Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/17430 E. 2015/12285 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihbar tazminatı↗ kıdem tazminatı↗ ihbar↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının 3.113,80 TL ihbar tazminatı, 13.789,73 TL yıllık ücretli izin alacağı ve 8.024,93 TL ulusal tatil ve bayram tatili ücreti alacağının bulunduğu, davacının kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti ve hafta tatili ücreti alacağının bulunmadığı, taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 3.113,80 TL ihbar tazminatı, 13.700 TL yıllık ücretli izin alacağı, 8.000 TL ulusal tatil ve bayram tatili ücreti alacağı olmak üzere toplam 24.813,80 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, yabancı bayraklı gemide kaptan olarak çalışan davacının, ihbar ve kıdem tazminatı, ulusal tatil ve bayram tatili alacağı, hafta tatili alacağı, fazla mesai ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının, davalı gemi işletme müteahhidinden tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece uyuşmazlığa İş Kanunu veya Deniz İş Kanunu hükümlerinin uygulanamayacağı, bu nedenle davacının kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarını talep edemeyeceği, diğer taleplerinin ise kısmen yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak davalı vekilince 20.02.2012 tarihli dilekçe ile davacı kaptanın 21.06.2010-20.08.2010 tarihleri arasında izin haklarını topluca kullandığı savunulmuş ve dilekçe ekinde de kanıt olarak, belirtilen tarihlere ilişkin gemi jurnal kaydı, gümrük muhafaza müdürlüğü ile liman başkanlığı kayıtları sunulmuştur. Yine davalı vekili tarafından, mahkemece görüşüne başvurulan raporuna karşı sunulan itiraz dilekçesinde de, aynı nedenle bilirkişinin yaptığı yıllık izin hesabının hatalı olduğu bildirilmiştir. Gerçekten de anılan kayıtlarda, davacı kaptanın 21.06.2010 günü gemiden ayrıldığı, B. Ç.'ın kaptan olarak gemiye katıldığı, 20.08.2010 tarihine kadar geminin kaptanının B. Ç. olduğu belirtilmektedir. Mahkemece davalı vekilinin bu itirazı üzerinde durulmamış, bu konuda davacının beyanları alınmadığı gibi bilirkişiden ek rapor da alınmamıştır.
Bu durum karşısında mahkemece, davacı kaptanın kullandığı yıllık izin süresi bakımından davalı vekilinin bilirkişi raporuna yaptığı itirazlar değerlendirilmeden eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9209 E. 2010/1577 K.
Ortak:kıdem tazminatı · ihbar · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının 3.113,80 TL «ihbar tazminatı», 13.789,73 TL yıllık ücretli izin alacağı ve 8.024,93 TL ulusal tatil ve bayram tatili ücreti alacağının bulunduğu, davacının «kıdem tazminatı», fazla mesai ücreti ve hafta tatili ücreti alacağının bulunmadığı, taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 3.113,80 TL ihbar tazminatı, 13.70 …
2- Dava, yabancı bayraklı gemide kaptan olarak çalışan davacının, «ihbar» ve «kıdem tazminatı», ulusal tatil ve bayram tatili alacağı, hafta tatili alacağı, fazla mesai ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının, davalı gemi işletme müteahhidinden tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece uyuşmazlığa İş Kanunu veya Deniz İş Kanunu hükümlerinin uygulanamayacağı, bu nedenle davacının «kıdem tazminatı», fazla mesai ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarını talep edemeyeceği, diğer taleplerinin ise kısmen yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, kıdem, «ihbar», genel tatil ve bayram, hafta tatili ve fazla mesai ücretine hak kazandığı, bilirkişinin hesapladığı 30.077,48 TL fazla mesai ücreti ile genel tatil ve bayram ücretleri ile izin, hastalık gibi nedenlerle çalışılmayan günler olabileceğinden % 50 oranında indirim yapılması gerektiği belirtilerek, toplam 35.960,46 TL alacağın davalıdan tahsiline, dava ile istenen meblağa davadan, ıslahla istenen meblağa «ıslah» tarihinden itibaren «temerrüt faizi» yürütülmesine karar verilmiştir.
2-1475 sayılı İş Kanununun 14/11. maddesi gereği «kıdem tazminatı» için «fesih» tarihinden itibaren «temerrüt faizi» yürütülmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de yapıla …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:fesih · temerrüt faizi · ıslah · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, kıdem, «ihbar», genel tatil ve bayram, hafta tatili ve fazla mesai ücretine hak kazandığı, bilirkişinin hesapladığı 30.077,48 TL fazla mesai ücreti ile genel tatil ve bayram ücretleri ile izin, hastalık gibi nedenlerle çalışılmayan günler olabileceğinden % 50 oranında indirim yapılması gerektiği belirtilerek, toplam 35.960,46 TL alacağın davalıdan tahsiline, dava ile istenen meblağa davadan, ıslahla istenen meblağa «ıslah» tarihinden itibaren «temerrüt faizi» yürütülmesine karar verilmiştir.
2-1475 sayılı İş Kanununun 14/11. maddesi gereği «kıdem tazminatı» için «fesih» tarihinden itibaren «temerrüt faizi» yürütülmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de yapıla …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/5027 E. 2019/2127 K.
Ortak:ihbar tazminatı · kıdem tazminatı · ihbar · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının 3.113,80 TL «ihbar tazminatı», 13.789,73 TL yıllık ücretli izin alacağı ve 8.024,93 TL ulusal tatil ve bayram tatili ücreti alacağının bulunduğu, davacının «kıdem tazminatı», fazla mesai ücreti ve hafta tatili ücreti alacağının bulunmadığı, taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 3.113,80 TL ihbar tazminatı, 13.70 …
2- Dava, yabancı bayraklı gemide kaptan olarak çalışan davacının, «ihbar» ve «kıdem tazminatı», ulusal tatil ve bayram tatili alacağı, hafta tatili alacağı, fazla mesai ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının, davalı gemi işletme müteahhidinden tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece uyuşmazlığa İş Kanunu veya Deniz İş Kanunu hükümlerinin uygulanamayacağı, bu nedenle davacının «kıdem tazminatı», fazla mesai ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarını talep edemeyeceği, diğer taleplerinin ise kısmen yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2-Dava, davalı şirkette genel müdür yardımcısı olarak görev yapan davacının «hizmet akdinin» haksız feshedildiği iddiasıyla «kıdem tazminatı», «ihbar tazminatı», yıllık izin, fazla mesai, ulusal bayram, genel tatil, hafta tatili ve ücret alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.
… emece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacının davalı şirkette 100 pay hisse sahibi olduğu ve yönetici pozisyonunda genel müdür yardımcısı, genel müdür ve «yönetim kurulu» başkanı sıfatları ile çalıştığı, davacının davalı şirkette işveren vekili statüsünde bulunduğu, 4857 sayılı İş Kanunu uyarınca işçi vasfını taşımadığı, davalı şirkette hissedar olan davacının aynı zamanda işçi sıfatı ile fazla mesai ve diğer taleplerinin değerlendirilme imkanının olmadığı, davacının yönetici sıfatı ile çalışma saatlerini kendisinin tespit etmesi nedeni ile fazla çalışma, hafta tatili ve yıllık izin ücretlerinin talebinin yerinde olmadığı, TTK 394. maddesi gereğince «huzur hakkı» veya ücretin ancak «esas sözleşme» veya genel kurul kararı ile verileceği, davacının maaş artışına ilişkin genel kurul kararı olmadığı, davacının iş akti işine özen göstermemesi ve mali hakları konusunda tek başına karar alması nedeniyle 4857 sayılı İş Kanununun 25/II-e maddesi gereğince haklı nedenle fesh edildiğinden kıdem-«ihbar tazminatı» talep edemeyeceği, ücret alacağının bulunmadığı, davacının ticaret hukukuna dayalı alacak veya hak talebinin de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar veri …
Bu durumda mahkemece öncelikle davacının dava konusu ettiği 2013 yılı Ekim ayı ücret alacağının miktarı belirlenip, ücretin ödendiğinin «ispat külfetinin» de davalıda olduğu gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hizmet akdi · huzur hakkı · işçilik alacakları · esas sözleşme · ispat külfeti · bilirkişi incelemesi · yönetim kurulu kararı · dahili dava
Benzer bu karardaAncak davacı «işçilik alacaklarının» yanı sıra genel müdür yardımcısı sıfatıyla hizmet akdine dayalı olarak çalışması nedeniyle 2013 yılı Ekim ayına ait ücretinin ödenmediğini ileri sürerek 18.000 TL ücret talebinde de bulunmuştur.Mahkemece «bilirkişi incelemesi» yaptırılmış, bilirkişi raporunda 30.07.2013 tarihli «yönetim kurulu» kararı ile davacıya emeklerinin karşılığı olarak 6.000,00 TL «huzur hakkı» ödenmesine karar verildiği ve huzur hakkının Türk Ticaret Kanununda düzenlenmiş olmakla ücrete «dahil» edilemeyeceği belirlenmiş olup, davacının ücretinin net 7.000,00 TL, brüt 9.791,58 TL olabileceği bildirilmiş ancak davacının ücret alacağının ödenip ödenmediği hususunda belirleme yapılmadığı gibi davacının en «son» aldığı ücret yönünden mahkemece dinlenen tanıkların beyanları da değerlendirilmemiştir.
… emece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacının davalı şirkette 100 pay hisse sahibi olduğu ve yönetici pozisyonunda genel müdür yardımcısı, genel müdür ve «yönetim kurulu» başkanı sıfatları ile çalıştığı, davacının davalı şirkette işveren vekili statüsünde bulunduğu, 4857 sayılı İş Kanunu uyarınca işçi vasfını taşımadığı, davalı şirkette hissedar olan davacının aynı zamanda işçi sıfatı ile fazla mesai ve diğer taleplerinin değerlendirilme imkanının olmadığı, davacının yönetici sıfatı ile çalışma saatlerini kendisinin tespit etmesi nedeni ile fazla çalışma, hafta tatili ve yıllık izin ücretlerinin talebinin yerinde olmadığı, TTK 394. maddesi gereğince «huzur hakkı» veya ücretin ancak «esas sözleşme» veya genel kurul kararı ile verileceği, davacının maaş artışına ilişkin genel kurul kararı olmadığı, davacının iş akti işine özen göstermemesi ve mali hakları konusunda tek başına karar alması nedeniyle 4857 sayılı İş Kanununun 25/II-e maddesi gereğince haklı nedenle fesh edildiğinden kıdem-«ihbar tazminatı» talep edemeyeceği, ücret alacağının bulunmadığı, davacının ticaret hukukuna dayalı alacak veya hak talebinin de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar veri …
2-Dava, davalı şirkette genel müdür yardımcısı olarak görev yapan davacının «hizmet akdinin» haksız feshedildiği iddiasıyla «kıdem tazminatı», «ihbar tazminatı», yıllık izin, fazla mesai, ulusal bayram, genel tatil, hafta tatili ve ücret alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.
Bu durumda mahkemece öncelikle davacının dava konusu ettiği 2013 yılı Ekim ayı ücret alacağının miktarı belirlenip, ücretin ödendiğinin «ispat külfetinin» de davalıda olduğu gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6662 E. 2011/1644 K.
Ortak:kıdem tazminatı · ihbar
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının 3.113,80 TL «ihbar tazminatı», 13.789,73 TL yıllık ücretli izin alacağı ve 8.024,93 TL ulusal tatil ve bayram tatili ücreti alacağının bulunduğu, davacının «kıdem tazminatı», fazla mesai ücreti ve hafta tatili ücreti alacağının bulunmadığı, taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 3.113,80 TL ihbar tazminatı, 13.70 …
2- Dava, yabancı bayraklı gemide kaptan olarak çalışan davacının, «ihbar» ve «kıdem tazminatı», ulusal tatil ve bayram tatili alacağı, hafta tatili alacağı, fazla mesai ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının, davalı gemi işletme müteahhidinden tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece uyuşmazlığa İş Kanunu veya Deniz İş Kanunu hükümlerinin uygulanamayacağı, bu nedenle davacının «kıdem tazminatı», fazla mesai ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarını talep edemeyeceği, diğer taleplerinin ise kısmen yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Dava, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan «rücuen alacak» istemine ilişkin olup taraflar arasında imzalanan sözleşme ile davalı, davacıya karşı, dava dışı işçinin kendi dönemine ilişkin kıdem, «ihbar» ve diğer «işçilik alacaklarını» ödemeyi üstlendiğinden, mahkemece, davalının sadece kendi dönemine isabet eden «kıdem tazminatı», fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücretlerinden sorumlu olduğu gözetilmeksizin değinilen alacakların tamamından sorumluluğuna hükmedilmesi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işçilik alacakları · müddeabih · rücuen alacak · reeskont faizi · temerrüt faizi · ıslah · yasal faiz · temerrüt
Benzer bu kararda… le davacı tarafından alacağın avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmesi mümkün iken 3095 sayılı Yasada düzenlenmemiş ve bu faiz oranından daha düşük seviyedeki «reeskont faizi» üzerinden istemde bulunulmuş olması karşısında bu tarihten sonra davacının «yasal faiz» oranından daha yüksek ancak avans faizinden daha düşük olan bir oranda faiz talep etmesinde bir usulsüzlük bulunmadığından, mahkemece reeskont faizi yerine yasal faize hükmedilmesi ve davacı tarafça «müddeabihin» «ıslah» yolu ile artırıldığı göz önüne alınmaksızın dava dilekçesindeki talep ile bağlı kalınarak hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3- Davacı yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince; 04.12.1984 tarih ve 3095 sayılı Yasa’nın 2/3.maddesinde, arada sözleşme olmasa bile, ticari işlerde «temerrüt faizinin», T.C.Merkez Bankası'nın kısa vadeli krediler için öngördüğü «reeskont faiz» oranı olduğu belirtilmiş iken, 15.12.1999 tarih ve 4489 sayılı Yasa ile 3095 sayılı Yasa’da yapılan değişiklik ile, 01.01.2000 tarihinden itibaren ticari işlerde u …
5335 sayılı yasa ile de 3095 sayılı Kanunda hukuki ilişkinin niteliğine göre talep edilebilecek «temerrüt faiz» türleri düzenlenmiş anılan yasada «reeskont faizi» adı altında bir temerrüt faiz türü gösterilmemiştir.
2- Dava, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan «rücuen alacak» istemine ilişkin olup taraflar arasında imzalanan sözleşme ile davalı, davacıya karşı, dava dışı işçinin kendi dönemine ilişkin kıdem, «ihbar» ve diğer «işçilik alacaklarını» ödemeyi üstlendiğinden, mahkemece, davalının sadece kendi dönemine isabet eden «kıdem tazminatı», fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücretlerinden sorumlu olduğu gözetilmeksizin değinilen alacakların tamamından sorumluluğuna hükmedilmesi …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/17430 E. , 2015/12285 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TRABZON 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 13/02/2014
NUMARASI 2012/155-2014/63
Taraflar arasında görülen davada Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/02/2014 tarih ve 2012/155-2014/63 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17/11/2015 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait şirkette gemi kaptanı olarak 2008 yılının Ocak ayının başından itibaren çalışmaya başladığını, ancak davalı işverenin müvekkilinin işe girişini SGK kayıtlarında 08/02/2008 tarihinde başlattığını, davalı şirketçe 28/01/2010 tarihinde hiçbir bildirim yapılmadan ve haklı sebep yokken müvekkilinin işten çıkarıldığını, müvekkilinin aylık 4.300 USD ücret aldığını, ancak SGK kayıtlarında asgari ücretli olarak gösterildiğini ileri sürerek, şimdilik 100 TL kıdem tazminatı, 50 TL ihbar tazminatı, 100 TL hafta tatili alacağı, 100 TL fazla mesai ücreti, 100 TL yıllık izin ücreti ve 50 TL ulusal tatil ve bayram ücreti olmak üzere toplam 500 TL'nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah yoluyla ihbar tazminatı talebini 3.150 TL'ye, yıllık ücretli izin talebini 13.700 TL'ye, ulusal tatillerden kaynaklanan alacak talebini 8.000 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının 3.113,80 TL ihbar tazminatı, 13.789,73 TL yıllık ücretli izin alacağı ve 8.024,93 TL ulusal tatil ve bayram tatili ücreti alacağının bulunduğu, davacının kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti ve hafta tatili ücreti alacağının bulunmadığı, taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 3.113,80 TL ihbar tazminatı, 13.700 TL yıllık ücretli izin alacağı, 8.000 TL ulusal tatil ve bayram tatili ücreti alacağı olmak üzere toplam 24.813,80 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, yabancı bayraklı gemide kaptan olarak çalışan davacının, ihbar ve kıdem tazminatı, ulusal tatil ve bayram tatili alacağı, hafta tatili alacağı, fazla mesai ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının, davalı gemi işletme müteahhidinden tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece uyuşmazlığa İş Kanunu veya Deniz İş Kanunu hükümlerinin uygulanamayacağı, bu nedenle davacının kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarını talep edemeyeceği, diğer taleplerinin ise kısmen yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak davalı vekilince 20.02.2012 tarihli dilekçe ile davacı kaptanın 21.06.2010-20.08.2010 tarihleri arasında izin haklarını topluca kullandığı savunulmuş ve dilekçe ekinde de kanıt olarak, belirtilen tarihlere ilişkin gemi jurnal kaydı, gümrük muhafaza müdürlüğü ile liman başkanlığı kayıtları sunulmuştur. Yine davalı vekili tarafından, mahkemece görüşüne başvurulan raporuna karşı sunulan itiraz dilekçesinde de, aynı nedenle bilirkişinin yaptığı yıllık izin hesabının hatalı olduğu bildirilmiştir. Gerçekten de anılan kayıtlarda, davacı kaptanın 21.06.2010 günü gemiden ayrıldığı, B. Ç.'ın kaptan olarak gemiye katıldığı, 20.08.2010 tarihine kadar geminin kaptanının B. Ç. olduğu belirtilmektedir.
Mahkemece davalı vekilinin bu itirazı üzerinde durulmamış, bu konuda davacının beyanları alınmadığı gibi bilirkişiden ek rapor da alınmamıştır.
Bu durum karşısında mahkemece, davacı kaptanın kullandığı yıllık izin süresi bakımından davalı vekilinin bilirkişi raporuna yaptığı itirazlar değerlendirilmeden eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/125382400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz