Kötüleme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/7482 E. 2023/1628 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kötüleme↗ haksız eylem↗ garantörlük↗ marka hakkına tecavüz↗ kâr kaybı↗ esastan ret↗ taşıyan↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗ hasar↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/247 E., 2018/164 K.
Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün, haksız rekabetin tespiti ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinden Hyundai Motor Company’nin Hyundai markasının bulunduğunu, Türkiye’deki temsilcisinin Hyundai Assan Otomotiv San. ve Tic. A.Ş. olduğunu, davalı şirketin ikinci el otomobil satış ve kiralama hizmeti verdiğini, dava konusu ihlaleye dayanak teşkil eden reklam filminde, reklam oyuncusunun, “Arabamız satılıktır, kendisi çok sağlamdır, tank gibidir. ...” dediğini, ardından da Ayşe karakterinin araç üzerinde zıpladığını ve aracın üst kısmında büyük bir hasarın meydana geldiğini, davaya konu reklam filminin başta en fazla reyting alan ana akım medya kanallarında olmak üzere, youtube, facebook ve twitter gibi sosyal paylaşım sitelerinde de yer aldığını, reklam filminde kullanılan araç Hyundai’nin Accent Era modeli olup, Hyundai Motor Company’nin Accent modelinin üretimine 1994 yılında başladığını, 2005 yılından itibaren Hyundai Era olarak isimlendirilen modelin Türkiye’de Hyundai Assan tarafından üretildiğini, reklam filmi ile müvekkili adına tescilli marka hakkında yanıltıcı bilgiler verilerek markanın hukuka aykırı bir şekilde kullanıldığını, müvekkilinin yarattığı kitlesel tanınmışlık seviyesinin istismar edildiğini, bu sebeple davalının haksız eyleminin müvekkiline ait Hyundai markasına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, reklam filminde aracın markasının belli olduğunu, jantlarında müvekkiline ait şekil markasının bulunduğunu, marka değerinin ve itibarının zedelendiğini, marka ve ürünün alenen kötülendiğini, itibarını zedeleme amacını taşıyan reklamının açıkça haksız rekabet teşkil ettiğini, prestij ve güvenilirliğini zedeleyerek manevi zarara sebebiyet verdiğini ileri sürerek davacı Hyundai Motor Company bakımından marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 66 ncı maddesine göre 5,000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi ve 10.000,00 TL itibar tazminatının dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline; müvekkili Hyundai Assan bakımından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince haksız rekabet durumunun tespitini, müvekkili Hyundai Assan aleyhine yaratılan haksız rekabet nedeniyle 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren faizi ile birlikle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; reklam nedeniyle davacı firmanın markasına tecavüz ve haksız rekabetin söz konusu olmadığını, davacıya ait markanın reklam esnasında önden ve arkadan hiçbir şekilde görünmediğini, söz konusu reklamın hukuka uygun olduğunu, tecavüzün bulunmadığını, haksız rekabet kapsamında değerlendirilecek bir rekabet alanlarının bulunmadığını, müvekkili firmanın araba üreticisi, servisi, otomotiv firması olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu “...” reklam filminin 20 saniye süreli olduğu, ihlale dayanak teşkil eden aracın 15 saniye süresince, yandan bütün olarak tam kadraj göründüğü, jant kapaklarındaki amblemlerin kapatılmadığı, aracın ekranda kalış süresi ve görünümünün marka ve modelin ayırt edilmesine imkân verdiği, davalının, ikinci el araç satımına ilişkin bir reklam hazırladığı, reklamın rekabet ortamını etkilemeye fazlasıyla elverişli olduğu, davacıya ait markanın tüketicinin göreceği şekilde ve itibarını etkiler şekilde kullanılmasının tipik bir marka hakkı ihlali olduğu kadar haksız rekabet de oluşturduğu, davacı markasının kötülenmesi ve yeterince sağlam olmadığı algısına neden olduğu, davalı tarafından davacı markasının itibarının ve tüketici nezdinde markanın garanti fonksiyonunun zedelendiği, davacının 556 sayılı KHK’nın 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre talep edebileceği maddi tazminatın bulunmadığı,davacı markasının toplumda bilinir ve güvenilir bir araba markası olduğu, söz konusu reklam filmi ile markanın imajının zedelenmesi neticesinde marka itibarının da zedelendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davalının davacı Hyundai Motor Company ‘ye karşı eylemi nedeniyle davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, maddi tazminatın yasal şartları oluşmadığından bu yöndeki istemin reddine, manevi tazminat isteminin kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, itibar tazminat isteminin kabulü ile 10.000,00 TL itibar tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, davalının davacı Hyundai Assan A.Ş.‘ye karşı eylemi nedeniyle davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; raporlar arasında çelişki olduğunu, ilk raporda marka hakkına tecavüzün bulunmadığının belirtildiği, haksız rekabetin de olmadığını, davacının markasının kötülenmediğini, davacının ticari faaliyetlerini etkilemeyeceğini, reklamın araç satış reklamı olmadığını, itibar kaybına neden olacak bir eylemin bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka hakkına tecavüz edilip edilmediği, haksız rekabetin bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi.
3. 556 sayılı KHK’nın 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/789 E. 2019/6921 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yetkili servis sözleşmesi · belirsiz süreli sözleşme · haklı sebeple fesih · servis sözleşmesi · sözleşme özgürlüğü · intifa hakkı · adi ortaklık · kira sözleşmesi
Benzer bu kararda… yda, “HYUNDAI+şekil” unsurlu marka davacı Hyundai Motor Company adına tescilli ise de, davacının Türkiye ana distribütörü olan Hyundai-Assan A.Ş. tarafından markayı «münhasır» lisansla kullanma ve bayilik ilişkisi çerçevesinde markanın kullanımını alt lisans olarak başkalarına verebilme hakkı tanındığı, bu çerçevede Hyundai- Assan ile davalı arasında 01.01.2007 tarihinde ve bir yıl süre ile bayilik ve «yetkili servis sözleşmesi» imzalandığı, ancak sözleşmenin her yıl tekrarlandığı, her ne kadar Hyundai Assan tarafından 10.04.2012 tarihli Noter «ihtarı» ile sözleşmenin sonlandırıldığı bildirilmiş ise de, davalının feshe «rıza» göstermediği, keza feshin «geçersizliği» için İstanbul ve Fethiye mahkemelerinde davalar açtığını ileri sürdüğüne göre, feshin «haklı sebeple fesih» olup olmadığı, sözleşmenin belirli mi belirsiz mi olduğu, «belirsiz süreli sözleşmeye» dönüşüp dönüşmediği ve Hyundai Assan’ın fesih bildiriminin geçerli olup olmadığı, geçerli ise fesih bildiriminin hangi tarihten itibaren etki ve sonuç doğuracağına …
22) 6098 sayılı TBK ve mülga 818 sayılı BK'da düzenlenmemiş olan lisans sözleşmeleri bu özellikleri itibariyle, «sözleşme özgürlüğü» çerçevesinde yapılan atipik sözleşmelerdendir.
Lisans sözleşmelerinin sözleşme içeriğine göre, «adi ortaklık», hasılat kirası ve «satım sözleşmelerine» benzeyen yönleri bulunmaktadır.
5846 sayılı FSEK’nın 56/3.maddesinde ise, lisans sözcüğü yerine “ruhsat” tabiri kullanıp, “Basit ruhsatlar hakkında hasılat kirasına, tam ruhsatlar hakkında «intifa hakkına» dair hükümler uygulanır” şeklindeki düzenleme ile lisans sözleşmeleri hakkında, sözleşmenin düzenleniş amacına göre, 6098 sayılı TBK ve mülga 818 sayılı BK’da düze …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8126 E. 2014/12243 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «marka hakkına tecavüzün», «haksız rekabetin» tespiti ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… , “Arabamız satılıktır, kendisi çok sağlamdır, tank gibidir. ...” dediğini, ardından da Ayşe karakterinin araç üzerinde zıpladığını ve aracın üst kısmında büyük bir «hasarın» meydana geldiğini, davaya konu reklam filminin başta en fazla reyting alan ana akım medya kanallarında olmak üzere, youtube, facebook ve twitter gibi sosyal paylaşım sitelerinde de yer aldığını, reklam filminde kullanılan araç Hyundai’nin Accent Era modeli olup, Hyundai Motor Company’nin Accent modelinin üretimine 1994 yılında başladığını, 2005 yılından itibaren Hyundai Era olarak isimlendirilen modelin Türkiye’de Hyundai Assan tarafından üretildiğini, reklam filmi ile müvekkili adına tescilli marka hakkında yanıltıcı bilgiler verilerek markanın hukuka aykırı bir şekilde kullanıldığını, müvekkilinin yarattığı kitlesel tanınmışlık seviyesinin istismar edildiğini, bu sebeple davalının «haksız eyleminin» müvekkiline ait Hyundai markasına tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiğini, reklam filminde aracın markasının belli olduğunu, jantlarında müvekkiline ait şekil markasının bulunduğunu, marka değerinin ve itibarının zedelendiğini, marka ve ürünün alenen «kötülendiğini», itibarını zedeleme amacını «taşıyan» reklamının açıkça haksız rekabet teşkil ettiğini, prestij ve güvenilirliğini zedeleyerek manevi zarara sebebiyet verdiğini ileri sürerek davacı Hyundai Motor Company bakımından «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 66 ncı maddesine göre 5,000,00 TL maddi, 5.000,00 TL ma …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; reklam nedeniyle davacı firmanın markasına tecavüz ve «haksız rekabetin» söz konusu olmadığını, davacıya ait markanın reklam esnasında önden ve arkadan hiçbir şekilde görünmediğini, söz konusu reklamın hukuka uygun olduğunu, tecavüzün b …
Benzer bu kararda… gerçekleştirilmesinde kendisini HYUNDAI firmasının yetkili servisi imajını doğuracak biçimde tanıtması, bu suretle müşteri kitlesinde yanılmaya sebebiyet vermesinin «haksız rekabet» oluşturacağı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile bu eylemlerinin men’i ve sonuçlarının ortadan …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17180 E. 2013/22775 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «marka hakkına tecavüzün», «haksız rekabetin» tespiti ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… , “Arabamız satılıktır, kendisi çok sağlamdır, tank gibidir. ...” dediğini, ardından da Ayşe karakterinin araç üzerinde zıpladığını ve aracın üst kısmında büyük bir «hasarın» meydana geldiğini, davaya konu reklam filminin başta en fazla reyting alan ana akım medya kanallarında olmak üzere, youtube, facebook ve twitter gibi sosyal paylaşım sitelerinde de yer aldığını, reklam filminde kullanılan araç Hyundai’nin Accent Era modeli olup, Hyundai Motor Company’nin Accent modelinin üretimine 1994 yılında başladığını, 2005 yılından itibaren Hyundai Era olarak isimlendirilen modelin Türkiye’de Hyundai Assan tarafından üretildiğini, reklam filmi ile müvekkili adına tescilli marka hakkında yanıltıcı bilgiler verilerek markanın hukuka aykırı bir şekilde kullanıldığını, müvekkilinin yarattığı kitlesel tanınmışlık seviyesinin istismar edildiğini, bu sebeple davalının «haksız eyleminin» müvekkiline ait Hyundai markasına tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiğini, reklam filminde aracın markasının belli olduğunu, jantlarında müvekkiline ait şekil markasının bulunduğunu, marka değerinin ve itibarının zedelendiğini, marka ve ürünün alenen «kötülendiğini», itibarını zedeleme amacını «taşıyan» reklamının açıkça haksız rekabet teşkil ettiğini, prestij ve güvenilirliğini zedeleyerek manevi zarara sebebiyet verdiğini ileri sürerek davacı Hyundai Motor Company bakımından «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 66 ncı maddesine göre 5,000,00 TL maddi, 5.000,00 TL ma …
… zlasıyla elverişli olduğu, davacıya ait markanın tüketicinin göreceği şekilde ve itibarını etkiler şekilde kullanılmasının tipik bir marka hakkı ihlali olduğu kadar «haksız rekabet» de oluşturduğu, davacı markasının «kötülenmesi» ve yeterince sağlam olmadığı algısına neden olduğu, davalı tarafından davacı markasının itibarının ve tüketici nezdinde markanın «garanti» fonksiyonunun zedelendiği, davacının 556 sayılı KHK’nın 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre talep edebileceği «maddi tazminatın» bulunmadığı,davacı markasının toplumda bilinir ve güvenilir bir araba markası olduğu, söz konusu reklam filmi ile markanın imajının zedelenmesi neticesinde marka itibarının da zedelendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davalının davacı Hyundai Motor Company ‘ye karşı eylemi nedeniyle davacıya ait tescilli «marka hakkına tecavüzün» ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, maddi tazminatın yasal şartları oluşmadığından bu yöndeki istemin reddine, manevi tazminat isteminin kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline, itibar tazminat isteminin kabulü ile 10.000,00 TL itibar tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili …
Benzer bu kararda… bir şekilde yetkilendirilmemesine rağmen yetkili satış merkezi imajı yaratarak müşterilerin yanılmasına sebebiyet verdiğini, böylece davalının TTK hükümlerine göre «haksız rekabete» sebebiyet verdiğini ve bu eylemlerinin müvekkilini maddi ve manevi zarara uğrattığını belirterek markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ve sonuçlarının ortada …
… gerçekleştirilmesinde kendisini HYUNDAI firmasının yetkili servisi imajını doğuracak biçimde tanıtması, bu suretle müşteri kitlesinde yanılmaya sebebiyet vermesinin «haksız rekabet» oluşturacağı gerekçesi ile davanın kısmen kabulu ile davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile bu eylemlerinin men’i ve sonuçlarının ortadan …
2- Ancak, davalı işyerinde “HYUNDAİ YEDEK PARÇA MERKEZİ” olarak tabela üzerindeki kullanımın «marka hakkına tecavüz» oluşturmadığı kabul edilmiş ise de; davalı bu işyerinde sözkonusu ibare ile davacı şirkete ait yedek parça ürünlerinin satışını gerçekleştirdiğine göre, dava konusu tabela üzerindeki kullanım anılan ürünlerin toptan veya perakende satış hizmetlerine ilişkin bulunmaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/7482 E. , 2023/1628 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2018/3693 Esas, 2021/1363 Karar
DAVA TARİHİ 10.08.2017
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/247 E., 2018/164 K.
Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün, haksız rekabetin tespiti ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinden Hyundai Motor Company’nin Hyundai markasının bulunduğunu, Türkiye’deki temsilcisinin Hyundai Assan Otomotiv San. ve Tic. A.Ş. olduğunu, davalı şirketin ikinci el otomobil satış ve kiralama hizmeti verdiğini, dava konusu ihlaleye dayanak teşkil eden reklam filminde, reklam oyuncusunun, “Arabamız satılıktır, kendisi çok sağlamdır, tank gibidir. ...” dediğini, ardından da Ayşe karakterinin araç üzerinde zıpladığını ve aracın üst kısmında büyük bir hasarın meydana geldiğini, davaya konu reklam filminin başta en fazla reyting alan ana akım medya kanallarında olmak üzere, youtube, facebook ve twitter gibi sosyal paylaşım sitelerinde de yer aldığını, reklam filminde kullanılan araç Hyundai’nin Accent Era modeli olup, Hyundai Motor Company’nin Accent modelinin üretimine 1994 yılında başladığını, 2005 yılından itibaren Hyundai Era olarak isimlendirilen modelin Türkiye’de Hyundai Assan tarafından üretildiğini, reklam filmi ile müvekkili adına tescilli marka hakkında yanıltıcı bilgiler verilerek markanın hukuka aykırı bir şekilde kullanıldığını, müvekkilinin yarattığı kitlesel tanınmışlık seviyesinin istismar edildiğini, bu sebeple davalının haksız eyleminin müvekkiline ait Hyundai markasına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, reklam filminde aracın markasının belli olduğunu, jantlarında müvekkiline ait şekil markasının bulunduğunu, marka değerinin ve itibarının zedelendiğini, marka ve ürünün alenen kötülendiğini, itibarını zedeleme amacını taşıyan reklamının açıkça haksız rekabet teşkil ettiğini, prestij ve güvenilirliğini zedeleyerek manevi zarara sebebiyet verdiğini ileri sürerek davacı Hyundai Motor Company bakımından marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 66 ncı maddesine göre 5,000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi ve 10.000,00 TL itibar tazminatının dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline;
müvekkili Hyundai Assan bakımından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince haksız rekabet durumunun tespitini, müvekkili Hyundai Assan aleyhine yaratılan haksız rekabet nedeniyle 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren faizi ile birlikle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; reklam nedeniyle davacı firmanın markasına tecavüz ve haksız rekabetin söz konusu olmadığını, davacıya ait markanın reklam esnasında önden ve arkadan hiçbir şekilde görünmediğini, söz konusu reklamın hukuka uygun olduğunu, tecavüzün bulunmadığını, haksız rekabet kapsamında değerlendirilecek bir rekabet alanlarının bulunmadığını, müvekkili firmanın araba üreticisi, servisi, otomotiv firması olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu “...” reklam filminin 20 saniye süreli olduğu, ihlale dayanak teşkil eden aracın 15 saniye süresince, yandan bütün olarak tam kadraj göründüğü, jant kapaklarındaki amblemlerin kapatılmadığı, aracın ekranda kalış süresi ve görünümünün marka ve modelin ayırt edilmesine imkân verdiği, davalının, ikinci el araç satımına ilişkin bir reklam hazırladığı, reklamın rekabet ortamını etkilemeye fazlasıyla elverişli olduğu, davacıya ait markanın tüketicinin göreceği şekilde ve itibarını etkiler şekilde kullanılmasının tipik bir marka hakkı ihlali olduğu kadar haksız rekabet de oluşturduğu, davacı markasının kötülenmesi ve yeterince sağlam olmadığı algısına neden olduğu, davalı tarafından davacı markasının itibarının ve tüketici nezdinde markanın garanti fonksiyonunun zedelendiği, davacının 556 sayılı KHK’nın 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre talep edebileceği maddi tazminatın bulunmadığı,davacı markasının toplumda bilinir ve güvenilir bir araba markası olduğu, söz konusu reklam filmi ile markanın imajının zedelenmesi neticesinde marka itibarının da zedelendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davalının davacı Hyundai Motor Company ‘ye karşı eylemi nedeniyle davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, maddi tazminatın yasal şartları oluşmadığından bu yöndeki istemin reddine, manevi tazminat isteminin kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, itibar tazminat isteminin kabulü ile 10.000,00 TL itibar tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, davalının davacı Hyundai Assan A.Ş.‘ye karşı eylemi nedeniyle davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; raporlar arasında çelişki olduğunu, ilk raporda marka hakkına tecavüzün bulunmadığının belirtildiği, haksız rekabetin de olmadığını, davacının markasının kötülenmediğini, davacının ticari faaliyetlerini etkilemeyeceğini, reklamın araç satış reklamı olmadığını, itibar kaybına neden olacak bir eylemin bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka hakkına tecavüz edilip edilmediği, haksız rekabetin bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi.
3. 556 sayılı KHK’nın 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/936348400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz