Davanın reddi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/8126 E. 2014/12243 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davalının davacıya ait marka kullanımının,.... yazılı kartvizit, tanıtım broşürü, tabela üzerinde olduğu ve internet sitesinde de tanıtım ilanları-beyanları ve açıklamalarının bulunduğu biçiminde olduğu, davalı firmanın orijinal HYUNDAI markalı yedek parça mallarını kanuni hakkına istinaden pazarlaması ve bu malların kendisinde bulunduğunu bildiren tanıtım faaliyetlerinde bulunabileceği yasal ise de, bu tanıtım faaliyetlerinin gerçekleştirilmesinde kendisini HYUNDAI firmasının yetkili servisi imajını doğuracak biçimde tanıtması, bu suretle müşteri kitlesinde yanılmaya sebebiyet vermesinin haksız rekabet oluşturacağı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile bu eylemlerinin men’i ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalı eyleminin marka taklit etme şeklinde olmaması nedeni ile tazminat istemlerinin reddine dair verilen karar taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12.12.2013 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17180 E. 2013/22775 K.
Ortak:haksız rekabet · Davanın reddi
İncelediğiniz kararda… gerçekleştirilmesinde kendisini HYUNDAI firmasının yetkili servisi imajını doğuracak biçimde tanıtması, bu suretle müşteri kitlesinde yanılmaya sebebiyet vermesinin «haksız rekabet» oluşturacağı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile bu eylemlerinin men’i ve sonuçlarının ortadan …
Benzer bu kararda… bir şekilde yetkilendirilmemesine rağmen yetkili satış merkezi imajı yaratarak müşterilerin yanılmasına sebebiyet verdiğini, böylece davalının TTK hükümlerine göre «haksız rekabete» sebebiyet verdiğini ve bu eylemlerinin müvekkilini maddi ve manevi zarara uğrattığını belirterek markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ve sonuçlarının ortada …
… gerçekleştirilmesinde kendisini HYUNDAI firmasının yetkili servisi imajını doğuracak biçimde tanıtması, bu suretle müşteri kitlesinde yanılmaya sebebiyet vermesinin «haksız rekabet» oluşturacağı gerekçesi ile davanın kısmen kabulu ile davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile bu eylemlerinin men’i ve sonuçlarının ortadan …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz
Benzer bu kararda2- Ancak, davalı işyerinde “HYUNDAİ YEDEK PARÇA MERKEZİ” olarak tabela üzerindeki kullanımın «marka hakkına tecavüz» oluşturmadığı kabul edilmiş ise de; davalı bu işyerinde sözkonusu ibare ile davacı şirkete ait yedek parça ürünlerinin satışını gerçekleştirdiğine göre, dava konusu tabela üzerindeki kullanım anılan ürünlerin toptan veya perakende satış hizmetlerine ilişkin bulunmaktadır.
Davacı markasının tanınmış marka olduğu kabul edildiğine göre, koşulları varsa tanınmış markanın asli unsurunu oluşturan “HYUNDAİ” kelimesinin satış hizmetlerinde kullanılması eylemi, 556 sayılı KHK’nın 9/1-(b) ve (c) bentleri ile 62. maddeleri kapsamında aynı zamanda davacının «marka hakkına tecavüz» de oluşturur.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3606 E. 2017/5841 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… gerçekleştirilmesinde kendisini HYUNDAI firmasının yetkili servisi imajını doğuracak biçimde tanıtması, bu suretle müşteri kitlesinde yanılmaya sebebiyet vermesinin «haksız rekabet» oluşturacağı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile bu eylemlerinin men’i ve sonuçlarının ortadan …
Benzer bu kararda… yapılan arama üzerine düzenlenen tutanakta davacı markasına ait emtiaların duvarlardan söküldüğünün, ancak binanın 3. katında led olarak yapılmış Hyundai markasını «taşıyan» büyük bir tabelanın bulunduğunun tespit edildiği, davalı şirket yetkilisine «marka hakkına tecavüz» suçundan verilen hapis ve adli para cezası hakkında «hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına» karar verildiği, «sözleşmenin feshine» ilişkin ihbarnamenin tebliğinin üzerinden 3 ay gibi bir süre geçtiği halde davalının, davacı markasını tabelalarında kullanmaya devam ettiği, bunun dürüst kullanım olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davacının HYUNDAI ibareli markasına davalının tecavüzde ve «haksız rekabette» bulunduğunun tespiti ile men ve refine, 23.372,99 TL maddi, takdiren 1.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, itibar tazminatı talebinin reddine, karar kesinleştiğinde özetin «ilanına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetkili servis sözleşmesi · servis sözleşmesi · hükmün açıklanmasının geri bırakılması · sözleşmenin feshi · fesih · marka hakkına tecavüz · taşıyan · maddi tazminat
Benzer bu kararda… yapılan arama üzerine düzenlenen tutanakta davacı markasına ait emtiaların duvarlardan söküldüğünün, ancak binanın 3. katında led olarak yapılmış Hyundai markasını «taşıyan» büyük bir tabelanın bulunduğunun tespit edildiği, davalı şirket yetkilisine «marka hakkına tecavüz» suçundan verilen hapis ve adli para cezası hakkında «hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına» karar verildiği, «sözleşmenin feshine» ilişkin ihbarnamenin tebliğinin üzerinden 3 ay gibi bir süre geçtiği halde davalının, davacı markasını tabelalarında kullanmaya devam ettiği, bunun dürüst kullanım olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davacının HYUNDAI ibareli markasına davalının tecavüzde ve «haksız rekabette» bulunduğunun tespiti ile men ve refine, 23.372,99 TL maddi, takdiren 1.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, itibar tazminatı talebinin reddine, karar kesinleştiğinde özetin «ilanına» karar verilmiştir.
… deki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının «yetkili servis sözleşmesinin» feshinden sonra da davacı markasını «taşıyan» araçlara özel servis hizmeti verileceğinin belirtileceği tanıtıcı işaretlere yönelik ileride gerçekleştirebileceği kullanımının 556 sayılı KHK'nin 12. maddesi kaps …
2- Ancak, davacı, «maddi tazminat» talebinin 556 sayılı KHK'nin 66/b bendi uyarınca markayı kullanmak yoluyla elde edilen gelire göre hesaplanmasını istemiştir.
Davalı, başka markayı «taşıyan» araçlara da hizmet verdiğini, bu araçlardan da gelir elde ettiğini savunmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7482 E. 2023/1628 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… gerçekleştirilmesinde kendisini HYUNDAI firmasının yetkili servisi imajını doğuracak biçimde tanıtması, bu suretle müşteri kitlesinde yanılmaya sebebiyet vermesinin «haksız rekabet» oluşturacağı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile bu eylemlerinin men’i ve sonuçlarının ortadan …
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki «marka hakkına tecavüzün», «haksız rekabetin» tespiti ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… , “Arabamız satılıktır, kendisi çok sağlamdır, tank gibidir. ...” dediğini, ardından da Ayşe karakterinin araç üzerinde zıpladığını ve aracın üst kısmında büyük bir «hasarın» meydana geldiğini, davaya konu reklam filminin başta en fazla reyting alan ana akım medya kanallarında olmak üzere, youtube, facebook ve twitter gibi sosyal paylaşım sitelerinde de yer aldığını, reklam filminde kullanılan araç Hyundai’nin Accent Era modeli olup, Hyundai Motor Company’nin Accent modelinin üretimine 1994 yılında başladığını, 2005 yılından itibaren Hyundai Era olarak isimlendirilen modelin Türkiye’de Hyundai Assan tarafından üretildiğini, reklam filmi ile müvekkili adına tescilli marka hakkında yanıltıcı bilgiler verilerek markanın hukuka aykırı bir şekilde kullanıldığını, müvekkilinin yarattığı kitlesel tanınmışlık seviyesinin istismar edildiğini, bu sebeple davalının «haksız eyleminin» müvekkiline ait Hyundai markasına tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiğini, reklam filminde aracın markasının belli olduğunu, jantlarında müvekkiline ait şekil markasının bulunduğunu, marka değerinin ve itibarının zedelendiğini, marka ve ürünün alenen «kötülendiğini», itibarını zedeleme amacını «taşıyan» reklamının açıkça haksız rekabet teşkil ettiğini, prestij ve güvenilirliğini zedeleyerek manevi zarara sebebiyet verdiğini ileri sürerek davacı Hyundai Motor Company bakımından «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 66 ncı maddesine göre 5,000,00 TL maddi, 5.000,00 TL ma …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; reklam nedeniyle davacı firmanın markasına tecavüz ve «haksız rekabetin» söz konusu olmadığını, davacıya ait markanın reklam esnasında önden ve arkadan hiçbir şekilde görünmediğini, söz konusu reklamın hukuka uygun olduğunu, tecavüzün b …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kötüleme · haksız eylem · garantörlük · marka hakkına tecavüz · kâr kaybı · taşıyan · maddi tazminat · yasal faiz
Benzer bu kararda… zlasıyla elverişli olduğu, davacıya ait markanın tüketicinin göreceği şekilde ve itibarını etkiler şekilde kullanılmasının tipik bir marka hakkı ihlali olduğu kadar «haksız rekabet» de oluşturduğu, davacı markasının «kötülenmesi» ve yeterince sağlam olmadığı algısına neden olduğu, davalı tarafından davacı markasının itibarının ve tüketici nezdinde markanın «garanti» fonksiyonunun zedelendiği, davacının 556 sayılı KHK’nın 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre talep edebileceği «maddi tazminatın» bulunmadığı,davacı markasının toplumda bilinir ve güvenilir bir araba markası olduğu, söz konusu reklam filmi ile markanın imajının zedelenmesi neticesinde marka itibarının da zedelendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davalının davacı Hyundai Motor Company ‘ye karşı eylemi nedeniyle davacıya ait tescilli «marka hakkına tecavüzün» ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, maddi tazminatın yasal şartları oluşmadığından bu yöndeki istemin reddine, manevi tazminat isteminin kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline, itibar tazminat isteminin kabulü ile 10.000,00 TL itibar tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili …
… , “Arabamız satılıktır, kendisi çok sağlamdır, tank gibidir. ...” dediğini, ardından da Ayşe karakterinin araç üzerinde zıpladığını ve aracın üst kısmında büyük bir «hasarın» meydana geldiğini, davaya konu reklam filminin başta en fazla reyting alan ana akım medya kanallarında olmak üzere, youtube, facebook ve twitter gibi sosyal paylaşım sitelerinde de yer aldığını, reklam filminde kullanılan araç Hyundai’nin Accent Era modeli olup, Hyundai Motor Company’nin Accent modelinin üretimine 1994 yılında başladığını, 2005 yılından itibaren Hyundai Era olarak isimlendirilen modelin Türkiye’de Hyundai Assan tarafından üretildiğini, reklam filmi ile müvekkili adına tescilli marka hakkında yanıltıcı bilgiler verilerek markanın hukuka aykırı bir şekilde kullanıldığını, müvekkilinin yarattığı kitlesel tanınmışlık seviyesinin istismar edildiğini, bu sebeple davalının «haksız eyleminin» müvekkiline ait Hyundai markasına tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiğini, reklam filminde aracın markasının belli olduğunu, jantlarında müvekkiline ait şekil markasının bulunduğunu, marka değerinin ve itibarının zedelendiğini, marka ve ürünün alenen «kötülendiğini», itibarını zedeleme amacını «taşıyan» reklamının açıkça haksız rekabet teşkil ettiğini, prestij ve güvenilirliğini zedeleyerek manevi zarara sebebiyet verdiğini ileri sürerek davacı Hyundai Motor Company bakımından «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 66 ncı maddesine göre 5,000,00 TL maddi, 5.000,00 TL ma …
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; raporlar arasında çelişki olduğunu, ilk raporda «marka hakkına tecavüzün» bulunmadığının belirtildiği, «haksız rekabetin» de olmadığını, davacının markasının «kötülenmediğini», davacının ticari faaliyetlerini etkilemeyeceğini, reklamın araç satış reklamı olmadığını, itibar «kaybına» neden olacak bir eylemin bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Taraflar arasındaki «marka hakkına tecavüzün», «haksız rekabetin» tespiti ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/8126 E. , 2014/12243 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/04/2012 gün ve 2010/189-2012/110 sayılı kararı bozan Daire’nin 12.12.2013 gün ve 2012/17180 - 2013/22775 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili; davalı tarafın müvekkiline ait tescilli markayı haksız olarak tabela, katalog ve sair tanıtım unsurlarında kullandığını, ayrıca tabelaların kullanıldığı Ankara ve Bursa şubelerini fotoğraflarıyla birlikte www.akparca.com ibareli internet sitesinde de yayınladığını, davalının internet sitesinde müvekkiline ait .... ibaresini haksız olarak birçok kez kullandığını, müvekkili tarafından hiç bir şekilde yetkilendirilmemesine rağmen yetkili satış merkezi imajı yaratarak müşterilerin yanılmasına sebebiyet verdiğini, böylece davalının TTK hükümlerine göre haksız rekabete sebebiyet verdiğini ve bu eylemlerinin müvekkilini maddi ve manevi zarara uğrattığını belirterek markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ve sonuçlarının ortadan kaldırılması ile fazlaya ilişkin talepleri saklı kalmak kaydıyla 5.000 TL maddi, 5.000 TL manevi ve 5.000 TL itibar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili tarafından satışa çıkarılan Hyundai araçlarına ait parçaların tamamının orijinal olduğunu, bir kısmının yurt dışında ithal edilmiş bir kısmının iç piyasadaki Hyundai yetkili bayilerinden satın alınıp çok düşük karlar ile ticari piyasaya sunulmakta olduğunu, Hyundai bu satış politikalarını kabul etmediği için tartışmanın çıktığını, müvekkilinin haksız ticaret, haksız bir kazanç veya haksız bir şekilde kimsenin markasını kullanmadığını belirterek koşulları oluşmayan ve haksız olarak açılan davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece davalının davacıya ait marka kullanımının,.... yazılı kartvizit, tanıtım broşürü, tabela üzerinde olduğu ve internet sitesinde de tanıtım ilanları-beyanları ve açıklamalarının bulunduğu biçiminde olduğu, davalı firmanın orijinal HYUNDAI markalı yedek parça mallarını kanuni hakkına istinaden pazarlaması ve bu malların kendisinde bulunduğunu bildiren tanıtım faaliyetlerinde bulunabileceği yasal ise de, bu tanıtım faaliyetlerinin gerçekleştirilmesinde kendisini HYUNDAI firmasının yetkili servisi imajını doğuracak biçimde tanıtması, bu suretle müşteri kitlesinde yanılmaya sebebiyet vermesinin haksız rekabet oluşturacağı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile bu eylemlerinin men’i ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalı eyleminin marka taklit etme şeklinde olmaması nedeni ile tazminat istemlerinin reddine dair verilen karar taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12.12.2013 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 26.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/347296300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz