Davanın reddi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/17180 E. 2013/22775 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
marka hakkına tecavüz↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2012/17180 E. , 2013/22775 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk (Kartal Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk) Mahkemesi’nce verilen 16.04.2012 tarih ve 2010/189-2012/110 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava HUMK'nın 3494 sayılı Kanunla değişik 438/1. maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalı tarafın müvekkiline ait tescilli markayı haksız olarak tabela, katalog ve sair tanıtım unsurlarında kullandığını, ayrıca tabelaların kullanıldığı Ankara ve Bursa şubelerini fotoğraflarıyla birlikte www.akparca.com ibareli internet sitesinde de yayınladığını, davalının internet sitesinde müvekkiline ait "Hyundai" ibaresini haksız olarak birçok kez kullandığını, müvekkili tarafından hiç bir şekilde yetkilendirilmemesine rağmen yetkili satış merkezi imajı yaratarak müşterilerin yanılmasına sebebiyet verdiğini, böylece davalının TTK hükümlerine göre haksız rekabete sebebiyet verdiğini ve bu eylemlerinin müvekkilini maddi ve manevi zarara uğrattığını belirterek markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ve sonuçlarının ortadan kaldırılması ile fazlaya ilişkin talepleri saklı kalmak kaydıyla 5.000 TL maddi, 5.000 TL manevi ve 5.000 TL itibar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili tarafından satışa çıkarılan Hyundai araçlarına ait parçaların tamamının orijinal olduğunu, bir kısmının yurt dışında ithal edilmiş bir kısmının iç piyasadaki Hyundai yetkili bayilerinden satın alınıp çok düşük karlar ile ticari piyasaya sunulmakta olduğunu, Hyundai bu satış politikalarını kabul etmediği için tartışmanın çıktığını, müvekkilinin haksız ticaret, haksız bir kazanç veya haksız bir şekilde kimsenin markasını kullanmadığını belirterek koşulları oluşmayan ve haksız olarak açılan davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre; davalının davacıya ait marka kullanımının, "HYUNDAI YEDEK PARÇA MERKEZİ" yazılı kartvizit, tanıtım broşürü, tabela üzerinde olduğu ve internet sitesinde de tanıtım ilanları-beyanları ve açıklamalarının bulunduğu biçiminde olduğu, davalı firmanın orijinal HYUNDAI markalı yedek parça mallarını kanuni hakkına istinaden pazarlaması ve bu malların kendisinde bulunduğunu bildiren tanıtım faaliyetlerinde bulunabileceği yasal ise de, bu tanıtım faaliyetlerinin gerçekleştirilmesinde kendisini HYUNDAI firmasının yetkili servisi imajını doğuracak biçimde tanıtması, bu suretle müşteri kitlesinde yanılmaya sebebiyet vermesinin haksız rekabet oluşturacağı gerekçesi ile davanın kısmen kabulu ile davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile bu eylemlerinin men’i ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalı eyleminin marka taklit etme şeklinde olmaması nedeni ile tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Taraf vekilleri, kararı temyiz etmişlerdir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm ,davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, davalı işyerinde “HYUNDAİ YEDEK PARÇA MERKEZİ” olarak tabela üzerindeki kullanımın marka hakkına tecavüz oluşturmadığı kabul edilmiş ise de; davalı bu işyerinde sözkonusu ibare ile davacı şirkete ait yedek parça ürünlerinin satışını gerçekleştirdiğine göre, dava konusu tabela üzerindeki kullanım anılan ürünlerin toptan veya perakende satış hizmetlerine ilişkin bulunmaktadır. Davacı markasının tanınmış marka olduğu kabul edildiğine göre, koşulları varsa tanınmış markanın asli unsurunu oluşturan “HYUNDAİ” kelimesinin satış hizmetlerinde kullanılması eylemi, 556 sayılı KHK’nın 9/1-(b) ve (c) bentleri ile 62. maddeleri kapsamında aynı zamanda davacının marka hakkına tecavüz de oluşturur. Bu bakımdan davacının 556 sayılı KHK’nın 61 ve 66. maddelerine dayalı taleplerinin de değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenle kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8126 E. 2014/12243 K.
Ortak:haksız rekabet · Davanın reddi
İncelediğiniz kararda… bir şekilde yetkilendirilmemesine rağmen yetkili satış merkezi imajı yaratarak müşterilerin yanılmasına sebebiyet verdiğini, böylece davalının TTK hükümlerine göre «haksız rekabete» sebebiyet verdiğini ve bu eylemlerinin müvekkilini maddi ve manevi zarara uğrattığını belirterek markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ve sonuçlarının ortada …
… gerçekleştirilmesinde kendisini HYUNDAI firmasının yetkili servisi imajını doğuracak biçimde tanıtması, bu suretle müşteri kitlesinde yanılmaya sebebiyet vermesinin «haksız rekabet» oluşturacağı gerekçesi ile davanın kısmen kabulu ile davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile bu eylemlerinin men’i ve sonuçlarının ortadan …
Benzer bu kararda… gerçekleştirilmesinde kendisini HYUNDAI firmasının yetkili servisi imajını doğuracak biçimde tanıtması, bu suretle müşteri kitlesinde yanılmaya sebebiyet vermesinin «haksız rekabet» oluşturacağı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile bu eylemlerinin men’i ve sonuçlarının ortadan …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3606 E. 2017/5841 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… bir şekilde yetkilendirilmemesine rağmen yetkili satış merkezi imajı yaratarak müşterilerin yanılmasına sebebiyet verdiğini, böylece davalının TTK hükümlerine göre «haksız rekabete» sebebiyet verdiğini ve bu eylemlerinin müvekkilini maddi ve manevi zarara uğrattığını belirterek markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ve sonuçlarının ortada …
… gerçekleştirilmesinde kendisini HYUNDAI firmasının yetkili servisi imajını doğuracak biçimde tanıtması, bu suretle müşteri kitlesinde yanılmaya sebebiyet vermesinin «haksız rekabet» oluşturacağı gerekçesi ile davanın kısmen kabulu ile davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile bu eylemlerinin men’i ve sonuçlarının ortadan …
2- Ancak, davalı işyerinde “HYUNDAİ YEDEK PARÇA MERKEZİ” olarak tabela üzerindeki kullanımın «marka hakkına tecavüz» oluşturmadığı kabul edilmiş ise de; davalı bu işyerinde sözkonusu ibare ile davacı şirkete ait yedek parça ürünlerinin satışını gerçekleştirdiğine göre, dava konusu tabela üzerindeki kullanım anılan ürünlerin toptan veya perakende satış hizmetlerine ilişkin bulunmaktadır.
Benzer bu kararda… yapılan arama üzerine düzenlenen tutanakta davacı markasına ait emtiaların duvarlardan söküldüğünün, ancak binanın 3. katında led olarak yapılmış Hyundai markasını «taşıyan» büyük bir tabelanın bulunduğunun tespit edildiği, davalı şirket yetkilisine «marka hakkına tecavüz» suçundan verilen hapis ve adli para cezası hakkında «hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına» karar verildiği, «sözleşmenin feshine» ilişkin ihbarnamenin tebliğinin üzerinden 3 ay gibi bir süre geçtiği halde davalının, davacı markasını tabelalarında kullanmaya devam ettiği, bunun dürüst kullanım olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davacının HYUNDAI ibareli markasına davalının tecavüzde ve «haksız rekabette» bulunduğunun tespiti ile men ve refine, 23.372,99 TL maddi, takdiren 1.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, itibar tazminatı talebinin reddine, karar kesinleştiğinde özetin «ilanına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetkili servis sözleşmesi · servis sözleşmesi · hükmün açıklanmasının geri bırakılması · sözleşmenin feshi · fesih · taşıyan · maddi tazminat · ilan
Benzer bu kararda… yapılan arama üzerine düzenlenen tutanakta davacı markasına ait emtiaların duvarlardan söküldüğünün, ancak binanın 3. katında led olarak yapılmış Hyundai markasını «taşıyan» büyük bir tabelanın bulunduğunun tespit edildiği, davalı şirket yetkilisine «marka hakkına tecavüz» suçundan verilen hapis ve adli para cezası hakkında «hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına» karar verildiği, «sözleşmenin feshine» ilişkin ihbarnamenin tebliğinin üzerinden 3 ay gibi bir süre geçtiği halde davalının, davacı markasını tabelalarında kullanmaya devam ettiği, bunun dürüst kullanım olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davacının HYUNDAI ibareli markasına davalının tecavüzde ve «haksız rekabette» bulunduğunun tespiti ile men ve refine, 23.372,99 TL maddi, takdiren 1.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, itibar tazminatı talebinin reddine, karar kesinleştiğinde özetin «ilanına» karar verilmiştir.
… deki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının «yetkili servis sözleşmesinin» feshinden sonra da davacı markasını «taşıyan» araçlara özel servis hizmeti verileceğinin belirtileceği tanıtıcı işaretlere yönelik ileride gerçekleştirebileceği kullanımının 556 sayılı KHK'nin 12. maddesi kaps …
2- Ancak, davacı, «maddi tazminat» talebinin 556 sayılı KHK'nin 66/b bendi uyarınca markayı kullanmak yoluyla elde edilen gelire göre hesaplanmasını istemiştir.
Davalı, başka markayı «taşıyan» araçlara da hizmet verdiğini, bu araçlardan da gelir elde ettiğini savunmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/17180 E. , 2013/22775 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk (Kartal Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk) Mahkemesi’nce verilen 16.04.2012 tarih ve 2010/189-2012/110 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava HUMK'nın 3494 sayılı Kanunla değişik 438/1. maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalı tarafın müvekkiline ait tescilli markayı haksız olarak tabela, katalog ve sair tanıtım unsurlarında kullandığını, ayrıca tabelaların kullanıldığı Ankara ve Bursa şubelerini fotoğraflarıyla birlikte www.akparca.com ibareli internet sitesinde de yayınladığını, davalının internet sitesinde müvekkiline ait "Hyundai" ibaresini haksız olarak birçok kez kullandığını, müvekkili tarafından hiç bir şekilde yetkilendirilmemesine rağmen yetkili satış merkezi imajı yaratarak müşterilerin yanılmasına sebebiyet verdiğini, böylece davalının TTK hükümlerine göre haksız rekabete sebebiyet verdiğini ve bu eylemlerinin müvekkilini maddi ve manevi zarara uğrattığını belirterek markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ve sonuçlarının ortadan kaldırılması ile fazlaya ilişkin talepleri saklı kalmak kaydıyla 5.000 TL maddi, 5.000 TL manevi ve 5.000 TL itibar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili tarafından satışa çıkarılan Hyundai araçlarına ait parçaların tamamının orijinal olduğunu, bir kısmının yurt dışında ithal edilmiş bir kısmının iç piyasadaki Hyundai yetkili bayilerinden satın alınıp çok düşük karlar ile ticari piyasaya sunulmakta olduğunu, Hyundai bu satış politikalarını kabul etmediği için tartışmanın çıktığını, müvekkilinin haksız ticaret, haksız bir kazanç veya haksız bir şekilde kimsenin markasını kullanmadığını belirterek koşulları oluşmayan ve haksız olarak açılan davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre; davalının davacıya ait marka kullanımının, "HYUNDAI YEDEK PARÇA MERKEZİ" yazılı kartvizit, tanıtım broşürü, tabela üzerinde olduğu ve internet sitesinde de tanıtım ilanları-beyanları ve açıklamalarının bulunduğu biçiminde olduğu, davalı firmanın orijinal HYUNDAI markalı yedek parça mallarını kanuni hakkına istinaden pazarlaması ve bu malların kendisinde bulunduğunu bildiren tanıtım faaliyetlerinde bulunabileceği yasal ise de, bu tanıtım faaliyetlerinin gerçekleştirilmesinde kendisini HYUNDAI firmasının yetkili servisi imajını doğuracak biçimde tanıtması, bu suretle müşteri kitlesinde yanılmaya sebebiyet vermesinin haksız rekabet oluşturacağı gerekçesi ile davanın kısmen kabulu ile davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile bu eylemlerinin men’i ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalı eyleminin marka taklit etme şeklinde olmaması nedeni ile tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Taraf vekilleri, kararı temyiz etmişlerdir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm ,davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, davalı işyerinde “HYUNDAİ YEDEK PARÇA MERKEZİ” olarak tabela üzerindeki kullanımın marka hakkına tecavüz oluşturmadığı kabul edilmiş ise de; davalı bu işyerinde sözkonusu ibare ile davacı şirkete ait yedek parça ürünlerinin satışını gerçekleştirdiğine göre, dava konusu tabela üzerindeki kullanım anılan ürünlerin toptan veya perakende satış hizmetlerine ilişkin bulunmaktadır. Davacı markasının tanınmış marka olduğu kabul edildiğine göre, koşulları varsa tanınmış markanın asli unsurunu oluşturan “HYUNDAİ” kelimesinin satış hizmetlerinde kullanılması eylemi, 556 sayılı KHK’nın 9/1-(b) ve (c) bentleri ile 62. maddeleri kapsamında aynı zamanda davacının marka hakkına tecavüz de oluşturur.
Bu bakımdan davacının 556 sayılı KHK’nın 61 ve 66. maddelerine dayalı taleplerinin de değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenle kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin (2) nolu bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 12.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/571020600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz