YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/7214 E. 2023/2481 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ziya↗ münhasırlık↗ ticaret unvanı↗ esastan ret↗ ortalama tüketici↗ kötüniyet↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ iltibas↗ hmk 353(1)b-2↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2016/30287 sayılı "Macro Teknik Panel" ibareli başvuru ile davacı yanın “makro” ve “macro” ibaresi etrafında münhasıran ya da muhtelif ek unsurlarla tescil ettirdiği markaları arasında, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca iltibas ya da karıştırılma ihtimaline neden olabilecek bir benzerliğin mevcut olmadığı, davacı yanın kullanım sonucu ayırt edicilik kazandığı iddialarının, davacı yanın “macrocenter+şekil” markalarına ilişkin ve yalnızca 35.sınıf perakendecilik hizmetleri alt grubunda kabul edilebileceği, başvuru konusu markadan ise zaten bu hizmet sınıfının çıkartıldığı, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının kalan emtialar bakımından uygulanabilir olmadığı, davacı yanın www.macrocenter.com.tr alan adına dayalı olarak 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin beşinci fıkrası anlamında üstün bir hakkının bulunmadığı, başvuru konusu markanın kötüniyetli bir tescile dayandığına ilişkin hiçbir emarenin dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/427 E. sayılı dosyası ile görülen, tarafları aynı olan ve davalı Şirketin benzer bir başka marka başvurusuna yapılan itirazın reddine ilişkin YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük talepli davada, dosyaya sunulan her iki farklı bilirkişi kurulu raporunda taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas ihtimali bulunduğunun ve YİDK kararının yerinde olmadığının isabetli olarak belirtildiğini ve mahkeme tarafından da davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline, davalı şirket adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verildiğini, işbu dava dosyasında ise benzer bir marka başvurusu için açılan davanın reddine ilişkin verilen kararın yerinde olmadığını, mahkeme kabulünün aksine başvuru konusu ibare ile müvekkili markaları arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, yerel mahkeme kararında herhangi bir değerlendirme yapılmamakla birlikte, davalı Şirketin davaya konu markasını oluştururken mavi ve turuncu renkleri kullanarak müvekkil şirket markasının görsel algısına yaklaştığını, "makro teknik panel" markasının bu haliyle, orta düzeydeki bir tüketici bakımından en azından aynı ve/veya kardeş ve/veya birbiri ile bağlantılı işletmelere ait olduğu kanaatini bıraktığını, davalının önceki tarihli tescilli "makro teknik" ibareli markalarının varlığı nedeniyle müktesep hakkının bulunduğu değerlendirmesinin yerinde olmadığını, müvekkil Şirkete ait "macro/makro" ibareli tüm markaların yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde ayırt edicilik kazandıklarını ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olduklarını, buna göre 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların oluştuğunu, başvuru konusu markanın seçilmesinin müvekkiline ait markanın bilinirliğinden yararlanmak amacı taşıdığını ve bu nedenle başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "MAKRO TEKNİK PANEL" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "MACRO/MAKRO" asıl unsurlu marka işaretleri arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira "Macro" ve "Makro" ibarelerinin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden ayırt ediciliklerinin oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi gerektiği, diğer bir deyişle, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini ortadan kaldıracağının kabulü gerektiği, bu hususun Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2014/14005 E., 2015/59 K. sayılı ilamında da kabul edildiği, buna göre dava konusu başvuruda "MAKRO" ibaresinin yanında "TEKNİK PANEL" ibaresi ile renk ve şekil unsurlarına yer verildiği gözetildiğinde, dava konusu markanın davacının itirazına mesnet markalarından yeterince farklılaştığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 03.02.2021 tarihli ve 2020/1414 E. 2021/787 K. sayılı kararı ile "makrokim chemistry" ibareli marka başvurusunun, 10.06.2020 tarihli 2019/5072 E., 2020/2735 K. sayılı kararı ile "MACRO WORLD İNŞAAT & GAYRİMENKUL&DANIŞMANLIK" ibareli marka başvurusunun, 01.10.2019 tarihli 2018/4544 E., 2019/6035 K. sayılı kararı ile “MACRONEWS+ŞEKİL” ibareli marka başvurusunun, 29/04/2019 tarihli 2018/1607 E., 2019/3263 K. sayılı kararı ile "MACROSKOP+ŞEKİL" ibareli marka başvurusunun, davacının "Macro" ve "Makro" ibareli markaları ile iltibas oluşturmayacağının kabul edildiği Dairemiz kararlarının onandığı, ayrıca Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13.09.2017 tarihli 2016/1578 E., 2017/4311 K. sayılı kararı ile "MACROCLEAN" ibareli marka başvurunun, 13.11.2013 tarihli 2013/6532 E., 2013/20373 K. sayılı kararı ile "MAKROMAR" ibareli marka başvurusunun, 12.03.2013 tarihli 2012/5896 E., 2013/4716 K. sayılı kararı ile "MAKRO-TEL İletişim ltd. Şti.+ şekil'' ibareli başvurusunun, davacının "Macro" ve "Makro" ibareli markaları ile iltibas oluşturmayacağının kabul edildiği mahkeme kararlarının onandığı, taraf marka işaretleri benzer olmadığından davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olup olmadığının tartışılmasının sonuca etkili bulunmadığı, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olarak yapıldığının ispatlanamadığı, dolayısıyla mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1.Davalının işbu davaya konu "MAKRO TEKNİK PANEL" ibareli markası ile aynı renklerde(mavi-turuncu) oluşturulmuş, aynı karakterle yazılmış, aynı sınıflarda tescil talep edilen ve çok bezner nitelikteki "MAKRO TEKNİK FLEX" ibareli marka başvurusuna müvekkili şirket tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük talepli davanın Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2017/430 E. sayılı dosyası ile görüldüğünü, ilk derece mahkemesi tarafından davanın reddine ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiğini, ancak bu kararın Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2020/177 E., 2020/4420 K. Sayılı ilamı ile; "Davacı markalarının asıl unsurunu “MAKRO” VE “MACRO” ibareleri oluşturmakta olup, başvuru konusu işaret ise “MAKRO TEKNİK FLEX + ŞEKİL” ibarelidir. Bu durumda, itiraza mesnet davacı markaları ile davalı başvuru markası arasında görsel, sessel, işitsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunduğu, dolayısıyla aynı mal ve/veya hizmetlerde kullanılması halinde o mal ve hizmetlerin aynı teşebbüsten ya da bağlı teşebbüsten geldiği yönünde iltibasa sebep olabileceği kabul edilmelidir. Şu halde, aynı mal ve hizmetlerde markanın köken gösterme fonksiyonu yönünden karıştırma ihtimali bulunduğu gözetilerek gerek başvuru markası ve gerekse de itiraza mesnet markalar kapsamında bulunan 35. sınıf hizmetler yönünden bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın mümeyyiz davacı taraf yararına bozulması gerekmiştir." şeklinde bozulduğunu,
2. Yine MAKRO TEKNİK PROFILE+ŞEKİL” ibareli marka başvurusuna karşı, müvekkili şirketin “MAKRO/MACRO” ibareli markalarını mesnet göstererek yapmış olduğu itirazın reddi kararının iptali davasında ilk derece mahkemesince davanı reddi ve bölge adliye mahkemesince esastan ret kararına karşı yaptığımız temyiz başvurusu sonucunda kararın Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2020/1119 E. , 2021/520 K. sayılı ilamı ile; "...davacı markalarının asıl unsurunu “MAKRO” VE “MACRO” ibareleri oluşturmakta olup, başvuru konusu işaret ise “MAKRO TEKNİK PROFILE + ŞEKİL” ibaresidir. Bu durumda, itiraza mesnet davacı markaları ile davalı başvuru markası arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunduğu, dolayısıyla aynı mal ve/veya hizmetlerde kullanılması halinde o mal ve hizmetlerin aynı teşebbüsten ya da bağlı teşebbüsten geldiği yönünde iltibasa sebep olabileceği kabul edilmelidir. Şu halde, aynı mal ve hizmetlerde markanın köken gösterme fonksiyonu yönünden karıştırma ihtimali bulunduğu gözetilip bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın davacı taraf yararına bozulması gerekmiştir.
" şeklinde bozulduğunu,
3. Bir bütün olarak bakıldığında markaların sınıfsal benzerliğin yanında, işitsel, görsel ve fonetik açıdan da benzer olduğunu, davalının mavi ve turuncu renkleri kullanarak müvekkili şirketin görsel algısına yaklaştığını,
4.Kabul anlamına gelmemek kaydıyla marka işaretleri arasındaki benzerliğin düşük olduğu kabul edilse bile, marka emtiaları arasındaki yüksek benzerliğin marka işaretleri arasındaki düşük benzerliğin önüne geçeceğini,
5.Ayrıca aynı mal/hizmetlerde markanın köken gösterme fonksiyonu yönünden karıştırılma ihtimali olduğu gözetilerek bir değerlendirme yapılması gerektiğini,
6.Taraf markaların mevcut hali ile tüketici gözünde aynı veyahut birbiri ile bağlantılı işletmelere ait olduğu izlenimi ortaya çıkacağını,
7.Macro ve Makro ibaresinin müvekkiline ait ticaret unvanının ve işletme adının da esas unsuru olmasının yanı sıra www.macrocenter.com.tr alan adının da esas unsuru olduğunu,
8.Müvekkiline ait MACRO/MAKRO ibareli markaların yoğun kullanım ile ayırt edicilik kazanmış ve tüketici nezdinde tanınmış olduğunu,
9.Müvekkilinin MACRO ve MAKRO esas unsurlu markalarına her yıl çok ciddi meblağlarda yatırım yapıldığını, dolayısıyla tanınmış markaların toplumda edindiği itibar, güven ve kalite sembolünden haksız fayda sağlanacağını ve bu suretle markanın ayırt edici özelliğinin zarar göreceğini,
10. Davalının dava konusu markayı seçmesinde haklı bir neden ortaya konulmadığını, müvekkiline ait markaların bilinirliğinden faydalanmak için tescil edilmek istendiğini, belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalının 2016/30287 sayılı “makro teknik panel" ibareli marka tescil başvurusuna karşı, davacının MACRO ve MAKRO esas unsurlu markalarını mesnet göstererek yapmış olduğu itiraz sonucunda nihai olarak verilen TürkPatent YİDK'nın 08.05.2017 tarih ve 2017-M-3104 sayılı kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uyulması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya, hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Dava, davalının marka tescil başvurusuna davacının yaptığı itirazın reddine dair TürkPatent YİDK kararının iptali ile tescili halinde markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince davalının 2016/30287 sayılı “makro teknik panel" ibareli başvuru markası ile davacının itirazına mesnet gösterdiği “MAKRO/MACRO” esas unsurlu markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas ve karıştırılma ihtimaline neden olabilecek bir benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacının istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince “makro” ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu, markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas tehlikesinin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Bölge Adliye Mahkemesince, başvuru konusu “makro teknik panel" ibareli marka ile davacının itirazına gerekçe gösterdiği “MAKRO/MACRO” markalarının 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzer olmadığı ve iltibas tehlikesi bulunmadığı kabul edilmişse de, iltibas tehlikesinin değerlendirmesinde markaların baskın unsurları da gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin ortalama tüketiciler nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gerekmektedir. İşaretlerin benzerliği incelenirken de özellikle redde mesnet markanın bir bütün olarak bıraktığı genel izlenim ve ayırt edici unsurların dikkate alınması ve bu baskın unsurların ayırt edicilik seviyesi göz önünde bulundurulmalıdır. Tescil kapsamında mal ve hizmetleri tür, çeşit, nitelik, karakteristik özellik gibi tanımlayıcı sözcükler asıl unsur olarak dikkate alınamayacağı gibi ima yoluyla bu özellikleri belirten unsurların da ayırt ediciliğinin zayıf olacağı unutulmamalıdır. Ayrıca bir markayı oluşturan unsur, o markanın başka markalardan ayırt edilebilmesini sağlayan kelime, harf, sayı, şekil vb. işaretlerden oluşup, marka birden ziyade unsuru ihtiva ediyorsa, asıl unsuru markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenim, tümüne hâkim olan görünüş ve ayırıcılığını vurgulayan imajda aramak lazımdır.
4. Bahsi geçen tüm bu hususlar nazara alınarak yapılan değerlendirmede davacı markalarının asıl unsurunu “MAKRO” VE “MACRO” ibareleri oluşturmakta olup, başvuru konusu işaret ise “makro teknik panel" ibaresidir. Bu durumda, itiraza mesnet davacı markaları ile davalı başvuru markası arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunduğu, dolayısıyla aynı mal ve/veya hizmetlerde kullanılması halinde o mal ve hizmetlerin aynı teşebbüsten ya da bağlı teşebbüsten geldiği yönünde iltibasa sebep olabileceği kabul edilmelidir. Şu halde, aynı mal ve hizmetlerde markanın köken gösterme fonksiyonu yönünden karıştırma ihtimali bulunduğu gözetilip bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın davacı taraf yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7221 E. 2023/1338 K.
Ortak:münhasırlık · esastan ret · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… arıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2016/30287 sayılı "Macro Teknik Panel" ibareli başvuru ile davacı yanın “makro” ve “macro” ibaresi etrafında «münhasıran» ya da muhtelif ek unsurlarla tescil ettirdiği markaları arasında, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca «iltibas» ya da karıştırılma ihtimaline neden olabilecek bir benzerliğin mevcut olmadığı, davacı yanın kullanım sonucu «ayırt edicilik» kazandığı iddialarının, davacı yanın “macrocenter+şekil” markalarına ilişkin ve yalnızca 35.sınıf perakendecilik hizmetleri alt grubunda kabul edilebileceği, başvuru konusu markadan ise zaten bu hizmet sınıfının çıkartıldığı, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının kalan emtialar bakımından uygulanabilir olmadığı, davacı yanın www.macrocenter.com.tr alan adına dayalı olarak 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin beşinci fıkrası anlamında üstün bir hakkının bulunmadığı, başvuru konusu markanın «kötüniyetli» bir tescile dayandığına ilişkin hiçbir emarenin dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… vada, dosyaya sunulan her iki farklı bilirkişi kurulu raporunda taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» ihtimali bulunduğunun ve YİDK kararının yerinde olmadığının isabetli olarak belirtildiğini ve mahkeme tarafından da davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline, davalı şirket adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verildiğini, işbu dava dosyasında ise benzer bir marka başvurusu için açılan davanın reddine ilişkin verilen kararın yerinde olmadığını, mahkeme kabulünün aksine başvuru konusu ibare ile müvekkili markaları arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, yerel mahkeme kararında herhangi bir değerlendirme yapılmamakla birlikte, davalı Şirketin davaya konu markasını oluştururken mavi ve turuncu renkleri kullanarak müvekkil şirket markasının görsel algısına yaklaştığını, "makro teknik panel" markasının bu haliyle, orta düzeydeki bir tüketici bakımından en azından aynı ve/veya kardeş ve/veya birbiri ile bağlantılı işletmelere ait olduğu kanaatini bıraktığını, davalının önceki tarihli tescilli "makro teknik" ibareli markalarının varlığı nedeniyle müktesep hakkının bulunduğu değerlendirmesinin yerinde olmadığını, müvekkil Şirkete ait "macro/makro" ibareli tüm markaların yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde «ayırt edicilik» kazandıklarını ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olduklarını, buna göre 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların oluştuğunu, başv …
… bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin olmadığı, zira "Macro" ve "Makro" ibarelerinin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliklerinin» oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi …
Benzer bu kararda… rusu yapılan markanın görselinin de aynı renkleri taşıdığını, itiraza konu başvuru ile müvekkili markalarının birbirinin serisi olarak algılanacağını, bu durumun da «iltibas» ihtimalini doğurduğunu, müvekkilinin ayrıca www.macrocenter.com.tr alan adının sahibi ve işletmesinin de sahibi olduğunu, bu nedenlerle 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin beşinci fıkrası anlamında üstün hakkının bulunduğunu, müvekkili markalarının kullanım sonucu yoğun «ayırt edicilik» kazandıklarını, dolayısıyla müvekkilinin "macrocenter" ve "macro" markalarının herkes tarafından bilinen markalar olduklarını, "Macro" ibaresinin tesciline izin ve …
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin 1998 yılından bu yana faaliyetlerini sürdüren bir firma olduğunu, "Macro" ve "Makro" ibarelerinin «ayırt ediciliklerinin» düşük bulunduğunu, müvekkili başvurusu ile davacı markaları arasında «iltibas» tehlikesinin bulunmadığını, Kurum nezdinde "macro/makro" ibareli çok sayıda markanın tescilli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… arıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dava konusu 2016/30266 sayılı "MAKRO TEKNİK ROCK Wool" ibareli başvuru ile davacının "makro" ve "macro" ibaresi etrafında «münhasıran» ya da muhtelif ek unsurlarla tescil ettirdiği markaları arasında, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca karıştırılma ihtimaline neden olabilecek bir benzerliğin mevcut olmadığı, davacının kullanım sonucu «ayırt edicilik» kazandığı iddialarının, davacının "macrocenter+şekil" markalarına ilişkin ve yalnızca 35 inci sınıf perakendecilik hizmetleri alt grubunda kabul edilebileceğini, b …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1119 E. 2021/520 K.
Ortak:ortalama tüketici · kötüniyet · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… arıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2016/30287 sayılı "Macro Teknik Panel" ibareli başvuru ile davacı yanın “makro” ve “macro” ibaresi etrafında «münhasıran» ya da muhtelif ek unsurlarla tescil ettirdiği markaları arasında, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca «iltibas» ya da karıştırılma ihtimaline neden olabilecek bir benzerliğin mevcut olmadığı, davacı yanın kullanım sonucu «ayırt edicilik» kazandığı iddialarının, davacı yanın “macrocenter+şekil” markalarına ilişkin ve yalnızca 35.sınıf perakendecilik hizmetleri alt grubunda kabul edilebileceği, başvuru konusu markadan ise zaten bu hizmet sınıfının çıkartıldığı, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının kalan emtialar bakımından uygulanabilir olmadığı, davacı yanın www.macrocenter.com.tr alan adına dayalı olarak 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin beşinci fıkrası anlamında üstün bir hakkının bulunmadığı, başvuru konusu markanın «kötüniyetli» bir tescile dayandığına ilişkin hiçbir emarenin dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… vada, dosyaya sunulan her iki farklı bilirkişi kurulu raporunda taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» ihtimali bulunduğunun ve YİDK kararının yerinde olmadığının isabetli olarak belirtildiğini ve mahkeme tarafından da davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline, davalı şirket adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verildiğini, işbu dava dosyasında ise benzer bir marka başvurusu için açılan davanın reddine ilişkin verilen kararın yerinde olmadığını, mahkeme kabulünün aksine başvuru konusu ibare ile müvekkili markaları arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, yerel mahkeme kararında herhangi bir değerlendirme yapılmamakla birlikte, davalı Şirketin davaya konu markasını oluştururken mavi ve turuncu renkleri kullanarak müvekkil şirket markasının görsel algısına yaklaştığını, "makro teknik panel" markasının bu haliyle, orta düzeydeki bir tüketici bakımından en azından aynı ve/veya kardeş ve/veya birbiri ile bağlantılı işletmelere ait olduğu kanaatini bıraktığını, davalının önceki tarihli tescilli "makro teknik" ibareli markalarının varlığı nedeniyle müktesep hakkının bulunduğu değerlendirmesinin yerinde olmadığını, müvekkil Şirkete ait "macro/makro" ibareli tüm markaların yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde «ayırt edicilik» kazandıklarını ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olduklarını, buna göre 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların oluştuğunu, başv …
… bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin olmadığı, zira "Macro" ve "Makro" ibarelerinin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliklerinin» oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi …
Benzer bu kararda… mesi'nce; davacının itirazına mesnet markaların asli unsurlarının "MACRO/MAKRO" ibarelerinden oluştuğu ve bu ibarenin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliğinin» oldukça düşük olduğu, koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi gerektiği, bu ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi «iltibas» tehlikesini ortadan kaldıracağı, dava konusu başvuruda da"MAKRO" ibaresinin yanında "TEKNİK PROFILE" ibaresi ile renk ve şekil unsurlarına yer verildiği dikkate alındığında dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "MAKRO/MACRO" asıl unsurlu markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, taraf markaları arasında benzerlik görülmediğinden, davacı markalarının tanınmış oldukları kabul edilse dahi 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi uyarınca başvurunun tesciline engel olunamayacağı, başvurunun «kötüniyetli» olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılm …
… AKRO TEKNİK PROFILE+ŞEKİL” ibareli marka ile davacının itirazına gerekçe gösterdiği “MAKRO/MACRO” markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b anlamında benzer olmadığı ve «iltibas» tehlikesi bulunmadığı kabul edilmişse de, iltibas tehlikesinin değerlendirmesinde markaların baskın unsurları da gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin «ortalama tüketiciler» nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gerekmektedir.
… rakende sektöründe tanınmış marka olduğu ancak başvuru kapsamındaki farklı mallar bakımından 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi koşullarının gerçekleşmediği, başvurunun «kötüniyetli» olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3700 E. 2023/7419 K.
Ortak:esastan ret · ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… arıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2016/30287 sayılı "Macro Teknik Panel" ibareli başvuru ile davacı yanın “makro” ve “macro” ibaresi etrafında «münhasıran» ya da muhtelif ek unsurlarla tescil ettirdiği markaları arasında, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca «iltibas» ya da karıştırılma ihtimaline neden olabilecek bir benzerliğin mevcut olmadığı, davacı yanın kullanım sonucu «ayırt edicilik» kazandığı iddialarının, davacı yanın “macrocenter+şekil” markalarına ilişkin ve yalnızca 35.sınıf perakendecilik hizmetleri alt grubunda kabul edilebileceği, başvuru konusu markadan ise zaten bu hizmet sınıfının çıkartıldığı, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının kalan emtialar bakımından uygulanabilir olmadığı, davacı yanın www.macrocenter.com.tr alan adına dayalı olarak 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin beşinci fıkrası anlamında üstün bir hakkının bulunmadığı, başvuru konusu markanın «kötüniyetli» bir tescile dayandığına ilişkin hiçbir emarenin dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… vada, dosyaya sunulan her iki farklı bilirkişi kurulu raporunda taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» ihtimali bulunduğunun ve YİDK kararının yerinde olmadığının isabetli olarak belirtildiğini ve mahkeme tarafından da davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline, davalı şirket adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verildiğini, işbu dava dosyasında ise benzer bir marka başvurusu için açılan davanın reddine ilişkin verilen kararın yerinde olmadığını, mahkeme kabulünün aksine başvuru konusu ibare ile müvekkili markaları arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, yerel mahkeme kararında herhangi bir değerlendirme yapılmamakla birlikte, davalı Şirketin davaya konu markasını oluştururken mavi ve turuncu renkleri kullanarak müvekkil şirket markasının görsel algısına yaklaştığını, "makro teknik panel" markasının bu haliyle, orta düzeydeki bir tüketici bakımından en azından aynı ve/veya kardeş ve/veya birbiri ile bağlantılı işletmelere ait olduğu kanaatini bıraktığını, davalının önceki tarihli tescilli "makro teknik" ibareli markalarının varlığı nedeniyle müktesep hakkının bulunduğu değerlendirmesinin yerinde olmadığını, müvekkil Şirkete ait "macro/makro" ibareli tüm markaların yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde «ayırt edicilik» kazandıklarını ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olduklarını, buna göre 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların oluştuğunu, başv …
… bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin olmadığı, zira "Macro" ve "Makro" ibarelerinin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliklerinin» oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi …
Benzer bu kararda… eli marka başvurusu ile davacının "MACRO ve MAKRO" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki tanınmışlık koşulun …
… ıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin olmadığı, zira "Macro" ve "Makro" ibarelerinin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliklerinin» oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi …
İtiraza mesnet marka ve başvuru konusu markaların arasında «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerliğin olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince davanın reddine ve Bölge Adliye Mahkemesince de davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
2 benzer karar daha
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7041 E. 2022/1724 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas · istinaf yoluna başvurulabilirlik
İncelediğiniz kararda… arıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2016/30287 sayılı "Macro Teknik Panel" ibareli başvuru ile davacı yanın “makro” ve “macro” ibaresi etrafında «münhasıran» ya da muhtelif ek unsurlarla tescil ettirdiği markaları arasında, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca «iltibas» ya da karıştırılma ihtimaline neden olabilecek bir benzerliğin mevcut olmadığı, davacı yanın kullanım sonucu «ayırt edicilik» kazandığı iddialarının, davacı yanın “macrocenter+şekil” markalarına ilişkin ve yalnızca 35.sınıf perakendecilik hizmetleri alt grubunda kabul edilebileceği, başvuru konusu markadan ise zaten bu hizmet sınıfının çıkartıldığı, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının kalan emtialar bakımından uygulanabilir olmadığı, davacı yanın www.macrocenter.com.tr alan adına dayalı olarak 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin beşinci fıkrası anlamında üstün bir hakkının bulunmadığı, başvuru konusu markanın «kötüniyetli» bir tescile dayandığına ilişkin hiçbir emarenin dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… vada, dosyaya sunulan her iki farklı bilirkişi kurulu raporunda taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» ihtimali bulunduğunun ve YİDK kararının yerinde olmadığının isabetli olarak belirtildiğini ve mahkeme tarafından da davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline, davalı şirket adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verildiğini, işbu dava dosyasında ise benzer bir marka başvurusu için açılan davanın reddine ilişkin verilen kararın yerinde olmadığını, mahkeme kabulünün aksine başvuru konusu ibare ile müvekkili markaları arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, yerel mahkeme kararında herhangi bir değerlendirme yapılmamakla birlikte, davalı Şirketin davaya konu markasını oluştururken mavi ve turuncu renkleri kullanarak müvekkil şirket markasının görsel algısına yaklaştığını, "makro teknik panel" markasının bu haliyle, orta düzeydeki bir tüketici bakımından en azından aynı ve/veya kardeş ve/veya birbiri ile bağlantılı işletmelere ait olduğu kanaatini bıraktığını, davalının önceki tarihli tescilli "makro teknik" ibareli markalarının varlığı nedeniyle müktesep hakkının bulunduğu değerlendirmesinin yerinde olmadığını, müvekkil Şirkete ait "macro/makro" ibareli tüm markaların yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde «ayırt edicilik» kazandıklarını ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olduklarını, buna göre 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların oluştuğunu, başv …
… bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin olmadığı, zira "Macro" ve "Makro" ibarelerinin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliklerinin» oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi …
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, “macro” ibaresinin «ayırt ediciliğinin» oldukça düşük olduğu, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi «iltibas» tehlikesini ortadan kaldıracağının kabulü gerektiği, başvuruda "MAKRO" ibaresinin yanında "TEKNİK GLASS WOOL" ibaresi ile renk ve şekil unsurlarına yer verildiği, …
Bölge Adliye Mahkemesince, başvuru konusu “MAKRO TEKNİK GLASS WOOL” ibareli marka ile davacının itirazına gerekçe gösterdiği “MAKRO/MACRO” ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük olduğu ve davalının başvurusuna "teknik glas wool" unsurunun eklenmesiyle ayırt ediciliğin sağlandığı ve benzerlik bulunmadığı kabul edilmişse de, benzerlik değerlendirmesinde markaların baskın unsurları gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin «ortalama tüketiciler» nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gerekmektedir.
… taline, davalı adına tescilli 2016/30280 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiş, hükme karşı davalı şirket vekili ile davalı TPMK vekili «istinaf yoluna başvurmuştur».
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Marka Kurum kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5719 E. 2024/1630 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… arıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2016/30287 sayılı "Macro Teknik Panel" ibareli başvuru ile davacı yanın “makro” ve “macro” ibaresi etrafında «münhasıran» ya da muhtelif ek unsurlarla tescil ettirdiği markaları arasında, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca «iltibas» ya da karıştırılma ihtimaline neden olabilecek bir benzerliğin mevcut olmadığı, davacı yanın kullanım sonucu «ayırt edicilik» kazandığı iddialarının, davacı yanın “macrocenter+şekil” markalarına ilişkin ve yalnızca 35.sınıf perakendecilik hizmetleri alt grubunda kabul edilebileceği, başvuru konusu markadan ise zaten bu hizmet sınıfının çıkartıldığı, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının kalan emtialar bakımından uygulanabilir olmadığı, davacı yanın www.macrocenter.com.tr alan adına dayalı olarak 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin beşinci fıkrası anlamında üstün bir hakkının bulunmadığı, başvuru konusu markanın «kötüniyetli» bir tescile dayandığına ilişkin hiçbir emarenin dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… vada, dosyaya sunulan her iki farklı bilirkişi kurulu raporunda taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» ihtimali bulunduğunun ve YİDK kararının yerinde olmadığının isabetli olarak belirtildiğini ve mahkeme tarafından da davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline, davalı şirket adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verildiğini, işbu dava dosyasında ise benzer bir marka başvurusu için açılan davanın reddine ilişkin verilen kararın yerinde olmadığını, mahkeme kabulünün aksine başvuru konusu ibare ile müvekkili markaları arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, yerel mahkeme kararında herhangi bir değerlendirme yapılmamakla birlikte, davalı Şirketin davaya konu markasını oluştururken mavi ve turuncu renkleri kullanarak müvekkil şirket markasının görsel algısına yaklaştığını, "makro teknik panel" markasının bu haliyle, orta düzeydeki bir tüketici bakımından en azından aynı ve/veya kardeş ve/veya birbiri ile bağlantılı işletmelere ait olduğu kanaatini bıraktığını, davalının önceki tarihli tescilli "makro teknik" ibareli markalarının varlığı nedeniyle müktesep hakkının bulunduğu değerlendirmesinin yerinde olmadığını, müvekkil Şirkete ait "macro/makro" ibareli tüm markaların yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde «ayırt edicilik» kazandıklarını ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olduklarını, buna göre 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların oluştuğunu, başv …
… bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin olmadığı, zira "Macro" ve "Makro" ibarelerinin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliklerinin» oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi …
Benzer bu kararda… addesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı, zira davacının daha ... zayıf ayırt edici niteliği haiz bir sözcük olan "MACRO/MAKRO" ibarelerini markasına koyarken, sonradan «üçüncü kişiler» tarafından başka bazı sözcüklerle birlikte aynı kelimenin kullanılabileceğini öngörmesinin ve buna katlanmasının gerektiği, somut olayda da başvuruya yeterli «ayırt ediciliğin» sağlandığı kanaatine varılmıştır.
… recede benzer nitelikteki “MACROLIGHT” ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazlarının nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa taraf markaları arasında «iltibas» tehlikesi olduğunu, başvuruya konu “macrolight” ibaresinin, müvekkilinin www.macrocenter.com.tr ibareli ... adıyla benzer bulunduğunu, müvekkilinin macro/makro iba …
… RECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının itirazına mesnet markaları ile dava konusu başvuru arasında , «uyuşmazlık konusu» 9 uncu sınıf mallar yönünden 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca «iltibas» koşullarının oluştuğunu, davacıya ait www.macrocenter.com.tr uzantılı ... adı ve bu ... adı altında yayın yapan internet sitesinde, 09 uncu sınıfta yer ... emtianın satış, ticaret ve benzeri bir faaliyette bulunulduğunu gösterir herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığından 556 sayılı KHK'nın 8/5 maddesine dayalı iddiasının ispatlanamadığı, taraf markaları arasında, davaya konu markanın ilişkin olduğu tüm emtialar açısından iltibas koşulları oluştuğundan, tanımışlık ve bu anlamda 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi anlamında inceleme yapılmasına gerek bulunmadığı, «kötü niyet» iddialarının da ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK'nın 13.10.2017 tarih 2017-M-8761 sayılı kararının iptaline, davalı adına tescilli 2016/55067 sa …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üçüncü kişi · uyuşmazlık konusu · kaldırma ve yeniden hüküm · kötü niyet
Benzer bu kararda… RECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının itirazına mesnet markaları ile dava konusu başvuru arasında , «uyuşmazlık konusu» 9 uncu sınıf mallar yönünden 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca «iltibas» koşullarının oluştuğunu, davacıya ait www.macrocenter.com.tr uzantılı ... adı ve bu ... adı altında yayın yapan internet sitesinde, 09 uncu sınıfta yer ... emtianın satış, ticaret ve benzeri bir faaliyette bulunulduğunu gösterir herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığından 556 sayılı KHK'nın 8/5 maddesine dayalı iddiasının ispatlanamadığı, taraf markaları arasında, davaya konu markanın ilişkin olduğu tüm emtialar açısından iltibas koşulları oluştuğundan, tanımışlık ve bu anlamda 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi anlamında inceleme yapılmasına gerek bulunmadığı, «kötü niyet» iddialarının da ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK'nın 13.10.2017 tarih 2017-M-8761 sayılı kararının iptaline, davalı adına tescilli 2016/55067 sa …
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… addesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı, zira davacının daha ... zayıf ayırt edici niteliği haiz bir sözcük olan "MACRO/MAKRO" ibarelerini markasına koyarken, sonradan «üçüncü kişiler» tarafından başka bazı sözcüklerle birlikte aynı kelimenin kullanılabileceğini öngörmesinin ve buna katlanmasının gerektiği, somut olayda da başvuruya yeterli «ayırt ediciliğin» sağlandığı kanaatine varılmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/7214 E. , 2023/2481 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1665 Esas, 2021/937 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
MAHKEMESİ Ankara 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/206 E., 2019/298 K.
Taraflar arasındaki TPMK Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2016/30287 sayılı "makro teknik panel” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin adına tescilli "MACRO/MAKRO" ibareli markalara dayalı olarak bu başvuruya yaptığı itirazın, Markalar Dairesi Başkanlığınca kısmen yerinde görülerek başvuru kapsamından bir kısım hizmetlerin çıkarıldığını, başvurunun tümden reddi istemiyle bu karara yaptıkları itirazın ise YİDK tarafından yerinde görülmediğini, oysa taraf markalarının benzer mal ve hizmetleri kapsadıklarını, başvuru konusu ibarenin de müvekkiline ait "makro" ve "macro" ibareli markalar ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, ayrıca müvekkili Şirket markalarında kullanılan renkler ile başvurusu yapılan markanın görselinin de aynı renkleri taşıdığını, itiraza konu başvuru ile müvekkili markalarının birbirinin serisi olarak algılanacağını, bu durumun da iltibas ihtimalini doğurduğunu, müvekkilinin ayrıca www.macrocenter.com.tr alan adının sahibi ve işletmesinin de sahibi olduğunu, bu nedenlerle 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin beşinci fıkrası anlamında bir üstün hakkının bulunduğunu, müvekkili markalarının kullanım sonucu yoğun ayırt edicilik kazandıklarını, dolayısıyla müvekkilinin "macrocenter" ve "macro" markalarının herkes tarafından bilinen markalar olduklarını, "Macro" ibaresinin tesciline izin verilmesi halinde başvuru sahibinin müvekkilinin tanınmışlığından haksız yararlanacağını, bunun ötesinde müvekkili firmaya ait markaların ayırt edici karakterlerinin zedeleneceğini, başvuru sahibinin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek TürkPatent YİDK'nın 08.05.2017 tarih ve 2017-M-3104 sayılı kararının iptali ile dava konu marka başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 1998 yılından bu yana faaliyetlerini sürdüren bir firma olduğunu, "Macro" ve "Makro" ibarelerinin ayırt ediciliklerinin düşük bulunduğunu, müvekkili başvurusu ile davacı markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını, Kurum nezdinde "macro/makro" ibareli çok sayıda markanın tescilli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2016/30287 sayılı "Macro Teknik Panel" ibareli başvuru ile davacı yanın “makro” ve “macro” ibaresi etrafında münhasıran ya da muhtelif ek unsurlarla tescil ettirdiği markaları arasında, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca iltibas ya da karıştırılma ihtimaline neden olabilecek bir benzerliğin mevcut olmadığı, davacı yanın kullanım sonucu ayırt edicilik kazandığı iddialarının, davacı yanın “macrocenter+şekil” markalarına ilişkin ve yalnızca 35.sınıf perakendecilik hizmetleri alt grubunda kabul edilebileceği, başvuru konusu markadan ise zaten bu hizmet sınıfının çıkartıldığı, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının kalan emtialar bakımından uygulanabilir olmadığı, davacı yanın www.macrocenter.com.tr alan adına dayalı olarak 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin beşinci fıkrası anlamında üstün bir hakkının bulunmadığı, başvuru konusu markanın kötüniyetli bir tescile dayandığına ilişkin hiçbir emarenin dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/427 E. sayılı dosyası ile görülen, tarafları aynı olan ve davalı Şirketin benzer bir başka marka başvurusuna yapılan itirazın reddine ilişkin YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük talepli davada, dosyaya sunulan her iki farklı bilirkişi kurulu raporunda taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas ihtimali bulunduğunun ve YİDK kararının yerinde olmadığının isabetli olarak belirtildiğini ve mahkeme tarafından da davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline, davalı şirket adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verildiğini, işbu dava dosyasında ise benzer bir marka başvurusu için açılan davanın reddine ilişkin verilen kararın yerinde olmadığını, mahkeme kabulünün aksine başvuru konusu ibare ile müvekkili markaları arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, yerel mahkeme kararında herhangi bir değerlendirme yapılmamakla birlikte, davalı Şirketin davaya konu markasını oluştururken mavi ve turuncu renkleri kullanarak müvekkil şirket markasının görsel algısına yaklaştığını, "makro teknik panel" markasının bu haliyle, orta düzeydeki bir tüketici bakımından en azından aynı ve/veya kardeş ve/veya birbiri ile bağlantılı işletmelere ait olduğu kanaatini bıraktığını, davalının önceki tarihli tescilli "makro teknik" ibareli markalarının varlığı nedeniyle müktesep hakkının bulunduğu değerlendirmesinin yerinde olmadığını, müvekkil Şirkete ait "macro/makro" ibareli tüm markaların yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde ayırt edicilik kazandıklarını ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olduklarını, buna göre 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların oluştuğunu, başvuru konusu markanın seçilmesinin müvekkiline ait markanın bilinirliğinden yararlanmak amacı taşıdığını ve bu nedenle başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "MAKRO TEKNİK PANEL" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "MACRO/MAKRO" asıl unsurlu marka işaretleri arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira "Macro" ve "Makro" ibarelerinin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden ayırt ediciliklerinin oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi gerektiği, diğer bir deyişle, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini ortadan kaldıracağının kabulü gerektiği, bu hususun Yargıtay 11.
Hukuk Dairesinin 2014/14005 E., 2015/59 K. sayılı ilamında da kabul edildiği, buna göre dava konusu başvuruda "MAKRO" ibaresinin yanında "TEKNİK PANEL" ibaresi ile renk ve şekil unsurlarına yer verildiği gözetildiğinde, dava konusu markanın davacının itirazına mesnet markalarından yeterince farklılaştığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 03.02.2021 tarihli ve 2020/1414 E. 2021/787 K. sayılı kararı ile "makrokim chemistry" ibareli marka başvurusunun, 10.06.2020 tarihli 2019/5072 E., 2020/2735 K. sayılı kararı ile "MACRO WORLD İNŞAAT & GAYRİMENKUL&DANIŞMANLIK" ibareli marka başvurusunun, 01.10.2019 tarihli 2018/4544 E., 2019/6035 K. sayılı kararı ile “MACRONEWS+ŞEKİL” ibareli marka başvurusunun, 29/04/2019 tarihli 2018/1607 E., 2019/3263 K.
sayılı kararı ile "MACROSKOP+ŞEKİL" ibareli marka başvurusunun, davacının "Macro" ve "Makro" ibareli markaları ile iltibas oluşturmayacağının kabul edildiği Dairemiz kararlarının onandığı, ayrıca Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13.09.2017 tarihli 2016/1578 E., 2017/4311 K. sayılı kararı ile "MACROCLEAN" ibareli marka başvurunun, 13.11.2013 tarihli 2013/6532 E., 2013/20373 K. sayılı kararı ile "MAKROMAR" ibareli marka başvurusunun, 12.03.2013 tarihli 2012/5896 E., 2013/4716 K. sayılı kararı ile "MAKRO-TEL İletişim ltd. Şti.+ şekil'' ibareli başvurusunun, davacının "Macro" ve "Makro" ibareli markaları ile iltibas oluşturmayacağının kabul edildiği mahkeme kararlarının onandığı, taraf marka işaretleri benzer olmadığından davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olup olmadığının tartışılmasının sonuca etkili bulunmadığı, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olarak yapıldığının ispatlanamadığı, dolayısıyla mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1.Davalının işbu davaya konu "MAKRO TEKNİK PANEL" ibareli markası ile aynı renklerde(mavi-turuncu) oluşturulmuş, aynı karakterle yazılmış, aynı sınıflarda tescil talep edilen ve çok bezner nitelikteki "MAKRO TEKNİK FLEX" ibareli marka başvurusuna müvekkili şirket tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük talepli davanın Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2017/430 E. sayılı dosyası ile görüldüğünü, ilk derece mahkemesi tarafından davanın reddine ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiğini, ancak bu kararın Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2020/177 E., 2020/4420 K. Sayılı ilamı ile; "Davacı markalarının asıl unsurunu “MAKRO” VE “MACRO” ibareleri oluşturmakta olup, başvuru konusu işaret ise “MAKRO TEKNİK FLEX + ŞEKİL” ibarelidir.
Bu durumda, itiraza mesnet davacı markaları ile davalı başvuru markası arasında görsel, sessel, işitsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunduğu, dolayısıyla aynı mal ve/veya hizmetlerde kullanılması halinde o mal ve hizmetlerin aynı teşebbüsten ya da bağlı teşebbüsten geldiği yönünde iltibasa sebep olabileceği kabul edilmelidir. Şu halde, aynı mal ve hizmetlerde markanın köken gösterme fonksiyonu yönünden karıştırma ihtimali bulunduğu gözetilerek gerek başvuru markası ve gerekse de itiraza mesnet markalar kapsamında bulunan 35. sınıf hizmetler yönünden bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın mümeyyiz davacı taraf yararına bozulması gerekmiştir." şeklinde bozulduğunu,
2. Yine MAKRO TEKNİK PROFILE+ŞEKİL” ibareli marka başvurusuna karşı, müvekkili şirketin “MAKRO/MACRO” ibareli markalarını mesnet göstererek yapmış olduğu itirazın reddi kararının iptali davasında ilk derece mahkemesince davanı reddi ve bölge adliye mahkemesince esastan ret kararına karşı yaptığımız temyiz başvurusu sonucunda kararın Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2020/1119 E. , 2021/520 K. sayılı ilamı ile; "...davacı markalarının asıl unsurunu “MAKRO” VE “MACRO” ibareleri oluşturmakta olup, başvuru konusu işaret ise “MAKRO TEKNİK PROFILE + ŞEKİL” ibaresidir. Bu durumda, itiraza mesnet davacı markaları ile davalı başvuru markası arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunduğu, dolayısıyla aynı mal ve/veya hizmetlerde kullanılması halinde o mal ve hizmetlerin aynı teşebbüsten ya da bağlı teşebbüsten geldiği yönünde iltibasa sebep olabileceği kabul edilmelidir.
Şu halde, aynı mal ve hizmetlerde markanın köken gösterme fonksiyonu yönünden karıştırma ihtimali bulunduğu gözetilip bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın davacı taraf yararına bozulması gerekmiştir.
" şeklinde bozulduğunu,
3. Bir bütün olarak bakıldığında markaların sınıfsal benzerliğin yanında, işitsel, görsel ve fonetik açıdan da benzer olduğunu, davalının mavi ve turuncu renkleri kullanarak müvekkili şirketin görsel algısına yaklaştığını,
4.Kabul anlamına gelmemek kaydıyla marka işaretleri arasındaki benzerliğin düşük olduğu kabul edilse bile, marka emtiaları arasındaki yüksek benzerliğin marka işaretleri arasındaki düşük benzerliğin önüne geçeceğini,
5.Ayrıca aynı mal/hizmetlerde markanın köken gösterme fonksiyonu yönünden karıştırılma ihtimali olduğu gözetilerek bir değerlendirme yapılması gerektiğini,
6.Taraf markaların mevcut hali ile tüketici gözünde aynı veyahut birbiri ile bağlantılı işletmelere ait olduğu izlenimi ortaya çıkacağını,
7.Macro ve Makro ibaresinin müvekkiline ait ticaret unvanının ve işletme adının da esas unsuru olmasının yanı sıra www.macrocenter.com.tr alan adının da esas unsuru olduğunu,
8.Müvekkiline ait MACRO/MAKRO ibareli markaların yoğun kullanım ile ayırt edicilik kazanmış ve tüketici nezdinde tanınmış olduğunu,
9.Müvekkilinin MACRO ve MAKRO esas unsurlu markalarına her yıl çok ciddi meblağlarda yatırım yapıldığını, dolayısıyla tanınmış markaların toplumda edindiği itibar, güven ve kalite sembolünden haksız fayda sağlanacağını ve bu suretle markanın ayırt edici özelliğinin zarar göreceğini,
10. Davalının dava konusu markayı seçmesinde haklı bir neden ortaya konulmadığını, müvekkiline ait markaların bilinirliğinden faydalanmak için tescil edilmek istendiğini, belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalının 2016/30287 sayılı “makro teknik panel" ibareli marka tescil başvurusuna karşı, davacının MACRO ve MAKRO esas unsurlu markalarını mesnet göstererek yapmış olduğu itiraz sonucunda nihai olarak verilen TürkPatent YİDK'nın 08.05.2017 tarih ve 2017-M-3104 sayılı kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uyulması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya, hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Dava, davalının marka tescil başvurusuna davacının yaptığı itirazın reddine dair TürkPatent YİDK kararının iptali ile tescili halinde markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince davalının 2016/30287 sayılı “makro teknik panel" ibareli başvuru markası ile davacının itirazına mesnet gösterdiği “MAKRO/MACRO” esas unsurlu markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas ve karıştırılma ihtimaline neden olabilecek bir benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacının istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince “makro” ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu, markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas tehlikesinin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Bölge Adliye Mahkemesince, başvuru konusu “makro teknik panel" ibareli marka ile davacının itirazına gerekçe gösterdiği “MAKRO/MACRO” markalarının 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzer olmadığı ve iltibas tehlikesi bulunmadığı kabul edilmişse de, iltibas tehlikesinin değerlendirmesinde markaların baskın unsurları da gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin ortalama tüketiciler nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gerekmektedir. İşaretlerin benzerliği incelenirken de özellikle redde mesnet markanın bir bütün olarak bıraktığı genel izlenim ve ayırt edici unsurların dikkate alınması ve bu baskın unsurların ayırt edicilik seviyesi göz önünde bulundurulmalıdır.
Tescil kapsamında mal ve hizmetleri tür, çeşit, nitelik, karakteristik özellik gibi tanımlayıcı sözcükler asıl unsur olarak dikkate alınamayacağı gibi ima yoluyla bu özellikleri belirten unsurların da ayırt ediciliğinin zayıf olacağı unutulmamalıdır. Ayrıca bir markayı oluşturan unsur, o markanın başka markalardan ayırt edilebilmesini sağlayan kelime, harf, sayı, şekil vb. işaretlerden oluşup, marka birden ziyade unsuru ihtiva ediyorsa, asıl unsuru markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenim, tümüne hâkim olan görünüş ve ayırıcılığını vurgulayan imajda aramak lazımdır.
4. Bahsi geçen tüm bu hususlar nazara alınarak yapılan değerlendirmede davacı markalarının asıl unsurunu “MAKRO” VE “MACRO” ibareleri oluşturmakta olup, başvuru konusu işaret ise “makro teknik panel" ibaresidir. Bu durumda, itiraza mesnet davacı markaları ile davalı başvuru markası arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunduğu, dolayısıyla aynı mal ve/veya hizmetlerde kullanılması halinde o mal ve hizmetlerin aynı teşebbüsten ya da bağlı teşebbüsten geldiği yönünde iltibasa sebep olabileceği kabul edilmelidir. Şu halde, aynı mal ve hizmetlerde markanın köken gösterme fonksiyonu yönünden karıştırma ihtimali bulunduğu gözetilip bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın davacı taraf yararına bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.04.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre, yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davacının temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulmasına ilişkin sayın çoğunluğun görüşüne karşıyım.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/940531500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz