Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1046 E. 2023/4319 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gecikme tazminatı↗ 6361 sayılı kanun 9/2↗ finansal kiralama sözleşmesi↗ faktoring↗ finansal kiralama↗ istinaf başvurusunun reddi↗ başvurma harcı↗ sözleşmeden doğan dava↗ sözleşmenin feshi↗ vekâlet ücreti↗ ticari faiz↗ cy/cy şerhi↗ muacceliyet↗ fesih↗ temlik↗ vade↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ ihtar↗ kâr payı↗ yargılama gideri↗ ıslah↗ ihtarname↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2015/371 E., 2018/743 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında finansal kiralama sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme gereğince kira bedellerinin süresinde ödenmemesi üzerine davalıya ihtarname keşide edildiğini, ancak davalının borcun ödenmediğini, kira konusu malların da müvekkiline teslim edilmediğini ileri sürerek sözleşmeye konu malların iadesini, aynen iadenin mümkün olmaması halinde dava tarihindeki değerlerinin ticari faizi ile tahsiline, finansal kiralama sözleşmesinden doğan finansal kiralama alacağının ve gecikme tazminatlarının davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı süresinde cevap dilekçesi vermemiş, yargılama devam ederken davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile temlik eden davacı ile davalı arasında 28.11.2014 tarihli finansal kiralama sözleşmesi imzalandığı, temlik eden davacı tarafından çekilen 30.06.2015 tarihli ihtarnamede taksitlerin ödenmemesi nedeniyle muaccel hale gelen finansal kiralamadan kaynaklanan borçların 60 gün içinde ödenmesi, ödenmediği taktirde 5 gün içerisinde malların bankaya aynen iade edilmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin tebliğ şerhinin noter tarafından 17.06.2015 tarihinde yazıldığı, 60 günlük sürenin bitim tarihinin 17.08.2015 tarihi olduğu, eldeki davanın ise sözleşme fesih olmadan 22.06.2015'de açıldığı, bu durumda davacının ödenmeyen kira bedelleri ile malların iadesini isteyemeyeceği, dava tarihi itibariyle ödenmemiş kira bedelini kâr payı ile birlikte isteyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 21 inci maddesinin 12 nci bendinde kira bedelinin ödenmemesi halinin derhal fesih hali olarak düzenlendiğini, buna göre dava tarihinde sözleşmenin zaten feshedilmiş olduğunu, yine sözleşme hükmü uyarınca tüm alacağın fesih ile muaccel hale geldiğini, vadesi gelmeyen tüm kira bedellerinin ödenmesi gerektiğini, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu'nun (6361 sayılı Kanun) 33 üncü maddesinde malların iadesi ile birlikte vadesi gelmemiş kira bedellerinin de talep edilemeyeceği yönünde bir hüküm bulunmadığını, süresinden önce dava açıldığının kabul edilmesi halinde dahi yargılama sırasında da malların teslim edilmediğini, kira bedellerinin de ödenmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın tümü ile reddi gerektiğini, dava tarihi itibariyle davacının müvekkilinden ödenmemiş kira bedellerinin tahsili isteminde bulunamayacağını, Mahkemece dava değerinin, davacı tarafından dava dilekçesinde belirtilen değerin esas olarak alınmasının hatalı olduğunu, davacı vekilinin 22.03.2017 tarihli dilekçesinde dava değerini 599.435,00 TL olarak bildirdiğini, bu tutar üzerinden vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin hesaplanması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmaması, 6361 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinde öngörülen 60 günlük ödeme süresinin bitiminden önce dava açılmış olması nedeni ile sözleşmenin feshinin gerçekleşmediğinin kabulü ile ödenmeyen kira bedellerine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerektiği; Mahkemece davalı lehine reddedilen tutar üzerinden vekâlet ücreti takdir edilmiş ise de, dava değerinin yanılgılı değerlendirme ile ıslah edilen tutar olan 599.935,00 TL olarak değil dava dilekçesinde gösterilen miktar esas alındığından davalı vekilinin vekâlet ücretine ve yargılama giderlerine yönelik istinaf itirazlarının kabulü gerektiği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek yeninden esas hakkında karar verilmesine, davanın kısmen kabulüne, 32.285,74 TL kira bedelinin, 16.142,87 TL'sine 11.05.2015, bakiyesine 11.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %12,36 kâr payı ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, finansal kiralama sözleşmesi nedeni ile davalıya kiralanan araçların iadesi mümkün olmazsa bedellerinin tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6361 sayılı Kanun'un 22 nci, 23 üncü ve 30 uncu, 31 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11781 E. 2015/8359 K.
Ortak:faktoring
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «ciro» imzasının «sahteliğinin» diğer «cirantaların» imzalarının geçerliliğini etkilemeyeceği, davalı «faktoring» şirketi «iyiniyetli hamil» olup, çeki «kötü niyetle iktisap» ettiği veya iktisabında ağır kusurlu olduğunun kanıtlanamadığı, davalının çeki ciro yoluyla iktisabının 6361 sayılı Yasa’nın 9/2. maddesine uygun bulunduğu, dava dışı «keşideci» tarafından «yetkili hamil» olan davalıya ödenen «çek» bedelinin davacı tarafa verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:iyiniyetli hamil · kötü niyetli iktisap · sahtelik · yetkili hamil · ciranta · iyiniyet · ciro · hamil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «ciro» imzasının «sahteliğinin» diğer «cirantaların» imzalarının geçerliliğini etkilemeyeceği, davalı «faktoring» şirketi «iyiniyetli hamil» olup, çeki «kötü niyetle iktisap» ettiği veya iktisabında ağır kusurlu olduğunun kanıtlanamadığı, davalının çeki ciro yoluyla iktisabının 6361 sayılı Yasa’nın 9/2. maddesine uygun bulunduğu, dava dışı «keşideci» tarafından «yetkili hamil» olan davalıya ödenen «çek» bedelinin davacı tarafa verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4605 E. 2020/4901 K.
Ortak:faktoring · temlik
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «temlik» eden davacı ile davalı arasında 28.11.2014 tarihli «finansal kiralama sözleşmesi» imzalandığı, temlik eden davacı tarafından çekilen 30.06.2015 tarihli «ihtarnamede» taksitlerin ödenmemesi nedeniyle «muaccel» hale gelen finansal kiralamadan kaynaklanan borçların 60 gün içinde ödenmesi, ödenmediği taktirde 5 gün içerisinde malların bankaya aynen iade edilmesinin «ihtar» edildiği, ihtarnamenin tebliğ «şerhinin» noter tarafından 17.06.2015 tarihinde yazıldığı, 60 günlük sürenin bitim tarihinin 17.08.2015 tarihi olduğu, eldeki davanın ise sözleşme «fesih» olmadan 22.06.2015'de açıldığı, bu durumda davacının ödenmeyen kira bedelleri ile malların iadesini isteyemeyeceği, dava tarihi itibariyle ödenmemiş kira bedelini kâr «payı» ile birlikte isteyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava dışı kişi tarafından «faktoring» şirketine yapılan «ciro» «alacağın temliki» hükümlerine tabidir.
… ddesinin 3.fıkrası karşısında davacı tarafın dava dışı şirket ile aralarındaki ilişkiden kaynaklanan defileri davalı tarafa ileri süremeyeceği, ancak davalı tarafın «kambiyo senedini» iktisap ederden bile bile borçlu zararına hareket etmiş olması durumunun istisna olduğunu, davacı tarafın açıkça bu yönde bir iddiası olmadığı gibi dosyaya bu yönde bir delil sunulmadığı, davalı «faktoring» şirketinin kambiyo senetlerini 6361 sayılı Kanunun 9. maddesinin 2. fıkrasına uygun olarak «fatura» karşılığında iktisap ettiği, ayrıca davacı şirket tarafından iki adet «çek» hakkında 03.07.2012 tarihli belge verildiği, bu çekler faturalar bakımından «kabul beyanı» ile «taahhütte» bulunulduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu çeklere «ciro» yoluyla «hamil» olan davalı şirket, aralarındaki «faktoring» ilişkisine istinaden çekleri dava dışı Emir İthalat İhracat Ltd.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kabul beyanı · lehdar · alacağın temliki · kambiyo senedi · ciro · hamil · keşideci · fatura
Benzer bu kararda… ddesinin 3.fıkrası karşısında davacı tarafın dava dışı şirket ile aralarındaki ilişkiden kaynaklanan defileri davalı tarafa ileri süremeyeceği, ancak davalı tarafın «kambiyo senedini» iktisap ederden bile bile borçlu zararına hareket etmiş olması durumunun istisna olduğunu, davacı tarafın açıkça bu yönde bir iddiası olmadığı gibi dosyaya bu yönde bir delil sunulmadığı, davalı «faktoring» şirketinin kambiyo senetlerini 6361 sayılı Kanunun 9. maddesinin 2. fıkrasına uygun olarak «fatura» karşılığında iktisap ettiği, ayrıca davacı şirket tarafından iki adet «çek» hakkında 03.07.2012 tarihli belge verildiği, bu çekler faturalar bakımından «kabul beyanı» ile «taahhütte» bulunulduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu çeklere «ciro» yoluyla «hamil» olan davalı şirket, aralarındaki «faktoring» ilişkisine istinaden çekleri dava dışı Emir İthalat İhracat Ltd.
Dava dışı kişi tarafından «faktoring» şirketine yapılan «ciro» «alacağın temliki» hükümlerine tabidir.
Dava «keşideci» sıfatıyla imza atılan çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3817 E. 2023/5964 K.
Ortak:finansal kiralama sözleşmesi · finansal kiralama · sözleşmenin feshi · fesih · vade · ihtar · ihtarname · teslim
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «temlik» eden davacı ile davalı arasında 28.11.2014 tarihli «finansal kiralama sözleşmesi» imzalandığı, temlik eden davacı tarafından çekilen 30.06.2015 tarihli «ihtarnamede» taksitlerin ödenmemesi nedeniyle «muaccel» hale gelen finansal kiralamadan kaynaklanan borçların 60 gün içinde ödenmesi, ödenmediği taktirde 5 gün içerisinde malların bankaya aynen iade edilmesinin «ihtar» edildiği, ihtarnamenin tebliğ «şerhinin» noter tarafından 17.06.2015 tarihinde yazıldığı, 60 günlük sürenin bitim tarihinin 17.08.2015 tarihi olduğu, eldeki davanın ise sözleşme «fesih» olmadan 22.06.2015'de açıldığı, bu durumda davacının ödenmeyen kira bedelleri ile malların iadesini isteyemeyeceği, dava tarihi itibariyle ödenmemiş kira bedelini kâr «payı» ile birlikte isteyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında «finansal kiralama sözleşmesi» akdedildiğini, sözleşme gereğince kira bedellerinin süresinde ödenmemesi üzerine davalıya «ihtarname» keşide edildiğini, ancak davalının borcun ödenmediğini, kira konusu malların da müvekkiline «teslim» edilmediğini ileri sürerek sözleşmeye konu malların iadesini, aynen iadenin mümkün olmaması halinde dava tarihindeki değerlerinin «ticari faizi» ile tahsiline, finansal kiralama «sözleşmesinden doğan» finansal kiralama alacağının ve «gecikme tazminatlarının» davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 21 inci maddesinin 12 nci bendinde kira bedelinin ödenmemesi halinin derhal «fesih» hali olarak düzenlendiğini, buna göre dava tarihinde sözleşmenin zaten feshedilmiş olduğunu, yine sözleşme hükmü uyarınca tüm alacağın fesih ile «muaccel» hale geldiğini, «vadesi» gelmeyen tüm kira bedellerinin ödenmesi gerektiğini, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu'nun (6361 sayılı Kanun) 33 üncü maddesinde malların iadesi ile birlikte vadesi gelmemiş kira bedellerinin de talep edilemeyeceği yönünde bir hüküm bulunmadığını, süresinden önce dava açıldığının kabul edilmesi halinde dahi yargılama sırasında da malların «teslim» edilmediğini, kira bedellerinin de ödenmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil ile davalı şirket arasında 15.04.2014 tarihli «finansal kiralama sözleşmesi» akdedildiğini, sözleşme hükümlerine aykırı davranıldığından davalı kiracı şirkete noterden «ihtarname» keşide edilerek 60 günlük yasal süre içinde kira borcunun ödenmesini, aksi takdirde sözleşmenin «fesih» edileceği ve fesih süresi sonundan itibaren 3 gün içerisinde sözleşme konusu malları «teslimi» gerektiğinin bildirildiğini, ihtarnamelerin usule uygun tebliğ edildiğini, davalının borcunu ödemediği gibi edimlerini de yerine getirmediğini, 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu (6361 sayılı Kanun) ve sözleşme gereğince mülkiyeti müvekkili şirkete ait finansal kiralama konusu malların iadesi gerektiğini ileri sürerek finansal kiralama konusu malların aynen iadesine, mahkeme «masraf» ve ücreti vekâletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «ihtarda» belirtilen miktarın tarafların alacak borç ilişkisine uygun olmadığını, «ihtarnamede» belirtilen borcun 60 gün içerisinde ödendiğini, malın iadesine karar verilmesi halinde müvekkili şirket tarafından iade edilen malın satış bedelinin, «vadesi» gelmemiş «finansal kiralama» bedelleri ile varsa kiralayanın bunu aşan zararı toplamından yüksek olması durumunda aradaki farkın davacı kiralayan tarafından müvekkil şirkete ödenmesine karar v …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «finansal kiralama sözleşmesine» konu malların davacı şirkete aynen iadesi istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, «sözleşmenin feshi» ve malın iadesi şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödeme planı · tebliğ tarihi · dosya masrafı · temerrüt · kesin hüküm
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «ihtarnamenin» usulüne uygun olmadığını, ihtarnamesindeki tutarlar ile noter sözleşmesindeki tutarların örtüşmediğini, «ödeme planı» ile uyuşmayan ihtarnamenin davalı bakımından «temerrüt» sonuçlarını doğurmadığını, ihtarnamenin «tebliğ tarihinin» 27.08.2016 olduğunu bahsi geçen iki ödemenin ise 24.08.2016 ve 28.09.2016 tarihinde yapıldığını, 60 günlük süre içerisinde ödendiğini savunarak davanın reddini ist …
Temyiz Sebepleri Davalı vekili ek karara karşı temyiz dilekçesinde özetle; mahkemenin ek ve esas kararının ayrı ayrı bozulması gerektiğini, mahkeme kararının «kesin» olmadığını, davanın kabul edilen yönüyle temyiz sınırının altında kalmadığını, davacı tarafından gönderilen «ihtarnamenin» usulüne uygun olmadığını, borç tutarının «ödeme planı» ile uyuşmadığını, «ihtarın» fazla miktar içerdiğini, 6361 sayılı Kanun'un 31 inci ve 33 üncü maddelerinin uygulanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil ile davalı şirket arasında 15.04.2014 tarihli «finansal kiralama sözleşmesi» akdedildiğini, sözleşme hükümlerine aykırı davranıldığından davalı kiracı şirkete noterden «ihtarname» keşide edilerek 60 günlük yasal süre içinde kira borcunun ödenmesini, aksi takdirde sözleşmenin «fesih» edileceği ve fesih süresi sonundan itibaren 3 gün içerisinde sözleşme konusu malları «teslimi» gerektiğinin bildirildiğini, ihtarnamelerin usule uygun tebliğ edildiğini, davalının borcunu ödemediği gibi edimlerini de yerine getirmediğini, 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu (6361 sayılı Kanun) ve sözleşme gereğince mülkiyeti müvekkili şirkete ait finansal kiralama konusu malların iadesi gerektiğini ileri sürerek finansal kiralama konusu malların aynen iadesine, mahkeme «masraf» ve ücreti vekâletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 09.05.2022 tarihli ek kararı ile ilamın «kesin» olduğu gözetilerek 6100 sayılı Kanun'un 366 ncı maddesinin birinci fıkrasının yollaması ile aynı kanunun 346 ncı maddesi gereğince davalı vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3657 E. 2021/1693 K.
Ortak:faktoring · temlik · teslim
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında «finansal kiralama sözleşmesi» akdedildiğini, sözleşme gereğince kira bedellerinin süresinde ödenmemesi üzerine davalıya «ihtarname» keşide edildiğini, ancak davalının borcun ödenmediğini, kira konusu malların da müvekkiline «teslim» edilmediğini ileri sürerek sözleşmeye konu malların iadesini, aynen iadenin mümkün olmaması halinde dava tarihindeki değerlerinin «ticari faizi» ile tahsiline, finansal kiralama «sözleşmesinden doğan» finansal kiralama alacağının ve «gecikme tazminatlarının» davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «temlik» eden davacı ile davalı arasında 28.11.2014 tarihli «finansal kiralama sözleşmesi» imzalandığı, temlik eden davacı tarafından çekilen 30.06.2015 tarihli «ihtarnamede» taksitlerin ödenmemesi nedeniyle «muaccel» hale gelen finansal kiralamadan kaynaklanan borçların 60 gün içinde ödenmesi, ödenmediği taktirde 5 gün içerisinde malların bankaya aynen iade edilmesinin «ihtar» edildiği, ihtarnamenin tebliğ «şerhinin» noter tarafından 17.06.2015 tarihinde yazıldığı, 60 günlük sürenin bitim tarihinin 17.08.2015 tarihi olduğu, eldeki davanın ise sözleşme «fesih» olmadan 22.06.2015'de açıldığı, bu durumda davacının ödenmeyen kira bedelleri ile malların iadesini isteyemeyeceği, dava tarihi itibariyle ödenmemiş kira bedelini kâr «payı» ile birlikte isteyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 21 inci maddesinin 12 nci bendinde kira bedelinin ödenmemesi halinin derhal «fesih» hali olarak düzenlendiğini, buna göre dava tarihinde sözleşmenin zaten feshedilmiş olduğunu, yine sözleşme hükmü uyarınca tüm alacağın fesih ile «muaccel» hale geldiğini, «vadesi» gelmeyen tüm kira bedellerinin ödenmesi gerektiğini, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu'nun (6361 sayılı Kanun) 33 üncü maddesinde malların iadesi ile birlikte vadesi gelmemiş kira bedellerinin de talep edilemeyeceği yönünde bir hüküm bulunmadığını, süresinden önce dava açıldığının kabul edilmesi halinde dahi yargılama sırasında da malların «teslim» edilmediğini, kira bedellerinin de ödenmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu karardaFaktoring işlemi içinde kalan üçlü ilişkide «keşideci» «lehtara» karşı ileri sürebileceği «def»’ileri «alacağın temliki» hükümlerine göre çeki iktisap eden «faktoring» şirketine karşı da ileri sürebilir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama, dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, «faktoring» işleminin tarafları olan müşteri (firma), faktoring şirketi (faktor) ve borçlu arasındaki ilişkiler açısından 6361 sayılı Kanun'un 9/2 ve buna bağlı olarak 6098 sayılı TBK'nın 188/1. maddeleri hükmünün uygulanması gerektiği, dava konusu çekte yazılı alacağın mal satışından kaynaklandığı ve bunun «fatura» ile tevsik edilmiş olduğu, çekin bir ödeme vasıtası olduğu ve kural olarak mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verildiği, aksini iddia eden davacının iddiasını yaz …
Mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyulmuş, «faktoring» şirketinin faktoring işlemine dayalı alacağının faturaya dayalı olduğunu 6361 sayılı Kanun'un 9/2 maddesindeki koşulların gerçekleştiğini belirterek ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hatır çeki · çekin bedelsizliği · borçlu olunmadığının tespiti · alacağın temliki · lehtar · bedelsizlik · def'i · keşideci
Benzer bu karardaFaktoring işlemi içinde kalan üçlü ilişkide «keşideci» «lehtara» karşı ileri sürebileceği «def»’ileri «alacağın temliki» hükümlerine göre çeki iktisap eden «faktoring» şirketine karşı da ileri sürebilir.
Şti. tarafından «teslim» edilmediğini, böyle bir ticari ilişki bulunmadığını çekin «hatır çeki» olarak verildiğini, bu nedenle «çekin bedelsiz» olduğunu ileri sürmüştür.
Ancak, davacının öncelikle, aralarında hukuki ilişki bulunan dava dışı 3. kişiye verilen çekin gerçek bir mal ve hizmet karşılığı verilmediğini, çekin «hatır çeki» olduğunu, «çekin bedelsiz» olduğunu ispatlaması gerekir.
Dava çekten dolayı «borçlu olunmadığının tespiti» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1046 E. , 2023/4319 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI 2018/3032 Esas, 2021/1742 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2015/371 E., 2018/743 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında finansal kiralama sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme gereğince kira bedellerinin süresinde ödenmemesi üzerine davalıya ihtarname keşide edildiğini, ancak davalının borcun ödenmediğini, kira konusu malların da müvekkiline teslim edilmediğini ileri sürerek sözleşmeye konu malların iadesini, aynen iadenin mümkün olmaması halinde dava tarihindeki değerlerinin ticari faizi ile tahsiline, finansal kiralama sözleşmesinden doğan finansal kiralama alacağının ve gecikme tazminatlarının davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı süresinde cevap dilekçesi vermemiş, yargılama devam ederken davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile temlik eden davacı ile davalı arasında 28.11.2014 tarihli finansal kiralama sözleşmesi imzalandığı, temlik eden davacı tarafından çekilen 30.06.2015 tarihli ihtarnamede taksitlerin ödenmemesi nedeniyle muaccel hale gelen finansal kiralamadan kaynaklanan borçların 60 gün içinde ödenmesi, ödenmediği taktirde 5 gün içerisinde malların bankaya aynen iade edilmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin tebliğ şerhinin noter tarafından 17.06.2015 tarihinde yazıldığı, 60 günlük sürenin bitim tarihinin 17.08.2015 tarihi olduğu, eldeki davanın ise sözleşme fesih olmadan 22.06.2015'de açıldığı, bu durumda davacının ödenmeyen kira bedelleri ile malların iadesini isteyemeyeceği, dava tarihi itibariyle ödenmemiş kira bedelini kâr payı ile birlikte isteyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 21 inci maddesinin 12 nci bendinde kira bedelinin ödenmemesi halinin derhal fesih hali olarak düzenlendiğini, buna göre dava tarihinde sözleşmenin zaten feshedilmiş olduğunu, yine sözleşme hükmü uyarınca tüm alacağın fesih ile muaccel hale geldiğini, vadesi gelmeyen tüm kira bedellerinin ödenmesi gerektiğini, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu'nun (6361 sayılı Kanun) 33 üncü maddesinde malların iadesi ile birlikte vadesi gelmemiş kira bedellerinin de talep edilemeyeceği yönünde bir hüküm bulunmadığını, süresinden önce dava açıldığının kabul edilmesi halinde dahi yargılama sırasında da malların teslim edilmediğini, kira bedellerinin de ödenmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın tümü ile reddi gerektiğini, dava tarihi itibariyle davacının müvekkilinden ödenmemiş kira bedellerinin tahsili isteminde bulunamayacağını, Mahkemece dava değerinin, davacı tarafından dava dilekçesinde belirtilen değerin esas olarak alınmasının hatalı olduğunu, davacı vekilinin 22.03.2017 tarihli dilekçesinde dava değerini 599.435,00 TL olarak bildirdiğini, bu tutar üzerinden vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin hesaplanması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmaması, 6361 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinde öngörülen 60 günlük ödeme süresinin bitiminden önce dava açılmış olması nedeni ile sözleşmenin feshinin gerçekleşmediğinin kabulü ile ödenmeyen kira bedellerine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerektiği; Mahkemece davalı lehine reddedilen tutar üzerinden vekâlet ücreti takdir edilmiş ise de, dava değerinin yanılgılı değerlendirme ile ıslah edilen tutar olan 599.935,00 TL olarak değil dava dilekçesinde gösterilen miktar esas alındığından davalı vekilinin vekâlet ücretine ve yargılama giderlerine yönelik istinaf itirazlarının kabulü gerektiği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek yeninden esas hakkında karar verilmesine, davanın kısmen kabulüne, 32.285,74 TL kira bedelinin, 16.142,87 TL'sine 11.05.2015, bakiyesine 11.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %12,36 kâr payı ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, finansal kiralama sözleşmesi nedeni ile davalıya kiralanan araçların iadesi mümkün olmazsa bedellerinin tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6361 sayılı Kanun'un 22 nci, 23 üncü ve 30 uncu, 31 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı (temlik alan) Birleşen Varlık Yönetim A.Ş. harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davacı ...Ş.'ye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933692700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz