Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2601 E. 2023/4431 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
borca katılma↗ borcun nakli↗ adi yazılı sözleşme↗ borcun üstlenilmesi↗ direnme kararı↗ rehin↗ kambiyo senedi↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ hisse devri↗ üçüncü kişi↗ garantörlük↗ keşideci↗ bono↗ temlik↗ kefil↗ protokol↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ teminat↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.03.2017 tarihli ve 2014/60 E., 2017/234 K. sayılı kararı ile; 09.03.2007 tarihli protokol kapsamında senet bedellerinin ödenmemesi nedeni ile alacaklı, borçlular ve üçüncü kişi arasında şartlı olarak borcun devri anlaşması yapıldığı, protokol gereğince borçlu Hastuğ Toprak San. ve Tic. A.Ş. tarafından senet bedeli kadar tuğlanın üçüncü kişi ... ’na verileceği ve karşılığında da üçüncü kişinin alacaklıya senet bedellerini ödeyeceği, buna göre üçüncü kişi ... 'nun alacağı davacıya ödemekle yükümlü olduğu ve borçlunun alacaklıya doğrudan ödeme yükümlüğünden kurtulduğu, zira bu durumda borcun temlikinin söz konusu olduğu, borcun temlikinin gerçekleşmiş olması nedeniyle öncesine dayalı borç ilişkisinden kaynaklanan senetlerin kambiyo senedi vasıflarının sona erdiği, protokol gereğince borcun üçüncü kişiye devredilmiş olması nedeniyle alacaklının üçüncü kişiden alacağını talep etmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 11.01.2018 tarihli ve 2017/449 E., 2018/3 K. sayılı kararı ile; tarafların düzenlediği protokol başlıklı sözleşmede ... 'nun davaya konu bonoların düzenleyicilerinin borcuna adi yazılı bir sözleşme ile katıldığı, kambiyo senetlerinden doğan borcun aynen devam ettiği ve sözleşmenin kambiyo senetlerinden doğan borçların bütün olarak ... 'na nakledilmesi (üstlenilmesi) anlamını taşımadığı, başka bir deyişle kambiyo senetlerinden doğan borcun devam ettiği, bu borcun yerine protokolden doğan borcun geçmediği ve geçemeyeceği, bu durumda dava konusu senetlerden dolayı davalının keşideci sıfatıyla borcunun devam ettiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 21.11.2019 tarihli ve 2018/1521 E., 2019/7401 K. sayılı taraflar arasında borca katılma değil, borcun nakli iradesinin bulunduğu, bu durumda, protokolün ve taraf delillerinin borcun nakli kurumu çerçevesinde değerlendirilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozularak dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; önceki gerekçeye ilaveten hisse devrinden dolayı düzenlenen bonoların 09.03.2007 tarihli protokol ile iptal edilmediği, bu durumda kambiyo senedi olan bonolardan dolayı keşidecilerin sorumluluğu ve borçluluğunun aynen devam ettiği, protokol gereğince senetleri ödeyeceği kararlaştırılan ... 'nun durumunun ancak sözleşmeye katılma olarak kabul edilebileceği, zira kambiyo senetlerinden doğan borcun aynen durduğu ve bu borcu ... 'nun alacağı tuğlalara karşılık ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, oysa borcun nakli sözleşmesinin varlık kazanabilmesi için eski borcun tamamen sona erdirilmesi ve onun yerine yeni borcun geçmesi gerektiği, somut olayda kıymetli evraktan doğan borçların iptal edilmediği ve bunların yerine protokolden doğan borçların geçmediği, başka bir deyişle protokol ile kıymetli evraktan doğan borçların üçüncü şahıs olan ... tarafından nasıl ödeneceğinin belirlendiği, aksi hâlde hiç kimse kıymetli evraktan doğan ve üç borçlunun yüklendiği borcun karşılığını adi yazılı bir sözleşmeye bağlanan borca nakletmeyeceği, borç ilişkisinde alacaklı alacağını garanti altına almak için borçlu sayısını artırmak (kefil v.b) ya da ayni güvence (rehin v.b) almak isteyeceği gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacının devrettiği hisse bedeli karşılığı düzenlenen bonolara teminat amaçlı müteselsil borçlu sıfatıyla imza koyduğunu, 09.03.2007 tarihli protokol ile ... 'nun Hastuğ Toprak San. ve Tic. A.Ş.'den tuğla almayı ve tuğla bedellerini de davacıya ödemeyi kabul ettiğini, böylelikle davacıdan hisse almadığı için bu alışverişte taraf olmayan müvekkilinin borcunun sona erdiğini, 09.03.2007 tarihli protokolün borca katılma değil borcun nakli niteliğinde olduğunu ve müvekkilinin sorumluluğunun sona erdiğini, dolayısıyla direnme kararının hukuka uygun olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Dairemizin İnceleme Kararı
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede, Daire kararının yerinde olduğu belirtilerek temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
D. Hukuk Genel Kurulu Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulununn 01.02.2023 tarihli ve 2021/11-288 E., 2023/8 K. sayılı ilâmı ile 09.03.2007 tarihli protokolde yer alan kayıtların gerçek anlamı, tarafların gerçek iradeleri bağlamında değerlendirildiğinde anılan protokol ile dava dışı ... 'nun her biri 60.000,00 USD bedelli olan ve Ferhat Toprak San. ve Tic. A.Ş., Hastuğ Toprak San. ve Tic. A.Ş. ve Fırat Toprak San. Tic. Ltd. Şti.'nin müşterek müteselsil borçlu olarak bulunduğu otuz altı adet senetten kaynaklanan borcu üstlenmemiş olduğu, aksine belirtilen borca katılarak Ferhat Toprak San. ve Tic. A.Ş., Hastuğ Toprak San. ve Tic. A.Ş. ve Fırat Toprak San. Tic. Ltd. Şti. ile birlikte müteselsil borçlu hâline geldiği, 09.03.2007 tarihli protokol ile ... borca katılmış olduğundan asıl borçlu davalının borcunun sona ermediği, zira 09.03.2007 tarihli protokolün üçüncü maddesinde ... 'nun her ay aldığı tuğlaya karşılık o aya ait 60.000,00 USD bedelli senedi ...'ya ödeyip alarak Hastuğ Toprak San. ve Tic. A.Ş.'ye teslim edeceği belirtilerek asıl borçluların otuz altı adet senetten kaynaklanan borçlarının devam ettiğinin ifade edilmeye çalışıldığı, taraflar ve diğer borçlular Ferhat Toprak San. ve Tic. A.Ş. ve Hastuğ Toprak San. ve Tic. A.Ş. ile dava dışı üçüncü kişi ... tarafından imzalanan 09.03.2007 tarihli protokolün borca katılma sözleşmesi olduğu, bu sözleşme ile ... 'nun borca katıldığı ve diğer borçlularla birlikte müteselsil borçlu hâline geldiği, böylece asıl borçlu davalının dava konusu kambiyo senetlerinden kaynaklanan borcundan kurtulmasının söz konusu olmadığı ve sorumluluğunun devam ettiğinin kabul edilmesi gerektiği gerekçesi ile direnme kararı yerinde bulunarak bozma nedeni dikkate alındığında karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
E. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmalık, hisse devri karşılığında verilen bonolar nedeniyle alacağın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 18 ve 174 üncü maddesi
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2521 E. 2012/4232 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:husumet
Benzer bu karardaMahkemece, davanın Toprakbank AŞ.’nin bünyesinde birleştiği Birleşik Fon Bankası AŞ.ye yöneltilmesi gerektiği gerekçesiyle, «husumet» yönünden davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizin 14.11.2011 tarihli ilamındaki gerekçe ile bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4278 E. 2023/4935 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel zamanaşımı · ihya davası · muvazaa · hakkın kötüye kullanılması · şirketin ihyası · sicilden terkin · derdestlik · ihya
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalı «tasfiye» memurları vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıların hem tapu iptal ve tescil hem de «şirketin ihyası» talepli dava açmalarından dolayı davanın «derdestlik» nedeniyle reddinin gerektiğini, davalılardan ...'in sadece Koztaş Kozluk Tuğla Kiremit ve Toprak Sanayi AŞ'nin bir hissedarı olup «tasfiye memuru» olmadığını, ek tasfiye koşullarının olmadığını, somut olayda «genel zamanaşımı» süresi olan on yıllık sürenin geçtiğini, tasfiyeden dönmenin, şirketin sadece sürenin dolmasıyla veya genel kurul kararıyla sona ermesi halinde söz konusu olabileceğini, tasfiyeden dönme şartlarının mevcut olmadığını, tasfiye kararlarının «ticaret siciline» yayınlanmış olmaları nedeniyle ticaret sicilinin aleniyet fonksiyonu da dikkate alınarak aradan geçen uzun süre nedeniyle davacıların «muvazaa» iddiasının ileri sürülmesinin «hakkın kötüye kullanılması» olduğunu, ek tasfiye koşullarının oluşmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
… ın tapusunun iptali ile Koztaş Kozluk Tuğla Kiremit ve Toprak Sanayi AŞ adına tescilinin talep edildiği, işbu dosyada adına tescil kararı verilmesi istenen şirketin «sicilden terkin» edilmesi nedeniyle mahkemece «ihya davası» açması için davacılara «yetki» ve süre verildiği, eldeki davanın da bu amaçla açıldığı, davacının davayı açmakta hak ve yetkisi ve «hukuki yararının» bulunduğu gerekçesiye davanın kabulüne, Kozluk Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/561 E. sayılı dosyası ve müteakip işlemleri ile sınırlı olmak üzere Koztaş Kozluk Tuğla Kiremit ve Toprak Sanayi AŞ'nin ihyasına, «tasfiye memuru» olarak «son» tasfiye memurları ..., ... ve ...'in atanmasına karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» talep edilen şirketin «tasfiye memurlarının» ve dava dışı malik şirket Eren Tuğla Ltd.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1521 E. 2019/7401 K.
Ortak:borca katılma · borcun nakli · borcun üstlenilmesi · kambiyo senedi · üçüncü kişi · keşideci · protokol · istinaf yoluna başvurulabilirlik
İncelediğiniz kararda… ı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; önceki gerekçeye ilaveten hisse devrinden dolayı düzenlenen bonoların 09.03.2007 tarihli «protokol» ile iptal edilmediği, bu durumda «kambiyo senedi» olan bonolardan dolayı «keşidecilerin» sorumluluğu ve borçluluğunun aynen devam ettiği, protokol gereğince senetleri ödeyeceği kararlaştırılan ... 'nun durumunun ancak sözleşmeye katılma olarak kabul edilebileceği, zira kambiyo senetlerinden doğan borcun aynen durduğu ve bu borcu ... 'nun alacağı tuğlalara karşılık ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, oysa «borcun nakli» sözleşmesinin varlık kazanabilmesi için eski borcun tamamen sona erdirilmesi ve onun yerine yeni borcun geçmesi gerektiği, somut olayda kıymetli evraktan doğan borçların iptal edilmediği ve bunların yerine protokolden doğan borçların geçmediği, başka bir deyişle protokol ile kıymetli evraktan doğan borçların üçüncü şahıs olan ... tarafından nasıl ödeneceğinin belirlendiği, aksi hâlde hiç kimse kıymetli evraktan doğan ve üç borçlunun yüklendiği borcun karşılığını adi yazılı bir sözleşmeye bağlanan borca nakletmeyeceği, borç ilişkisinde alacaklı alacağını «garanti» altına almak için borçlu sayısını artırmak («kefil» v.b) ya da ayni güvence («rehin» v.b) almak isteyeceği gerekçesiyle «direnme» kararı verilmiştir.
A.Ş. tarafından senet bedeli kadar tuğlanın «üçüncü kişi» ... ’na verileceği ve karşılığında da üçüncü kişinin alacaklıya senet bedellerini ödeyeceği, buna göre üçüncü kişi ... 'nun alacağı davacıya ödemekle yükümlü olduğu ve borçlunun alacaklıya doğrudan ödeme yükümlüğünden kurtulduğu, zira bu durumda borcun «temlikinin» söz konusu olduğu, borcun temlikinin gerçekleşmiş olması nedeniyle öncesine dayalı borç ilişkisinden kaynaklanan senetlerin «kambiyo senedi» vasıflarının sona erdiği, «protokol» gereğince borcun üçüncü kişiye devredilmiş olması nedeniyle alacaklının üçüncü kişiden alacağını talep etmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş …
Dairemizin 21.11.2019 tarihli ve 2018/1521 E., 2019/7401 K. sayılı taraflar arasında «borca katılma» değil, «borcun nakli» iradesinin bulunduğu, bu durumda, «protokolün» ve taraf delillerinin borcun nakli kurumu çerçevesinde değerlendirilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozularak dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, «protokol» ile borcun 3. kişiye devredilmiş olması ve alacaklının 3. kişiden alacağını talep etmesi gerektiği, taraflar arasında senetlerin «kambiyo vasfını» yitirdikleri gerekçesi ile davacının davasının reddine karar verilmiş; bu karara karşı davacı tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, tarafların düzenlediği protokol başlıklı sözleşmede...'nun davaya konu bonoların düzenleyicilerinin borcuna katıldığı, fakat bonoların «kambiyo senedi» olmasına rağmen «kambiyo senedi vasfı» taşımayan adi yazılı bir sözleşme ile borca katıldığı, kambiyo senetlerinden doğan borcun aynen devam ettiği ve sözleşmenin kambiyo senetlerinden doğan borçların bütün olarak...'na nakledilmesi (üstlenilmesi) anlamını taşımadığı, zira kambiyo senetlerinden doğan borcun devam ettiği, bu borcun yerine protokolden doğan borcun geçmediği ve geçemeyeceği bu durumda dava konusu «ıslah» ile alacak davasına dönüşen takibe konu senetlerden dolayı davalının «keşideci» sıfatıyla borcunun devam ettiği,davalının maddi anlamda borcun sona erdiğine veya bulunmadığına yönelik bir savunması bulunmadığı yalnızca «zamanaşımı defii» ve «borcun nakli» savunmasında bulunulduğu ,dosya kapsamı delillere göre davanın kabul edilmesi gerekirken protokole yanlış anlam verilerek borcun nakledildiği şeklindeki kabul ile …
Uyuşmazlık, «protokolün» «borcun nakli» mi yoksa «borca katılma» mahiyetinde mi olduğu noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda, 09.03.2007 tarihli «protokolün» 1. maddesinde ''...senedi ...'ya...'nun ödemesi hususunda taraflar anlaşmışlardır.'' 2. maddesinde ''..., senetlerin... tarafından ödenmesini, ... da... senetleri ödemeyi kabul etmektedir.'' 3. maddesinde '' Bu şekilde ...'ya hisse devrinden doğan alacağı nedeniyle verilmiş senetler ödenmiş olacak. ...... da ...o aya ait 60.000 USD bedelli senedi ...'ya ödeyip...'' şeklindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında «borca katılma» değil, «borcun nakli» iradesinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:borçtan kurtulma · kambiyo vasfı · kambiyo senedi vasfı · borcun ifası · zamanaşımı defi · muvafakat · ifa · anonim şirket
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, «protokol» ile borcun 3. kişiye devredilmiş olması ve alacaklının 3. kişiden alacağını talep etmesi gerektiği, taraflar arasında senetlerin «kambiyo vasfını» yitirdikleri gerekçesi ile davacının davasının reddine karar verilmiş; bu karara karşı davacı tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, tarafların düzenlediği protokol başlıklı sözleşmede...'nun davaya konu bonoların düzenleyicilerinin borcuna katıldığı, fakat bonoların «kambiyo senedi» olmasına rağmen «kambiyo senedi vasfı» taşımayan adi yazılı bir sözleşme ile borca katıldığı, kambiyo senetlerinden doğan borcun aynen devam ettiği ve sözleşmenin kambiyo senetlerinden doğan borçların bütün olarak...'na nakledilmesi (üstlenilmesi) anlamını taşımadığı, zira kambiyo senetlerinden doğan borcun devam ettiği, bu borcun yerine protokolden doğan borcun geçmediği ve geçemeyeceği bu durumda dava konusu «ıslah» ile alacak davasına dönüşen takibe konu senetlerden dolayı davalının «keşideci» sıfatıyla borcunun devam ettiği,davalının maddi anlamda borcun sona erdiğine veya bulunmadığına yönelik bir savunması bulunmadığı yalnızca «zamanaşımı defii» ve «borcun nakli» savunmasında bulunulduğu ,dosya kapsamı delillere göre davanın kabul edilmesi gerekirken protokole yanlış anlam verilerek borcun nakledildiği şeklindeki kabul ile …
Davacının dava dışı «anonim şirketteki» hisselerini dava dışı gerçek kişilere devrettiği, hisse devir bedeli olarak davacıya verilen senetlerde davalının ve dava dışı şirketlerin müşterek borçlu sıfatıyla imzalarının bulunduğu, borcun ödenmemesi üzerine davacı, davalının da aralarında bulunduğu borçlu şirketler ve dava dışı... arasında 09.03.2007 tarihli bir «protokol» düzenlendiği ve bu protokolün gereğinin yerine getirilmediği hususu uyuşmazlık dışıdır.
Kural olarak «borcun nakline» alacaklının «muvafakat» etmesi gerekir.
Üçüncü kişi borcu eda etmezse borçlu borcu bizzat «ifa» etmekle yükümlüdür.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10188 E. 2013/9118 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:objektif iyi niyet kuralı · peşin karar harcı · malvarlığına ilişkin dava · şirket zararı · ticari faiz · fatura · ıslah · yönetim kurulu kararı
Benzer bu kararda… gerektiği, tarafların ortak olduğu şirketin satışının gerçekleştirdiği araçlar ve iş makinelerinin piyasa değerinin 457.500,00 TL olduğu, tahsil edilen araç satışı «fatura» bedellerinden 261.360,00 TL'nin şirket hesaplarına intikal ettirildiği, kalan 196.140,00 TL'nin ise şirkete ödenmediği, böylelikle «şirket zararının» 486.310,00 TL olduğu gerekçesiyle 250.000,00 TL'nin dava tarihinden, 236.310,00 TL'nin «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ...
Tuğla ve Kiremit Sanayi Ticaret A.Ş'ye karşı bu davanın açılamayacağını, davacıların 14.06.2008 tarihine kadar şirkette başkan ve «yönetim kurulu» üyeleri olarak görev yaptıklarını, kendilerinin de sorumluluklarının bulunduğunu, müvekkillerince yapılan işlemlerde ana sözleşmeye, kanuna, «objektif iyi niyet kurallarına» bir aykırılığın bulunmadığını, davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tü …
Blok Tuğla ve Kiremit Sanayi Ticaret A.Ş. adında bir şirketin daha bulunduğunu, davalı yönetimin şirketin gelir kaynak ve «malvarlığını» bu ikinci şirkete aktardığını, 9 adet araç ve iş makinesinin, 2.000.000 adet tuğla/bacanın satışının hükümsüzlüğü ile anılan malların şirkete iadesine, bunun mümkü …
Toprak Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin ortakları tarafından 6762 sayılı TTK'nın 309 ve 336'ıncı maddeleri uyarınca şirket «yönetim kurulu» üyeleri aleyhine açılan sorumluluk davasına ilişkin olup mahkemece yazılı olduğu şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/2601 E. , 2023/4431 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/44 E., 2020/819 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 21.11.2019 tarihli ve 2018/1521 E., 2019/7401 K. sayılı kararı ile bozulmuş, bozma üzerine Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilâmına direnilmiş ve bu kararın da davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce bozma kararı yerinde bulunarak direnme kararı incelenmek üzere dosya Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.02.2023 tarihli ve 2021/11-288 E., 2023/8 K. sayılı ilâmı ile direnme kararının yerinde olduğuna karar verilerek diğer temyiz itirazları incelenmediğinden davalı vekilinin temyiz itirazlarına ilişkin inceleme yapılmak üzere dosya Dairemize gönderilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu tarafından dosya Dairemize gönderilmiş olmakla Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Ferhat Toprak San. Tic. A.Ş'deki hisselerinin davadışı şirket ortaklarına devrettiğini, satış bedeline karşılık alacaklısı ..., müşterek borçluları Ferhat Toprak San. Tic. A.Ş., Has Tuğla A.Ş. ve Fırat Toprak San. Tic. Ltd. Şti. olan 36 adet kambiyo senedi düzenlenerek imzalanıp müvekkiline verildiğini, senetlerin vadelerinde ödenmediğini, vadesi gelmeyenlerin de ödenmeyeceğinin belli olması nedeni ile takip yapıldığını, haksız olarak itiraz edildiğini, borçlunun kambiyo senetlerinin borçlusu olduğunu, bonoların hisse devri karşılığında ahzolunduğunu, taraflar arasında protokol bulunduğunu ileri sürerek, başlatılan takibe vaki itirazın iptalini, ıslah dilekçesi ile 300.000,00 USD'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; senet bedellerinin ödenmesi konusunda davacı ile senet borçluları ve 3. kişiler arasında protokol düzenlendiğini, buna göre senet bedellerinin Has Tuğla A.Ş. adına ... tarafından davacıya ödenmesinin, Has Tuğla A.Ş. tarafından ödenen bedel kadar 36.000.000 adet tuğlanın ... 'na verilmesinin kararlaştırıldığını, bu nedenle senetteki imzaların boşa çıktığını, senetlerin ve taraflar arasındaki tüm ilişkilerin zamanaşımına uğradığını, davacının müvekkilinden bir talep hakkı olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.03.2017 tarihli ve 2014/60 E., 2017/234 K. sayılı kararı ile;
09. 03.2007 tarihli protokol kapsamında senet bedellerinin ödenmemesi nedeni ile alacaklı, borçlular ve üçüncü kişi arasında şartlı olarak borcun devri anlaşması yapıldığı, protokol gereğince borçlu Hastuğ Toprak San. ve Tic. A.Ş. tarafından senet bedeli kadar tuğlanın üçüncü kişi ... ’na verileceği ve karşılığında da üçüncü kişinin alacaklıya senet bedellerini ödeyeceği, buna göre üçüncü kişi ... 'nun alacağı davacıya ödemekle yükümlü olduğu ve borçlunun alacaklıya doğrudan ödeme yükümlüğünden kurtulduğu, zira bu durumda borcun temlikinin söz konusu olduğu, borcun temlikinin gerçekleşmiş olması nedeniyle öncesine dayalı borç ilişkisinden kaynaklanan senetlerin kambiyo senedi vasıflarının sona erdiği, protokol gereğince borcun üçüncü kişiye devredilmiş olması nedeniyle alacaklının üçüncü kişiden alacağını talep etmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 11.01.2018 tarihli ve 2017/449 E., 2018/3 K. sayılı kararı ile; tarafların düzenlediği protokol başlıklı sözleşmede ... 'nun davaya konu bonoların düzenleyicilerinin borcuna adi yazılı bir sözleşme ile katıldığı, kambiyo senetlerinden doğan borcun aynen devam ettiği ve sözleşmenin kambiyo senetlerinden doğan borçların bütün olarak ... 'na nakledilmesi (üstlenilmesi) anlamını taşımadığı, başka bir deyişle kambiyo senetlerinden doğan borcun devam ettiği, bu borcun yerine protokolden doğan borcun geçmediği ve geçemeyeceği, bu durumda dava konusu senetlerden dolayı davalının keşideci sıfatıyla borcunun devam ettiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne;
ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 21.11.2019 tarihli ve 2018/1521 E., 2019/7401 K. sayılı taraflar arasında borca katılma değil, borcun nakli iradesinin bulunduğu, bu durumda, protokolün ve taraf delillerinin borcun nakli kurumu çerçevesinde değerlendirilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozularak dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; önceki gerekçeye ilaveten hisse devrinden dolayı düzenlenen bonoların 09.03.2007 tarihli protokol ile iptal edilmediği, bu durumda kambiyo senedi olan bonolardan dolayı keşidecilerin sorumluluğu ve borçluluğunun aynen devam ettiği, protokol gereğince senetleri ödeyeceği kararlaştırılan ... 'nun durumunun ancak sözleşmeye katılma olarak kabul edilebileceği, zira kambiyo senetlerinden doğan borcun aynen durduğu ve bu borcu ... 'nun alacağı tuğlalara karşılık ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, oysa borcun nakli sözleşmesinin varlık kazanabilmesi için eski borcun tamamen sona erdirilmesi ve onun yerine yeni borcun geçmesi gerektiği, somut olayda kıymetli evraktan doğan borçların iptal edilmediği ve bunların yerine protokolden doğan borçların geçmediği, başka bir deyişle protokol ile kıymetli evraktan doğan borçların üçüncü şahıs olan ...
tarafından nasıl ödeneceğinin belirlendiği, aksi hâlde hiç kimse kıymetli evraktan doğan ve üç borçlunun yüklendiği borcun karşılığını adi yazılı bir sözleşmeye bağlanan borca nakletmeyeceği, borç ilişkisinde alacaklı alacağını garanti altına almak için borçlu sayısını artırmak (kefil v.b) ya da ayni güvence (rehin v.b) almak isteyeceği gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacının devrettiği hisse bedeli karşılığı düzenlenen bonolara teminat amaçlı müteselsil borçlu sıfatıyla imza koyduğunu, 09.03.2007 tarihli protokol ile ... 'nun Hastuğ Toprak San. ve Tic. A.Ş.'den tuğla almayı ve tuğla bedellerini de davacıya ödemeyi kabul ettiğini, böylelikle davacıdan hisse almadığı için bu alışverişte taraf olmayan müvekkilinin borcunun sona erdiğini, 09.03.2007 tarihli protokolün borca katılma değil borcun nakli niteliğinde olduğunu ve müvekkilinin sorumluluğunun sona erdiğini, dolayısıyla direnme kararının hukuka uygun olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Dairemizin İnceleme Kararı
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede, Daire kararının yerinde olduğu belirtilerek temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
D. Hukuk Genel Kurulu Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulununn 01.02.2023 tarihli ve 2021/11-288 E., 2023/8 K. sayılı ilâmı ile 09.03.2007 tarihli protokolde yer alan kayıtların gerçek anlamı, tarafların gerçek iradeleri bağlamında değerlendirildiğinde anılan protokol ile dava dışı ... 'nun her biri 60.000,00 USD bedelli olan ve Ferhat Toprak San. ve Tic. A.Ş., Hastuğ Toprak San. ve Tic. A.Ş. ve Fırat Toprak San. Tic. Ltd. Şti.'nin müşterek müteselsil borçlu olarak bulunduğu otuz altı adet senetten kaynaklanan borcu üstlenmemiş olduğu, aksine belirtilen borca katılarak Ferhat Toprak San. ve Tic. A.Ş., Hastuğ Toprak San. ve Tic. A.Ş. ve Fırat Toprak San. Tic. Ltd. Şti. ile birlikte müteselsil borçlu hâline geldiği, 09.03.2007 tarihli protokol ile ...
borca katılmış olduğundan asıl borçlu davalının borcunun sona ermediği, zira 09.03.2007 tarihli protokolün üçüncü maddesinde ... 'nun her ay aldığı tuğlaya karşılık o aya ait 60.000,00 USD bedelli senedi ...'ya ödeyip alarak Hastuğ Toprak San. ve Tic. A.Ş.'ye teslim edeceği belirtilerek asıl borçluların otuz altı adet senetten kaynaklanan borçlarının devam ettiğinin ifade edilmeye çalışıldığı, taraflar ve diğer borçlular Ferhat Toprak San. ve Tic. A.Ş. ve Hastuğ Toprak San. ve Tic. A.Ş. ile dava dışı üçüncü kişi ... tarafından imzalanan 09.03.2007 tarihli protokolün borca katılma sözleşmesi olduğu, bu sözleşme ile ... 'nun borca katıldığı ve diğer borçlularla birlikte müteselsil borçlu hâline geldiği, böylece asıl borçlu davalının dava konusu kambiyo senetlerinden kaynaklanan borcundan kurtulmasının söz konusu olmadığı ve sorumluluğunun devam ettiğinin kabul edilmesi gerektiği gerekçesi ile direnme kararı yerinde bulunarak bozma nedeni dikkate alındığında karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
E. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmalık, hisse devri karşılığında verilen bonolar nedeniyle alacağın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 18 ve 174 üncü maddesi
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/946787400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz