Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5302 E. 2024/1785 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vekâlet ücreti↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ ortalama tüketici↗ iflas↗ kötüniyet↗ taşıyan↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ dava sebebi↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2018/501 E., 2021/158 K.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket tarafından, 24.08.2017 başvuru tarihli ve “efe tur + şekil” ibareli, 2017/76311 başvuru numaralı marka tescil başvurusu yapıldığını ancak Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) tarafından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 5 inci maddesinin birici fıkrasının (ç) bendi uyarınca, 12 / 35 / 36 / 39 / 41 / 43 sınıflara ilişkin olarak kısmi red kararı verildiğini, Kurum kararının iptali için dava açıldığını, müvekkilinin önceye dayalı kullanımı olduğunu, tescilli markaları bulunduğunu, tanınmış marka olduğunu ileri sürerek davalı tarafın 21.10.2015 tarihli, 2015/85372 başvuru numaralı “EFE TUR” markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının önceki tescilli markalarının farklı sınıflarda olduğunu, davacı aleyhinde başlatılan icra takipleri nedeni ile kötüniyetli olarak bu davayı açtığını, marka üzerinde öncelik hakkının müvekkilinde olduğunu, davacının adaletsiz dava açtığını, davanın tamamen haksız bir kazanç amacı güttüğünü, yapılan iddiaların asılsız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 98/017108 başvuru numaralı "efe tur" markası ile davalının 2015/85372 başvuru numaralı "efe tur" markasının işitsel, okunuş ve yazılış bakımından aynı olduğu ancak emtialarının farklı olması nedeniyle ortalama zekâ sahibi tüketiciler nezdinde bu markalar arasında bağlantı olduğunu düşünme ve karıştırma ihtimali bulunmadığı, davalının 2015/85372 başvuru numaralı "efe tur" markası ile davacının 2009/64107 başvuru numaralı "efe yolda", 2010/13951 başvuru numaralı "efe+plus" ve 2012/71265 başvuru numaralı "efe'ce" markalarının tüketiciye bırakacağı genel intibaın farklı olacağı ve markaların benzemediği, faaliyet alanları bakımından ortalama tüketicilerin markayı/markaları taşıyan mal /hizmetlerin aynı işletmeden veya ekonomik veya ticari olarak bağlantılı işletmelerden geldiği yanılgısına düşmesi, biri yerine diğerini alması riskinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; vekâlet ücretinin hatalı hesaplandığını, bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu, taraf markaları arasında iltibas riskinin olduğunu, davalı markasının hükümsüzlük koşullarının oluştuğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 1998 yılında tescil edilen "efe tur + şekil" markasının davacı tarafından yoğun bir şekilde kullanılarak davalının da ticari ve mesleki faaliyetlerini yürüttüğü bölgede tanındığı, ülke çapında tanınmışlık kararı alınmasa da davalı tarafından markanın davacıya ait olduğunun bilinebilecek düzeyde tanınmış marka olduğu, tanınmış markanın koruma alanının sadece tescil edildiği sınıf olmayıp diğer sınıflarda da marka sahibine koruma hakkı sağladığı gerekçesi ile istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temyiz dilekçesinde özetle; davacının iflas işlemleri nedeni ile piyasada bulunmadığını, işbu davayı da haksız kazanç sağlamak içim açtığını, haksız davanın reddine dair ilk derece mahkemesi kararının doğru olduğunu, markasının 7 yıldır tescil ile korunduğunu, davacı markasının tanınmış olmadığını, yargılamanın usul ve kanuna uygun yapılmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraf markalarının aynı ya da benzer olup olmadıkları, benzer olmaları durumunda tescilli oldukları mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olup olmadıkları ile davacı markasının tanınmış olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre markanın hükümsüzlüğünün gerek gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6769 sayılı Kanun 5, 6, 19, 25 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Dava, aynı ve benzerlik ile tanınmış marka hukuki sebeplerine dayalı markanın hükümsüzlüğü talebine ilişkin olup ilk derece mahkemesince taraf markaları arasında benzerlik bulunsa da tescil olundukları mal ve hizmet sınıflarının farklı olduğu, dolayısıyla iltibas riskinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Bölge adliye mahkemesince ise, davacı markasının tanınmış marka olduğu ve tescilli olduğu sınıflar dışında farklı mal ve hizmet sınıflarında da davalı tesciline engel olacağı gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin 5 inci fıkrasında, tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedileceği belirtilmiştir. Marka tescilinde nispi red nedeni olarak sayılan bu durum aynı zamanda 6769 sayılı Kanun 25 inci maddesinde de hükümsüzlük sebebi olarak düzenlenmiştir. Somut olayda, davacı tanınmış marka olduğu iddiasına dayanmış ve Bölge Adliye Mahkemesince de taraf markalarının benzer, davacı markasının tanınmış marka olduğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmiş ise de tanınmış markanın tescilli olduğu mal ve hizmet sınıfları dışında farklı sınıflarda da tescil engeli ve hükümsüzlük sebebi sayılabilmesi için 6769 sayılı Kanun 6 ıncı maddesi 5 inci fıkrasında belirtilen şartların somut olayda bulunmasının onanması söz konusudur. Maddede belirtilen şartların somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin ise toplanacak deliller ve alınacak bilirkişi raporu ile tespiti gereklidir. Hal böyle olmasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesince tanınmış markanın tescil engeli ya da hükümsüzlük sebebi oluşturduğu somut olarak tespit edilmeksizin karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/105 E. 2023/3624 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; vekâlet ücretinin hatalı hesaplandığını, bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu, taraf markaları arasında «iltibas» riskinin olduğunu, davalı markasının hükümsüzlük koşullarının oluştuğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Değerlendirme 1.Dava, aynı ve benzerlik ile tanınmış marka hukuki sebeplerine dayalı markanın hükümsüzlüğü talebine ilişkin olup ilk derece mahkemesince taraf markaları arasında benzerlik bulunsa da tescil olundukları mal ve hizmet sınıflarının farklı olduğu, dolayısıyla «iltibas» riskinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… iğin bulunduğu, bu benzerliğin ilgili tüketici kitlesi nezdinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «iltibasa» neden olduğu, davacının başvuru markasının mal/hizmet kapsamının genişletilmiş olması nedeniyle müktesep haktan faydalanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine kara …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haklı sebep · istinaf incelemesi · yetkisizlik kararı
Benzer bu kararda… tü (WIPO) nezdinde uluslararası olarak tescil edildiğini, halk nezdinde tanınmış bir marka olduğunu, dolayısıyla müvekkil şirketin "EFE TUR" markasını kullanmasının «haklı sebeplerinin» bulunduğunu ve davanın bu bakımdan da kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek Mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Şti. vekili cevap dilekçesinde; davanın «yetkisiz» mahkemede açıldığını, müvekkilinin tescilli "efe" ibareli markalarını uzun yıllardır kullandığını, piyasada maruf hale getirdiğini, davacı markasının tescilinin yasaya aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2250 E. 2021/861 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kasko sigortası · maddi tazminat · sigorta poliçesi · yasal faiz
Benzer bu karardaŞti’nin de sorumlu oldukları, Efe Tur Ltd.Şti.’nin ise kazaya karışan araç üzerinde ambleminin olması dışında bir bağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın Efe Tur Ltd.Şti. yönünden reddine, «maddi tazminata» ilişkin talebin kabulü ile 21.015,94 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile taşıma, zorunlu ve «kasko sigorta poliçeleri» ile sınırlı olmak üzere davalı ...Ş., Denizli Turizm Ltd.
Şti. ve ...’den, manevi tazminata ilişkin talebin kısmen kabulü ile davacı ... için takdiren 45.000,00 TL, davacı ... için takdiren 40.000,00 TL, davacı ... için takdiren 47.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı ...
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/239 E. 2022/4016 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:açık muvafakat · gerekçenin düzeltilmesi · mazeret · ön inceleme duruşması · şikayet · sicilden terkin · muvafakat · marka hakkına tecavüz
Benzer bu karardaÖn inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez.” hükmünü haiz olup bu hüküm uyarınca taraflardan birinin «mazeretsiz» olarak gelmemesi durumunda, gelen tarafın «muvafakati» aranmaksızın iddia ve savunmasını genişletebileceği, 28.03.2017 tarihinde yapılan ön «inceleme duruşmasında» davalı tarafın mazeretsiz olarak gelmemesi üzerine davacının markaya yönelik tecavüzün tespiti ve meni talebiyle uyuşmazlığın tespit edilmesine rağmen Bölge Adliye Mahkemesince, «marka hakkına tecavüzle» ilgili talepler bakımından talebin aşılarak karar verildiği gerekçesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Ön «inceleme duruşmasına» taraflardan biri «mazeretsiz» olarak gelmezse, gelen taraf onun «muvafakati» aranmaksızın iddia veya savunmasını genişletebilir yahut değiştirebilir.
Dava, «marka hakkına tecavüzün» tespiti, men ile davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne ve «sicilden terkini» istemlerine ilişkindir.
… derece mahkemesince talebin aşılarak karar verildiği gerekçesiyle markaya tecavüz yönündeki kararın kaldırıldığı, hükümsüzlük bakımından ise ilk derece mahkemesinin «gerekçesi düzeltilerek» davalının davacı tarafın Savcılık «şikayetinden» sonra, şekil unsurunu da benzetmek suretiyle tescil için marka başvurusunda bulunmakta kötü niyetli olduğu gerekçesiyle mahkeme kararının kaldırılmasına ve 556 say …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3736 E. 2023/7712 K.
Ortak:dava sebebi
İncelediğiniz kararda… lanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir «sebebe» dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı …
Marka tescilinde nispi red nedeni olarak sayılan bu durum aynı zamanda 6769 sayılı Kanun 25 inci maddesinde de hükümsüzlük «sebebi» olarak düzenlenmiştir.
… n bahisle davanın kabulüne karar verilmiş ise de tanınmış markanın tescilli olduğu mal ve hizmet sınıfları dışında farklı sınıflarda da tescil engeli ve hükümsüzlük «sebebi» sayılabilmesi için 6769 sayılı Kanun 6 ıncı maddesi 5 inci fıkrasında belirtilen şartların somut olayda bulunmasının onanması söz konusudur.
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "... tur" markasının ... hak sahibinin müvekkili şirket olduğunu, haksız ve kötü niyetli şekilde tescil edilen davalı ...’a ait markanın, işbu davanın ret «sebebi» olarak gerekçe gösterilmesinin hukuken kabul edilemeyeceğini, müvekkili şirket tarafından, davalı ... aleyhine ikame edilen, ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bekletici mesele · istinaf incelemesi · kazanılmış hak · kötü niyet · husumet
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi 2018/501 E. sayılı dava dosyasının akıbetinin, işbu davada «bekletici mesele» yapılmasının mümkün olmadığı, redde mesnet markanın kullanılmadığı iddiasının ise 6769 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, aynı Kanun'un 5 ... maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendine dayalı uyuşmazlıklarda ileri sürülemeyeceği, davacının «kazanılmış hak» iddiasına konu 2009/64107, 2010/13951 ve 2012/71215 sayılı markalarının esas unsurlarının, işbu dava konusu başvurudan farklı olduğu, 204219 sayılı markanın tescilli bulunduğu 39. sınıf hizmetlerin ise, davacının işbu dava konusu marka başvurusu kapsamında bulunmadığı, dolayısıyla davacının önceki tarihli markalarına dayalı bir kazanılmış hakkının olmadığı, her ne kadar 6769 sayılı Kanun'un 5 ... maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendine dayalı uyuşmazlıklarda, redde mesnet marka sahibinin davalı olarak gösterilmesi mümkün bulunmadığından, davalı ... hakkındaki davanın «husumet» nedeniyle reddi gerekirken, mahkemece anılan davalı yönünden de işin esasının incelenerek, davanın esastan reddine karar verilmesi doğru değilse de, İlk Derece Mah …
… irinden farklı yazı stillerinin ve ilave kelime unsurlarının kullanıldığı, dolayısıyla davacının önceki tarihli markalarının, dava konusu başvuru markası bakımından «kazanılmış hak» teşkil etmediği, davacının «kötü niyet», tanınmışlık, ... hak sahipliği iddialarının da somut olaya etkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… den görülmekte olan markanın hükümsüzlüğü konulu dava dosyasının akıbetinin, işbu davayı ilgilendirdiğinden ve sonucunu etkileyebileceğinden, anılan dava dosyasının «bekletici mesele» yapılması taleplerinin reddinin de hatalı olduğunu, davalının dava konusu markasını tescil ettirdiği sınıflarda faaliyetinin bulunmadığının, davalı yanın da kabulünde olup, davalının müvekkiline ait markayı işbu sınıflarda tescilinin tamamen kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin önceki markalarına dayalı kazanılmış hakkının bulunduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
… davacı markasının hem de itiraza mesnet markalarda esas unsurun “... tur” ibaresi olduğu, taraf markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunduğu, davacının «kazanılmış hak» iddiasına konu önceki tarihli markalarının, 03.12.2009 tarihli 16, 35, 41. sınıfta tescilli 2009/64107 sayılı "...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5302 E. , 2024/1785 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1477 Esas, 2022/1369 Karar
HÜKÜM
Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI 2018/501 E., 2021/158 K.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket tarafından, 24.08.2017 başvuru tarihli ve “efe tur + şekil” ibareli, 2017/76311 başvuru numaralı marka tescil başvurusu yapıldığını ancak Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) tarafından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 5 inci maddesinin birici fıkrasının (ç) bendi uyarınca, 12 / 35 / 36 / 39 / 41 / 43 sınıflara ilişkin olarak kısmi red kararı verildiğini, Kurum kararının iptali için dava açıldığını, müvekkilinin önceye dayalı kullanımı olduğunu, tescilli markaları bulunduğunu, tanınmış marka olduğunu ileri sürerek davalı tarafın 21.10.2015 tarihli, 2015/85372 başvuru numaralı “EFE TUR” markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının önceki tescilli markalarının farklı sınıflarda olduğunu, davacı aleyhinde başlatılan icra takipleri nedeni ile kötüniyetli olarak bu davayı açtığını, marka üzerinde öncelik hakkının müvekkilinde olduğunu, davacının adaletsiz dava açtığını, davanın tamamen haksız bir kazanç amacı güttüğünü, yapılan iddiaların asılsız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 98/017108 başvuru numaralı "efe tur" markası ile davalının 2015/85372 başvuru numaralı "efe tur" markasının işitsel, okunuş ve yazılış bakımından aynı olduğu ancak emtialarının farklı olması nedeniyle ortalama zekâ sahibi tüketiciler nezdinde bu markalar arasında bağlantı olduğunu düşünme ve karıştırma ihtimali bulunmadığı, davalının 2015/85372 başvuru numaralı "efe tur" markası ile davacının 2009/64107 başvuru numaralı "efe yolda", 2010/13951 başvuru numaralı "efe+plus" ve 2012/71265 başvuru numaralı "efe'ce" markalarının tüketiciye bırakacağı genel intibaın farklı olacağı ve markaların benzemediği, faaliyet alanları bakımından ortalama tüketicilerin markayı/markaları taşıyan mal /hizmetlerin aynı işletmeden veya ekonomik veya ticari olarak bağlantılı işletmelerden geldiği yanılgısına düşmesi, biri yerine diğerini alması riskinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; vekâlet ücretinin hatalı hesaplandığını, bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu, taraf markaları arasında iltibas riskinin olduğunu, davalı markasının hükümsüzlük koşullarının oluştuğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 1998 yılında tescil edilen "efe tur + şekil" markasının davacı tarafından yoğun bir şekilde kullanılarak davalının da ticari ve mesleki faaliyetlerini yürüttüğü bölgede tanındığı, ülke çapında tanınmışlık kararı alınmasa da davalı tarafından markanın davacıya ait olduğunun bilinebilecek düzeyde tanınmış marka olduğu, tanınmış markanın koruma alanının sadece tescil edildiği sınıf olmayıp diğer sınıflarda da marka sahibine koruma hakkı sağladığı gerekçesi ile istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temyiz dilekçesinde özetle; davacının iflas işlemleri nedeni ile piyasada bulunmadığını, işbu davayı da haksız kazanç sağlamak içim açtığını, haksız davanın reddine dair ilk derece mahkemesi kararının doğru olduğunu, markasının 7 yıldır tescil ile korunduğunu, davacı markasının tanınmış olmadığını, yargılamanın usul ve kanuna uygun yapılmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraf markalarının aynı ya da benzer olup olmadıkları, benzer olmaları durumunda tescilli oldukları mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olup olmadıkları ile davacı markasının tanınmış olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre markanın hükümsüzlüğünün gerek gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6769 sayılı Kanun 5, 6, 19, 25 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Dava, aynı ve benzerlik ile tanınmış marka hukuki sebeplerine dayalı markanın hükümsüzlüğü talebine ilişkin olup ilk derece mahkemesince taraf markaları arasında benzerlik bulunsa da tescil olundukları mal ve hizmet sınıflarının farklı olduğu, dolayısıyla iltibas riskinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Bölge adliye mahkemesince ise, davacı markasının tanınmış marka olduğu ve tescilli olduğu sınıflar dışında farklı mal ve hizmet sınıflarında da davalı tesciline engel olacağı gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin 5 inci fıkrasında, tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedileceği belirtilmiştir. Marka tescilinde nispi red nedeni olarak sayılan bu durum aynı zamanda 6769 sayılı Kanun 25 inci maddesinde de hükümsüzlük sebebi olarak düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacı tanınmış marka olduğu iddiasına dayanmış ve Bölge Adliye Mahkemesince de taraf markalarının benzer, davacı markasının tanınmış marka olduğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmiş ise de tanınmış markanın tescilli olduğu mal ve hizmet sınıfları dışında farklı sınıflarda da tescil engeli ve hükümsüzlük sebebi sayılabilmesi için 6769 sayılı Kanun 6 ıncı maddesi 5 inci fıkrasında belirtilen şartların somut olayda bulunmasının onanması söz konusudur. Maddede belirtilen şartların somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin ise toplanacak deliller ve alınacak bilirkişi raporu ile tespiti gereklidir. Hal böyle olmasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesince tanınmış markanın tescil engeli ya da hükümsüzlük sebebi oluşturduğu somut olarak tespit edilmeksizin karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1059840600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz