Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1083 E. 2023/4284 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kullanım hatası↗ kira kaybı↗ garanti kapsamı↗ gizli ayıp↗ ayıp ihbarı↗ ihtar tebliği↗ iç yönerge↗ makul süre↗ ayıp↗ istinaf başvurusunun reddi↗ gerçek zarar↗ bloke↗ şikayet↗ basiretli tacir↗ satım sözleşmesi↗ garantörlük↗ kâr kaybı↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ anonim şirket↗ ihbar↗ ihtar↗ ihtarname↗ tacir↗ yükleten (shipper)↗ avans faizi↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/24 E., 2018/782 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekilinin başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 117.960 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 16.03.2015 tarihinde davalı Mercedes Benz Türk A.Ş. tarafından üretilen ve davalı ... A.Ş. tarafından satışı gerçekleştirilen kamyon niteliğindeki aracı satın aldığını, araca yaklaşık 400.000,00 TL tutarında ekipman eklenerek kanal temizleme işlerinde kullanılmak amacıyla kombine kanal temizleme aracı haline getirildiğini ve aracın İstanbul Büyükşehir Belediyesinden ihale yolu ile alınan iki adet bölgenin ana ulaşım yollarında yağmur suyu hatları ve açık kanalların teressubat temizlik çalışmaları ile kanal görüntüleme hizmet alımı işinde 24 saat hizmet vermek üzere satın aldığını, 24.08.2015 tarihinde araçta meydana gelen arıza neticesinde aracın ... A.Ş.'nin servisine götürüldüğünü ve araçta üretim hatasından kaynaklanan motor arızası tespit edildiğini, parça siparişi verildiğini, arızanın yetkili servis tarafından ücretsiz olarak giderilerek 10.10.2015 tarihinde 47 gün sonra teslim edildiğini, bu sürede aracın kullanılamadığını, sözleşme gereğince aynı nitelikte aracı idareye teslim etmemesi halinde her gün için ceza ödemek zorunda kalacağını, bu nedenle araç kiralamak zorunda kalındığını, araç kiralama sözleşmesi nedeniyle 83.190,00 TL araç kira bedeli, 27.730,00 TL akaryakıt giderleri için kiralayana ödeme yapıldığını, uğranılan bu zararın ihtarname ile bildirildiğini ileri sürerek ayıplı araç yerine yeni araç kiralanması nedeniyle uğranılan 83.190,00 TL maddi zararın 18.11.2015 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Motorlu Araçlar Tic. ve San. Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu aracın "direksiyonda ses şikayeti" nedeniyle onarıma getirildiğini ve davacının onarım hakkının kullandığını, garanti kapsamında motor blok değişimi yapılarak onarıma karar verildiğini, motor blokunun yurt dışında bulunan üreticiye sipariş edildiğini ve tedarik edilen motor bloku takılarak onarım işlemlerinin tamamlandığını ve aracın 12.10.2015 tarihinde davcıya teslim edildiğini, tüm onarım işlemlerinin davacının onayı ve servis hizmetleri yönergesine göre yapıldığını, tacir olan davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını, sonradan ortaya çıkan ayıpların yasal süresi içinde tespit edilerek ihbar edilmediğini, onarım talep eden davacının bu nedenle zarara uğradığı iddiasının taleple çelişkili olması nedeniyle dinlenemeyeceğini, arıza halinde onarım hakkını kullanan davacının, onarımın süre alacağını bilerek gerekli tedbirleri alması gerektiğini, aracın günlük kiralama bedeline ilişkin beyanın rayiç değerlerle uyumlu olmadığını, makul onarım süresinin otuz gün olduğunu, yurt dışından sipariş edilen motor bloku gibi büyük onarımlarda bu sürenin aşılabileceğini, müvekkilinin makul sürede onarımı tamamlayarak aracı teslim ettiğini, istenilen faizin yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını, aracın makul sürede onarıldığını ve teslim edildiğini, talep edilen kiralama bedelinin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 16.03.2015 tarihinde davalı Mercedes tarafından üretilen diğer davalı tarafından davacıya satılan kamyon vasıflı aracın garanti kapsamında kalan motor arızası nedeniyle 24.08.2015 tarihinde davalı ... .. A.Ş.'nin servisine verildiği, arıza nedeniyle 27.08.2015 tarihinde parça siparişi verildiği, aracın tamir edilerek 12.10.2015 tarihinde davacıya teslim edildiği, aracın azami tamir süresinin 30 iş günü olduğu, aracın tamirinin azami süreyi 17 gün aştığı, her ne kadar davacı vekili komibine kanal temizleme araçlarının günlük kira bedelinin daha yüksek olduğunu iddia etmiş ise de kamyon vasfı ile davalı Mercedes tarafından üretilen davaya konu aracı kamyon olarak diğer davalı ...'dan satın alındıktan sonra davacı tarafından kanal temizleme aracı haline getirildiği, bu nedenle davalıların satım sözleşmesine konu kamyon vasfındaki aracın niteliğinin değiştirilmesi nedeniyle davacının uğramış olduğu zarardan sorumlu tutulamayacağı, davalıların tamir için makul süreyi aşan 17 gün için kamyon niteliğinde aracın işletilememesinden kaynaklanan kira zararından sorumlu olacağı ve kamyon niteliğindeki bir aracın gece gündüz çalışma esasına göre 1.500,00 TL günlük kira bedelinin makul olduğu kanaatine varılarak 17 gün için 25.500,00 TL kira kaybı zararının davalılara ihtarın tebliğ tarihinden itibaren 7 günlük sürenin bitimi tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 25.500,00 TL'nin 26.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteseselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
a.Aracın alınış amacına uygun kullanıldığını,
b.Araçta gizli ayıp olduğunu, kullanım hatası olmadığını, bu nedenle makul bir onarım zamanının bulunmadığını,
Savunarak reddedilen kısım yönünden kararın kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı ... Motorlu Araçlar Tic. ve San. Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle;
a.Mahkemenin gerekçesi ile kararının çelişkili olduğunu,
b.Dava konusu araçta gizli ayıbın olmadığı, aracın kanal temizleme aracı olarak kullanılması nedeniyle arızanın meydana gelip gelmediğinin araştırılmadığını,
c.Azami tamir süresinin 30 iş günü olduğunu, gerekli motor bloğunun davacının onayı ile yurt dışından getirtildiğini, makul onarım süresinde aracın davacıya teslim edildiğini,
d.Kiralama bedelinin rayiçlere uygun olup olmadığının değerlendirilmediğini,
Savunarak kabul edilen kısım yönünden kararın kaldırılmasını istemiştir.
3. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle;
a.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda araç kiralama bedellerine ilişkin hiç bir emsal araştırmasının yapılmadığını, yalnızca dosyaya sunulan teklif belgelerine göre rapor hazırlandığını,
b.Davacının basiretli bir tacir gibi muhtemel zararlara karşı gerekli önlemleri almadığını, iş gücü kaybına ilişkin ispata yarar bir delilin bulunmadığını,
c.Raporda aracın serviste kaldığı gün hesabının hatalı olarak yapıldığını
Savunarak kabul edilen kısım yönünden kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda satıcı ve imalatçının aracın gizli ayıbından kaynaklanan tamir nedeniyle, alıcının uğramış olduğu tüm zararları ödemekle yükümlü olduğu, İlk Derece Mahkemesince alınan kök bilirkişi raporunda aracın kullanım amacı dikkate alınarak gece-gündüz çalışma esasına göre ödenen kira miktarının makul olduğu, davacının aracı kanal temizleme aracı olarak kullanması ve gece-gündüz esasına göre kullanılan aracın yerine, kiralanan araç için aracın tamirde kaldığı 47 günlük süre için talep edilen günlük 1.500,00 TL + KDV toplamı 83.190,00 TL zararın davacının gerçek zararı olduğunun anlaşıldığı, bu miktarın hüküm altına alınması gerekirken hatalı değerlendirme ile makul tamir süresinin aşan kısmın tazminine karar verilmesinin yerinde olmadığı, bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, 83.190,00 TL alacağın 26.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteseselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Motorlu Araçlar Tic. ve San. Anonim Şirketi vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... Motorlu Araçlar Tic. ve San. Anonim Şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalılardan satın aldığı araçta gizli ayıbın olup olmadığı, davalı tarafından verilen servis hizmetinin uzaması nedeniyle kiralanan araç nedeniyle uğranılan zararların talep edilip edilemeyeceği ve varsa zararın miktarı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci ve ikinci alt bendi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 219 ve 227 inci maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... Motorlu Araçlar Tic. ve San. Anonim Şirketi vekili ve davalı ... vekili temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8403 E. 2023/2313 K.
Ortak:garanti kapsamı · gizli ayıp · ayıp · garantörlük · kâr kaybı · avans faizi · teslim · Alacak
İncelediğiniz karardaAnonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu aracın "direksiyonda ses «şikayeti»" nedeniyle onarıma getirildiğini ve davacının onarım hakkının kullandığını, «garanti kapsamında» motor «blok» değişimi yapılarak onarıma karar verildiğini, motor blokunun yurt dışında bulunan üreticiye sipariş edildiğini ve tedarik edilen motor bloku takılarak onarım işlemlerinin tamamlandığını ve aracın 12.10.2015 tarihinde davcıya «teslim» edildiğini, tüm onarım işlemlerinin davacının onayı ve servis hizmetleri «yönergesine» göre yapıldığını, «tacir» olan davacının süresinde «ayıp» ihbarında bulunmadığını, sonradan ortaya çıkan ayıpların yasal süresi içinde tespit edilerek «ihbar» edilmediğini, onarım talep eden davacının bu nedenle zarara uğradığı iddiasının taleple çelişkili olması nedeniyle dinlenemeyeceğini, arıza halinde onarım hakkını kullanan davacının, onarımın süre alacağını bilerek gerekli tedbirleri alması gerektiğini, aracın günlük kiralama bedeline ilişkin beyanın rayiç değerlerle uyumlu olmadığını, makul onarım süresinin otuz gün olduğunu, yurt dışından sipariş edilen motor bloku gibi büyük onarımlarda bu sürenin aşılabileceğini, müvekkilinin «makul sürede» onarımı tamamlayarak aracı teslim ettiğini, istenilen faizin yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
A.Ş.'nin servisine verildiği, arıza nedeniyle 27.08.2015 tarihinde parça siparişi verildiği, aracın tamir edilerek 12.10.2015 tarihinde davacıya «teslim» edildiği, aracın azami tamir süresinin 30 iş günü olduğu, aracın tamirinin azami süreyi 17 gün aştığı, her ne kadar davacı vekili komibine kanal temizleme araçlarının günlük kira bedelinin daha yüksek olduğunu iddia etmiş ise de kamyon vasfı ile davalı Mercedes tarafından üretilen davaya konu aracı kamyon olarak diğer davalı ...'dan satın alındıktan sonra davacı tarafından kanal temizleme aracı haline getirildiği, bu nedenle davalıların «satım sözleşmesine» konu kamyon vasfındaki aracın niteliğinin değiştirilmesi nedeniyle davacının uğramış olduğu zarardan sorumlu tutulamayacağı, davalıların tamir için «makul süreyi» aşan 17 gün için kamyon niteliğinde aracın işletilememesinden kaynaklanan kira zararından sorumlu olacağı ve kamyon niteliğindeki bir aracın gece gündüz çalışma esasına göre 1.500,00 TL günlük kira bedelinin makul olduğu kanaatine varılarak 17 gün için 25.500,00 TL «kira kaybı» zararının davalılara «ihtarın tebliğ» tarihinden itibaren 7 günlük sürenin bitimi tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 25.500,00 TL'nin 26.11.2015 tarih …
… klanan motor arızası tespit edildiğini, parça siparişi verildiğini, arızanın yetkili servis tarafından ücretsiz olarak giderilerek 10.10.2015 tarihinde 47 gün sonra «teslim» edildiğini, bu sürede aracın kullanılamadığını, sözleşme gereğince aynı nitelikte aracı idareye teslim etmemesi halinde her gün için ceza ödemek zorunda kalacağını, bu nedenle araç kiralamak zorunda kalındığını, araç kiralama sözleşmesi nedeniyle 83.190,00 TL araç kira bedeli, 27.730,00 TL akaryakıt giderleri için kiralayana ödeme yapıldığını, uğranılan bu zararın «ihtarname» ile bildirildiğini ileri sürerek ayıplı araç yerine yeni araç kiralanması nedeniyle uğranılan 83.190,00 TL maddi zararın 18.11.2015 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu kararda… ın ortaya çıkmadığı, bilirkişi raporuna göre esaslı onarım sayılacak ilk işlemin 09.11.2015 tarihinde yapılan işlem olduğu, motor silindir kafasının ve subaplarının «garanti kapsamında» değiştiği, bu arızanın yapılan tamir ile giderildiği daha sonra bu arızanın tekrar ettiğine ilişkin dosyada bir bilgi ve belge bulunmadığı, sonraki esaslı onarımların da yine garanti kapsamında yapıldığı, her arızanın farklı olduğu ve garanti kapsamında giderilen arızaların sonradan tekrar ettiğine ilişkin dosyada bir bilgi bulunmadığı, aracın kullanım şekli, servise gelişlerindeki km saatine göre yoğun kullanılmış olması karşısında bu arızaların yoğun kullanıma bağlı olarak çıkmasının olağan olduğu, garanti kapsamında olanların yetkili servis tarafından yasal süre içinde «bedelsiz» olarak tamir edilerek giderildiği anlaşılmakla ve davacı da soyut olarak aracın sürekli arıza verdiği ve tamir için servise gittiği dışında yolcu taşıma işinde yoğun olarak kullanılan bir araçta meydana gelmesi olağan olanlar dışında «gizli ayıp» teşkil edecek bir arızanın varlığını veya yapılan onarımlara rağmen aynı arızanın tekrarladığı, aracın onarım kabul etmez durumda olduğuna dair bir iddia ve buna ilişkin delil bulunmamakla, araçta gizli ayıbın varlığı konusunda delil sunulmamış olduğundan somut olayda 6098 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen «zamanaşımı» süresinin uygulanacağı, davalı süresinde verdiği cevap dilekçesi ile zamanaşımı itirazında bulunduğu, aracın satış tarihi (17.02.2014) ile dava tarihi (23.11.2016) …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın «zamanaşımına» uğradığını, davacının «ayıp» ihbarında bulunmadığını aracın ayıpsız olarak «teslim» edildiğini araç üzerinde giderilemeyen bir arıza ve «gizli ayıp» da bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… m alamadığını ileri sürerek dava konusu aracın misli ile değiştirilmesini, bu mümkün değil ise 106.222,00 TL araç bedelinin 17.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» davalıdan tahsiline, 12.000,00 TL ticari «kazanç kaybı» ile 5.000,00 TL manevi tazminatın avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kazanç kaybı · delillerin toplanmaması · bedel iadesi · bedelsizlik · bilirkişi incelemesi · dava sebebi · zamanaşımı
Benzer bu kararda… rşı itiraz dilekçelerini tekrar ettiklerini yerel mahkeme ve istinaf mahkemesinin arızaların tekrarlanmadığından bahsetmelerinin dosyada çelişik bir durum olduğunu, «delillerin toplanmadığını», «bilirkişi incelemesinin» eksik ve hadiseye uygun düşmediğini, dava konusu aracın fiziken test yapılarak yeniden incelenmesi ve araçtaki arızların olağan kullanmadan mı yoksa üretim hatası ve tekrarlanan arızlardan mı meydan geldiğinin tespit edilmesi gerektiğini, arızanın nedenin kaynağının tespit edilmesi gerektiğini ,dava konusu araçtaki «ayıp» «gizli ayıp» olduğundan buna ilişkin «zamanaşımı» süresinin geçmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, arızanın sürekli devam eden, gizli bir «ayıp» olduğunu bu durumda dava konusu taleplerinin «zamanaşımına» uğrayan talepler olmadığını, deliller toplanmadan, aracın arızasının gerçek mahiyeti tespit edilmeden ve bunun için araçta inceleme yapılmadan verilen bilirkişi raporuna göre, arızanın olağan arıza kapsamında değerlendirilerek davanın zamanaşımı hukuki «sebebi» ile reddedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
… ın ortaya çıkmadığı, bilirkişi raporuna göre esaslı onarım sayılacak ilk işlemin 09.11.2015 tarihinde yapılan işlem olduğu, motor silindir kafasının ve subaplarının «garanti kapsamında» değiştiği, bu arızanın yapılan tamir ile giderildiği daha sonra bu arızanın tekrar ettiğine ilişkin dosyada bir bilgi ve belge bulunmadığı, sonraki esaslı onarımların da yine garanti kapsamında yapıldığı, her arızanın farklı olduğu ve garanti kapsamında giderilen arızaların sonradan tekrar ettiğine ilişkin dosyada bir bilgi bulunmadığı, aracın kullanım şekli, servise gelişlerindeki km saatine göre yoğun kullanılmış olması karşısında bu arızaların yoğun kullanıma bağlı olarak çıkmasının olağan olduğu, garanti kapsamında olanların yetkili servis tarafından yasal süre içinde «bedelsiz» olarak tamir edilerek giderildiği anlaşılmakla ve davacı da soyut olarak aracın sürekli arıza verdiği ve tamir için servise gittiği dışında yolcu taşıma işinde yoğun olarak kullanılan bir araçta meydana gelmesi olağan olanlar dışında «gizli ayıp» teşkil edecek bir arızanın varlığını veya yapılan onarımlara rağmen aynı arızanın tekrarladığı, aracın onarım kabul etmez durumda olduğuna dair bir iddia ve buna ilişkin delil bulunmamakla, araçta gizli ayıbın varlığı konusunda delil sunulmamış olduğundan somut olayda 6098 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen «zamanaşımı» süresinin uygulanacağı, davalı süresinde verdiği cevap dilekçesi ile zamanaşımı itirazında bulunduğu, aracın satış tarihi (17.02.2014) ile dava tarihi (23.11.2016) …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; ayıplı aracın misliyle değiştirilmesi, bu talep kabul edilmediği takdirde «bedelin iadesi», ticari «kazanç kaybı» ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14976 E. 2013/20333 K.
Ortak:garanti kapsamı · gizli ayıp · ayıp · garantörlük · kâr kaybı
İncelediğiniz karardaAnonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu aracın "direksiyonda ses «şikayeti»" nedeniyle onarıma getirildiğini ve davacının onarım hakkının kullandığını, «garanti kapsamında» motor «blok» değişimi yapılarak onarıma karar verildiğini, motor blokunun yurt dışında bulunan üreticiye sipariş edildiğini ve tedarik edilen motor bloku takılarak onarım işlemlerinin tamamlandığını ve aracın 12.10.2015 tarihinde davcıya «teslim» edildiğini, tüm onarım işlemlerinin davacının onayı ve servis hizmetleri «yönergesine» göre yapıldığını, «tacir» olan davacının süresinde «ayıp» ihbarında bulunmadığını, sonradan ortaya çıkan ayıpların yasal süresi içinde tespit edilerek «ihbar» edilmediğini, onarım talep eden davacının bu nedenle zarara uğradığı iddiasının taleple çelişkili olması nedeniyle dinlenemeyeceğini, arıza halinde onarım hakkını kullanan davacının, onarımın süre alacağını bilerek gerekli tedbirleri alması gerektiğini, aracın günlük kiralama bedeline ilişkin beyanın rayiç değerlerle uyumlu olmadığını, makul onarım süresinin otuz gün olduğunu, yurt dışından sipariş edilen motor bloku gibi büyük onarımlarda bu sürenin aşılabileceğini, müvekkilinin «makul sürede» onarımı tamamlayarak aracı teslim ettiğini, istenilen faizin yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 16.03.2015 tarihinde davalı Mercedes tarafından üretilen diğer davalı tarafından davacıya satılan kamyon vasıflı aracın «garanti kapsamında» kalan motor arızası nedeniyle 24.08.2015 tarihinde davalı ... ..
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; a.Aracın alınış amacına uygun kullanıldığını, b.Araçta «gizli ayıp» olduğunu, «kullanım hatası» olmadığını, bu nedenle makul bir onarım zamanının bulunmadığını, Savunarak reddedilen kısım yönünden kararın kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacı tarafından «garanti» süresinde ortaya çıkan «ayıp» nedeniyle dava tarihinden önce ödenen ve ayıpla «illiyet bağı» içinde bulunan toplam 16.630,08 TL onarım bedelinin BK 61. maddesi gereğince «garanti sorumluluğu» nedeniyle ithalatçı olan davalı tarafından davacıya ödenmesi gerektiği, Garanti Yönetmeliği'nde tamirde geçen sürelerin garanti süresine eklenmesi öngörüldüğünden, davacının tamirde geçen sürelerde aracı kullanamamaktan dolayı uğradığını iddia ettiği zararları garanti nedeniyle sorumlu olan davalıdan talep etme olanağının bulunmadığı, dava konusu araçta ortaya çıkan «gizli ayıp» daha sonradan yapılan onarımlarla giderildiğinden araçta «değer kaybı» olmadığı, değer kaybının BK'nın 202. maddesi kapsamında davalıdan talep edilmesine yasal olanak bulunmadığı, davacı tarafça 28.07.2010 tarihli dilekçeyle zararların tazmini talep edildiğinden davacının «fatura» tarihlerinden itibaren faiz yürütülmesi isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 16.630,08 TL'nin 28.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek …
2- Ancak, mevcut arızanın araçta «değer kaybına» neden olduğu bilirkişi raporuyla saptandığına göre «garanti» edenin «garanti kapsamında» olan bu zarardan da sorumlu olduğu nazara alınmaksızın 818 Sayılı Borçlar Kanununun 202. maddesi düzenlemesinin bu hususa ilişkin istemin reddine gerekçe yapılması doğru görülmemiştir.
Bu suretle aynı Yasa'nın 96. maddesinde yer verilen “Alacaklı hakkını kısmen veya tamamen «istifa» edemediği takdirde borçlu kendisine hiç bir «kusurun» isnat edilemeyeceğini ispat etmedikçe bundan mütevellit zararı tazmine mecburdur.” hükmü gereğince davalının bu zarardan sorumlu tutulması gerektiği gözetilerek, «değer kaybına» yönelik istemin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:garanti sorumluluğu · değer kaybı · istifa · illiyet bağı · fatura · kusur
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacı tarafından «garanti» süresinde ortaya çıkan «ayıp» nedeniyle dava tarihinden önce ödenen ve ayıpla «illiyet bağı» içinde bulunan toplam 16.630,08 TL onarım bedelinin BK 61. maddesi gereğince «garanti sorumluluğu» nedeniyle ithalatçı olan davalı tarafından davacıya ödenmesi gerektiği, Garanti Yönetmeliği'nde tamirde geçen sürelerin garanti süresine eklenmesi öngörüldüğünden, davacının tamirde geçen sürelerde aracı kullanamamaktan dolayı uğradığını iddia ettiği zararları garanti nedeniyle sorumlu olan davalıdan talep etme olanağının bulunmadığı, dava konusu araçta ortaya çıkan «gizli ayıp» daha sonradan yapılan onarımlarla giderildiğinden araçta «değer kaybı» olmadığı, değer kaybının BK'nın 202. maddesi kapsamında davalıdan talep edilmesine yasal olanak bulunmadığı, davacı tarafça 28.07.2010 tarihli dilekçeyle zararların tazmini talep edildiğinden davacının «fatura» tarihlerinden itibaren faiz yürütülmesi isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 16.630,08 TL'nin 28.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek …
Bu suretle aynı Yasa'nın 96. maddesinde yer verilen “Alacaklı hakkını kısmen veya tamamen «istifa» edemediği takdirde borçlu kendisine hiç bir «kusurun» isnat edilemeyeceğini ispat etmedikçe bundan mütevellit zararı tazmine mecburdur.” hükmü gereğince davalının bu zarardan sorumlu tutulması gerektiği gözetilerek, «değer kaybına» yönelik istemin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Ancak, mevcut arızanın araçta «değer kaybına» neden olduğu bilirkişi raporuyla saptandığına göre «garanti» edenin «garanti kapsamında» olan bu zarardan da sorumlu olduğu nazara alınmaksızın 818 Sayılı Borçlar Kanununun 202. maddesi düzenlemesinin bu hususa ilişkin istemin reddine gerekçe yapılması doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4120 E. 2023/5962 K.
Ortak:kullanım hatası · garanti kapsamı · gizli ayıp · ayıp ihbarı · ayıp · garantörlük · kâr kaybı · kaldırma ve yeniden hüküm
İncelediğiniz karardaAnonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu aracın "direksiyonda ses «şikayeti»" nedeniyle onarıma getirildiğini ve davacının onarım hakkının kullandığını, «garanti kapsamında» motor «blok» değişimi yapılarak onarıma karar verildiğini, motor blokunun yurt dışında bulunan üreticiye sipariş edildiğini ve tedarik edilen motor bloku takılarak onarım işlemlerinin tamamlandığını ve aracın 12.10.2015 tarihinde davcıya «teslim» edildiğini, tüm onarım işlemlerinin davacının onayı ve servis hizmetleri «yönergesine» göre yapıldığını, «tacir» olan davacının süresinde «ayıp» ihbarında bulunmadığını, sonradan ortaya çıkan ayıpların yasal süresi içinde tespit edilerek «ihbar» edilmediğini, onarım talep eden davacının bu nedenle zarara uğradığı iddiasının taleple çelişkili olması nedeniyle dinlenemeyeceğini, arıza halinde onarım hakkını kullanan davacının, onarımın süre alacağını bilerek gerekli tedbirleri alması gerektiğini, aracın günlük kiralama bedeline ilişkin beyanın rayiç değerlerle uyumlu olmadığını, makul onarım süresinin otuz gün olduğunu, yurt dışından sipariş edilen motor bloku gibi büyük onarımlarda bu sürenin aşılabileceğini, müvekkilinin «makul sürede» onarımı tamamlayarak aracı teslim ettiğini, istenilen faizin yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; a.Aracın alınış amacına uygun kullanıldığını, b.Araçta «gizli ayıp» olduğunu, «kullanım hatası» olmadığını, bu nedenle makul bir onarım zamanının bulunmadığını, Savunarak reddedilen kısım yönünden kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; «ayıp ihbarının» süresinde yapılmadığını, aracın «makul sürede» onarıldığını ve «teslim» edildiğini, talep edilen kiralama bedelinin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda… emesinin 15.04.2021 tarihli ve 2019/1187 E., 2021/521 K. sayılı kararıyla; 26.09.2018 tarihli bilirkişi raporu da nazara alındığında araçta meydana gelen arızaların «sebebinin» kullanıcıdan kaynaklanmadığı, araçtaki ayıpların «gizli ayıp» olduğu, «ayıp ihbarının» süresinde yapıldığı, yeni alınan bir araçta çok kısa süre içerisinde bu denli çok arızanın meydana gelmesinin araçtan beklenilen faydayı ve sürekli kullanımı engeller nitelikte bulunduğu, davacı vekilince UYAP'tan «ibraz» edilen 27.08.2019 tarihli dilekçede, araçtaki arızaların karardan sonra hatta istinaf aşamasında dahi devam ettiğinin beyan edilerek, araca yapılan tamirlere ilişkin servis belgelerinin ibraz edildiği de nazara alındığında, davacının araçtan beklediği yararı sağlayamadığı, arızaların tekrarlamaya devam ettiği, davacının ayıplı aracı kullanmaya zorlanmasının doğru olmayacağı, misli ile değişim ve aracın serviste tamiri sırasında araç «mahrumiyetinden» kaynaklanan maddi zararının davalıdan tahsiline yönelik talebin yerinde olduğu, «garanti kapsamında» azami tamir süresinin 30 iş günü olduğu, bakiye 14 gün yönünden zararın bilirkişi raporunda aynı nitelikteki aracın günlük kira bedelinin 200,00 TL olduğu bildirilmekle, davacının araç mahrumiyeti nedeniyle 14x200=2.800,00 TL talep edebileceği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile dava konusu aracın davalı tarafça ayıpsız misli ile değiştirilmesine, davaya konu aracın davalıya iadesine, aracın kullanılmadığı süre için 2.800,00 TL «maddi tazminatın» faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… sayılı Kanun’un 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yeniden yapılan incelemede; dava, ayıplı aracın misli ile değiştirilmesi, olmadığı taktirde «değer kaybı» tazminatı ve aracın kullanılmadığı süre için «maddi tazminat» istemine ilişkin olup Mahkemece alınan 09.05.2018 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu aracın servis kayıtları incelenmek suretiyle iki ayrı arıza nedeniyle servise gittiği, bu arızaların onarılarak aracın davacıya sorunsuz «teslim» edildiği, ilk onarımın 3 gün sürdüğü, ikinci arızanın tamirinin 2 ay sürdüğü, birinci arıza olan debriyaj arızasının davalı tarafın savunmasında belirtildiği gibi kullanıma bağlı olarak çıkabilecek arızalardan olduğu; ancak yapılan onarım sırasında volanın değişimini gerektirecek şartların oluşmasının yapısal bir arızanın varlığına işaret ettiği, söz konusu arızanın serviste parça değişiklikleri ile «garanti kapsamında» giderildiği, ikinci arızanın motor ikaz ışığının yanması sonucu ortaya çıktığı ve davalı tarafından akü ve add blue deposunun değişimi ile giderildiği, davalı tarafça arızının kullanıcı kaynaklı olduğu savunulmuş ise de bu konuda somut delil «ibraz» edilmediği, önceden tespiti mümkün olmayan «gizli ayıp» niteliğindeki arızanın serviste garanti kapsamında giderildiği, yapılan parça değişiminin araçta değer kaybına sebep olmadığı tespitleri yapılmıştır.
… 9.02.2018 tarihine kadar yapılan tamir ve diğer işlemler incelenmek suretiyle araçta önemli arızaların çok kısa sürede meydana çıktığı, arızaların meydana gelişinde «kullanım hatası» olmadığı, imalat hatası olduğu, ayıbın «gizli ayıp» niteliğinde bulunduğu, «garanti süresi» içinde iken ücretsiz değiştirilmekle birlikte sık sık tekrarı halinde araçtan beklenen faydanın sağlanamayacağı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:misliyle değişim · ayıp ihbar süresi · bedel indirimi · ihbar süresi · garanti süresi · sözleşmeden dönme · değer kaybı · bedel iadesi
Benzer bu kararda… AHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.02.2019 tarihli ve 2017/876 E., 2019/157 K. sayılı kararıyla; satılanın gizli ayıbının ortaya çıkmasından sonra süresinde «ihbarda» bulunulduğu ve 2. onarımın 60 günde tamamlanarak aracın «teslim» edildiği, «sözleşmeden dönme» veya zararın miktarı dikkate alınarak ayıpsız misli ile değiştirme talebinin yerinde görülmediği, araçta 4.000,00 TL «değer kaybı» bulunduğu ve aracın kaldığı sürenin olağan tamir süresini çok aşması nedeniyle oluşan zararın bilirkişi raporuyla 10.600,00 TL olarak belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının aracın misli ile değiştirilmesi veya «bedelinin iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için takdiren 10.600,00 TL «maddi tazminat» ile 4.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 14.600,00 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının «ayıp ihbar sürelerine» uymadığını, arızaların kullanıcıdan kaynaklandığını, gerekli onarımın yapılarak aracın iade edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
… ası olup olmadığının tespit edilmesi gerektiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 227 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince davacı, aracın «misliyle değişimini» talep etmişse de hakimin, somut olayın koşullarına göre satılanın onarılmasına veya satış «bedelinin indirilmesine» karar verebileceği, Kanun'da belirtilen koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin toplanan delillere göre bir değerlendirmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu karar verildiğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
… tarihli raporda araçta yapılan onarımların gizli ayıptan kaynaklandığı, kullanıcı kaynaklı olamayacağı, araçtaki önemli arızaların çok kısa sürede meydana çıktığı, «garanti süresi» içindeyken ücretsiz değiştirilmekle birlikte sık sık tekrarı halinde araçtan beklenen faydanın sağlanamayacağının tespit edildiğini, bozma ilamında belirtilenin aksine «sözleşmeden dönme» ve aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi talebinin yerinde olmadığına yönelik bir mütalaada bulunulmadığını, yeniden «bilirkişi incelemesi» yapılması gerektiğine yönelik bozma gerekçesinin dosya kapsamına uygun olmadığını, aracın arızasının serviste onarımından sonra aracın ihtirazi kayıtla «teslim» alındığını, halen devam eden arızalar dikkate alındığında bozma ilamının hukuka aykırı olduğunu, aracın kullanılamadığı dönem için belirlenen bedelin az olduğunu i …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8117 E. 2023/2076 K.
Ortak:garanti kapsamı · gizli ayıp · ayıp · şikayet · garantörlük · ihtarname · teslim
İncelediğiniz karardaAnonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu aracın "direksiyonda ses «şikayeti»" nedeniyle onarıma getirildiğini ve davacının onarım hakkının kullandığını, «garanti kapsamında» motor «blok» değişimi yapılarak onarıma karar verildiğini, motor blokunun yurt dışında bulunan üreticiye sipariş edildiğini ve tedarik edilen motor bloku takılarak onarım işlemlerinin tamamlandığını ve aracın 12.10.2015 tarihinde davcıya «teslim» edildiğini, tüm onarım işlemlerinin davacının onayı ve servis hizmetleri «yönergesine» göre yapıldığını, «tacir» olan davacının süresinde «ayıp» ihbarında bulunmadığını, sonradan ortaya çıkan ayıpların yasal süresi içinde tespit edilerek «ihbar» edilmediğini, onarım talep eden davacının bu nedenle zarara uğradığı iddiasının taleple çelişkili olması nedeniyle dinlenemeyeceğini, arıza halinde onarım hakkını kullanan davacının, onarımın süre alacağını bilerek gerekli tedbirleri alması gerektiğini, aracın günlük kiralama bedeline ilişkin beyanın rayiç değerlerle uyumlu olmadığını, makul onarım süresinin otuz gün olduğunu, yurt dışından sipariş edilen motor bloku gibi büyük onarımlarda bu sürenin aşılabileceğini, müvekkilinin «makul sürede» onarımı tamamlayarak aracı teslim ettiğini, istenilen faizin yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… klanan motor arızası tespit edildiğini, parça siparişi verildiğini, arızanın yetkili servis tarafından ücretsiz olarak giderilerek 10.10.2015 tarihinde 47 gün sonra «teslim» edildiğini, bu sürede aracın kullanılamadığını, sözleşme gereğince aynı nitelikte aracı idareye teslim etmemesi halinde her gün için ceza ödemek zorunda kalacağını, bu nedenle araç kiralamak zorunda kalındığını, araç kiralama sözleşmesi nedeniyle 83.190,00 TL araç kira bedeli, 27.730,00 TL akaryakıt giderleri için kiralayana ödeme yapıldığını, uğranılan bu zararın «ihtarname» ile bildirildiğini ileri sürerek ayıplı araç yerine yeni araç kiralanması nedeniyle uğranılan 83.190,00 TL maddi zararın 18.11.2015 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; «ayıp ihbarının» süresinde yapılmadığını, aracın «makul sürede» onarıldığını ve «teslim» edildiğini, talep edilen kiralama bedelinin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda2.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davada eksik «harcın ikmal» edilmesi için davacıya «kesin mehil» verilmesi gerektiğini, davaya konu araçta halihazırda herhangi bir arıza ya da imalattan kaynaklanan herhangi bir «ayıp» bulunmadığını, bunun yanı sıra tüm bu süreçte araç ile yapılan kilometreler de dikkate alındığında, iddia edilen «şikayet» ile ilgili olarak sadece bir defa «garanti kapsamında» onarım yapılmış olduğunu, davacının araçtan yararlanmasını engelleyen bir durumun ve aracın değerini etkileyen bir durumun mevzu bahis olmadığını, davacının sahip olduğu «seçimlik haklardan» bir tanesini kullandıktan sonra bundan dönerek diğer seçimlik haklarından birini kullanmak istemesinin hukuken mümkün olmadığını, ayrıca semenin tenzili yoluna gidilmesi gerektiğini, dava konusunu oluşturan «terditli» taleplerinden bedelin iadesine ilişkin talebinde «faiz başlangıç tarihi» olarak aracın davalı şirkete «teslim» edildiği tarihin esas alınması gerektiğini, ayrıca aracı satın alırken kullandığı kredinin finansman maliyetleri ile kasko ve trafik sigorta bedellerinin davalı şi …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı ...Ş. .... bayisinden 10.12.2015 tarihli «fatura» ile 0 km araç satın aldığını, davacıya satılan aracın, «teslim» alındıktan bir kaç gün sonra seyir halinde iken motorunun titrediğini ve motorun arıza lambasının yandığını, davacı tarafından derhal yetkililerle irtibata geçildiğini, söz konusu arızanın servis yetkilileri tarafından önemli bir şey yok bir daha tekrarlanmaz denilerek geçiştirildiğini, aracın seyir halinde iken yine aynı «şikayetler» ile arıza yaptığını, yeniden davalıların temin ettiği çekici ile aracın yeniden servise çekildiğini, bu defa parça değişimi yapıldığının bildirilerek aracın davacıya teslim edildiğini, her iki arıza halinde de davacı tarafından tamir ve parça değişimi ile ilgili «muvafakat» alınmadığını, araç üzerinde yapılan tamir ve parça değişiminin kabul edilmediğinin sözlü olarak beyan edildiği gibi, «ihtarname» ile davalı tarafa da beyan edildiğini, ihtarnamede aracın aynı nitelikte arıza verdiği ve yenisi ile değiştirilmesi ya da paranın iadesinin istendiğini, bu ihtarnameye davalılar tarafından cevap verilmediğini ve talebin yerine getirilmediğini ileri sürerek dava konusu aracın yenisi ile değiştirilmesini, değiştirilmeyecekse devam eden ödemeler, dosya «masrafları», kasko bedelleri, faiz ödemeleri de «dahil» olmak üzere karar tarihine kadar yapılan/yapılacak tüm ödemelerin her bir ödeme tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP 1.Davalı vekili .... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu olayda açık veya «gizli ayıp» sebebiyle 2 gün, 8 gün ve içinde ayıp ihbarında bulunmayan davacının talep ve dava hakkının düştüğünü, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, dava konusu araçta gizli veya herhangi bir ayıp bulunmadığını, davacı tarafından binlerce kilometre kullanıldığını ve piyasadaki ikinci el değeri önemli ölçüde araç için «bedel iadesi» yönünde verilecek kararın davacının «sebepsiz zenginleşmesine» yol açacağını, davacının aracının değiştirilmesinin mümkün olmaması halinde, tüm ödemelerin faiz ve «masrafları» ile birlikte ödenmesine karar verilmesinin kabul edilemeyeceğini, davacının faiz talebinin de kabulünün mümkün olmadığını, zira Yargıtay'ın emsal kararlarından da …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:seçimlik haklar · kesin mehil · harcın ikmali · terditli dava · faiz başlangıç tarihi · ek mehil · nispi vekalet ücreti · bedel iadesi
Benzer bu kararda2.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davada eksik «harcın ikmal» edilmesi için davacıya «kesin mehil» verilmesi gerektiğini, davaya konu araçta halihazırda herhangi bir arıza ya da imalattan kaynaklanan herhangi bir «ayıp» bulunmadığını, bunun yanı sıra tüm bu süreçte araç ile yapılan kilometreler de dikkate alındığında, iddia edilen «şikayet» ile ilgili olarak sadece bir defa «garanti kapsamında» onarım yapılmış olduğunu, davacının araçtan yararlanmasını engelleyen bir durumun ve aracın değerini etkileyen bir durumun mevzu bahis olmadığını, davacının sahip olduğu «seçimlik haklardan» bir tanesini kullandıktan sonra bundan dönerek diğer seçimlik haklarından birini kullanmak istemesinin hukuken mümkün olmadığını, ayrıca semenin tenzili yoluna gidilmesi gerektiğini, dava konusunu oluşturan «terditli» taleplerinden bedelin iadesine ilişkin talebinde «faiz başlangıç tarihi» olarak aracın davalı şirkete «teslim» edildiği tarihin esas alınması gerektiğini, ayrıca aracı satın alırken kullandığı kredinin finansman maliyetleri ile kasko ve trafik sigorta bedellerinin davalı şi …
… e yasaya aykırı olduğunu, dava konusu talebin aracın ayıpsız misli ile değişim talebi olduğunda araç değeri üzerinden nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, konusu para ile değerlendirilebilen hukuki yardımlarda vekâlet ücretinin «avukatlık asgari ücret tarifesinin» üçüncü kısmına göre «nispi vekalet ücreti» olması gerektiğini, davacının bu bedel üzerinden «harcı ikmal» ettiğini, buna ilişkin emsal kararlar bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkeme kararının bu kısma ilişkin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
CEVAP 1.Davalı vekili .... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu olayda açık veya «gizli ayıp» sebebiyle 2 gün, 8 gün ve içinde ayıp ihbarında bulunmayan davacının talep ve dava hakkının düştüğünü, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, dava konusu araçta gizli veya herhangi bir ayıp bulunmadığını, davacı tarafından binlerce kilometre kullanıldığını ve piyasadaki ikinci el değeri önemli ölçüde araç için «bedel iadesi» yönünde verilecek kararın davacının «sebepsiz zenginleşmesine» yol açacağını, davacının aracının değiştirilmesinin mümkün olmaması halinde, tüm ödemelerin faiz ve «masrafları» ile birlikte ödenmesine karar verilmesinin kabul edilemeyeceğini, davacının faiz talebinin de kabulünün mümkün olmadığını, zira Yargıtay'ın emsal kararlarından da …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hakimin takdir hakkını kullanarak verdiği karar davacının haksız olduğu sonucunu doğurmayacağı gibi, davacının davanın açıldığı sırada «seçimlik hakları» konusunda hakimin takdir hakkını kullanıp kullanmayacağı hususunda öngörüde bulunması kendinden beklenemeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1083 E. , 2023/4284 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1562 Esas, 2021/1437 Karar
HÜKÜM
Davanın Kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2016/24 E., 2018/782 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekilinin başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 117.960 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 16.03.2015 tarihinde davalı Mercedes Benz Türk A.Ş. tarafından üretilen ve davalı ... A.Ş. tarafından satışı gerçekleştirilen kamyon niteliğindeki aracı satın aldığını, araca yaklaşık 400.000,00 TL tutarında ekipman eklenerek kanal temizleme işlerinde kullanılmak amacıyla kombine kanal temizleme aracı haline getirildiğini ve aracın İstanbul Büyükşehir Belediyesinden ihale yolu ile alınan iki adet bölgenin ana ulaşım yollarında yağmur suyu hatları ve açık kanalların teressubat temizlik çalışmaları ile kanal görüntüleme hizmet alımı işinde 24 saat hizmet vermek üzere satın aldığını, 24.08.2015 tarihinde araçta meydana gelen arıza neticesinde aracın ...
A.Ş.'nin servisine götürüldüğünü ve araçta üretim hatasından kaynaklanan motor arızası tespit edildiğini, parça siparişi verildiğini, arızanın yetkili servis tarafından ücretsiz olarak giderilerek 10.10.2015 tarihinde 47 gün sonra teslim edildiğini, bu sürede aracın kullanılamadığını, sözleşme gereğince aynı nitelikte aracı idareye teslim etmemesi halinde her gün için ceza ödemek zorunda kalacağını, bu nedenle araç kiralamak zorunda kalındığını, araç kiralama sözleşmesi nedeniyle 83.190,00 TL araç kira bedeli, 27.730,00 TL akaryakıt giderleri için kiralayana ödeme yapıldığını, uğranılan bu zararın ihtarname ile bildirildiğini ileri sürerek ayıplı araç yerine yeni araç kiralanması nedeniyle uğranılan 83.190,00 TL maddi zararın 18.11.2015 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Motorlu Araçlar Tic. ve San. Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu aracın "direksiyonda ses şikayeti" nedeniyle onarıma getirildiğini ve davacının onarım hakkının kullandığını, garanti kapsamında motor blok değişimi yapılarak onarıma karar verildiğini, motor blokunun yurt dışında bulunan üreticiye sipariş edildiğini ve tedarik edilen motor bloku takılarak onarım işlemlerinin tamamlandığını ve aracın 12.10.2015 tarihinde davcıya teslim edildiğini, tüm onarım işlemlerinin davacının onayı ve servis hizmetleri yönergesine göre yapıldığını, tacir olan davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını, sonradan ortaya çıkan ayıpların yasal süresi içinde tespit edilerek ihbar edilmediğini, onarım talep eden davacının bu nedenle zarara uğradığı iddiasının taleple çelişkili olması nedeniyle dinlenemeyeceğini, arıza halinde onarım hakkını kullanan davacının, onarımın süre alacağını bilerek gerekli tedbirleri alması gerektiğini, aracın günlük kiralama bedeline ilişkin beyanın rayiç değerlerle uyumlu olmadığını, makul onarım süresinin otuz gün olduğunu, yurt dışından sipariş edilen motor bloku gibi büyük onarımlarda bu sürenin aşılabileceğini, müvekkilinin makul sürede onarımı tamamlayarak aracı teslim ettiğini, istenilen faizin yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını, aracın makul sürede onarıldığını ve teslim edildiğini, talep edilen kiralama bedelinin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 16.03.2015 tarihinde davalı Mercedes tarafından üretilen diğer davalı tarafından davacıya satılan kamyon vasıflı aracın garanti kapsamında kalan motor arızası nedeniyle 24.08.2015 tarihinde davalı ... .. A.Ş.'nin servisine verildiği, arıza nedeniyle 27.08.2015 tarihinde parça siparişi verildiği, aracın tamir edilerek 12.10.2015 tarihinde davacıya teslim edildiği, aracın azami tamir süresinin 30 iş günü olduğu, aracın tamirinin azami süreyi 17 gün aştığı, her ne kadar davacı vekili komibine kanal temizleme araçlarının günlük kira bedelinin daha yüksek olduğunu iddia etmiş ise de kamyon vasfı ile davalı Mercedes tarafından üretilen davaya konu aracı kamyon olarak diğer davalı ...'dan satın alındıktan sonra davacı tarafından kanal temizleme aracı haline getirildiği, bu nedenle davalıların satım sözleşmesine konu kamyon vasfındaki aracın niteliğinin değiştirilmesi nedeniyle davacının uğramış olduğu zarardan sorumlu tutulamayacağı, davalıların tamir için makul süreyi aşan 17 gün için kamyon niteliğinde aracın işletilememesinden kaynaklanan kira zararından sorumlu olacağı ve kamyon niteliğindeki bir aracın gece gündüz çalışma esasına göre 1.500,00 TL günlük kira bedelinin makul olduğu kanaatine varılarak 17 gün için 25.500,00 TL kira kaybı zararının davalılara ihtarın tebliğ tarihinden itibaren 7 günlük sürenin bitimi tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 25.500,00 TL'nin 26.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteseselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
a.Aracın alınış amacına uygun kullanıldığını,
b.Araçta gizli ayıp olduğunu, kullanım hatası olmadığını, bu nedenle makul bir onarım zamanının bulunmadığını,
Savunarak reddedilen kısım yönünden kararın kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı ... Motorlu Araçlar Tic. ve San. Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle;
a.Mahkemenin gerekçesi ile kararının çelişkili olduğunu,
b.Dava konusu araçta gizli ayıbın olmadığı, aracın kanal temizleme aracı olarak kullanılması nedeniyle arızanın meydana gelip gelmediğinin araştırılmadığını,
c.Azami tamir süresinin 30 iş günü olduğunu, gerekli motor bloğunun davacının onayı ile yurt dışından getirtildiğini, makul onarım süresinde aracın davacıya teslim edildiğini,
d.Kiralama bedelinin rayiçlere uygun olup olmadığının değerlendirilmediğini,
Savunarak kabul edilen kısım yönünden kararın kaldırılmasını istemiştir.
3. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle;
a.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda araç kiralama bedellerine ilişkin hiç bir emsal araştırmasının yapılmadığını, yalnızca dosyaya sunulan teklif belgelerine göre rapor hazırlandığını,
b.Davacının basiretli bir tacir gibi muhtemel zararlara karşı gerekli önlemleri almadığını, iş gücü kaybına ilişkin ispata yarar bir delilin bulunmadığını,
c.Raporda aracın serviste kaldığı gün hesabının hatalı olarak yapıldığını
Savunarak kabul edilen kısım yönünden kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda satıcı ve imalatçının aracın gizli ayıbından kaynaklanan tamir nedeniyle, alıcının uğramış olduğu tüm zararları ödemekle yükümlü olduğu, İlk Derece Mahkemesince alınan kök bilirkişi raporunda aracın kullanım amacı dikkate alınarak gece-gündüz çalışma esasına göre ödenen kira miktarının makul olduğu, davacının aracı kanal temizleme aracı olarak kullanması ve gece-gündüz esasına göre kullanılan aracın yerine, kiralanan araç için aracın tamirde kaldığı 47 günlük süre için talep edilen günlük 1.500,00 TL + KDV toplamı 83.190,00 TL zararın davacının gerçek zararı olduğunun anlaşıldığı, bu miktarın hüküm altına alınması gerekirken hatalı değerlendirme ile makul tamir süresinin aşan kısmın tazminine karar verilmesinin yerinde olmadığı, bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, 83.190,00 TL alacağın 26.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteseselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Motorlu Araçlar Tic. ve San. Anonim Şirketi vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... Motorlu Araçlar Tic. ve San. Anonim Şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalılardan satın aldığı araçta gizli ayıbın olup olmadığı, davalı tarafından verilen servis hizmetinin uzaması nedeniyle kiralanan araç nedeniyle uğranılan zararların talep edilip edilemeyeceği ve varsa zararın miktarı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci ve ikinci alt bendi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 219 ve 227 inci maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... Motorlu Araçlar Tic. ve San. Anonim Şirketi vekili ve davalı ... vekili temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara müteselsilen yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933333600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz