Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1400 E. 2023/1724 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sınırlı ihya↗ re'sen terkin↗ yasal hasım↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ vekâlet ücreti↗ sicilden terkin↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ hak düşürücü süre↗ hukuki yarar↗ yargılama gideri↗ ek tasfiye↗ terkin↗ harç↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ cy/cy kaydı↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/380 E., 2022/592 K.
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından ... Grup...Ltd.Şti. aleyhine açılan davada, anılan şirketin ticaret sicilden re'sen terkin edildiğinin tespit edildiğini, davaya devam edilebilmesi için ihya kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek ... Grup...Ltd.Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum temsilcisi cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, terkin işleminin usulüne uygun olarak yapıldığını, yasal hasım konumunda olan Kurum aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurumun ihyası talep edilen şirketi oda kaydının silindiğinden bahisle re'sen ticaret sicilden terkin ettiği, ancak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesinde terkin sebeplerinin tadadi olarak düzenlediği, oda kaydının silinmesinin tadadi olarak belirtilen sebepler arasında yer almadığı, ayrıca terkin işlemlerinin yapıldığı sırada ihyası talep edilen şirketin devam eden bir davasının olduğu, dava 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış ise de terkin işleminin belirtilen sebeplerle hukuka aykırı olduğu anlaşıldığından hak düşürücü süreye ilişkin Kanun hükmünün somut olayda uygulama kabiliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Tasfiye Halinde ... Grup Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum temsilcisi istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davacının alacağı sebebiyle ihya istemekte hukuki yararı bulunmadığını, ihya talebine dayanak yapılan alacak davasıyla sınırlı olarak ihya kararı verilmesi ve tasfiye memuru atanması gerektiğini, terkin işlemini usulüne uygun olarak gerçekleştiren ve yasal hasım konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sair istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, ancak İlk Derece Mahkemesince ihyası talep edilen şirketin genel olarak ihyasına karar verilmesi gerekirken tasfiye halinde olacak şekilde sınırlı olarak ihya kararı verilmesinde isabet görülmediği, bunun yanında davalının yargılama harçlarından sorumlu tutulmamasının da doğru olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm kurulması suretiyle davanın kabulüne, ... Grup....Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı, davacının ihya istemekte hukuki yararının bulunup bulunmadığı ve ihya koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum temsilcisince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2073 E. 2023/2423 K.
Ortak:yasal hasım · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · sicilden terkin · ihya · tasfiye memuru · hak düşürücü süre · hukuki yarar · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davalı Kurum «temsilcisi» istinaf dilekçesinde özetle; davanın «hak düşürücü süre» içerisinde açılmadığını, davacının alacağı sebebiyle «ihya» istemekte «hukuki yararı» bulunmadığını, ihya talebine dayanak yapılan alacak davasıyla sınırlı olarak ihya kararı verilmesi ve «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, «terkin» işlemini usulüne uygun olarak gerçekleştiren ve «yasal hasım» konumunda bulunan müvekkili aleyhine «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurumun «ihyası» talep edilen şirketi oda «kaydının» silindiğinden bahisle re'sen ticaret «sicilden terkin» ettiği, ancak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesinde terkin sebeplerinin tadadi olarak düzenlediği, oda kaydının silinmesinin tadadi olarak belirtilen sebepler arasında yer almadığı, ayrıca terkin işlemlerinin yapıldığı sırada ihyası talep edilen şirketin devam eden bir davasının olduğu, dava 5 yıllık «hak düşürücü süre» geçtikten sonra açılmış ise de terkin işleminin belirtilen sebeplerle hukuka aykırı olduğu anlaşıldığından hak düşürücü süreye ilişkin Kanun hükmünün somut olayda …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davanın «hak düşürücü süre» içerisinde açılıp açılmadığı, davacının «ihya» istemekte «hukuki yararının» bulunup bulunmadığı ve ihya koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» talep edilen şirket hakkındaki «derdest» dava sebebiyle davacının ihya istemekte «hukuki yararının» bulunduğu, davalı Kurumun ihyası talep edilen şirketi oda «kaydının» silindiğinden bahisle resen «sicilden terkin» ettiği ancak belirtilen hususun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesinde tadadi olarak sayılan hallerden olmadığı bu nedenle terkin işleminin hukuka aykırı olduğu, bunun yanında terkin sürecinde aynı Yasa hükmünün dördüncü fıkrasının (a) bendine göre şirket yetkililerine «tebligat» yapılmadığı, terkin işleminin bu sebeple de hukuka aykırı olduğu, terkin işlemi belirtilen sebeplerle hukuka aykırı olduğundan somut olayda 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» uygulama kabiliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Kardelen Yılmazlar..
İstinaf Sebepleri Davalı Kurum «temsilcisi» istinaf dilekçesinde özetle; davanın «hak düşürücü süre» içerisinde açılmadığını, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince ek tasfiyeye karar verilip «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, «terkin» işlemini usulüne uygun olarak gerçekleştiren ve «yasal hasım» konumunda bulunan müvekkili aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sair istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ancak İlk Derece Mahkemesince «ihyası» talep edilen şirketin «derdest» dava ile sınırlı olmak üzere ihyasına ve «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiş ise de davalı Kurum tarafından yapılan «terkin» işlemi hukuka aykırı olduğundan verilecek ihya kararının niteliği gereği terkin işleminin iptaline ilişkin olacağı ve bu nedenle 6102 sayılı Kanun'un 547 nci madde …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:resen terkin · derdestlik · tebligat · vekalet ücreti
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» talep edilen şirket hakkındaki «derdest» dava sebebiyle davacının ihya istemekte «hukuki yararının» bulunduğu, davalı Kurumun ihyası talep edilen şirketi oda «kaydının» silindiğinden bahisle resen «sicilden terkin» ettiği ancak belirtilen hususun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesinde tadadi olarak sayılan hallerden olmadığı bu nedenle terkin işleminin hukuka aykırı olduğu, bunun yanında terkin sürecinde aynı Yasa hükmünün dördüncü fıkrasının (a) bendine göre şirket yetkililerine «tebligat» yapılmadığı, terkin işleminin bu sebeple de hukuka aykırı olduğu, terkin işlemi belirtilen sebeplerle hukuka aykırı olduğundan somut olayda 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» uygulama kabiliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Kardelen Yılmazlar..
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından......Ltd.Şti.'ne aleyhine açılan davada anılan şirketin ticaret sicilden «resen terkin» edildiğinin tespit edildiğini, davaya devam edilebilmesi için «ihya» kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek......Ltd.Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
Ltd.Şti'nin davaya dayanak «derdest» dava dosyasıyla sınırlı olmak üzere ihyasına ve «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı Kurum «temsilcisi» istinaf dilekçesinde özetle; davanın «hak düşürücü süre» içerisinde açılmadığını, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince ek tasfiyeye karar verilip «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, «terkin» işlemini usulüne uygun olarak gerçekleştiren ve «yasal hasım» konumunda bulunan müvekkili aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2976 E. 2023/3571 K.
Ortak:re'sen terkin · yasal hasım · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · ihya · tasfiye memuru · hak düşürücü süre · hukuki yarar · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davalı Kurum «temsilcisi» istinaf dilekçesinde özetle; davanın «hak düşürücü süre» içerisinde açılmadığını, davacının alacağı sebebiyle «ihya» istemekte «hukuki yararı» bulunmadığını, ihya talebine dayanak yapılan alacak davasıyla sınırlı olarak ihya kararı verilmesi ve «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, «terkin» işlemini usulüne uygun olarak gerçekleştiren ve «yasal hasım» konumunda bulunan müvekkili aleyhine «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davanın «hak düşürücü süre» içerisinde açılıp açılmadığı, davacının «ihya» istemekte «hukuki yararının» bulunup bulunmadığı ve ihya koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Taraflar arasındaki «şirket ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalı «temsilcisi» istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Müdürlüklerince yapılan «terkin» işleminin usulüne uygun olduğunu, müdürlüklerinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, «ihyası» istenen şirket yetkilisine «usulüne uygun tebligat» yapıldığını, davanın yasal süre içerisinde açılmadığını, «yargılama giderinin» davanın açılmasında «yasal hasım» olmaları nedeniyle davalı üzerinde bırakılamayacağını, ayrıca davanın kabulü halinde de «tasfiye memuru atanmasının» zorunlu olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı «temsilcisi» temyiz dilekçesinde özetle; davanın «hak düşürücü süre» içerisinde açılmadığını, davada davacı ... «hukuki yararı» bulunmadığını, «terkin» sürecinde yapılan «ihtar» ve işlemlerin usulüne uygun olduğunu, yalnızca dava konusu edilen dava dosyası için ek «tasfiye» gerekeceğinden «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, «yargılama giderlerinden sorumlu» olmadıklarını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Şti.'nin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi uyarınca 28.01.2014 tarihinde «ticaret sicilinden resen terkin» edildiğini, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 28.01.2014 tarih ve 8495 sayısında «ilan» edildiğini, bu işlemin usulüne uygun yapıldığını, «ihyası» istenen şirketin zorunlu olmasına rağmen faaliyet gösterdiği «son» adresini tescil ettirmediğini, şirketin terkininin ve buna ilişkin «tebligatların» hukuka uygun olduğunu, «zorunlu hasım» olmaları sebebiyle aleyhlerine «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» hükmedilmemesi gerektiğini savunarak davanın reddini, aksi halde ek «tasfiye» için «tasfiye memuru atanmasını» istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:5174 sayılı kanun · ticaret sicilinden resen terkin · zorunlu hasım · usulüne uygun tebligat · resen terkin · yargılama giderlerinden sorumluluk · ihya davası · rücuen tazminat
Benzer bu karardaŞti.'nin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi uyarınca 28.01.2014 tarihinde «ticaret sicilinden resen terkin» edildiğini, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 28.01.2014 tarih ve 8495 sayısında «ilan» edildiğini, bu işlemin usulüne uygun yapıldığını, «ihyası» istenen şirketin zorunlu olmasına rağmen faaliyet gösterdiği «son» adresini tescil ettirmediğini, şirketin terkininin ve buna ilişkin «tebligatların» hukuka uygun olduğunu, «zorunlu hasım» olmaları sebebiyle aleyhlerine «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» hükmedilmemesi gerektiğini savunarak davanın reddini, aksi halde ek «tasfiye» için «tasfiye memuru atanmasını» istemiştir.
Şti.'nin 23.01.2014 tarihinde «resen terkin» edildiğinin bildirildiğini, mahkemece taraflarına «ihya davası» açmak için süre verildiğini ileri sürerek Ankara Ticaret Sicil tarafından re'«sen terkin» edilen ...
Şti.'nin kayıtlı adresine gönderildiği, ancak taşınmış olduğundan tebliğ edilemediği, tebliğ edilemeyen «ihtarın» Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayınlandığı, ancak «ihyası» istenen şirket yetkilisine herhangi bir «tebligat» çıkarılmadığı, kanunda belirtilen şartlar yerine getirilmeksizin şirketin resen terkinine gidilmesi kanun hükmüne uymadığından usulsüz olarak yapılan «terkin» işleminin iptali gerektiği, Ticaret Sicil Müdürlüğünden getirtilen kayıtlar incelendiğinde şirketin terkin nedeninin "«5174 sayılı kanuna» göre odaca «kaydı» silinenler" olarak tanımlandığı, kanunda tadadi olarak sayılan «resen terkin» nedenleri arasında "oda kaydının silinmesi" «sebebinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne kayıtlı ...
İş Mahkemesinin 2018/290 E. sayılı dosyası ile açılan «rücuen tazminat» davasının yargılaması sırasında söz konusu dosyanın davalılarından ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1400 E. , 2023/1724 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/1846 Esas, 2022/1715 Karar
DAVA TARİHİ 06.06.2022
HÜKÜM
Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/380 E., 2022/592 K.
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından ... Grup...Ltd.Şti. aleyhine açılan davada, anılan şirketin ticaret sicilden re'sen terkin edildiğinin tespit edildiğini, davaya devam edilebilmesi için ihya kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek ... Grup...Ltd.Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum temsilcisi cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, terkin işleminin usulüne uygun olarak yapıldığını, yasal hasım konumunda olan Kurum aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurumun ihyası talep edilen şirketi oda kaydının silindiğinden bahisle re'sen ticaret sicilden terkin ettiği, ancak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesinde terkin sebeplerinin tadadi olarak düzenlediği, oda kaydının silinmesinin tadadi olarak belirtilen sebepler arasında yer almadığı, ayrıca terkin işlemlerinin yapıldığı sırada ihyası talep edilen şirketin devam eden bir davasının olduğu, dava 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış ise de terkin işleminin belirtilen sebeplerle hukuka aykırı olduğu anlaşıldığından hak düşürücü süreye ilişkin Kanun hükmünün somut olayda uygulama kabiliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Tasfiye Halinde ...
Grup Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum temsilcisi istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davacının alacağı sebebiyle ihya istemekte hukuki yararı bulunmadığını, ihya talebine dayanak yapılan alacak davasıyla sınırlı olarak ihya kararı verilmesi ve tasfiye memuru atanması gerektiğini, terkin işlemini usulüne uygun olarak gerçekleştiren ve yasal hasım konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sair istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, ancak İlk Derece Mahkemesince ihyası talep edilen şirketin genel olarak ihyasına karar verilmesi gerekirken tasfiye halinde olacak şekilde sınırlı olarak ihya kararı verilmesinde isabet görülmediği, bunun yanında davalının yargılama harçlarından sorumlu tutulmamasının da doğru olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm kurulması suretiyle davanın kabulüne, ... Grup....Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı, davacının ihya istemekte hukuki yararının bulunup bulunmadığı ve ihya koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum temsilcisince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/936244800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz