YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/459 E. 2022/4356 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortalama tüketici↗ iltibas↗ hmk 353(1)b-2↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, markaların görsel ve işitsel olarak birbirinden ayrıldığı, 556 sayılı KHK m. 8/1, b kapsamında iltibas ihtimalinin oluşmayacağı, tanınmışlık iddiası açısından ise taraf marka işaretlerinin benzemediği, ayrıca davalının marka başvurusunda davacı tarafın tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceğinin kanıtlanmadığı, davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince, davalının “MAKRO TEKNİK DUCT” ibareli başvurusu ile davacının "MAKRO" esas unsurlu tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak, ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerliğin olmadığı, bu durumda 556 sayılı KHK'nın 8/4. maddesinin somut uyuşmazlığa uygulanmasını gerektiren bir hususun bulunmadığı, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava YİDK kararının iptali ve tescil edilmesi halinde markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İtiraza mesnet marka ve başvuru konusu markaların arasında ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerliğin olmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesince davanın reddine ve bölge adliye mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
556 sayılı KHK'nın 8/1- b maddesinde, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa itiraz üzerine markanın tescil edilmeyeceği belirtilmiştir.
Somut olayda, davacının "MAKRO" ibareli markaları ile başvuru konusu olan davalının "MAKRO TEKNİK DUCT" ibareli markasının arasında iltibas tehlikesinin değerlendirmesinde markaların baskın unsurları da gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin ortalama tüketiciler nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gerekmektedir. Bu hususlar nazara alınarak yapılan değerlendirmede davacı markalarının asıl unsurunu “MAKRO” VE “MACRO” ibareleri oluşturmakta olup, başvuru konusu işaret ise "MAKRO TEKNİK DUCT" ibaresidir. Bu durumda, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 27.01.2021 tarihli ve 2020/1119 esas ve 2021/520 karar sayılı kararında da zikrolunduğu üzere, itiraza mesnet davacı markaları ile davalı başvuru markası arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunduğu, dolayısıyla aynı mal ve/veya hizmetlerde kullanılması halinde o mal ve hizmetlerin aynı teşebbüsten ya da bağlı teşebbüsten geldiği yönünde iltibasa sebep olabileceği kabul edilmelidir. Şu halde, itiraza mesnet marka ve başvuru konusu markanın arasında ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaya yol açacak şekilde benzerlik bulunduğu göz önüne alınarak hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1119 E. 2021/520 K.
Ortak:ortalama tüketici · iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… UCT” ibareli başvurusu ile davacının "MAKRO" esas unsurlu tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak, «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerliğin olmadığı, bu durumda 556 sayılı KHK'nın 8/4. maddesinin somut uyuşmazlığa uygulanmasını gerektiren bir hususun bulunmadığı, mahk …
İtiraza mesnet marka ve başvuru konusu markaların arasında «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerliğin olmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesince davanın reddine ve bölge adliye mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davacının "MAKRO" ibareli markaları ile başvuru konusu olan davalının "MAKRO TEKNİK DUCT" ibareli markasının arasında «iltibas» tehlikesinin değerlendirmesinde markaların baskın unsurları da gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin «ortalama tüketiciler» nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gerekmektedir.
Benzer bu kararda… AKRO TEKNİK PROFILE+ŞEKİL” ibareli marka ile davacının itirazına gerekçe gösterdiği “MAKRO/MACRO” markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b anlamında benzer olmadığı ve «iltibas» tehlikesi bulunmadığı kabul edilmişse de, iltibas tehlikesinin değerlendirmesinde markaların baskın unsurları da gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin «ortalama tüketiciler» nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gerekmektedir.
… mesi'nce; davacının itirazına mesnet markaların asli unsurlarının "MACRO/MAKRO" ibarelerinden oluştuğu ve bu ibarenin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliğinin» oldukça düşük olduğu, koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi gerektiği, bu ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi «iltibas» tehlikesini ortadan kaldıracağı, dava konusu başvuruda da"MAKRO" ibaresinin yanında "TEKNİK PROFILE" ibaresi ile renk ve şekil unsurlarına yer verildiği dikkate alındığında dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "MAKRO/MACRO" asıl unsurlu markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, taraf markaları arasında benzerlik görülmediğinden, davacı markalarının tanınmış oldukları kabul edilse dahi 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi uyarınca başvurunun tesciline engel olunamayacağı, başvurunun «kötüniyetli» olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılm …
Bu durumda, itiraza mesnet davacı markaları ile davalı başvuru markası arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunduğu, dolayısıyla aynı mal ve/veya hizmetlerde kullanılması halinde o mal ve hizmetlerin aynı teşebbüsten ya da bağlı teşebbüsten geldiği yönünde «iltibasa» sebep olabileceği kabul edilmelidir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet · ayırt edicilik
Benzer bu kararda… mesi'nce; davacının itirazına mesnet markaların asli unsurlarının "MACRO/MAKRO" ibarelerinden oluştuğu ve bu ibarenin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliğinin» oldukça düşük olduğu, koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi gerektiği, bu ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi «iltibas» tehlikesini ortadan kaldıracağı, dava konusu başvuruda da"MAKRO" ibaresinin yanında "TEKNİK PROFILE" ibaresi ile renk ve şekil unsurlarına yer verildiği dikkate alındığında dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "MAKRO/MACRO" asıl unsurlu markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, taraf markaları arasında benzerlik görülmediğinden, davacı markalarının tanınmış oldukları kabul edilse dahi 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi uyarınca başvurunun tesciline engel olunamayacağı, başvurunun «kötüniyetli» olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılm …
… rakende sektöründe tanınmış marka olduğu ancak başvuru kapsamındaki farklı mallar bakımından 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi koşullarının gerçekleşmediği, başvurunun «kötüniyetli» olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… tler için davalının müktesep hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacının istinafı üzerine bölge adliye mahkemesince “makro” ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük olduğu, davalının başvurusuna “teknik profil” ve şekil unsuru ekleyerek ayırt ediciliği sağladığı ve bu nedenle benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle yerel mahk …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7041 E. 2022/1724 K.
Ortak:ortalama tüketici · iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… UCT” ibareli başvurusu ile davacının "MAKRO" esas unsurlu tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak, «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerliğin olmadığı, bu durumda 556 sayılı KHK'nın 8/4. maddesinin somut uyuşmazlığa uygulanmasını gerektiren bir hususun bulunmadığı, mahk …
İtiraza mesnet marka ve başvuru konusu markaların arasında «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerliğin olmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesince davanın reddine ve bölge adliye mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davacının "MAKRO" ibareli markaları ile başvuru konusu olan davalının "MAKRO TEKNİK DUCT" ibareli markasının arasında «iltibas» tehlikesinin değerlendirmesinde markaların baskın unsurları da gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin «ortalama tüketiciler» nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, “macro” ibaresinin «ayırt ediciliğinin» oldukça düşük olduğu, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi «iltibas» tehlikesini ortadan kaldıracağının kabulü gerektiği, başvuruda "MAKRO" ibaresinin yanında "TEKNİK GLASS WOOL" ibaresi ile renk ve şekil unsurlarına yer verildiği, …
Bölge Adliye Mahkemesince, başvuru konusu “MAKRO TEKNİK GLASS WOOL” ibareli marka ile davacının itirazına gerekçe gösterdiği “MAKRO/MACRO” ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük olduğu ve davalının başvurusuna "teknik glas wool" unsurunun eklenmesiyle ayırt ediciliğin sağlandığı ve benzerlik bulunmadığı kabul edilmişse de, benzerlik değerlendirmesinde markaların baskın unsurları gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin «ortalama tüketiciler» nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gerekmektedir.
Bu durumda, itiraza mesnet davacı markaları ile davalı başvuru markası arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunduğu, dolayısıyla aynı mal ve/veya hizmetlerde kullanılması halinde o mal ve hizmetlerin aynı teşebbüsten ya da bağlı teşebbüsten geldiği yönünde «iltibasa» sebep olabileceği kabul edilmelidir (11.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ayırt edicilik · istinaf yoluna başvurulabilirlik
Benzer bu kararda… taline, davalı adına tescilli 2016/30280 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiş, hükme karşı davalı şirket vekili ile davalı TPMK vekili «istinaf yoluna başvurmuştur».
Bölge Adliye Mahkemesince, “macro” ibaresinin «ayırt ediciliğinin» oldukça düşük olduğu, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi «iltibas» tehlikesini ortadan kaldıracağının kabulü gerektiği, başvuruda "MAKRO" ibaresinin yanında "TEKNİK GLASS WOOL" ibaresi ile renk ve şekil unsurlarına yer verildiği, …
… bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı şirket vekili ve davalı TPMK vekilinin istinafı üzerine bölge adliye mahkemesince “makro” ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük olduğu, davalının başvurusuna “teknik glass wool” unsuru ekleyerek ayırt ediciliği sağladığı ve bu nedenle benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle yerel mahkeme k …
Bölge Adliye Mahkemesince, başvuru konusu “MAKRO TEKNİK GLASS WOOL” ibareli marka ile davacının itirazına gerekçe gösterdiği “MAKRO/MACRO” ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük olduğu ve davalının başvurusuna "teknik glas wool" unsurunun eklenmesiyle ayırt ediciliğin sağlandığı ve benzerlik bulunmadığı kabul edilmişse de, benzerlik değerlendirmesinde markaların baskın unsurları gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin «ortalama tüketiciler» nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gerekmektedir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3700 E. 2023/7419 K.
Ortak:ortalama tüketici · iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… UCT” ibareli başvurusu ile davacının "MAKRO" esas unsurlu tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak, «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerliğin olmadığı, bu durumda 556 sayılı KHK'nın 8/4. maddesinin somut uyuşmazlığa uygulanmasını gerektiren bir hususun bulunmadığı, mahk …
İtiraza mesnet marka ve başvuru konusu markaların arasında «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerliğin olmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesince davanın reddine ve bölge adliye mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davacının "MAKRO" ibareli markaları ile başvuru konusu olan davalının "MAKRO TEKNİK DUCT" ibareli markasının arasında «iltibas» tehlikesinin değerlendirmesinde markaların baskın unsurları da gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin «ortalama tüketiciler» nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gerekmektedir.
Benzer bu kararda… eli marka başvurusu ile davacının "MACRO ve MAKRO" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki tanınmışlık koşulun …
İtiraza mesnet marka ve başvuru konusu markaların arasında «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerliğin olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince davanın reddine ve Bölge Adliye Mahkemesince de davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davacının "MAKRO" ve ''MACRO'' ibareli markaları ile başvuru konusu olan davalının "MACRO BELLA" ibareli markasının arasında «iltibas» tehlikesinin değerlendirmesinde markaların baskın unsurları da gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin «ortalama tüketiciler» nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ayırt edicilik
Benzer bu kararda… ıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin olmadığı, zira "Macro" ve "Makro" ibarelerinin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliklerinin» oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi …
1 benzer karar daha
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/132 E. 2023/3625 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda8/1, b kapsamında «iltibas» ihtimalinin oluşmayacağı, tanınmışlık iddiası açısından ise taraf marka işaretlerinin benzemediği, ayrıca davalının marka başvurusunda davacı tarafın tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceğinin kanıtlanmadığı, davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… UCT” ibareli başvurusu ile davacının "MAKRO" esas unsurlu tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak, «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerliğin olmadığı, bu durumda 556 sayılı KHK'nın 8/4. maddesinin somut uyuşmazlığa uygulanmasını gerektiren bir hususun bulunmadığı, mahk …
İtiraza mesnet marka ve başvuru konusu markaların arasında «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerliğin olmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesince davanın reddine ve bölge adliye mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… arkası ile davacının markaları arasında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik, «iltibas»-karışıklık tehlikesinin bulunmadığı, bu nedenle ayrıca 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının koşulları hakkında karar «verilmesine yer olmadığı», davalı şirketin dava konusu 2016/43262 numaralı "brs macro ısı enerji" markasının tescilinde «kötüniyetli» olarak hareket ettiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… macro ibareli seri markalar arasında benzerlik bulunduğunu, taraf markalarının başvuru kapsamındaki tüm mallar yönünden ortak olduğunu, markalar arasında en azından «iltibas» ihtimalinin bulunduğunu, dolayısıyla itiraza konu marka başvurusunun reddinin gerektiğini, müvekkili şirkete ait “MACRO/MAKRO” ibareli markaların yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde «ayırt edicilik» kazanmış ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olup, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların müvekkili yararına oluştuğunu, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Dolayısıyla davacı markaları ile davalı şirkete ait dava konusu markanın aynı/benzer mal veya hizmetlerde kullanılması durumunda o mal ve hizmetlerin aynı teşebbüsten ya da bağlı teşebbüsten geldiği yönünde «iltibasa» sebep olabileceğinin kabulü zorunludur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaf incelemesi · kötüniyet · ayırt edicilik · karar verilmesine yer olmadığına · temsil
Benzer bu kararda… arkası ile davacının markaları arasında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik, «iltibas»-karışıklık tehlikesinin bulunmadığı, bu nedenle ayrıca 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının koşulları hakkında karar «verilmesine yer olmadığı», davalı şirketin dava konusu 2016/43262 numaralı "brs macro ısı enerji" markasının tescilinde «kötüniyetli» olarak hareket ettiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… macro ibareli seri markalar arasında benzerlik bulunduğunu, taraf markalarının başvuru kapsamındaki tüm mallar yönünden ortak olduğunu, markalar arasında en azından «iltibas» ihtimalinin bulunduğunu, dolayısıyla itiraza konu marka başvurusunun reddinin gerektiğini, müvekkili şirkete ait “MACRO/MAKRO” ibareli markaların yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde «ayırt edicilik» kazanmış ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olup, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların müvekkili yararına oluştuğunu, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı Şirket «temsilcisi» cevap dilekçesi sunmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/459 E. , 2022/4356 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10.12.2018 tarih ve 2017/322 E.- 2018/455 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 15.10.2020 tarih ve 2019/486 E.- 2020/867 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının MAKRO ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin 06, 07, 11, 17, 35 ve 37 emtia sınıflarında MAKRO TEKNİK DUCT ibareli markanın adına tescili istemiyle davalı Kuruma başvurduğunu, markanın yayınlanmasına karar verildiğini, davacının yayına yaptığı itiraz üzerine TPMK MDB tarafından bir kısım mal ve hizmetlerin listeden çıkartıldığını, tüm mal ve hizmetler yönünden karar verilmesi istemiyle kararın yeniden incelenmesinin talep edildiğini, ancak YİDK kararıyla itirazlarının reddine karar verildiğini, halbuki 556 sayılı KHK'nın 8/1, b bendi uyarınca markaların karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, görsel ve işitsel olarak markaların benzediğini, mal ve hizmetlerin de aynı ve benzer olduğunu, Makro ifadesinin davacının kullanımıyla ayırt edicilik sağladığını, başvuru konusu markanın davacının seri markası olarak algılanacağını, markanın tanınmış marka olduğunu, 35.
madde uyarınca başvurunun kötüniyetli olduğunu belirterek MAKRO TEKNİK DUCT ibareli 2016/30237 numaralı markanın itiraza mesnet markalar ile iltibas oluşturduğunun tespitine, 26.07.2017 tarihli 2017-M-6057 sayılı YİDK kararının iptaline ve markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPMK vekili, 556 sayılı KHK'nın 8/1, b bendi kapsamında dava konusu edilen mal ve hizmetler yönünden markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davalının davacının markasından haksız bir yarar sağlamadığını ve davacının markasının itibarına zarar vermediğini, 8. maddenin 4. fıkrasında belirtilen şartların da oluşmadığını, başvurunun kötüniyetli olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı Makro Teknik Endüstri Ürn. ve Mk. İm. San. Tic. A.Ş. vekili, markaların mal ve hizmet sınıflarının farklı olduğunu, markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığını, "Makro" ibaresinin ayırt ediciliği düşük bir ibare olduğunu, markaya yapılan küçük farklılıkların markaya ayırt edicilik sağladığını belirterek davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, markaların görsel ve işitsel olarak birbirinden ayrıldığı, 556 sayılı KHK m. 8/1, b kapsamında iltibas ihtimalinin oluşmayacağı, tanınmışlık iddiası açısından ise taraf marka işaretlerinin benzemediği, ayrıca davalının marka başvurusunda davacı tarafın tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceğinin kanıtlanmadığı, davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince, davalının “MAKRO TEKNİK DUCT” ibareli başvurusu ile davacının "MAKRO" esas unsurlu tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak, ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerliğin olmadığı, bu durumda 556 sayılı KHK'nın 8/4. maddesinin somut uyuşmazlığa uygulanmasını gerektiren bir hususun bulunmadığı, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava YİDK kararının iptali ve tescil edilmesi halinde markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İtiraza mesnet marka ve başvuru konusu markaların arasında ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerliğin olmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesince davanın reddine ve bölge adliye mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
556 sayılı KHK'nın 8/1- b maddesinde, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa itiraz üzerine markanın tescil edilmeyeceği belirtilmiştir.
Somut olayda, davacının "MAKRO" ibareli markaları ile başvuru konusu olan davalının "MAKRO TEKNİK DUCT" ibareli markasının arasında iltibas tehlikesinin değerlendirmesinde markaların baskın unsurları da gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin ortalama tüketiciler nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gerekmektedir. Bu hususlar nazara alınarak yapılan değerlendirmede davacı markalarının asıl unsurunu “MAKRO” VE “MACRO” ibareleri oluşturmakta olup, başvuru konusu işaret ise "MAKRO TEKNİK DUCT" ibaresidir. Bu durumda, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 27.01.2021 tarihli ve 2020/1119 esas ve 2021/520 karar sayılı kararında da zikrolunduğu üzere, itiraza mesnet davacı markaları ile davalı başvuru markası arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunduğu, dolayısıyla aynı mal ve/veya hizmetlerde kullanılması halinde o mal ve hizmetlerin aynı teşebbüsten ya da bağlı teşebbüsten geldiği yönünde iltibasa sebep olabileceği kabul edilmelidir.
Şu halde, itiraza mesnet marka ve başvuru konusu markanın arasında ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaya yol açacak şekilde benzerlik bulunduğu göz önüne alınarak hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 02/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/792671100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz