Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/848 E. 2023/4132 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çekin bedelsizliği↗ sevk irsaliyesi↗ borçlu olunmadığının tespiti↗ irsaliye↗ bedelsizlik↗ yargılama gideri↗ esastan ret↗ fatura↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ çek↗ dosya masrafı↗ menfi tespit↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ ibraz↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/1453 E., 2019/1087 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıdan tohum satın aldığını, ancak davalının tohumları teslim etmediğini, tohum alım satımı nedeniyle davacı tarafından davalıya toplamda 500.000,00 TL bedelli 4 adet çekin verildiğini, mal teslimi yapılmaması nedeniyle davacı tarafından davalıya verilmiş olan dört adet çekin bedelsiz kaldığını ileri sürerek dört adet çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamış olmakla birlikte, yargılama sırasında fatura konusu çeklerin karşılığı olan tohumların davalı tarafından teslim edildiğini, bu nedenle davanın konusuz kaldığını savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama sürerken davalı vekilinin ibraz ettiği dilekçe ile alım satıma konu tohumların davalı tarafından davacıya teslim edildiğinin bildirildiği, davacı vekilinin duruşmadaki beyanında ise dava konusu çeklere karşılık verilecek malların dava tarihinden sonra davalı tarafından teslim edildiğinin belirtildiğini, taraflar arasında tohum alım satımına konu ticari ilişki nedeniyle davacı tarafından davalıya verilen çeklerin karşılığı olan tohumların yargılama sırasında davalı tarafından davacıya teslim edildiği, bu nedenle davanın konusuz kaldığı, bu durumda esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin gerektiği, davalı tarafın davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulduğu gerekçesiyle dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından davalıdan alınacak tohumlara karşılık dört adet çekin verildiğini, tohumların sevk irsaliyesi ile birlikte davalı tarafından davacıya teslim edildiğini, irsaliyelerin tarihlerinin dava tarihinden sonraki tarihli olduğunu, ancak davacı tarafından davanın da çeklerin tarihi gelmeden açıldığını, bu nedenle çeklerin tarihi gelmeden de malların davalı tarafından teslim edildiğini, tohumların ön inceleme aşamasından önce teslim edildiğini, bu nedenle Mahkemece yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını savunarak kararın yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında tohum alım satımına konu ticari ilişki nedeniyle davacı tarafından davalıya verilen çeklerin karşılığı tohumların yargılama sırasında davalı tarafından davacıya teslim edildiği, bu nedenle davanın konusuz kaldığı, yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 331 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmayan durumlarda mahkeme tarafından davanın açıldığı tarihteki haklılık oranına göre yargılama giderine hükmedileceği, davacı tarafça davalıdan vekalet ücreti ve masraf taleplerinin bulunduğunun tüm dosya kapsamından anlaşıldığı, konusuz kalan davanın esası hakkında kararla birlikte davanın açılmasına sebebiyet veren davalı aleyhine mahkemece vekalet ücreti ve yargılama ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle kararın yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yargılama gideri ve vekalet ücretinden kimin sorumlu tutulması gerektiği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 331 inci maddesinin birinci fıkrası ve 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4465 E. 2019/5051 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin feshi · mahsup · kâr payı · ıslah
Benzer bu karardaŞti. arasında tohum «ıslahı» ve üretimi konusunda anlaşma yapıldığı, bu işlemleri gerçekleştirmek amacıyla davacının da ortak olduğu TTAG A.Ş'nin kurulduğu, davalı şirketlerin kiraladıkları ve hazırladıkları ortamda davacının baş danışman olduğu, ekip tarafından davaya konu yeni yetiştirilmiş tohumların üretildiği ancak 5042 sayılı kanun kapsamında tescil edilmiş bir tohum bulunmadığından davacının ıslahçı sıfatını ve haklarını kullanamayacağı, yapılan sözleşme ve içeriğinin genel hükümler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacının üretimine katkıda bulunduğu ve üretilmesini sağladığı tohumların toptan satış değerinin 446.000 TL olup bu meblağın %15' inin davacının sözleşme kapsamında talep edebileceği miktar olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 66.900 TL. nin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, ıslahçı «payı» ödenmesi ve tohumların mülkiyetinin verilmesi talebinin reddine, karşı davada ise davacının «sözleşmenin feshi» sonucunu doğuracak herhangi bir eylemli faaliyetinin olmadığı gerekçesi ile karşı davanın reddine karar verilmiştir.
… ek miktarın saptanmasında yöntem olarak bir isabetsizlik söz konusu değilse de, sözleşmede davacıya aylık olarak yapılan ödemelerin toplam ödenmesi gereken tutardan «mahsup» edileceği açıkça belirtilmiş olmasına ve hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda da bu yönde hesaplama yapılmasına karşın, gerekçesi de belirtilmeksizin, bu ö …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5231 E. 2024/6947 K.
Ortak:fatura
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamış olmakla birlikte, yargılama sırasında «fatura» konusu çeklerin karşılığı olan tohumların davalı tarafından «teslim» edildiğini, bu nedenle davanın konusuz kaldığını savunmuştur.
Benzer bu kararda… lının davaya konu ... markasını kesintisiz olarak uzun yıllardır kullandığını, bilirkişi raporu iledavalının esasen uzun yıllardır yüklü miktarlarda ... markası ile «fatura» düzenlediğinin tespit edildiğini, dolayısıyla markanın kullanılmadığına dair gerekçeli kararda yapılan tespitin eksik olduğunu, bilirkişi raporunda markanın davalı tarafından kullanımının 31 numaralı emtianın "hayvan yemleri" başlığı altında kalan kuş yemleri emtiaları alanında olduğu, tohumlar alanında olmadığının ifade edildiğini, ancak bu durumun markanın davalı tarafından kullanıldığı gerçeğini değiştirmediğini, buna rağmen markayı kendi içinde de parçalara bölerek bir kısım ürünlerde satış olmadığından bahisle davanın kabulünün haksız olduğunu, marka tescil başvurusunda emtia türü talep edilmekte olup, emtianın alt dallarının ayrı tutulmadığını, davalının tescil ettiği markanın 31 numaralı emtia türü içeriğindeki tüm alt ürün ve hizmetlerde de koruma sağladığını; Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından yayımlanan 01.01.2017 yürürlük tarihli Marka Tescil Başvurularına Ait Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ'de bu durumun düzenlendiğini, ancak tebliğin mahkemece değerlendirilmediğini, Mahkeme kararı ile 31 numaralı emtia türünde iki adet ... markasının oluşmasına zemin hazırlandığını, ancak hükmün dış dünyadaki etkilerinin hukuki olup olmayacağının değerlendirilmediğini, zira benzer ürünlerin aynı marka ile tescilinin «iltibasa» ve marka tecavüzüne yol açacağını, Mahkeme hükmünün Anayasa m.141 ve HMK m.297 amir hükmü karşısında usulüne uygun bir gerekçeli karar olmadığını, kararda dosyadaki bilirkişi raporuna atıf yapılmakla yetinildiğini, hangi unsurların bu hükme varılmasında etkili ve delil mahiyetinde olduğunun açıklanmadığını, davanın kabulü anlamına gelmemek üzere davacı tarafın davalıya bir «ihtar» yahut başkaca bir başvuruda bulunmadığını, haliyle davanın açılmasına davalının sebebiyet vermediğini, bu husus dikkate alınarak «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden davalının sorumlu tutulmaması gerektiğini beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sicilden terkin · yargılama giderleri · ihtar · terkin · iltibas
Benzer bu kararda… lının davaya konu ... markasını kesintisiz olarak uzun yıllardır kullandığını, bilirkişi raporu iledavalının esasen uzun yıllardır yüklü miktarlarda ... markası ile «fatura» düzenlediğinin tespit edildiğini, dolayısıyla markanın kullanılmadığına dair gerekçeli kararda yapılan tespitin eksik olduğunu, bilirkişi raporunda markanın davalı tarafından kullanımının 31 numaralı emtianın "hayvan yemleri" başlığı altında kalan kuş yemleri emtiaları alanında olduğu, tohumlar alanında olmadığının ifade edildiğini, ancak bu durumun markanın davalı tarafından kullanıldığı gerçeğini değiştirmediğini, buna rağmen markayı kendi içinde de parçalara bölerek bir kısım ürünlerde satış olmadığından bahisle davanın kabulünün haksız olduğunu, marka tescil başvurusunda emtia türü talep edilmekte olup, emtianın alt dallarının ayrı tutulmadığını, davalının tescil ettiği markanın 31 numaralı emtia türü içeriğindeki tüm alt ürün ve hizmetlerde de koruma sağladığını; Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından yayımlanan 01.01.2017 yürürlük tarihli Marka Tescil Başvurularına Ait Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ'de bu durumun düzenlendiğini, ancak tebliğin mahkemece değerlendirilmediğini, Mahkeme kararı ile 31 numaralı emtia türünde iki adet ... markasının oluşmasına zemin hazırlandığını, ancak hükmün dış dünyadaki etkilerinin hukuki olup olmayacağının değerlendirilmediğini, zira benzer ürünlerin aynı marka ile tescilinin «iltibasa» ve marka tecavüzüne yol açacağını, Mahkeme hükmünün Anayasa m.141 ve HMK m.297 amir hükmü karşısında usulüne uygun bir gerekçeli karar olmadığını, kararda dosyadaki bilirkişi raporuna atıf yapılmakla yetinildiğini, hangi unsurların bu hükme varılmasında etkili ve delil mahiyetinde olduğunun açıklanmadığını, davanın kabulü anlamına gelmemek üzere davacı tarafın davalıya bir «ihtar» yahut başkaca bir başvuruda bulunmadığını, haliyle davanın açılmasına davalının sebebiyet vermediğini, bu husus dikkate alınarak «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden davalının sorumlu tutulmaması gerektiğini beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Taraflar arasındaki markanın iptali ve «sicilden terkini» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, 5 yıl içinde haklı bir sebep olmaksızın kullanılmayan markanın iptali ve «sicilden terkini» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6950 E. 2024/3106 K.
Ortak:sevk irsaliyesi · irsaliye · fatura · teslim
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından davalıdan alınacak tohumlara karşılık dört adet çekin verildiğini, tohumların «sevk irsaliyesi» ile birlikte davalı tarafından davacıya «teslim» edildiğini, irsaliyelerin tarihlerinin dava tarihinden sonraki tarihli olduğunu, ancak davacı tarafından davanın da çeklerin tarihi gelmeden açıldığını, bu nedenle çeklerin tarihi gelmeden de malların davalı tarafından teslim edildiğini, tohumların ön inceleme aşamasından önce teslim edildiğini, bu nedenle Mahkemece «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesinin doğru olmadığını savunarak kararın yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden kaldırılmasını istemiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamış olmakla birlikte, yargılama sırasında «fatura» konusu çeklerin karşılığı olan tohumların davalı tarafından «teslim» edildiğini, bu nedenle davanın konusuz kaldığını savunmuştur.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıdan tohum satın aldığını, ancak davalının tohumları «teslim» etmediğini, tohum alım satımı nedeniyle davacı tarafından davalıya toplamda 500.000,00 TL bedelli 4 adet çekin verildiğini, mal teslimi yapılmaması nedeniyle davacı tarafından davalıya verilmiş olan dört adet «çekin bedelsiz» kaldığını ileri sürerek dört adet «çek» nedeniyle «borçlu olunmadığının tespitine» karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıdan 20.01.2017 tarihli 0019245 seri numaralı «sevk irsaliyesi» ile 1.850 kg CİNE cinsi fasulye tohumu aldığını ancak «teslim» edilen tohumların kılçıklı ve telminli olan ve ticari değeri olmayan başka bir fasulye türü çıktığını, bu durumun İlçe Tarım Müdürlüğü tarafından düzenlenen raporl …
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıdan 20.01.2017 tarihli 0019245 seri numaralı «sevk irsaliyesi» ile 1.850 kg CİNE cinsi fasulye tohumu aldığını ancak «teslim» edilen tohumların kılçıklı ve telminli olan ve ticari değeri olmayan başka bir fasulye türü çıktığını, bu durumu fark etmesi üzerine İklim Bahçe Şirketi aleyhine Dörtyol 2.
… ESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dilekçesinin ekinde yer alan 21.01.2017 Hatay Akdeniz Taşımacılık Şirketi'nin «ambar tesellüm fişi» aracılığı ile davalı iklim bahçe tarafından 2 paket olarak 275,00 TL tutarlı fiş düzenlendiği, isim, imza, miktar ve cins bilgisinin yer almadığı, davalı şirket kayıtları üzerinde «ticari defterlerin incelenmesi» için dosyanın bilirkişiye gönderildiği, usulüne uygun alınan raporlarda davalı şirketin 01.05.2017 tarihli 9251 numaralı «fatura» ile tohum işleme bedeli olarak 8.000,00 TL değerindeki faturanın davacı tarafından vadesinde ödendiğinin anlaşıldığı, asıl davada tanık olarak dinlenen ...'un beya …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ambar tesellüm fişi · yetki ilk itirazı · ilk itiraz · ticari defter incelemesi · kusursuz sorumluluk · karine · yazılı delil · satış sözleşmesi
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «yetki ilk itirazında» bulunduğunu, davalı ile davacı arasında mal alım satım ilişkisinin bulunmadığını, davalı şirketin sadece hizmet satışı tohum eleme, temizleme, ilaçlama, boyama gibi hizmetler sunduğunu, davacının zararının tohumun geno tipinden kaynaklanmakta olması durumunda davalının sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
… ESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dilekçesinin ekinde yer alan 21.01.2017 Hatay Akdeniz Taşımacılık Şirketi'nin «ambar tesellüm fişi» aracılığı ile davalı iklim bahçe tarafından 2 paket olarak 275,00 TL tutarlı fiş düzenlendiği, isim, imza, miktar ve cins bilgisinin yer almadığı, davalı şirket kayıtları üzerinde «ticari defterlerin incelenmesi» için dosyanın bilirkişiye gönderildiği, usulüne uygun alınan raporlarda davalı şirketin 01.05.2017 tarihli 9251 numaralı «fatura» ile tohum işleme bedeli olarak 8.000,00 TL değerindeki faturanın davacı tarafından vadesinde ödendiğinin anlaşıldığı, asıl davada tanık olarak dinlenen ...'un beya …
… alınmasa bile davalı şirketin kanundan doğan sorumluluğunun olduğunu, ürünlerin davalı şirketin ambalajı ile paketlendiğini, bunun bile ürünün davalıdan alındığına «karine» teşkil ettiğini, yargılama sırasında tanık olarak dinlenen A.B.'nın tohumun kendisinden alındığını ve işlenmek üzere davalı şirkete gönderildiği şeklindeki beyanlarına davalı vekilince itirazımız yoktur şeklinde onay verildiğini, davalı şirket tarafından faturada bazı bilgilerin eksikliğinin müvekkiline yüklenemeyeceğini, müvekkilinin «tacir» olmadığını, mahkemece tacir olmanın getirdiği «olumsuzlukların» kendisine sorumluluk olarak yüklenmesinin hatalı olduğunu, birleşen dava yönünden; davalı A.B. tarafından kendisinin bu olaydan sorumluluğunu 22.05.2018 tarihinde «ikrar» ettiğini, dolayısıyla sürenin bu tarihten itibaren işlemeye başlayacağını, zarara uğradığının tespitinin süre başlangıcı olarak belirtilmesine karşın zarar verenin kim olduğunun belirli olması halinde zarar tespiti ile sürenin başlamasının «hakkaniyetli» çözüm olacağının «kesin» olduğunu, zarar verenin kim olduğunun tespitinden itibaren 6 ay geçmesi halinde ise uzun süre olan 2 yıllık sürenin dikkate alınması gerektiğini, 5553 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi uyarınca «kusursuz sorumluluğun» olduğunu, gönderilen tohumların ambalajlarının davalı şirkete ait olduğunu, bu durumunda tohumları satmadığını veya dağıtmadığını «ispat yükünün» davalı şirkette olduğunu, Yargıtay kararı uyarınca tohumun satılması veya «dağıtılması» olayında taraflar arasında sözleşme ilişkinin bulunmasına gerek olmadığını, anılan Kanun maddesi uyarınca sorumluluk getirdiğinden ispat edilmediği gerekçesi ile r …
… lınan beyanları değerlendirildiğinde dava konusu tohumların Niğde'den alınıp, işlenmek üzere davalı şirkete verildiğini, davacı ile mal alışverişi bulunduğu yönünde «ikrarının» bulunmadığı, davacının tohumların bedelinin PTT banka hesabına yatırdığını, kendisinin de yatırdığı paraların tohumları aldığı Niğde'de ki çiftçilere verdiğini beyan ettiğinin anlaşıldığı, davalı ... ile davacı arasında sadece bu beyanlardan dava konusu alışverişinin ispatlanmasının mümkün olmadığı, davacının basiretli bir «tacir» gibi davranması gerektiği de dikkate alınarak işbu davalı yönünden herhangi bir «yazılı delil» bulunmadığından davanın «husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4156 E. 2021/3400 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kâr payı
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, asıl davanın kısmen kabulüne, 66.900.-TL'nin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, ıslahçı «payı» ödenmesi ve tohumların mülkiyetinin verilmesi talebinin reddine, karşı davanın reddine dair verilen kararın davalılar- karşı davacılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/848 E. , 2023/4132 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/2177 Esas, 2021/1661 Karar
HÜKÜM
Esastan ret; esas hakkında karar verilmesine yer olmadığı
İLK DERECE MAHKEMESİ Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/1453 E., 2019/1087 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıdan tohum satın aldığını, ancak davalının tohumları teslim etmediğini, tohum alım satımı nedeniyle davacı tarafından davalıya toplamda 500.000,00 TL bedelli 4 adet çekin verildiğini, mal teslimi yapılmaması nedeniyle davacı tarafından davalıya verilmiş olan dört adet çekin bedelsiz kaldığını ileri sürerek dört adet çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamış olmakla birlikte, yargılama sırasında fatura konusu çeklerin karşılığı olan tohumların davalı tarafından teslim edildiğini, bu nedenle davanın konusuz kaldığını savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama sürerken davalı vekilinin ibraz ettiği dilekçe ile alım satıma konu tohumların davalı tarafından davacıya teslim edildiğinin bildirildiği, davacı vekilinin duruşmadaki beyanında ise dava konusu çeklere karşılık verilecek malların dava tarihinden sonra davalı tarafından teslim edildiğinin belirtildiğini, taraflar arasında tohum alım satımına konu ticari ilişki nedeniyle davacı tarafından davalıya verilen çeklerin karşılığı olan tohumların yargılama sırasında davalı tarafından davacıya teslim edildiği, bu nedenle davanın konusuz kaldığı, bu durumda esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin gerektiği, davalı tarafın davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulduğu gerekçesiyle dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından davalıdan alınacak tohumlara karşılık dört adet çekin verildiğini, tohumların sevk irsaliyesi ile birlikte davalı tarafından davacıya teslim edildiğini, irsaliyelerin tarihlerinin dava tarihinden sonraki tarihli olduğunu, ancak davacı tarafından davanın da çeklerin tarihi gelmeden açıldığını, bu nedenle çeklerin tarihi gelmeden de malların davalı tarafından teslim edildiğini, tohumların ön inceleme aşamasından önce teslim edildiğini, bu nedenle Mahkemece yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını savunarak kararın yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında tohum alım satımına konu ticari ilişki nedeniyle davacı tarafından davalıya verilen çeklerin karşılığı tohumların yargılama sırasında davalı tarafından davacıya teslim edildiği, bu nedenle davanın konusuz kaldığı, yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 331 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmayan durumlarda mahkeme tarafından davanın açıldığı tarihteki haklılık oranına göre yargılama giderine hükmedileceği, davacı tarafça davalıdan vekalet ücreti ve masraf taleplerinin bulunduğunun tüm dosya kapsamından anlaşıldığı, konusuz kalan davanın esası hakkında kararla birlikte davanın açılmasına sebebiyet veren davalı aleyhine mahkemece vekalet ücreti ve yargılama ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle kararın yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yargılama gideri ve vekalet ücretinden kimin sorumlu tutulması gerektiği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 331 inci maddesinin birinci fıkrası ve 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/946784500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz