Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/6532 E. 2024/3637 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilgilendirme yükümlülüğü↗ tenzili muafiyet↗ usulden ret↗ itiraz süresi↗ genel işlem şartı↗ özel dava şartı↗ iyiniyet kuralı↗ sigorta tazminatı↗ sigorta teminatı↗ sigorta ettiren↗ muafiyet↗ aktif dava ehliyeti↗ sözleşmeden doğan dava↗ iyiniyet↗ sigorta sözleşmesi↗ istinaf incelemesi↗ iş bölümü↗ üçüncü kişi↗ kazanılmış hak↗ kâr kaybı↗ taraf ehliyeti↗ usulden reddi↗ ihbar↗ hukuki yarar↗ geçersizlik↗ taahhütname↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ teminat↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ihalesini kazandığı Tire Bölgesindeki Plentmiks Temel ve Sathı Kaplama Yapılması işinin, davalı tarafından düzenlenen all risk sigortasıyla teminat altına alındığını, 16.10.2013 tarihinde yol yapımı alanında yaşanan aşırı yağışlar sebebiyle hasar meydana geldiğini, müvekkili tarafından hasarın davalı tarafa ihbar edildiğini, davalı sigortacının poliçede yer alan MR106 klozu gereği azami uzunluğun 3x100 metrelik bölümler halinde yapılması gerektiği, 3x100 metrelik parçalar şeklinde hesaplama yapıldığında da yapımı ve enkaz kaldırma bedelinin 17.611,25 TL olduğu ve bu tutarın muafiyet sınırının altında kaldığını belirttiğini, davalının iyiniyet kurallarına ve bilgilendirme yükümlülüğüne aykırı davrandığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 250.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.12.2017 tarih ve 2015/581 E., 2017/1307 K. sayılı kararıyla; davacı şirketin ihale ile aldığı Tire bölgesindeki Plentmiks Temel ve Sahti Kaplama Yapılması işinin davalı ... şirketince poliçe ile teminat altına alındığı, yol inşaatı sırasında aşırı yağış nedeniyle meydana gelen hasar davacı tarafça sigortalıya ödendiğinden dava açma hakkının mevcut olduğu, imalatın hasarlanmasından kaynaklanan zarar miktarının 332.285,49 TL olduğu, İnşaat Sigortası Genel Şartlarının A.4 maddesinde teminat dışında kalan kıymet ve hallerin A.3 maddesinde ek sözleşme ile teminata dahil edilebilecek hallerin ayrıca düzenlendiği, davacı kendisine başka bir poliçenin gönderildiğini iddia etmiş ise de, davacıya gönderilen poliçe ile taraflarca imzalanan poliçenin aynı poliçe olduğu, 20.571,86 TL’nin istenebilecek olarak miktar belirlendiği, muafiyet bedeli altında kaldığından davacının talep edebileceği bir zarar miktarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 13.01.2021 tarih ve 2018/602 E., 2021/30 K. sayılı kararıyla; davaya konu poliçenin düzenlenmesi zorunlu olduğundan ve poliçe düzenlenerek ihale dosyasına sunulduğundan, davacının poliçeden haberdar olmadığı yönündeki itirazlarının yerinde olmadığı, 14 günlük itiraz süresi içerisinde poliçeye itiraz edilmediğinden, artık poliçenin geçersizliğinin genel işlem şartlarına aykırılığının ileri sürülemeyeceği, poliçe genel şartlarına uygun olarak, davaya konu poliçede özel şart olarak Munıch Re Klozları ile tenzili muafiyet hükmünün eklendiği, bu klozun sigortacının işin kısımlar halinde yapılması durumunda, en fazla bir kısmın hangi ölçülerde yapılabileceğini limitleyen özel şart klozu olduğu ve sigortacının poliçede belirtilen limiti aşan boyutlarda bir çalışmadan kaynaklanan hasarları ödeyemeyeceğinin taahhüt edildiği, davaya konu poliçede, inşa edilecek 300 metrelik bölüm için teminat verildiği, poliçedeki Mr 106 Klozu ve poliçenin Sel Seylap/Her Türlü Su Hasarı Muafiyeti hükmüne göre, bilirkişi heyeti tarafından yapılan tespit ve hesaplamada hata bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 20.10.2022 tarih, 2021/1438 E., 2022/7226 K. sayılı kararıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1454 üncü maddesi uyarınca sigorta ettirenin, üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek, sigorta ettirebileceği, sigorta sözleşmesinden doğan hakların sigortalıya ait olduğu, sigortalının, aksine sözleşme yoksa, sigorta tazminatının ödenmesini sigortacıdan isteyerek, onu dava edebileceği, madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkının sigortalıya ait olduğu, dosyada mübrez sigorta poliçesinde, davacının sigorta ettiren, dava dışı "İzbeton-İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve AEÜ ve DTSKTVS A.Ş."nin sigortalı olarak gösterildiği, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan, yol yapım inşaatında meydana gelen hasarın davacı ... ettiren tarafından giderildiği, bu nedenle zarar görenin artık davacı olduğu ve dava açma hakkının bulunduğu şeklindeki görüş benimsenmek suretiyle işin esasına girilerek hüküm tesis edilmiş ise de yukarıdaki madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkının sigortalıya ait olup, dava konusu poliçede de aksine bir hüküm bulunmadığı, bu durumda davacı ... ettirenin aktif dava ehliyetinin bulunmadığı kabul edilerek dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esasının incelenerek yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının re'sen bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1454 üncü maddesi uyarınca sigorta ettirenin, üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek, sigorta ettirebileceği, sigorta sözleşmesinden doğan hakların sigortalıya ait olduğu, sigortalının, aksine sözleşme yoksa, sigorta tazminatının ödenmesini sigortacıdan isteyerek, onu dava edebileceği, madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkının sigortalıya ait olduğu, dosyada mübrez sigorta poliçesinde, davacının sigorta ettiren, dava dışı "İzbeton-İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve AEÜ ve DTSKTVS A.Ş."nin sigortalı olarak gösterildiği, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan, yol yapım inşaatında meydana gelen hasarın davacı ... ettiren tarafından giderildiği, bu nedenle zarar görenin artık davacı olduğu ve dava açma hakkının bulunduğu şeklindeki görüş benimsenmek suretiyle işin esasına girilerek hüküm tesis edilmiş ise de yukarıdaki madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkının sigortalıya ait olup, dava konusu poliçede de aksine bir hüküm bulunmadığı, davacı ... ettirenin aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; herhalükarda sigorta poliçesini davalı şirket ile akdedenin müvekkili şirket olup, müvekkili şirkete ait malzemelerin zarar görmesi sebebiyle işbu davayı ikame etmesinde hukuki yararı bulunduğunu, davanın taraf ehliyeti yokluğu sebebiyle reddi halinde, müvekkili şirket her ne kadar all risk sigortası ile tüm zararlar bakımından güvence sağlamayı amaçlasa da zararını tazmin edememesi sebebiyle hak kaybına uğradığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, inşaat all risk sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 115 inci maddesinin ikinci fıkrası, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun’un 1454 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1438 E. 2022/7226 K.
Ortak:sigorta tazminatı · sigorta ettiren · sözleşmeden doğan dava · sigorta sözleşmesi · taraf ehliyeti · usulden reddi · taahhütname · sigorta poliçesi · dava şartı · Tazminat
İncelediğiniz karardaDairemizin 20.10.2022 tarih, 2021/1438 E., 2022/7226 K. sayılı kararıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1454 üncü maddesi uyarınca «sigorta ettirenin», üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek, sigorta ettirebileceği, «sigorta sözleşmesinden doğan» hakların sigortalıya ait olduğu, sigortalının, aksine sözleşme yoksa, «sigorta tazminatının» ödenmesini sigortacıdan isteyerek, onu dava edebileceği, madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkının sigortalıya ait olduğu, dosyada mübrez «sigorta poliçesinde», davacının sigorta ettiren, dava dışı "İzbeton-İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve AEÜ ve DTSKTVS A.Ş."nin sigortalı olarak gösterildiği, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan, yol yapım inşaatında meydana gelen «hasarın» davacı ... ettiren tarafından giderildiği, bu nedenle zarar görenin artık davacı olduğu ve dava açma hakkının bulunduğu şeklindeki görüş benimsenmek suretiyle işin esasına girilerek hüküm tesis edilmiş ise de yukarıdaki madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkının sigortalıya ait olup, dava konusu poliçede de aksine bir hüküm bulunmadığı, bu durumda davacı ... ettirenin aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı kabul edilerek dava şartı noksanlığından davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esasının incelenerek yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkeme …
… ilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1454 üncü maddesi uyarınca «sigorta ettirenin», üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek, sigorta ettirebileceği, «sigorta sözleşmesinden doğan» hakların sigortalıya ait olduğu, sigortalının, aksine sözleşme yoksa, «sigorta tazminatının» ödenmesini sigortacıdan isteyerek, onu dava edebileceği, madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkının sigortalıya ait olduğu, dosyada mübrez «sigorta poliçesinde», davacının sigorta ettiren, dava dışı "İzbeton-İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve AEÜ ve DTSKTVS A.Ş."nin sigortalı olarak gösterildiği, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan, yol yapım inşaatında meydana gelen «hasarın» davacı ... ettiren tarafından giderildiği, bu nedenle zarar görenin artık davacı olduğu ve dava açma hakkının bulunduğu şeklindeki görüş benimsenmek suretiyle işin esasına girilerek hüküm tesis edilmiş ise de yukarıdaki madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkının sigortalıya ait olup, dava konusu poliçede de aksine bir hüküm bulunmadığı, davacı ... ettirenin aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle dava şartı noksanlığından davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
… i zorunlu olduğundan ve poliçe düzenlenerek ihale dosyasına sunulduğundan, davacının poliçeden haberdar olmadığı yönündeki itirazlarının yerinde olmadığı, 14 günlük «itiraz süresi» içerisinde poliçeye itiraz edilmediğinden, artık poliçenin «geçersizliğinin» «genel işlem şartlarına» aykırılığının ileri sürülemeyeceği, poliçe genel şartlarına uygun olarak, davaya konu poliçede «özel şart» olarak Munıch Re Klozları ile «tenzili muafiyet» hükmünün eklendiği, bu klozun sigortacının işin kısımlar halinde yapılması durumunda, en fazla bir kısmın hangi ölçülerde yapılabileceğini limitleyen özel şart klozu olduğu ve «sigortacının poliçede» belirtilen limiti aşan boyutlarda bir çalışmadan kaynaklanan hasarları ödeyemeyeceğinin «taahhüt» edildiği, davaya konu poliçede, inşa edilecek 300 metrelik «bölüm» için «teminat» verildiği, poliçedeki Mr 106 Klozu ve poliçenin Sel Seylap/Her Türlü Su Hasarı Muafiyeti hükmüne göre, bilirkişi heyeti tarafından yapılan tespit ve hesaplamada ha …
Benzer bu karardaBu durumda davacı ... ettirenin aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı kabul edilerek HMK 115/2 maddesi gereğince dava şartı noksanlığından davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esasının incelenerek yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın resen bozulması gerekmiştir.
Dava, inşaat all risk «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın 1454. maddesi uyarınca; «sigorta ettiren», üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek, sigorta ettirebilir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Sigorta poliçesine dayalı tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13639 E. 2017/4091 K.
Ortak:sigorta tazminatı · sigorta ettiren · sözleşmeden doğan dava · sigorta sözleşmesi · taraf ehliyeti · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaDairemizin 20.10.2022 tarih, 2021/1438 E., 2022/7226 K. sayılı kararıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1454 üncü maddesi uyarınca «sigorta ettirenin», üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek, sigorta ettirebileceği, «sigorta sözleşmesinden doğan» hakların sigortalıya ait olduğu, sigortalının, aksine sözleşme yoksa, «sigorta tazminatının» ödenmesini sigortacıdan isteyerek, onu dava edebileceği, madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkının sigortalıya ait olduğu, dosyada mübrez «sigorta poliçesinde», davacının sigorta ettiren, dava dışı "İzbeton-İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve AEÜ ve DTSKTVS A.Ş."nin sigortalı olarak gösterildiği, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan, yol yapım inşaatında meydana gelen «hasarın» davacı ... ettiren tarafından giderildiği, bu nedenle zarar görenin artık davacı olduğu ve dava açma hakkının bulunduğu şeklindeki görüş benimsenmek suretiyle işin esasına girilerek hüküm tesis edilmiş ise de yukarıdaki madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkının sigortalıya ait olup, dava konusu poliçede de aksine bir hüküm bulunmadığı, bu durumda davacı ... ettirenin aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı kabul edilerek dava şartı noksanlığından davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esasının incelenerek yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkeme …
… ilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1454 üncü maddesi uyarınca «sigorta ettirenin», üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek, sigorta ettirebileceği, «sigorta sözleşmesinden doğan» hakların sigortalıya ait olduğu, sigortalının, aksine sözleşme yoksa, «sigorta tazminatının» ödenmesini sigortacıdan isteyerek, onu dava edebileceği, madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkının sigortalıya ait olduğu, dosyada mübrez «sigorta poliçesinde», davacının sigorta ettiren, dava dışı "İzbeton-İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve AEÜ ve DTSKTVS A.Ş."nin sigortalı olarak gösterildiği, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan, yol yapım inşaatında meydana gelen «hasarın» davacı ... ettiren tarafından giderildiği, bu nedenle zarar görenin artık davacı olduğu ve dava açma hakkının bulunduğu şeklindeki görüş benimsenmek suretiyle işin esasına girilerek hüküm tesis edilmiş ise de yukarıdaki madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkının sigortalıya ait olup, dava konusu poliçede de aksine bir hüküm bulunmadığı, davacı ... ettirenin aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle dava şartı noksanlığından davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; herhalükarda «sigorta poliçesini» davalı şirket ile akdedenin müvekkili şirket olup, müvekkili şirkete ait malzemelerin zarar görmesi sebebiyle işbu davayı ikame etmesinde «hukuki yararı» bulunduğunu, davanın taraf «ehliyeti» yokluğu sebebiyle reddi halinde, müvekkili şirket her ne kadar all risk sigortası ile tüm zararlar bakımından güvence sağlamayı amaçlasa da zararını tazmin edememesi sebebiyle hak «kaybına» uğradığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaBu durumda «sigorta ettiren» davacının aktif dava «ehliyeti» değerlendirilip sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın re’sen bozulması gerekmiştir.
Dava, montaj all risk «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Şti. ise «sigorta ettiren», sigortalı ise dava dışı ... iş ortaklığıdır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:başkası lehine sigorta · alacağın temliki · hakem kararı · muvafakat · temlik
Benzer bu karardaO halde, sigortalı tarafından «hakem» heyetine sunulan «muvafakat» başlıklı yazının dava dışı sigortalının «alacağını temlik» niteliğinde olmadığından hukuken «sigorta ettirene» talep ve dava hakkını kazandırdığından söz edilemez.
Somut uyuşmazlıkta dava konusu sigorta «başkası lehine sigorta» olup; Davacı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7291 E. 2017/2992 K.
Ortak:sigorta tazminatı · sigorta ettiren · sözleşmeden doğan dava · sigorta sözleşmesi · taraf ehliyeti · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaDairemizin 20.10.2022 tarih, 2021/1438 E., 2022/7226 K. sayılı kararıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1454 üncü maddesi uyarınca «sigorta ettirenin», üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek, sigorta ettirebileceği, «sigorta sözleşmesinden doğan» hakların sigortalıya ait olduğu, sigortalının, aksine sözleşme yoksa, «sigorta tazminatının» ödenmesini sigortacıdan isteyerek, onu dava edebileceği, madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkının sigortalıya ait olduğu, dosyada mübrez «sigorta poliçesinde», davacının sigorta ettiren, dava dışı "İzbeton-İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve AEÜ ve DTSKTVS A.Ş."nin sigortalı olarak gösterildiği, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan, yol yapım inşaatında meydana gelen «hasarın» davacı ... ettiren tarafından giderildiği, bu nedenle zarar görenin artık davacı olduğu ve dava açma hakkının bulunduğu şeklindeki görüş benimsenmek suretiyle işin esasına girilerek hüküm tesis edilmiş ise de yukarıdaki madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkının sigortalıya ait olup, dava konusu poliçede de aksine bir hüküm bulunmadığı, bu durumda davacı ... ettirenin aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı kabul edilerek dava şartı noksanlığından davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esasının incelenerek yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkeme …
… ilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1454 üncü maddesi uyarınca «sigorta ettirenin», üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek, sigorta ettirebileceği, «sigorta sözleşmesinden doğan» hakların sigortalıya ait olduğu, sigortalının, aksine sözleşme yoksa, «sigorta tazminatının» ödenmesini sigortacıdan isteyerek, onu dava edebileceği, madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkının sigortalıya ait olduğu, dosyada mübrez «sigorta poliçesinde», davacının sigorta ettiren, dava dışı "İzbeton-İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve AEÜ ve DTSKTVS A.Ş."nin sigortalı olarak gösterildiği, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan, yol yapım inşaatında meydana gelen «hasarın» davacı ... ettiren tarafından giderildiği, bu nedenle zarar görenin artık davacı olduğu ve dava açma hakkının bulunduğu şeklindeki görüş benimsenmek suretiyle işin esasına girilerek hüküm tesis edilmiş ise de yukarıdaki madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkının sigortalıya ait olup, dava konusu poliçede de aksine bir hüküm bulunmadığı, davacı ... ettirenin aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle dava şartı noksanlığından davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; herhalükarda «sigorta poliçesini» davalı şirket ile akdedenin müvekkili şirket olup, müvekkili şirkete ait malzemelerin zarar görmesi sebebiyle işbu davayı ikame etmesinde «hukuki yararı» bulunduğunu, davanın taraf «ehliyeti» yokluğu sebebiyle reddi halinde, müvekkili şirket her ne kadar all risk sigortası ile tüm zararlar bakımından güvence sağlamayı amaçlasa da zararını tazmin edememesi sebebiyle hak «kaybına» uğradığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaBu durumda «sigorta ettiren» davacının aktif dava «ehliyeti» değerlendirilip sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın re’sen bozulması gerekmiştir.
Dava, Sigorta leasing all risk «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta dava konusu sigorta «başkası lehine sigorta» olup; davacı ... ise «sigorta ettiren», sigortalı ise dava dışı .
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:başkası lehine sigorta · alacağın temliki · tahkim · hakem kararı · muvafakat · temlik
Benzer bu karardaO halde, sigortalı tarafından «hakem» heyetine sunulan 27.10.2014 tarihli «muvafakat» başlıklı yazının dava dışı sigortalının «alacağını temlik» niteliğinde olmadığından hukuken «sigorta ettirene» talep ve dava hakkını kazandırdığından söz edilemez.
Davacının «tahkime» başvurusu üzerine sigortalının «muvafakatinin» alınması gerektiği belirtilmiş, davacı kendisine verilen süre içerisinde eksikliği tamamlamıştır.
Somut uyuşmazlıkta dava konusu sigorta «başkası lehine sigorta» olup; davacı ... ise «sigorta ettiren», sigortalı ise dava dışı .
2 benzer karar daha
-
İtiraz hakem heyeti kararının iptali | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8818 E. 2023/2508 K.
Ortak:bilgilendirme yükümlülüğü · özel dava şartı · sigorta tazminatı · sigorta ettiren · muafiyet · sözleşmeden doğan dava · sigorta sözleşmesi · taraf ehliyeti · dava şartı
İncelediğiniz karardaDairemizin 20.10.2022 tarih, 2021/1438 E., 2022/7226 K. sayılı kararıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1454 üncü maddesi uyarınca «sigorta ettirenin», üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek, sigorta ettirebileceği, «sigorta sözleşmesinden doğan» hakların sigortalıya ait olduğu, sigortalının, aksine sözleşme yoksa, «sigorta tazminatının» ödenmesini sigortacıdan isteyerek, onu dava edebileceği, madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkının sigortalıya ait olduğu, dosyada mübrez «sigorta poliçesinde», davacının sigorta ettiren, dava dışı "İzbeton-İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve AEÜ ve DTSKTVS A.Ş."nin sigortalı olarak gösterildiği, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan, yol yapım inşaatında meydana gelen «hasarın» davacı ... ettiren tarafından giderildiği, bu nedenle zarar görenin artık davacı olduğu ve dava açma hakkının bulunduğu şeklindeki görüş benimsenmek suretiyle işin esasına girilerek hüküm tesis edilmiş ise de yukarıdaki madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkının sigortalıya ait olup, dava konusu poliçede de aksine bir hüküm bulunmadığı, bu durumda davacı ... ettirenin aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı kabul edilerek dava şartı noksanlığından davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esasının incelenerek yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkeme …
… ilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1454 üncü maddesi uyarınca «sigorta ettirenin», üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek, sigorta ettirebileceği, «sigorta sözleşmesinden doğan» hakların sigortalıya ait olduğu, sigortalının, aksine sözleşme yoksa, «sigorta tazminatının» ödenmesini sigortacıdan isteyerek, onu dava edebileceği, madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkının sigortalıya ait olduğu, dosyada mübrez «sigorta poliçesinde», davacının sigorta ettiren, dava dışı "İzbeton-İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve AEÜ ve DTSKTVS A.Ş."nin sigortalı olarak gösterildiği, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan, yol yapım inşaatında meydana gelen «hasarın» davacı ... ettiren tarafından giderildiği, bu nedenle zarar görenin artık davacı olduğu ve dava açma hakkının bulunduğu şeklindeki görüş benimsenmek suretiyle işin esasına girilerek hüküm tesis edilmiş ise de yukarıdaki madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkının sigortalıya ait olup, dava konusu poliçede de aksine bir hüküm bulunmadığı, davacı ... ettirenin aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle dava şartı noksanlığından davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
… dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ihalesini kazandığı Tire Bölgesindeki Plentmiks Temel ve Sathı Kaplama Yapılması işinin, davalı tarafından düzenlenen all risk «sigortasıyla teminat» altına alındığını, 16.10.2013 tarihinde yol yapımı alanında yaşanan aşırı yağışlar sebebiyle «hasar» meydana geldiğini, müvekkili tarafından hasarın davalı tarafa «ihbar» edildiğini, davalı «sigortacının poliçede» yer alan MR106 klozu gereği azami uzunluğun 3x100 metrelik «bölümler» halinde yapılması gerektiği, 3x100 metrelik parçalar şeklinde hesaplama yapıldığında da yapımı ve enkaz kaldırma bedelinin 17.611,25 TL olduğu ve bu tutarın «muafiyet» sınırının altında kaldığını belirttiğini, davalının «iyiniyet kurallarına» ve «bilgilendirme yükümlülüğüne» aykırı davrandığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 250.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaDava konusu poliçede aksine bir hüküm bulunmamakta bilakis «lehdar» klozunda, poliçede lehdarın işveren (idare ve varsa kreditörler) olduğu, inşaat/montaj sigortaları genel şartlarında tarafların hakları saklı kalmak kaydıyla idarenin izni olmadan «poliçe özel şartlarının» değiştirilemeyeceği, poliçenin iptal edilemeyeceği, «hasarın» idarenin yazılı onayı ile yükleniciye ödeneceği, «muafiyet» ve müşterek sigorta kısmına isabet eden hasarların karşılanmasının yüklenicinin sorumluluğunda olduğu belirtilmiştir.
6102 sayılı Kanun'un 1454 üncü maddesi uyarınca; «sigorta ettiren», üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek, sigorta ettirebilir.
Sigorta «sözleşmesinden doğan» haklar sigortalıya aittir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:poliçe özel şartı · itiraz hakem heyeti · lehdar · aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · hakem kararı · husumet
Benzer bu karardaBu durumda davacı ... ettirenin «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı kabul edilerek dava şartı noksanlığından davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esasının incelenerek yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın resen bozulması gerekmiştir.
Dava, «itiraz hakem heyeti» kararının iptali istemine ilişkindir.
Dava konusu poliçede aksine bir hüküm bulunmamakta bilakis «lehdar» klozunda, poliçede lehdarın işveren (idare ve varsa kreditörler) olduğu, inşaat/montaj sigortaları genel şartlarında tarafların hakları saklı kalmak kaydıyla idarenin izni olmadan «poliçe özel şartlarının» değiştirilemeyeceği, poliçenin iptal edilemeyeceği, «hasarın» idarenin yazılı onayı ile yükleniciye ödeneceği, «muafiyet» ve müşterek sigorta kısmına isabet eden hasarların karşılanmasının yüklenicinin sorumluluğunda olduğu belirtilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6132 E. 2024/8275 K.
Ortak:özel dava şartı · sigorta tazminatı · sigorta ettiren · sözleşmeden doğan dava · sigorta sözleşmesi · taraf ehliyeti · usulden reddi · taahhütname · dava şartı · Tazminat
İncelediğiniz karardaDairemizin 20.10.2022 tarih, 2021/1438 E., 2022/7226 K. sayılı kararıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1454 üncü maddesi uyarınca «sigorta ettirenin», üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek, sigorta ettirebileceği, «sigorta sözleşmesinden doğan» hakların sigortalıya ait olduğu, sigortalının, aksine sözleşme yoksa, «sigorta tazminatının» ödenmesini sigortacıdan isteyerek, onu dava edebileceği, madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkının sigortalıya ait olduğu, dosyada mübrez «sigorta poliçesinde», davacının sigorta ettiren, dava dışı "İzbeton-İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve AEÜ ve DTSKTVS A.Ş."nin sigortalı olarak gösterildiği, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan, yol yapım inşaatında meydana gelen «hasarın» davacı ... ettiren tarafından giderildiği, bu nedenle zarar görenin artık davacı olduğu ve dava açma hakkının bulunduğu şeklindeki görüş benimsenmek suretiyle işin esasına girilerek hüküm tesis edilmiş ise de yukarıdaki madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkının sigortalıya ait olup, dava konusu poliçede de aksine bir hüküm bulunmadığı, bu durumda davacı ... ettirenin aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı kabul edilerek dava şartı noksanlığından davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esasının incelenerek yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkeme …
… ilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1454 üncü maddesi uyarınca «sigorta ettirenin», üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek, sigorta ettirebileceği, «sigorta sözleşmesinden doğan» hakların sigortalıya ait olduğu, sigortalının, aksine sözleşme yoksa, «sigorta tazminatının» ödenmesini sigortacıdan isteyerek, onu dava edebileceği, madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkının sigortalıya ait olduğu, dosyada mübrez «sigorta poliçesinde», davacının sigorta ettiren, dava dışı "İzbeton-İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve AEÜ ve DTSKTVS A.Ş."nin sigortalı olarak gösterildiği, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan, yol yapım inşaatında meydana gelen «hasarın» davacı ... ettiren tarafından giderildiği, bu nedenle zarar görenin artık davacı olduğu ve dava açma hakkının bulunduğu şeklindeki görüş benimsenmek suretiyle işin esasına girilerek hüküm tesis edilmiş ise de yukarıdaki madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkının sigortalıya ait olup, dava konusu poliçede de aksine bir hüküm bulunmadığı, davacı ... ettirenin aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle dava şartı noksanlığından davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
… i zorunlu olduğundan ve poliçe düzenlenerek ihale dosyasına sunulduğundan, davacının poliçeden haberdar olmadığı yönündeki itirazlarının yerinde olmadığı, 14 günlük «itiraz süresi» içerisinde poliçeye itiraz edilmediğinden, artık poliçenin «geçersizliğinin» «genel işlem şartlarına» aykırılığının ileri sürülemeyeceği, poliçe genel şartlarına uygun olarak, davaya konu poliçede «özel şart» olarak Munıch Re Klozları ile «tenzili muafiyet» hükmünün eklendiği, bu klozun sigortacının işin kısımlar halinde yapılması durumunda, en fazla bir kısmın hangi ölçülerde yapılabileceğini limitleyen özel şart klozu olduğu ve «sigortacının poliçede» belirtilen limiti aşan boyutlarda bir çalışmadan kaynaklanan hasarları ödeyemeyeceğinin «taahhüt» edildiği, davaya konu poliçede, inşa edilecek 300 metrelik «bölüm» için «teminat» verildiği, poliçedeki Mr 106 Klozu ve poliçenin Sel Seylap/Her Türlü Su Hasarı Muafiyeti hükmüne göre, bilirkişi heyeti tarafından yapılan tespit ve hesaplamada ha …
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sigortalı değil «sigorta ettiren» olduğunu, bu nedenle davanın öncelikle «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine karar vermek gerektiğini, ayrıca yapılan ekspertiz incelemesi sonucunda «hasar» tarihi itibari ile yolun kullanıma açılmış olduğunun tespit edildiğini, İnşaat ...
Bu durumda davacı ... ettirenin aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı kabul edilerek 6100 sayılı Kanun'un 115/2 maddesi gereğince dava şartı noksanlığından davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esasının incelenerek yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın resen bozulması gerekmiştir.
Sigortasına göre davalının müvekkili için oluşabilecek risklerin tamamında her türlü zararı karşılamayı «taahhüt» ettiğini, müvekkilinin davalıya müracaat ettiğinde davalı tarafından eksper «görevlendirildiğini», eksperin davalıya sunmuş olduğu rapora göre iki farklı cevap ile davalı müvekkilinin zararlarını karşılamaktan imtina ettiğini, davalının haksız bir şekilde müvekkilinin zararlarını ödemekten kaçındığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 10.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:geçici kabul · aktif husumet ehliyeti · keşif · ziya · aktif husumet · husumet ehliyeti · dosya masrafı · dava sebebi
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sigortalı değil «sigorta ettiren» olduğunu, bu nedenle davanın öncelikle «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine karar vermek gerektiğini, ayrıca yapılan ekspertiz incelemesi sonucunda «hasar» tarihi itibari ile yolun kullanıma açılmış olduğunun tespit edildiğini, İnşaat ...
… I İlk Derece Mahkemesince, davacı tarafından hasarlı yolun tespitine yönelik açılmış bir tespit davasının bulunmadığı, sigorta şirketi eksperi tarafından düzenlenen «hasar» dosyası bulunduğu, dava açılmadan önce oluşan hasarların davacı tarafça giderilmesi nedeniyle «keşif» yapılmasının dosyaya bir yenilik katmayacağının anlaşıldığı, dosyaya kazandırılan raporda davaya konu hasarın inşaat all risks «sigorta poliçesinin» "Kloz 628 -Özel şartlar" başlıklı bölümünün 11 inci maddesinde yazılı işverene devredilmiş veya kullanıma açılmış kısımlar için inşaat ... «teminatının» otomatik olarak sona ereceği hükmü ve İnşaat Sigortası Genel Şartlarının "A.4 teminat dışında kalan kıymetler ve haller" başlığı altında bulunan (c) bendine göre inşaatın tamamlanan veya «geçici kabulü» yapılan yahut işverene «teslim» edilen veya işveren tarafından kullanılan kısımlarında doğrudan doğruya veya dolayısıyla meydana gelebilecek «ziya» ve hasarların, (ı) bendine göre ise malzemenin bozukluğundan, ayıbından veya kusurlu işçilik neticesinde olan hasarların poliçe teminatı dışında bulunduğu gerekçes …
Sigortası ile sigortalattığını, yol yapımı çalışması esnasında yolda yağmur suları nedeniyle «hasarlar» oluştuğunu, bunların giderilmesi için bir takım «masraflar» yapmak durumunda kalındığını, ...
2.Bozma «sebebine» göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/6532 E. , 2024/3637 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2023/85 Esas, 2023/231 Karar
HÜKÜM
Usulden Ret
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ihalesini kazandığı Tire Bölgesindeki Plentmiks Temel ve Sathı Kaplama Yapılması işinin, davalı tarafından düzenlenen all risk sigortasıyla teminat altına alındığını, 16.10.2013 tarihinde yol yapımı alanında yaşanan aşırı yağışlar sebebiyle hasar meydana geldiğini, müvekkili tarafından hasarın davalı tarafa ihbar edildiğini, davalı sigortacının poliçede yer alan MR106 klozu gereği azami uzunluğun 3x100 metrelik bölümler halinde yapılması gerektiği, 3x100 metrelik parçalar şeklinde hesaplama yapıldığında da yapımı ve enkaz kaldırma bedelinin 17.611,25 TL olduğu ve bu tutarın muafiyet sınırının altında kaldığını belirttiğini, davalının iyiniyet kurallarına ve bilgilendirme yükümlülüğüne aykırı davrandığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 250.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.12.2017 tarih ve 2015/581 E., 2017/1307 K. sayılı kararıyla; davacı şirketin ihale ile aldığı Tire bölgesindeki Plentmiks Temel ve Sahti Kaplama Yapılması işinin davalı ... şirketince poliçe ile teminat altına alındığı, yol inşaatı sırasında aşırı yağış nedeniyle meydana gelen hasar davacı tarafça sigortalıya ödendiğinden dava açma hakkının mevcut olduğu, imalatın hasarlanmasından kaynaklanan zarar miktarının 332.285,49 TL olduğu, İnşaat Sigortası Genel Şartlarının A.4 maddesinde teminat dışında kalan kıymet ve hallerin A.3 maddesinde ek sözleşme ile teminata dahil edilebilecek hallerin ayrıca düzenlendiği, davacı kendisine başka bir poliçenin gönderildiğini iddia etmiş ise de, davacıya gönderilen poliçe ile taraflarca imzalanan poliçenin aynı poliçe olduğu, 20.571,86 TL’nin istenebilecek olarak miktar belirlendiği, muafiyet bedeli altında kaldığından davacının talep edebileceği bir zarar miktarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 13.01.2021 tarih ve 2018/602 E., 2021/30 K. sayılı kararıyla; davaya konu poliçenin düzenlenmesi zorunlu olduğundan ve poliçe düzenlenerek ihale dosyasına sunulduğundan, davacının poliçeden haberdar olmadığı yönündeki itirazlarının yerinde olmadığı, 14 günlük itiraz süresi içerisinde poliçeye itiraz edilmediğinden, artık poliçenin geçersizliğinin genel işlem şartlarına aykırılığının ileri sürülemeyeceği, poliçe genel şartlarına uygun olarak, davaya konu poliçede özel şart olarak Munıch Re Klozları ile tenzili muafiyet hükmünün eklendiği, bu klozun sigortacının işin kısımlar halinde yapılması durumunda, en fazla bir kısmın hangi ölçülerde yapılabileceğini limitleyen özel şart klozu olduğu ve sigortacının poliçede belirtilen limiti aşan boyutlarda bir çalışmadan kaynaklanan hasarları ödeyemeyeceğinin taahhüt edildiği, davaya konu poliçede, inşa edilecek 300 metrelik bölüm için teminat verildiği, poliçedeki Mr 106 Klozu ve poliçenin Sel Seylap/Her Türlü Su Hasarı Muafiyeti hükmüne göre, bilirkişi heyeti tarafından yapılan tespit ve hesaplamada hata bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 20.10.2022 tarih, 2021/1438 E., 2022/7226 K. sayılı kararıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1454 üncü maddesi uyarınca sigorta ettirenin, üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek, sigorta ettirebileceği, sigorta sözleşmesinden doğan hakların sigortalıya ait olduğu, sigortalının, aksine sözleşme yoksa, sigorta tazminatının ödenmesini sigortacıdan isteyerek, onu dava edebileceği, madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkının sigortalıya ait olduğu, dosyada mübrez sigorta poliçesinde, davacının sigorta ettiren, dava dışı "İzbeton-İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve AEÜ ve DTSKTVS A.Ş."nin sigortalı olarak gösterildiği, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan, yol yapım inşaatında meydana gelen hasarın davacı ...
ettiren tarafından giderildiği, bu nedenle zarar görenin artık davacı olduğu ve dava açma hakkının bulunduğu şeklindeki görüş benimsenmek suretiyle işin esasına girilerek hüküm tesis edilmiş ise de yukarıdaki madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkının sigortalıya ait olup, dava konusu poliçede de aksine bir hüküm bulunmadığı, bu durumda davacı ... ettirenin aktif dava ehliyetinin bulunmadığı kabul edilerek dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esasının incelenerek yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının re'sen bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1454 üncü maddesi uyarınca sigorta ettirenin, üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek, sigorta ettirebileceği, sigorta sözleşmesinden doğan hakların sigortalıya ait olduğu, sigortalının, aksine sözleşme yoksa, sigorta tazminatının ödenmesini sigortacıdan isteyerek, onu dava edebileceği, madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkının sigortalıya ait olduğu, dosyada mübrez sigorta poliçesinde, davacının sigorta ettiren, dava dışı "İzbeton-İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve AEÜ ve DTSKTVS A.Ş."nin sigortalı olarak gösterildiği, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan, yol yapım inşaatında meydana gelen hasarın davacı ...
ettiren tarafından giderildiği, bu nedenle zarar görenin artık davacı olduğu ve dava açma hakkının bulunduğu şeklindeki görüş benimsenmek suretiyle işin esasına girilerek hüküm tesis edilmiş ise de yukarıdaki madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkının sigortalıya ait olup, dava konusu poliçede de aksine bir hüküm bulunmadığı, davacı ... ettirenin aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; herhalükarda sigorta poliçesini davalı şirket ile akdedenin müvekkili şirket olup, müvekkili şirkete ait malzemelerin zarar görmesi sebebiyle işbu davayı ikame etmesinde hukuki yararı bulunduğunu, davanın taraf ehliyeti yokluğu sebebiyle reddi halinde, müvekkili şirket her ne kadar all risk sigortası ile tüm zararlar bakımından güvence sağlamayı amaçlasa da zararını tazmin edememesi sebebiyle hak kaybına uğradığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, inşaat all risk sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 115 inci maddesinin ikinci fıkrası, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun’un 1454 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043663700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz