018/2553 Esas,2021/894 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2017/118 E., 2018/778 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile dava dışı ... ... arasında 25.05.2016 tarihli kira sözleşmesi düzenlendiğini yıllık kira bedeline mahsuben 100.000,00 TL peşin ve keşidecisi müvekkillerden ... olan davaya konu 31.11.2016 keşide tarihli 129.000,00 TL bedelli bir adet çekin verildiğini, kira sözleşmesinin imzalanmasından sonra kiralanan taşınmazın Selçuk Belediyesi tarafından mühürlendiğini, müvekkili şirket tarafından ihtarname keşide edilerek sözleşmenin fesh edilerek kira bedeline mahsuben ödenene bedelin ve dava konusu çekin iadesininn istendiğini, dava konusu çek nedeniyle davalıya ve dava dışı ... ...'ya herhangi bir borcun bulunmadığını, müvekkili ... tarafından keşide edilen ve ciro silsilesi ile müvekili ...'a cirolananan ardından müvekkili şirkete cirolanan çekin müvekkili şirket tarafından ...

...'ya ciro edildiğini, çekin ... ... tarafından kaybedildiğini ve ... ... tarafından çek iptali davası açıldığını davalı tarafından haksız olarak müvekkilleri aleyhine icra takibi başlatıldığını ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediğini, çeki keşide ederek cirolayarak tedavüle sokan davacıların çekte yetkili hamil olarak kendisine karşı menfi tespit talep etme hakları olmadığını, kambiyo senedinde vasfındaki çekin illetten mücerret olduğunu, dava dışı üçüncü kişilere ilişkin iddia ve defilerin üçüncü kişiye karşı ileri sürülebileceğini savunarak davanın reddinin ve tazminata karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu çekin taşıması gerekli yasal unsurları taşıdığı, kambiyo senedi niteliğinin bulunduğu, çekteki ciro silsilesinde herhangi bir kopukluğun bulunmadığı, niteliği gereği bir ödeme aracı olan çekin davalıya ciro yolu ile geçtiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 687 nci maddesi gereğince davalının bu çeki alırken bile bile ve davacıların zararına kötü niyetli olarak hareket ettiği konusundaki ispat yükünün davacı tarafta olduğu, davalının bu çeki hırsızlık ya da yasa dışı bir yolla ele geçirdiği ve bile bile ve davacıların zararına hareket ettiği konusunda davacı tarafça dosyaya ispata yarar herhangi bir delil sunulmadığı, 6102 sayılı Kanun'un 686 ncı maddesi gereğince davalının haklı hamil olmadığı konusunun ispatlanamadığı, yemin deliline dayanılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı yan her ne kadar yetkili hamil olduğunu iddia etmekte ise de; müvekkili ... tarafından keşide edilen ve ciro silsilesi ile önce müvekkil ...'a ardından müvekkili şirkete cirolanan dava konusu çek, müvekkil şirket tarafından da ... ...'ya ciro edildiğini, ancak 129.000,00 TL bedelli çekin ... ... tarafından kaybedildiğini, haricen elde edilen bilgiler doğrultusunda işbu davaya konu çeki elinde bulunduran kişinin müvekkil keşideci ve ciro silsilesinde yer alan müvekkiller tarafından tanınmadığı, ... ... tarafından da tanınmadığı, sadece ... ...'nın eskiden yanında çalışan ...'in arkadaşı olduğu bilgisinin edinilldiğini, buradan da açıkça anlaşılacağı üzere gerek davacı müvekkillerin gerekse dava dışı ...

...'nın davalı tarafla herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını, çekin ... ...'nın elinden rızası dışında çıkmış olup konuya ilişkin suç duyurunda da bulunulduğunu, çeki kötüniyetle iktisap ettiği anlaşılan davalı tarafın yetkili hamil olmadığını, iddialarının her türlü delille ispat edilebileceğini, davalı tarafın kötü niyetle veya ağır kusurla iktisap ettiğinden yetkili hamil olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 589 uncu maddesinde düzenlenen imzaların bağımsızlığı ilkesine göre, kambiyo senedi üzerinde yer alan her bir imzanın, diğer imzalardan bağımsız olduğu ve bunlardan birinin hükümsüz olmasının, diğer imzaları hükümsüz kılmayacağını ifade ettiği, davacılardan keşideci ve cirantaların, hamiline düzenlenen çekin, cirosu bulunmayan dava dışı ... ...'nın elinden rızası dışında çıktığına dair iddia ile açtığı davanın dinlenme olanağının da bulunmadığı, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçelerin usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı yan her ne kadar yetkili hamil olduğunu iddia etmekte ise de; müvekkili ... tarafından keşide edilen ve ciro silsilesi ile önce müvekkil ...'a ardından müvekkili şirkete cirolanan dava konusu çek, müvekkil şirket tarafından da ... ...'ya ciro edildiğini, ancak 129.000,00 TL bedelli çekin ... ... tarafından kaybedildiğini, ... ... tarafından çek iptali davası açıldığını, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından çek üzerine ödeme yasağı konulduğunu, haricen elde edilen bilgiler doğrultusunda işbu davaya konu çeki elinde bulunduran kişinin müvekkil keşideci ve ciro silsilesinde yer alan müvekkiller tarafından tanınmadığı, ... ... tarafından da tanınmadığı, sadece ...

...'nın eskiden yanında çalışan ...'in arkadaşı olduğu bilgisinin edinilldiğini, buradan da açıkça anlaşılacağı üzere gerek davacı müvekkillerin gerekse dava dışı ... ...'nın davalı tarafla herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını, çekin ... ...'nın elinden rızası dışında çıkmış olup konuya ilişkin suç duyurunda da bulunulduğunu, çeki kötüniyetle iktisap ettiği anlaşılan davalı tarafın yetkili hamil olmadığının sabit olduğunu, davalı taraf her ne kadar yazılı delille ispat zorunluluğu ve tanık dinlenmesine muvafakati olmadığını söylemiş olsa da; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 203 üncü maddesinde senetle ispat zorunluluğunun istisnaları başlıklı maddesine göre "Bir senedin sahibi elinde beklenmeyen bir olay veya zorlayıcı bir nedenle yahut usulüne göre teslim edilen bir memur elinde veya noterlikte herhangi bir şekilde kaybolduğu kanısını kuvvetlendirebilecek delil veya emarelerin bulunması hali" iddialarının her türlü delille ispat edilebileceği madde gereği olduğunu, yerel mahkemece bu hususta bir inceleme ve araştırma yapılmadığını, delillerin toplanmadığı ve tanıkların dinlenmediği hususunun eksiklik olduğunu ve adil yargılanma hakkının da ihlaline sebebiyet verdiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemitir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, çek nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/947527400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.