Marka iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5231 E. 2024/6947 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 297↗ haklı sebep↗ sicilden terkin↗ yargılama giderleri↗ ihtar↗ esastan ret↗ fatura↗ terkin↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/212 E., 2021/166 K.
Taraflar arasındaki markanın iptali ve sicilden terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin yüksek indirimli gıda perakendecilik sektöründe faaliyet göstermekte olduğunu, içerisinde özel markaların da bulunduğu yaklaşık 700 üründen oluşan ürün yelpazesini Türkiye çapında faaliyet gösteren perakende mağazaları aracılığıyla satmakta olduğunu, davacının "..." markasını 31. sınıfta yer alan “Tohumlar: bitki tohumları, çiçek tohumları, sebze tohumları.” ürünleri bakımından da tescil ve kullanmak istediğini, ancak davalı adına kayıtlı 17.10.2003 tarih ve 2002/11968 sayı ile tescilli "..." markasının bunun önünde engel teşkil etmekte olduğunu, davalı adına kayıtlı söz konusu markanın 31. sınıfta yer alan ürünler üzerinde fiilen kullanılmadığını, tescilli "..." markasının listesinde bulunan ve üzerinde kullanılmadığı 31. sınıfta yer alan “Tohumlar: Bitki tohumları, çiçek tohumları, sebze tohumları” ürünleri için iptaline ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili davaya cevap vermemiş, duruşmalardaki beyanları ile tarafların markayı fiili kullanma amaçlarının farklı olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamı deliller ve bilirkişi raporuna göre; davalı adına tescilli 2002/11968 tescil nolu markanın tescilli olduğu 31.sınıftaki "tohumlar:bitki tohumları, çiçek tohumları, sebze tohumları" emtiaları yönünden beş yılı aşkın süreden beri kullanılmadığı anlaşılmakla, davanın kabulü ile dava konusu markanın sadece bu emtialar yönünden kullanmama nedeniyle iptaline, sicilden terkinine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının davaya konu ... markasını kesintisiz olarak uzun yıllardır kullandığını, bilirkişi raporu iledavalının esasen uzun yıllardır yüklü miktarlarda ... markası ile fatura düzenlediğinin tespit edildiğini, dolayısıyla markanın kullanılmadığına dair gerekçeli kararda yapılan tespitin eksik olduğunu, bilirkişi raporunda markanın davalı tarafından kullanımının 31 numaralı emtianın "hayvan yemleri" başlığı altında kalan kuş yemleri emtiaları alanında olduğu, tohumlar alanında olmadığının ifade edildiğini, ancak bu durumun markanın davalı tarafından kullanıldığı gerçeğini değiştirmediğini, buna rağmen markayı kendi içinde de parçalara bölerek bir kısım ürünlerde satış olmadığından bahisle davanın kabulünün haksız olduğunu, marka tescil başvurusunda emtia türü talep edilmekte olup, emtianın alt dallarının ayrı tutulmadığını, davalının tescil ettiği markanın 31 numaralı emtia türü içeriğindeki tüm alt ürün ve hizmetlerde de koruma sağladığını; Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından yayımlanan 01.01.2017 yürürlük tarihli Marka Tescil Başvurularına Ait Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ'de bu durumun düzenlendiğini, ancak tebliğin mahkemece değerlendirilmediğini, Mahkeme kararı ile 31 numaralı emtia türünde iki adet ... markasının oluşmasına zemin hazırlandığını, ancak hükmün dış dünyadaki etkilerinin hukuki olup olmayacağının değerlendirilmediğini, zira benzer ürünlerin aynı marka ile tescilinin iltibasa ve marka tecavüzüne yol açacağını, Mahkeme hükmünün Anayasa m.141 ve HMK m.297 amir hükmü karşısında usulüne uygun bir gerekçeli karar olmadığını, kararda dosyadaki bilirkişi raporuna atıf yapılmakla yetinildiğini, hangi unsurların bu hükme varılmasında etkili ve delil mahiyetinde olduğunun açıklanmadığını, davanın kabulü anlamına gelmemek üzere davacı tarafın davalıya bir ihtar yahut başkaca bir başvuruda bulunmadığını, haliyle davanın açılmasına davalının sebebiyet vermediğini, bu husus dikkate alınarak yargılama giderleri ve vekalet ücretinden davalının sorumlu tutulmaması gerektiğini beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 6769 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinde "Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan kullanılmayan markanın iptaline karar verilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Beş yıllık sürenin hesabında 6769 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 10.01.2017 tarihinden önceki sürelerin de hesaba katılması yönündeki mahkeme değerlendirmesinin yerinde olduğu; davalı tarafın mahkemece davanın kabulüne karar verilen ürünler yönünden markayı tescil tarihinden itibaren beş yıl süreyle ciddi anlamda kullanmadığı ve somut olayda "kullanmamanın haklı nedene dayalı olduğu" da ispat edilemediği gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf taleplerini tekrarla temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 5 yıl içinde haklı bir sebep olmaksızın kullanılmayan markanın iptali ve sicilden terkini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/848 E. 2023/4132 K.
Ortak:fatura
İncelediğiniz kararda… lının davaya konu ... markasını kesintisiz olarak uzun yıllardır kullandığını, bilirkişi raporu iledavalının esasen uzun yıllardır yüklü miktarlarda ... markası ile «fatura» düzenlediğinin tespit edildiğini, dolayısıyla markanın kullanılmadığına dair gerekçeli kararda yapılan tespitin eksik olduğunu, bilirkişi raporunda markanın davalı tarafından kullanımının 31 numaralı emtianın "hayvan yemleri" başlığı altında kalan kuş yemleri emtiaları alanında olduğu, tohumlar alanında olmadığının ifade edildiğini, ancak bu durumun markanın davalı tarafından kullanıldığı gerçeğini değiştirmediğini, buna rağmen markayı kendi içinde de parçalara bölerek bir kısım ürünlerde satış olmadığından bahisle davanın kabulünün haksız olduğunu, marka tescil başvurusunda emtia türü talep edilmekte olup, emtianın alt dallarının ayrı tutulmadığını, davalının tescil ettiği markanın 31 numaralı emtia türü içeriğindeki tüm alt ürün ve hizmetlerde de koruma sağladığını; Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından yayımlanan 01.01.2017 yürürlük tarihli Marka Tescil Başvurularına Ait Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ'de bu durumun düzenlendiğini, ancak tebliğin mahkemece değerlendirilmediğini, Mahkeme kararı ile 31 numaralı emtia türünde iki adet ... markasının oluşmasına zemin hazırlandığını, ancak hükmün dış dünyadaki etkilerinin hukuki olup olmayacağının değerlendirilmediğini, zira benzer ürünlerin aynı marka ile tescilinin «iltibasa» ve marka tecavüzüne yol açacağını, Mahkeme hükmünün Anayasa m.141 ve HMK m.297 amir hükmü karşısında usulüne uygun bir gerekçeli karar olmadığını, kararda dosyadaki bilirkişi raporuna atıf yapılmakla yetinildiğini, hangi unsurların bu hükme varılmasında etkili ve delil mahiyetinde olduğunun açıklanmadığını, davanın kabulü anlamına gelmemek üzere davacı tarafın davalıya bir «ihtar» yahut başkaca bir başvuruda bulunmadığını, haliyle davanın açılmasına davalının sebebiyet vermediğini, bu husus dikkate alınarak «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden davalının sorumlu tutulmaması gerektiğini beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamış olmakla birlikte, yargılama sırasında «fatura» konusu çeklerin karşılığı olan tohumların davalı tarafından «teslim» edildiğini, bu nedenle davanın konusuz kaldığını savunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çekin bedelsizliği · sevk irsaliyesi · borçlu olunmadığının tespiti · irsaliye · bedelsizlik · yargılama gideri · çek · dosya masrafı
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıdan tohum satın aldığını, ancak davalının tohumları «teslim» etmediğini, tohum alım satımı nedeniyle davacı tarafından davalıya toplamda 500.000,00 TL bedelli 4 adet çekin verildiğini, mal teslimi yapılmaması nedeniyle davacı tarafından davalıya verilmiş olan dört adet «çekin bedelsiz» kaldığını ileri sürerek dört adet «çek» nedeniyle «borçlu olunmadığının tespitine» karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından davalıdan alınacak tohumlara karşılık dört adet çekin verildiğini, tohumların «sevk irsaliyesi» ile birlikte davalı tarafından davacıya «teslim» edildiğini, irsaliyelerin tarihlerinin dava tarihinden sonraki tarihli olduğunu, ancak davacı tarafından davanın da çeklerin tarihi gelmeden açıldığını, bu nedenle çeklerin tarihi gelmeden de malların davalı tarafından teslim edildiğini, tohumların ön inceleme aşamasından önce teslim edildiğini, bu nedenle Mahkemece «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesinin doğru olmadığını savunarak kararın yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden kaldırılmasını istemiştir.
… nda tohum alım satımına konu ticari ilişki nedeniyle davacı tarafından davalıya verilen çeklerin karşılığı tohumların yargılama sırasında davalı tarafından davacıya «teslim» edildiği, bu nedenle davanın konusuz kaldığı, yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 331 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmayan durumlarda mahkeme tarafından davanın açıldığı tarihteki haklılık oranına göre «yargılama giderine» hükmedileceği, davacı tarafça davalıdan «vekalet ücreti» ve «masraf» taleplerinin bulunduğunun tüm dosya kapsamından anlaşıldığı, konusuz kalan davanın esası hakkında kararla birlikte davanın açılmasına sebebiyet veren davalı aleyhi …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama sürerken davalı vekilinin «ibraz» ettiği dilekçe ile alım satıma konu tohumların davalı tarafından davacıya «teslim» edildiğinin bildirildiği, davacı vekilinin duruşmadaki beyanında ise dava konusu çeklere karşılık verilecek malların dava tarihinden sonra davalı tarafından teslim edildiğinin belirtildiğini, taraflar arasında tohum alım satımına konu ticari ilişki nedeniyle davacı tarafından davalıya verilen çeklerin karşılığı olan tohumların yargılama sırasında davalı tarafından davacıya teslim edildiği, bu nedenle davanın konusuz kaldığı, bu durumda esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesinin gerektiği, davalı tarafın davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulduğu gerekçesiyle dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4465 E. 2019/5051 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin feshi · mahsup · kâr payı · ıslah
Benzer bu karardaŞti. arasında tohum «ıslahı» ve üretimi konusunda anlaşma yapıldığı, bu işlemleri gerçekleştirmek amacıyla davacının da ortak olduğu TTAG A.Ş'nin kurulduğu, davalı şirketlerin kiraladıkları ve hazırladıkları ortamda davacının baş danışman olduğu, ekip tarafından davaya konu yeni yetiştirilmiş tohumların üretildiği ancak 5042 sayılı kanun kapsamında tescil edilmiş bir tohum bulunmadığından davacının ıslahçı sıfatını ve haklarını kullanamayacağı, yapılan sözleşme ve içeriğinin genel hükümler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacının üretimine katkıda bulunduğu ve üretilmesini sağladığı tohumların toptan satış değerinin 446.000 TL olup bu meblağın %15' inin davacının sözleşme kapsamında talep edebileceği miktar olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 66.900 TL. nin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, ıslahçı «payı» ödenmesi ve tohumların mülkiyetinin verilmesi talebinin reddine, karşı davada ise davacının «sözleşmenin feshi» sonucunu doğuracak herhangi bir eylemli faaliyetinin olmadığı gerekçesi ile karşı davanın reddine karar verilmiştir.
… ek miktarın saptanmasında yöntem olarak bir isabetsizlik söz konusu değilse de, sözleşmede davacıya aylık olarak yapılan ödemelerin toplam ödenmesi gereken tutardan «mahsup» edileceği açıkça belirtilmiş olmasına ve hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda da bu yönde hesaplama yapılmasına karşın, gerekçesi de belirtilmeksizin, bu ö …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4156 E. 2021/3400 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kâr payı
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, asıl davanın kısmen kabulüne, 66.900.-TL'nin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, ıslahçı «payı» ödenmesi ve tohumların mülkiyetinin verilmesi talebinin reddine, karşı davanın reddine dair verilen kararın davalılar- karşı davacılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
1 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15213 E. 2015/633 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:geçersizlik · ıslah · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, asıl davada davacı ile davalılardan .... arasında tohum «ıslahı» ve üretimi konusunda anlaşma yapıldığı, bu işlemleri gerçekleştirmek amacıyla ....'nin kurulduğu, davalı şirketlerin kiraladıkları ve hazırladıkları ortamda davacının baş danışman olduğu, ekip tarafından davaya konu yeni yetiştirilmiş tohumların üretildiği, bu anlamda yapılan sözleşme ve içeriği gözetildiğinde, davacının üretilen tohumlar yönünden ıslahçı hakkına sahip olduğu, tohumların değerinin 1.941.860 TL olduğu, davacının ıslahçı hakkı kapsamında %15 olan 291.279 TL'lik talep hakkının mevcut olduğu gerekçesi ile taleple bağlı kalınarak 90.000 TL'nin davalılardan tahsiline, sair taleplerin reddine; karşı davada ise sözleşmenin «geçersizliğini» doğuracak herhangi bir delil ve belge bulunmadığı, davacının ıslahçı hakkına sahip olduğu ve yapılan ödemelerin de sözleşme kapsamında yapıldığı gerekçesi ile dava …
Anılan Kanun'da başvuru ve tescil usulleri ayrıca ıslahçı hakkına yönelik tecavüz halinde «görevli» mahkeme usulleri ayrı ayrı düzenlenmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/5231 E. , 2024/6947 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1609 Esas, 2023/1062 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/212 E., 2021/166 K.
Taraflar arasındaki markanın iptali ve sicilden terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin yüksek indirimli gıda perakendecilik sektöründe faaliyet göstermekte olduğunu, içerisinde özel markaların da bulunduğu yaklaşık 700 üründen oluşan ürün yelpazesini Türkiye çapında faaliyet gösteren perakende mağazaları aracılığıyla satmakta olduğunu, davacının "..." markasını 31. sınıfta yer alan “Tohumlar: bitki tohumları, çiçek tohumları, sebze tohumları.” ürünleri bakımından da tescil ve kullanmak istediğini, ancak davalı adına kayıtlı 17.10.2003 tarih ve 2002/11968 sayı ile tescilli "..." markasının bunun önünde engel teşkil etmekte olduğunu, davalı adına kayıtlı söz konusu markanın 31. sınıfta yer alan ürünler üzerinde fiilen kullanılmadığını, tescilli "..." markasının listesinde bulunan ve üzerinde kullanılmadığı 31.
sınıfta yer alan “Tohumlar: Bitki tohumları, çiçek tohumları, sebze tohumları” ürünleri için iptaline ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili davaya cevap vermemiş, duruşmalardaki beyanları ile tarafların markayı fiili kullanma amaçlarının farklı olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamı deliller ve bilirkişi raporuna göre; davalı adına tescilli 2002/11968 tescil nolu markanın tescilli olduğu 31.sınıftaki "tohumlar:bitki tohumları, çiçek tohumları, sebze tohumları" emtiaları yönünden beş yılı aşkın süreden beri kullanılmadığı anlaşılmakla, davanın kabulü ile dava konusu markanın sadece bu emtialar yönünden kullanmama nedeniyle iptaline, sicilden terkinine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının davaya konu ... markasını kesintisiz olarak uzun yıllardır kullandığını, bilirkişi raporu iledavalının esasen uzun yıllardır yüklü miktarlarda ... markası ile fatura düzenlediğinin tespit edildiğini, dolayısıyla markanın kullanılmadığına dair gerekçeli kararda yapılan tespitin eksik olduğunu, bilirkişi raporunda markanın davalı tarafından kullanımının 31 numaralı emtianın "hayvan yemleri" başlığı altında kalan kuş yemleri emtiaları alanında olduğu, tohumlar alanında olmadığının ifade edildiğini, ancak bu durumun markanın davalı tarafından kullanıldığı gerçeğini değiştirmediğini, buna rağmen markayı kendi içinde de parçalara bölerek bir kısım ürünlerde satış olmadığından bahisle davanın kabulünün haksız olduğunu, marka tescil başvurusunda emtia türü talep edilmekte olup, emtianın alt dallarının ayrı tutulmadığını, davalının tescil ettiği markanın 31 numaralı emtia türü içeriğindeki tüm alt ürün ve hizmetlerde de koruma sağladığını;
Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından yayımlanan 01.01.2017 yürürlük tarihli Marka Tescil Başvurularına Ait Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ'de bu durumun düzenlendiğini, ancak tebliğin mahkemece değerlendirilmediğini, Mahkeme kararı ile 31 numaralı emtia türünde iki adet ... markasının oluşmasına zemin hazırlandığını, ancak hükmün dış dünyadaki etkilerinin hukuki olup olmayacağının değerlendirilmediğini, zira benzer ürünlerin aynı marka ile tescilinin iltibasa ve marka tecavüzüne yol açacağını, Mahkeme hükmünün Anayasa m.141 ve HMK m.297 amir hükmü karşısında usulüne uygun bir gerekçeli karar olmadığını, kararda dosyadaki bilirkişi raporuna atıf yapılmakla yetinildiğini, hangi unsurların bu hükme varılmasında etkili ve delil mahiyetinde olduğunun açıklanmadığını, davanın kabulü anlamına gelmemek üzere davacı tarafın davalıya bir ihtar yahut başkaca bir başvuruda bulunmadığını, haliyle davanın açılmasına davalının sebebiyet vermediğini, bu husus dikkate alınarak yargılama giderleri ve vekalet ücretinden davalının sorumlu tutulmaması gerektiğini beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 6769 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinde "Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan kullanılmayan markanın iptaline karar verilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Beş yıllık sürenin hesabında 6769 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 10.01.2017 tarihinden önceki sürelerin de hesaba katılması yönündeki mahkeme değerlendirmesinin yerinde olduğu; davalı tarafın mahkemece davanın kabulüne karar verilen ürünler yönünden markayı tescil tarihinden itibaren beş yıl süreyle ciddi anlamda kullanmadığı ve somut olayda "kullanmamanın haklı nedene dayalı olduğu" da ispat edilemediği gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf taleplerini tekrarla temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 5 yıl içinde haklı bir sebep olmaksızın kullanılmayan markanın iptali ve sicilden terkini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1087757600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz