Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1861 E. 2023/4183 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
işçi-işveren ilişkisi↗ kıdem tazminatı↗ takas↗ ortaklar kurulu kararı↗ vekâlet ücreti↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ eş rızası↗ muvafakat↗ fesih↗ yetki↗ ıslah↗ yasal faiz↗ dava sebebi↗ temsil↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti ve hafta sonu çalışma ücreti kalemlerinden oluşan alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6762 saylı Türk Ticaret Kanunu 4 üncü ve 5 inci maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu (818 sayılı Kanun) 313 ve devamı maddeleri
3. Değerlendirme
1. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 19.10.2017 tarih, 2015/22734 E. ve 2017/22191 K. sayılı, yine aynı Daire'nin 05.11.2018 tarih, 2018/14950 E., 2018/23438 K. sayılı kararları ile davacının davalı şirkette genel müdür sıfatıyla davalı şirketi temsil ve ilzama yetkili, kişi organ vasfında olduğu, işçi vasfının bulunmadığı, davaya bakma görevinin Ticaret Mahkemesine ait olduğu belirtilerek İş Mahkemesi tarafından verilen karar görev yönünden bozulmuş, İş Mahkemesince bozma kararına uyularak dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir.
2.Kesinleşen bu karar karşısında davacının İş Kanunu'ndan kaynaklı alacak talebinde bulunamayacağı kabul edilerek, davacının genel müdür vekili olarak görev yaptığı döneme ilişkin dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Kanun'un hizmet akdine ilişkin hükümleri çerçevesinde bir alacağının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekmekte olup hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9209 E. 2010/1577 K.
Ortak:kıdem tazminatı · fesih · ıslah · Alacak
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının «kıdem tazminatı», fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti ve hafta sonu çalışma ücreti kalemlerinden oluşan alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda2-1475 sayılı İş Kanununun 14/11. maddesi gereği «kıdem tazminatı» için «fesih» tarihinden itibaren «temerrüt faizi» yürütülmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de yapıla …
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, kıdem, «ihbar», genel tatil ve bayram, hafta tatili ve fazla mesai ücretine hak kazandığı, bilirkişinin hesapladığı 30.077,48 TL fazla mesai ücreti ile genel tatil ve bayram ücretleri ile izin, hastalık gibi nedenlerle çalışılmayan günler olabileceğinden % 50 oranında indirim yapılması gerektiği belirtilerek, toplam 35.960,46 TL alacağın davalıdan tahsiline, dava ile istenen meblağa davadan, ıslahla istenen meblağa «ıslah» tarihinden itibaren «temerrüt faizi» yürütülmesine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ihbar · temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, kıdem, «ihbar», genel tatil ve bayram, hafta tatili ve fazla mesai ücretine hak kazandığı, bilirkişinin hesapladığı 30.077,48 TL fazla mesai ücreti ile genel tatil ve bayram ücretleri ile izin, hastalık gibi nedenlerle çalışılmayan günler olabileceğinden % 50 oranında indirim yapılması gerektiği belirtilerek, toplam 35.960,46 TL alacağın davalıdan tahsiline, dava ile istenen meblağa davadan, ıslahla istenen meblağa «ıslah» tarihinden itibaren «temerrüt faizi» yürütülmesine karar verilmiştir.
2-1475 sayılı İş Kanununun 14/11. maddesi gereği «kıdem tazminatı» için «fesih» tarihinden itibaren «temerrüt faizi» yürütülmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de yapıla …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4619 E. 2023/3791 K.
Ortak:kıdem tazminatı · fesih · Alacak
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının «kıdem tazminatı», fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti ve hafta sonu çalışma ücreti kalemlerinden oluşan alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDavalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının iş akdinin «fesih» nedeni ücretini arttırmasıyken Mahkemece fesih nedeni oluşturan ücret artışının hesaplamada esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ücret alacağı miktarının belirlenmesinde objektif ölçütler göz ardı edilerek salt tanık anlatımlarının dikkate alındığını, davacının ücret alacağı olarak 18.000,00 TL talep ettiğini ancak «huzur hakkının» «yönetim kurulu» üyelerine tanınan bir mali hak olduğunu ve ücretten ayrı olduğu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:huzur hakkı · ispat külfeti · yazılı delil · yönetim kurulu kararı · teminat
Benzer bu kararda… ktiğini, müvekkilinin ücret alacağını kendi iradesi ile artırdığına yönelik davalı şirket iddialarının asılsız ve mesnetsiz olduğunu, zira tanık anlatımlarına değil «yazılı delile» itibar edilmesi gerektiğini, şirket sahibi tarafından %100 maaş zammı ile «yönetim kurulu» başkanlığının müvekkiline teklif edildiğini ve müvekkilinin de bu «teminat» ile teklifi kabul ettiğini, bütün işlemler gibi maaş artırım işleminin de çift imza ile ve diğer yönetim kurulu üyelerinin de bilgisi dahilinde şirket sahibi taraf …
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının iş akdinin «fesih» nedeni ücretini arttırmasıyken Mahkemece fesih nedeni oluşturan ücret artışının hesaplamada esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ücret alacağı miktarının belirlenmesinde objektif ölçütler göz ardı edilerek salt tanık anlatımlarının dikkate alındığını, davacının ücret alacağı olarak 18.000,00 TL talep ettiğini ancak «huzur hakkının» «yönetim kurulu» üyelerine tanınan bir mali hak olduğunu ve ücretten ayrı olduğu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Bozma Kararı Dairemizin 13.03.2019 tarih, 2017/5027 E. ve 2019/2127 K. sayılı kararıyla davacının sair temyiz itirazlarının reddi ile dava konusu ettiği 2013 yılı Ekim ayı ücret alacağının miktarı belirlenip ücretin ödendiğinin «ispat külfetinin» de davalıda olduğu gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/5027 E. 2019/2127 K.
Ortak:kıdem tazminatı
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının «kıdem tazminatı», fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti ve hafta sonu çalışma ücreti kalemlerinden oluşan alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda2-Dava, davalı şirkette genel müdür yardımcısı olarak görev yapan davacının «hizmet akdinin» haksız feshedildiği iddiasıyla «kıdem tazminatı», «ihbar tazminatı», yıllık izin, fazla mesai, ulusal bayram, genel tatil, hafta tatili ve ücret alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar tazminatı · hizmet akdi · huzur hakkı · işçilik alacakları · esas sözleşme · ispat külfeti · ihbar · bilirkişi incelemesi
Benzer bu kararda… emece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacının davalı şirkette 100 pay hisse sahibi olduğu ve yönetici pozisyonunda genel müdür yardımcısı, genel müdür ve «yönetim kurulu» başkanı sıfatları ile çalıştığı, davacının davalı şirkette işveren vekili statüsünde bulunduğu, 4857 sayılı İş Kanunu uyarınca işçi vasfını taşımadığı, davalı şirkette hissedar olan davacının aynı zamanda işçi sıfatı ile fazla mesai ve diğer taleplerinin değerlendirilme imkanının olmadığı, davacının yönetici sıfatı ile çalışma saatlerini kendisinin tespit etmesi nedeni ile fazla çalışma, hafta tatili ve yıllık izin ücretlerinin talebinin yerinde olmadığı, TTK 394. maddesi gereğince «huzur hakkı» veya ücretin ancak «esas sözleşme» veya genel kurul kararı ile verileceği, davacının maaş artışına ilişkin genel kurul kararı olmadığı, davacının iş akti işine özen göstermemesi ve mali hakları konusunda tek başına karar alması nedeniyle 4857 sayılı İş Kanununun 25/II-e maddesi gereğince haklı nedenle fesh edildiğinden kıdem-«ihbar tazminatı» talep edemeyeceği, ücret alacağının bulunmadığı, davacının ticaret hukukuna dayalı alacak veya hak talebinin de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar veri …
2-Dava, davalı şirkette genel müdür yardımcısı olarak görev yapan davacının «hizmet akdinin» haksız feshedildiği iddiasıyla «kıdem tazminatı», «ihbar tazminatı», yıllık izin, fazla mesai, ulusal bayram, genel tatil, hafta tatili ve ücret alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.
Ancak davacı «işçilik alacaklarının» yanı sıra genel müdür yardımcısı sıfatıyla hizmet akdine dayalı olarak çalışması nedeniyle 2013 yılı Ekim ayına ait ücretinin ödenmediğini ileri sürerek 18.000 TL ücret talebinde de bulunmuştur.Mahkemece «bilirkişi incelemesi» yaptırılmış, bilirkişi raporunda 30.07.2013 tarihli «yönetim kurulu» kararı ile davacıya emeklerinin karşılığı olarak 6.000,00 TL «huzur hakkı» ödenmesine karar verildiği ve huzur hakkının Türk Ticaret Kanununda düzenlenmiş olmakla ücrete «dahil» edilemeyeceği belirlenmiş olup, davacının ücretinin net 7.000,00 TL, brüt 9.791,58 TL olabileceği bildirilmiş ancak davacının ücret alacağının ödenip ödenmediği hususunda belirleme yapılmadığı gibi davacının en «son» aldığı ücret yönünden mahkemece dinlenen tanıkların beyanları da değerlendirilmemiştir.
Bu durumda mahkemece öncelikle davacının dava konusu ettiği 2013 yılı Ekim ayı ücret alacağının miktarı belirlenip, ücretin ödendiğinin «ispat külfetinin» de davalıda olduğu gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17430 E. 2015/12285 K.
Ortak:kıdem tazminatı · Alacak
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının «kıdem tazminatı», fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti ve hafta sonu çalışma ücreti kalemlerinden oluşan alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının 3.113,80 TL «ihbar tazminatı», 13.789,73 TL yıllık ücretli izin alacağı ve 8.024,93 TL ulusal tatil ve bayram tatili ücreti alacağının bulunduğu, davacının «kıdem tazminatı», fazla mesai ücreti ve hafta tatili ücreti alacağının bulunmadığı, taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 3.113,80 TL ihbar tazminatı, 13.70 …
2- Dava, yabancı bayraklı gemide kaptan olarak çalışan davacının, «ihbar» ve «kıdem tazminatı», ulusal tatil ve bayram tatili alacağı, hafta tatili alacağı, fazla mesai ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının, davalı gemi işletme müteahhidinden tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece uyuşmazlığa İş Kanunu veya Deniz İş Kanunu hükümlerinin uygulanamayacağı, bu nedenle davacının «kıdem tazminatı», fazla mesai ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarını talep edemeyeceği, diğer taleplerinin ise kısmen yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar tazminatı · ihbar · cy/cy kaydı · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının 3.113,80 TL «ihbar tazminatı», 13.789,73 TL yıllık ücretli izin alacağı ve 8.024,93 TL ulusal tatil ve bayram tatili ücreti alacağının bulunduğu, davacının «kıdem tazminatı», fazla mesai ücreti ve hafta tatili ücreti alacağının bulunmadığı, taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 3.113,80 TL ihbar tazminatı, 13.70 …
2- Dava, yabancı bayraklı gemide kaptan olarak çalışan davacının, «ihbar» ve «kıdem tazminatı», ulusal tatil ve bayram tatili alacağı, hafta tatili alacağı, fazla mesai ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının, davalı gemi işletme müteahhidinden tahsili istemine ilişkindir.
Ancak davalı vekilince 20.02.2012 tarihli dilekçe ile davacı kaptanın 21.06.2010-20.08.2010 tarihleri arasında izin haklarını topluca kullandığı savunulmuş ve dilekçe ekinde de kanıt olarak, belirtilen tarihlere ilişkin gemi jurnal «kaydı», gümrük muhafaza müdürlüğü ile liman başkanlığı kayıtları sunulmuştur.
Bu durum karşısında mahkemece, davacı kaptanın kullandığı yıllık izin süresi bakımından davalı vekilinin bilirkişi raporuna yaptığı itirazlar değerlendirilmeden «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1861 E. , 2023/4183 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/486 Esas, 2021/907 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 04.07.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirkette işe girdiğini, 16.06.2006 tarihinde genel müdürlük makamına getirildiğini, haksız sebeple ortaklar kurulu tarafından görevden alarak danışman kadrosuna atandığını, genel müdürken aylık net 4.600,00 TL ücret aldığını, danışmanlık görevine atanması ile maaşının aylık net 2.000,00 TL 'ye düşürüldüğünü, muvafakati alınmadığını, iş şartlarında esaslı değişiklik yaratan bu durum nedeni ile iş akdinin haklı olarak sonlandırılmasını talep ettiğini, genel müdürken 8.30-00.00 arası sürekli ve hafta sonları da çalıştığını, yıllık izin ücretinin danışman maaşından ödendiğini ileri sürerek ödenmeyen 1.000,00 TL kıdem tazminatının, 1.000,00 TL fazla mesai ücretinin, 500,00 TL yıllık izin ücretinin, 500,00 TL hafta tatili ücretinin kıdem tazminatına fesih, diğer alacak kalemlerine ise dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir
Davacı vekili 22.07.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile hafta tatili ücreti toplam 28.709,00 TL, fazla mesai ücreti toplam 45.514,00TL talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının fesih sebebi ile bağlı olduğunu ve feshin haksız olduğunu, davacının genel müdür yardımcılığı kadrosunda olduğunu ve vekâleten genel müdür makamında bulunduğunu, genel müdür yardımcılığı maaşının danışmanlık maaşının altında olduğunu, ücretlerin ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Ankara 20. İş Mahkemesinin 19.04.2018 tarih, 2018/12 E. ve 2018/217 K. sayılı kararı ile önceki bozma ilamına uyularak Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 19.10.2017 tarih, 2015/22734 E. ve 2017/22191 K. sayılı kararıyla Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 15.09.2000 tarihli iş sözleşmesi ile çalışmaya başladığı ve 05.09.2011 tarihinde istifası ile iş akdinin sona erdiği, hizmet süresinin 10 yıl 10 ay 19 gün olduğu, 2006-2011 tarihleri arasında genel müdürlüğü vekâleten yürüttüğü ve 26.08.2011 tarihinde ortaklar kurulu tarafından danışman kadrosuna atandığı, davacının önceki görev yeri, yetki ve sorumlulukları ve mali hakları ile danışman olarak yetki, sorumlulukları ve mali hakları karşılaştırıldığında ve işyerinde görev değişikliğine rızası olmadığı da gözetildiğinde çalışma şartlarında esaslı değişiklik nedeni ile iş akdini feshetmesinin haklı sebebe dayandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile net 29.767,14TL kıdem tazminatının, 15.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, net 21.671,19 TL yıllık izin alacağının, 500,00 TL'sinin dava tarihi olan 21.10.2011 tarihinden, bakiyesinin ıslah tarihi olan 22.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, net 19.510,50 TL hafta tatili ücreti alacağının, 500,00 TL'sinin dava tarihi olan 21.10.2011 tarihinden, bakiyesinin ıslah tarihi olan 22.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, net 45.514,00 TL fazla mesai ücreti alacağından, davalı tarafın takas talepli alacağı olarak tespit edilen 3.789,84 TL'nin mahsubu ile (45.514,00 TL- 3.789,84 TL= 41.724,16 TL) 41.724,16 TL fazla mesai ücreti alacağının, 1.000,00 TL'sinin dava tarihi olan 21.10.2011 tarihinden, bakiyesinin ıslah tarihi olan 22.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın gerekçesinin eksik olduğunu, Yargıtay 22. Hukuk Dairesince verilen üç kararda da davacı ile müvekkil şirket arasında işçi-işveren ilişkisinin bulunmadığının açıkça belirtildiğini, taraflar arasındaki ilişkinin işçi-işveren olduğundan bahisle hüküm tesisinin hatalı olduğunu, Mahkeme kararının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti ve hafta sonu çalışma ücreti kalemlerinden oluşan alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6762 saylı Türk Ticaret Kanunu 4 üncü ve 5 inci maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu (818 sayılı Kanun) 313 ve devamı maddeleri
3. Değerlendirme
1. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 19.10.2017 tarih, 2015/22734 E. ve 2017/22191 K. sayılı, yine aynı Daire'nin 05.11.2018 tarih, 2018/14950 E., 2018/23438 K. sayılı kararları ile davacının davalı şirkette genel müdür sıfatıyla davalı şirketi temsil ve ilzama yetkili, kişi organ vasfında olduğu, işçi vasfının bulunmadığı, davaya bakma görevinin Ticaret Mahkemesine ait olduğu belirtilerek İş Mahkemesi tarafından verilen karar görev yönünden bozulmuş, İş Mahkemesince bozma kararına uyularak dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir.
2.Kesinleşen bu karar karşısında davacının İş Kanunu'ndan kaynaklı alacak talebinde bulunamayacağı kabul edilerek, davacının genel müdür vekili olarak görev yaptığı döneme ilişkin dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Kanun'un hizmet akdine ilişkin hükümleri çerçevesinde bir alacağının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekmekte olup hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
06.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933346800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz