İtiraz hakem heyeti kararının iptali | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8818 E. 2023/2508 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilgilendirme yükümlülüğü↗ poliçe özel şartı↗ arabuluculuk↗ itiraz hakem heyeti↗ özel dava şartı↗ lehdar↗ sigorta tazminatı↗ aktif husumet ehliyeti↗ sigorta ettiren↗ mutabakat↗ muafiyet↗ aktif dava ehliyeti↗ sözleşmeden doğan dava↗ aktif husumet↗ husumet ehliyeti↗ hakem kararı↗ sigorta sözleşmesi↗ üçüncü kişi↗ taraf ehliyeti↗ usulden reddi↗ ıslah↗ taahhütname↗ harç↗ sigorta poliçesi↗ dava sebebi↗ hasar↗ vekalet ücreti↗ avans faizi↗ teminat↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, itiraz hakem heyeti kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 ncü maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un (6102 sayılı Kanun) 1453 ncü maddesi
3. Değerlendirme
1. 6102 sayılı Kanun'un 1454 üncü maddesi uyarınca; sigorta ettiren, üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek, sigorta ettirebilir. Sigorta sözleşmesinden doğan haklar sigortalıya aittir. Sigortalı, aksine sözleşme yoksa, sigorta tazminatının ödenmesini sigortacıdan isteyebilir ve onu dava edebilir. Madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkı sigortalıya aittir.
2. Dosyada mübrez sigorta poliçesinde, davacı katılımcı, dava dışı DHMİ sigortalı olarak gösterilmiştir. Anılan hüküm gereğince aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkı sigortalıya aittir. Dava konusu poliçede aksine bir hüküm bulunmamakta bilakis lehdar klozunda, poliçede lehdarın işveren (idare ve varsa kreditörler) olduğu, inşaat/montaj sigortaları genel şartlarında tarafların hakları saklı kalmak kaydıyla idarenin izni olmadan poliçe özel şartlarının değiştirilemeyeceği, poliçenin iptal edilemeyeceği, hasarın idarenin yazılı onayı ile yükleniciye ödeneceği, muafiyet ve müşterek sigorta kısmına isabet eden hasarların karşılanmasının yüklenicinin sorumluluğunda olduğu belirtilmiştir.
3. Bu durumda davacı ... ettirenin aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı kabul edilerek dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esasının incelenerek yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın resen bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11152 E. 2011/3463 K.
Ortak:muafiyet · sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz karardaDava konusu poliçede aksine bir hüküm bulunmamakta bilakis «lehdar» klozunda, poliçede lehdarın işveren (idare ve varsa kreditörler) olduğu, inşaat/montaj sigortaları genel şartlarında tarafların hakları saklı kalmak kaydıyla idarenin izni olmadan «poliçe özel şartlarının» değiştirilemeyeceği, poliçenin iptal edilemeyeceği, «hasarın» idarenin yazılı onayı ile yükleniciye ödeneceği, «muafiyet» ve müşterek sigorta kısmına isabet eden hasarların karşılanmasının yüklenicinin sorumluluğunda olduğu belirtilmiştir.
Dosyada mübrez «sigorta poliçesinde», davacı katılımcı, dava dışı DHMİ sigortalı olarak gösterilmiştir.
Benzer bu kararda2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, «işyeri sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup alınan bilirkişi raporunda, toplam «hasar» tutarının (16.838) TL olduğu ve davacı ... şirketinin sigortalısına bu meblağı ödediği belirlenmekle birlikte hasarın sel ve su baskını klozu kapsamında gerçekleştiği ve poliçede bu kloz için «tenzili muafiyet» kararlaştırıldığı gerekçesiyle davacının «muafiyet tenzilinden» sonra ancak (9.485) TL için davalıya «rücu» edebileceği belirtilmiş ve mahkemece de bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulmuş ise de, dosya içinde mevcut İşyeri Sigorta Poliçesi ve Yangın Sigortası Genel Şartları incelendiğinde, somut olayın «dahili» su klozu kapsamında kaldığı ve dahili su klozunda hasar tazminatı muafiyet «kaydı» bulunmadığı anlaşıldığından, tazminattan muafiyet tenzili yapılması hatalıdır.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «rizikonun» «dahili» su baskını şeklinde gerçekleşmediği, ASKİ ye ait ana su borusunun patlaması sonucunda meydana geldiği, davalının hasardan sorumlu olduğu, davacı ... şirketinin ancak «sigorta poliçesi» kapsamında ödemesi gereken tutar için halef olabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 9.485 TL’nın 20.09.2007 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Öte yandan, kabule göre de dosya içinde mevcut «ibraname», içerik itibari ile «temlikname» niteliğinde olup dava dışı sigortalı, davalıya karşı haiz olduğu alacak talep ve dava hakkını davacı ... şirketine devrettiğinden yine «muafiyet» koşulu göz önüne alınmadan sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muafiyet tenzili · tenzili muafiyet · işyeri sigorta poliçesi · ibraname · işyeri sigortası · riziko · rücuen tazminat · rücu
Benzer bu kararda2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, «işyeri sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup alınan bilirkişi raporunda, toplam «hasar» tutarının (16.838) TL olduğu ve davacı ... şirketinin sigortalısına bu meblağı ödediği belirlenmekle birlikte hasarın sel ve su baskını klozu kapsamında gerçekleştiği ve poliçede bu kloz için «tenzili muafiyet» kararlaştırıldığı gerekçesiyle davacının «muafiyet tenzilinden» sonra ancak (9.485) TL için davalıya «rücu» edebileceği belirtilmiş ve mahkemece de bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulmuş ise de, dosya içinde mevcut İşyeri Sigorta Poliçesi ve Yangın Sigortası Genel Şartları incelendiğinde, somut olayın «dahili» su klozu kapsamında kaldığı ve dahili su klozunda hasar tazminatı muafiyet «kaydı» bulunmadığı anlaşıldığından, tazminattan muafiyet tenzili yapılması hatalıdır.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «rizikonun» «dahili» su baskını şeklinde gerçekleşmediği, ASKİ ye ait ana su borusunun patlaması sonucunda meydana geldiği, davalının hasardan sorumlu olduğu, davacı ... şirketinin ancak «sigorta poliçesi» kapsamında ödemesi gereken tutar için halef olabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 9.485 TL’nın 20.09.2007 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Öte yandan, kabule göre de dosya içinde mevcut «ibraname», içerik itibari ile «temlikname» niteliğinde olup dava dışı sigortalı, davalıya karşı haiz olduğu alacak talep ve dava hakkını davacı ... şirketine devrettiğinden yine «muafiyet» koşulu göz önüne alınmadan sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6532 E. 2024/3637 K.
Ortak:bilgilendirme yükümlülüğü · özel dava şartı · sigorta tazminatı · sigorta ettiren · muafiyet · sözleşmeden doğan dava · sigorta sözleşmesi · taraf ehliyeti · dava şartı
İncelediğiniz karardaDava konusu poliçede aksine bir hüküm bulunmamakta bilakis «lehdar» klozunda, poliçede lehdarın işveren (idare ve varsa kreditörler) olduğu, inşaat/montaj sigortaları genel şartlarında tarafların hakları saklı kalmak kaydıyla idarenin izni olmadan «poliçe özel şartlarının» değiştirilemeyeceği, poliçenin iptal edilemeyeceği, «hasarın» idarenin yazılı onayı ile yükleniciye ödeneceği, «muafiyet» ve müşterek sigorta kısmına isabet eden hasarların karşılanmasının yüklenicinin sorumluluğunda olduğu belirtilmiştir.
6102 sayılı Kanun'un 1454 üncü maddesi uyarınca; «sigorta ettiren», üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek, sigorta ettirebilir.
Sigorta «sözleşmesinden doğan» haklar sigortalıya aittir.
Benzer bu karardaDairemizin 20.10.2022 tarih, 2021/1438 E., 2022/7226 K. sayılı kararıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1454 üncü maddesi uyarınca «sigorta ettirenin», üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek, sigorta ettirebileceği, «sigorta sözleşmesinden doğan» hakların sigortalıya ait olduğu, sigortalının, aksine sözleşme yoksa, «sigorta tazminatının» ödenmesini sigortacıdan isteyerek, onu dava edebileceği, madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkının sigortalıya ait olduğu, dosyada mübrez «sigorta poliçesinde», davacının sigorta ettiren, dava dışı "İzbeton-İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve AEÜ ve DTSKTVS A.Ş."nin sigortalı olarak gösterildiği, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan, yol yapım inşaatında meydana gelen «hasarın» davacı ... ettiren tarafından giderildiği, bu nedenle zarar görenin artık davacı olduğu ve dava açma hakkının bulunduğu şeklindeki görüş benimsenmek suretiyle işin esasına girilerek hüküm tesis edilmiş ise de yukarıdaki madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkının sigortalıya ait olup, dava konusu poliçede de aksine bir hüküm bulunmadığı, bu durumda davacı ... ettirenin aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı kabul edilerek dava şartı noksanlığından davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esasının incelenerek yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkeme …
… ilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1454 üncü maddesi uyarınca «sigorta ettirenin», üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek, sigorta ettirebileceği, «sigorta sözleşmesinden doğan» hakların sigortalıya ait olduğu, sigortalının, aksine sözleşme yoksa, «sigorta tazminatının» ödenmesini sigortacıdan isteyerek, onu dava edebileceği, madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkının sigortalıya ait olduğu, dosyada mübrez «sigorta poliçesinde», davacının sigorta ettiren, dava dışı "İzbeton-İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve AEÜ ve DTSKTVS A.Ş."nin sigortalı olarak gösterildiği, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan, yol yapım inşaatında meydana gelen «hasarın» davacı ... ettiren tarafından giderildiği, bu nedenle zarar görenin artık davacı olduğu ve dava açma hakkının bulunduğu şeklindeki görüş benimsenmek suretiyle işin esasına girilerek hüküm tesis edilmiş ise de yukarıdaki madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkının sigortalıya ait olup, dava konusu poliçede de aksine bir hüküm bulunmadığı, davacı ... ettirenin aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle dava şartı noksanlığından davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
… dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ihalesini kazandığı Tire Bölgesindeki Plentmiks Temel ve Sathı Kaplama Yapılması işinin, davalı tarafından düzenlenen all risk «sigortasıyla teminat» altına alındığını, 16.10.2013 tarihinde yol yapımı alanında yaşanan aşırı yağışlar sebebiyle «hasar» meydana geldiğini, müvekkili tarafından hasarın davalı tarafa «ihbar» edildiğini, davalı «sigortacının poliçede» yer alan MR106 klozu gereği azami uzunluğun 3x100 metrelik «bölümler» halinde yapılması gerektiği, 3x100 metrelik parçalar şeklinde hesaplama yapıldığında da yapımı ve enkaz kaldırma bedelinin 17.611,25 TL olduğu ve bu tutarın «muafiyet» sınırının altında kaldığını belirttiğini, davalının «iyiniyet kurallarına» ve «bilgilendirme yükümlülüğüne» aykırı davrandığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 250.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tenzili muafiyet · itiraz süresi · genel işlem şartı · iyiniyet kuralı · sigorta teminatı · iyiniyet · iş bölümü · kazanılmış hak
Benzer bu kararda… dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ihalesini kazandığı Tire Bölgesindeki Plentmiks Temel ve Sathı Kaplama Yapılması işinin, davalı tarafından düzenlenen all risk «sigortasıyla teminat» altına alındığını, 16.10.2013 tarihinde yol yapımı alanında yaşanan aşırı yağışlar sebebiyle «hasar» meydana geldiğini, müvekkili tarafından hasarın davalı tarafa «ihbar» edildiğini, davalı «sigortacının poliçede» yer alan MR106 klozu gereği azami uzunluğun 3x100 metrelik «bölümler» halinde yapılması gerektiği, 3x100 metrelik parçalar şeklinde hesaplama yapıldığında da yapımı ve enkaz kaldırma bedelinin 17.611,25 TL olduğu ve bu tutarın «muafiyet» sınırının altında kaldığını belirttiğini, davalının «iyiniyet kurallarına» ve «bilgilendirme yükümlülüğüne» aykırı davrandığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 250.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
… i zorunlu olduğundan ve poliçe düzenlenerek ihale dosyasına sunulduğundan, davacının poliçeden haberdar olmadığı yönündeki itirazlarının yerinde olmadığı, 14 günlük «itiraz süresi» içerisinde poliçeye itiraz edilmediğinden, artık poliçenin «geçersizliğinin» «genel işlem şartlarına» aykırılığının ileri sürülemeyeceği, poliçe genel şartlarına uygun olarak, davaya konu poliçede «özel şart» olarak Munıch Re Klozları ile «tenzili muafiyet» hükmünün eklendiği, bu klozun sigortacının işin kısımlar halinde yapılması durumunda, en fazla bir kısmın hangi ölçülerde yapılabileceğini limitleyen özel şart klozu olduğu ve «sigortacının poliçede» belirtilen limiti aşan boyutlarda bir çalışmadan kaynaklanan hasarları ödeyemeyeceğinin «taahhüt» edildiği, davaya konu poliçede, inşa edilecek 300 metrelik «bölüm» için «teminat» verildiği, poliçedeki Mr 106 Klozu ve poliçenin Sel Seylap/Her Türlü Su Hasarı Muafiyeti hükmüne göre, bilirkişi heyeti tarafından yapılan tespit ve hesaplamada ha …
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3236 E. 2017/5270 K.
Ortak:muafiyet · sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz karardaDava konusu poliçede aksine bir hüküm bulunmamakta bilakis «lehdar» klozunda, poliçede lehdarın işveren (idare ve varsa kreditörler) olduğu, inşaat/montaj sigortaları genel şartlarında tarafların hakları saklı kalmak kaydıyla idarenin izni olmadan «poliçe özel şartlarının» değiştirilemeyeceği, poliçenin iptal edilemeyeceği, «hasarın» idarenin yazılı onayı ile yükleniciye ödeneceği, «muafiyet» ve müşterek sigorta kısmına isabet eden hasarların karşılanmasının yüklenicinin sorumluluğunda olduğu belirtilmiştir.
Dosyada mübrez «sigorta poliçesinde», davacı katılımcı, dava dışı DHMİ sigortalı olarak gösterilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece «muafiyet» «hasar» bedeli üzerinden hesaplanarak davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de muafiyetin, sigorta bedeli olan 19.000 TL’ye %20 olan muafiyet oranı uygulanmak suretiyle …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda alınan bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulü ile 8.296,16 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1438 E. 2022/7226 K.
Ortak:sigorta tazminatı · sigorta ettiren · sözleşmeden doğan dava · taraf ehliyeti · usulden reddi · sigorta poliçesi · hasar · dava şartı
İncelediğiniz karardaBu durumda davacı ... ettirenin «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı kabul edilerek dava şartı noksanlığından davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esasının incelenerek yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın resen bozulması gerekmiştir.
6102 sayılı Kanun'un 1454 üncü maddesi uyarınca; «sigorta ettiren», üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek, sigorta ettirebilir.
Sigorta «sözleşmesinden doğan» haklar sigortalıya aittir.
Benzer bu karardaMahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan, yol yapım inşaatında meydana gelen «hasarın» davacı ... ettiren tarafından giderildiği, bu nedenle zarar görenin artık davacı olduğu ve dava açma hakkının bulunduğu şeklindeki görüş benimsenmek suretiyle işin esasına girilerek hüküm tesis edilmiş ise de; yukarıdaki madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa «sigorta tazminatını» talep hakkı sigortalıya ait olup, dava konusu poliçede de aksine bir hüküm yoktur.
Bu durumda davacı ... ettirenin aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı kabul edilerek HMK 115/2 maddesi gereğince dava şartı noksanlığından davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esasının incelenerek yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın resen bozulması gerekmiştir.
Dava, inşaat all risk «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8818 E. , 2023/2508 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/619 Esas, 2021/572 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
SAYISI 2021/32176
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara taraf vekilleri tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince taraf vekillerinin itirazının reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 25.04.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ve davalı vekili Av. ... ve Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Tokat Yeni Hava Limanı Üst Yapı Tesislerinin Yapımı İnşaatı işinin ihalesini kazanması üzerine, mevduat hesap ilişkisi içerisinde olduğu dava dışı bankanın baskısı ile bankanın grup şirketi olan davalı ... şirketi ile inşaat all risk sigorta poliçesi yapmak istediklerini, bunun üzerine davalı şirkete bir başka poliçenin detaylarının bildirilerek örnek poliçe verildiğini, davalı tarafından da poliçenin bu şekilde yapılacağı hususunun taahhüt edildiğini ve buna istinaden poliçe tanzim edildiğini, 23.12.2019 tarihinde meydana gelen fırtına sebebiyle inşaatta hasar meydana geldiğini, bu süreçte davalı ... şirketinin müvekkilini bilgilendirmeksizin kendisine iletilen poliçe örneği şartlarını değiştirdiğini, yeni eklenen ve teminatı daraltan klozun yazılmamış sayılması gerektiğini, ayrıca klozun açık ve net olmadığını, düzenleyenin aleyhine yorumlanması gerektiğini, müşterek sigorta ve muafiyet uygulamasının mevzuat ve sözleşmeye uygun olmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL hasar tazminat tutarının 23.12.2019 tarihinden başlamak üzere işleyecek avans faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Islah dilekçesi ile talebini 1.897.750,08 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının aktif dava ehliyetinin olmadığını, davacıya bilgilendirme yapıldığını, bilgilendirme yapılmadığı kabul edilse dahi davacının süresi içinde itiraz etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sigorta poliçesi tanzim edilmeden önce davalıya poliçenin hangi koşullarda tanzim edilmesi gerektiğine dair bir bildirimde bulunulmadığı, sözleşmenin kurulduğu, sözleşme koşullarına süresi içerisinde 08.08.2018 tarihli mail ile itiraz edildiği, bir kısmının sigorta şirketi tarafından kabul edilmediği ancak davacının sözleşmeyi feshetmediği, iradesinin sözleşmenin mevcut koşullarla devamı yönünde olduğu gerekçesi ile talebin kısmen kabulü ile 399.765,08 TL'nin 09.03.2020 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
1.Davacı vekili itiraz dilekçesinde; poliçedeki özel şartın mutabakata dayanmadığını, davalı ... şirketinin bilgilendirme yükümlülüğünü ihlal ettiğini, çok yüksek oranda uygulanan muafiyetin müvekkilinin zararına yol açtığını, muafiyet maddesinin dahi yanlış uygulandığını, yanlış sigorta satışı yapıldığını, davalı ve dava dışı bankanın kusurlu ve ayıplı hizmetleri sebebiyle sorumlu olduklarını, arabuluculuk vekalet ücretine ilişkin taleplerinin reddinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, hasar tutarına ilişkin uyuşmazlık bulunmadığını, bilirkişi raporunda hatalı hesap yapıldığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin kararının yerinde olduğu gerekçesi ile itirazlarının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; itiraz dilekçesindeki sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; itiraz dilekçesindeki sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itiraz hakem heyeti kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 ncü maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un (6102 sayılı Kanun) 1453 ncü maddesi
3. Değerlendirme
1. 6102 sayılı Kanun'un 1454 üncü maddesi uyarınca; sigorta ettiren, üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek, sigorta ettirebilir. Sigorta sözleşmesinden doğan haklar sigortalıya aittir. Sigortalı, aksine sözleşme yoksa, sigorta tazminatının ödenmesini sigortacıdan isteyebilir ve onu dava edebilir. Madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkı sigortalıya aittir.
2. Dosyada mübrez sigorta poliçesinde, davacı katılımcı, dava dışı DHMİ sigortalı olarak gösterilmiştir. Anılan hüküm gereğince aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkı sigortalıya aittir. Dava konusu poliçede aksine bir hüküm bulunmamakta bilakis lehdar klozunda, poliçede lehdarın işveren (idare ve varsa kreditörler) olduğu, inşaat/montaj sigortaları genel şartlarında tarafların hakları saklı kalmak kaydıyla idarenin izni olmadan poliçe özel şartlarının değiştirilemeyeceği, poliçenin iptal edilemeyeceği, hasarın idarenin yazılı onayı ile yükleniciye ödeneceği, muafiyet ve müşterek sigorta kısmına isabet eden hasarların karşılanmasının yüklenicinin sorumluluğunda olduğu belirtilmiştir.
3. Bu durumda davacı ... ettirenin aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı kabul edilerek dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esasının incelenerek yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın resen bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harçlarının istek halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
27.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/947166500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz