YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/7221 E. 2023/1338 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
münhasırlık↗ esastan ret↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/352 E., 2019/106 K.
Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2016/30284 sayılı "makro teknik rock wool" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin adına tescilli "MACRO/MAKRO" ibareli markalara dayalı olarak bu başvuruya yaptığı itirazın, Markalar Dairesi Başkanlığınca kısmen yerinde görülerek başvuru kapsamından bir kısım hizmetlerin çıkarıldığını, başvurunun tümden reddi istemiyle bu karara yaptıkları itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, taraf markalarının benzer mal ve hizmetleri kapsadıklarını, başvuru konusu ibarenin de müvekkiline ait "makro" ve "macro" ibareli markalar ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, ayrıca müvekkili şirket markalarında kullanılan renkler ile başvurusu yapılan markanın görselinin de aynı renkleri taşıdığını, itiraza konu başvuru ile müvekkili markalarının birbirinin serisi olarak algılanacağını, bu durumun da iltibas ihtimalini doğurduğunu, müvekkilinin ayrıca www.macrocenter.com.tr alan adının sahibi ve işletmesinin de sahibi olduğunu, bu nedenlerle 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin beşinci fıkrası anlamında üstün hakkının bulunduğunu, müvekkili markalarının kullanım sonucu yoğun ayırt edicilik kazandıklarını, dolayısıyla müvekkilinin "macrocenter" ve "macro" markalarının herkes tarafından bilinen markalar olduklarını, "Macro" ibaresinin tesciline izin verilmesi halinde başvuru sahibinin müvekkilinin tanınmışlığından haksız yararlanacağını, bunun ötesinde müvekkili firmaya ait markaların ayırt edici karakterlerinin zedeleneceğini, başvuru sahibinin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK'in 2017-M-6604 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili cevap dilekçesinde, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin 1998 yılından bu yana faaliyetlerini sürdüren bir firma olduğunu, "Macro" ve "Makro" ibarelerinin ayırt ediciliklerinin düşük bulunduğunu, müvekkili başvurusu ile davacı markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını, Kurum nezdinde "macro/makro" ibareli çok sayıda markanın tescilli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dava konusu 2016/30266 sayılı "MAKRO TEKNİK ROCK Wool" ibareli başvuru ile davacının "makro" ve "macro" ibaresi etrafında münhasıran ya da muhtelif ek unsurlarla tescil ettirdiği markaları arasında, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca karıştırılma ihtimaline neden olabilecek bir benzerliğin mevcut olmadığı, davacının kullanım sonucu ayırt edicilik kazandığı iddialarının, davacının "macrocenter+şekil" markalarına ilişkin ve yalnızca 35 inci sınıf perakendecilik hizmetleri alt grubunda kabul edilebileceğini, başvuru konusu markadan ise zaten bu hizmet sınıfının çıkartıldığı, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca başvuru kapsamında kalan emtia bakımından uygulanabilir olmadığı, davacının alan adına dayalı olarak aynı KHK'nın 8 inci maddesinin beşinci fıkrası anlamında üstün bir hakkının bulunmadığı, başvuru konusu markanın kötü niyetli bir tescile dayandığına ilişkin hiçbir emarenin dosya kapsamında olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/427 E. sayılı dosyası ile görülen, tarafları aynı olan ve davalı şirketin benzer bir başka marka başvurusuna yapılan itirazın reddine ilişkin YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük talepli davada, dosyaya sunulan her iki farklı bilirkişi kurulu raporunda taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas ihtimali bulunduğunun ve YİDK kararının yerinde olmadığının isabetli olarak belirtildiğini ve mahkeme tarafından da davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline, davalı şirket adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verildiğini, işbu dava dosyasında ise benzer bir marka başvurusu için açılan davanın reddine ilişkin verilen kararın yerinde olmadığını, mahkeme kabulünün aksine başvuru konusu ibare ile müvekkili markaları arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, yerel mahkeme kararında herhangi bir değerlendirme yapılmamakla birlikte, davalı şirketin davaya konu markasını oluştururken mavi ve turuncu renkleri kullanarak müvekkil şirket markasının görsel algısına yaklaştığını, "makro teknik rock wool" markasının bu haliyle, orta düzeydeki bir tüketici bakımından en azından aynı ve/veya kardeş ve/veya birbiri ile bağlantılı işletmelere ait olduğu kanaatini bıraktığını, müvekkil şirkete ait "macro/makro" ibareli tüm markaların yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde ayırt edicilik kazandıklarını ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olduklarını, buna göre 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların oluştuğunu, başvuru konusu markanın seçilmesinin müvekkiline ait markanın bilinirliğinden yararlanmak amacı taşıdığını ve bu nedenle başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "MAKRO TEKNİK ROCK WOOL" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "MACRO/MAKRO" asıl unsurlu marka işaretleri arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira "Macro" ve "Makro" ibarelerinin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden ayırt ediciliklerinin oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi gerektiği, diğer bir deyişle, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini ortadan kaldıracağının kabulü gerektiği, bu hususun Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2014/14005 E., 2015/59 K. sayılı ilamında da kabul edildiği, buna göre dava konusu başvuruda "MAKRO" ibaresinin yanında "TEKNİK ROCK WOOL" ibaresi ile renk ve şekil unsurlarına yer verildiği gözetildiğinde, dava konusu markanın davacının itirazına mesnet markalarından yeterince farklılaştığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 03.02.2021 tarihli ve 2020/1414 E. 2021/787 K. sayılı kararı ile "makrokim chemistry" ibareli marka başvurusunun, 10.06.2020 tarihli 2019/5072 E., 2020/2735 K. sayılı kararı ile "MACRO WORLD İNŞAAT & GAYRİMENKUL&DANIŞMANLIK" ibareli marka başvurusunun, 01.10.2019 tarihli 2018/4544 E., 2019/6035 K. sayılı kararı ile “MACRONEWS+ŞEKİL” ibareli marka başvurusunun, 29.04.2019 tarihli 2018/1607 E., 2019/3263 K. sayılı kararı ile "MACROSKOP+ŞEKİL" ibareli marka başvurusunun, davacının "Macro" ve "Makro" ibareli markaları ile iltibas oluşturmayacağının kabul edildiği Dairemiz kararlarının onandığı, ayrıca Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13.09.2017 tarihli 2016/1578 E., 2017/4311 K. sayılı kararı ile "MACROCLEAN" ibareli marka başvurunun, 13.11.2013 tarihli 2013/6532 E., 2013/20373 K. sayılı kararı ile "MAKROMAR" ibareli marka başvurusunun, 12.03.2013 tarihli 2012/5896 E., 2013/4716 K. sayılı kararı ile "MAKRO-TEL İletişim ltd. Şti.+ şekil'' ibareli başvurusunun, davacının "Macro" ve "Makro" ibareli markaları ile iltibas oluşturmayacağının kabul edildiği mahkeme kararlarının onandığı, taraf marka işaretleri benzer olmadığından, davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olup olmadığının tartışılmasının sonuca etkili bulunmadığı, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olarak yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yargıtay 11. HD. 2020/177 E. sayılı dosyası ve yine yine Yargıtay 11. HD. 2020/1119 E. sayılı dosyası ile incelenen ve tarafları aynı olan 6,7,11,17,35. sınıflarda tescili talep edilen "makro teknik profil" ibareli marka ve tarafları aynı olan ve davalı şirketin 6,11,35. sınıflarda tescili talep edilen "MAKRO TEKNİK FLEX" ibareli marka başvurularına yapılan itirazın reddine ilişkin YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük davalarında taraf markaları arasında iltibas ihtimali bulunduğunun belirtildiğini bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın yerinde olmadığını, işbu dosyalarda incelenen markaların da dava konusu marka ile aynı renklerle (mavi-turuncu) oluşturulduğunu, aynı karakterle yazıldığını, taraf markaları arasında görsel,işitsel, sınıfsal ve kavramsal benzerlik bulunduğunu, başvuru konusu marka ile davacı markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunduğunu, mahkeme kabulünün aksine başvuru konusu ibare ile müvekkili markaları arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, yerel mahkeme kararında herhangi bir değerlendirme yapılmamakla birlikte, davalı şirketin davaya konu markasını oluştururken mavi ve turuncu renkleri kullanarak müvekkil şirket markasının görsel algısına yaklaştığını, "makro teknik rock wool" markasının bu haliyle, orta düzeydeki bir tüketici bakımından en azından aynı ve/veya kardeş ve/veya birbiri ile bağlantılı işletmelere ait olduğu kanaatini bıraktığını, müvekkil şirkete ait "macro/makro" ibareli tüm markaların yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde ayırt edicilik kazandıklarını ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olduklarını, buna göre 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların oluştuğunu, başvuru konusu markanın seçilmesinin müvekkiline ait markanın bilinirliğinden yararlanmak amacı taşıdığını ve bu nedenle başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek resen dikkate alınacak sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6/1 maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7214 E. 2023/2481 K.
Ortak:münhasırlık · esastan ret · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… rusu yapılan markanın görselinin de aynı renkleri taşıdığını, itiraza konu başvuru ile müvekkili markalarının birbirinin serisi olarak algılanacağını, bu durumun da «iltibas» ihtimalini doğurduğunu, müvekkilinin ayrıca www.macrocenter.com.tr alan adının sahibi ve işletmesinin de sahibi olduğunu, bu nedenlerle 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin beşinci fıkrası anlamında üstün hakkının bulunduğunu, müvekkili markalarının kullanım sonucu yoğun «ayırt edicilik» kazandıklarını, dolayısıyla müvekkilinin "macrocenter" ve "macro" markalarının herkes tarafından bilinen markalar olduklarını, "Macro" ibaresinin tesciline izin ve …
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin 1998 yılından bu yana faaliyetlerini sürdüren bir firma olduğunu, "Macro" ve "Makro" ibarelerinin «ayırt ediciliklerinin» düşük bulunduğunu, müvekkili başvurusu ile davacı markaları arasında «iltibas» tehlikesinin bulunmadığını, Kurum nezdinde "macro/makro" ibareli çok sayıda markanın tescilli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… arıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dava konusu 2016/30266 sayılı "MAKRO TEKNİK ROCK Wool" ibareli başvuru ile davacının "makro" ve "macro" ibaresi etrafında «münhasıran» ya da muhtelif ek unsurlarla tescil ettirdiği markaları arasında, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca karıştırılma ihtimaline neden olabilecek bir benzerliğin mevcut olmadığı, davacının kullanım sonucu «ayırt edicilik» kazandığı iddialarının, davacının "macrocenter+şekil" markalarına ilişkin ve yalnızca 35 inci sınıf perakendecilik hizmetleri alt grubunda kabul edilebileceğini, b …
Benzer bu kararda… arıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2016/30287 sayılı "Macro Teknik Panel" ibareli başvuru ile davacı yanın “makro” ve “macro” ibaresi etrafında «münhasıran» ya da muhtelif ek unsurlarla tescil ettirdiği markaları arasında, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca «iltibas» ya da karıştırılma ihtimaline neden olabilecek bir benzerliğin mevcut olmadığı, davacı yanın kullanım sonucu «ayırt edicilik» kazandığı iddialarının, davacı yanın “macrocenter+şekil” markalarına ilişkin ve yalnızca 35.sınıf perakendecilik hizmetleri alt grubunda kabul edilebileceği, başvuru konusu markadan ise zaten bu hizmet sınıfının çıkartıldığı, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının kalan emtialar bakımından uygulanabilir olmadığı, davacı yanın www.macrocenter.com.tr alan adına dayalı olarak 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin beşinci fıkrası anlamında üstün bir hakkının bulunmadığı, başvuru konusu markanın «kötüniyetli» bir tescile dayandığına ilişkin hiçbir emarenin dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… vada, dosyaya sunulan her iki farklı bilirkişi kurulu raporunda taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» ihtimali bulunduğunun ve YİDK kararının yerinde olmadığının isabetli olarak belirtildiğini ve mahkeme tarafından da davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline, davalı şirket adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verildiğini, işbu dava dosyasında ise benzer bir marka başvurusu için açılan davanın reddine ilişkin verilen kararın yerinde olmadığını, mahkeme kabulünün aksine başvuru konusu ibare ile müvekkili markaları arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, yerel mahkeme kararında herhangi bir değerlendirme yapılmamakla birlikte, davalı Şirketin davaya konu markasını oluştururken mavi ve turuncu renkleri kullanarak müvekkil şirket markasının görsel algısına yaklaştığını, "makro teknik panel" markasının bu haliyle, orta düzeydeki bir tüketici bakımından en azından aynı ve/veya kardeş ve/veya birbiri ile bağlantılı işletmelere ait olduğu kanaatini bıraktığını, davalının önceki tarihli tescilli "makro teknik" ibareli markalarının varlığı nedeniyle müktesep hakkının bulunduğu değerlendirmesinin yerinde olmadığını, müvekkil Şirkete ait "macro/makro" ibareli tüm markaların yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde «ayırt edicilik» kazandıklarını ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olduklarını, buna göre 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların oluştuğunu, başv …
… bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin olmadığı, zira "Macro" ve "Makro" ibarelerinin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliklerinin» oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ziya · ticaret unvanı · ortalama tüketici · kötüniyet
Benzer bu kararda… arıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2016/30287 sayılı "Macro Teknik Panel" ibareli başvuru ile davacı yanın “makro” ve “macro” ibaresi etrafında «münhasıran» ya da muhtelif ek unsurlarla tescil ettirdiği markaları arasında, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca «iltibas» ya da karıştırılma ihtimaline neden olabilecek bir benzerliğin mevcut olmadığı, davacı yanın kullanım sonucu «ayırt edicilik» kazandığı iddialarının, davacı yanın “macrocenter+şekil” markalarına ilişkin ve yalnızca 35.sınıf perakendecilik hizmetleri alt grubunda kabul edilebileceği, başvuru konusu markadan ise zaten bu hizmet sınıfının çıkartıldığı, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının kalan emtialar bakımından uygulanabilir olmadığı, davacı yanın www.macrocenter.com.tr alan adına dayalı olarak 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin beşinci fıkrası anlamında üstün bir hakkının bulunmadığı, başvuru konusu markanın «kötüniyetli» bir tescile dayandığına ilişkin hiçbir emarenin dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… mevcut hali ile tüketici gözünde aynı veyahut birbiri ile bağlantılı işletmelere ait olduğu izlenimi ortaya çıkacağını, 7.Macro ve Makro ibaresinin müvekkiline ait «ticaret unvanının» ve işletme adının da esas unsuru olmasının yanı sıra www.macrocenter.com.tr alan adının da esas unsuru olduğunu, 8.Müvekkiline ait MACRO/MAKRO ibareli markaların yoğun kullanım ile «ayırt edicilik» kazanmış ve tüketici nezdinde tanınmış olduğunu, 9.Müvekkilinin MACRO ve MAKRO esas unsurlu markalarına her yıl çok ciddi meblağlarda yatırım yapıldığını, dolayısı …
… ile davacının itirazına gerekçe gösterdiği “MAKRO/MACRO” markalarının 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzer olmadığı ve «iltibas» tehlikesi bulunmadığı kabul edilmişse de, iltibas tehlikesinin değerlendirmesinde markaların baskın unsurları da gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin «ortalama tüketiciler» nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gerekmektedir.
Ayrıca bir markayı oluşturan unsur, o markanın başka markalardan ayırt edilebilmesini sağlayan kelime, harf, sayı, şekil vb. işaretlerden oluşup, marka birden «ziyade» unsuru ihtiva ediyorsa, asıl unsuru markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenim, tümüne hâkim olan görünüş ve ayırıcılığını vurgulayan imajda aramak lazımdır.
-
Marka Kurum kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5719 E. 2024/1630 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… rusu yapılan markanın görselinin de aynı renkleri taşıdığını, itiraza konu başvuru ile müvekkili markalarının birbirinin serisi olarak algılanacağını, bu durumun da «iltibas» ihtimalini doğurduğunu, müvekkilinin ayrıca www.macrocenter.com.tr alan adının sahibi ve işletmesinin de sahibi olduğunu, bu nedenlerle 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin beşinci fıkrası anlamında üstün hakkının bulunduğunu, müvekkili markalarının kullanım sonucu yoğun «ayırt edicilik» kazandıklarını, dolayısıyla müvekkilinin "macrocenter" ve "macro" markalarının herkes tarafından bilinen markalar olduklarını, "Macro" ibaresinin tesciline izin ve …
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin 1998 yılından bu yana faaliyetlerini sürdüren bir firma olduğunu, "Macro" ve "Makro" ibarelerinin «ayırt ediciliklerinin» düşük bulunduğunu, müvekkili başvurusu ile davacı markaları arasında «iltibas» tehlikesinin bulunmadığını, Kurum nezdinde "macro/makro" ibareli çok sayıda markanın tescilli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… vada, dosyaya sunulan her iki farklı bilirkişi kurulu raporunda taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» ihtimali bulunduğunun ve YİDK kararının yerinde olmadığının isabetli olarak belirtildiğini ve mahkeme tarafından da davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline, davalı şirket adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verildiğini, işbu dava dosyasında ise benzer bir marka başvurusu için açılan davanın reddine ilişkin verilen kararın yerinde olmadığını, mahkeme kabulünün aksine başvuru konusu ibare ile müvekkili markaları arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, yerel mahkeme kararında herhangi bir değerlendirme yapılmamakla birlikte, davalı şirketin davaya konu markasını oluştururken mavi ve turuncu renkleri kullanarak müvekkil şirket markasının görsel algısına yaklaştığını, "makro teknik rock wool" markasının bu haliyle, orta düzeydeki bir tüketici bakımından en azından aynı ve/veya kardeş ve/veya birbiri ile bağlantılı işletmelere ait olduğu kanaatini bıraktığını, müvekkil şirkete ait "macro/makro" ibareli tüm markaların yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde «ayırt edicilik» kazandıklarını ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olduklarını, buna göre 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların oluştuğunu, başv …
Benzer bu kararda… addesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı, zira davacının daha ... zayıf ayırt edici niteliği haiz bir sözcük olan "MACRO/MAKRO" ibarelerini markasına koyarken, sonradan «üçüncü kişiler» tarafından başka bazı sözcüklerle birlikte aynı kelimenin kullanılabileceğini öngörmesinin ve buna katlanmasının gerektiği, somut olayda da başvuruya yeterli «ayırt ediciliğin» sağlandığı kanaatine varılmıştır.
… recede benzer nitelikteki “MACROLIGHT” ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazlarının nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa taraf markaları arasında «iltibas» tehlikesi olduğunu, başvuruya konu “macrolight” ibaresinin, müvekkilinin www.macrocenter.com.tr ibareli ... adıyla benzer bulunduğunu, müvekkilinin macro/makro iba …
… RECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının itirazına mesnet markaları ile dava konusu başvuru arasında , «uyuşmazlık konusu» 9 uncu sınıf mallar yönünden 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca «iltibas» koşullarının oluştuğunu, davacıya ait www.macrocenter.com.tr uzantılı ... adı ve bu ... adı altında yayın yapan internet sitesinde, 09 uncu sınıfta yer ... emtianın satış, ticaret ve benzeri bir faaliyette bulunulduğunu gösterir herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığından 556 sayılı KHK'nın 8/5 maddesine dayalı iddiasının ispatlanamadığı, taraf markaları arasında, davaya konu markanın ilişkin olduğu tüm emtialar açısından iltibas koşulları oluştuğundan, tanımışlık ve bu anlamda 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi anlamında inceleme yapılmasına gerek bulunmadığı, «kötü niyet» iddialarının da ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK'nın 13.10.2017 tarih 2017-M-8761 sayılı kararının iptaline, davalı adına tescilli 2016/55067 sa …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üçüncü kişi · uyuşmazlık konusu · kaldırma ve yeniden hüküm · kötü niyet
Benzer bu kararda… RECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının itirazına mesnet markaları ile dava konusu başvuru arasında , «uyuşmazlık konusu» 9 uncu sınıf mallar yönünden 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca «iltibas» koşullarının oluştuğunu, davacıya ait www.macrocenter.com.tr uzantılı ... adı ve bu ... adı altında yayın yapan internet sitesinde, 09 uncu sınıfta yer ... emtianın satış, ticaret ve benzeri bir faaliyette bulunulduğunu gösterir herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığından 556 sayılı KHK'nın 8/5 maddesine dayalı iddiasının ispatlanamadığı, taraf markaları arasında, davaya konu markanın ilişkin olduğu tüm emtialar açısından iltibas koşulları oluştuğundan, tanımışlık ve bu anlamda 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi anlamında inceleme yapılmasına gerek bulunmadığı, «kötü niyet» iddialarının da ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK'nın 13.10.2017 tarih 2017-M-8761 sayılı kararının iptaline, davalı adına tescilli 2016/55067 sa …
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… addesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı, zira davacının daha ... zayıf ayırt edici niteliği haiz bir sözcük olan "MACRO/MAKRO" ibarelerini markasına koyarken, sonradan «üçüncü kişiler» tarafından başka bazı sözcüklerle birlikte aynı kelimenin kullanılabileceğini öngörmesinin ve buna katlanmasının gerektiği, somut olayda da başvuruya yeterli «ayırt ediciliğin» sağlandığı kanaatine varılmıştır.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3076 E. 2023/6952 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… rusu yapılan markanın görselinin de aynı renkleri taşıdığını, itiraza konu başvuru ile müvekkili markalarının birbirinin serisi olarak algılanacağını, bu durumun da «iltibas» ihtimalini doğurduğunu, müvekkilinin ayrıca www.macrocenter.com.tr alan adının sahibi ve işletmesinin de sahibi olduğunu, bu nedenlerle 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin beşinci fıkrası anlamında üstün hakkının bulunduğunu, müvekkili markalarının kullanım sonucu yoğun «ayırt edicilik» kazandıklarını, dolayısıyla müvekkilinin "macrocenter" ve "macro" markalarının herkes tarafından bilinen markalar olduklarını, "Macro" ibaresinin tesciline izin ve …
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin 1998 yılından bu yana faaliyetlerini sürdüren bir firma olduğunu, "Macro" ve "Makro" ibarelerinin «ayırt ediciliklerinin» düşük bulunduğunu, müvekkili başvurusu ile davacı markaları arasında «iltibas» tehlikesinin bulunmadığını, Kurum nezdinde "macro/makro" ibareli çok sayıda markanın tescilli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… vada, dosyaya sunulan her iki farklı bilirkişi kurulu raporunda taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» ihtimali bulunduğunun ve YİDK kararının yerinde olmadığının isabetli olarak belirtildiğini ve mahkeme tarafından da davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline, davalı şirket adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verildiğini, işbu dava dosyasında ise benzer bir marka başvurusu için açılan davanın reddine ilişkin verilen kararın yerinde olmadığını, mahkeme kabulünün aksine başvuru konusu ibare ile müvekkili markaları arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, yerel mahkeme kararında herhangi bir değerlendirme yapılmamakla birlikte, davalı şirketin davaya konu markasını oluştururken mavi ve turuncu renkleri kullanarak müvekkil şirket markasının görsel algısına yaklaştığını, "makro teknik rock wool" markasının bu haliyle, orta düzeydeki bir tüketici bakımından en azından aynı ve/veya kardeş ve/veya birbiri ile bağlantılı işletmelere ait olduğu kanaatini bıraktığını, müvekkil şirkete ait "macro/makro" ibareli tüm markaların yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde «ayırt edicilik» kazandıklarını ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olduklarını, buna göre 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların oluştuğunu, başv …
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı markalarının «ayırt ediciliği» çok zayıf "MACRO-MAKRO" ibareleri ile oluşturulduğu gözetilerek gerek bütünlük ilkesi, gerekse de yazılış-okunuş ve mana olarak davacı markaları ile davalı markasının birbirine benzemediği ve aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, dava konusu marka kapsamındaki mal ve hizmetlerin, bazı davacı markaları kapsamındaki mal ve hizmetlerle benzer olmasına rağmen, taraf markalarının işaretlerinin benzer olmaması ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «iltibas» tehlikesinin mevcut olmaması nedeniyle hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, "macro center" ibareli markalar tanınmış olsa da temelde davacının "macro center" ibarel …
… krası anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin olmadığı, zira "Macro" ve "Makro" ibarelerinin Türkçe'de "büyük, geniş" anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliklerinin» oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi …
… alan başvuruya müvekkilinin itirazının, 24.10.2018 tarih ve 2018-M-9052 sayılı YİDK kararı yerinde görülmeyerek nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf markalarının «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» neden olma ihtimalinin bulunduğunu, davalı markasının müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, müvekkili şirkete ait tanınmış markanın benzerini …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici
Benzer bu kararda… alan başvuruya müvekkilinin itirazının, 24.10.2018 tarih ve 2018-M-9052 sayılı YİDK kararı yerinde görülmeyerek nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf markalarının «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» neden olma ihtimalinin bulunduğunu, davalı markasının müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, müvekkili şirkete ait tanınmış markanın benzerini …
1 benzer karar daha
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5778 E. 2023/508 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… rusu yapılan markanın görselinin de aynı renkleri taşıdığını, itiraza konu başvuru ile müvekkili markalarının birbirinin serisi olarak algılanacağını, bu durumun da «iltibas» ihtimalini doğurduğunu, müvekkilinin ayrıca www.macrocenter.com.tr alan adının sahibi ve işletmesinin de sahibi olduğunu, bu nedenlerle 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin beşinci fıkrası anlamında üstün hakkının bulunduğunu, müvekkili markalarının kullanım sonucu yoğun «ayırt edicilik» kazandıklarını, dolayısıyla müvekkilinin "macrocenter" ve "macro" markalarının herkes tarafından bilinen markalar olduklarını, "Macro" ibaresinin tesciline izin ve …
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin 1998 yılından bu yana faaliyetlerini sürdüren bir firma olduğunu, "Macro" ve "Makro" ibarelerinin «ayırt ediciliklerinin» düşük bulunduğunu, müvekkili başvurusu ile davacı markaları arasında «iltibas» tehlikesinin bulunmadığını, Kurum nezdinde "macro/makro" ibareli çok sayıda markanın tescilli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… vada, dosyaya sunulan her iki farklı bilirkişi kurulu raporunda taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» ihtimali bulunduğunun ve YİDK kararının yerinde olmadığının isabetli olarak belirtildiğini ve mahkeme tarafından da davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline, davalı şirket adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verildiğini, işbu dava dosyasında ise benzer bir marka başvurusu için açılan davanın reddine ilişkin verilen kararın yerinde olmadığını, mahkeme kabulünün aksine başvuru konusu ibare ile müvekkili markaları arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, yerel mahkeme kararında herhangi bir değerlendirme yapılmamakla birlikte, davalı şirketin davaya konu markasını oluştururken mavi ve turuncu renkleri kullanarak müvekkil şirket markasının görsel algısına yaklaştığını, "makro teknik rock wool" markasının bu haliyle, orta düzeydeki bir tüketici bakımından en azından aynı ve/veya kardeş ve/veya birbiri ile bağlantılı işletmelere ait olduğu kanaatini bıraktığını, müvekkil şirkete ait "macro/makro" ibareli tüm markaların yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde «ayırt edicilik» kazandıklarını ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olduklarını, buna göre 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların oluştuğunu, başv …
Benzer bu kararda… e; dava konusu başvuru ile müvekkilinin itirazına mesnet markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesinin bulunduğunu, zira hem dava konusu başvurunun hem de müvekkili markalarının asli unsurunun "MACRO" ibaresi olduğunu, "makro" markasının bu haliyle orta düzeydeki bir tüketici bakımından en azından aynı ve/veya kardeş ve/veya birbiri ile bağlantılı işletmelere ait olduğu kanaatini bıraktığını, dava konusu başvurunun tescili hâlinde müvekkilinin seri markalarından birisi olarak algılanacağını, müvekkili markalarının yoğun kullanım sonucu tüketici nezdinde «ayırt edicilik» kazanan tanınmış markalar olduklarını ve 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca da başvurunun reddinin gerektiğini, sadece müvekkiline ait …
… un Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de «dahil» «iltibas» oluşacak düzeyde benzerlik olmadığı, tüketicilerin işbu markalar arasında ilişki kurma riskinin mevcut bulunmadığı, tanınmışlık ve «kötü niyet» iddiasının yerinde olmadığı, dava konusu başvuru yönünden hükümsüzlük ve YİDK kararının iptali şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişti …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kötü niyet · dahili dava · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… un Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de «dahil» «iltibas» oluşacak düzeyde benzerlik olmadığı, tüketicilerin işbu markalar arasında ilişki kurma riskinin mevcut bulunmadığı, tanınmışlık ve «kötü niyet» iddiasının yerinde olmadığı, dava konusu başvuru yönünden hükümsüzlük ve YİDK kararının iptali şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişti …
Bununla birlikte KHK’nın 7 nci maddesinin «son» fıkrası uyarınca bu tür tanımlayıcı işaretlerin yoğun kullanım ve kuvvetli tanıtım vasıtalarıyla ayırt edici kılınmaları ve hatta tanınmış marka haline getirilmeleri de mümkündür.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/7221 E. , 2023/1338 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1364 Esas, 2021/587 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/352 E., 2019/106 K.
Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2016/30284 sayılı "makro teknik rock wool" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin adına tescilli "MACRO/MAKRO" ibareli markalara dayalı olarak bu başvuruya yaptığı itirazın, Markalar Dairesi Başkanlığınca kısmen yerinde görülerek başvuru kapsamından bir kısım hizmetlerin çıkarıldığını, başvurunun tümden reddi istemiyle bu karara yaptıkları itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, taraf markalarının benzer mal ve hizmetleri kapsadıklarını, başvuru konusu ibarenin de müvekkiline ait "makro" ve "macro" ibareli markalar ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, ayrıca müvekkili şirket markalarında kullanılan renkler ile başvurusu yapılan markanın görselinin de aynı renkleri taşıdığını, itiraza konu başvuru ile müvekkili markalarının birbirinin serisi olarak algılanacağını, bu durumun da iltibas ihtimalini doğurduğunu, müvekkilinin ayrıca www.macrocenter.com.tr alan adının sahibi ve işletmesinin de sahibi olduğunu, bu nedenlerle 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin beşinci fıkrası anlamında üstün hakkının bulunduğunu, müvekkili markalarının kullanım sonucu yoğun ayırt edicilik kazandıklarını, dolayısıyla müvekkilinin "macrocenter" ve "macro" markalarının herkes tarafından bilinen markalar olduklarını, "Macro" ibaresinin tesciline izin verilmesi halinde başvuru sahibinin müvekkilinin tanınmışlığından haksız yararlanacağını, bunun ötesinde müvekkili firmaya ait markaların ayırt edici karakterlerinin zedeleneceğini, başvuru sahibinin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK'in 2017-M-6604 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili cevap dilekçesinde, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin 1998 yılından bu yana faaliyetlerini sürdüren bir firma olduğunu, "Macro" ve "Makro" ibarelerinin ayırt ediciliklerinin düşük bulunduğunu, müvekkili başvurusu ile davacı markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını, Kurum nezdinde "macro/makro" ibareli çok sayıda markanın tescilli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dava konusu 2016/30266 sayılı "MAKRO TEKNİK ROCK Wool" ibareli başvuru ile davacının "makro" ve "macro" ibaresi etrafında münhasıran ya da muhtelif ek unsurlarla tescil ettirdiği markaları arasında, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca karıştırılma ihtimaline neden olabilecek bir benzerliğin mevcut olmadığı, davacının kullanım sonucu ayırt edicilik kazandığı iddialarının, davacının "macrocenter+şekil" markalarına ilişkin ve yalnızca 35 inci sınıf perakendecilik hizmetleri alt grubunda kabul edilebileceğini, başvuru konusu markadan ise zaten bu hizmet sınıfının çıkartıldığı, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca başvuru kapsamında kalan emtia bakımından uygulanabilir olmadığı, davacının alan adına dayalı olarak aynı KHK'nın 8 inci maddesinin beşinci fıkrası anlamında üstün bir hakkının bulunmadığı, başvuru konusu markanın kötü niyetli bir tescile dayandığına ilişkin hiçbir emarenin dosya kapsamında olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/427 E. sayılı dosyası ile görülen, tarafları aynı olan ve davalı şirketin benzer bir başka marka başvurusuna yapılan itirazın reddine ilişkin YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük talepli davada, dosyaya sunulan her iki farklı bilirkişi kurulu raporunda taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas ihtimali bulunduğunun ve YİDK kararının yerinde olmadığının isabetli olarak belirtildiğini ve mahkeme tarafından da davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline, davalı şirket adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verildiğini, işbu dava dosyasında ise benzer bir marka başvurusu için açılan davanın reddine ilişkin verilen kararın yerinde olmadığını, mahkeme kabulünün aksine başvuru konusu ibare ile müvekkili markaları arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, yerel mahkeme kararında herhangi bir değerlendirme yapılmamakla birlikte, davalı şirketin davaya konu markasını oluştururken mavi ve turuncu renkleri kullanarak müvekkil şirket markasının görsel algısına yaklaştığını, "makro teknik rock wool" markasının bu haliyle, orta düzeydeki bir tüketici bakımından en azından aynı ve/veya kardeş ve/veya birbiri ile bağlantılı işletmelere ait olduğu kanaatini bıraktığını, müvekkil şirkete ait "macro/makro" ibareli tüm markaların yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde ayırt edicilik kazandıklarını ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olduklarını, buna göre 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların oluştuğunu, başvuru konusu markanın seçilmesinin müvekkiline ait markanın bilinirliğinden yararlanmak amacı taşıdığını ve bu nedenle başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "MAKRO TEKNİK ROCK WOOL" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "MACRO/MAKRO" asıl unsurlu marka işaretleri arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira "Macro" ve "Makro" ibarelerinin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden ayırt ediciliklerinin oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi gerektiği, diğer bir deyişle, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini ortadan kaldıracağının kabulü gerektiği, bu hususun Yargıtay 11.
Hukuk Dairesinin 2014/14005 E., 2015/59 K. sayılı ilamında da kabul edildiği, buna göre dava konusu başvuruda "MAKRO" ibaresinin yanında "TEKNİK ROCK WOOL" ibaresi ile renk ve şekil unsurlarına yer verildiği gözetildiğinde, dava konusu markanın davacının itirazına mesnet markalarından yeterince farklılaştığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 03.02.2021 tarihli ve 2020/1414 E. 2021/787 K. sayılı kararı ile "makrokim chemistry" ibareli marka başvurusunun, 10.06.2020 tarihli 2019/5072 E., 2020/2735 K. sayılı kararı ile "MACRO WORLD İNŞAAT & GAYRİMENKUL&DANIŞMANLIK" ibareli marka başvurusunun, 01.10.2019 tarihli 2018/4544 E., 2019/6035 K. sayılı kararı ile “MACRONEWS+ŞEKİL” ibareli marka başvurusunun, 29.04.2019 tarihli 2018/1607 E., 2019/3263 K.
sayılı kararı ile "MACROSKOP+ŞEKİL" ibareli marka başvurusunun, davacının "Macro" ve "Makro" ibareli markaları ile iltibas oluşturmayacağının kabul edildiği Dairemiz kararlarının onandığı, ayrıca Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13.09.2017 tarihli 2016/1578 E., 2017/4311 K. sayılı kararı ile "MACROCLEAN" ibareli marka başvurunun, 13.11.2013 tarihli 2013/6532 E., 2013/20373 K. sayılı kararı ile "MAKROMAR" ibareli marka başvurusunun, 12.03.2013 tarihli 2012/5896 E., 2013/4716 K. sayılı kararı ile "MAKRO-TEL İletişim ltd. Şti.+ şekil'' ibareli başvurusunun, davacının "Macro" ve "Makro" ibareli markaları ile iltibas oluşturmayacağının kabul edildiği mahkeme kararlarının onandığı, taraf marka işaretleri benzer olmadığından, davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olup olmadığının tartışılmasının sonuca etkili bulunmadığı, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olarak yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yargıtay 11. HD. 2020/177 E. sayılı dosyası ve yine yine Yargıtay 11. HD. 2020/1119 E. sayılı dosyası ile incelenen ve tarafları aynı olan 6,7,11,17,35. sınıflarda tescili talep edilen "makro teknik profil" ibareli marka ve tarafları aynı olan ve davalı şirketin 6,11,35. sınıflarda tescili talep edilen "MAKRO TEKNİK FLEX" ibareli marka başvurularına yapılan itirazın reddine ilişkin YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük davalarında taraf markaları arasında iltibas ihtimali bulunduğunun belirtildiğini bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın yerinde olmadığını, işbu dosyalarda incelenen markaların da dava konusu marka ile aynı renklerle (mavi-turuncu) oluşturulduğunu, aynı karakterle yazıldığını, taraf markaları arasında görsel,işitsel, sınıfsal ve kavramsal benzerlik bulunduğunu, başvuru konusu marka ile davacı markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunduğunu, mahkeme kabulünün aksine başvuru konusu ibare ile müvekkili markaları arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, yerel mahkeme kararında herhangi bir değerlendirme yapılmamakla birlikte, davalı şirketin davaya konu markasını oluştururken mavi ve turuncu renkleri kullanarak müvekkil şirket markasının görsel algısına yaklaştığını, "makro teknik rock wool" markasının bu haliyle, orta düzeydeki bir tüketici bakımından en azından aynı ve/veya kardeş ve/veya birbiri ile bağlantılı işletmelere ait olduğu kanaatini bıraktığını, müvekkil şirkete ait "macro/makro" ibareli tüm markaların yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde ayırt edicilik kazandıklarını ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olduklarını, buna göre 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların oluştuğunu, başvuru konusu markanın seçilmesinin müvekkiline ait markanın bilinirliğinden yararlanmak amacı taşıdığını ve bu nedenle başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek resen dikkate alınacak sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6/1 maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/931135800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz