Menfi tespit | Menfi tespit | İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8857 E. 2023/3222 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iflas idare memuru↗ sebepten mücerretlik↗ ikinci alacaklılar toplantısı↗ mücerretlik↗ i̇i̇k 194↗ sahtelik↗ teminat senedi↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ maddi hata↗ ticari faiz↗ sicilden terkin↗ dava şartı yokluğu↗ genel kredi sözleşmesi↗ tüzel kişilik↗ bono↗ husumet yokluğu↗ temlik↗ vade↗ kefil↗ taraf ehliyeti↗ istirdat↗ usulden reddi↗ ticaret sicili↗ iflas↗ kredi sözleşmesi↗ terkin↗ menfi tespit↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ vekalet ücreti↗ teminat↗ temsil↗ teslim↗ husumet↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 12.05.2015 tarih, 2009/143 E. 2015/284 K. sayılı kararıyla, banka kayıtlarına göre davacıların teminat senedi kapsamında borçlu oldukları sabit olduğundan açılan davanın reddine karar verilmiş, davacılar vekilince temyiz etmiştir.
B. Bozma Kararı
1.Dairenin 14.12.2017 tarihli, 2016/13601 E. ve 2017/7990 K. sayılı kararıyla ilamı ile davacı ... San. Tic. A.Ş.’nin iflasına, iflasın 25.09.2012 gün saat 11:40’dan itibaren açılmasına karar verildiği, mahkemece 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 194 üncü madde hükmü uyarınca işlem yapılması gerekirken bu husunun dikkate alınmaması doğru görülmediği gibi Asya Katılım Bankası A.Ş.’nin kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluşlardan olup olmadığının değerlendirilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuş, karara karşı davacı vekili karar düzeltme yoluna başvurmuştur.
2. Dairemizin 23.05.2019 tarihli, 2018/1098 E. ve 2019/3461 K. sayılı kararıyla, Asya Katılım Bankası A.Ş.'nin iflasına karar verildiği anlaşıldığından bu davalıya yönelik bozma kararının maddi hataya dayalı olduğu anlaşılmış olup temlik tarihinin iflas tarihinden önce olması sebebiyle davada taraf sıfatının da kalmadığı, bozma ilâmının Asya Katılım Bankası A.Ş. ile ilgili son paragrafının hükümden çıkarılmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin 25.09.2012 tarihinde 11:40 saatinde iflasına karar verildiği, verilen kararın kesinleştiği, davacının müflis hale gelmesi ile davada taraf ehliyetinin sona erdiği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava tarihine göre değerlendirme yapılması gerektiğini, müvekkili ... yönünden husumet yokluğunun söz konusu olmayacağını, işin esasına girilmesi gerektiğini, açığa ve boş senede imza alındığını, senedin sahtelikle işleme konulduğunu, teminat senedi olmadığını, 2006 tarihli genel kredi sözleşmesi ile ilgisinin de bulunmadığını, davalı bankanın nakit ödemeyi ispat etmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve icra yoluyla yapılan fazla tahsilatların iadesi istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, husumete ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi.
2.2004 sayılı Kanun'un 72 nci ve 194 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
Dava, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkin olup, mahkemece, davacı şirketin iflasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği, davacı şirketin taraf ehliyetinin sona erdiği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Ancak, şirket hakkında verilen iflas kararının kesinleşmesi tüzel kişiliği kendiliğinden sona erdirmez. 2004 sayılı Kanun'un 194 üncü maddesine göre, acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından on gün sonra devam olunabilir. Buna göre, şirketin iflasına karar verildikten sonra 2004 sayılı Kanun'un 194 üncü maddesi uyarınca ikinci alacaklılar toplantısında seçilen iflas idare memurları müflis şirketi temsile yetkili hale gelir. Mahkemece, bu hususların açıklığa kavuşturulması için gerekli incelemenin yapılması adına öncelikle davacı şirketin kayıtlı olduğu ticaret sicil müdürlüğüne müzekkere yazılarak iflas işlemlerinin tamamlanıp tamamlanmadığının, iflasın kapanmasına karar verilip verilmediğinin, şirketin sicilden terkin edilip edilmediğinin tespiti ile terkin edilmiş ise davacı şirket yönünden taraf ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmesi, terkin edilmemiş ise iflas idare memurlarına davanın tebliğ edilerek davayı takip edip etmeyeceklerinin sorulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Bununla birlikte gerçek kişi davacı ...'ın taraf ehliyeti her halükarda devam ettiğinden bu davacı yönünden işin esasına girilerek tarafların iddia, savunma ve delilleri değerlendirilerek sonuca varılması gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3098 E. 2019/3831 K.
Ortak:iflas idare memuru · ikinci alacaklılar toplantısı · i̇i̇k 194 · istirdat · iflas
İncelediğiniz karardaBuna göre, şirketin «iflasına» karar verildikten sonra 2004 sayılı Kanun'un «194» üncü maddesi uyarınca «ikinci alacaklılar toplantısında» seçilen iflas idare memurları müflis şirketi «temsile» yetkili hale gelir.
A.Ş.’nin «iflasına», iflasın 25.09.2012 gün saat 11:40’dan itibaren açılmasına karar verildiği, mahkemece 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) «194» üncü madde hükmü uyarınca işlem yapılması gerekirken bu husunun dikkate alınmaması doğru görülmediği gibi Asya Katılım Bankası A.Ş.’nin kanun hükmünde kararnameler …
Değerlendirme Dava, «menfi tespit» ve «istirdat» istemine ilişkin olup, mahkemece, davacı şirketin «iflasına» karar verildiği ve kararın kesinleştiği, davacı şirketin taraf «ehliyetinin» sona erdiği gerekçesiyle davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, belirtilen kanuni düzenleme gereğince ilgili «iflas» dairesinden «ikinci alacaklılar toplantısının» yapılıp yapılmadığı, «iflas idare memurlarının» tayin edilip edilmediği araştırılarak İİK’nun «194»/1 maddesindeki kanuni düzenleme gereğince işlem yapılmak gerektiğinden Dairemizin 12.04.2018 tarih 2016/8456 Esas, 2018/2676 Karar sayılı onama ilamının kaldırılar …
1-Dava, icra tehdidi altında ödenmek zorunda kalındığı iddia olunan bedelinin «istirdadı» istemine ilişkindir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16.11.2017 tarih ve 2017/41 Esas sayılı kararı ile davalı bankanın «iflasına» karar verildiği anlaşılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3357 E. 2010/6796 K.
Ortak:ikinci alacaklılar toplantısı · i̇i̇k 194 · iflas
İncelediğiniz karardaBuna göre, şirketin «iflasına» karar verildikten sonra 2004 sayılı Kanun'un «194» üncü maddesi uyarınca «ikinci alacaklılar toplantısında» seçilen iflas idare memurları müflis şirketi «temsile» yetkili hale gelir.
A.Ş.’nin «iflasına», iflasın 25.09.2012 gün saat 11:40’dan itibaren açılmasına karar verildiği, mahkemece 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) «194» üncü madde hükmü uyarınca işlem yapılması gerekirken bu husunun dikkate alınmaması doğru görülmediği gibi Asya Katılım Bankası A.Ş.’nin kanun hükmünde kararnameler …
Dairemizin 23.05.2019 tarihli, 2018/1098 E. ve 2019/3461 K. sayılı kararıyla, Asya Katılım Bankası A.Ş.'nin «iflasına» karar verildiği anlaşıldığından bu davalıya yönelik bozma kararının «maddi hataya» dayalı olduğu anlaşılmış olup «temlik» tarihinin iflas tarihinden önce olması sebebiyle davada taraf sıfatının da kalmadığı, bozma ilâmının Asya Katılım Bankası A.Ş. ile ilgili «son» paragrafının hükümden çıkarılmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİ.İ.K.nun «194» ncü maddesine göre, «iflasın açılması»,müflisin davacı ya da davalı olduğu hukuk davalarını acele olanlar istisna olmak üzere «ikinci alacaklılar toplantısından» 10 gün sonraya kadar durdurur.Somut olayda, anılan maddede sayılan istisnai hallerden biri bulunmamaktadır.
1-Dava, 28.03.2006 tarihinde açılmış olup, davacı şirket yargılama sırasında 10.09.2008 tarihinde «iflas» etmiştir.
Bu durumda, mahkemece, bir «ara» kararı ile davanın «ikinci alacaklılar toplantısından» on gün sonra bir tarihe kadar durmasına karar verilmesi, o tarihten sonra davaya devam edilmesi gerekirken,bu hükmün gözetilmemesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iflasın açılması · ara karar
Benzer bu karardaİ.İ.K.nun «194» ncü maddesine göre, «iflasın açılması»,müflisin davacı ya da davalı olduğu hukuk davalarını acele olanlar istisna olmak üzere «ikinci alacaklılar toplantısından» 10 gün sonraya kadar durdurur.Somut olayda, anılan maddede sayılan istisnai hallerden biri bulunmamaktadır.
Bu durumda, mahkemece, bir «ara» kararı ile davanın «ikinci alacaklılar toplantısından» on gün sonra bir tarihe kadar durmasına karar verilmesi, o tarihten sonra davaya devam edilmesi gerekirken,bu hükmün gözetilmemesi doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1682 E. 2013/18187 K.
Ortak:ikinci alacaklılar toplantısı · i̇i̇k 194 · iflas · e-defter · dava şartı
İncelediğiniz karardaBuna göre, şirketin «iflasına» karar verildikten sonra 2004 sayılı Kanun'un «194» üncü maddesi uyarınca «ikinci alacaklılar toplantısında» seçilen iflas idare memurları müflis şirketi «temsile» yetkili hale gelir.
A.Ş.’nin «iflasına», iflasın 25.09.2012 gün saat 11:40’dan itibaren açılmasına karar verildiği, mahkemece 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) «194» üncü madde hükmü uyarınca işlem yapılması gerekirken bu husunun dikkate alınmaması doğru görülmediği gibi Asya Katılım Bankası A.Ş.’nin kanun hükmünde kararnameler …
Dairemizin 23.05.2019 tarihli, 2018/1098 E. ve 2019/3461 K. sayılı kararıyla, Asya Katılım Bankası A.Ş.'nin «iflasına» karar verildiği anlaşıldığından bu davalıya yönelik bozma kararının «maddi hataya» dayalı olduğu anlaşılmış olup «temlik» tarihinin iflas tarihinden önce olması sebebiyle davada taraf sıfatının da kalmadığı, bozma ilâmının Asya Katılım Bankası A.Ş. ile ilgili «son» paragrafının hükümden çıkarılmasına karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Ancak, davacı taraf temyiz dilekçesinde müflis davalı ... hakkında «ikinci alacaklılar toplantısının» 16.02.2012 tarihinde yapıldığını belirtmiş olup, İİK'nın «194». maddesi uyarınca, «iflasın açılması» ile müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları, acele haller ve maddede yazılı olanlar haricinde durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından 10 gün sonra devam olunabilir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalıların «şirketi zarara» uğrattığı hususunun ispatlanamadığı, davacı şirketin «defterlerine» ulaşlamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu hükmün amacı, «iflasın açılması» ile «tasarruf yetkisi» «kısıtlanıp» yerini «iflas idaresi» alan müflisin davacı veya davalı bulunduğu davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespiti noktasında iflas idaresine imkan sağlamaktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iflasın açılması · tasarruf yetkisi · iflas idaresi · kısıtlılık · şirket zararı · ara karar · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaBu hükmün amacı, «iflasın açılması» ile «tasarruf yetkisi» «kısıtlanıp» yerini «iflas idaresi» alan müflisin davacı veya davalı bulunduğu davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespiti noktasında iflas idaresine imkan sağlamaktır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalıların «şirketi zarara» uğrattığı hususunun ispatlanamadığı, davacı şirketin «defterlerine» ulaşlamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
2- Ancak, davacı taraf temyiz dilekçesinde müflis davalı ... hakkında «ikinci alacaklılar toplantısının» 16.02.2012 tarihinde yapıldığını belirtmiş olup, İİK'nın «194». maddesi uyarınca, «iflasın açılması» ile müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları, acele haller ve maddede yazılı olanlar haricinde durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından 10 gün sonra devam olunabilir.
İflas idaresinin bu dava takip «yetkisini» kullanıp kullanmayacağını tespit edebilmek için, ilk önce «iflas» organlarının teşekkül etmesi ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olması gerekir.
1 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4597 E. 2022/5580 K.
Ortak:ikinci alacaklılar toplantısı · i̇i̇k 194 · iflas · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaBuna göre, şirketin «iflasına» karar verildikten sonra 2004 sayılı Kanun'un «194» üncü maddesi uyarınca «ikinci alacaklılar toplantısında» seçilen iflas idare memurları müflis şirketi «temsile» yetkili hale gelir.
A.Ş.’nin «iflasına», iflasın 25.09.2012 gün saat 11:40’dan itibaren açılmasına karar verildiği, mahkemece 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) «194» üncü madde hükmü uyarınca işlem yapılması gerekirken bu husunun dikkate alınmaması doğru görülmediği gibi Asya Katılım Bankası A.Ş.’nin kanun hükmünde kararnameler …
Dairemizin 23.05.2019 tarihli, 2018/1098 E. ve 2019/3461 K. sayılı kararıyla, Asya Katılım Bankası A.Ş.'nin «iflasına» karar verildiği anlaşıldığından bu davalıya yönelik bozma kararının «maddi hataya» dayalı olduğu anlaşılmış olup «temlik» tarihinin iflas tarihinden önce olması sebebiyle davada taraf sıfatının da kalmadığı, bozma ilâmının Asya Katılım Bankası A.Ş. ile ilgili «son» paragrafının hükümden çıkarılmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİİK'nın «194». maddesine göre, «iflasın açılması» ile acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak «ikinci alacaklılar toplanmasından» on gün sonra devam olunabilir.
Zira, davaya konu alacağın «ikinci alacaklılar toplantısında» «iflas» masasına kaydedilip, alacağın masaca «kesin» olarak kabul edilip edilmediğinin araştırılması, şayet kesin suretle kayıt ve kabul edilmişse, bu durumda konusu kalmayan davada davalı şirket yönünden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmesi; eğer alacak masaya kayıt edilmek istenip de kısmen veya tamamen reddedilmiş ve ayrı bir «kayıt-kabul davası» da açılmamış ise, bu durumda da davada «husumet» iflas idaresine yöneltilerek alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak yargılamaya devam edilmesi suretiyle varılacak sonuç dairesinde bir karar verilm …
Hukuk Dairesi’nin 2021/598 Esas, 2021/1715 Karar numaralı kararı ile «iflasının» açıldığı anlaşılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iflasın açılması · kayıt kabul davası · marka hakkına tecavüz · yasal faiz · ilan · kesin hüküm
Benzer bu kararda… 2005/34529 sayılı markaya yapılan tecavüzün tespitine, menine, refine, 556 KHK'nin 66-c maddesi uyarınca 63.570,29 TL'nin 18 Mart 2010 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, hükümün «ilanına», davacı tarafın 556 sayılı KHK 68. maddesi uyarıca talep ettiği maddi ve manevi tazminat taleplerinin ve sair fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmişti …
Zira, davaya konu alacağın «ikinci alacaklılar toplantısında» «iflas» masasına kaydedilip, alacağın masaca «kesin» olarak kabul edilip edilmediğinin araştırılması, şayet kesin suretle kayıt ve kabul edilmişse, bu durumda konusu kalmayan davada davalı şirket yönünden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmesi; eğer alacak masaya kayıt edilmek istenip de kısmen veya tamamen reddedilmiş ve ayrı bir «kayıt-kabul davası» da açılmamış ise, bu durumda da davada «husumet» iflas idaresine yöneltilerek alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak yargılamaya devam edilmesi suretiyle varılacak sonuç dairesinde bir karar verilm …
1- Dava, «marka hakkına tecavüzün» tespiti, men’i, ref’i, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İİK'nın «194». maddesine göre, «iflasın açılması» ile acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak «ikinci alacaklılar toplanmasından» on gün sonra devam olunabilir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8857 E. , 2023/3222 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2020/291 Esas, 2020/88 Karar
HÜKÜM
Dava şartı yokluğundan ret
Taraflar arasındaki menfi tespit ve istirdat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 23.05.2023 günü hazır bulunan davacılar vekili Avukat ... ile davalılar vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı bankanın 02.12.2003 tanzim tarihli ve 20.08.2007 vade tarihli bonodan dolayı müvekkilinin ve diğer yakınlarının bankaya borçlu olduğunu ve bono karşılığında ödedikleri nakdin geri ödenmediğini ileri sürerek icra takibi başlattığını, müvekkillerinin davalıya borcu bulunmadığını, senedin işlem günü olan 02.12.2003 tarihinde banka kasasından senet bedeli kadar nakit çıkışının olması ve görünmesi gerektiğini, o tarih itibariyle de banka kayıtlarında bu senedin giriş kaydının olması ve senet alım bordrosu düzenlenmesi gerektiğini, bu tarihli banka kredisi sözleşmesi olması gerektiğini, müvekkilinin birçok ödeme yapmış olmasına rağmen hala borçlu olduğunun ifade edildiğini, banka kayıtlarında yapılacak inceleme ile 02.12.2003 tarihinde davacı şirkete nakit ödeme olup olmadığının tespiti ile 02.12.2003 tarihli kambiyo senetleri defterinde senet girişinin olup olmadığının, senet teslim tesellüm belgesinin bulunup bulunmadığının, davacıların ve kefillerin bankaya yaptığı tüm ödemelerin, banka ile yapılmış ve yürüyen kredi işlemlerinin neler olduğunun, nakdi bir kredi açılıp açılmadığının tespiti ile fazla yapılan ödemenin davacıya iadesi amacıyla şimdilik 8.000,00 TL alacağın işleyecek ticari faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Asya Katılım Bankası A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; kambiyo senetlerinin sebepten mücerret olduğunu, davacının iddia ettiği gibi banka nezdinde bir inceleme yapılmasının söz konusu olmayacağını, davacı şirketin kullandığı kredi davacı ...'nin de kefil olduğunu ancak davacıların borçlarını ödemediğini, bankanın verilen kredinin ödenmemesi nedeniyle dava konusu bonoyu icraya koyduğunu, icra takibinin satış aşamasına geldiğini, satışı sürüncemede bırakmak amacıyla iş bu davanın açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Vera Varlık Yönetim A.Ş. vekili duruşmadaki beyanında; Asya Katılım Bankası A.Ş.'e ait hak ve alacakların müvekkili tarafından temliken alındığını, davacı tarafın davasını ispat edemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 12.05.2015 tarih, 2009/143 E. 2015/284 K. sayılı kararıyla, banka kayıtlarına göre davacıların teminat senedi kapsamında borçlu oldukları sabit olduğundan açılan davanın reddine karar verilmiş, davacılar vekilince temyiz etmiştir.
B. Bozma Kararı
1.Dairenin 14.12.2017 tarihli, 2016/13601 E. ve 2017/7990 K. sayılı kararıyla ilamı ile davacı ... San. Tic. A.Ş.’nin iflasına, iflasın 25.09.2012 gün saat 11:40’dan itibaren açılmasına karar verildiği, mahkemece 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 194 üncü madde hükmü uyarınca işlem yapılması gerekirken bu husunun dikkate alınmaması doğru görülmediği gibi Asya Katılım Bankası A.Ş.’nin kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluşlardan olup olmadığının değerlendirilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuş, karara karşı davacı vekili karar düzeltme yoluna başvurmuştur.
2. Dairemizin 23.05.2019 tarihli, 2018/1098 E. ve 2019/3461 K. sayılı kararıyla, Asya Katılım Bankası A.Ş.'nin iflasına karar verildiği anlaşıldığından bu davalıya yönelik bozma kararının maddi hataya dayalı olduğu anlaşılmış olup temlik tarihinin iflas tarihinden önce olması sebebiyle davada taraf sıfatının da kalmadığı, bozma ilâmının Asya Katılım Bankası A.Ş. ile ilgili son paragrafının hükümden çıkarılmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin 25.09.2012 tarihinde 11:40 saatinde iflasına karar verildiği, verilen kararın kesinleştiği, davacının müflis hale gelmesi ile davada taraf ehliyetinin sona erdiği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava tarihine göre değerlendirme yapılması gerektiğini, müvekkili ... yönünden husumet yokluğunun söz konusu olmayacağını, işin esasına girilmesi gerektiğini, açığa ve boş senede imza alındığını, senedin sahtelikle işleme konulduğunu, teminat senedi olmadığını, 2006 tarihli genel kredi sözleşmesi ile ilgisinin de bulunmadığını, davalı bankanın nakit ödemeyi ispat etmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve icra yoluyla yapılan fazla tahsilatların iadesi istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, husumete ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi.
2.2004 sayılı Kanun'un 72 nci ve 194 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
Dava, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkin olup, mahkemece, davacı şirketin iflasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği, davacı şirketin taraf ehliyetinin sona erdiği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Ancak, şirket hakkında verilen iflas kararının kesinleşmesi tüzel kişiliği kendiliğinden sona erdirmez. 2004 sayılı Kanun'un 194 üncü maddesine göre, acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından on gün sonra devam olunabilir. Buna göre, şirketin iflasına karar verildikten sonra 2004 sayılı Kanun'un 194 üncü maddesi uyarınca ikinci alacaklılar toplantısında seçilen iflas idare memurları müflis şirketi temsile yetkili hale gelir. Mahkemece, bu hususların açıklığa kavuşturulması için gerekli incelemenin yapılması adına öncelikle davacı şirketin kayıtlı olduğu ticaret sicil müdürlüğüne müzekkere yazılarak iflas işlemlerinin tamamlanıp tamamlanmadığının, iflasın kapanmasına karar verilip verilmediğinin, şirketin sicilden terkin edilip edilmediğinin tespiti ile terkin edilmiş ise davacı şirket yönünden taraf ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmesi, terkin edilmemiş ise iflas idare memurlarına davanın tebliğ edilerek davayı takip edip etmeyeceklerinin sorulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
Bununla birlikte gerçek kişi davacı ...'ın taraf ehliyeti her halükarda devam ettiğinden bu davacı yönünden işin esasına girilerek tarafların iddia, savunma ve delilleri değerlendirilerek sonuca varılması gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
24.05.2023 oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/941008800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz