Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2413 E. 2023/2634 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': ['6102/-7', '6102/7']}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
usulüne uygun tebligat↗ işçilik alacakları↗ resen terkin↗ yargılama giderlerinden sorumluluk↗ yeniden tescil↗ ihya davası↗ yasal hasım↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ sicilden terkin↗ yargılama giderleri↗ derdestlik↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ tüzel kişilik↗ hak düşürücü süre↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ ihtar↗ hukuki yarar↗ yargılama gideri↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ terkin↗ harç↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ vekalet ücreti↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kızılcahamam Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/117 E., 2021/400 K.
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili aleyhine Ankara 17. İş Mahkemesinin 2009/630 E. sayılı dava dosyası üzerinden yapılan yargılama neticesinde tazminat ve bir kısım işçilik alacaklarına hükmedildiğini, anılan hükmün icra takibine konu edilmesi üzerine ilamdan kaynaklı borcun ödendiğini, kurumun yapmış olduğu ödemenin rücüen tahsili amacıyla Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/23 E. sayılı dava dosyası ile ihyası talep edilen COŞ-DUR Madencilik Oto. Elek. Tur. İnş. Nak. Gıda ve Tarım Ürümleri Temizlik Seracılık Tic. Taah. San. Tic. Ltd. Şti.'nin de içinde yer aldığı beş şirkete dava açıldığını, söz konusu rücü davasında mahkemece yapılan araştırma da husumet yöneltilen COŞ-DUR Madencilik Oto. Elek. Tur. İnş. Nak. Gıda ve Tarım Ürümleri Temizlik Seracılık Tic. Taah. San. Tic.Ltd. Şti.'nin ticaret sicil kayıtlarından resen terkin edildiğinin tespit edildiğini, bunun üzerine mahkemece kendilerine söz konusu şirketin ihyası amacıyla asliye ticaret mahkemesi nezdinde dava açılması için süre verildiğini iddia ederek söz konusu şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı temsilcisi cevap dilekçesinde; şirketin oda kaydının silinmesi nedeniyle usulüne uygun süreç takip edilerek terkin edildiğini, daha önceden aynı şirketin ihyası için Kızılcahamam Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/71 esaslı dosyada ihya davası açıldığını, işbu davanın süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, yapılan terkin işlemi sebebiyle açılan davada müdürlüğün dava açılmasına sebebiyet vermediğini, kabul anlamına gelmemek şartıyla verilecek ihya kararında tasfiye memurunun atanmasının zorunlu olduğunu, yasal hasım olduklarından dolayı aleyhe vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kızılcahamam Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/71 esaslı dosyasının kesinleştiği bu nedenle birleşmeye konu olamayacağı, davalı sicil tarafından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesinde sayılmayan oda kaydının silinmesi sebebine dayalı olarak dava konusu şirketin ticaret sicilinden re'sen terkininin anılan yasa maddesine açıkça aykırı olduğu, davalı müdürlük tarafından COŞ-DUR Madencilik Oto. Elek. Tur. İnş. Nak. Gıda ve Tarım Ürümleri Temizlik Seracılık Tic. Taah. San. Tic.Ltd. Şti.'nin yetkili temsilcilerine ihtar yapılmaksızın kanunda öngörülen usule aykırı olarak sicilden terkin edildiği, bu durumda davanın açılmasına sebebiyet veren ve yargılama sonunda haksız olduğu anlaşılan davalı sicil aleyhine yargılama giderlerine ve yargılama sırasında vekil ile temsil olunan davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, aynı zamanda Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında kalmayan bir şirket hakkında anılan maddeyi işlettiği, bu nedenle aynı maddenin onbeşinci fıkrasında yer alan 5 yıllık sürenin uygulanamayacağı gerekçeleriyle davanın kabulüne, COŞ-DUR Madencilik Oto. Elek. Tur. İnş. Nak. Gıda ve Tarım Ürümleri Temizlik Seracılık Tic. Taah. San. Tic.Ltd. Şti.'nin tüzel kişiliğinin Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/23 E. sayılı dosyasının taraf teşkilinin sağlanması ve sonuçlandırılması ile sınırlı olmak üzere ihyasına, Ticaret Siciline yeniden tescil ve ilan edilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... Sicil Müdürlüğü temsilcisinin istinaf dilekçesinde özetle; Müdürlüklerince yapılan terkin işleminin usulüne uygun olduğunu, müdürlüklerinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, ihyası istenen şirket yetkilisine usulüne uygun tebligat yapıldığı, davanın yasal süre içerisinde açılmadığını, yargılama giderinin davanın açılmasında yasal hasım olmaları nedeniyle davalı üzerinde bırakılamayacağını, ayrıca davanın kabulü halinde de tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu bildirerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile anılan şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında terkin edilmediği, terkine ilişkin tebligat şartlarının sağlanmadığı, şirket hakkında Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde açık dava dosyası bulunması nedeniyle ihyasının gerektiği ancak tasfiye memuru atanması gerekmediği, davalının davaya sebebiyet verdiği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, COŞ-DUR Madencilik Oto. Elek. Tur. İnş. Nak. Gıda ve Tarım Ürümleri Temizlik Seracılık Tic. Taah. San. Tic.Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; ihya davaları için kanunda öngörülen hak düşürücü sürenin dolduğunu, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin 12 nci fıkrası gereği sicilden terkin edilen şirketin ortaklarının sorumluluğu devam edeceğinden davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, derdest davaların müdürlüklerince tespit edilemeyeceğini, ek tasfiye için tasfiye memuru atanması gerektiğini, terkinin usul ve yasaya uygun olduğunu, yasal hasım olmaları nedeniyle yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamaları gerektiğinden bahisle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ticari şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı temsilcilerinin dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/1986 E. 2024/2859 K.
Ortak:resen terkin · ihya davası · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · yargılama giderleri · derdestlik · ihya · tasfiye memuru · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaTemyiz Sebepleri Davalı «temsilcisi» temyiz dilekçesinde özetle; «ihya» davaları için kanunda öngörülen «hak düşürücü sürenin» dolduğunu, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin 12 nci fıkrası gereği «sicilden terkin» edilen şirketin ortaklarının sorumluluğu devam edeceğinden davacının davayı açmakta «hukuki yararı» bulunmadığını, «derdest» davaların müdürlüklerince tespit edilemeyeceğini, ek «tasfiye» için «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, terkinin usul ve yasaya uygun olduğunu, «yasal hasım» olmaları nedeniyle «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmamaları gerektiğinden bahisle kararın bozulmasını istemiştir.
Şti.'nin «ticaret sicil» kayıtlarından «resen terkin» edildiğinin tespit edildiğini, bunun üzerine mahkemece kendilerine söz konusu «şirketin ihyası» amacıyla asliye ticaret mahkemesi nezdinde dava açılması için süre verildiğini iddia ederek söz konusu şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı «temsilcisi» cevap dilekçesinde; şirketin oda «kaydının» silinmesi nedeniyle usulüne uygun süreç takip edilerek «terkin» edildiğini, daha önceden aynı «şirketin ihyası» için Kızılcahamam Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/71 esaslı dosyada «ihya davası» açıldığını, işbu davanın süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, yapılan terkin işlemi sebebiyle açılan davada müdürlüğün dava açılmasına sebebiyet vermediğini, kabul anlamına gelmemek şartıyla verilecek ihya kararında «tasfiye» memurunun atanmasının zorunlu olduğunu, «yasal hasım» olduklarından dolayı aleyhe «vekalet ücreti» ve «yargılama giderine» hükmedilmemesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu karardaŞti.'nin «terkin» işlemleri hukuka uygun olmaması nedeniyle, «tasfiye memuru atanmaksızın» şirketin tümüyle «ihyası» ile hukuka aykırı işlemler sonucu dava açılmasına sebebiyet verildiği için davalı aleyhine «harç», «yargılama giderleri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesinin talep edildiğini, davalı tarafından «ihtarın» sadece şirketin adresine gönderildiğini ancak sicil kayıtlarına göre şirketi «temsil» ve ilzama yetkilendirildiğini, kişiye gönderilmediğini, bu durumda ihtarın usulüne uygun olmadan eksik yapıldığının açık olduğunu, sadece şirketin adresine ulaşılmadığı gerekçesiyle şirket yetkililerine ihtar gönderilmeden «resen terkin» işleminin yapılmasını hukuka aykırı olduğunu, ancak ihtarın Ankara Ticaret Odasının internet sitesinde veya TOBB'un internet sitesinde yayınlandığına dair bilgi ve …
CEVAP Davalı cevap dilekçesinde;«ihyası» istenilen şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7. maddesi kapsamında 23.01.2014 tarihinde «resen terkin» edildiğini, ihyası istenen «şirketin müdürlüklerine» bildirilen «son» adresine kapatılma nedenine ilişkin anılan maddenin 4 üncü fıkrasının (a) bendi uyarınca 03.10.2013 tarihinde çıkarılan «tebligatın» "taşınmış” notuyla iade olunduğunu, «ihtarın» ayrıca 07.10.2013 tarih 8420 sayılı Türkiye ....Gazetesinde «ilan» edildiğini, 2 ay içinde bildirimde bulunmadığı takdirde «münfesih» sayılacağı ilanen bildirilen şirketin süresi içinde başvuruda bulunulmadığı için sicilden resen terkin edildiğini, şirketin kapanmadan önce devam eden bir davasının olmadığını, şirketin terkin tarihinde şirketin «derdest» davalarının, alacak ve borçlarının müdürlükleri tarafından bilinmesinin mümkün olmadığından işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, söz konusu şirketin geçici 7 nci madde uyarınca münfesih sayılması gerektiğini, müdürlüklerinin tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan doğan «zorunlu hasım» durumunda olduğunu, bu nedenle yapılacak yargılama sonucu zorunlu hasım olmaları ve davanın açılmasında «kusurlarının» bulunmaması nedeniyle tarafına «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini beyan etmiştir.
Taraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtar usulü · zorunlu hasım · münfesihlik · rücuan tazminat · hukuki menfaat · şirket müdürlüğü · ticaret sicilinden terkin · kamu düzenine aykırılık
Benzer bu karardaCEVAP Davalı cevap dilekçesinde;«ihyası» istenilen şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7. maddesi kapsamında 23.01.2014 tarihinde «resen terkin» edildiğini, ihyası istenen «şirketin müdürlüklerine» bildirilen «son» adresine kapatılma nedenine ilişkin anılan maddenin 4 üncü fıkrasının (a) bendi uyarınca 03.10.2013 tarihinde çıkarılan «tebligatın» "taşınmış” notuyla iade olunduğunu, «ihtarın» ayrıca 07.10.2013 tarih 8420 sayılı Türkiye ....Gazetesinde «ilan» edildiğini, 2 ay içinde bildirimde bulunmadığı takdirde «münfesih» sayılacağı ilanen bildirilen şirketin süresi içinde başvuruda bulunulmadığı için sicilden resen terkin edildiğini, şirketin kapanmadan önce devam eden bir davasının olmadığını, şirketin terkin tarihinde şirketin «derdest» davalarının, alacak ve borçlarının müdürlükleri tarafından bilinmesinin mümkün olmadığından işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, söz konusu şirketin geçici 7 nci madde uyarınca münfesih sayılması gerektiğini, müdürlüklerinin tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan doğan «zorunlu hasım» durumunda olduğunu, bu nedenle yapılacak yargılama sonucu zorunlu hasım olmaları ve davanın açılmasında «kusurlarının» bulunmaması nedeniyle tarafına «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini beyan etmiştir.
Şti.'ne veya şirket yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesindeki «ilan» suretiyle yapılan «ihtarın usule» aykırı olduğunu, «dava konusu» ...
Gazetesinde «ilan» edildiğini, «ihya davalarının» «tüzel kişiliğin» tekrar kazanılması üzerine davalar olduğunu, ihya kararıyla birlikte tüzel kişiliğin süresiz şekilde kazanılması söz konusu olduğunu, gerçekleştirilen ihya tescili ile birlikte şirket bütünüyle canlandırıldığını, aktif hale getirilmiş ve tekrar «ticaret sicile» kaydedilerek tüzel kişilik kazandığını, Ticaret Sicili Müdürlüğü tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan doğan «zorunlu hasım» durumunda olduğunu, davada taraf gösterilmesinin «sebebinin» de bu olduğunu, bu nedenle yapılacak yargılama sonucu, zorunlu hasım olmamız nedeniyle taraflarına «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmemesinin gerektiğini, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak, şirketin sicil kayıtlarında aktif durumda olmasından dolayı «hukuki yarar» yokluğu sebebiyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmesini, müdürlüklerinin yasal (zorunlu) hasım olduğundan aleyhe vekâlet ücreti-yargılama giderine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.
Sicil Müdürlüğünün istinaf başvurusu «kamu düzenine aykırılık» yönünden incelendiğinde, Kızılcahamam Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.11.2021 tarih ve 2021/117 E., 2021/400 K. sayılı kararında davacı TÜRKPATENT tarafından Ankara 3.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14469 E. 2015/3945 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1177 E. 2010/6805 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yapılandırma protokolü · protokol
Benzer bu karardaMahkemece,davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davaya dayanak «yapılan protokolun», davacı bankanın Antalya Şubesi ile Naranciye ve Seracılık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü arasında 14.02.2002 tarihinde imzalandığı,20.1.2004 tarihli Bakanlar Kurul …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11486 E. 2013/16477 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/2413 E. , 2023/2634 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/191 Esas, 2022/1795 Karar
HÜKÜM
Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ Kızılcahamam Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2021/117 E., 2021/400 K.
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili aleyhine Ankara 17. İş Mahkemesinin 2009/630 E. sayılı dava dosyası üzerinden yapılan yargılama neticesinde tazminat ve bir kısım işçilik alacaklarına hükmedildiğini, anılan hükmün icra takibine konu edilmesi üzerine ilamdan kaynaklı borcun ödendiğini, kurumun yapmış olduğu ödemenin rücüen tahsili amacıyla Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/23 E. sayılı dava dosyası ile ihyası talep edilen COŞ-DUR Madencilik Oto. Elek. Tur. İnş. Nak. Gıda ve Tarım Ürümleri Temizlik Seracılık Tic. Taah. San. Tic. Ltd. Şti.'nin de içinde yer aldığı beş şirkete dava açıldığını, söz konusu rücü davasında mahkemece yapılan araştırma da husumet yöneltilen COŞ-DUR Madencilik Oto.
Elek. Tur. İnş. Nak. Gıda ve Tarım Ürümleri Temizlik Seracılık Tic. Taah. San. Tic.Ltd. Şti.'nin ticaret sicil kayıtlarından resen terkin edildiğinin tespit edildiğini, bunun üzerine mahkemece kendilerine söz konusu şirketin ihyası amacıyla asliye ticaret mahkemesi nezdinde dava açılması için süre verildiğini iddia ederek söz konusu şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı temsilcisi cevap dilekçesinde; şirketin oda kaydının silinmesi nedeniyle usulüne uygun süreç takip edilerek terkin edildiğini, daha önceden aynı şirketin ihyası için Kızılcahamam Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/71 esaslı dosyada ihya davası açıldığını, işbu davanın süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, yapılan terkin işlemi sebebiyle açılan davada müdürlüğün dava açılmasına sebebiyet vermediğini, kabul anlamına gelmemek şartıyla verilecek ihya kararında tasfiye memurunun atanmasının zorunlu olduğunu, yasal hasım olduklarından dolayı aleyhe vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kızılcahamam Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/71 esaslı dosyasının kesinleştiği bu nedenle birleşmeye konu olamayacağı, davalı sicil tarafından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesinde sayılmayan oda kaydının silinmesi sebebine dayalı olarak dava konusu şirketin ticaret sicilinden re'sen terkininin anılan yasa maddesine açıkça aykırı olduğu, davalı müdürlük tarafından COŞ-DUR Madencilik Oto. Elek. Tur. İnş. Nak. Gıda ve Tarım Ürümleri Temizlik Seracılık Tic. Taah. San. Tic.Ltd. Şti.'nin yetkili temsilcilerine ihtar yapılmaksızın kanunda öngörülen usule aykırı olarak sicilden terkin edildiği, bu durumda davanın açılmasına sebebiyet veren ve yargılama sonunda haksız olduğu anlaşılan davalı sicil aleyhine yargılama giderlerine ve yargılama sırasında vekil ile temsil olunan davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, aynı zamanda Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında kalmayan bir şirket hakkında anılan maddeyi işlettiği, bu nedenle aynı maddenin onbeşinci fıkrasında yer alan 5 yıllık sürenin uygulanamayacağı gerekçeleriyle davanın kabulüne, COŞ-DUR Madencilik Oto.
Elek. Tur. İnş. Nak. Gıda ve Tarım Ürümleri Temizlik Seracılık Tic. Taah. San. Tic.Ltd. Şti.'nin tüzel kişiliğinin Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/23 E. sayılı dosyasının taraf teşkilinin sağlanması ve sonuçlandırılması ile sınırlı olmak üzere ihyasına, Ticaret Siciline yeniden tescil ve ilan edilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... Sicil Müdürlüğü temsilcisinin istinaf dilekçesinde özetle; Müdürlüklerince yapılan terkin işleminin usulüne uygun olduğunu, müdürlüklerinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, ihyası istenen şirket yetkilisine usulüne uygun tebligat yapıldığı, davanın yasal süre içerisinde açılmadığını, yargılama giderinin davanın açılmasında yasal hasım olmaları nedeniyle davalı üzerinde bırakılamayacağını, ayrıca davanın kabulü halinde de tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu bildirerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile anılan şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında terkin edilmediği, terkine ilişkin tebligat şartlarının sağlanmadığı, şirket hakkında Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde açık dava dosyası bulunması nedeniyle ihyasının gerektiği ancak tasfiye memuru atanması gerekmediği, davalının davaya sebebiyet verdiği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, COŞ-DUR Madencilik Oto. Elek. Tur. İnş. Nak. Gıda ve Tarım Ürümleri Temizlik Seracılık Tic. Taah. San. Tic.Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; ihya davaları için kanunda öngörülen hak düşürücü sürenin dolduğunu, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin 12 nci fıkrası gereği sicilden terkin edilen şirketin ortaklarının sorumluluğu devam edeceğinden davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, derdest davaların müdürlüklerince tespit edilemeyeceğini, ek tasfiye için tasfiye memuru atanması gerektiğini, terkinin usul ve yasaya uygun olduğunu, yasal hasım olmaları nedeniyle yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamaları gerektiğinden bahisle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ticari şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı temsilcilerinin dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933473600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz