Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/378 E. 2023/682 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zorunlu hasım↗ münfesihlik↗ re'sen terkin↗ ek tasfiye işlemleri↗ yasal hasım↗ sermaye artırımı↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ vekâlet ücreti↗ sicilden terkin↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ tüzel kişilik↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ ihtar↗ limited şirket↗ yargılama gideri↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ terkin↗ dava sebebi↗ yükleten (shipper)↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/63 E., 2021/158 K.
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu ...r İnş. Taah. ve Tic. Ltd. Şti.'ne karşı Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/290 E. sayılı dosyasında açılan davada kabul edilen alacağın tahsili amacıyla Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2017/18659 E. sayılı dosyasında takibe giriştiklerini, söz konusu şirketin taraf teşkili sağlanması için ihyası gerektiğini ileri sürerek ...r İnş. Taah. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı temsilcisi cevap dilekçesinde; yapılan terkin işleminin usulüne uygun olduğunu, davada yasal hasım olmaları nedeniyle dava açılmasına sebebiyet vermediklerini, Mahkemece ihya kararı verildiğinde tasfiye memuru atanması gerektiğini, aleyhlerine vekâlet ücretine hükmolunmaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı sicil müdürlüğünce hazırlanan ihtarın, ihyası istenen şirkete veya şirket temsilcilerine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi belgenin veya tebligatın dosyaya sunulmadığı gibi dosyaya sunulan ihyası istenen şirkete çıkartılan tebligatın ise yetersiz adresten ötürü iade edildiği, Ticaret Sicil Gazetesinde de ilân yaptırılmadığı, bu nedenle ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun yapılmadığı, ihyası istenen şirketin oda kaydından re'sen terkin edilmesi sebebi ile silinme hususu kanunda tadadi olarak sayılan hâllerden olmadığından yapılan terkin işleminin bu nedenle de usul ve yasaya aykırı olduğu, davalının dava açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına ve yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temsilcisi istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; terkinin usulüne uygun gerçekleştirildiğini, ihya kararı verildiğinden tasfiye memuru atanmamasının hukuka aykırı olduğunu, davalının yasadan doğan zorunlu hasım durumunda olması nedeniyle aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak ek tasfiye memuru atanmasını ve davalı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince davanın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak davacı Kurumun ihyası istenen şirket aleyhine başlattığı Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2017/18659 E. sayılı icra takip dosyası ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiği, ayrıca sicilden sermaye artırımı yapmayarak münfesih duruma düşmesinden ötürü tasfiye işlemleri için de şirkete tasfiye memuru atanması gerektiğinin dikkate alınmamasının hatalı olduğu, usulsüz terkin ile dava açılmasına sebebiyet veren davalı aleyhine, yargılama giderlerine hükmedilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalı taraf istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılması ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, terkin edilen şirketin icra dosyası ile sınırlı olmak üzere tüzel kişiliğinin ihyasına, bu hususun Ticaret Sicilinde tescil ve ilânına, şirketin ihya işlemlerinin yapılması için şirketin son müdürünün tasfiye memuru olarak tayinine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; terkin işleminin usulüne uygun yapıldığını, terkin edilen şirketin devam etmekte olan davasının bulunduğunu davalının bilemeyeceğini, davalı yasal hasım olduğundan aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava dışı şirketin sicilden terkin işleminin usul ve yasaya uygun olup olmadığı, usul ve yasaya aykırı ise şirketin ihya edilmesi hâlinde davalı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücreti taktir edilip edilmeyeceği noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi, Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 34 üncü maddesi, Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ'in 5 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı temsilcisince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2976 E. 2023/3571 K.
Ortak:zorunlu hasım · re'sen terkin · yasal hasım · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · ihya · tasfiye memuru · ihtar · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı «temsilcisi» cevap dilekçesinde; yapılan «terkin» işleminin usulüne uygun olduğunu, davada «yasal hasım» olmaları nedeniyle dava açılmasına sebebiyet vermediklerini, Mahkemece «ihya» kararı verildiğinde «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, aleyhlerine vekâlet ücretine hükmolunmaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı «temsilcisi» istinaf dilekçesinde özetle; «terkinin» usulüne uygun gerçekleştirildiğini, «ihya» kararı verildiğinden «tasfiye memuru atanmamasının» hukuka aykırı olduğunu, davalının yasadan doğan «zorunlu hasım» durumunda olması nedeniyle aleyhine «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak ek tasfiye memuru atanmasını ve davalı aleyhine yargılama gideri ve vek …
İcra Müdürlüğünün 2017/18659 E. sayılı icra takip dosyası ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiği, ayrıca sicilden «sermaye artırımı» yapmayarak «münfesih» duruma düşmesinden ötürü «tasfiye işlemleri» için de şirkete «tasfiye memuru atanması» gerektiğinin dikkate alınmamasının hatalı olduğu, usulsüz «terkin» ile dava açılmasına sebebiyet veren davalı aleyhine, «yargılama giderlerine» hükmedilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalı taraf istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılması ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, terkin edilen şirketin icra dosyası ile sınırlı olmak üzere «tüzel kişiliğinin» ihyasına, bu hususun Ticaret Sicilinde tescil ve ilânına, «şirketin ihya» işlemlerinin yapılması için şirketin «son» müdürünün tasfiye memuru olarak tayinine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaŞti.'nin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi uyarınca 28.01.2014 tarihinde «ticaret sicilinden resen terkin» edildiğini, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 28.01.2014 tarih ve 8495 sayısında «ilan» edildiğini, bu işlemin usulüne uygun yapıldığını, «ihyası» istenen şirketin zorunlu olmasına rağmen faaliyet gösterdiği «son» adresini tescil ettirmediğini, şirketin terkininin ve buna ilişkin «tebligatların» hukuka uygun olduğunu, «zorunlu hasım» olmaları sebebiyle aleyhlerine «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» hükmedilmemesi gerektiğini savunarak davanın reddini, aksi halde ek «tasfiye» için «tasfiye memuru atanmasını» istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı «temsilcisi» istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Müdürlüklerince yapılan «terkin» işleminin usulüne uygun olduğunu, müdürlüklerinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, «ihyası» istenen şirket yetkilisine «usulüne uygun tebligat» yapıldığını, davanın yasal süre içerisinde açılmadığını, «yargılama giderinin» davanın açılmasında «yasal hasım» olmaları nedeniyle davalı üzerinde bırakılamayacağını, ayrıca davanın kabulü halinde de «tasfiye memuru atanmasının» zorunlu olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı «temsilcisi» temyiz dilekçesinde özetle; davanın «hak düşürücü süre» içerisinde açılmadığını, davada davacı ... «hukuki yararı» bulunmadığını, «terkin» sürecinde yapılan «ihtar» ve işlemlerin usulüne uygun olduğunu, yalnızca dava konusu edilen dava dosyası için ek «tasfiye» gerekeceğinden «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, «yargılama giderlerinden sorumlu» olmadıklarını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:5174 sayılı kanun · ticaret sicilinden resen terkin · usulüne uygun tebligat · resen terkin · yargılama giderlerinden sorumluluk · ihya davası · rücuen tazminat · yargılama giderleri
Benzer bu karardaŞti.'nin 23.01.2014 tarihinde «resen terkin» edildiğinin bildirildiğini, mahkemece taraflarına «ihya davası» açmak için süre verildiğini ileri sürerek Ankara Ticaret Sicil tarafından re'«sen terkin» edilen ...
Şti.'nin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi uyarınca 28.01.2014 tarihinde «ticaret sicilinden resen terkin» edildiğini, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 28.01.2014 tarih ve 8495 sayısında «ilan» edildiğini, bu işlemin usulüne uygun yapıldığını, «ihyası» istenen şirketin zorunlu olmasına rağmen faaliyet gösterdiği «son» adresini tescil ettirmediğini, şirketin terkininin ve buna ilişkin «tebligatların» hukuka uygun olduğunu, «zorunlu hasım» olmaları sebebiyle aleyhlerine «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» hükmedilmemesi gerektiğini savunarak davanın reddini, aksi halde ek «tasfiye» için «tasfiye memuru atanmasını» istemiştir.
Şti.'nin kayıtlı adresine gönderildiği, ancak taşınmış olduğundan tebliğ edilemediği, tebliğ edilemeyen «ihtarın» Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayınlandığı, ancak «ihyası» istenen şirket yetkilisine herhangi bir «tebligat» çıkarılmadığı, kanunda belirtilen şartlar yerine getirilmeksizin şirketin resen terkinine gidilmesi kanun hükmüne uymadığından usulsüz olarak yapılan «terkin» işleminin iptali gerektiği, Ticaret Sicil Müdürlüğünden getirtilen kayıtlar incelendiğinde şirketin terkin nedeninin "«5174 sayılı kanuna» göre odaca «kaydı» silinenler" olarak tanımlandığı, kanunda tadadi olarak sayılan «resen terkin» nedenleri arasında "oda kaydının silinmesi" «sebebinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne kayıtlı ...
Temyiz Sebepleri Davalı «temsilcisi» temyiz dilekçesinde özetle; davanın «hak düşürücü süre» içerisinde açılmadığını, davada davacı ... «hukuki yararı» bulunmadığını, «terkin» sürecinde yapılan «ihtar» ve işlemlerin usulüne uygun olduğunu, yalnızca dava konusu edilen dava dosyası için ek «tasfiye» gerekeceğinden «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, «yargılama giderlerinden sorumlu» olmadıklarını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4966 E. 2023/5909 K.
Ortak:zorunlu hasım · münfesihlik · ek tasfiye işlemleri · yasal hasım · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · ihya · tasfiye memuru · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaİcra Müdürlüğünün 2017/18659 E. sayılı icra takip dosyası ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiği, ayrıca sicilden «sermaye artırımı» yapmayarak «münfesih» duruma düşmesinden ötürü «tasfiye işlemleri» için de şirkete «tasfiye memuru atanması» gerektiğinin dikkate alınmamasının hatalı olduğu, usulsüz «terkin» ile dava açılmasına sebebiyet veren davalı aleyhine, «yargılama giderlerine» hükmedilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalı taraf istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılması ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, terkin edilen şirketin icra dosyası ile sınırlı olmak üzere «tüzel kişiliğinin» ihyasına, bu hususun Ticaret Sicilinde tescil ve ilânına, «şirketin ihya» işlemlerinin yapılması için şirketin «son» müdürünün tasfiye memuru olarak tayinine karar verilmiştir.
CEVAP Davalı «temsilcisi» cevap dilekçesinde; yapılan «terkin» işleminin usulüne uygun olduğunu, davada «yasal hasım» olmaları nedeniyle dava açılmasına sebebiyet vermediklerini, Mahkemece «ihya» kararı verildiğinde «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, aleyhlerine vekâlet ücretine hükmolunmaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı «temsilcisi» istinaf dilekçesinde özetle; «terkinin» usulüne uygun gerçekleştirildiğini, «ihya» kararı verildiğinden «tasfiye memuru atanmamasının» hukuka aykırı olduğunu, davalının yasadan doğan «zorunlu hasım» durumunda olması nedeniyle aleyhine «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak ek tasfiye memuru atanmasını ve davalı aleyhine yargılama gideri ve vek …
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalı «temsilcisi» istinaf dilekçesinde özetle; sicil kayıtları silinen şirket borçlarının şirketlerin unvanlarının silinmesine engel olmayacağını, davacının alacağı sebebiyle «ihya davası» açmakta «hukuki yararı» bulunmadığını, «terkin» tarihinde şirketin «derdest» davalarının, alacak ve borçlarının müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, yasal prosedüre uygun olarak terkin işleminin yapıldığını, ihya kararının ihyaya gerekçe olan alacak davasının görülmesiyle sınırlı olarak verilmesi gerektiğini, mahkemece şirketin terkin edilmemesi gerektiği kanaati halinde ise şirketin ihyasına karar verileceğini, şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca «münfesih» sayılması gerektiğini, sicilin açılan davalarda yasadan doğan «zorunlu hasım» olduğunu, aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilemeyeceğini belirterek kararının kaldırılmasına, 5 yıllık «hak düşürücü süre» içinde açılmayan davanın hukuki yarar yokluğu da gözetilerek «usulden reddine», aksi kanaat halinde ise şirketin ek tasfiyesine karar verilerek şirkete «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» istenilen şirketin «terkin» «sebebinin» «münfesihlik» durumunu gerektirmeyen oda «kaydının» silinmesi olayına özgü olup yapılan terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, dava dilekçesinde icra takip dosyasıyla sınırlandırma olmaksızın ihya talep edildiği gözetildiği, bu nedenle icra takip dosyası ile sınırlı olmamak üzere şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiği, bununla birlikte tasfiyeye tabi tutulmasına gerek bulunmadığından «tasfiye memuru atanmasına» da gerek olmadığı, ayrıca davalı ...
… n yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... sicil müdürlüğünün 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden «ihyası» istenen şirketi «ticaret sicilinden resen terkin» ettiği, terkin işleminin usulsüz olduğu, tasfiyeyle sınırlı olmamak üzere ihyasına karar verilmesi ve tasfiyeye tabi tutulmasına gerek bulunmadığı gibi, «tasfiye memuru atanmasına» da gerek olmadığı gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmediği, davalı kurumca ihyası istenen şirketin oda kaydından resen terkin edilmesi «sebebi» ile silinme hususu kanunda tadadi olarak sayılan hallerden olmadığından yapılan terkin işleminin usul ve yasaya aykırı olduğu, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiği, bu durumda davalının usulsüz terkin işlemi ile işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiği, davalı aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gayri faal şirket · tüzel kişiliğin sona ermesi · ticaret sicilinden resen terkin · sınırlı ihya · talep aşımı · resen terkin · ihya davası · şirket müdürlüğü
Benzer bu karardaDavacı tarafça «sınırlı ihya» kararı verilmesi ve «tasfiye memuru atanması» istenmese dahi 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin genel amacının «gayri faal şirketleri» sicilden temizleme olduğu hususu gözetildiğinde «ticaret sicilinden terkin» edilen şirketin sadece takip dosyası ile sınırlı ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi «talep aşımı» niteliğinde olmayacağından icra dosyası ile sınırlı ihyaya ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde hüküm kur …
… borçlu şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi uyarınca ticaret sicilinden re'sen silinerek, Ticaret Sicil Gazetesinde «ilan» edildiğini öğrendiklerini, «tüzel kişiliğin sona ermesi» için «resen terkin», «tasfiye» işlemlerinin eksiksiz yapılması gerektiğini, terkin ve «tasfiye işlemleri» gerektiği gibi tamamlanmamış ve terkin, tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile şirketin tüzel kişiliğinin sona …
CEVAP Davalı «temsilcisi» cevap dilekçesinde; «ihyası» talep edilen şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında «resen terkin» edildiğini, terkinin usulüne uygun olarak yapıldığını, «şirketin müdürlüklerine» bildirilen «son» adresine çıkarılan «tebligatın» "taşınmış" notuyla iade olunduğunu, «ihtarın» ayrıca Ticaret Sicil Gazetesinde «ilan» edildiğini, şirketin son adresine tebligat yapıldığından tebligat ulaşmasa dahi yapılan ilanın yapılmış bir tebligat sayılacağından hukuka uygun olduğunu, terkin tarihinde şirketin «derdest» davalarının alacak ve borçlarının bilinmesi mümkün olmadığından işbu davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, dava tarihi itibariyle 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddenin 15 inci fıkrası ile öngörülen 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» dolduğunu, «yasal hasım» olunduğundan aleyhlerine vekâlet ücreti ve «yargılama giderlerine» hükmedilmemesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… n yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... sicil müdürlüğünün 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden «ihyası» istenen şirketi «ticaret sicilinden resen terkin» ettiği, terkin işleminin usulsüz olduğu, tasfiyeyle sınırlı olmamak üzere ihyasına karar verilmesi ve tasfiyeye tabi tutulmasına gerek bulunmadığı gibi, «tasfiye memuru atanmasına» da gerek olmadığı gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmediği, davalı kurumca ihyası istenen şirketin oda kaydından resen terkin edilmesi «sebebi» ile silinme hususu kanunda tadadi olarak sayılan hallerden olmadığından yapılan terkin işleminin usul ve yasaya aykırı olduğu, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiği, bu durumda davalının usulsüz terkin işlemi ile işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiği, davalı aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/378 E. , 2023/682 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1603 Esas, 2022/1304 Karar
DAVA TARİHİ 03.02.2020
HÜKÜM
Yeniden esas hakkında hüküm kurulması
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/63 E., 2021/158 K.
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu ...r İnş. Taah. ve Tic. Ltd. Şti.'ne karşı Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/290 E. sayılı dosyasında açılan davada kabul edilen alacağın tahsili amacıyla Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2017/18659 E. sayılı dosyasında takibe giriştiklerini, söz konusu şirketin taraf teşkili sağlanması için ihyası gerektiğini ileri sürerek ...r İnş. Taah. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı temsilcisi cevap dilekçesinde; yapılan terkin işleminin usulüne uygun olduğunu, davada yasal hasım olmaları nedeniyle dava açılmasına sebebiyet vermediklerini, Mahkemece ihya kararı verildiğinde tasfiye memuru atanması gerektiğini, aleyhlerine vekâlet ücretine hükmolunmaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı sicil müdürlüğünce hazırlanan ihtarın, ihyası istenen şirkete veya şirket temsilcilerine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi belgenin veya tebligatın dosyaya sunulmadığı gibi dosyaya sunulan ihyası istenen şirkete çıkartılan tebligatın ise yetersiz adresten ötürü iade edildiği, Ticaret Sicil Gazetesinde de ilân yaptırılmadığı, bu nedenle ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun yapılmadığı, ihyası istenen şirketin oda kaydından re'sen terkin edilmesi sebebi ile silinme hususu kanunda tadadi olarak sayılan hâllerden olmadığından yapılan terkin işleminin bu nedenle de usul ve yasaya aykırı olduğu, davalının dava açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına ve yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temsilcisi istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; terkinin usulüne uygun gerçekleştirildiğini, ihya kararı verildiğinden tasfiye memuru atanmamasının hukuka aykırı olduğunu, davalının yasadan doğan zorunlu hasım durumunda olması nedeniyle aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak ek tasfiye memuru atanmasını ve davalı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince davanın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak davacı Kurumun ihyası istenen şirket aleyhine başlattığı Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2017/18659 E. sayılı icra takip dosyası ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiği, ayrıca sicilden sermaye artırımı yapmayarak münfesih duruma düşmesinden ötürü tasfiye işlemleri için de şirkete tasfiye memuru atanması gerektiğinin dikkate alınmamasının hatalı olduğu, usulsüz terkin ile dava açılmasına sebebiyet veren davalı aleyhine, yargılama giderlerine hükmedilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalı taraf istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılması ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, terkin edilen şirketin icra dosyası ile sınırlı olmak üzere tüzel kişiliğinin ihyasına, bu hususun Ticaret Sicilinde tescil ve ilânına, şirketin ihya işlemlerinin yapılması için şirketin son müdürünün tasfiye memuru olarak tayinine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; terkin işleminin usulüne uygun yapıldığını, terkin edilen şirketin devam etmekte olan davasının bulunduğunu davalının bilemeyeceğini, davalı yasal hasım olduğundan aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava dışı şirketin sicilden terkin işleminin usul ve yasaya uygun olup olmadığı, usul ve yasaya aykırı ise şirketin ihya edilmesi hâlinde davalı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücreti taktir edilip edilmeyeceği noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi, Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 34 üncü maddesi, Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ'in 5 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı temsilcisince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/936504500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz