6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/1438 E. 2022/7226 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Sigorta

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 115/3 sigorta tazminatı sigorta ettiren aktif dava ehliyeti sözleşmeden doğan dava sigorta sözleşmesi üçüncü kişi taraf ehliyeti usulden reddi taahhütname sigorta poliçesi hasar

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 1454 · HMK — HMK 115

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Dava, inşaat all risk sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.

6102 sayılı TTK'nın 1454. maddesi uyarınca; sigorta ettiren, üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek, sigorta ettirebilir. Sigorta sözleşmesinden doğan haklar sigortalıya aittir. Sigortalı, aksine sözleşme yoksa, sigorta tazminatının ödenmesini sigortacıdan isteyebilir ve onu dava edebilir. Madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkı sigortalıya aittir.

Dosyada mübrez sigorta poliçesinde, davacı Yamantaş İnşaat Taahhüt ... Ltd. Şti. sigorta ettiren, dava dışı "İzbeton-İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve AEÜ ve DTSKTVS A.Ş." sigortalı olarak gösterilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan, yol yapım inşaatında meydana gelen hasarın davacı ... ettiren tarafından giderildiği, bu nedenle zarar görenin artık davacı olduğu ve dava açma hakkının bulunduğu şeklindeki görüş benimsenmek suretiyle işin esasına girilerek hüküm tesis edilmiş ise de; yukarıdaki madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkı sigortalıya ait olup, dava konusu poliçede de aksine bir hüküm yoktur.

Bu durumda davacı ... ettirenin aktif dava ehliyetinin bulunmadığı kabul edilerek HMK 115/2 maddesi gereğince dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esasının incelenerek yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın resen bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Sigorta poliçesine dayalı tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13639 E. 2017/4091 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Başkası lehine sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7291 E. 2017/2992 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6532 E. 2024/3637 K.

    Ortak: · dava şartı · Tazminat

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6132 E. 2024/8275 K.

    Ortak: · dava şartı · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/1438 E.  ,  2022/7226 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 07.12.2017 tarih ve 2015/581 E- 2017/1307 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 13.01.2021 tarih ve 2018/602 E- 2021/30 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 18.10.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.

Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin ihalesini kazandığı Tire Bölgesindeki Plentmiks Temel ve Sathı Kaplama Yapılması işinin, davalı tarafından düzenlenen All Risk sigortasıyla teminat altına alındığını, 16.10.2013 tarihinde yol yapımı alanında yaşanan aşırı yağışlar sebebiyle hasar meydana geldiğini, müvekkili tarafından hasarın davalı tarafa ihbar edildiğini, davalı sigortacının poliçede yer alan MR106 klozu gereği azami uzunluğun 3x100 metrelik bölümler halinde yapılması gerektiği, 3x100 metrelik parçalar şeklinde hesaplama yapıldığında da yapımı ve enkaz kaldırma bedelinin 17.611,25 TL olduğu ve bu tutarın muafiyet sınırının altında kaldığını belirttiğini, davalının iyi niyet kurallarına ve bilgilendirme yükümlülüğüne aykırı davrandığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 250.000,00 TL' nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkeemsince, davacı şirketin ihale ile aldığı Tire bölgesindeki Plentmiks Temel ve Sahti Kaplama Yapılması işinin davalı ... şirketince poliçe ile teminat altına alındığı, yol inşaatı sırasında aşırı yağış nedeniyle meydana gelen hasar davacı tarafça sigortalıya ödendiğinden dava açma hakkının mevcut olduğu, imalatın hasarlanmasından kaynaklanan zarar miktarının 332.285,49 TL olduğu, İnşaat Sigortası Genel Şartlarının A.4 maddesinde teminat dışında kalan kıymet ve hallerin A.3 maddesinde ek sözleşme ile teminata dahil edilebilecek hallerin ayrıca düzenlendiği, davacı kendisine başka bir poliçenin gönderildiğini iddia etmiş ise de, davacıya gönderilen poliçe ile taraflarca imzalanan poliçenin aynı poliçe olduğu, 20.571,86 TL’nin istenebilecek miktar belirlendiği, muafiyet bedeli altında kaldığından davacının talep edebileceği bir zarar miktarının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş;

karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, davaya konu poliçenin düzenlenmesi zorunlu olduğundan ve poliçe düzenlenerek ihale dosyasına sunulduğundan, davacının poliçeden haberdar olmadığı yönündeki itirazlarının yerinde olmadığı, 14 günlük itiraz süresi içerisinde poliçeye itiraz edilmediğinden, artık poliçenin geçersizliğinin genel işlem şartlarına aykırılığının ileri sürülemeyeceği, poliçe genel şartlarına uygun olarak, davaya konu poliçede özel şart olarak Munıch Re Klozları ile tenzili muafiyet hükmünün eklendiği, bu klozun sigortacının işin kısımlar halinde yapılması durumunda, en fazla bir kısmın hangi ölçülerde yapılabileceğini limitleyen özel şart klozu olduğu ve sigortacının poliçede belirtilen limiti aşan boyutlarda bir çalışmadan kaynaklanan hasarları ödeyemeyeceğinin taahhüt edildiği, davaya konu poliçede, inşa edilecek 300 metrelik bölüm için teminat verildiği, poliçedeki Mr 106 Klozu ve poliçenin Sel Seylap/Her Türlü Su Hasarı Muafiyeti hükmüne göre, bilirkişi heyeti tarafından yapılan tespit ve hesaplamada hata bulunmadığı ve ilk derece mahkemesince raporun benimsenerek davanın reddine karar verilmesinin doğru olduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, inşaat all risk sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.

6102 sayılı TTK'nın 1454. maddesi uyarınca; sigorta ettiren, üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek, sigorta ettirebilir. Sigorta sözleşmesinden doğan haklar sigortalıya aittir. Sigortalı, aksine sözleşme yoksa, sigorta tazminatının ödenmesini sigortacıdan isteyebilir ve onu dava edebilir. Madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkı sigortalıya aittir.

Dosyada mübrez sigorta poliçesinde, davacı Yamantaş İnşaat Taahhüt ... Ltd. Şti. sigorta ettiren, dava dışı "İzbeton-İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve AEÜ ve DTSKTVS A.Ş." sigortalı olarak gösterilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan, yol yapım inşaatında meydana gelen hasarın davacı ... ettiren tarafından giderildiği, bu nedenle zarar görenin artık davacı olduğu ve dava açma hakkının bulunduğu şeklindeki görüş benimsenmek suretiyle işin esasına girilerek hüküm tesis edilmiş ise de; yukarıdaki madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkı sigortalıya ait olup, dava konusu poliçede de aksine bir hüküm yoktur.

Bu durumda davacı ... ettirenin aktif dava ehliyetinin bulunmadığı kabul edilerek HMK 115/2 maddesi gereğince dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esasının incelenerek yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın resen bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, hükmün resen BOZULMASINA, (2) bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 20/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/847756500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.