YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/105 E. 2023/3624 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haklı sebep↗ istinaf incelemesi↗ esastan ret↗ yetkisizlik kararı↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/331 E., 2019/560 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2017/76311 sayılı "EFE TUR+Şekil" ibareli başvurusunun davalılardan EFE CAM firmasına ait 2008/45395 sayılı "efe glassware", 2006/45793 sayılı "efe glass" ve 2002/19829 sayılı "efe ec" ibareli markalarına ve EFE MAKİNA firmasına ait 2001/22866 sayılı "efe" ibareli markasına dayalı itirazları sonucunda, YİDK sayılı kararı ile 07, 11, 21, 37, 40 ve 42 nci sınıflarda kısmi olarak reddedildiğini, oysa "efe tur" markasının müvekkili tarafından uzun yıllardır kullanıldığını ve 1998 yılından bu yana tescilli olduğunu, markanın aynı zamanda WİPO aracılığıyla da yurt dışı tescillerinin bulunduğunu, "Efe’ce" adında aylık bir dergi yayınladıklarını, "efetur.com.tr" web sitelerinin oldukça fazla ziyaret edildiğini, markalarının kullanım yoluyla elde ettiği bilinirlik göz önüne alındığında ayırt edici bir niteliğe sahip olduğunu, bir bütün olarak nazara alındığında markalar arasında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, davalı Türkpatent YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve kanuna uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı Efe Cam San. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacı markasının tescil olunması halinde kendi markalarının bir serisi olarak algılanacağını, davacı markasındaki "tur" ibaresinin faaliyet alanını tanımlayan bir ibare olması nedeniyle marka olarak değerinin bulunmadığını, davacı markaları ile kendi markalarında esas ve baskın unsurun "efe" ibaresi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Diğer davalı Efe Mak. San. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkilinin tescilli "efe" ibareli markalarını uzun yıllardır kullandığını, piyasada maruf hale getirdiğini, davacı markasının tescilinin yasaya aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2017/76311 sayılı "efe tur" markası ile davalılardan EFE CAM firmasına ait 2008/45395 sayılı "efe glassware", 2006/45793 sayılı "efe glass" ve 2002/19829 sayılı "efe ec" ibareli markaları arasında, reddedilen 11, 21, 40 ıncı sınıf emtialar bakımından davalılardan EFE MAKİNA firmasına ait 2001/22866 sayılı "efe" markası ile de reddedilen 7, 37, 42 nci sınıf emtialar bakımından emtia benzerliğinin gerçekleştiği, taraf markaları arasında ibareler yönünden de benzerliğin bulunduğu, bu benzerliğin ilgili tüketici kitlesi nezdinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibasa neden olduğu, davacının başvuru markasının mal/hizmet kapsamının genişletilmiş olması nedeniyle müktesep haktan faydalanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemeler tarafından verilen tüm kararların gerekçeli olmasının gerektiğini, Mahkeme kararının 3 üncü sayfasındaki gerekçenin yarım kaldığını ve "Emtiaların Benzerliği" başlığı altında yapılan değerlendirmelerden nasıl bir sonuca ve hangi gerekçelerle varıldığının anlaşılamadığını, tarafların markalarının arasında benzerlik olmadığını, karıştırma ihtimalinin bulunmadığını, emtiaların da aynı veya benzer olmadığını, "Efe Tur" markasının uzun yıllardan bu yana müvekkili tarafından kullanıldığını, 1998 yılından beri Türk Patent Enstitüsü nezdinde ve 2014 yılında ise Dünya Fikrî Mülkiyet Örgütü (WIPO) nezdinde uluslararası olarak tescil edildiğini, halk nezdinde tanınmış bir marka olduğunu, dolayısıyla müvekkil şirketin "EFE TUR" markasını kullanmasının haklı sebeplerinin bulunduğunu ve davanın bu bakımdan da kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek Mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2250 E. 2021/861 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kasko sigortası · maddi tazminat · sigorta poliçesi · yasal faiz
Benzer bu karardaŞti’nin de sorumlu oldukları, Efe Tur Ltd.Şti.’nin ise kazaya karışan araç üzerinde ambleminin olması dışında bir bağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın Efe Tur Ltd.Şti. yönünden reddine, «maddi tazminata» ilişkin talebin kabulü ile 21.015,94 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile taşıma, zorunlu ve «kasko sigorta poliçeleri» ile sınırlı olmak üzere davalı ...Ş., Denizli Turizm Ltd.
Şti. ve ...’den, manevi tazminata ilişkin talebin kısmen kabulü ile davacı ... için takdiren 45.000,00 TL, davacı ... için takdiren 40.000,00 TL, davacı ... için takdiren 47.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5302 E. 2024/1785 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… iğin bulunduğu, bu benzerliğin ilgili tüketici kitlesi nezdinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «iltibasa» neden olduğu, davacının başvuru markasının mal/hizmet kapsamının genişletilmiş olması nedeniyle müktesep haktan faydalanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine kara …
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; vekâlet ücretinin hatalı hesaplandığını, bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu, taraf markaları arasında «iltibas» riskinin olduğunu, davalı markasının hükümsüzlük koşullarının oluştuğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Değerlendirme 1.Dava, aynı ve benzerlik ile tanınmış marka hukuki sebeplerine dayalı markanın hükümsüzlüğü talebine ilişkin olup ilk derece mahkemesince taraf markaları arasında benzerlik bulunsa da tescil olundukları mal ve hizmet sınıflarının farklı olduğu, dolayısıyla «iltibas» riskinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kaldırma ve yeniden hüküm · ortalama tüketici · iflas · kötüniyet · taşıyan · dava sebebi
Benzer bu kararda… us" ve 2012/71265 başvuru numaralı "efe'ce" markalarının tüketiciye bırakacağı genel intibaın farklı olacağı ve markaların benzemediği, faaliyet alanları bakımından «ortalama tüketicilerin» markayı/markaları «taşıyan» mal /hizmetlerin aynı işletmeden veya ekonomik veya ticari olarak bağlantılı işletmelerden geldiği yanılgısına düşmesi, biri yerine diğerini alması riskinin bulunm …
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının önceki tescilli markalarının farklı sınıflarda olduğunu, davacı aleyhinde başlatılan icra takipleri nedeni ile «kötüniyetli» olarak bu davayı açtığını, marka üzerinde öncelik hakkının müvekkilinde olduğunu, davacının adaletsiz dava açtığını, davanın tamamen haksız bir kazanç amacı güttüğünü, yapılan iddiaların asılsız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı temyiz dilekçesinde özetle; davacının «iflas» işlemleri nedeni ile piyasada bulunmadığını, işbu davayı da haksız kazanç sağlamak içim açtığını, haksız davanın reddine dair ilk derece mahkemesi kararının doğru olduğunu, markasının 7 yıldır tescil ile korunduğunu, davacı markasının tanınmış olmadığını, yargılamanın usul ve kanuna uygun yapılmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/239 E. 2022/4016 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:açık muvafakat · gerekçenin düzeltilmesi · mazeret · ön inceleme duruşması · şikayet · sicilden terkin · muvafakat · marka hakkına tecavüz
Benzer bu karardaÖn inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez.” hükmünü haiz olup bu hüküm uyarınca taraflardan birinin «mazeretsiz» olarak gelmemesi durumunda, gelen tarafın «muvafakati» aranmaksızın iddia ve savunmasını genişletebileceği, 28.03.2017 tarihinde yapılan ön «inceleme duruşmasında» davalı tarafın mazeretsiz olarak gelmemesi üzerine davacının markaya yönelik tecavüzün tespiti ve meni talebiyle uyuşmazlığın tespit edilmesine rağmen Bölge Adliye Mahkemesince, «marka hakkına tecavüzle» ilgili talepler bakımından talebin aşılarak karar verildiği gerekçesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Ön «inceleme duruşmasına» taraflardan biri «mazeretsiz» olarak gelmezse, gelen taraf onun «muvafakati» aranmaksızın iddia veya savunmasını genişletebilir yahut değiştirebilir.
Dava, «marka hakkına tecavüzün» tespiti, men ile davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne ve «sicilden terkini» istemlerine ilişkindir.
… derece mahkemesince talebin aşılarak karar verildiği gerekçesiyle markaya tecavüz yönündeki kararın kaldırıldığı, hükümsüzlük bakımından ise ilk derece mahkemesinin «gerekçesi düzeltilerek» davalının davacı tarafın Savcılık «şikayetinden» sonra, şekil unsurunu da benzetmek suretiyle tescil için marka başvurusunda bulunmakta kötü niyetli olduğu gerekçesiyle mahkeme kararının kaldırılmasına ve 556 say …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5276 E. 2013/20319 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:direnme kararı
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamı sonrasında verilen «direnme» kararının Hukuk Genel Kurulunca bozulmasına karar verilmesi üzerine, bozma ilamına uyularak; davanın kabulüne, TPE YİDK.nın dava konusu kararının iptaline, davalı adına tescil olunan “EFE RAKI TÜRK RAKISININ HASI” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/105 E. , 2023/3624 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/328 Esas, 2021/1391 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/331 E., 2019/560 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2017/76311 sayılı "EFE TUR+Şekil" ibareli başvurusunun davalılardan EFE CAM firmasına ait 2008/45395 sayılı "efe glassware", 2006/45793 sayılı "efe glass" ve 2002/19829 sayılı "efe ec" ibareli markalarına ve EFE MAKİNA firmasına ait 2001/22866 sayılı "efe" ibareli markasına dayalı itirazları sonucunda, YİDK sayılı kararı ile 07, 11, 21, 37, 40 ve 42 nci sınıflarda kısmi olarak reddedildiğini, oysa "efe tur" markasının müvekkili tarafından uzun yıllardır kullanıldığını ve 1998 yılından bu yana tescilli olduğunu, markanın aynı zamanda WİPO aracılığıyla da yurt dışı tescillerinin bulunduğunu, "Efe’ce" adında aylık bir dergi yayınladıklarını, "efetur.com.tr" web sitelerinin oldukça fazla ziyaret edildiğini, markalarının kullanım yoluyla elde ettiği bilinirlik göz önüne alındığında ayırt edici bir niteliğe sahip olduğunu, bir bütün olarak nazara alındığında markalar arasında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, davalı Türkpatent YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve kanuna uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı Efe Cam San. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacı markasının tescil olunması halinde kendi markalarının bir serisi olarak algılanacağını, davacı markasındaki "tur" ibaresinin faaliyet alanını tanımlayan bir ibare olması nedeniyle marka olarak değerinin bulunmadığını, davacı markaları ile kendi markalarında esas ve baskın unsurun "efe" ibaresi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Diğer davalı Efe Mak. San. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkilinin tescilli "efe" ibareli markalarını uzun yıllardır kullandığını, piyasada maruf hale getirdiğini, davacı markasının tescilinin yasaya aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2017/76311 sayılı "efe tur" markası ile davalılardan EFE CAM firmasına ait 2008/45395 sayılı "efe glassware", 2006/45793 sayılı "efe glass" ve 2002/19829 sayılı "efe ec" ibareli markaları arasında, reddedilen 11, 21, 40 ıncı sınıf emtialar bakımından davalılardan EFE MAKİNA firmasına ait 2001/22866 sayılı "efe" markası ile de reddedilen 7, 37, 42 nci sınıf emtialar bakımından emtia benzerliğinin gerçekleştiği, taraf markaları arasında ibareler yönünden de benzerliğin bulunduğu, bu benzerliğin ilgili tüketici kitlesi nezdinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibasa neden olduğu, davacının başvuru markasının mal/hizmet kapsamının genişletilmiş olması nedeniyle müktesep haktan faydalanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemeler tarafından verilen tüm kararların gerekçeli olmasının gerektiğini, Mahkeme kararının 3 üncü sayfasındaki gerekçenin yarım kaldığını ve "Emtiaların Benzerliği" başlığı altında yapılan değerlendirmelerden nasıl bir sonuca ve hangi gerekçelerle varıldığının anlaşılamadığını, tarafların markalarının arasında benzerlik olmadığını, karıştırma ihtimalinin bulunmadığını, emtiaların da aynı veya benzer olmadığını, "Efe Tur" markasının uzun yıllardan bu yana müvekkili tarafından kullanıldığını, 1998 yılından beri Türk Patent Enstitüsü nezdinde ve 2014 yılında ise Dünya Fikrî Mülkiyet Örgütü (WIPO) nezdinde uluslararası olarak tescil edildiğini, halk nezdinde tanınmış bir marka olduğunu, dolayısıyla müvekkil şirketin "EFE TUR" markasını kullanmasının haklı sebeplerinin bulunduğunu ve davanın bu bakımdan da kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek Mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933557900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz