Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/4465 E. 2019/5051 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari dava niteliği↗ sözleşmenin feshi↗ mahsup↗ kâr payı↗ ıslah↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; asıl davada davacı ile davalılardan Genagri Tarım San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında tohum ıslahı ve üretimi konusunda anlaşma yapıldığı, bu işlemleri gerçekleştirmek amacıyla davacının da ortak olduğu TTAG A.Ş'nin kurulduğu, davalı şirketlerin kiraladıkları ve hazırladıkları ortamda davacının baş danışman olduğu, ekip tarafından davaya konu yeni yetiştirilmiş tohumların üretildiği ancak 5042 sayılı kanun kapsamında tescil edilmiş bir tohum bulunmadığından davacının ıslahçı sıfatını ve haklarını kullanamayacağı, yapılan sözleşme ve içeriğinin genel hükümler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacının üretimine katkıda bulunduğu ve üretilmesini sağladığı tohumların toptan satış değerinin 446.000 TL olup bu meblağın %15' inin davacının sözleşme kapsamında talep edebileceği miktar olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 66.900 TL. nin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, ıslahçı payı ödenmesi ve tohumların mülkiyetinin verilmesi talebinin reddine, karşı davada ise davacının sözleşmenin feshi sonucunu doğuracak herhangi bir eylemli faaliyetinin olmadığı gerekçesi ile karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar-karşı davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-)Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bi isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle gerek dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı Kanun’un 4. maddesi ve gerekse de daha sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı Kanun’un 4. maddesi gözetildiğinde davanın ticari dava niteliğinin bulunmaması nedeniyle, yargılamanın Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yapılıp bitirilmesinde ve mahkemece, uyulan bozma ilamı doğrultusunda, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin tasfiyesi suretiyle giderilmesinde usul ve yasaya bir aykırılık bulunmamasına göre, davalılar-karşı davacı vekilinin karşı dava bakımından tüm, asıl dava bakımından ise aşağıdaki bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-)Mahkemece, asıl davada sözleşmenin tasfiyesi cihetinde, davacı yanca geliştirilen tohumların satış bedeli üzerinden sözleşmede öngörülen oran esas alınmak suretiyle davacıya ödenecek miktarın saptanmasında yöntem olarak bir isabetsizlik söz konusu değilse de, sözleşmede davacıya aylık olarak yapılan ödemelerin toplam ödenmesi gereken tutardan mahsup edileceği açıkça belirtilmiş olmasına ve hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda da bu yönde hesaplama yapılmasına karşın, gerekçesi de belirtilmeksizin, bu ödemelerin davacının toplam alacağından mahsup edilmeksizin hüküm kurulmuş olması doğru olmamış, asıl davada davalılar vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulüyle asıl dava yönünden verilen kararın davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6548 E. 2023/5899 K.
Ortak:sözleşmenin feshi · mahsup · kâr payı · ıslah
İncelediğiniz karardaŞti. arasında tohum «ıslahı» ve üretimi konusunda anlaşma yapıldığı, bu işlemleri gerçekleştirmek amacıyla davacının da ortak olduğu TTAG A.Ş'nin kurulduğu, davalı şirketlerin kiraladıkları ve hazırladıkları ortamda davacının baş danışman olduğu, ekip tarafından davaya konu yeni yetiştirilmiş tohumların üretildiği ancak 5042 sayılı kanun kapsamında tescil edilmiş bir tohum bulunmadığından davacının ıslahçı sıfatını ve haklarını kullanamayacağı, yapılan sözleşme ve içeriğinin genel hükümler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacının üretimine katkıda bulunduğu ve üretilmesini sağladığı tohumların toptan satış değerinin 446.000 TL olup bu meblağın %15' inin davacının sözleşme kapsamında talep edebileceği miktar olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 66.900 TL. nin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, ıslahçı «payı» ödenmesi ve tohumların mülkiyetinin verilmesi talebinin reddine, karşı davada ise davacının «sözleşmenin feshi» sonucunu doğuracak herhangi bir eylemli faaliyetinin olmadığı gerekçesi ile karşı davanın reddine karar verilmiştir.
… ek miktarın saptanmasında yöntem olarak bir isabetsizlik söz konusu değilse de, sözleşmede davacıya aylık olarak yapılan ödemelerin toplam ödenmesi gereken tutardan «mahsup» edileceği açıkça belirtilmiş olmasına ve hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda da bu yönde hesaplama yapılmasına karşın, gerekçesi de belirtilmeksizin, bu ö …
Benzer bu karardadava bakımından ise «sözleşmenin feshi» ve sözleşme gereğince yapılan ödemelerin iadesi istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15213 E. 2015/633 K.
Ortak:ıslah
İncelediğiniz karardaŞti. arasında tohum «ıslahı» ve üretimi konusunda anlaşma yapıldığı, bu işlemleri gerçekleştirmek amacıyla davacının da ortak olduğu TTAG A.Ş'nin kurulduğu, davalı şirketlerin kiraladıkları ve hazırladıkları ortamda davacının baş danışman olduğu, ekip tarafından davaya konu yeni yetiştirilmiş tohumların üretildiği ancak 5042 sayılı kanun kapsamında tescil edilmiş bir tohum bulunmadığından davacının ıslahçı sıfatını ve haklarını kullanamayacağı, yapılan sözleşme ve içeriğinin genel hükümler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacının üretimine katkıda bulunduğu ve üretilmesini sağladığı tohumların toptan satış değerinin 446.000 TL olup bu meblağın %15' inin davacının sözleşme kapsamında talep edebileceği miktar olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 66.900 TL. nin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, ıslahçı «payı» ödenmesi ve tohumların mülkiyetinin verilmesi talebinin reddine, karşı davada ise davacının «sözleşmenin feshi» sonucunu doğuracak herhangi bir eylemli faaliyetinin olmadığı gerekçesi ile karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, asıl davada davacı ile davalılardan .... arasında tohum «ıslahı» ve üretimi konusunda anlaşma yapıldığı, bu işlemleri gerçekleştirmek amacıyla ....'nin kurulduğu, davalı şirketlerin kiraladıkları ve hazırladıkları ortamda davacının baş danışman olduğu, ekip tarafından davaya konu yeni yetiştirilmiş tohumların üretildiği, bu anlamda yapılan sözleşme ve içeriği gözetildiğinde, davacının üretilen tohumlar yönünden ıslahçı hakkına sahip olduğu, tohumların değerinin 1.941.860 TL olduğu, davacının ıslahçı hakkı kapsamında %15 olan 291.279 TL'lik talep hakkının mevcut olduğu gerekçesi ile taleple bağlı kalınarak 90.000 TL'nin davalılardan tahsiline, sair taleplerin reddine; karşı davada ise sözleşmenin «geçersizliğini» doğuracak herhangi bir delil ve belge bulunmadığı, davacının ıslahçı hakkına sahip olduğu ve yapılan ödemelerin de sözleşme kapsamında yapıldığı gerekçesi ile dava …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:geçersizlik · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, asıl davada davacı ile davalılardan .... arasında tohum «ıslahı» ve üretimi konusunda anlaşma yapıldığı, bu işlemleri gerçekleştirmek amacıyla ....'nin kurulduğu, davalı şirketlerin kiraladıkları ve hazırladıkları ortamda davacının baş danışman olduğu, ekip tarafından davaya konu yeni yetiştirilmiş tohumların üretildiği, bu anlamda yapılan sözleşme ve içeriği gözetildiğinde, davacının üretilen tohumlar yönünden ıslahçı hakkına sahip olduğu, tohumların değerinin 1.941.860 TL olduğu, davacının ıslahçı hakkı kapsamında %15 olan 291.279 TL'lik talep hakkının mevcut olduğu gerekçesi ile taleple bağlı kalınarak 90.000 TL'nin davalılardan tahsiline, sair taleplerin reddine; karşı davada ise sözleşmenin «geçersizliğini» doğuracak herhangi bir delil ve belge bulunmadığı, davacının ıslahçı hakkına sahip olduğu ve yapılan ödemelerin de sözleşme kapsamında yapıldığı gerekçesi ile dava …
Anılan Kanun'da başvuru ve tescil usulleri ayrıca ıslahçı hakkına yönelik tecavüz halinde «görevli» mahkeme usulleri ayrı ayrı düzenlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4156 E. 2021/3400 K.
Ortak:kâr payı · Alacak
İncelediğiniz karardaŞti. arasında tohum «ıslahı» ve üretimi konusunda anlaşma yapıldığı, bu işlemleri gerçekleştirmek amacıyla davacının da ortak olduğu TTAG A.Ş'nin kurulduğu, davalı şirketlerin kiraladıkları ve hazırladıkları ortamda davacının baş danışman olduğu, ekip tarafından davaya konu yeni yetiştirilmiş tohumların üretildiği ancak 5042 sayılı kanun kapsamında tescil edilmiş bir tohum bulunmadığından davacının ıslahçı sıfatını ve haklarını kullanamayacağı, yapılan sözleşme ve içeriğinin genel hükümler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacının üretimine katkıda bulunduğu ve üretilmesini sağladığı tohumların toptan satış değerinin 446.000 TL olup bu meblağın %15' inin davacının sözleşme kapsamında talep edebileceği miktar olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 66.900 TL. nin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, ıslahçı «payı» ödenmesi ve tohumların mülkiyetinin verilmesi talebinin reddine, karşı davada ise davacının «sözleşmenin feshi» sonucunu doğuracak herhangi bir eylemli faaliyetinin olmadığı gerekçesi ile karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, asıl davanın kısmen kabulüne, 66.900.-TL'nin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, ıslahçı «payı» ödenmesi ve tohumların mülkiyetinin verilmesi talebinin reddine, karşı davanın reddine dair verilen kararın davalılar- karşı davacılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/848 E. 2023/4132 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:çekin bedelsizliği · sevk irsaliyesi · borçlu olunmadığının tespiti · irsaliye · bedelsizlik · yargılama gideri · fatura · çek
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıdan tohum satın aldığını, ancak davalının tohumları «teslim» etmediğini, tohum alım satımı nedeniyle davacı tarafından davalıya toplamda 500.000,00 TL bedelli 4 adet çekin verildiğini, mal teslimi yapılmaması nedeniyle davacı tarafından davalıya verilmiş olan dört adet «çekin bedelsiz» kaldığını ileri sürerek dört adet «çek» nedeniyle «borçlu olunmadığının tespitine» karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından davalıdan alınacak tohumlara karşılık dört adet çekin verildiğini, tohumların «sevk irsaliyesi» ile birlikte davalı tarafından davacıya «teslim» edildiğini, irsaliyelerin tarihlerinin dava tarihinden sonraki tarihli olduğunu, ancak davacı tarafından davanın da çeklerin tarihi gelmeden açıldığını, bu nedenle çeklerin tarihi gelmeden de malların davalı tarafından teslim edildiğini, tohumların ön inceleme aşamasından önce teslim edildiğini, bu nedenle Mahkemece «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesinin doğru olmadığını savunarak kararın yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden kaldırılmasını istemiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamış olmakla birlikte, yargılama sırasında «fatura» konusu çeklerin karşılığı olan tohumların davalı tarafından «teslim» edildiğini, bu nedenle davanın konusuz kaldığını savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama sürerken davalı vekilinin «ibraz» ettiği dilekçe ile alım satıma konu tohumların davalı tarafından davacıya «teslim» edildiğinin bildirildiği, davacı vekilinin duruşmadaki beyanında ise dava konusu çeklere karşılık verilecek malların dava tarihinden sonra davalı tarafından teslim edildiğinin belirtildiğini, taraflar arasında tohum alım satımına konu ticari ilişki nedeniyle davacı tarafından davalıya verilen çeklerin karşılığı olan tohumların yargılama sırasında davalı tarafından davacıya teslim edildiği, bu nedenle davanın konusuz kaldığı, bu durumda esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesinin gerektiği, davalı tarafın davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulduğu gerekçesiyle dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/4465 E. , 2019/5051 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 18/07/2017 tarih ve 2015/318-2017/476 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalılar-karşı davacılar vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili, müvekkilinin Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nde öğretim üyesi olup, tohumculuk üzerine araştırmalar yaparken davalılar ile tohum ıslahı ve üretimi konusunda anlaşma yaptıklarını, sıfatının ıslahçı olduğunu, davalıların sözleşmeye aykırı davrandığını ileri sürerek, sözleşme gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL birikmiş ıslahçı payı alacağı ile bütün hatların ortak kullanıma açılmasını ve ayrıca ıslahçıya program dahilinde geliştirilmiş çeşitlerin satışından 5 yıl boyunca ıslahçı müvekkiline pay ödenmesini, ayrıca tohumlar üzerinde alacağı oranında mülkiyet hakkı tanınmasını talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile birikmiş ıslahçı payı alacağını 90.000 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı-karşı davacılar vekili, asıl davada davalının sözleşmeye sadık kalmadığını savunarak davanın reddini, karşı davada ise davalının haksız rekabet yasağına aykırı olarak dava dışı başka bir şirketle çalışmaya başladığını ileri sürerek, sözleşmenin 6.4 maddesi gereğince yapılan ödemelerden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte iadesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; asıl davada davacı ile davalılardan Genagri Tarım San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında tohum ıslahı ve üretimi konusunda anlaşma yapıldığı, bu işlemleri gerçekleştirmek amacıyla davacının da ortak olduğu TTAG A.Ş'nin kurulduğu, davalı şirketlerin kiraladıkları ve hazırladıkları ortamda davacının baş danışman olduğu, ekip tarafından davaya konu yeni yetiştirilmiş tohumların üretildiği ancak 5042 sayılı kanun kapsamında tescil edilmiş bir tohum bulunmadığından davacının ıslahçı sıfatını ve haklarını kullanamayacağı, yapılan sözleşme ve içeriğinin genel hükümler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacının üretimine katkıda bulunduğu ve üretilmesini sağladığı tohumların toptan satış değerinin 446.000 TL olup bu meblağın %15' inin davacının sözleşme kapsamında talep edebileceği miktar olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 66.900 TL.
nin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, ıslahçı payı ödenmesi ve tohumların mülkiyetinin verilmesi talebinin reddine, karşı davada ise davacının sözleşmenin feshi sonucunu doğuracak herhangi bir eylemli faaliyetinin olmadığı gerekçesi ile karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar-karşı davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-)Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bi isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle gerek dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı Kanun’un 4. maddesi ve gerekse de daha sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı Kanun’un 4. maddesi gözetildiğinde davanın ticari dava niteliğinin bulunmaması nedeniyle, yargılamanın Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yapılıp bitirilmesinde ve mahkemece, uyulan bozma ilamı doğrultusunda, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin tasfiyesi suretiyle giderilmesinde usul ve yasaya bir aykırılık bulunmamasına göre, davalılar-karşı davacı vekilinin karşı dava bakımından tüm, asıl dava bakımından ise aşağıdaki bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-)Mahkemece, asıl davada sözleşmenin tasfiyesi cihetinde, davacı yanca geliştirilen tohumların satış bedeli üzerinden sözleşmede öngörülen oran esas alınmak suretiyle davacıya ödenecek miktarın saptanmasında yöntem olarak bir isabetsizlik söz konusu değilse de, sözleşmede davacıya aylık olarak yapılan ödemelerin toplam ödenmesi gereken tutardan mahsup edileceği açıkça belirtilmiş olmasına ve hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda da bu yönde hesaplama yapılmasına karşın, gerekçesi de belirtilmeksizin, bu ödemelerin davacının toplam alacağından mahsup edilmeksizin hüküm kurulmuş olması doğru olmamış, asıl davada davalılar vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulüyle asıl dava yönünden verilen kararın davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacılar vekilinin karşı davaya ilişkin tüm, asıl davaya yönelik sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulüyle yerel mahkemenin asıl davaya yönelik kararının BOZULMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 1.098,10 TL harcın temyiz eden davalılar/karşı davacılar-karşı davaya yönelik iadesine, 09/07/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/517275800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz