Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1397 E. 2023/1748 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
5174 sayılı kanun↗ ticaret sicilinden resen terkin↗ sınırlı ihya↗ usulüne uygun tebligat↗ münfesihlik↗ resen terkin↗ yargılama giderlerinden sorumluluk↗ ticaret sicilinden terkin↗ yasal hasım↗ şirketin tasfiyesi↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ vekâlet ücreti↗ sicilden terkin↗ yargılama giderleri↗ derdestlik↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ hak düşürücü süre↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ ihtar↗ limited şirket↗ yargılama gideri↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ terkin↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ cy/cy kaydı↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/857 E., 2022/94 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin...Turizm İnşaat Nakliye Petrol Ürünleri Gıda Madencilik İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi nezdinde tır şoförü olarak çalıştığını, anılı şirket aleyhine Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) eksik bildirilen hizmet ve gerçek ücretin tespiti amacıyla açılan davanın Ankara 8. İş Mahkemesinin 2010/591 E. sayılı dosyasında görüldüğünü, İş Mahkemesince müvekkiline ticaret sicilinden terkin edilen şirketin ihyası için süre verildiğini belirterek söz konusu şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı temsilcisi cevap dilekçesinde; 30.12.2012 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicil Kayıtlarını Silinmesine İlişkin Tebliğin 5/d ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesine dayanılarak şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğini, yapılan terkin işlemi sebebiyle açılan davada müdürlüğün dava açılmasına sebebiyet vermediğini, kabul anlamına gelmemek şartıyla verilecek ihya kararında tasfiye memurunun atanmasının zorunlu olduğunu, yasal hasım olduklarından dolayı aleyhe vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı sicil müdürlüğünce ihyası istenen şirketin 6102 sayılı Kanun 'un geçici 7 nci maddesinde tadadi olarak sayılan silinme sebepleri arasında yer almayan şirketin oda kaydının silinmesine dayanılarak resen terkin işleminin yapıldığı bunu da anılan kanun maddesine açıkça aykırı olduğu, şirketi temsil ve ilzama yetkili kişiye ihtar gönderilmediği, bu nedenlerle ihyası istenen şirketin sicilden terkin koşulları oluşmadığı halde 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesine aykırı olarak terkin işlemini gerçekleştirmiş olduğundan tasfiye memuru atanmaksızın şirket ihyasının zorunlu olduğu, usule aykırı olarak terkin yapıldığından davanın açılmasına sebebiyet veren ve yargılama sonunda haksız olduğu anlaşılan davalı sicil aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiği, terkin usule uygun olmadığından 5 yıllık dava açma süresinin de uygulanamayacağı gerekçesiyle ...Turizm İnşaat Nakliye Petrol Ürünleri Gıda Madencilik İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi gereğince tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına, tescil ve ilana karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temsilcisi istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; müdürlüklerince yapılan terkin işleminin usulüne uygun olduğunu ve davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, ihyası istenen şirket yetkilisine usulüne uygun tebligat yapıldığını, davanın yasal süre içerisinde açılmadığını, yargılama giderinin davanın açılmasında yasal hasım olmaları nedeniyle davalı üzerinde bırakılamayacağını, ayrıca davanın kabulü halinde de tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca usulüne uygun terkin edilmediğinden tasfiye memuru atanmaksızın ihyası yerine İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı ... sicil müdürlüğünün 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden resen terkin etmekle işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiği bu nedenle davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiği, ihyası istenen şirketin 5174 sayılı Kanuna göre Oda kaydının sicilden resen silindiği, davalı yanın sicilden silme gerekçesi ve ihyası istenen şirket hakkında derdest dava dosyası bulunduğu gözetildiğinde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne,...Turizm İnşaat Nakliye Petrol Ürünleri Gıda Madencilik İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ihyasına, karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, terkin işleminin usul ve yasaya uygun olarak yapıldığını, mahkemece tasfiyeye karar verilmesi halinde ek tasfiye işlemlerinin yapılabilmesi için tasfiye memuru atanması ve talep edilen mahkeme dosyası ile sınırlı olarak ihya kararı verilmesi gerektiğini, bu davada zorunlu yasal hasım olmaları nedeniyle ticaret sicil aleyhine yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ticaret sicilinden resen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi
3.Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı temsilcisinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dava, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında ticaret sicilinden terkin edilen şirketin ek tasfiyesi (ihya) istemine ilişkindir.
Dairemizin yerleşik uygulaması gereğince, terkin edilen şirketin ortakları veya yetkilisi dışında 3 üncü kişiler tarafından 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi onbeşinci fıkrasına istinaden açılan ihya davaları, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinde düzenlenen ek tasfiye niteliğinde olup, Mahkemece davanın kabulü ile şirketin ihyasına (ek tasfiye) karar verilmesi durumunda 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin 2 nci fıkrası gereğince dava dilekçesinde belirtilen Ankara 8. İş Mahkemesinin 2010/591 E. sayılı dosyasıyla sınırlı olmak üzere ihyasına (ek tasfiyesine), tasfiye memuru atanmasına, keyfiyetin tescil ve ilanına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde Bölge Adliye Mahkemesince şirketin tümden ihyasına karar verilmesi ve tasfiye memuru atanmaması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6659 E. 2024/627 K.
Ortak:ticaret sicilinden resen terkin · usulüne uygun tebligat · resen terkin · yargılama giderlerinden sorumluluk · ticaret sicilinden terkin · yasal hasım · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca usulüne uygun «terkin» edilmediğinden «tasfiye memuru atanmaksızın» «ihyası» yerine İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı ... sicil müdürlüğünün 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi «ticaret sicilinden resen terkin» etmekle işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiği bu nedenle davalının «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulması gerektiği, ihyası istenen şirketin 5174 sayılı Kanuna göre Oda «kaydının» sicilden resen silindiği, davalı yanın sicilden silme gerekçesi ve ihyası istenen şirket hakkında «derdest» dava dosyası bulunduğu gözetildiğinde «hak düşürücü sürenin» işlemeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne,...Turizm İnşaat Nakliye Petrol Ürünleri Gıda Madencilik İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ihyasına, karar kesinleştiğinde tescil ve «ilanına» karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı «temsilcisi» istinaf dilekçesinde özetle; müdürlüklerince yapılan «terkin» işleminin usulüne uygun olduğunu ve davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, «ihyası» istenen şirket yetkilisine «usulüne uygun tebligat» yapıldığını, davanın yasal süre içerisinde açılmadığını, «yargılama giderinin» davanın açılmasında «yasal hasım» olmaları nedeniyle davalı üzerinde bırakılamayacağını, ayrıca davanın kabulü halinde de «tasfiye memuru atanmasının» zorunlu olduğunu, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «ticaret sicilinden resen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… lge Adliye Mahkemesinin 28.12.2022 tarihli ve 2022/754 E., 2022/1748 K. sayılı kararı ile, şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca usulüne uygun «terkin» edilmediğinden «tasfiye memuru atanmaksızın» «ihyası» yerine İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı ... sicil müdürlüğünün 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi «ticaret sicilinden resen terkin» etmekle işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiği bu nedenle davalının «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulması gerektiği, ihyası istenen şirketin 5174 sayılı Kanuna göre oda «kaydının» sicilden resen silindiği, davalı yanın sicilden silme gerekçesi ve ihyası istenen şirket hakkında «derdest» dava dosyası bulunduğu gözetildiğinde «hak düşürücü sürenin» işlemeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, İnançbey Turizm İnşaat Nakliye Petrol Ürünleri Gıda Madencilik İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ihyasına, karar kesinleştiğinde tescil ve «ilanına» karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı temyiz dilekçesinde özetle; Müdürlüklerince yapılan «terkin» işleminin usulüne uygun olduğunu, müdürlüklerinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, «ihyası» istenen şirket yetkilisine «usulüne uygun tebligat» yapıldığı, davanın yasal süre içerisinde açılmadığını, «yargılama giderinin» davanın açılmasında «yasal hasım» olmaları nedeniyle davalı üzerinde bırakılamayacağını, belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
… rece Mahkemesinin 17.02.2022 tarih ve 2021/857 E., 2022/94 K. sayılı kararı ile, davalı sicil tarafından 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde sayılmayan oda «kaydının» silinmesi «sebebine» dayalı olarak dava konusu şirketin ticaret sicilinden re'«sen terkini» anılan yasa maddesine açıkça aykırı olduğu, öte yandan müdürlük tarafından yapılacak tebliğin şirketin kayıtlı «son» adresine ve «temsil» ve ilzama yetkili kişilere yapılması gerektiği açıklanmış olmasına rağmen davalı müdürlük tarafından İnançbey Turizm İnşaat Nakliye Petrol Ürünleri Gıda Madencilik İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin yetkili temsilcisine «ihtar» yapılmaksızın kanunda öngörülen usule aykırı olarak «ihyası» istenen «sicilden terkin» edildiği, bu durumda davanın açılmasına sebebiyet veren ve yargılama sonunda haksız olduğu anlaşılan davalı sicil aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi gerekmiş ve aynı zamanda Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında kalmayan bir şirket hakkında anılı maddeyi işlettiği anlaşıldığından 5 yıllık süre de uygulanamayacağı kabul edilerek davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün 227879 sicil numarasına kayıtlı İnançbey Turizm İnşaat Nakliye Petrol Ürünleri Gıda Madencilik İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına, «tasfiye memuru atanmasına» yer olmadığına karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:re'sen terkin · kazanılmış hak · dava sebebi · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… rece Mahkemesinin 17.02.2022 tarih ve 2021/857 E., 2022/94 K. sayılı kararı ile, davalı sicil tarafından 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde sayılmayan oda «kaydının» silinmesi «sebebine» dayalı olarak dava konusu şirketin ticaret sicilinden re'«sen terkini» anılan yasa maddesine açıkça aykırı olduğu, öte yandan müdürlük tarafından yapılacak tebliğin şirketin kayıtlı «son» adresine ve «temsil» ve ilzama yetkili kişilere yapılması gerektiği açıklanmış olmasına rağmen davalı müdürlük tarafından İnançbey Turizm İnşaat Nakliye Petrol Ürünleri Gıda Madencilik İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin yetkili temsilcisine «ihtar» yapılmaksızın kanunda öngörülen usule aykırı olarak «ihyası» istenen «sicilden terkin» edildiği, bu durumda davanın açılmasına sebebiyet veren ve yargılama sonunda haksız olduğu anlaşılan davalı sicil aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi gerekmiş ve aynı zamanda Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında kalmayan bir şirket hakkında anılı maddeyi işlettiği anlaşıldığından 5 yıllık süre de uygulanamayacağı kabul edilerek davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün 227879 sicil numarasına kayıtlı İnançbey Turizm İnşaat Nakliye Petrol Ürünleri Gıda Madencilik İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına, «tasfiye memuru atanmasına» yer olmadığına karar verilmiştir.
İş Mahkemesi'nin 2010/591 E. sayılı dosyasıyla sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına (ek tasfiyesine) ve şirketin «son» yetkilisi Cüneyt Erdem'in «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalının istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, İnançbey Turizm İnşaat Nakliye Petrol Ürünleri Gıda Madencilik İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin Ankara 8.
İş Mahkemesinin 2010/591 E. sayılı dosyası yönünden ek «tasfiye» mahiyetinde ihyasına, «tasfiye memuru» olarak şirketin «son» yetkilisi Cüneyt Erdem'in atanmasına, tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/166 E. 2024/540 K.
Ortak:resen terkin · ticaret sicilinden terkin · yasal hasım · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · ihya · tasfiye memuru · hak düşürücü süre · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca usulüne uygun «terkin» edilmediğinden «tasfiye memuru atanmaksızın» «ihyası» yerine İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı ... sicil müdürlüğünün 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi «ticaret sicilinden resen terkin» etmekle işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiği bu nedenle davalının «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulması gerektiği, ihyası istenen şirketin 5174 sayılı Kanuna göre Oda «kaydının» sicilden resen silindiği, davalı yanın sicilden silme gerekçesi ve ihyası istenen şirket hakkında «derdest» dava dosyası bulunduğu gözetildiğinde «hak düşürücü sürenin» işlemeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne,...Turizm İnşaat Nakliye Petrol Ürünleri Gıda Madencilik İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ihyasına, karar kesinleştiğinde tescil ve «ilanına» karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı «temsilcisi» temyiz dilekçesinde özetle; davanın 5 yıllık «hak düşürücü süre» içinde açılmadığını, «terkin» işleminin usul ve yasaya uygun olarak yapıldığını, mahkemece tasfiyeye karar verilmesi halinde ek «tasfiye» işlemlerinin yapılabilmesi için «tasfiye memuru atanması» ve talep edilen mahkeme dosyası ile sınırlı olarak «ihya» kararı verilmesi gerektiğini, bu davada zorunlu «yasal hasım» olmaları nedeniyle «ticaret sicil» aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı sicil müdürlüğünce «ihyası» istenen şirketin 6102 sayılı Kanun 'un geçici 7 nci maddesinde tadadi olarak sayılan silinme sebepleri arasında yer almayan şirketin oda «kaydının» silinmesine dayanılarak «resen terkin» işleminin yapıldığı bunu da anılan kanun maddesine açıkça aykırı olduğu, şirketi «temsil» ve ilzama yetkili kişiye «ihtar» gönderilmediği, bu nedenlerle ihyası istenen şirketin «sicilden terkin» koşulları oluşmadığı halde 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesine aykırı olarak terkin işlemini gerçekleştirmiş olduğundan «tasfiye memuru atanmaksızın» şirket ihyasının zorunlu olduğu, usule aykırı olarak terkin yapıldığından davanın açılmasına sebebiyet veren ve yargılama sonunda haksız olduğu anlaşılan davalı sicil aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi gerektiği, terkin usule uygun olmadığından 5 yıllık dava açma süresinin de uygulanamayacağı gerekçesiyle ...Turizm İnşaat Nakliye Petrol Ürünleri Gıda Madencilik İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi gereğince tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına, tescil ve «ilana» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİthalat İhracat ve İmalat Limited Şirketi"nin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında 23.01.2014 tarihinde usulüne uygun olarak «resen terkin» edildiğini, bu işlemin 28.01.2014 tarihli sicil gazetesinde «ilan» edildiğini, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasına göre ticaret sicilinden «kaydı» silinen şirketin alacaklıları ile «hukuki menfaati» bulunanların haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebileceğini, davanın açılış tarihi itibariyle «hak düşürücü sürenin» dolduğunu, mahkemece şirketin bahsedilen düzenlemeye göre terkin edilmemesi gerektiğine kanaat getiriliyorsa şirketin ihyasına karar verilmesi halinde «tasfiye memuru atanmasının» gerektiğini belirterek davanın süre ve «hukuki yarar» yokluğundan usulen reddine, ek tasfiyeye karar verilmesi halinde tasfiye memuru atanmasına, açılan davada «yasal hasım» olmaları nedeniyle aleyhlerine «vekalet ücreti» ve «yargılama giderine» hükmedilmemesini istemiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı temyiz dilekçesinde özetle; «ihtarın» usulüne uygun olarak yapıldığını, «tasfiye memuru atanmamasının» hukuka aykırı olduğunu, dava dosyasının görülmesi ile sınırlı olarak «ihya» kararı verilmesi gerektiğini, mevzuat hükümlerine uygun şekilde «terkinin» gerçekleştiğini, «yargılama giderlerine» hükmedilmemesi gerektiğini, «yasal hasım» olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
… lirtilen kararı ile davacı lehlerine sonuçlanan mahkeme kararında yazılı alacağın tahsili yönünde ilamın icraya konulduğunu, icra işlemlerinin devam edebilmesi için «şirketin ihyası» gerektiğini iddia etmişse de ihya davasının 5 yıllık hak düşürücü süresinde açılması gerekirken bu süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle davanın «hak düşürücü sürenin» geçmesi nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtar usulü · yeniden tescil · re'sen terkin · hukuki menfaat · infaz · üçüncü kişi · yenileme · hukuki yarar
Benzer bu kararda2004/195 K. sayılı ilam ile kısmen kabulüne karar verildiğini, ilamın Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nde «infaza» konulduğunu, icra takip dosyasının en «son» «yenilenerek» 2018/23314 esasa «kaydının» yapıldığını, yapılan inceleme sonucunda borçlu şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesine göre sicil kaydının silindiğinin tespit edildiğini, alacağın tahsili için gerekli «tebligat» işlemleri ve diğer işlemlerin yapılması için «şirketin ihyası» gerektiğini belirterek borçlu "...
İthalat İhracat ve İmalat Limited Şirketi"nin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında 23.01.2014 tarihinde usulüne uygun olarak «resen terkin» edildiğini, bu işlemin 28.01.2014 tarihli sicil gazetesinde «ilan» edildiğini, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasına göre ticaret sicilinden «kaydı» silinen şirketin alacaklıları ile «hukuki menfaati» bulunanların haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebileceğini, davanın açılış tarihi itibariyle «hak düşürücü sürenin» dolduğunu, mahkemece şirketin bahsedilen düzenlemeye göre terkin edilmemesi gerektiğine kanaat getiriliyorsa şirketin ihyasına karar verilmesi halinde «tasfiye memuru atanmasının» gerektiğini belirterek davanın süre ve «hukuki yarar» yokluğundan usulen reddine, ek tasfiyeye karar verilmesi halinde tasfiye memuru atanmasına, açılan davada «yasal hasım» olmaları nedeniyle aleyhlerine «vekalet ücreti» ve «yargılama giderine» hükmedilmemesini istemiştir.
… kemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı sicil müdürlüğünce «ihtarname» hazırlandığı ve ihtarnamenin Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığı, ancak «ihyası» istenen şirket yetkilisine «tebligat» yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi belgenin veya tebligatın dosyaya sunulmadığı gibi dosyaya sunulan ihyası istenen şirkete çıkartılan tebligatın ise taşınması nedeniyle bila tebliğ iade edildiği, «ilan» suretiyle yapılan «ihtarın usule» aykırı olduğunu, dava konusu ihyası istenen şirketin «terkin» işleminin hukuka uygun yapılmadığı, davalı tarafından ihyası istenen şirketin oda kaydından re'«sen terkin» edilmesi «sebebi» ile silinme hususu kanunda tadadi olarak sayılan hallerden olmadığından yapılan terkin işleminin bu nedenle de usul ve yasaya aykırı olduğu, dava açma süresi dolmu …
İthalat İhracat ve İmalat Limited Şirketi"nin ihyasına karar verilmesini ve «ticaret siciline» «yeniden tescili» ile «temsilci» atanmasını talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1409 E. 2023/1902 K.
Ortak:münfesihlik · ticaret sicilinden terkin · yasal hasım · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · derdestlik · ihya · tasfiye memuru · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davalı «temsilcisi» istinaf dilekçesinde özetle; müdürlüklerince yapılan «terkin» işleminin usulüne uygun olduğunu ve davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, «ihyası» istenen şirket yetkilisine «usulüne uygun tebligat» yapıldığını, davanın yasal süre içerisinde açılmadığını, «yargılama giderinin» davanın açılmasında «yasal hasım» olmaları nedeniyle davalı üzerinde bırakılamayacağını, ayrıca davanın kabulü halinde de «tasfiye memuru atanmasının» zorunlu olduğunu, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca usulüne uygun «terkin» edilmediğinden «tasfiye memuru atanmaksızın» «ihyası» yerine İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı ... sicil müdürlüğünün 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi «ticaret sicilinden resen terkin» etmekle işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiği bu nedenle davalının «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulması gerektiği, ihyası istenen şirketin 5174 sayılı Kanuna göre Oda «kaydının» sicilden resen silindiği, davalı yanın sicilden silme gerekçesi ve ihyası istenen şirket hakkında «derdest» dava dosyası bulunduğu gözetildiğinde «hak düşürücü sürenin» işlemeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne,...Turizm İnşaat Nakliye Petrol Ürünleri Gıda Madencilik İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ihyasına, karar kesinleştiğinde tescil ve «ilanına» karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı «temsilcisi» temyiz dilekçesinde özetle; davanın 5 yıllık «hak düşürücü süre» içinde açılmadığını, «terkin» işleminin usul ve yasaya uygun olarak yapıldığını, mahkemece tasfiyeye karar verilmesi halinde ek «tasfiye» işlemlerinin yapılabilmesi için «tasfiye memuru atanması» ve talep edilen mahkeme dosyası ile sınırlı olarak «ihya» kararı verilmesi gerektiğini, bu davada zorunlu «yasal hasım» olmaları nedeniyle «ticaret sicil» aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalı istinaf dilekçesinde özetle; iki ay içinde bildirimde bulunulmadığı takdirde «münfesih» sayılacağı ilanen bildirilen şirketin, süresi içinde başvuruda bulunulmadığı için 28.01.2014 tarih ve 8495 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde yapılan «ilan» ile sicilden re'«sen terkin» edildiğini, şirketin terkin tarihinde şirketin «derdest» davalarının, alacak ve borçlarının Müdürlükleri tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini, dava konusu şirketin 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesindeki prosedüre uygun olarak hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını, İlk Derece Mahkemesinin ek «tasfiye» kararı vermesi gerekmesine rağmen 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrasını göz ardı ederek ek tasfiye kararı vermeyip «tasfiye memuru» atamadan direkt olarak «ihya» kararı vermesinin hukuka aykırı olduğunu, yasadan doğan «zorunlu hasım» durumunda olduklarından aleyhlerine «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, davayı açmak için 5 yıllık sürenin geçirilmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte i …
… lat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi kapsamında 23.01.2014 tarihinde re’sen «ticaret sicilinden terkin» edildiğini, 28513 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan “Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5 inci maddesinde Müdürlüklerce sayılı sebeplerle «münfesih» olan şirketlerin belirleneceğinin ifade edildiği ve (d) bendinde “18.05.2004 tarihli ve 5714 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununun 10 ve 32 nci maddelerine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilmemesi nedeniyle ilgili odadaki üyelikleri askıya alınan ve oda «yönetim kurulu» kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl sonunda oda «kaydı» silinerek, sicil kaydı silinmek üzere Müdürlüklere bildirilen şirketler ve kooperatifler”in müdürlüklerce kapsama alınacağının düzenlendiğini, dava dışı şirketin de bu kapsamda olduğunu, davada «yasal hasım» olduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Sicil Müdürlüğünün 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden «ihyası» istenen şirketi ticaret sicilinden re'«sen terkin» etmesi işleminin usulsüz olduğu, ihyasına karar verilen şirketin icra dosyasıyla sınırlı olmamak üzere ihyasına karar verilmesi ve tasfiyeye tabi tutulmasına gerek bulunmadığı gibi «tasfiye memuru atanmasına» da gerek olmadığı gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, dava, ihyası istenen şirketin sicilden re'sen terkin edildiği 23.01.2014 tarihinden itibaren 5 yıllık «hak düşürücü süre» dolduktan sonra 17.06.2021 tarihinde açılmış ise de davalı ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:zorunlu hasım · ihtarat · re'sen terkin · ticaret sicili tescili · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin birinci fıkrasında «terkin» sebeplerinin sınırlı olarak sayıldığı, 5174 sayılı Kanun'un 10 uncu ve 32 nci maddeleri kapsamında odaca «kaydın» silinmesinin bu madde kapsamında olmadığı, kaldı ki geçici 7 nci maddenin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca şirket yetkilisine usulüne uygun «ihtarat» yapıldığının da ispatlanamadığı, bu haliyle dava konusu şirket hakkında uygulanmaması gereken 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin uygulanmış olması sebebiyle geçici 7 nci maddenin 15 inci fıkrasındaki süre sınırlamasının dikkate alınamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, “..."nin ihyasına, «ihyanın» «ticaret siciline tescil» ve Ticaret Sicil Gazetesinde «ilanına», dava açılmasına yanlış işlem yaparak davalı sebebiyet verdiğinden davalı aleyhine «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı istinaf dilekçesinde özetle; iki ay içinde bildirimde bulunulmadığı takdirde «münfesih» sayılacağı ilanen bildirilen şirketin, süresi içinde başvuruda bulunulmadığı için 28.01.2014 tarih ve 8495 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde yapılan «ilan» ile sicilden re'«sen terkin» edildiğini, şirketin terkin tarihinde şirketin «derdest» davalarının, alacak ve borçlarının Müdürlükleri tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini, dava konusu şirketin 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesindeki prosedüre uygun olarak hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını, İlk Derece Mahkemesinin ek «tasfiye» kararı vermesi gerekmesine rağmen 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrasını göz ardı ederek ek tasfiye kararı vermeyip «tasfiye memuru» atamadan direkt olarak «ihya» kararı vermesinin hukuka aykırı olduğunu, yasadan doğan «zorunlu hasım» durumunda olduklarından aleyhlerine «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, davayı açmak için 5 yıllık sürenin geçirilmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte i …
… lat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi kapsamında 23.01.2014 tarihinde re’sen «ticaret sicilinden terkin» edildiğini, 28513 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan “Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5 inci maddesinde Müdürlüklerce sayılı sebeplerle «münfesih» olan şirketlerin belirleneceğinin ifade edildiği ve (d) bendinde “18.05.2004 tarihli ve 5714 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununun 10 ve 32 nci maddelerine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilmemesi nedeniyle ilgili odadaki üyelikleri askıya alınan ve oda «yönetim kurulu» kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl sonunda oda «kaydı» silinerek, sicil kaydı silinmek üzere Müdürlüklere bildirilen şirketler ve kooperatifler”in müdürlüklerce kapsama alınacağının düzenlendiğini, dava dışı şirketin de bu kapsamda olduğunu, davada «yasal hasım» olduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Sicil Müdürlüğünün 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden «ihyası» istenen şirketi ticaret sicilinden re'«sen terkin» etmesi işleminin usulsüz olduğu, ihyasına karar verilen şirketin icra dosyasıyla sınırlı olmamak üzere ihyasına karar verilmesi ve tasfiyeye tabi tutulmasına gerek bulunmadığı gibi «tasfiye memuru atanmasına» da gerek olmadığı gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, dava, ihyası istenen şirketin sicilden re'sen terkin edildiği 23.01.2014 tarihinden itibaren 5 yıllık «hak düşürücü süre» dolduktan sonra 17.06.2021 tarihinde açılmış ise de davalı ...
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1394 E. 2023/1520 K.
Ortak:münfesihlik · ticaret sicilinden terkin · yasal hasım · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · sicilden terkin · derdestlik · ihya · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaİş Mahkemesinin 2010/591 E. sayılı dosyasında görüldüğünü, İş Mahkemesince müvekkiline «ticaret sicilinden terkin» edilen «şirketin ihyası» için süre verildiğini belirterek söz konusu şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı «temsilcisi» cevap dilekçesinde; 30.12.2012 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicil Kayıtlarını Silinmesine İlişkin Tebliğin 5/d ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesine dayanılarak şirketin «ticaret sicilinden terkin» edildiğini, yapılan terkin işlemi sebebiyle açılan davada müdürlüğün dava açılmasına sebebiyet vermediğini, kabul anlamına gelmemek şartıyla verilecek «ihya» kararında «tasfiye» memurunun atanmasının zorunlu olduğunu, «yasal hasım» olduklarından dolayı aleyhe vekâlet ücreti ve «yargılama giderine» hükmedilmemesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı sicil müdürlüğünce «ihyası» istenen şirketin 6102 sayılı Kanun 'un geçici 7 nci maddesinde tadadi olarak sayılan silinme sebepleri arasında yer almayan şirketin oda «kaydının» silinmesine dayanılarak «resen terkin» işleminin yapıldığı bunu da anılan kanun maddesine açıkça aykırı olduğu, şirketi «temsil» ve ilzama yetkili kişiye «ihtar» gönderilmediği, bu nedenlerle ihyası istenen şirketin «sicilden terkin» koşulları oluşmadığı halde 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesine aykırı olarak terkin işlemini gerçekleştirmiş olduğundan «tasfiye memuru atanmaksızın» şirket ihyasının zorunlu olduğu, usule aykırı olarak terkin yapıldığından davanın açılmasına sebebiyet veren ve yargılama sonunda haksız olduğu anlaşılan davalı sicil aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi gerektiği, terkin usule uygun olmadığından 5 yıllık dava açma süresinin de uygulanamayacağı gerekçesiyle ...Turizm İnşaat Nakliye Petrol Ürünleri Gıda Madencilik İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi gereğince tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına, tescil ve «ilana» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMüdürlüğünün 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında kalmayan şirkete bu maddeyi işlettiği anlaşıldığından yasada öngörülen 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» somut olayda uygulanmasının mümkün olmadığı, öte yandan, davacı tarafından daha önce aynı «şirketin ihya» edilmesi talebiyle açtığı davanın kabulüne dair kararın Yargıtay denetiminden henüz geçmediği ve kesinleşmediği dikkate alındığında davacının işbu davada «hukuki yararının» bulunduğu, davalının usulsüz «terkin» işlemi ile işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiği, İlk Derece Mahkemesinin davanın hak düşürücü süre nedeniyle «usulden reddi» kararında isabet görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm tesisine, buna göre davanın kabulü ile Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün 61215 sicil numarasında kayıtlı iken «sicilden terkin» edilen Yakıtsan Yakıt Sanayi Madencilik Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «ticaret sicilinden terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» talep olunan Yakıtsan Yakıt Sanayi Madencilik Ticaret Limited Şirketi'nin «münfesih» sayılmasına rağmen 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca kendisine yapılan «ihtar» ve ilân üzerine süresi içerisinde bildirimde bulunmadığından 23.10.2014 tarihinde ticaret sicilinden re'sen silindiği, «ihtarnamede» «infisah» «sebebi» olarak 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu'na (5174 sayılı Kanun) göre odaca «kaydı» silinenler olarak yer aldığı, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde şirketlerin hangi şartlarda ve usullerde «tasfiye» ve ticaret sicilinden re'sen kayıtlarının silinmesinin düzenlendiği, somut uyuşmazlıkta ihyası istenen şirket yetkilisine «tebligat» yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi, belge veya tebligat dosyaya sunulmadığı gibi ihyası istenen şirkete çıkartılan tebligatın adresin kapalı olması nedeniyle bila tebliğ iade edildiği, 6102 sayılı Kanun'un geçici maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca «terkin» işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirketin yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilân suretiyle yapılan «ihtarın usule» aykırı olduğu, bu nedenle dava konusu ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, öte yandan 5174 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında, "Oda «yönetim kurulu» kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl içinde, ilgilinin üyesi bulunduğu odaya müracaatla adres ve durumunu bildirmemesi halinde, oda yönetim kurulunun teklifi ve meclis kararıyla «ticaret sicil» kaydının re'sen silinmesi için ticaret sicil memurluğuna «ihbarda» bulunulur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ihtar usulü · infisah · re'sen terkin · geçici 7. madde · hukuki menfaat · dava şartı yokluğu · usulden reddi · ihbar
Benzer bu kararda… LK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasının «son» cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve «hukuki menfaati» bulunanların, haklı sebeplere dayalı olarak şirketin silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilecekleri, «ihyası» istenen şirketin sicilden 23.10.2014 tarihinde re'«sen terkin» edildiği, davanın 5 yıllık «hak düşürücü süre» dolduktan sonra 26.05.2021 tarihinde açıldığı gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» talep olunan Yakıtsan Yakıt Sanayi Madencilik Ticaret Limited Şirketi'nin «münfesih» sayılmasına rağmen 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca kendisine yapılan «ihtar» ve ilân üzerine süresi içerisinde bildirimde bulunmadığından 23.10.2014 tarihinde ticaret sicilinden re'sen silindiği, «ihtarnamede» «infisah» «sebebi» olarak 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu'na (5174 sayılı Kanun) göre odaca «kaydı» silinenler olarak yer aldığı, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde şirketlerin hangi şartlarda ve usullerde «tasfiye» ve ticaret sicilinden re'sen kayıtlarının silinmesinin düzenlendiği, somut uyuşmazlıkta ihyası istenen şirket yetkilisine «tebligat» yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi, belge veya tebligat dosyaya sunulmadığı gibi ihyası istenen şirkete çıkartılan tebligatın adresin kapalı olması nedeniyle bila tebliğ iade edildiği, 6102 sayılı Kanun'un geçici maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca «terkin» işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirketin yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilân suretiyle yapılan «ihtarın usule» aykırı olduğu, bu nedenle dava konusu ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, öte yandan 5174 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında, "Oda «yönetim kurulu» kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl içinde, ilgilinin üyesi bulunduğu odaya müracaatla adres ve durumunu bildirmemesi halinde, oda yönetim kurulunun teklifi ve meclis kararıyla «ticaret sicil» kaydının re'sen silinmesi için ticaret sicil memurluğuna «ihbarda» bulunulur.
Müdürlüğünce «ihyası» istenen şirketin oda kaydından re'«sen terkin» edilmesi «sebebi» ile silinme hususu Kanun'da tadadi olarak sayılan hâllerden olmadığından yapılan terkin işleminin usul ve yasaya aykırı olduğu, 6102 sayılı Kanun'un geçici maddesinin on beşinci fıkrasının «son» cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve «hukuki menfaati» bulunanların, haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilecekleri, eldeki davada 5 yıllık «hak düşürücü süre» dolmuş ise de davalı ...
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «ihyası» istenen şirketin «terkin» işleminin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesindeki usule göre gerçekleştirilmediğini, re'«sen terkin» işlemleri sırasında şirket «temsilcisine» «tebligat» çıkarılmadığını, terkin koşullarının oluşmadığını, aynı şirket için açılan başka bir ihya davasında yargılama yapılarak davalının «hak düşürücü süre» yönünden itirazlarının kabul edilmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6185 E. 2023/7038 K.
Ortak:sınırlı ihya · münfesihlik · resen terkin · yargılama giderlerinden sorumluluk · yasal hasım · şirketin tasfiyesi · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca usulüne uygun «terkin» edilmediğinden «tasfiye memuru atanmaksızın» «ihyası» yerine İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı ... sicil müdürlüğünün 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi «ticaret sicilinden resen terkin» etmekle işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiği bu nedenle davalının «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulması gerektiği, ihyası istenen şirketin 5174 sayılı Kanuna göre Oda «kaydının» sicilden resen silindiği, davalı yanın sicilden silme gerekçesi ve ihyası istenen şirket hakkında «derdest» dava dosyası bulunduğu gözetildiğinde «hak düşürücü sürenin» işlemeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne,...Turizm İnşaat Nakliye Petrol Ürünleri Gıda Madencilik İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ihyasına, karar kesinleştiğinde tescil ve «ilanına» karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı sicil müdürlüğünce «ihyası» istenen şirketin 6102 sayılı Kanun 'un geçici 7 nci maddesinde tadadi olarak sayılan silinme sebepleri arasında yer almayan şirketin oda «kaydının» silinmesine dayanılarak «resen terkin» işleminin yapıldığı bunu da anılan kanun maddesine açıkça aykırı olduğu, şirketi «temsil» ve ilzama yetkili kişiye «ihtar» gönderilmediği, bu nedenlerle ihyası istenen şirketin «sicilden terkin» koşulları oluşmadığı halde 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesine aykırı olarak terkin işlemini gerçekleştirmiş olduğundan «tasfiye memuru atanmaksızın» şirket ihyasının zorunlu olduğu, usule aykırı olarak terkin yapıldığından davanın açılmasına sebebiyet veren ve yargılama sonunda haksız olduğu anlaşılan davalı sicil aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi gerektiği, terkin usule uygun olmadığından 5 yıllık dava açma süresinin de uygulanamayacağı gerekçesiyle ...Turizm İnşaat Nakliye Petrol Ürünleri Gıda Madencilik İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi gereğince tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına, tescil ve «ilana» karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı «temsilcisi» istinaf dilekçesinde özetle; müdürlüklerince yapılan «terkin» işleminin usulüne uygun olduğunu ve davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, «ihyası» istenen şirket yetkilisine «usulüne uygun tebligat» yapıldığını, davanın yasal süre içerisinde açılmadığını, «yargılama giderinin» davanın açılmasında «yasal hasım» olmaları nedeniyle davalı üzerinde bırakılamayacağını, ayrıca davanın kabulü halinde de «tasfiye memuru atanmasının» zorunlu olduğunu, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaİhbarı takip eden ayın ilk günü itibarıyla oda «kaydı» silinmiş sayılır” düzenlemesine yer verildiği, 30.12.2012 tarihli ve 28513 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ'in 5 ... maddesinin (d) bendinde, "18.5.2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununun 10 ve 32 nci maddelerine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle ilgili odadaki üyelikleri askıya alınan ve oda «yönetim kurulu» kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl sonunda oda kaydı silinerek, sicil kaydı silinmek üzere Müdürlüklere bildirilen şirketler ve kooperatifler..." denilerek Kanun'da olmayan bir hâlin tebliğ ile düzenlendiği, oysa ki 6102 sayılı Kanun'un geçici maddesinin tadadi olduğu ve 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde; "01.07.2015 tarihine kadar aşağıdaki hâlleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve «limited şirketler» ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi, ilgili kanunlardaki «tasfiye» usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır" denilmek sureti ile ancak kanun metninde sayılan halleri tespit edilen «şirketin tasfiyesinin» 6102 sayılı Kanun hükümlerine uyulmaksızın anılan maddedeki usule göre tasfiye edileceğinin belirtildiği, dolayısıyla bu maddede belirtilen sınırlı hallere mühhasıran ... bir tasfiye yöntemi getirildiği, tadadi nitelikteki bu haller dışındaki durumlarda geçici 7 nci maddeye göre değil 6102 sayılı Kanun veya ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uygun tasfiye yapılacağı, kanunda sayılan haller dışında bir «sebebe» dayalı re'«sen terkin» işlemi yapılamayacağından terkin işleminin hukuka aykırı olduğundan tasfiyeyle sınırlı olmamak üzere ihyasına karar verilmesi ve tasfiyeye tabi tutulmasına gerek bulunmadığı gibi, «tasfiye memuru atanmasına» da gerek olmadığı, ancak davacı talebinin şirket adına kayıtlı aracın tasfiyesiyle «sınırlı ihya» ve ek tasfiye talep ettiği gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmediği, şirket üzerinde mal varlığı bulunması halinde 10 yıllık «hak düşürücü sürenin» uygulanacağı, şirketin terkin tarihi ve dava tarihi dikkate alındığında bu sürenin geçmediği, aksi olsa dahi geçici 7 nci madde kapsamında olmayan şirket hakkında hak düşürücü sürenin uygulanamayacağı, davalının usulsüz terkin işlemi ile işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiği gözetilerek davalı aleyhine «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... plakalı aracın malikinin, 23.10.2014 tarihinde «tasfiye» aşaması gerçekleştirilmeksizin resen «sicilden terkin» edilen «ihyası» istenen şirket olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında olan şirketlere ilişkin olarak aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca şirketi yetkili kimselere yapılması gereken «ihtaratın» yapıldığına ilişkin «tebligat» bulunmadığından terkin işleminin hatalı olduğu, yine aynı maddenin onbeşinci fıkrası uyarınca tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirketin ortaya çıkabilecek «malvarlığının», unvana ilişkin «kaydın» silindiği tarihten itibaren 10 yıl sonra Hazineye intikal edeceği, ve ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatiflerin alacaklıları ile «hukuki menfaati» bulunanların haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde Mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebileceği, ihyası istenilen şirketin «münfesihliğe» ilişkin durumunun ortadan kalkmamış olması ve mevcut olayda ihyası istenen şirketin mal varlığı bulunduğundan 10 yıllık sürenin de geçmediği hususu dikkate alındığında, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği sadece şirketin üzerine kayıtlı olan araç ile sınırlı olmak üzere «şirketin ihyası» gerektiği, davalı ...
Sicil Müdürlüğü her ne kadar «yasal hasım» olsa da «terkin» işlemi usulsüz olduğundan «yargılama giderlerinden sorumlu» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Logart Yazılım Danışmanlık Bilgisayar Eğitim Gıda Reklam İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin üzerine kayıtlı ... plakalı araç ile ilgili sınırlı olmak üzere ihyasına, şirkete 40...10 T.C. kimlik numaralı ...'ın «tasfiye memuru» olarak atanmasına karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ihtar usulü · infisah · yediemin · ihtarat · re'sen terkin · ek tasfiye işlemleri · hukuki menfaat · malvarlığına ilişkin dava
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... plakalı aracın malikinin, 23.10.2014 tarihinde «tasfiye» aşaması gerçekleştirilmeksizin resen «sicilden terkin» edilen «ihyası» istenen şirket olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında olan şirketlere ilişkin olarak aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca şirketi yetkili kimselere yapılması gereken «ihtaratın» yapıldığına ilişkin «tebligat» bulunmadığından terkin işleminin hatalı olduğu, yine aynı maddenin onbeşinci fıkrası uyarınca tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirketin ortaya çıkabilecek «malvarlığının», unvana ilişkin «kaydın» silindiği tarihten itibaren 10 yıl sonra Hazineye intikal edeceği, ve ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatiflerin alacaklıları ile «hukuki menfaati» bulunanların haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde Mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebileceği, ihyası istenilen şirketin «münfesihliğe» ilişkin durumunun ortadan kalkmamış olması ve mevcut olayda ihyası istenen şirketin mal varlığı bulunduğundan 10 yıllık sürenin de geçmediği hususu dikkate alındığında, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği sadece şirketin üzerine kayıtlı olan araç ile sınırlı olmak üzere «şirketin ihyası» gerektiği, davalı ...
Şti.nin «tasfiye işlemleri» aşamasında firma adına kayıtlı aracın «yedieminde» bulunduğunu, şirket hakkında «resen terk» işlemi uygulandığından araçla ilgili herhangi bir işlem yapılamadığını, halen şirket adına kayıtlı aracın yedieminden çıkarılması ve tasarrufta bulunulabilmesi için sicilden resen terkin edilen şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılması gerektiğini belirterek Logart Yazılım Danışmanlık Ltd.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» istenen şirketin, «münfesih» sayılmasına rağmen 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca kendisine yapılan «ihtar» ve «ilan» üzerine süresi içerisinde bildirimde bulunmadığından 23.10.2014 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiği, «infisah» «sebebinin» 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu'na (5174 sayılı Kanun) göre odaca «kaydı» silinenler olduğu, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 ... maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca «terkin» işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirkete ya da şirketin «yetkisine» tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan suretiyle «ihtarının usule» aykırı olduğundan terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, öte yandan 5174 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında, "Oda «yönetim kurulu» kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl içinde, ilgilinin üyesi bulunduğu odaya müracaatla adres ve durumunu bildirmemesi halinde, oda yönetim kurulunun teklifi ve meclis kararıyla «ticaret sicil» kaydının resen silinmesi için ticaret sicil memurluğuna «ihbarda» bulunulur.
Şti.'nin ek tasfiyesine, müvekkilinin veya mahkemece uygun görülecek başkaca bir kimsenin «tasfiye işlemleri» için yetkilendirilmesine, kararın tescil ve «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1575 E. 2017/4857 K.
Ortak:yargılama giderleri · ihya · yargılama gideri · ticaret sicili · terkin · ilan · cy/cy kaydı · dava şartı
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı sicil müdürlüğünce «ihyası» istenen şirketin 6102 sayılı Kanun 'un geçici 7 nci maddesinde tadadi olarak sayılan silinme sebepleri arasında yer almayan şirketin oda «kaydının» silinmesine dayanılarak «resen terkin» işleminin yapıldığı bunu da anılan kanun maddesine açıkça aykırı olduğu, şirketi «temsil» ve ilzama yetkili kişiye «ihtar» gönderilmediği, bu nedenlerle ihyası istenen şirketin «sicilden terkin» koşulları oluşmadığı halde 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesine aykırı olarak terkin işlemini gerçekleştirmiş olduğundan «tasfiye memuru atanmaksızın» şirket ihyasının zorunlu olduğu, usule aykırı olarak terkin yapıldığından davanın açılmasına sebebiyet veren ve yargılama sonunda haksız olduğu anlaşılan davalı sicil aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi gerektiği, terkin usule uygun olmadığından 5 yıllık dava açma süresinin de uygulanamayacağı gerekçesiyle ...Turizm İnşaat Nakliye Petrol Ürünleri Gıda Madencilik İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi gereğince tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına, tescil ve «ilana» karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca usulüne uygun «terkin» edilmediğinden «tasfiye memuru atanmaksızın» «ihyası» yerine İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı ... sicil müdürlüğünün 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi «ticaret sicilinden resen terkin» etmekle işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiği bu nedenle davalının «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulması gerektiği, ihyası istenen şirketin 5174 sayılı Kanuna göre Oda «kaydının» sicilden resen silindiği, davalı yanın sicilden silme gerekçesi ve ihyası istenen şirket hakkında «derdest» dava dosyası bulunduğu gözetildiğinde «hak düşürücü sürenin» işlemeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne,...Turizm İnşaat Nakliye Petrol Ürünleri Gıda Madencilik İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ihyasına, karar kesinleştiğinde tescil ve «ilanına» karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı «temsilcisi» temyiz dilekçesinde özetle; davanın 5 yıllık «hak düşürücü süre» içinde açılmadığını, «terkin» işleminin usul ve yasaya uygun olarak yapıldığını, mahkemece tasfiyeye karar verilmesi halinde ek «tasfiye» işlemlerinin yapılabilmesi için «tasfiye memuru atanması» ve talep edilen mahkeme dosyası ile sınırlı olarak «ihya» kararı verilmesi gerektiğini, bu davada zorunlu «yasal hasım» olmaları nedeniyle «ticaret sicil» aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, davalı ...'nün «ihyası» istenen şirketin 6102 sayılı TTK' nın Geçici 7/2. fıkrasındaki "Davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz" şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak ticaret sicilindeki «kaydının» silinme işlemi hukuka uygun olmadığından davanın kabulüne, yapılan «terkin» işleminin hukuka uygun olmadığının tespitine, şirketin ihyasıyla «ticaret siciline» «yeniden tescil» ve «ilan» edilmesine, tescil ve ilan «masraflarının» davalı tarafça karşılanmasına, «yargılama giderlerinin» ve «vekalet ücretinin» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Madencilik Nakliye Gıda Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'nin davasının davacı şirketin aktif dava «ehliyeti» bulunmadığından HMK 114/e maddesi gereğince dava şartı olduğundan, HMK 115. maddesi gereğince dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine», davacı ...'ın davasının ise kabulüne, şirketin ihyasına ve yeniden sicile «kaydına», tescil harcının davalı tarafından karşılanmasına, karar kesinleştiğinde gereğinin yapılması için bir suretinin Ticaret Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine, «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerinin» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bu konuda herhangi bir talep de bulunmaksızın 6102 sayılı TTK'nın Geçici 7/(13). maddesine de aykırı olacak şekilde «yargılama giderlerinden» olmayan tescil harcının davalıdan tahsiline yönelik hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu sebeple bozulmasına karar vermek gerekmişse de anılan yanlışlığın düzelti …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yeniden tescil · dava şartı yokluğu · taraf ehliyeti · usulden reddi · dosya masrafı · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMadencilik Nakliye Gıda Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'nin davasının davacı şirketin aktif dava «ehliyeti» bulunmadığından HMK 114/e maddesi gereğince dava şartı olduğundan, HMK 115. maddesi gereğince dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine», davacı ...'ın davasının ise kabulüne, şirketin ihyasına ve yeniden sicile «kaydına», tescil harcının davalı tarafından karşılanmasına, karar kesinleştiğinde gereğinin yapılması için bir suretinin Ticaret Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine, «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerinin» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince, davalı ...'nün «ihyası» istenen şirketin 6102 sayılı TTK' nın Geçici 7/2. fıkrasındaki "Davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz" şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak ticaret sicilindeki «kaydının» silinme işlemi hukuka uygun olmadığından davanın kabulüne, yapılan «terkin» işleminin hukuka uygun olmadığının tespitine, şirketin ihyasıyla «ticaret siciline» «yeniden tescil» ve «ilan» edilmesine, tescil ve ilan «masraflarının» davalı tarafça karşılanmasına, «yargılama giderlerinin» ve «vekalet ücretinin» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1397 E. , 2023/1748 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/754 Esas, 2022/1748 Karar
DAVA TARİHİ 31.12.2021
HÜKÜM
Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/857 E., 2022/94 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin...Turizm İnşaat Nakliye Petrol Ürünleri Gıda Madencilik İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi nezdinde tır şoförü olarak çalıştığını, anılı şirket aleyhine Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) eksik bildirilen hizmet ve gerçek ücretin tespiti amacıyla açılan davanın Ankara 8. İş Mahkemesinin 2010/591 E. sayılı dosyasında görüldüğünü, İş Mahkemesince müvekkiline ticaret sicilinden terkin edilen şirketin ihyası için süre verildiğini belirterek söz konusu şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı temsilcisi cevap dilekçesinde;
30. 12.2012 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicil Kayıtlarını Silinmesine İlişkin Tebliğin 5/d ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesine dayanılarak şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğini, yapılan terkin işlemi sebebiyle açılan davada müdürlüğün dava açılmasına sebebiyet vermediğini, kabul anlamına gelmemek şartıyla verilecek ihya kararında tasfiye memurunun atanmasının zorunlu olduğunu, yasal hasım olduklarından dolayı aleyhe vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı sicil müdürlüğünce ihyası istenen şirketin 6102 sayılı Kanun 'un geçici 7 nci maddesinde tadadi olarak sayılan silinme sebepleri arasında yer almayan şirketin oda kaydının silinmesine dayanılarak resen terkin işleminin yapıldığı bunu da anılan kanun maddesine açıkça aykırı olduğu, şirketi temsil ve ilzama yetkili kişiye ihtar gönderilmediği, bu nedenlerle ihyası istenen şirketin sicilden terkin koşulları oluşmadığı halde 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesine aykırı olarak terkin işlemini gerçekleştirmiş olduğundan tasfiye memuru atanmaksızın şirket ihyasının zorunlu olduğu, usule aykırı olarak terkin yapıldığından davanın açılmasına sebebiyet veren ve yargılama sonunda haksız olduğu anlaşılan davalı sicil aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiği, terkin usule uygun olmadığından 5 yıllık dava açma süresinin de uygulanamayacağı gerekçesiyle ...Turizm İnşaat Nakliye Petrol Ürünleri Gıda Madencilik İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi gereğince tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına, tescil ve ilana karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temsilcisi istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; müdürlüklerince yapılan terkin işleminin usulüne uygun olduğunu ve davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, ihyası istenen şirket yetkilisine usulüne uygun tebligat yapıldığını, davanın yasal süre içerisinde açılmadığını, yargılama giderinin davanın açılmasında yasal hasım olmaları nedeniyle davalı üzerinde bırakılamayacağını, ayrıca davanın kabulü halinde de tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca usulüne uygun terkin edilmediğinden tasfiye memuru atanmaksızın ihyası yerine İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı ... sicil müdürlüğünün 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden resen terkin etmekle işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiği bu nedenle davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiği, ihyası istenen şirketin 5174 sayılı Kanuna göre Oda kaydının sicilden resen silindiği, davalı yanın sicilden silme gerekçesi ve ihyası istenen şirket hakkında derdest dava dosyası bulunduğu gözetildiğinde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne,...Turizm İnşaat Nakliye Petrol Ürünleri Gıda Madencilik İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ihyasına, karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, terkin işleminin usul ve yasaya uygun olarak yapıldığını, mahkemece tasfiyeye karar verilmesi halinde ek tasfiye işlemlerinin yapılabilmesi için tasfiye memuru atanması ve talep edilen mahkeme dosyası ile sınırlı olarak ihya kararı verilmesi gerektiğini, bu davada zorunlu yasal hasım olmaları nedeniyle ticaret sicil aleyhine yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ticaret sicilinden resen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi
3.Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı temsilcisinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dava, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında ticaret sicilinden terkin edilen şirketin ek tasfiyesi (ihya) istemine ilişkindir.
Dairemizin yerleşik uygulaması gereğince, terkin edilen şirketin ortakları veya yetkilisi dışında 3 üncü kişiler tarafından 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi onbeşinci fıkrasına istinaden açılan ihya davaları, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinde düzenlenen ek tasfiye niteliğinde olup, Mahkemece davanın kabulü ile şirketin ihyasına (ek tasfiye) karar verilmesi durumunda 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin 2 nci fıkrası gereğince dava dilekçesinde belirtilen Ankara 8. İş Mahkemesinin 2010/591 E. sayılı dosyasıyla sınırlı olmak üzere ihyasına (ek tasfiyesine), tasfiye memuru atanmasına, keyfiyetin tescil ve ilanına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde Bölge Adliye Mahkemesince şirketin tümden ihyasına karar verilmesi ve tasfiye memuru atanmaması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı temsilcisinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/936272400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz