Fikri Mülkiyet Hakkına Tecavüzün Men'i ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/63 E. 2023/3575 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zamanaşımı defi↗ hakkaniyet↗ haksız fiil↗ maddi ve manevi tazminat↗ havale↗ esastan ret↗ ıslah↗ yetkisizlik kararı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ zamanaşımı↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/183 E., 2019/530 K.
Taraflar arasındaki fikri mülkiyet hakkına tecavüzün men'i, ref'i ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının “Sevgili Düşmanım; Charles Ryan” isimli bir makale yazdığını ve bu makaleyi kendi şahsi e-mail adresinden 12 Temmuz 2010 T.’inde... ve ... adlı kişilerin e-mail adreslerine “Sevgili Düşmanım: Charles Ryan- Çanakkale Savaşlarından Bir Hikâye” başlıklı mail ile yolladığını, müvekkilinin yazmış olduğu “Sevgili Düşmanım; Charles Ryan” isimli makalenin davalı tarafından 29.05.2011 T. ve 1366 numaralı bülten yayınında müvekkili ve eser sahibinin onayı alınmadan altına SERAP yazılarak sahte bir isimle yayımlandığını, hali hazırda kendi eserinin internet sitesinde farklı bir isimle yayımlanmaya devam ettiğini, müvekkilinin fikri mülkiyet haklarının davalı yan tarafından ihlal edildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı tutulmak kaydıyla müvekkili davacının uğramış olduğu zararın tazmini için 10.000,00 TL manevi ve şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın eserin izinsiz yayımlanma tarihi olan 29.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, işbu yazının müvekkiline ait olduğunun tespiti ile tekzibine, davalı tarafından müvekkilinin izin ve onayı alınmadan yayımlanan makalenin ilgili siteden kaldırılarak aynı zamanda aynı sitede işbu yazının SERAP isimli şahsa değil müvekkil davacıya ait olduğunun belirtilmesine karar verilmesini talep etmiş, ayrıca davacı vekili 14.06.2019 havale tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 15.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşümü süresinden sonra açıldığını, ilgili makalenin Edirne Rotary Kulüp Bülteni’nde yayım tarihinin 29.05.2011 tarihi olduğunun iddia edildiğini, davacının dosya içindeki müracaatları dikkate alındığında davacının iddia ettiği hakkın ihlalini dava açtığı tarihten önceki bir yıldan önce öğrendiğini, söz konusu makalenin tescilli bir eser olma niteliğinin bulunmadığını, davacının manevi tazminat taleplerinin de yerinde olmadığını, talep edilen 10.000,00 TL manevi tazminatın tarafların mali ve ekonomik durumlarına göre fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının üzerinde hak sahipliği iddiasında bulunduğu makalenin Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nda (FSEK) sayılan eser türlerinden “ilim ve edebiyat eseri” vasfına haiz olduğu, sahibinin hususiyetini taşıdığı, aleniyet kazandığı, FSEK kapsamında koruma bahşedilen eser niteliğini haiz olduğu, dava konusu makaleyle ilgili mali ve manevi hakların tasarruf yetkisinin davacı ...’da bulunduğu, davalı yanın, kendilerine ait internet sitesinde, davacının üzerinde eser ve hak sahipliğinin bulunduğu ilim ve edebiyat eseri türündeki makaleyi, eser sahibinin izni alınmaksızın, maksadın haklı göstereceği nispeti aşar biçimde yayımlandığı, eser sahibinin mali haklarından FSEK madde 22 uyarınca çoğaltma ve FSEK madde 25 uyarınca umuma iletim haklarını ihlal edildiği, davalının, davacının eserini iktibas serbestisinin sınırları dışında kullanarak ve adını değiştirmek suretiyle kendilerine ait bir eser izlenimi kazandırarak intihal eylemini işlemesi sonucunda eser sahibinin manevi haklarından FSEK madde 14 uyarınca umuma arz ve FSEK madde 15 uyarınca adının belirtilmesi haklarını ihlal ettiği, her ne kadar maddi tazminatın hesabında dosya içeriğinde dikkate alınabilecek maddi nitelikte bilgi ya da belge bulunmasa da, davaya konu makalenin içeriği, niteliği, Çanakkale Savaşı yıllarına atfeder bir hatıra yazısı niteliğinde olması, dolayısıyla tarihi değerlerimize ilişkin olmakla okuyucular nezdinde yaratacağı etkiler ile sağlayacağı okuyucu kitlesi, internet ortamında gerçekleşen ihlâlin intihal niteliği, kopyala yapıştır suretiyle ve eser sahibinin adının değiştirilme şekli, ihlâlin ağırlığı ve söz konusu ihlâlin yaklaşık yedi yıllık bir süre boyunca devam etmiş olması göz önünde bulundurularak, Türkiye’de yayıncılık piyasasında genel temayüller dikkate alındığında davacı/eser sahibine ödenebilecek olan telif tazminatının 5.000,00 TL değerinde olacağı FSEK madde 68 uyarınca, davacı tarafın talep edebileceği telif tazminatı tutarının ise en çok 5.000 TL x 3 = 15.000,00 TL tutarında olacağı, dosya kapsamına göre tarafların sosyal ve ekonomik durumu ve davacının uğradığı maddi ve manevi zarar dikkate alınarak 5.000,00 TL manevi tazminat talebinin hakkaniyete uygun bulunduğu, davalının haksız fiil oluşturan eylemi dava tarihinde halen internet üzerinde erişime açık vaziyette olması nedeniyle eylemin temadi etmesine yol açacağından ve eylem temadi ettiği sürece zamanaşımı işlemeyeceğinden zamanaşımı itirazının somut olayda vücut bulmadığı, eylem devam ettiği sürece, zamanaşımının işlemeyeceği, gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 15.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 20.000,00 TL tazminatın 29.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davaya konu yazının davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin 30 üyesi olduğunu, davacının bu denli zarara uğramasının olası bulunmadığını, müvekkilinin ekonomik zorluğa gireceğini, tazminatın fahiş olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu edilen makalenin FSEK kapsamında koruma bahşedilen eser niteliğini haiz olduğu, mali ve manevi hakların tasarruf yetkisinin davacıda bulunduğu, davalının, kendilerine ait internet sitesinde, davacının üzerinde eser ve hak sahipliğinin bulunduğu ilim ve edebiyat eseri türündeki makaleyi, eser sahibinin izni alınmaksızın, maksadın haklı göstereceği nispeti aşar biçimde yayımlandığı, bu suretle davacının mali haklarından çoğaltma ve umuma iletim haklarının, manevi haklarından umuma arz ve adının belirtilmesi haklarının ihlal edildiği, davalının haksız fiil oluşturan eyleminin temadi ettiği, bu nedenle de zamanaşımı definin yerinde olmadığı, belirlenen maddi ve manevi tazminat miktarlarının dosya kapsamı ile uyumlu bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yargılama konusu eserin davacıya ait olup olmadığı, eserin izinsiz yayınlanıp yayınlanmadığı, davacının FSEK'ten kaynaklanan haklarının ihlâl edilip edilmediği, ihlâlin halen devam edip etmediği, makalenin halen yayında olup olmadığının tespiti, ihlal varsa meni, refi ve tazminata karar verilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanun’u (5846 sayılı Kanun) 14,15... - 35 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1055 E. 2013/1931 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kişilik haklarına saldırı · kişilik hakları · görevsizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… ihinde davalının Belleten Dergisi'nin sahibi olan Türk Tarih Kurumu'nun başkanı ve anılan dergide bir makaleyi yayımlanmasına karar vermek hususunda davalının resmi «görevli» olduğu, davacının davalının resmi yazılarında kullandığı ifadelerle «kişilik haklarına saldırıda» bulunduğu iddiasıyla bu davayı açtığı, davalının değişik kurumlara hitaben yazdığı resmi yazılarda makalenin yayınlanmamasının gerekçesini açıklarken davacı hakkın …
1-Dava dilekçesinde, davalının davacıya ait makalenin intihal olduğunu belirterek basılamayacağını bildirmek suretiyle, davacının «kişilik haklarına saldırıda» bulunması nedeniyle manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
49. ve MK. .... maddeleri uyarınca tazminat talebi ile açılan davada genel mahkemeler «görevli» olup, mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde işin esası incelenmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir. ...-Bozma neden ve şekline göre de davalının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/902 E. 2014/11631 K.
Ortak:maddi tazminat · yasal faiz
İncelediğiniz kararda… ek fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı tutulmak kaydıyla müvekkili davacının uğramış olduğu zararın tazmini için 10.000,00 TL manevi ve şimdilik 5.000,00 TL «maddi tazminatın» eserin izinsiz yayımlanma tarihi olan 29.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, işbu yazının müvekkiline ait olduğunun tespiti ile tekzibine, davalı tarafından müvekkilinin izin ve onayı alınmadan yayımlanan makalenin ilgili siteden kaldırılarak aynı zamanda aynı sitede işbu yazının SERAP isimli şahsa değil müvekkil davacıya ait olduğunun belirtilmesine karar verilmesini talep etmiş, ayrıca davacı vekili 14.06.2019 «havale» tarihli «ıslah» dilekçesiyle maddi tazminat talebini 15.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
… usiyetini taşıdığı, aleniyet kazandığı, FSEK kapsamında koruma bahşedilen eser niteliğini haiz olduğu, dava konusu makaleyle ilgili mali ve manevi hakların tasarruf «yetkisinin» davacı ...’da bulunduğu, davalı yanın, kendilerine ait internet sitesinde, davacının üzerinde eser ve hak sahipliğinin bulunduğu ilim ve edebiyat eseri türündeki makaleyi, eser sahibinin izni alınmaksızın, maksadın haklı göstereceği nispeti aşar biçimde yayımlandığı, eser sahibinin mali haklarından FSEK madde 22 uyarınca çoğaltma ve FSEK madde 25 uyarınca umuma iletim haklarını ihlal edildiği, davalının, davacının eserini iktibas serbestisinin sınırları dışında kullanarak ve adını değiştirmek suretiyle kendilerine ait bir eser izlenimi kazandırarak intihal eylemini işlemesi sonucunda eser sahibinin manevi haklarından FSEK madde 14 uyarınca umuma arz ve FSEK madde 15 uyarınca adının belirtilmesi haklarını ihlal ettiği, her ne kadar «maddi tazminatın» hesabında dosya içeriğinde dikkate alınabilecek maddi nitelikte bilgi ya da belge bulunmasa da, davaya konu makalenin içeriği, niteliği, Çanakkale Savaşı yıllarına atfeder bir hatıra yazısı niteliğinde olması, dolayısıyla tarihi değerlerimize ilişkin olmakla okuyucular nezdinde yaratacağı etkiler ile sağlayacağı okuyucu kitlesi, internet ortamında gerçekleşen ihlâlin intihal niteliği, kopyala yapıştır suretiyle ve eser sahibinin adının değiştirilme şekli, ihlâlin ağırlığı ve söz konusu ihlâlin yaklaşık yedi yıllık bir süre boyunca devam etmiş olması göz önünde bulundurularak, Türkiye’de yayıncılık piyasasında genel temayüller dikkate alındığında davacı/eser sahibine ödenebilecek olan telif tazminatının 5.000,00 TL değerinde olacağı FSEK madde 68 uyarınca, davacı tarafın talep edebileceği telif tazminatı tutarının ise en çok 5.000 TL x 3 = 15.000,00 TL tutarında olacağı, dosya kapsamına göre tarafların sosyal ve ekonomik durumu ve davacının uğradığı maddi ve manevi zarar dikkate alınarak 5.000,00 TL manevi tazminat talebinin «hakkaniyete» uygun bulunduğu, davalının «haksız fiil» oluşturan eylemi dava tarihinde halen internet üzerinde erişime açık vaziyette olması nedeniyle eylemin temadi etmesine yol açacağından ve eylem temadi ettiği sürece «zamanaşımı» işlemeyeceğinden zamanaşımı itirazının somut olayda vücut bulmadığı, eylem devam ettiği sürece, zamanaşımının işlemeyeceği, gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 15.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 20.000,00 TL tazminatın 29.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, davaya konu yazının davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… nin izinsiz olarak yayınlamasının FSEK'nin 25/II maddesi anlamında umuma iletim hakkının ihlali olduğunun tespitine, yayının durdurulmasına ilişkin talebin reddine, «maddi tazminat» isteminin kabulüne, 1.000,00 TL'nin 17/06/2011 dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, 5.000,00 TL manevi tazminatın 17/06/2011 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:eksik inceleme · dahili dava
Benzer bu kararda… uka aykırı içeriği yayından kaldırmakla yükümlüdür.” hükmüne yer verilmiş; 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun ek 4. maddesiyle ise “...Dijital iletim de «dahil» olmak üzere işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla servis ve bilgi içerik sağlayıcılar tarafından eser sahipleri ile bağlantılı hak sahiplerinin bu …
Bu suretle, yer sağlayıcı olan davalının hukuki sorumluluğunun 5651 sayılı Kanun hükümleri ile 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun ek 4. maddesi kapsamında tespit edilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12004 E. 2016/9724 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:cezai şart · istirdat · ihtar · eksik inceleme
Benzer bu kararda… Anlaşmasının 9. maddesinde yer alan "reaktif sınır değerlerinin aşılması "ihlalinin davacı tarafça gerçekleştirilmiş olduğu, madde kapsamı gereğince ...'nin hiçbir «ihtara» gerek kalmaksızın ihlal nedeniyle «cezai şart» uygulama hakkının bulunduğu, Sistem Kullanma Sözleşmesi'nin sözleşmeyi imzalayan taraflar için bağlayıcı olduğu, davalı ...'nin Sistem Kullanma Anlaşması'nın 9. ma …
Dava, taraflar arasındaki sistem kullanım ve bağlantı anlaşması uyarınca ödenen «cezai şartın» «istirdatı» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, taraflar arasındaki sözleşmenin «cezai şartlar» kısmını düzenleyen 10. maddesi, "Kullanıcının ilgili mevzuat, taraflar arasında imzalanan Bağlantı Anlaşması ve bu Anlaşma hükümlerinin herhangi birini ihlal etmes …
Taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırıldığı üzere, ihlâl gerçekleşince davalı ... tarafından uyarıda bulunulması, uyarıya ve verilen süreye rağmen ihlâlin sona erdirilmemesi durumunda ikinci bir uyarı yapılmasına ve süre verilmesine gerek kalmaksızın «cezai şartın» uygulanması gerekmektedir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1057 E. 2013/17646 K.
Ortak:hakkaniyet · yetkisizlik kararı · maddi tazminat
İncelediğiniz kararda… usiyetini taşıdığı, aleniyet kazandığı, FSEK kapsamında koruma bahşedilen eser niteliğini haiz olduğu, dava konusu makaleyle ilgili mali ve manevi hakların tasarruf «yetkisinin» davacı ...’da bulunduğu, davalı yanın, kendilerine ait internet sitesinde, davacının üzerinde eser ve hak sahipliğinin bulunduğu ilim ve edebiyat eseri türündeki makaleyi, eser sahibinin izni alınmaksızın, maksadın haklı göstereceği nispeti aşar biçimde yayımlandığı, eser sahibinin mali haklarından FSEK madde 22 uyarınca çoğaltma ve FSEK madde 25 uyarınca umuma iletim haklarını ihlal edildiği, davalının, davacının eserini iktibas serbestisinin sınırları dışında kullanarak ve adını değiştirmek suretiyle kendilerine ait bir eser izlenimi kazandırarak intihal eylemini işlemesi sonucunda eser sahibinin manevi haklarından FSEK madde 14 uyarınca umuma arz ve FSEK madde 15 uyarınca adının belirtilmesi haklarını ihlal ettiği, her ne kadar «maddi tazminatın» hesabında dosya içeriğinde dikkate alınabilecek maddi nitelikte bilgi ya da belge bulunmasa da, davaya konu makalenin içeriği, niteliği, Çanakkale Savaşı yıllarına atfeder bir hatıra yazısı niteliğinde olması, dolayısıyla tarihi değerlerimize ilişkin olmakla okuyucular nezdinde yaratacağı etkiler ile sağlayacağı okuyucu kitlesi, internet ortamında gerçekleşen ihlâlin intihal niteliği, kopyala yapıştır suretiyle ve eser sahibinin adının değiştirilme şekli, ihlâlin ağırlığı ve söz konusu ihlâlin yaklaşık yedi yıllık bir süre boyunca devam etmiş olması göz önünde bulundurularak, Türkiye’de yayıncılık piyasasında genel temayüller dikkate alındığında davacı/eser sahibine ödenebilecek olan telif tazminatının 5.000,00 TL değerinde olacağı FSEK madde 68 uyarınca, davacı tarafın talep edebileceği telif tazminatı tutarının ise en çok 5.000 TL x 3 = 15.000,00 TL tutarında olacağı, dosya kapsamına göre tarafların sosyal ve ekonomik durumu ve davacının uğradığı maddi ve manevi zarar dikkate alınarak 5.000,00 TL manevi tazminat talebinin «hakkaniyete» uygun bulunduğu, davalının «haksız fiil» oluşturan eylemi dava tarihinde halen internet üzerinde erişime açık vaziyette olması nedeniyle eylemin temadi etmesine yol açacağından ve eylem temadi ettiği sürece «zamanaşımı» işlemeyeceğinden zamanaşımı itirazının somut olayda vücut bulmadığı, eylem devam ettiği sürece, zamanaşımının işlemeyeceği, gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 15.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 20.000,00 TL tazminatın 29.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, davaya konu yazının davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiştir.
… ek fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı tutulmak kaydıyla müvekkili davacının uğramış olduğu zararın tazmini için 10.000,00 TL manevi ve şimdilik 5.000,00 TL «maddi tazminatın» eserin izinsiz yayımlanma tarihi olan 29.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, işbu yazının müvekkiline ait olduğunun tespiti ile tekzibine, davalı tarafından müvekkilinin izin ve onayı alınmadan yayımlanan makalenin ilgili siteden kaldırılarak aynı zamanda aynı sitede işbu yazının SERAP isimli şahsa değil müvekkil davacıya ait olduğunun belirtilmesine karar verilmesini talep etmiş, ayrıca davacı vekili 14.06.2019 «havale» tarihli «ıslah» dilekçesiyle maddi tazminat talebini 15.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
… a tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu edilen makalenin FSEK kapsamında koruma bahşedilen eser niteliğini haiz olduğu, mali ve manevi hakların tasarruf «yetkisinin» davacıda bulunduğu, davalının, kendilerine ait internet sitesinde, davacının üzerinde eser ve hak sahipliğinin bulunduğu ilim ve edebiyat eseri türündeki makaleyi, eser sahibinin izni alınmaksızın, maksadın haklı göstereceği nispeti aşar biçimde yayımlandığı, bu suretle davacının mali haklarından çoğaltma ve umuma iletim haklarının, manevi haklarından umuma arz ve adının belirtilmesi haklarının ihlal edildiği, davalının «haksız fiil» oluşturan eyleminin temadi ettiği, bu nedenle de «zamanaşımı definin» yerinde olmadığı, belirlenen maddi ve manevi tazminat miktarlarının dosya kapsamı ile uyumlu bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan r …
Benzer bu kararda… oğruluğu hakkında yeterli derecede delil olarak değerlendirilerek, davalılardan www.insaatsektorum.com alan adlı web sayfasında umuma iletimi gerçekleştirilen ancak «delil tespitinden» sonra kaldırılan ve artık ulaşılamayan ve davalılar tarafından herhangi bir ihlâl oluşturmadığı savunulan veri tabanının tamamını sunmaları, aksi hâlde davacıya ait tüm veri tabanının kullanılmakta olduğu yönünde karinenin nazara alınacağı ihtimali olduğu «ihtar» edildiği, her iki davalının da bu ihtara ve isteme rağmen değişik gerekçelerle kullandıkları ve umuma iletimini sağladıkları veri tabanını sunmadıkları, davalı ...’in ihlâl iddiasına konu veri tabanını vücuda getirerek ve kendi adına tescil ettirdiği ve web sayfasını umuma ileten kişi olduğu, diğer davalı şirketin ihlâl konusu verileri içeren web sayfasını benimseyerek, kendi unvan, adres ve iletişim bilgilerini koyarak umuma iletimine katılan konumunda olduğu, her iki davalının web sayfasının iletimde kaldığı süre boyunca eylemi birlikte gerçekleştiren konumunda bulundukları, davacı şirketin ihlâl konusu veri tabanının sahibi olmadığı, sadece malî haklarının veya kullanım «yetkisinin» sahibi olduğu, FSEK'nın 70/1. maddesi uyarınca adın gösterilmemesi ve eserin değiştirilmesi olgularına istinad eden manevî hakların ihlâli nedenine dayalı manevî tazminat davasının yalnızca eser sahibi gerçek kişiler tarafından açılabileceği, eserle ilgili malî hakların sahibi yahut manevî hakları kullanma yetkisi olan tüzel kişilerin manevî hakların ihlâli vakıasına dayalı manevî tazminat isteminde bulunamayacakları, bu nedenle davacının FSEK'nın 70. maddesine dayalı manevî tazminat isteminin kabul edilemeyeceği, davacı ve davalı şirketin «tacir» oldukları, davalıların eyleminin iktisadi rekabetin «iyiniyetli» olmayan davranışlarla kötüye kullanımı, bu beyanda «haksız rekabet» oluşturduğu, zira davacının iş mahsullerinin «iltibasa» neden olabilecek derecede benzerlerinin ticarî etki doğuracak biçimde kullanıldığı, TTK'nın 58. maddesi uyarınca haksız rekabet nedeniyle müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, «ticari işletmesi» veya diğer iktisadi menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeye maruz bulunan davacının fiilin haksız olduğunun tespitini, haksız rekabetinin önlenmesini, men'ini ve haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasıyla manevî tazminat isteminde bulunabileceği, bu nedenle davacının anılan yöndeki istemlerinin kabulüne karar verilmesi gerektiği, manevî tazminat miktarının eylemin niteliği, ulaştığı çevre, veri tabanının orijinalliğinin derecesi, oluşturulması için gösterilen çabanın büyüklüğü ve ihlâlin devam süresi nazara alınarak 5.000,00 TL olarak belirlenmesinin «hakkaniyete» uygun olduğu, eyleme yukarıda belirtildiği biçimde doğrudan katılan, davacı ve iş mahsullerine haberdar olduğu anlaşılan davalı şirketin de tıpkı diğer davalı gibi kusurlu olduğu ve tazminattan sorumluluğunun bulunduğu, davalıların eylemlerinin ayrıca eser mahiyetindeki veri tabanının çoğaltılması ve internet yoluyla umuma iletilmesi mahiyetinde olduğu, eserle ilgili malî haklara veya kullanım yetkisine sahip olan tüzel kişilerin de -tıpkı eser ve malî hak sahibi gerçek kişiler gibi- malî haklarının ihlâli vakıasına dayalı FSEK'nın 68. maddesinde gösterilen telif tazminatı isteminde bulunabilecekleri, davacı vekilinin de bu talepte bulunduğu, davacının bu veri tabanı ile ilgili sunduğu bir «rayiç bedel» veya sözleşmenin bulunmadığı, FSEK'nın 68. maddesi uyarınca telif tazminatının miktarının, ihlâli gerçekleştirenler kusursuz dahi olsa, somut olayın şartlarına göre ihlâl konusu eserin niteliği, vücuda getirilmesi için gösterilmesi gereken emek ve fikri çaba, ihlâlin nicelik ve niteliği ile eylemi gerçekleştirenlerin «kusur» derecesi gibi kriterler nazara alınarak belirlenmesinin gerektiği, yargılama konusu veri tabanının inşaat sektöründeki firmaların bilgilerini içerdiği, oluşturulması için gösterilecek fikrî çabanın diğer eser türlerine göre daha düşük seviyede bulunduğu, ihlâlin internet ortamında gerçekleştiği, ancak veri tabanının internette ulaşılabilecek şekilde anılan web sayfasında kısa bir süre kaldığı ve sonra kaldırıldığı, farazi sözleşme bedeli olan telif tazminatının üç katının FSEK'nın 66/«son» maddesi hükmü de nazara alınarak 5.000,00 TL olarak saptanması hakkaniyete, usul ve yasaya uygun olacağı, farazi sözleşme bedeli olan telif tazminatının tüm verilerin bir araya getirilmesi karşılığı yapılanlar ile yönetim giderlerini içermeyeceği, zira anılan veri tabanının haklarının işbu karara rağmen davacıya ait olmaya devam ettiği, aksi hâlde veri tabanının malî haklarının devri karşılığı olan bedelin tahsiline gidilmiş olacağı, bu nedenle bilirkişilerin bu yöndeki tespitlerine katılma olaylarının bulunmadığı, davalıların, ilk defa davacı tarafından vücuda getirilmiş bir iş modelini kullandıkları iddiasının ispat olunamadığı, davanın eser niteliğinde olduğu iddia olunan veri tabanına ilişkin bulunduğu, veri tabanları ve korumasının FSEK'da düzenlendiği, FSEK'nın düzenlediği hukukî ilişkilerden doğan uyuşmazlıklarının fikri ve sınaî haklar mahkemelerinin görevinde bulunduğu, bu nedenle «görev itirazlarının» kabulüne olanak bulunmadığı, gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalıların, davacıya ait web sayfasındaki veri tabanını alıp www.inşaatsektorum.com alan adını «taşıyan» web sayfasında umuma iletmelerinin iktisadi rekabetin iyiniyetli olmayan davranışlarla kötüye kullanımı niteliğinde olduğu anlaşıldığından, davalıların eylemlerini …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:görev itirazı · rayiç bedel · delil tespiti · ticari işletme · iyiniyet · ihtar · taşıyan · tacir
Benzer bu kararda… oğruluğu hakkında yeterli derecede delil olarak değerlendirilerek, davalılardan www.insaatsektorum.com alan adlı web sayfasında umuma iletimi gerçekleştirilen ancak «delil tespitinden» sonra kaldırılan ve artık ulaşılamayan ve davalılar tarafından herhangi bir ihlâl oluşturmadığı savunulan veri tabanının tamamını sunmaları, aksi hâlde davacıya ait tüm veri tabanının kullanılmakta olduğu yönünde karinenin nazara alınacağı ihtimali olduğu «ihtar» edildiği, her iki davalının da bu ihtara ve isteme rağmen değişik gerekçelerle kullandıkları ve umuma iletimini sağladıkları veri tabanını sunmadıkları, davalı ...’in ihlâl iddiasına konu veri tabanını vücuda getirerek ve kendi adına tescil ettirdiği ve web sayfasını umuma ileten kişi olduğu, diğer davalı şirketin ihlâl konusu verileri içeren web sayfasını benimseyerek, kendi unvan, adres ve iletişim bilgilerini koyarak umuma iletimine katılan konumunda olduğu, her iki davalının web sayfasının iletimde kaldığı süre boyunca eylemi birlikte gerçekleştiren konumunda bulundukları, davacı şirketin ihlâl konusu veri tabanının sahibi olmadığı, sadece malî haklarının veya kullanım «yetkisinin» sahibi olduğu, FSEK'nın 70/1. maddesi uyarınca adın gösterilmemesi ve eserin değiştirilmesi olgularına istinad eden manevî hakların ihlâli nedenine dayalı manevî tazminat davasının yalnızca eser sahibi gerçek kişiler tarafından açılabileceği, eserle ilgili malî hakların sahibi yahut manevî hakları kullanma yetkisi olan tüzel kişilerin manevî hakların ihlâli vakıasına dayalı manevî tazminat isteminde bulunamayacakları, bu nedenle davacının FSEK'nın 70. maddesine dayalı manevî tazminat isteminin kabul edilemeyeceği, davacı ve davalı şirketin «tacir» oldukları, davalıların eyleminin iktisadi rekabetin «iyiniyetli» olmayan davranışlarla kötüye kullanımı, bu beyanda «haksız rekabet» oluşturduğu, zira davacının iş mahsullerinin «iltibasa» neden olabilecek derecede benzerlerinin ticarî etki doğuracak biçimde kullanıldığı, TTK'nın 58. maddesi uyarınca haksız rekabet nedeniyle müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, «ticari işletmesi» veya diğer iktisadi menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeye maruz bulunan davacının fiilin haksız olduğunun tespitini, haksız rekabetinin önlenmesini, men'ini ve haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasıyla manevî tazminat isteminde bulunabileceği, bu nedenle davacının anılan yöndeki istemlerinin kabulüne karar verilmesi gerektiği, manevî tazminat miktarının eylemin niteliği, ulaştığı çevre, veri tabanının orijinalliğinin derecesi, oluşturulması için gösterilen çabanın büyüklüğü ve ihlâlin devam süresi nazara alınarak 5.000,00 TL olarak belirlenmesinin «hakkaniyete» uygun olduğu, eyleme yukarıda belirtildiği biçimde doğrudan katılan, davacı ve iş mahsullerine haberdar olduğu anlaşılan davalı şirketin de tıpkı diğer davalı gibi kusurlu olduğu ve tazminattan sorumluluğunun bulunduğu, davalıların eylemlerinin ayrıca eser mahiyetindeki veri tabanının çoğaltılması ve internet yoluyla umuma iletilmesi mahiyetinde olduğu, eserle ilgili malî haklara veya kullanım yetkisine sahip olan tüzel kişilerin de -tıpkı eser ve malî hak sahibi gerçek kişiler gibi- malî haklarının ihlâli vakıasına dayalı FSEK'nın 68. maddesinde gösterilen telif tazminatı isteminde bulunabilecekleri, davacı vekilinin de bu talepte bulunduğu, davacının bu veri tabanı ile ilgili sunduğu bir «rayiç bedel» veya sözleşmenin bulunmadığı, FSEK'nın 68. maddesi uyarınca telif tazminatının miktarının, ihlâli gerçekleştirenler kusursuz dahi olsa, somut olayın şartlarına göre ihlâl konusu eserin niteliği, vücuda getirilmesi için gösterilmesi gereken emek ve fikri çaba, ihlâlin nicelik ve niteliği ile eylemi gerçekleştirenlerin «kusur» derecesi gibi kriterler nazara alınarak belirlenmesinin gerektiği, yargılama konusu veri tabanının inşaat sektöründeki firmaların bilgilerini içerdiği, oluşturulması için gösterilecek fikrî çabanın diğer eser türlerine göre daha düşük seviyede bulunduğu, ihlâlin internet ortamında gerçekleştiği, ancak veri tabanının internette ulaşılabilecek şekilde anılan web sayfasında kısa bir süre kaldığı ve sonra kaldırıldığı, farazi sözleşme bedeli olan telif tazminatının üç katının FSEK'nın 66/«son» maddesi hükmü de nazara alınarak 5.000,00 TL olarak saptanması hakkaniyete, usul ve yasaya uygun olacağı, farazi sözleşme bedeli olan telif tazminatının tüm verilerin bir araya getirilmesi karşılığı yapılanlar ile yönetim giderlerini içermeyeceği, zira anılan veri tabanının haklarının işbu karara rağmen davacıya ait olmaya devam ettiği, aksi hâlde veri tabanının malî haklarının devri karşılığı olan bedelin tahsiline gidilmiş olacağı, bu nedenle bilirkişilerin bu yöndeki tespitlerine katılma olaylarının bulunmadığı, davalıların, ilk defa davacı tarafından vücuda getirilmiş bir iş modelini kullandıkları iddiasının ispat olunamadığı, davanın eser niteliğinde olduğu iddia olunan veri tabanına ilişkin bulunduğu, veri tabanları ve korumasının FSEK'da düzenlendiği, FSEK'nın düzenlediği hukukî ilişkilerden doğan uyuşmazlıklarının fikri ve sınaî haklar mahkemelerinin görevinde bulunduğu, bu nedenle «görev itirazlarının» kabulüne olanak bulunmadığı, gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalıların, davacıya ait web sayfasındaki veri tabanını alıp www.inşaatsektorum.com alan adını «taşıyan» web sayfasında umuma iletmelerinin iktisadi rekabetin iyiniyetli olmayan davranışlarla kötüye kullanımı niteliğinde olduğu anlaşıldığından, davalıların eylemlerini …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/63 E. , 2023/3575 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/239 Esas, 2021/1222 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/183 E., 2019/530 K.
Taraflar arasındaki fikri mülkiyet hakkına tecavüzün men'i, ref'i ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının “Sevgili Düşmanım; Charles Ryan” isimli bir makale yazdığını ve bu makaleyi kendi şahsi e-mail adresinden 12 Temmuz 2010 T.’inde... ve ... adlı kişilerin e-mail adreslerine “Sevgili Düşmanım: Charles Ryan- Çanakkale Savaşlarından Bir Hikâye” başlıklı mail ile yolladığını, müvekkilinin yazmış olduğu “Sevgili Düşmanım; Charles Ryan” isimli makalenin davalı tarafından 29.05.2011 T. ve 1366 numaralı bülten yayınında müvekkili ve eser sahibinin onayı alınmadan altına SERAP yazılarak sahte bir isimle yayımlandığını, hali hazırda kendi eserinin internet sitesinde farklı bir isimle yayımlanmaya devam ettiğini, müvekkilinin fikri mülkiyet haklarının davalı yan tarafından ihlal edildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı tutulmak kaydıyla müvekkili davacının uğramış olduğu zararın tazmini için 10.000,00 TL manevi ve şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın eserin izinsiz yayımlanma tarihi olan 29.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, işbu yazının müvekkiline ait olduğunun tespiti ile tekzibine, davalı tarafından müvekkilinin izin ve onayı alınmadan yayımlanan makalenin ilgili siteden kaldırılarak aynı zamanda aynı sitede işbu yazının SERAP isimli şahsa değil müvekkil davacıya ait olduğunun belirtilmesine karar verilmesini talep etmiş, ayrıca davacı vekili 14.06.2019 havale tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 15.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşümü süresinden sonra açıldığını, ilgili makalenin Edirne Rotary Kulüp Bülteni’nde yayım tarihinin 29.05.2011 tarihi olduğunun iddia edildiğini, davacının dosya içindeki müracaatları dikkate alındığında davacının iddia ettiği hakkın ihlalini dava açtığı tarihten önceki bir yıldan önce öğrendiğini, söz konusu makalenin tescilli bir eser olma niteliğinin bulunmadığını, davacının manevi tazminat taleplerinin de yerinde olmadığını, talep edilen 10.000,00 TL manevi tazminatın tarafların mali ve ekonomik durumlarına göre fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının üzerinde hak sahipliği iddiasında bulunduğu makalenin Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nda (FSEK) sayılan eser türlerinden “ilim ve edebiyat eseri” vasfına haiz olduğu, sahibinin hususiyetini taşıdığı, aleniyet kazandığı, FSEK kapsamında koruma bahşedilen eser niteliğini haiz olduğu, dava konusu makaleyle ilgili mali ve manevi hakların tasarruf yetkisinin davacı ...’da bulunduğu, davalı yanın, kendilerine ait internet sitesinde, davacının üzerinde eser ve hak sahipliğinin bulunduğu ilim ve edebiyat eseri türündeki makaleyi, eser sahibinin izni alınmaksızın, maksadın haklı göstereceği nispeti aşar biçimde yayımlandığı, eser sahibinin mali haklarından FSEK madde 22 uyarınca çoğaltma ve FSEK madde 25 uyarınca umuma iletim haklarını ihlal edildiği, davalının, davacının eserini iktibas serbestisinin sınırları dışında kullanarak ve adını değiştirmek suretiyle kendilerine ait bir eser izlenimi kazandırarak intihal eylemini işlemesi sonucunda eser sahibinin manevi haklarından FSEK madde 14 uyarınca umuma arz ve FSEK madde 15 uyarınca adının belirtilmesi haklarını ihlal ettiği, her ne kadar maddi tazminatın hesabında dosya içeriğinde dikkate alınabilecek maddi nitelikte bilgi ya da belge bulunmasa da, davaya konu makalenin içeriği, niteliği, Çanakkale Savaşı yıllarına atfeder bir hatıra yazısı niteliğinde olması, dolayısıyla tarihi değerlerimize ilişkin olmakla okuyucular nezdinde yaratacağı etkiler ile sağlayacağı okuyucu kitlesi, internet ortamında gerçekleşen ihlâlin intihal niteliği, kopyala yapıştır suretiyle ve eser sahibinin adının değiştirilme şekli, ihlâlin ağırlığı ve söz konusu ihlâlin yaklaşık yedi yıllık bir süre boyunca devam etmiş olması göz önünde bulundurularak, Türkiye’de yayıncılık piyasasında genel temayüller dikkate alındığında davacı/eser sahibine ödenebilecek olan telif tazminatının 5.000,00 TL değerinde olacağı FSEK madde 68 uyarınca, davacı tarafın talep edebileceği telif tazminatı tutarının ise en çok 5.000 TL x 3 = 15.000,00 TL tutarında olacağı, dosya kapsamına göre tarafların sosyal ve ekonomik durumu ve davacının uğradığı maddi ve manevi zarar dikkate alınarak 5.000,00 TL manevi tazminat talebinin hakkaniyete uygun bulunduğu, davalının haksız fiil oluşturan eylemi dava tarihinde halen internet üzerinde erişime açık vaziyette olması nedeniyle eylemin temadi etmesine yol açacağından ve eylem temadi ettiği sürece zamanaşımı işlemeyeceğinden zamanaşımı itirazının somut olayda vücut bulmadığı, eylem devam ettiği sürece, zamanaşımının işlemeyeceği, gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 15.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 20.000,00 TL tazminatın 29.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davaya konu yazının davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin 30 üyesi olduğunu, davacının bu denli zarara uğramasının olası bulunmadığını, müvekkilinin ekonomik zorluğa gireceğini, tazminatın fahiş olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu edilen makalenin FSEK kapsamında koruma bahşedilen eser niteliğini haiz olduğu, mali ve manevi hakların tasarruf yetkisinin davacıda bulunduğu, davalının, kendilerine ait internet sitesinde, davacının üzerinde eser ve hak sahipliğinin bulunduğu ilim ve edebiyat eseri türündeki makaleyi, eser sahibinin izni alınmaksızın, maksadın haklı göstereceği nispeti aşar biçimde yayımlandığı, bu suretle davacının mali haklarından çoğaltma ve umuma iletim haklarının, manevi haklarından umuma arz ve adının belirtilmesi haklarının ihlal edildiği, davalının haksız fiil oluşturan eyleminin temadi ettiği, bu nedenle de zamanaşımı definin yerinde olmadığı, belirlenen maddi ve manevi tazminat miktarlarının dosya kapsamı ile uyumlu bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yargılama konusu eserin davacıya ait olup olmadığı, eserin izinsiz yayınlanıp yayınlanmadığı, davacının FSEK'ten kaynaklanan haklarının ihlâl edilip edilmediği, ihlâlin halen devam edip etmediği, makalenin halen yayında olup olmadığının tespiti, ihlal varsa meni, refi ve tazminata karar verilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanun’u (5846 sayılı Kanun) 14,15... - 35 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/940528200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz