6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Rücû tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/11152 E. 2011/3463 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
muafiyet tenzili tenzili muafiyet işyeri sigorta poliçesi ibraname işyeri sigortası muafiyet riziko rücuen tazminat rücu temlik sigorta poliçesi yasal faiz cy/cy kaydı hasar dahili dava

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, rizikonun dahili su baskını şeklinde gerçekleşmediği, ASKİ ye ait ana su borusunun patlaması sonucunda meydana geldiği, davalının hasardan sorumlu olduğu, davacı ... şirketinin ancak sigorta poliçesi kapsamında ödemesi gereken tutar için halef olabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 9.485 TL’nın 20.09.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazının reddine karar verilmesi gerekmiştir.

2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, işyeri sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkin olup alınan bilirkişi raporunda, toplam hasar tutarının (16.838) TL olduğu ve davacı ... şirketinin sigortalısına bu meblağı ödediği belirlenmekle birlikte hasarın sel ve su baskını klozu kapsamında gerçekleştiği ve poliçede bu kloz için tenzili muafiyet kararlaştırıldığı gerekçesiyle davacının muafiyet tenzilinden sonra ancak (9.485) TL için davalıya rücu edebileceği belirtilmiş ve mahkemece de bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulmuş ise de, dosya içinde mevcut İşyeri Sigorta Poliçesi ve Yangın Sigortası Genel Şartları incelendiğinde, somut olayın dahili su klozu kapsamında kaldığı ve dahili su klozunda hasar tazminatı muafiyet kaydı bulunmadığı anlaşıldığından, tazminattan muafiyet tenzili yapılması hatalıdır. Öte yandan, kabule göre de dosya içinde mevcut ibraname, içerik itibari ile temlikname niteliğinde olup dava dışı sigortalı, davalıya karşı haiz olduğu alacak talep ve dava hakkını davacı ... şirketine devrettiğinden yine muafiyet koşulu göz önüne alınmadan sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9791 E. 2011/12986 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8830 E. 2013/13696 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12938 E. 2010/5020 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Yangın sigorta poliçesine dayalı tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6178 E. 2013/15925 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/11152 E.  ,  2011/3463 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.04.2009 tarih ve 2008/110-2009/156 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, dava dışı sigortalı ile düzenlenen işyeri sigorta poliçesi ile sigortalının işyerinde bulunan emtia ve makinelerin sigortalandığını, davalı kuruma ait su borusunun patlaması sonucunda sigortalı işyerini su bastığını, sigortalının zararının giderildiğini ileri sürerek, 16.838 TL’nın sigortalıya ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, rizikonun dahili su baskını şeklinde gerçekleşmediği, ASKİ ye ait ana su borusunun patlaması sonucunda meydana geldiği, davalının hasardan sorumlu olduğu, davacı ... şirketinin ancak sigorta poliçesi kapsamında ödemesi gereken tutar için halef olabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 9.485 TL’nın 20.09.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazının reddine karar verilmesi gerekmiştir.

2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, işyeri sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkin olup alınan bilirkişi raporunda, toplam hasar tutarının (16.838) TL olduğu ve davacı ... şirketinin sigortalısına bu meblağı ödediği belirlenmekle birlikte hasarın sel ve su baskını klozu kapsamında gerçekleştiği ve poliçede bu kloz için tenzili muafiyet kararlaştırıldığı gerekçesiyle davacının muafiyet tenzilinden sonra ancak (9.485) TL için davalıya rücu edebileceği belirtilmiş ve mahkemece de bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulmuş ise de, dosya içinde mevcut İşyeri Sigorta Poliçesi ve Yangın Sigortası Genel Şartları incelendiğinde, somut olayın dahili su klozu kapsamında kaldığı ve dahili su klozunda hasar tazminatı muafiyet kaydı bulunmadığı anlaşıldığından, tazminattan muafiyet tenzili yapılması hatalıdır.

Öte yandan, kabule göre de dosya içinde mevcut ibraname, içerik itibari ile temlikname niteliğinde olup dava dışı sigortalı, davalıya karşı haiz olduğu alacak talep ve dava hakkını davacı ... şirketine devrettiğinden yine muafiyet koşulu göz önüne alınmadan sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 435,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 28.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018178200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.