YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/132 E. 2023/3625 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istinaf incelemesi↗ kötüniyet↗ ayırt edicilik↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ temsil↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/62 E., 2019/419 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "macro" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin 2016/43262 numaralı "brs makro ısı enerji" ibareli markasını 35. sınıfta tescili için diğer davalı Kuruma başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin başvuruya itirazlarının nihai olarak YİDK kararı ile reddedildiğini, oysa itiraz konusu ibare ile karşılaşan ortalama dikkat ve algılama düzeyine sahip tüketicilerin zihinlerinde müvekkili firmaya ait "makro" ve "macro" ibareleri olan markaların bırakmakta olduğu izin canlanmasının ve müvekkil şirket seri markalarından biri olarak algılanmasının kaçınılmaz olduğunu ileri sürerek, davalı YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı Şirket temsilcisi cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru markası ile davacının markaları arasında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik, iltibas-karışıklık tehlikesinin bulunmadığı, bu nedenle ayrıca 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının koşulları hakkında karar verilmesine yer olmadığı, davalı şirketin dava konusu 2016/43262 numaralı "brs macro ısı enerji" markasının tescilinde kötüniyetli olarak hareket ettiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu “BRS MAKRO ISI ENERJİ" ibareli marka ile müvekkili şirkete ait makro/macro ibareli seri markalar arasında benzerlik bulunduğunu, taraf markalarının başvuru kapsamındaki tüm mallar yönünden ortak olduğunu, markalar arasında en azından iltibas ihtimalinin bulunduğunu, dolayısıyla itiraza konu marka başvurusunun reddinin gerektiğini, müvekkili şirkete ait “MACRO/MAKRO” ibareli markaların yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde ayırt edicilik kazanmış ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olup, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların müvekkili yararına oluştuğunu, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesi.
3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22.02.2023 tarih, 2021/11-925 E. ve 2023/109 K.sayılı kararı
3. Değerlendirme
Davalı şirkete ait dava konusu markadaki “BRS makro ısı enerji” ibaresinde öne çıkan unsurun “MAKRO” ibaresi olması sebebiyle anılan markadaki esas unsur “MAKRO” ibaresi olup markadaki diğer ibarelerin yardımcı unsur niteliğinde oldukları görülmektedir. Buradan hareketle davacıya ait itiraza mesnet “Makro” ve “Macro” esas unsurlu markalar ile davalı şirkete ait marka arasında, esas unsurlar nazara alınarak yapılan karşılaştırmada, görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerliğin bulunduğu açıktır. Dolayısıyla davacı markaları ile davalı şirkete ait dava konusu markanın aynı/benzer mal veya hizmetlerde kullanılması durumunda o mal ve hizmetlerin aynı teşebbüsten ya da bağlı teşebbüsten geldiği yönünde iltibasa sebep olabileceğinin kabulü zorunludur. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda başvuru markası ile mesnet markaların emtia sınıflarının benzer olduğu belirtilmiştir. Bu itibarla davalı şirkete ait "BRS makro ısı enerji” ibareli marka ile davacıya ait “Makro” ve “Macro” esas unsurlu markalar arasında aynı/benzer mal ve hizmetlerde markanın köken gösterme fonksiyonu yönünden karıştırılma ihtimali bulunmaktadır. O halde 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1119 E. 2021/520 K.
Ortak:kötüniyet · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… arkası ile davacının markaları arasında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik, «iltibas»-karışıklık tehlikesinin bulunmadığı, bu nedenle ayrıca 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının koşulları hakkında karar «verilmesine yer olmadığı», davalı şirketin dava konusu 2016/43262 numaralı "brs macro ısı enerji" markasının tescilinde «kötüniyetli» olarak hareket ettiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… macro ibareli seri markalar arasında benzerlik bulunduğunu, taraf markalarının başvuru kapsamındaki tüm mallar yönünden ortak olduğunu, markalar arasında en azından «iltibas» ihtimalinin bulunduğunu, dolayısıyla itiraza konu marka başvurusunun reddinin gerektiğini, müvekkili şirkete ait “MACRO/MAKRO” ibareli markaların yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde «ayırt edicilik» kazanmış ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olup, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların müvekkili yararına oluştuğunu, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Dolayısıyla davacı markaları ile davalı şirkete ait dava konusu markanın aynı/benzer mal veya hizmetlerde kullanılması durumunda o mal ve hizmetlerin aynı teşebbüsten ya da bağlı teşebbüsten geldiği yönünde «iltibasa» sebep olabileceğinin kabulü zorunludur.
Benzer bu kararda… mesi'nce; davacının itirazına mesnet markaların asli unsurlarının "MACRO/MAKRO" ibarelerinden oluştuğu ve bu ibarenin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliğinin» oldukça düşük olduğu, koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi gerektiği, bu ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi «iltibas» tehlikesini ortadan kaldıracağı, dava konusu başvuruda da"MAKRO" ibaresinin yanında "TEKNİK PROFILE" ibaresi ile renk ve şekil unsurlarına yer verildiği dikkate alındığında dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "MAKRO/MACRO" asıl unsurlu markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, taraf markaları arasında benzerlik görülmediğinden, davacı markalarının tanınmış oldukları kabul edilse dahi 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi uyarınca başvurunun tesciline engel olunamayacağı, başvurunun «kötüniyetli» olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılm …
… rakende sektöründe tanınmış marka olduğu ancak başvuru kapsamındaki farklı mallar bakımından 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi koşullarının gerçekleşmediği, başvurunun «kötüniyetli» olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… tler için davalının müktesep hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacının istinafı üzerine bölge adliye mahkemesince “makro” ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük olduğu, davalının başvurusuna “teknik profil” ve şekil unsuru ekleyerek ayırt ediciliği sağladığı ve bu nedenle benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle yerel mahk …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici
Benzer bu kararda… AKRO TEKNİK PROFILE+ŞEKİL” ibareli marka ile davacının itirazına gerekçe gösterdiği “MAKRO/MACRO” markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b anlamında benzer olmadığı ve «iltibas» tehlikesi bulunmadığı kabul edilmişse de, iltibas tehlikesinin değerlendirmesinde markaların baskın unsurları da gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin «ortalama tüketiciler» nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gerekmektedir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7041 E. 2022/1724 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas · istinaf yoluna başvurulabilirlik
İncelediğiniz kararda… macro ibareli seri markalar arasında benzerlik bulunduğunu, taraf markalarının başvuru kapsamındaki tüm mallar yönünden ortak olduğunu, markalar arasında en azından «iltibas» ihtimalinin bulunduğunu, dolayısıyla itiraza konu marka başvurusunun reddinin gerektiğini, müvekkili şirkete ait “MACRO/MAKRO” ibareli markaların yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde «ayırt edicilik» kazanmış ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olup, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların müvekkili yararına oluştuğunu, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
… arkası ile davacının markaları arasında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik, «iltibas»-karışıklık tehlikesinin bulunmadığı, bu nedenle ayrıca 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının koşulları hakkında karar «verilmesine yer olmadığı», davalı şirketin dava konusu 2016/43262 numaralı "brs macro ısı enerji" markasının tescilinde «kötüniyetli» olarak hareket ettiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dolayısıyla davacı markaları ile davalı şirkete ait dava konusu markanın aynı/benzer mal veya hizmetlerde kullanılması durumunda o mal ve hizmetlerin aynı teşebbüsten ya da bağlı teşebbüsten geldiği yönünde «iltibasa» sebep olabileceğinin kabulü zorunludur.
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, “macro” ibaresinin «ayırt ediciliğinin» oldukça düşük olduğu, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi «iltibas» tehlikesini ortadan kaldıracağının kabulü gerektiği, başvuruda "MAKRO" ibaresinin yanında "TEKNİK GLASS WOOL" ibaresi ile renk ve şekil unsurlarına yer verildiği, …
… taline, davalı adına tescilli 2016/30280 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiş, hükme karşı davalı şirket vekili ile davalı TPMK vekili «istinaf yoluna başvurmuştur».
… bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı şirket vekili ve davalı TPMK vekilinin istinafı üzerine bölge adliye mahkemesince “makro” ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük olduğu, davalının başvurusuna “teknik glass wool” unsuru ekleyerek ayırt ediciliği sağladığı ve bu nedenle benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle yerel mahkeme k …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, başvuru konusu “MAKRO TEKNİK GLASS WOOL” ibareli marka ile davacının itirazına gerekçe gösterdiği “MAKRO/MACRO” ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük olduğu ve davalının başvurusuna "teknik glas wool" unsurunun eklenmesiyle ayırt ediciliğin sağlandığı ve benzerlik bulunmadığı kabul edilmişse de, benzerlik değerlendirmesinde markaların baskın unsurları gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin «ortalama tüketiciler» nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gerekmektedir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3700 E. 2023/7419 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… macro ibareli seri markalar arasında benzerlik bulunduğunu, taraf markalarının başvuru kapsamındaki tüm mallar yönünden ortak olduğunu, markalar arasında en azından «iltibas» ihtimalinin bulunduğunu, dolayısıyla itiraza konu marka başvurusunun reddinin gerektiğini, müvekkili şirkete ait “MACRO/MAKRO” ibareli markaların yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde «ayırt edicilik» kazanmış ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olup, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların müvekkili yararına oluştuğunu, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
… arkası ile davacının markaları arasında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik, «iltibas»-karışıklık tehlikesinin bulunmadığı, bu nedenle ayrıca 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının koşulları hakkında karar «verilmesine yer olmadığı», davalı şirketin dava konusu 2016/43262 numaralı "brs macro ısı enerji" markasının tescilinde «kötüniyetli» olarak hareket ettiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dolayısıyla davacı markaları ile davalı şirkete ait dava konusu markanın aynı/benzer mal veya hizmetlerde kullanılması durumunda o mal ve hizmetlerin aynı teşebbüsten ya da bağlı teşebbüsten geldiği yönünde «iltibasa» sebep olabileceğinin kabulü zorunludur.
Benzer bu kararda… ıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin olmadığı, zira "Macro" ve "Makro" ibarelerinin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliklerinin» oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi …
… fından reddine karar verildiğini, oysa taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «iltibas» tehlikesi bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, ayrıca dava kon …
CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «iltibas» bulunmadığını, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici
Benzer bu kararda… eli marka başvurusu ile davacının "MACRO ve MAKRO" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki tanınmışlık koşulun …
İtiraza mesnet marka ve başvuru konusu markaların arasında «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerliğin olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince davanın reddine ve Bölge Adliye Mahkemesince de davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davacının "MAKRO" ve ''MACRO'' ibareli markaları ile başvuru konusu olan davalının "MACRO BELLA" ibareli markasının arasında «iltibas» tehlikesinin değerlendirmesinde markaların baskın unsurları da gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin «ortalama tüketiciler» nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gerekmektedir.
Şu halde, itiraza mesnet marka ve başvuru konusu markanın arasında «ortalama tüketici» nezdinde karıştırılmaya yol açacak şekilde benzerlik bulunduğu göz önüne alınarak hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2 benzer karar daha
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/459 E. 2022/4356 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… arkası ile davacının markaları arasında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik, «iltibas»-karışıklık tehlikesinin bulunmadığı, bu nedenle ayrıca 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının koşulları hakkında karar «verilmesine yer olmadığı», davalı şirketin dava konusu 2016/43262 numaralı "brs macro ısı enerji" markasının tescilinde «kötüniyetli» olarak hareket ettiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… macro ibareli seri markalar arasında benzerlik bulunduğunu, taraf markalarının başvuru kapsamındaki tüm mallar yönünden ortak olduğunu, markalar arasında en azından «iltibas» ihtimalinin bulunduğunu, dolayısıyla itiraza konu marka başvurusunun reddinin gerektiğini, müvekkili şirkete ait “MACRO/MAKRO” ibareli markaların yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde «ayırt edicilik» kazanmış ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olup, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların müvekkili yararına oluştuğunu, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Dolayısıyla davacı markaları ile davalı şirkete ait dava konusu markanın aynı/benzer mal veya hizmetlerde kullanılması durumunda o mal ve hizmetlerin aynı teşebbüsten ya da bağlı teşebbüsten geldiği yönünde «iltibasa» sebep olabileceğinin kabulü zorunludur.
Benzer bu kararda8/1, b kapsamında «iltibas» ihtimalinin oluşmayacağı, tanınmışlık iddiası açısından ise taraf marka işaretlerinin benzemediği, ayrıca davalının marka başvurusunda davacı tarafın tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceğinin kanıtlanmadığı, davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… UCT” ibareli başvurusu ile davacının "MAKRO" esas unsurlu tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak, «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerliğin olmadığı, bu durumda 556 sayılı KHK'nın 8/4. maddesinin somut uyuşmazlığa uygulanmasını gerektiren bir hususun bulunmadığı, mahk …
İtiraza mesnet marka ve başvuru konusu markaların arasında «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerliğin olmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesince davanın reddine ve bölge adliye mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici
Benzer bu kararda… UCT” ibareli başvurusu ile davacının "MAKRO" esas unsurlu tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak, «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerliğin olmadığı, bu durumda 556 sayılı KHK'nın 8/4. maddesinin somut uyuşmazlığa uygulanmasını gerektiren bir hususun bulunmadığı, mahk …
İtiraza mesnet marka ve başvuru konusu markaların arasında «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerliğin olmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesince davanın reddine ve bölge adliye mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davacının "MAKRO" ibareli markaları ile başvuru konusu olan davalının "MAKRO TEKNİK DUCT" ibareli markasının arasında «iltibas» tehlikesinin değerlendirmesinde markaların baskın unsurları da gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin «ortalama tüketiciler» nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gerekmektedir.
Şu halde, itiraza mesnet marka ve başvuru konusu markanın arasında «ortalama tüketici» nezdinde karıştırılmaya yol açacak şekilde benzerlik bulunduğu göz önüne alınarak hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5778 E. 2023/508 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… macro ibareli seri markalar arasında benzerlik bulunduğunu, taraf markalarının başvuru kapsamındaki tüm mallar yönünden ortak olduğunu, markalar arasında en azından «iltibas» ihtimalinin bulunduğunu, dolayısıyla itiraza konu marka başvurusunun reddinin gerektiğini, müvekkili şirkete ait “MACRO/MAKRO” ibareli markaların yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde «ayırt edicilik» kazanmış ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olup, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların müvekkili yararına oluştuğunu, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
… arkası ile davacının markaları arasında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik, «iltibas»-karışıklık tehlikesinin bulunmadığı, bu nedenle ayrıca 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının koşulları hakkında karar «verilmesine yer olmadığı», davalı şirketin dava konusu 2016/43262 numaralı "brs macro ısı enerji" markasının tescilinde «kötüniyetli» olarak hareket ettiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dolayısıyla davacı markaları ile davalı şirkete ait dava konusu markanın aynı/benzer mal veya hizmetlerde kullanılması durumunda o mal ve hizmetlerin aynı teşebbüsten ya da bağlı teşebbüsten geldiği yönünde «iltibasa» sebep olabileceğinin kabulü zorunludur.
Benzer bu kararda… e; dava konusu başvuru ile müvekkilinin itirazına mesnet markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesinin bulunduğunu, zira hem dava konusu başvurunun hem de müvekkili markalarının asli unsurunun "MACRO" ibaresi olduğunu, "makro" markasının bu haliyle orta düzeydeki bir tüketici bakımından en azından aynı ve/veya kardeş ve/veya birbiri ile bağlantılı işletmelere ait olduğu kanaatini bıraktığını, dava konusu başvurunun tescili hâlinde müvekkilinin seri markalarından birisi olarak algılanacağını, müvekkili markalarının yoğun kullanım sonucu tüketici nezdinde «ayırt edicilik» kazanan tanınmış markalar olduklarını ve 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca da başvurunun reddinin gerektiğini, sadece müvekkiline ait …
… un Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de «dahil» «iltibas» oluşacak düzeyde benzerlik olmadığı, tüketicilerin işbu markalar arasında ilişki kurma riskinin mevcut bulunmadığı, tanınmışlık ve «kötü niyet» iddiasının yerinde olmadığı, dava konusu başvuru yönünden hükümsüzlük ve YİDK kararının iptali şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişti …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötü niyet · dahili dava · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… un Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de «dahil» «iltibas» oluşacak düzeyde benzerlik olmadığı, tüketicilerin işbu markalar arasında ilişki kurma riskinin mevcut bulunmadığı, tanınmışlık ve «kötü niyet» iddiasının yerinde olmadığı, dava konusu başvuru yönünden hükümsüzlük ve YİDK kararının iptali şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişti …
Bununla birlikte KHK’nın 7 nci maddesinin «son» fıkrası uyarınca bu tür tanımlayıcı işaretlerin yoğun kullanım ve kuvvetli tanıtım vasıtalarıyla ayırt edici kılınmaları ve hatta tanınmış marka haline getirilmeleri de mümkündür.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/132 E. , 2023/3625 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/44 Esas, 2021/1101 Karar
HÜKÜM
Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/62 E., 2019/419 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "macro" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin 2016/43262 numaralı "brs makro ısı enerji" ibareli markasını 35. sınıfta tescili için diğer davalı Kuruma başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin başvuruya itirazlarının nihai olarak YİDK kararı ile reddedildiğini, oysa itiraz konusu ibare ile karşılaşan ortalama dikkat ve algılama düzeyine sahip tüketicilerin zihinlerinde müvekkili firmaya ait "makro" ve "macro" ibareleri olan markaların bırakmakta olduğu izin canlanmasının ve müvekkil şirket seri markalarından biri olarak algılanmasının kaçınılmaz olduğunu ileri sürerek, davalı YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı Şirket temsilcisi cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru markası ile davacının markaları arasında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik, iltibas-karışıklık tehlikesinin bulunmadığı, bu nedenle ayrıca 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının koşulları hakkında karar verilmesine yer olmadığı, davalı şirketin dava konusu 2016/43262 numaralı "brs macro ısı enerji" markasının tescilinde kötüniyetli olarak hareket ettiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu “BRS MAKRO ISI ENERJİ" ibareli marka ile müvekkili şirkete ait makro/macro ibareli seri markalar arasında benzerlik bulunduğunu, taraf markalarının başvuru kapsamındaki tüm mallar yönünden ortak olduğunu, markalar arasında en azından iltibas ihtimalinin bulunduğunu, dolayısıyla itiraza konu marka başvurusunun reddinin gerektiğini, müvekkili şirkete ait “MACRO/MAKRO” ibareli markaların yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde ayırt edicilik kazanmış ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olup, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların müvekkili yararına oluştuğunu, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesi.
3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22.02.2023 tarih, 2021/11-925 E. ve 2023/109 K.sayılı kararı
3. Değerlendirme
Davalı şirkete ait dava konusu markadaki “BRS makro ısı enerji” ibaresinde öne çıkan unsurun “MAKRO” ibaresi olması sebebiyle anılan markadaki esas unsur “MAKRO” ibaresi olup markadaki diğer ibarelerin yardımcı unsur niteliğinde oldukları görülmektedir. Buradan hareketle davacıya ait itiraza mesnet “Makro” ve “Macro” esas unsurlu markalar ile davalı şirkete ait marka arasında, esas unsurlar nazara alınarak yapılan karşılaştırmada, görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerliğin bulunduğu açıktır. Dolayısıyla davacı markaları ile davalı şirkete ait dava konusu markanın aynı/benzer mal veya hizmetlerde kullanılması durumunda o mal ve hizmetlerin aynı teşebbüsten ya da bağlı teşebbüsten geldiği yönünde iltibasa sebep olabileceğinin kabulü zorunludur.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda başvuru markası ile mesnet markaların emtia sınıflarının benzer olduğu belirtilmiştir. Bu itibarla davalı şirkete ait "BRS makro ısı enerji” ibareli marka ile davacıya ait “Makro” ve “Macro” esas unsurlu markalar arasında aynı/benzer mal ve hizmetlerde markanın köken gösterme fonksiyonu yönünden karıştırılma ihtimali bulunmaktadır. O halde 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/936689900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz