6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şirketin ihyası

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/378 E. 2023/682 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zorunlu hasım münfesihlik re'sen terkin ek tasfiye işlemleri yasal hasım sermaye artırımı şirketin ihyası tasfiye memuru atanması vekâlet ücreti sicilden terkin ihya tasfiye memuru tüzel kişilik kaldırma ve yeniden hüküm ihtar limited şirket yargılama gideri tebligat ticaret sicili ek tasfiye terkin dava sebebi yükleten (shipper) temsil istinaf yoluna başvurulabilirlik i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: HMK · TTK — TTK 7TTK -7

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2021/63 E., 2021/158 K.

Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu ...r İnş. Taah. ve Tic. Ltd. Şti.'ne karşı Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/290 E. sayılı dosyasında açılan davada kabul edilen alacağın tahsili amacıyla Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2017/18659 E. sayılı dosyasında takibe giriştiklerini, söz konusu şirketin taraf teşkili sağlanması için ihyası gerektiğini ileri sürerek ...r İnş. Taah. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı temsilcisi cevap dilekçesinde; yapılan terkin işleminin usulüne uygun olduğunu, davada yasal hasım olmaları nedeniyle dava açılmasına sebebiyet vermediklerini, Mahkemece ihya kararı verildiğinde tasfiye memuru atanması gerektiğini, aleyhlerine vekâlet ücretine hükmolunmaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı sicil müdürlüğünce hazırlanan ihtarın, ihyası istenen şirkete veya şirket temsilcilerine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi belgenin veya tebligatın dosyaya sunulmadığı gibi dosyaya sunulan ihyası istenen şirkete çıkartılan tebligatın ise yetersiz adresten ötürü iade edildiği, Ticaret Sicil Gazetesinde de ilân yaptırılmadığı, bu nedenle ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun yapılmadığı, ihyası istenen şirketin oda kaydından re'sen terkin edilmesi sebebi ile silinme hususu kanunda tadadi olarak sayılan hâllerden olmadığından yapılan terkin işleminin bu nedenle de usul ve yasaya aykırı olduğu, davalının dava açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına ve yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temsilcisi istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; terkinin usulüne uygun gerçekleştirildiğini, ihya kararı verildiğinden tasfiye memuru atanmamasının hukuka aykırı olduğunu, davalının yasadan doğan zorunlu hasım durumunda olması nedeniyle aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak ek tasfiye memuru atanmasını ve davalı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince davanın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak davacı Kurumun ihyası istenen şirket aleyhine başlattığı Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2017/18659 E. sayılı icra takip dosyası ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiği, ayrıca sicilden sermaye artırımı yapmayarak münfesih duruma düşmesinden ötürü tasfiye işlemleri için de şirkete tasfiye memuru atanması gerektiğinin dikkate alınmamasının hatalı olduğu, usulsüz terkin ile dava açılmasına sebebiyet veren davalı aleyhine, yargılama giderlerine hükmedilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalı taraf istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılması ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, terkin edilen şirketin icra dosyası ile sınırlı olmak üzere tüzel kişiliğinin ihyasına, bu hususun Ticaret Sicilinde tescil ve ilânına, şirketin ihya işlemlerinin yapılması için şirketin son müdürünün tasfiye memuru olarak tayinine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; terkin işleminin usulüne uygun yapıldığını, terkin edilen şirketin devam etmekte olan davasının bulunduğunu davalının bilemeyeceğini, davalı yasal hasım olduğundan aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, dava dışı şirketin sicilden terkin işleminin usul ve yasaya uygun olup olmadığı, usul ve yasaya aykırı ise şirketin ihya edilmesi hâlinde davalı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücreti taktir edilip edilmeyeceği noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi, Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 34 üncü maddesi, Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ'in 5 inci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı temsilcisince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Şirketin ihyası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2976 E. 2023/3571 K.

    Ortak: · Şirketin ihyası

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirketin ihyası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4966 E. 2023/5909 K.

    Ortak: · Şirketin ihyası

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/378 E.  ,  2023/682 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/1603 Esas, 2022/1304 Karar

DAVA TARİHİ 03.02.2020

HÜKÜM

Yeniden esas hakkında hüküm kurulması

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2021/63 E., 2021/158 K.

Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu ...r İnş. Taah. ve Tic. Ltd. Şti.'ne karşı Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/290 E. sayılı dosyasında açılan davada kabul edilen alacağın tahsili amacıyla Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2017/18659 E. sayılı dosyasında takibe giriştiklerini, söz konusu şirketin taraf teşkili sağlanması için ihyası gerektiğini ileri sürerek ...r İnş. Taah. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı temsilcisi cevap dilekçesinde; yapılan terkin işleminin usulüne uygun olduğunu, davada yasal hasım olmaları nedeniyle dava açılmasına sebebiyet vermediklerini, Mahkemece ihya kararı verildiğinde tasfiye memuru atanması gerektiğini, aleyhlerine vekâlet ücretine hükmolunmaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı sicil müdürlüğünce hazırlanan ihtarın, ihyası istenen şirkete veya şirket temsilcilerine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi belgenin veya tebligatın dosyaya sunulmadığı gibi dosyaya sunulan ihyası istenen şirkete çıkartılan tebligatın ise yetersiz adresten ötürü iade edildiği, Ticaret Sicil Gazetesinde de ilân yaptırılmadığı, bu nedenle ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun yapılmadığı, ihyası istenen şirketin oda kaydından re'sen terkin edilmesi sebebi ile silinme hususu kanunda tadadi olarak sayılan hâllerden olmadığından yapılan terkin işleminin bu nedenle de usul ve yasaya aykırı olduğu, davalının dava açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına ve yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temsilcisi istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; terkinin usulüne uygun gerçekleştirildiğini, ihya kararı verildiğinden tasfiye memuru atanmamasının hukuka aykırı olduğunu, davalının yasadan doğan zorunlu hasım durumunda olması nedeniyle aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak ek tasfiye memuru atanmasını ve davalı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince davanın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak davacı Kurumun ihyası istenen şirket aleyhine başlattığı Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2017/18659 E. sayılı icra takip dosyası ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiği, ayrıca sicilden sermaye artırımı yapmayarak münfesih duruma düşmesinden ötürü tasfiye işlemleri için de şirkete tasfiye memuru atanması gerektiğinin dikkate alınmamasının hatalı olduğu, usulsüz terkin ile dava açılmasına sebebiyet veren davalı aleyhine, yargılama giderlerine hükmedilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalı taraf istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılması ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, terkin edilen şirketin icra dosyası ile sınırlı olmak üzere tüzel kişiliğinin ihyasına, bu hususun Ticaret Sicilinde tescil ve ilânına, şirketin ihya işlemlerinin yapılması için şirketin son müdürünün tasfiye memuru olarak tayinine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; terkin işleminin usulüne uygun yapıldığını, terkin edilen şirketin devam etmekte olan davasının bulunduğunu davalının bilemeyeceğini, davalı yasal hasım olduğundan aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, dava dışı şirketin sicilden terkin işleminin usul ve yasaya uygun olup olmadığı, usul ve yasaya aykırı ise şirketin ihya edilmesi hâlinde davalı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücreti taktir edilip edilmeyeceği noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi, Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 34 üncü maddesi, Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ'in 5 inci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı temsilcisince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/936504500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.