Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/6659 E. 2024/627 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
5174 sayılı kanun↗ ticaret sicilinden resen terkin↗ ticaret sicilinden re'sen terkin↗ usulüne uygun tebligat↗ münfesihlik↗ resen terkin↗ yargılama giderlerinden sorumluluk↗ re'sen terkin↗ ticaret sicilinden terkin↗ yasal hasım↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ sicilden terkin↗ yargılama giderleri↗ derdestlik↗ ihya↗ istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ tasfiye memuru↗ hak düşürücü süre↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ ihtar↗ limited şirket↗ yargılama gideri↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ terkin↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.02.2022 tarih ve 2021/857 E., 2022/94 K. sayılı kararı ile, davalı sicil tarafından 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde sayılmayan oda kaydının silinmesi sebebine dayalı olarak dava konusu şirketin ticaret sicilinden re'sen terkini anılan yasa maddesine açıkça aykırı olduğu, öte yandan müdürlük tarafından yapılacak tebliğin şirketin kayıtlı son adresine ve temsil ve ilzama yetkili kişilere yapılması gerektiği açıklanmış olmasına rağmen davalı müdürlük tarafından İnançbey Turizm İnşaat Nakliye Petrol Ürünleri Gıda Madencilik İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin yetkili temsilcisine ihtar yapılmaksızın kanunda öngörülen usule aykırı olarak ihyası istenen sicilden terkin edildiği, bu durumda davanın açılmasına sebebiyet veren ve yargılama sonunda haksız olduğu anlaşılan davalı sicil aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekmiş ve aynı zamanda Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında kalmayan bir şirket hakkında anılı maddeyi işlettiği anlaşıldığından 5 yıllık süre de uygulanamayacağı kabul edilerek davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün 227879 sicil numarasına kayıtlı İnançbey Turizm İnşaat Nakliye Petrol Ürünleri Gıda Madencilik İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına, tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Sicil Müdürlüğü istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 28.12.2022 tarihli ve 2022/754 E., 2022/1748 K. sayılı kararı ile, şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca usulüne uygun terkin edilmediğinden tasfiye memuru atanmaksızın ihyası yerine İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı ... sicil müdürlüğünün 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden resen terkin etmekle işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiği bu nedenle davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiği, ihyası istenen şirketin 5174 sayılı Kanuna göre oda kaydının sicilden resen silindiği, davalı yanın sicilden silme gerekçesi ve ihyası istenen şirket hakkında derdest dava dosyası bulunduğu gözetildiğinde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, İnançbey Turizm İnşaat Nakliye Petrol Ürünleri Gıda Madencilik İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ihyasına, karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 22.03.2023 tarih ve 2023/1397 E., 2023/1748 K. sayılı kararıyla ihya kararının sınırlı verilmesi ve ihyasına karar verilen şirkete tasfiye memuru atanması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ihyası istenen şirket hakkında dava dosyası da bulunduğu, işbu açılan davanın davacısının terkin edilen şirketin ortağı veya yetkilisi olmayıp 3 üncü kişi konumunda ki çalışan tarafından açıldığı dikkate alındığında 6102 sayılı Kanunun geçici 7 nci maddesi onbeşinci fıkrası gereğince eldeki davanın 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinde düzenlenen ek tasfiye niteliğinde olduğu, bu hale göre açılan davanın kabulü ile Ankara 8. İş Mahkemesi'nin 2010/591 E. sayılı dosyasıyla sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına (ek tasfiyesine) ve şirketin son yetkilisi Cüneyt Erdem'in tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalının istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, İnançbey Turizm İnşaat Nakliye Petrol Ürünleri Gıda Madencilik İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin Ankara 8. İş Mahkemesinin 2010/591 E. sayılı dosyası yönünden ek tasfiye mahiyetinde ihyasına, tasfiye memuru olarak şirketin son yetkilisi Cüneyt Erdem'in atanmasına, tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temyiz dilekçesinde özetle; Müdürlüklerince yapılan terkin işleminin usulüne uygun olduğunu, müdürlüklerinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, ihyası istenen şirket yetkilisine usulüne uygun tebligat yapıldığı, davanın yasal süre içerisinde açılmadığını, yargılama giderinin davanın açılmasında yasal hasım olmaları nedeniyle davalı üzerinde bırakılamayacağını, belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1397 E. 2023/1748 K.
Ortak:ticaret sicilinden resen terkin · usulüne uygun tebligat · resen terkin · yargılama giderlerinden sorumluluk · ticaret sicilinden terkin · yasal hasım · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz kararda… lge Adliye Mahkemesinin 28.12.2022 tarihli ve 2022/754 E., 2022/1748 K. sayılı kararı ile, şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca usulüne uygun «terkin» edilmediğinden «tasfiye memuru atanmaksızın» «ihyası» yerine İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı ... sicil müdürlüğünün 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi «ticaret sicilinden resen terkin» etmekle işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiği bu nedenle davalının «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulması gerektiği, ihyası istenen şirketin 5174 sayılı Kanuna göre oda «kaydının» sicilden resen silindiği, davalı yanın sicilden silme gerekçesi ve ihyası istenen şirket hakkında «derdest» dava dosyası bulunduğu gözetildiğinde «hak düşürücü sürenin» işlemeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, İnançbey Turizm İnşaat Nakliye Petrol Ürünleri Gıda Madencilik İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ihyasına, karar kesinleştiğinde tescil ve «ilanına» karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı temyiz dilekçesinde özetle; Müdürlüklerince yapılan «terkin» işleminin usulüne uygun olduğunu, müdürlüklerinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, «ihyası» istenen şirket yetkilisine «usulüne uygun tebligat» yapıldığı, davanın yasal süre içerisinde açılmadığını, «yargılama giderinin» davanın açılmasında «yasal hasım» olmaları nedeniyle davalı üzerinde bırakılamayacağını, belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
… rece Mahkemesinin 17.02.2022 tarih ve 2021/857 E., 2022/94 K. sayılı kararı ile, davalı sicil tarafından 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde sayılmayan oda «kaydının» silinmesi «sebebine» dayalı olarak dava konusu şirketin ticaret sicilinden re'«sen terkini» anılan yasa maddesine açıkça aykırı olduğu, öte yandan müdürlük tarafından yapılacak tebliğin şirketin kayıtlı «son» adresine ve «temsil» ve ilzama yetkili kişilere yapılması gerektiği açıklanmış olmasına rağmen davalı müdürlük tarafından İnançbey Turizm İnşaat Nakliye Petrol Ürünleri Gıda Madencilik İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin yetkili temsilcisine «ihtar» yapılmaksızın kanunda öngörülen usule aykırı olarak «ihyası» istenen «sicilden terkin» edildiği, bu durumda davanın açılmasına sebebiyet veren ve yargılama sonunda haksız olduğu anlaşılan davalı sicil aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi gerekmiş ve aynı zamanda Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında kalmayan bir şirket hakkında anılı maddeyi işlettiği anlaşıldığından 5 yıllık süre de uygulanamayacağı kabul edilerek davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün 227879 sicil numarasına kayıtlı İnançbey Turizm İnşaat Nakliye Petrol Ürünleri Gıda Madencilik İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına, «tasfiye memuru atanmasına» yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca usulüne uygun «terkin» edilmediğinden «tasfiye memuru atanmaksızın» «ihyası» yerine İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı ... sicil müdürlüğünün 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi «ticaret sicilinden resen terkin» etmekle işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiği bu nedenle davalının «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulması gerektiği, ihyası istenen şirketin 5174 sayılı Kanuna göre Oda «kaydının» sicilden resen silindiği, davalı yanın sicilden silme gerekçesi ve ihyası istenen şirket hakkında «derdest» dava dosyası bulunduğu gözetildiğinde «hak düşürücü sürenin» işlemeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne,...Turizm İnşaat Nakliye Petrol Ürünleri Gıda Madencilik İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ihyasına, karar kesinleştiğinde tescil ve «ilanına» karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı «temsilcisi» istinaf dilekçesinde özetle; müdürlüklerince yapılan «terkin» işleminin usulüne uygun olduğunu ve davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, «ihyası» istenen şirket yetkilisine «usulüne uygun tebligat» yapıldığını, davanın yasal süre içerisinde açılmadığını, «yargılama giderinin» davanın açılmasında «yasal hasım» olmaları nedeniyle davalı üzerinde bırakılamayacağını, ayrıca davanın kabulü halinde de «tasfiye memuru atanmasının» zorunlu olduğunu, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «ticaret sicilinden resen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1575 E. 2017/4857 K.
Ortak:yargılama giderleri · ihya · yargılama gideri · ticaret sicili · terkin · ilan · cy/cy kaydı · vekalet ücreti · dava şartı
İncelediğiniz kararda… lge Adliye Mahkemesinin 28.12.2022 tarihli ve 2022/754 E., 2022/1748 K. sayılı kararı ile, şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca usulüne uygun «terkin» edilmediğinden «tasfiye memuru atanmaksızın» «ihyası» yerine İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı ... sicil müdürlüğünün 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi «ticaret sicilinden resen terkin» etmekle işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiği bu nedenle davalının «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulması gerektiği, ihyası istenen şirketin 5174 sayılı Kanuna göre oda «kaydının» sicilden resen silindiği, davalı yanın sicilden silme gerekçesi ve ihyası istenen şirket hakkında «derdest» dava dosyası bulunduğu gözetildiğinde «hak düşürücü sürenin» işlemeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, İnançbey Turizm İnşaat Nakliye Petrol Ürünleri Gıda Madencilik İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ihyasına, karar kesinleştiğinde tescil ve «ilanına» karar verilmiştir.
… rece Mahkemesinin 17.02.2022 tarih ve 2021/857 E., 2022/94 K. sayılı kararı ile, davalı sicil tarafından 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde sayılmayan oda «kaydının» silinmesi «sebebine» dayalı olarak dava konusu şirketin ticaret sicilinden re'«sen terkini» anılan yasa maddesine açıkça aykırı olduğu, öte yandan müdürlük tarafından yapılacak tebliğin şirketin kayıtlı «son» adresine ve «temsil» ve ilzama yetkili kişilere yapılması gerektiği açıklanmış olmasına rağmen davalı müdürlük tarafından İnançbey Turizm İnşaat Nakliye Petrol Ürünleri Gıda Madencilik İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin yetkili temsilcisine «ihtar» yapılmaksızın kanunda öngörülen usule aykırı olarak «ihyası» istenen «sicilden terkin» edildiği, bu durumda davanın açılmasına sebebiyet veren ve yargılama sonunda haksız olduğu anlaşılan davalı sicil aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi gerekmiş ve aynı zamanda Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında kalmayan bir şirket hakkında anılı maddeyi işlettiği anlaşıldığından 5 yıllık süre de uygulanamayacağı kabul edilerek davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün 227879 sicil numarasına kayıtlı İnançbey Turizm İnşaat Nakliye Petrol Ürünleri Gıda Madencilik İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına, «tasfiye memuru atanmasına» yer olmadığına karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı temyiz dilekçesinde özetle; Müdürlüklerince yapılan «terkin» işleminin usulüne uygun olduğunu, müdürlüklerinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, «ihyası» istenen şirket yetkilisine «usulüne uygun tebligat» yapıldığı, davanın yasal süre içerisinde açılmadığını, «yargılama giderinin» davanın açılmasında «yasal hasım» olmaları nedeniyle davalı üzerinde bırakılamayacağını, belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, davalı ...'nün «ihyası» istenen şirketin 6102 sayılı TTK' nın Geçici 7/2. fıkrasındaki "Davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz" şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak ticaret sicilindeki «kaydının» silinme işlemi hukuka uygun olmadığından davanın kabulüne, yapılan «terkin» işleminin hukuka uygun olmadığının tespitine, şirketin ihyasıyla «ticaret siciline» «yeniden tescil» ve «ilan» edilmesine, tescil ve ilan «masraflarının» davalı tarafça karşılanmasına, «yargılama giderlerinin» ve «vekalet ücretinin» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Madencilik Nakliye Gıda Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'nin davasının davacı şirketin aktif dava «ehliyeti» bulunmadığından HMK 114/e maddesi gereğince dava şartı olduğundan, HMK 115. maddesi gereğince dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine», davacı ...'ın davasının ise kabulüne, şirketin ihyasına ve yeniden sicile «kaydına», tescil harcının davalı tarafından karşılanmasına, karar kesinleştiğinde gereğinin yapılması için bir suretinin Ticaret Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine, «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerinin» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bu konuda herhangi bir talep de bulunmaksızın 6102 sayılı TTK'nın Geçici 7/(13). maddesine de aykırı olacak şekilde «yargılama giderlerinden» olmayan tescil harcının davalıdan tahsiline yönelik hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu sebeple bozulmasına karar vermek gerekmişse de anılan yanlışlığın düzelti …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yeniden tescil · dava şartı yokluğu · taraf ehliyeti · usulden reddi · dosya masrafı
Benzer bu karardaMadencilik Nakliye Gıda Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'nin davasının davacı şirketin aktif dava «ehliyeti» bulunmadığından HMK 114/e maddesi gereğince dava şartı olduğundan, HMK 115. maddesi gereğince dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine», davacı ...'ın davasının ise kabulüne, şirketin ihyasına ve yeniden sicile «kaydına», tescil harcının davalı tarafından karşılanmasına, karar kesinleştiğinde gereğinin yapılması için bir suretinin Ticaret Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine, «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerinin» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince, davalı ...'nün «ihyası» istenen şirketin 6102 sayılı TTK' nın Geçici 7/2. fıkrasındaki "Davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz" şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak ticaret sicilindeki «kaydının» silinme işlemi hukuka uygun olmadığından davanın kabulüne, yapılan «terkin» işleminin hukuka uygun olmadığının tespitine, şirketin ihyasıyla «ticaret siciline» «yeniden tescil» ve «ilan» edilmesine, tescil ve ilan «masraflarının» davalı tarafça karşılanmasına, «yargılama giderlerinin» ve «vekalet ücretinin» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/6659 E. , 2024/627 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/1218 Esas, 2023/1339 Karar
HÜKÜM
Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen şirketin ihyası davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin İnançbey Turizm İnşaat Nakliye Petrol Ürünleri Gıda Madencilik İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi nezdinde tır şoförü olarak çalıştığını, hizmet tespiti amacıyla açılan davada müvekkiline ticaret sicilinden terkin edilen şirketin ihyası için süre verildiğini, bu nedenlerle İnançbey Turizm İnşaat Nakliye Petrol Ürünleri Gıda Madencilik İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, İnançbey Turizm İnşaat Nakliye Petrol Ürünleri Gıda Madencilik İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 30.12.2012 tarihinde resmi gazetede yayımlanan Münfesih Olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicil Kayıtlarını Silinmesine İlişkin Tebliğin 5/d ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesine dayanılarak şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğini, yapılan terkin işlemi sebebiyle açılan davada müdürlüğün dava açılmasına sebebiyet vermediğini, kabul anlamına gelmemek şartıyla verilecek ihya kararında tasfiye memurunun atanmasının zorunlu olduğunu, yasal hasım olduklarından dolayı aleyhe vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.02.2022 tarih ve 2021/857 E., 2022/94 K. sayılı kararı ile, davalı sicil tarafından 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde sayılmayan oda kaydının silinmesi sebebine dayalı olarak dava konusu şirketin ticaret sicilinden re'sen terkini anılan yasa maddesine açıkça aykırı olduğu, öte yandan müdürlük tarafından yapılacak tebliğin şirketin kayıtlı son adresine ve temsil ve ilzama yetkili kişilere yapılması gerektiği açıklanmış olmasına rağmen davalı müdürlük tarafından İnançbey Turizm İnşaat Nakliye Petrol Ürünleri Gıda Madencilik İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin yetkili temsilcisine ihtar yapılmaksızın kanunda öngörülen usule aykırı olarak ihyası istenen sicilden terkin edildiği, bu durumda davanın açılmasına sebebiyet veren ve yargılama sonunda haksız olduğu anlaşılan davalı sicil aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekmiş ve aynı zamanda Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında kalmayan bir şirket hakkında anılı maddeyi işlettiği anlaşıldığından 5 yıllık süre de uygulanamayacağı kabul edilerek davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün 227879 sicil numarasına kayıtlı İnançbey Turizm İnşaat Nakliye Petrol Ürünleri Gıda Madencilik İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına, tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Sicil Müdürlüğü istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 28.12.2022 tarihli ve 2022/754 E., 2022/1748 K. sayılı kararı ile, şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca usulüne uygun terkin edilmediğinden tasfiye memuru atanmaksızın ihyası yerine İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı ... sicil müdürlüğünün 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden resen terkin etmekle işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiği bu nedenle davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiği, ihyası istenen şirketin 5174 sayılı Kanuna göre oda kaydının sicilden resen silindiği, davalı yanın sicilden silme gerekçesi ve ihyası istenen şirket hakkında derdest dava dosyası bulunduğu gözetildiğinde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, İnançbey Turizm İnşaat Nakliye Petrol Ürünleri Gıda Madencilik İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ihyasına, karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 22.03.2023 tarih ve 2023/1397 E., 2023/1748 K. sayılı kararıyla ihya kararının sınırlı verilmesi ve ihyasına karar verilen şirkete tasfiye memuru atanması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ihyası istenen şirket hakkında dava dosyası da bulunduğu, işbu açılan davanın davacısının terkin edilen şirketin ortağı veya yetkilisi olmayıp 3 üncü kişi konumunda ki çalışan tarafından açıldığı dikkate alındığında 6102 sayılı Kanunun geçici 7 nci maddesi onbeşinci fıkrası gereğince eldeki davanın 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinde düzenlenen ek tasfiye niteliğinde olduğu, bu hale göre açılan davanın kabulü ile Ankara 8. İş Mahkemesi'nin 2010/591 E. sayılı dosyasıyla sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına (ek tasfiyesine) ve şirketin son yetkilisi Cüneyt Erdem'in tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalının istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, İnançbey Turizm İnşaat Nakliye Petrol Ürünleri Gıda Madencilik İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin Ankara 8.
İş Mahkemesinin 2010/591 E. sayılı dosyası yönünden ek tasfiye mahiyetinde ihyasına, tasfiye memuru olarak şirketin son yetkilisi Cüneyt Erdem'in atanmasına, tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temyiz dilekçesinde özetle; Müdürlüklerince yapılan terkin işleminin usulüne uygun olduğunu, müdürlüklerinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, ihyası istenen şirket yetkilisine usulüne uygun tebligat yapıldığı, davanın yasal süre içerisinde açılmadığını, yargılama giderinin davanın açılmasında yasal hasım olmaları nedeniyle davalı üzerinde bırakılamayacağını, belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1059804600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz