YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5778 E. 2023/508 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kötü niyet↗ esastan ret↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ dahili dava↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu "MAKRO" ibareli başvuru ile davacı şirketin markaları arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil iltibas oluşacak düzeyde benzerlik olmadığı, tüketicilerin işbu markalar arasında ilişki kurma riskinin mevcut bulunmadığı, tanınmışlık ve kötü niyet iddiasının yerinde olmadığı, dava konusu başvuru yönünden hükümsüzlük ve YİDK kararının iptali şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile müvekkilinin itirazına mesnet markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunduğunu, zira hem dava konusu başvurunun hem de müvekkili markalarının asli unsurunun "MACRO" ibaresi olduğunu, "makro" markasının bu haliyle orta düzeydeki bir tüketici bakımından en azından aynı ve/veya kardeş ve/veya birbiri ile bağlantılı işletmelere ait olduğu kanaatini bıraktığını, dava konusu başvurunun tescili hâlinde müvekkilinin seri markalarından birisi olarak algılanacağını, müvekkili markalarının yoğun kullanım sonucu tüketici nezdinde ayırt edicilik kazanan tanınmış markalar olduklarını ve 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca da başvurunun reddinin gerektiğini, sadece müvekkiline ait markanın bilinirliğinden yararlanmak amacı ile bu ibarenin tescil edilmek istendiğini, dolayısıyla başvurunun kötü niyetli yapıldığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtmiş olduğu itirazları tekrar ederek ve re'sen nedenlerle usul ve kanuna aykırı bulduğu kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava,YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Dava, marka başvurusuna itirazın reddine dair TPMK YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2.Davacının itiraza mesnet markaları “MAKRO” “MACRO” asıl unsuru ile ilave unsurlardan, davalı başvurusuna konu marka ise yalın hâlde “MAKRO” ibaresinden oluşmaktadır.
3.Davacı vekili “MAKRO / MACRO” unsurlu seri markalarının bulunduğunu, ayrıca “MACRO CENTER” markasının tanınmış marka olduğunu ileri sürmektedir.
4.Markalar arasında olaya uygulanacak 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca karıştırılmaya yol açacak ölçüde benzerlik bulunduğundan bahsedebilmek için markaların ayırt edici unsurlarının karşılaştırılması gerekir. Karşılaştırmaya konu her iki taraf markasının da MACRO / MAKRO unsurlarını içerdiği, bu anlamda markalar arasında ayniyete yakın düzeyde bir benzerlik bulunduğu anlaşılmaktadır. Benzer markalardan sonraki markanın önceki markaya nazaran ayırt edici olduğunu söyleyebilmek için ayırt edici niteliği sağlayacak ölçüde ilave unsur içermesi gerekir.
5.556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak veya üretim yeri, zamanı gibi malların ve hizmetlerin diğer karakteristik özelliklerini belirten tanımlayıcı işaretlerin ayırt edici özelliği bulunmayıp nispi benzerlik karşılaştırmasında bu tür tanımlayıcı unsurlar dikkate alınmamalıdır. Bununla birlikte KHK’nın 7 nci maddesinin son fıkrası uyarınca bu tür tanımlayıcı işaretlerin yoğun kullanım ve kuvvetli tanıtım vasıtalarıyla ayırt edici kılınmaları ve hatta tanınmış marka haline getirilmeleri de mümkündür.
6.Somut olayda davalıya ait başvuru konusu işaretin sadece “MAKRO” ibaresinden oluştuğu ve markanın önceki itiraza mesnet Macro/Makro unsurlu markalara göre hiçbir farklı ve ayırt edici unsur içermemesi nedeniyle markalar arasında karıştırılma ihtimalinin söz konusu olabileceği ve tescil olunmasının 556 sayılı Marka KHK'nın perakendecilik sektörü yönünden tanınmış olan 8/4. maddesi uyarınca, davacı markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayabileceğinin kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve kararın davacı lehine bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1119 E. 2021/520 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… e; dava konusu başvuru ile müvekkilinin itirazına mesnet markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesinin bulunduğunu, zira hem dava konusu başvurunun hem de müvekkili markalarının asli unsurunun "MACRO" ibaresi olduğunu, "makro" markasının bu haliyle orta düzeydeki bir tüketici bakımından en azından aynı ve/veya kardeş ve/veya birbiri ile bağlantılı işletmelere ait olduğu kanaatini bıraktığını, dava konusu başvurunun tescili hâlinde müvekkilinin seri markalarından birisi olarak algılanacağını, müvekkili markalarının yoğun kullanım sonucu tüketici nezdinde «ayırt edicilik» kazanan tanınmış markalar olduklarını ve 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca da başvurunun reddinin gerektiğini, sadece müvekkiline ait …
… un Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de «dahil» «iltibas» oluşacak düzeyde benzerlik olmadığı, tüketicilerin işbu markalar arasında ilişki kurma riskinin mevcut bulunmadığı, tanınmışlık ve «kötü niyet» iddiasının yerinde olmadığı, dava konusu başvuru yönünden hükümsüzlük ve YİDK kararının iptali şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişti …
Benzer bu kararda… mesi'nce; davacının itirazına mesnet markaların asli unsurlarının "MACRO/MAKRO" ibarelerinden oluştuğu ve bu ibarenin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliğinin» oldukça düşük olduğu, koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi gerektiği, bu ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi «iltibas» tehlikesini ortadan kaldıracağı, dava konusu başvuruda da"MAKRO" ibaresinin yanında "TEKNİK PROFILE" ibaresi ile renk ve şekil unsurlarına yer verildiği dikkate alındığında dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "MAKRO/MACRO" asıl unsurlu markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, taraf markaları arasında benzerlik görülmediğinden, davacı markalarının tanınmış oldukları kabul edilse dahi 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi uyarınca başvurunun tesciline engel olunamayacağı, başvurunun «kötüniyetli» olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılm …
… AKRO TEKNİK PROFILE+ŞEKİL” ibareli marka ile davacının itirazına gerekçe gösterdiği “MAKRO/MACRO” markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b anlamında benzer olmadığı ve «iltibas» tehlikesi bulunmadığı kabul edilmişse de, iltibas tehlikesinin değerlendirmesinde markaların baskın unsurları da gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin «ortalama tüketiciler» nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gerekmektedir.
… tler için davalının müktesep hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacının istinafı üzerine bölge adliye mahkemesince “makro” ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük olduğu, davalının başvurusuna “teknik profil” ve şekil unsuru ekleyerek ayırt ediciliği sağladığı ve bu nedenle benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle yerel mahk …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet
Benzer bu kararda… rakende sektöründe tanınmış marka olduğu ancak başvuru kapsamındaki farklı mallar bakımından 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi koşullarının gerçekleşmediği, başvurunun «kötüniyetli» olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… mesi'nce; davacının itirazına mesnet markaların asli unsurlarının "MACRO/MAKRO" ibarelerinden oluştuğu ve bu ibarenin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliğinin» oldukça düşük olduğu, koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi gerektiği, bu ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi «iltibas» tehlikesini ortadan kaldıracağı, dava konusu başvuruda da"MAKRO" ibaresinin yanında "TEKNİK PROFILE" ibaresi ile renk ve şekil unsurlarına yer verildiği dikkate alındığında dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "MAKRO/MACRO" asıl unsurlu markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, taraf markaları arasında benzerlik görülmediğinden, davacı markalarının tanınmış oldukları kabul edilse dahi 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi uyarınca başvurunun tesciline engel olunamayacağı, başvurunun «kötüniyetli» olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılm …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3076 E. 2023/6952 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… e; dava konusu başvuru ile müvekkilinin itirazına mesnet markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesinin bulunduğunu, zira hem dava konusu başvurunun hem de müvekkili markalarının asli unsurunun "MACRO" ibaresi olduğunu, "makro" markasının bu haliyle orta düzeydeki bir tüketici bakımından en azından aynı ve/veya kardeş ve/veya birbiri ile bağlantılı işletmelere ait olduğu kanaatini bıraktığını, dava konusu başvurunun tescili hâlinde müvekkilinin seri markalarından birisi olarak algılanacağını, müvekkili markalarının yoğun kullanım sonucu tüketici nezdinde «ayırt edicilik» kazanan tanınmış markalar olduklarını ve 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca da başvurunun reddinin gerektiğini, sadece müvekkiline ait …
… un Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de «dahil» «iltibas» oluşacak düzeyde benzerlik olmadığı, tüketicilerin işbu markalar arasında ilişki kurma riskinin mevcut bulunmadığı, tanınmışlık ve «kötü niyet» iddiasının yerinde olmadığı, dava konusu başvuru yönünden hükümsüzlük ve YİDK kararının iptali şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişti …
Benzer bu kararda… alan başvuruya müvekkilinin itirazının, 24.10.2018 tarih ve 2018-M-9052 sayılı YİDK kararı yerinde görülmeyerek nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf markalarının «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» neden olma ihtimalinin bulunduğunu, davalı markasının müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, müvekkili şirkete ait tanınmış markanın benzerini …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı markalarının «ayırt ediciliği» çok zayıf "MACRO-MAKRO" ibareleri ile oluşturulduğu gözetilerek gerek bütünlük ilkesi, gerekse de yazılış-okunuş ve mana olarak davacı markaları ile davalı markasının birbirine benzemediği ve aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, dava konusu marka kapsamındaki mal ve hizmetlerin, bazı davacı markaları kapsamındaki mal ve hizmetlerle benzer olmasına rağmen, taraf markalarının işaretlerinin benzer olmaması ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «iltibas» tehlikesinin mevcut olmaması nedeniyle hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, "macro center" ibareli markalar tanınmış olsa da temelde davacının "macro center" ibarel …
… krası anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin olmadığı, zira "Macro" ve "Makro" ibarelerinin Türkçe'de "büyük, geniş" anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliklerinin» oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5314 E. 2023/194 K.
Ortak:kötü niyet · ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… un Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de «dahil» «iltibas» oluşacak düzeyde benzerlik olmadığı, tüketicilerin işbu markalar arasında ilişki kurma riskinin mevcut bulunmadığı, tanınmışlık ve «kötü niyet» iddiasının yerinde olmadığı, dava konusu başvuru yönünden hükümsüzlük ve YİDK kararının iptali şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişti …
… e; dava konusu başvuru ile müvekkilinin itirazına mesnet markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesinin bulunduğunu, zira hem dava konusu başvurunun hem de müvekkili markalarının asli unsurunun "MACRO" ibaresi olduğunu, "makro" markasının bu haliyle orta düzeydeki bir tüketici bakımından en azından aynı ve/veya kardeş ve/veya birbiri ile bağlantılı işletmelere ait olduğu kanaatini bıraktığını, dava konusu başvurunun tescili hâlinde müvekkilinin seri markalarından birisi olarak algılanacağını, müvekkili markalarının yoğun kullanım sonucu tüketici nezdinde «ayırt edicilik» kazanan tanınmış markalar olduklarını ve 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca da başvurunun reddinin gerektiğini, sadece müvekkiline ait …
Benzer bu kararda… rtilen kararı ile davacının markalarının "MACRO/MAKRO" esas unsurlu oldukları, anılan markaların özellikle perakende satış yahut mağazacılık hizmetinde kullanılarak «ayırt edicilik» kazandıkları; ancak bunun "büyük, geniş ve uzun" anlamları «taşıyan» sadece makro ibaresi itibarıyla değil, bütün olarak gerçekleştiği, davacının "makro/macro" ibareli markalarıyla "MACROCONTROL" ibareli başvuru arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibarıyla görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, "Makro" veya "Macro" ibaresinin ayırt ediciliğinin olmadığı; ancak yanına getirilecek başka sözcük ve şekillerle birl …
… va konusu başvuru ile müvekkilinin itirazına mesnet markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesi anlamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesinin bulunduğunu, zira hem dava konusu başvurunun hem de müvekkili markalarının asli unsurunun "MACRO" ibaresi olduğunu ve başvuruda farklı olarak yer verilen "CONTROL" eki de tanımlayıcı nitelikte olduğundan başvuruya «ayırt edicilik» katmadığını, tescili halinde dava konusu başvurunun, müvekkilinin seri markalarından birisi olarak algılanacağını, müvekkili markalarının yoğun kullanım sonucu tük …
… ıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı, taraf markalarında ortak olarak yer alan "MACRO" ibaresinin büyük, geniş anlamlarına gelen bir sıfat olduğu ve «ayırt ediciliğinin» oldukça düşük bulunduğu, Yargıtay 11.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:taşıyan
Benzer bu kararda… rtilen kararı ile davacının markalarının "MACRO/MAKRO" esas unsurlu oldukları, anılan markaların özellikle perakende satış yahut mağazacılık hizmetinde kullanılarak «ayırt edicilik» kazandıkları; ancak bunun "büyük, geniş ve uzun" anlamları «taşıyan» sadece makro ibaresi itibarıyla değil, bütün olarak gerçekleştiği, davacının "makro/macro" ibareli markalarıyla "MACROCONTROL" ibareli başvuru arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibarıyla görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, "Makro" veya "Macro" ibaresinin ayırt ediciliğinin olmadığı; ancak yanına getirilecek başka sözcük ve şekillerle birl …
1 benzer karar daha
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3138 E. 2024/5422 K.
Ortak:kötü niyet · ayırt edicilik · iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… un Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de «dahil» «iltibas» oluşacak düzeyde benzerlik olmadığı, tüketicilerin işbu markalar arasında ilişki kurma riskinin mevcut bulunmadığı, tanınmışlık ve «kötü niyet» iddiasının yerinde olmadığı, dava konusu başvuru yönünden hükümsüzlük ve YİDK kararının iptali şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişti …
… e; dava konusu başvuru ile müvekkilinin itirazına mesnet markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesinin bulunduğunu, zira hem dava konusu başvurunun hem de müvekkili markalarının asli unsurunun "MACRO" ibaresi olduğunu, "makro" markasının bu haliyle orta düzeydeki bir tüketici bakımından en azından aynı ve/veya kardeş ve/veya birbiri ile bağlantılı işletmelere ait olduğu kanaatini bıraktığını, dava konusu başvurunun tescili hâlinde müvekkilinin seri markalarından birisi olarak algılanacağını, müvekkili markalarının yoğun kullanım sonucu tüketici nezdinde «ayırt edicilik» kazanan tanınmış markalar olduklarını ve 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca da başvurunun reddinin gerektiğini, sadece müvekkiline ait …
Benzer bu kararda… krası anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin olmadığı, zira "Macro" ve "Makro" ibarelerinin, Türkçe'de "büyük, geniş" anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliklerinin» oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de, bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesinin gerektiği, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini ortadan kaldıracağı, buna göre «dava konusu» başvurunun, davacının itirazına mesnet markalarından yeterince farklılaştığı, taraf marka işaretleri benzer olmadığından, davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olup olmadığının tartışılmasının da sonuca etkili bulunmadığı gibi somut olay bakımından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasındaki koşullarının da oluşmadığı, «kötü niyet» iddiasının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece «dava konusu» başvuru ile davacının itirazına mesnet markalarının benzer olmadığını, taraf markalarında ortak olarak yer alan "Makro" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük bulunduğunu, dava konusu başvurunun bütünsel olarak davacı markalarından farklı olduğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası maddesindeki «iltibas» koşullarının bulunmadığı, dava konusu başvurunun davacının "macro" ibareli alan adı ile de benzer olmadığı, aynı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koş …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının aksine «davaya konusu» marka ile müvekkiline ait makro/macro ibareli seri markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik olduğunu, dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği 09. ve 42. sınıf hizmetlerin müvekkilinin markalarının kapsamında da yer aldığını, taraf markaları arasında «iltibas» bulunduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markalarından birisi olarak algılanacağını, müvekkiline ait “macro/makro” ibareli markaların, yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde «ayırt edicilik» kazandığını ve tüketici nezdinde tanınmış olduklarını, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların da bulunduğunu, dava konusu başvurunun …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusu
Benzer bu kararda… uğunu, davalı şirketin 2018/71192 sayılı "MAKROCELL BARKODSİS" ibareli marka başvurusuna, "MAKRO/MACRO" asıl unsurlu markalarına dayalı olarak yapılan itirazlarının «dava konusu» YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, d …
Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, «dava konusu» başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece «dava konusu» başvuru ile davacının itirazına mesnet markalarının benzer olmadığını, taraf markalarında ortak olarak yer alan "Makro" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük bulunduğunu, dava konusu başvurunun bütünsel olarak davacı markalarından farklı olduğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası maddesindeki «iltibas» koşullarının bulunmadığı, dava konusu başvurunun davacının "macro" ibareli alan adı ile de benzer olmadığı, aynı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koş …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının aksine «davaya konusu» marka ile müvekkiline ait makro/macro ibareli seri markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik olduğunu, dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği 09. ve 42. sınıf hizmetlerin müvekkilinin markalarının kapsamında da yer aldığını, taraf markaları arasında «iltibas» bulunduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markalarından birisi olarak algılanacağını, müvekkiline ait “macro/makro” ibareli markaların, yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde «ayırt edicilik» kazandığını ve tüketici nezdinde tanınmış olduklarını, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların da bulunduğunu, dava konusu başvurunun …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5778 E. , 2023/508 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Esastan ret
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Türkiye’de modern perakende sektörünün öncülüğünü yaptığını, MAKRO/MACRO esas unsurlu birçok tescilli markası bulunduğunu, davalı şirketin ise 9. ve 11. sınıflarda 2016/89717 numaralı "MAKRO" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, markanın yayınına müvekkilince yapılan itirazın önce Markalar Dairesi Başkanlığı, sonrasında ise YİDK tarafından reddedildiğini, YİDK kararının hukuka aykırı olduğunu, taraf markalarının ortalama tüketici nezdinde iltibasa neden olma ihtimali bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin www.macrocenter.com.tr ibareli alan adı ile de benzer olduğunu, müvekkili markalarının yoğun kullanım sonucu ayırt edicilik kazandıklarını ve tanınmış olduklarını, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek YİDK'nın 16.02.2018 tarih ve 2018-M-1153 karar sayılı kararının iptaline, tescil edilmişse dava konusu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket, cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu "MAKRO" ibareli başvuru ile davacı şirketin markaları arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil iltibas oluşacak düzeyde benzerlik olmadığı, tüketicilerin işbu markalar arasında ilişki kurma riskinin mevcut bulunmadığı, tanınmışlık ve kötü niyet iddiasının yerinde olmadığı, dava konusu başvuru yönünden hükümsüzlük ve YİDK kararının iptali şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile müvekkilinin itirazına mesnet markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunduğunu, zira hem dava konusu başvurunun hem de müvekkili markalarının asli unsurunun "MACRO" ibaresi olduğunu, "makro" markasının bu haliyle orta düzeydeki bir tüketici bakımından en azından aynı ve/veya kardeş ve/veya birbiri ile bağlantılı işletmelere ait olduğu kanaatini bıraktığını, dava konusu başvurunun tescili hâlinde müvekkilinin seri markalarından birisi olarak algılanacağını, müvekkili markalarının yoğun kullanım sonucu tüketici nezdinde ayırt edicilik kazanan tanınmış markalar olduklarını ve 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca da başvurunun reddinin gerektiğini, sadece müvekkiline ait markanın bilinirliğinden yararlanmak amacı ile bu ibarenin tescil edilmek istendiğini, dolayısıyla başvurunun kötü niyetli yapıldığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtmiş olduğu itirazları tekrar ederek ve re'sen nedenlerle usul ve kanuna aykırı bulduğu kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava,YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Dava, marka başvurusuna itirazın reddine dair TPMK YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2.Davacının itiraza mesnet markaları “MAKRO” “MACRO” asıl unsuru ile ilave unsurlardan, davalı başvurusuna konu marka ise yalın hâlde “MAKRO” ibaresinden oluşmaktadır.
3.Davacı vekili “MAKRO / MACRO” unsurlu seri markalarının bulunduğunu, ayrıca “MACRO CENTER” markasının tanınmış marka olduğunu ileri sürmektedir.
4.Markalar arasında olaya uygulanacak 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca karıştırılmaya yol açacak ölçüde benzerlik bulunduğundan bahsedebilmek için markaların ayırt edici unsurlarının karşılaştırılması gerekir. Karşılaştırmaya konu her iki taraf markasının da MACRO / MAKRO unsurlarını içerdiği, bu anlamda markalar arasında ayniyete yakın düzeyde bir benzerlik bulunduğu anlaşılmaktadır. Benzer markalardan sonraki markanın önceki markaya nazaran ayırt edici olduğunu söyleyebilmek için ayırt edici niteliği sağlayacak ölçüde ilave unsur içermesi gerekir.
5.556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak veya üretim yeri, zamanı gibi malların ve hizmetlerin diğer karakteristik özelliklerini belirten tanımlayıcı işaretlerin ayırt edici özelliği bulunmayıp nispi benzerlik karşılaştırmasında bu tür tanımlayıcı unsurlar dikkate alınmamalıdır. Bununla birlikte KHK’nın 7 nci maddesinin son fıkrası uyarınca bu tür tanımlayıcı işaretlerin yoğun kullanım ve kuvvetli tanıtım vasıtalarıyla ayırt edici kılınmaları ve hatta tanınmış marka haline getirilmeleri de mümkündür.
6.Somut olayda davalıya ait başvuru konusu işaretin sadece “MAKRO” ibaresinden oluştuğu ve markanın önceki itiraza mesnet Macro/Makro unsurlu markalara göre hiçbir farklı ve ayırt edici unsur içermemesi nedeniyle markalar arasında karıştırılma ihtimalinin söz konusu olabileceği ve tescil olunmasının 556 sayılı Marka KHK'nın perakendecilik sektörü yönünden tanınmış olan 8/4. maddesi uyarınca, davacı markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayabileceğinin kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve kararın davacı lehine bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/912174100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz