6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İstirdat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/12004 E. 2016/9724 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cezai şart istirdat ihtar eksik inceleme

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, taraflar arasında akdedilen ve yürürlükte bulunan Sistem Kullanma Anlaşmasının 9. maddesinde yer alan "reaktif sınır değerlerinin aşılması "ihlalinin davacı tarafça gerçekleştirilmiş olduğu, madde kapsamı gereğince ...'nin hiçbir ihtara gerek kalmaksızın ihlal nedeniyle cezai şart uygulama hakkının bulunduğu, Sistem Kullanma Sözleşmesi'nin sözleşmeyi imzalayan taraflar için bağlayıcı olduğu, davalı ...'nin Sistem Kullanma Anlaşması'nın 9. maddesinde yer alan ihlallere ilişkin çizelge, Elektrik İletim Sistemi Arz Güvenilirliği ve Kalitesi Yönetmeliği'nin 11. maddesinde belirtilen hesaplama usullerine uygun şekilde hesaplanarak düzenlendiği, davacının sözleşme ve yasal mevzuat kapsamında davalı yana faturaya dayalı olarak yaptığı ödemelerden sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, taraflar arasındaki sistem kullanım ve bağlantı anlaşması uyarınca ödenen cezai şartın istirdatı istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Ancak, taraflar arasındaki sözleşmenin cezai şartlar kısmını düzenleyen 10. maddesi, "Kullanıcının ilgili mevzuat, taraflar arasında imzalanan Bağlantı Anlaşması ve bu Anlaşma hükümlerinin herhangi birini ihlal etmesi, söz konusu ihlali ...'nin uyarısına rağmen uyarıda belirtilen süre içinde sona erdirmemesi durumunda ..., aşağıda belirlenen cezai şartları uygulayacaktır. ...'nin uğradığı zararlar ayrıca tazmin edilecektir." hükmünü içermektedir. Hangi ihlalin hangi cezayı gerektireceği ve hesap şekli, bu 10. madde hükmü sonrasında tablo halinde sıralanmıştır.

Taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırıldığı üzere, ihlâl gerçekleşince davalı ... tarafından uyarıda bulunulması, uyarıya ve verilen süreye rağmen ihlâlin sona erdirilmemesi durumunda ikinci bir uyarı yapılmasına ve süre verilmesine gerek kalmaksızın cezai şartın uygulanması gerekmektedir.

Somut olayda, davalı ... tarafından davacıya anılan şekilde ilk ihlâlin gerçekleşmesi durumunda sözleşmeye uygun bir uyarının yapıldığı yönünde herhangi bir savunmada bulunulmamıştır.

Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda ilk ihlâlinin gerçekleşmesi üzerine, davalı tarafından ihlalin giderilmesi yönünde davacıya herhangi bir uyarıda bulunulmadan ve süre verilmeden ceza uygulanıp uygulanamayacağı sözleşme hükmü çerçevesinde denetlenebilir bir şekilde tartışılmadan eksik incelemeye ve yanılgılı hukuksal değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6096 E. 2015/3865 K.

    Ortak: · İstirdat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2015/12004 E.  ,  2016/9724 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/04/2015 tarih ve 2013/734-2015/186 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı ...'nin Sistem Kullanım Anlaşmasında belirlenen sınırların aşıldığı gerekçesiyle 0cak 2013 ile Eylül 2013 tarihleri arasındaki 9 aylık dönem için ceza ücreti düzenleyerek müvekkili şirkete gönderdiğini, verilen cezanın anlaşma ve mevzuata aykırı olduğunu ileri sürerek, 2.428.279,89 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, taraflar arasında akdedilen ve yürürlükte bulunan Sistem Kullanma Anlaşmasının 9. maddesinde yer alan "reaktif sınır değerlerinin aşılması "ihlalinin davacı tarafça gerçekleştirilmiş olduğu, madde kapsamı gereğince ...'nin hiçbir ihtara gerek kalmaksızın ihlal nedeniyle cezai şart uygulama hakkının bulunduğu, Sistem Kullanma Sözleşmesi'nin sözleşmeyi imzalayan taraflar için bağlayıcı olduğu, davalı ...'nin Sistem Kullanma Anlaşması'nın 9. maddesinde yer alan ihlallere ilişkin çizelge, Elektrik İletim Sistemi Arz Güvenilirliği ve Kalitesi Yönetmeliği'nin 11. maddesinde belirtilen hesaplama usullerine uygun şekilde hesaplanarak düzenlendiği, davacının sözleşme ve yasal mevzuat kapsamında davalı yana faturaya dayalı olarak yaptığı ödemelerden sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, taraflar arasındaki sistem kullanım ve bağlantı anlaşması uyarınca ödenen cezai şartın istirdatı istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Ancak, taraflar arasındaki sözleşmenin cezai şartlar kısmını düzenleyen 10. maddesi, "Kullanıcının ilgili mevzuat, taraflar arasında imzalanan Bağlantı Anlaşması ve bu Anlaşma hükümlerinin herhangi birini ihlal etmesi, söz konusu ihlali ...'nin uyarısına rağmen uyarıda belirtilen süre içinde sona erdirmemesi durumunda ..., aşağıda belirlenen cezai şartları uygulayacaktır. ...'nin uğradığı zararlar ayrıca tazmin edilecektir." hükmünü içermektedir. Hangi ihlalin hangi cezayı gerektireceği ve hesap şekli, bu 10. madde hükmü sonrasında tablo halinde sıralanmıştır.

Taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırıldığı üzere, ihlâl gerçekleşince davalı ... tarafından uyarıda bulunulması, uyarıya ve verilen süreye rağmen ihlâlin sona erdirilmemesi durumunda ikinci bir uyarı yapılmasına ve süre verilmesine gerek kalmaksızın cezai şartın uygulanması gerekmektedir.

Somut olayda, davalı ... tarafından davacıya anılan şekilde ilk ihlâlin gerçekleşmesi durumunda sözleşmeye uygun bir uyarının yapıldığı yönünde herhangi bir savunmada bulunulmamıştır.

Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda ilk ihlâlinin gerçekleşmesi üzerine, davalı tarafından ihlalin giderilmesi yönünde davacıya herhangi bir uyarıda bulunulmadan ve süre verilmeden ceza uygulanıp uygulanamayacağı sözleşme hükmü çerçevesinde denetlenebilir bir şekilde tartışılmadan eksik incelemeye ve yanılgılı hukuksal değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/331060700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.