Ayıptan doğan sorumluluk
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8117 E. 2023/2076 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayıpsız misli ile değişim↗ misli ile değişim↗ seçimlik haklar↗ maktu vekâlet ücreti↗ garanti kapsamı↗ kesin mehil↗ harcın ikmali↗ gizli ayıp↗ terditli dava↗ faiz başlangıç tarihi↗ ek mehil↗ ayıp↗ nispi vekalet ücreti↗ bedel iadesi↗ avukatlık asgari ücret tarifesi↗ maktu vekalet ücreti↗ vekâlet ücreti↗ şikayet↗ reeskont faizi↗ muvafakat↗ garantörlük↗ sebepsiz zenginleşme↗ esastan ret↗ fatura↗ ihtarname↗ dosya masrafı↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ vekalet ücreti↗ teslim↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/475 E., 2018/434 K.
Taraflar arasındaki ayıptan doğan sorumluluk davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı ...Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı ...Ş. .... bayisinden 10.12.2015 tarihli fatura ile 0 km araç satın aldığını, davacıya satılan aracın, teslim alındıktan bir kaç gün sonra seyir halinde iken motorunun titrediğini ve motorun arıza lambasının yandığını, davacı tarafından derhal yetkililerle irtibata geçildiğini, söz konusu arızanın servis yetkilileri tarafından önemli bir şey yok bir daha tekrarlanmaz denilerek geçiştirildiğini, aracın seyir halinde iken yine aynı şikayetler ile arıza yaptığını, yeniden davalıların temin ettiği çekici ile aracın yeniden servise çekildiğini, bu defa parça değişimi yapıldığının bildirilerek aracın davacıya teslim edildiğini, her iki arıza halinde de davacı tarafından tamir ve parça değişimi ile ilgili muvafakat alınmadığını, araç üzerinde yapılan tamir ve parça değişiminin kabul edilmediğinin sözlü olarak beyan edildiği gibi, ihtarname ile davalı tarafa da beyan edildiğini, ihtarnamede aracın aynı nitelikte arıza verdiği ve yenisi ile değiştirilmesi ya da paranın iadesinin istendiğini, bu ihtarnameye davalılar tarafından cevap verilmediğini ve talebin yerine getirilmediğini ileri sürerek dava konusu aracın yenisi ile değiştirilmesini, değiştirilmeyecekse devam eden ödemeler, dosya masrafları, kasko bedelleri, faiz ödemeleri de dahil olmak üzere karar tarihine kadar yapılan/yapılacak tüm ödemelerin her bir ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili .... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu olayda açık veya gizli ayıp sebebiyle 2 gün, 8 gün ve içinde ayıp ihbarında bulunmayan davacının talep ve dava hakkının düştüğünü, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, dava konusu araçta gizli veya herhangi bir ayıp bulunmadığını, davacı tarafından binlerce kilometre kullanıldığını ve piyasadaki ikinci el değeri önemli ölçüde araç için bedel iadesi yönünde verilecek kararın davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açacağını, davacının aracının değiştirilmesinin mümkün olmaması halinde, tüm ödemelerin faiz ve masrafları ile birlikte ödenmesine karar verilmesinin kabul edilemeyeceğini, davacının faiz talebinin de kabulünün mümkün olmadığını, zira Yargıtay'ın emsal kararlarından da anlaşılacağı üzere faiz talebinin ancak malın iade edildiği tarihten itibaren istenebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davada eksik harcın ikmal edilmesi için davacıya kesin mehil verilmesi gerektiğini, davaya konu araçta halihazırda herhangi bir arıza ya da imalattan kaynaklanan herhangi bir ayıp bulunmadığını, bunun yanı sıra tüm bu süreçte araç ile yapılan kilometreler de dikkate alındığında, iddia edilen şikayet ile ilgili olarak sadece bir defa garanti kapsamında onarım yapılmış olduğunu, davacının araçtan yararlanmasını engelleyen bir durumun ve aracın değerini etkileyen bir durumun mevzu bahis olmadığını, davacının sahip olduğu seçimlik haklardan bir tanesini kullandıktan sonra bundan dönerek diğer seçimlik haklarından birini kullanmak istemesinin hukuken mümkün olmadığını, ayrıca semenin tenzili yoluna gidilmesi gerektiğini, dava konusunu oluşturan terditli taleplerinden bedelin iadesine ilişkin talebinde faiz başlangıç tarihi olarak aracın davalı şirkete teslim edildiği tarihin esas alınması gerektiğini, ayrıca aracı satın alırken kullandığı kredinin finansman maliyetleri ile kasko ve trafik sigorta bedellerinin davalı şirketten talep edilmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalı taraf lehine maktu vekâlet ücretine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğunu, mahkeme tarafından davalılar yararına maktu vekâlet ücretine hükmedilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu talebin aracın ayıpsız misli ile değişim talebi olduğunda araç değeri üzerinden nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, konusu para ile değerlendirilebilen hukuki yardımlarda vekâlet ücretinin avukatlık asgari ücret tarifesinin üçüncü kısmına göre nispi vekalet ücreti olması gerektiğini, davacının bu bedel üzerinden harcı ikmal ettiğini, buna ilişkin emsal kararlar bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkeme kararının bu kısma ilişkin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hakimin takdir hakkını kullanarak verdiği karar davacının haksız olduğu sonucunu doğurmayacağı gibi, davacının davanın açıldığı sırada seçimlik hakları konusunda hakimin takdir hakkını kullanıp kullanmayacağı hususunda öngörüde bulunması kendinden beklenemeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın vekâlet ücreti bakımından düzelterek onanmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, misli ile değişim asıl talepli ayıptan doğan sorumluluk davalarında davanın reddi halinde hükmedilecek avukatlık vekalet ücretinin tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme ve Sonuç
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Mercedes Benz Türk A.Ş. vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3159 E. 2023/6773 K.
Ortak:gizli ayıp · ayıp · bedel iadesi · fatura · teslim · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaCEVAP 1.Davalı vekili .... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu olayda açık veya «gizli ayıp» sebebiyle 2 gün, 8 gün ve içinde ayıp ihbarında bulunmayan davacının talep ve dava hakkının düştüğünü, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, dava konusu araçta gizli veya herhangi bir ayıp bulunmadığını, davacı tarafından binlerce kilometre kullanıldığını ve piyasadaki ikinci el değeri önemli ölçüde araç için «bedel iadesi» yönünde verilecek kararın davacının «sebepsiz zenginleşmesine» yol açacağını, davacının aracının değiştirilmesinin mümkün olmaması halinde, tüm ödemelerin faiz ve «masrafları» ile birlikte ödenmesine karar verilmesinin kabul edilemeyeceğini, davacının faiz talebinin de kabulünün mümkün olmadığını, zira Yargıtay'ın emsal kararlarından da …
2.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davada eksik «harcın ikmal» edilmesi için davacıya «kesin mehil» verilmesi gerektiğini, davaya konu araçta halihazırda herhangi bir arıza ya da imalattan kaynaklanan herhangi bir «ayıp» bulunmadığını, bunun yanı sıra tüm bu süreçte araç ile yapılan kilometreler de dikkate alındığında, iddia edilen «şikayet» ile ilgili olarak sadece bir defa «garanti kapsamında» onarım yapılmış olduğunu, davacının araçtan yararlanmasını engelleyen bir durumun ve aracın değerini etkileyen bir durumun mevzu bahis olmadığını, davacının sahip olduğu «seçimlik haklardan» bir tanesini kullandıktan sonra bundan dönerek diğer seçimlik haklarından birini kullanmak istemesinin hukuken mümkün olmadığını, ayrıca semenin tenzili yoluna gidilmesi gerektiğini, dava konusunu oluşturan «terditli» taleplerinden bedelin iadesine ilişkin talebinde «faiz başlangıç tarihi» olarak aracın davalı şirkete «teslim» edildiği tarihin esas alınması gerektiğini, ayrıca aracı satın alırken kullandığı kredinin finansman maliyetleri ile kasko ve trafik sigorta bedellerinin davalı şi …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı ...Ş. .... bayisinden 10.12.2015 tarihli «fatura» ile 0 km araç satın aldığını, davacıya satılan aracın, «teslim» alındıktan bir kaç gün sonra seyir halinde iken motorunun titrediğini ve motorun arıza lambasının yandığını, davacı tarafından derhal yetkililerle irtibata geçildiğini, söz konusu arızanın servis yetkilileri tarafından önemli bir şey yok bir daha tekrarlanmaz denilerek geçiştirildiğini, aracın seyir halinde iken yine aynı «şikayetler» ile arıza yaptığını, yeniden davalıların temin ettiği çekici ile aracın yeniden servise çekildiğini, bu defa parça değişimi yapıldığının bildirilerek aracın davacıya teslim edildiğini, her iki arıza halinde de davacı tarafından tamir ve parça değişimi ile ilgili «muvafakat» alınmadığını, araç üzerinde yapılan tamir ve parça değişiminin kabul edilmediğinin sözlü olarak beyan edildiği gibi, «ihtarname» ile davalı tarafa da beyan edildiğini, ihtarnamede aracın aynı nitelikte arıza verdiği ve yenisi ile değiştirilmesi ya da paranın iadesinin istendiğini, bu ihtarnameye davalılar tarafından cevap verilmediğini ve talebin yerine getirilmediğini ileri sürerek dava konusu aracın yenisi ile değiştirilmesini, değiştirilmeyecekse devam eden ödemeler, dosya «masrafları», kasko bedelleri, faiz ödemeleri de «dahil» olmak üzere karar tarihine kadar yapılan/yapılacak tüm ödemelerin her bir ödeme tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu araçtaki ayıbın üretim hatasından kaynaklandığını ve gizli bir «ayıp» olduğunu, aracın «teslim» alındığı ve tescil edildiği tarih olan 11.08.2014 tarihinden itibaren birçok kez arızaları olduğunu, arızaların sürekli tekrarlandığını, müvekkili şirketin servis olarak kullandığı araçta motor ile ilgili arızanın hiçbir zaman giderilemediğini, araç ile ilgili servis kayıtları ve «hasar» dosyalarının da delil olarak gösterildiğini servis hizmeti veren şirketin davalının yetkili servisi olmakla davalı taraf adına yanlı davranarak tüm «fatura» ve servis kayıtlarını dosyaya sunmadığını, davaya konu araçtaki yaşanan sıkıntıların devam etmesi nedeniyle davacının yetkili servis firmasını değiştirmek durumunda kaldığını, yeni servis firmasından alınan fatura ve servis evraklarının da dosya kapsamına sunulduğunu, bu servis «kaydı» ve faturalardan da açıkça anlaşılacağı üzere, aracın alındığı günden bu yana araçtaki bahse konu ayıp ve arızaların devam ettiğini, arızaların devam etmiş olduğunun bilirkişi raporunda da "motor arıza uyarı lambasının" yandığı şeklinde tespit edildiğini, bilirkişi raporunda bahsi geçen uyarı lambasının neden yandığı konusunda «kesin» ve net bir ibare bulunmadığını, bu kapsamda mahkemeye bu motor arıza lambasının kullanıcı hatasından mı, yoksa üretim hatasından mı kaynaklandığının belirlenmesi g …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalıdan satın aldığı araçta iddia edildiği üzere «gizli ayıp» bulunmadığı, aracın «bedelinin iadesi» ya da misli ile değiştirilmesi talebinin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «zamanaşımı» itirazında bulunmuş ve ayrıca araçta faydalanmayı engelleyecek nitelikte gizli veya açık bir «ayıp» olmadığını, halihazırda aracın kullanılmakta olduğunu, aracın özensiz kullanımından kaynaklı sorunlar olabileceğini, değiştirildiği iddia edilen parçaların yakıt k …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeden dönme · i̇i̇k 266 · cy/cy kaydı · hasar · eksik inceleme · zamanaşımı
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu araçtaki ayıbın üretim hatasından kaynaklandığını ve gizli bir «ayıp» olduğunu, aracın «teslim» alındığı ve tescil edildiği tarih olan 11.08.2014 tarihinden itibaren birçok kez arızaları olduğunu, arızaların sürekli tekrarlandığını, müvekkili şirketin servis olarak kullandığı araçta motor ile ilgili arızanın hiçbir zaman giderilemediğini, araç ile ilgili servis kayıtları ve «hasar» dosyalarının da delil olarak gösterildiğini servis hizmeti veren şirketin davalının yetkili servisi olmakla davalı taraf adına yanlı davranarak tüm «fatura» ve servis kayıtlarını dosyaya sunmadığını, davaya konu araçtaki yaşanan sıkıntıların devam etmesi nedeniyle davacının yetkili servis firmasını değiştirmek durumunda kaldığını, yeni servis firmasından alınan fatura ve servis evraklarının da dosya kapsamına sunulduğunu, bu servis «kaydı» ve faturalardan da açıkça anlaşılacağı üzere, aracın alındığı günden bu yana araçtaki bahse konu ayıp ve arızaların devam ettiğini, arızaların devam etmiş olduğunun bilirkişi raporunda da "motor arıza uyarı lambasının" yandığı şeklinde tespit edildiğini, bilirkişi raporunda bahsi geçen uyarı lambasının neden yandığı konusunda «kesin» ve net bir ibare bulunmadığını, bu kapsamda mahkemeye bu motor arıza lambasının kullanıcı hatasından mı, yoksa üretim hatasından mı kaynaklandığının belirlenmesi g …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «zamanaşımı» itirazında bulunmuş ve ayrıca araçta faydalanmayı engelleyecek nitelikte gizli veya açık bir «ayıp» olmadığını, halihazırda aracın kullanılmakta olduğunu, aracın özensiz kullanımından kaynaklı sorunlar olabileceğini, değiştirildiği iddia edilen parçaların yakıt k …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, ticari netilikteki satıma konu taşıtın ayıplı olduğu iddiasıyla «sözleşmeden dönme» ve satış bedelinin tahsili, olmadığı takdirde satılanan ayıptan ari bir yenisiyle değiştirilmesi taleplerine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) «266» ncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6302 E. 2024/614 K.
Ortak:seçimlik haklar · garanti kapsamı · terditli dava · ayıp · muvafakat · garantörlük · ihtarname · dahili dava
İncelediğiniz kararda2.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davada eksik «harcın ikmal» edilmesi için davacıya «kesin mehil» verilmesi gerektiğini, davaya konu araçta halihazırda herhangi bir arıza ya da imalattan kaynaklanan herhangi bir «ayıp» bulunmadığını, bunun yanı sıra tüm bu süreçte araç ile yapılan kilometreler de dikkate alındığında, iddia edilen «şikayet» ile ilgili olarak sadece bir defa «garanti kapsamında» onarım yapılmış olduğunu, davacının araçtan yararlanmasını engelleyen bir durumun ve aracın değerini etkileyen bir durumun mevzu bahis olmadığını, davacının sahip olduğu «seçimlik haklardan» bir tanesini kullandıktan sonra bundan dönerek diğer seçimlik haklarından birini kullanmak istemesinin hukuken mümkün olmadığını, ayrıca semenin tenzili yoluna gidilmesi gerektiğini, dava konusunu oluşturan «terditli» taleplerinden bedelin iadesine ilişkin talebinde «faiz başlangıç tarihi» olarak aracın davalı şirkete «teslim» edildiği tarihin esas alınması gerektiğini, ayrıca aracı satın alırken kullandığı kredinin finansman maliyetleri ile kasko ve trafik sigorta bedellerinin davalı şi …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı ...Ş. .... bayisinden 10.12.2015 tarihli «fatura» ile 0 km araç satın aldığını, davacıya satılan aracın, «teslim» alındıktan bir kaç gün sonra seyir halinde iken motorunun titrediğini ve motorun arıza lambasının yandığını, davacı tarafından derhal yetkililerle irtibata geçildiğini, söz konusu arızanın servis yetkilileri tarafından önemli bir şey yok bir daha tekrarlanmaz denilerek geçiştirildiğini, aracın seyir halinde iken yine aynı «şikayetler» ile arıza yaptığını, yeniden davalıların temin ettiği çekici ile aracın yeniden servise çekildiğini, bu defa parça değişimi yapıldığının bildirilerek aracın davacıya teslim edildiğini, her iki arıza halinde de davacı tarafından tamir ve parça değişimi ile ilgili «muvafakat» alınmadığını, araç üzerinde yapılan tamir ve parça değişiminin kabul edilmediğinin sözlü olarak beyan edildiği gibi, «ihtarname» ile davalı tarafa da beyan edildiğini, ihtarnamede aracın aynı nitelikte arıza verdiği ve yenisi ile değiştirilmesi ya da paranın iadesinin istendiğini, bu ihtarnameye davalılar tarafından cevap verilmediğini ve talebin yerine getirilmediğini ileri sürerek dava konusu aracın yenisi ile değiştirilmesini, değiştirilmeyecekse devam eden ödemeler, dosya «masrafları», kasko bedelleri, faiz ödemeleri de «dahil» olmak üzere karar tarihine kadar yapılan/yapılacak tüm ödemelerin her bir ödeme tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP 1.Davalı vekili .... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu olayda açık veya «gizli ayıp» sebebiyle 2 gün, 8 gün ve içinde ayıp ihbarında bulunmayan davacının talep ve dava hakkının düştüğünü, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, dava konusu araçta gizli veya herhangi bir ayıp bulunmadığını, davacı tarafından binlerce kilometre kullanıldığını ve piyasadaki ikinci el değeri önemli ölçüde araç için «bedel iadesi» yönünde verilecek kararın davacının «sebepsiz zenginleşmesine» yol açacağını, davacının aracının değiştirilmesinin mümkün olmaması halinde, tüm ödemelerin faiz ve «masrafları» ile birlikte ödenmesine karar verilmesinin kabul edilemeyeceğini, davacının faiz talebinin de kabulünün mümkün olmadığını, zira Yargıtay'ın emsal kararlarından da …
Benzer bu karardaA.Ş. vekili cevap dilekçesinde; «seçimlik hakların» «terditli» olarak ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, davacının ayıba karşı sorumluluk kapsamında hangi hakkını kullanmak istediğini net bir şekilde belirtmesi gerektiğini, dava konusu araçta ücretsiz motor değişiminin yapıldığını, dava konusu aracın 62.010 km.'de 18.07.2017 tarihinde serviste «garanti kapsamında» «ücretsiz onarım» işlemi gördüğünü, davacının seçimlik hakkını ücretsiz onarımdan yana kullandığını, dava tarihinden önce arızaların giderildiğini, dava konusu aracın yetkili serviste motorunun diğer parçalardan daha ... bir parça olan yine orijinal motorla değiştirilmiş olmasının araçta «değer kaybı» oluşturmayacağını, davacının dava konusu aracı yaklaşık 2 yıldır sorunsuz olarak kullandığını, önemsiz ayıplardan dolayı satıcının sorumlu tutulamayacağını, dava konusu araçta tüm sistemlerin tam olarak sorunsuz şekilde çalıştığını, araç üzerinde kurulu olup da çalışmayan hiçbir donanım ya da araç parçasının olmadığını, davacının aracı satın aldığı günden bu yana yaklaşık 2 yıl içerisinde 65.000 km'ye varan aktif kullanımının araçtan beklediği tüm faydaları elde ettiğini gösterdiği gibi aracı herhangi bir güvenlik kaygısı taşımadan kullandığı anlamına geldiğini, dolayısıyla araçta bir arıza tespit edilse bile sorunsuz olarak kullanılan bir aracın üzerindeki mevcut durumun, ayıpsız misli ile değişim değil, en fazla «ayıp» oranında «bedel indirimine» neden olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
… rih ve sayısı belirtilen kararı ile satım anında anlaşılamayan motor arızasının, davacının aracı satın aldığı anda mevcut olduğu anlaşılmasa da dava konusu arızanın «garanti süresi» içerisinde kullanımla birlikte 62.010 km'de meydana çıktığının ve araç motoru ile diğer pek çok parçanın değişime maruz kaldığı hususunun ihtilafsız olduğu, davacının dava dilekçesinde, aracın misli ile değiştirilmesini, bu talebin uygun görülmemesi hâlinde «değer kaybı» zararının tahsilini istediği, davacının servise başvurması ve servisin de «ayıp» durumunu kabul etmesi nedeniyle davacı tarafından ayrıca bir ayıp ihtarında bulunulmasına gerek olmadığı, Mahkemece dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan «deliller değerlendirilip» yasal düzenlemelere uygun, isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında kararda usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmadığı, bu sebeple davalı vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği, davacı tarafından iş emri kapsamında yapılan işlere «muvafakat» edildiğine dair herhangi bir iddia ve ispatın davalı yanca dosya kapsamına sunulmadığı, iş emri üzerine «ihtirazi kayıt» konularak aracın servisten alındığı, Mahkemece davacı yanın aracın misli ile değiştirilmesi yönündeki talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken bu talebin reddi yönünde yetersiz gerekçe ile değer kaybının kabulüne dair yazılı olduğu şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm verilmesine, davanın kabulü ile 06 KNY 24 plakalı, ... marka, 2016 model, C200 AMG tipi, dizel yakıtlı aracın ayıptan ari bir yenisiyle değişti …
Ticaret Türk A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete hiçbir «ayıp» ihbarında bulunulmamasına rağmen aracın davacı onayı ile «bedelsiz» tamir edildiğini, davacı tarafından «ücretsiz onarım» hakkının kullanıldığını, seçimlik hakkın tüketildiğini, dava tarihinde araçta arıza bulunmadığını, «değer kaybının» söz konusu olmadığını, «seçimlik hakların» «terditli» olarak ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, Mahkemece talebin açıklattırılmadığını, dava konusu olayda aracın misli ile değişim şartlarının gerçekleşmediğini, davacının dava açmakta «hukuki yararının» bulunmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ücretsiz onarım · taleple bağlılık kuralı · bedel indirimi · garanti süresi · sözleşmeden dönme · değer kaybı · bilirkişi raporları arasında çelişki · delil değerlendirmesi
Benzer bu karardaA.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece «taleple bağlılık kuralının» ihlal edildiğini, «değer kaybı» talebi 15.000,00 TL olmasına karşın 25.000,00 TL’ye hükmedildiğini, davacının «ücretsiz onarım» hakkını kullandığını, bu hak kullanıldıktan sonra değer kaybı iddiası ile ilgili ayrıca «bedel indirimi» talebinde bulunulamayacağını, araç üzerinde değer kaybı bulunmadığını, süresinde ve usulüne uygun bir «ayıp» ihbarında bulunulmadığını, dosya kapsamında alınan «bilirkişi raporları arasında çelişki» bulunduğunu, aracın ayıplı olarak 62.010 km katetmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını iste …
A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; «seçimlik hakların» «terditli» olarak ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, davacının ayıba karşı sorumluluk kapsamında hangi hakkını kullanmak istediğini net bir şekilde belirtmesi gerektiğini, dava konusu araçta ücretsiz motor değişiminin yapıldığını, dava konusu aracın 62.010 km.'de 18.07.2017 tarihinde serviste «garanti kapsamında» «ücretsiz onarım» işlemi gördüğünü, davacının seçimlik hakkını ücretsiz onarımdan yana kullandığını, dava tarihinden önce arızaların giderildiğini, dava konusu aracın yetkili serviste motorunun diğer parçalardan daha ... bir parça olan yine orijinal motorla değiştirilmiş olmasının araçta «değer kaybı» oluşturmayacağını, davacının dava konusu aracı yaklaşık 2 yıldır sorunsuz olarak kullandığını, önemsiz ayıplardan dolayı satıcının sorumlu tutulamayacağını, dava konusu araçta tüm sistemlerin tam olarak sorunsuz şekilde çalıştığını, araç üzerinde kurulu olup da çalışmayan hiçbir donanım ya da araç parçasının olmadığını, davacının aracı satın aldığı günden bu yana yaklaşık 2 yıl içerisinde 65.000 km'ye varan aktif kullanımının araçtan beklediği tüm faydaları elde ettiğini gösterdiği gibi aracı herhangi bir güvenlik kaygısı taşımadan kullandığı anlamına geldiğini, dolayısıyla araçta bir arıza tespit edilse bile sorunsuz olarak kullanılan bir aracın üzerindeki mevcut durumun, ayıpsız misli ile değişim değil, en fazla «ayıp» oranında «bedel indirimine» neden olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Ticaret Türk A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının «ücretsiz onarım» hakkını kullandığını, bu hak kullanıldıktan sonra «değer kaybı» iddiası ile ilgili ayrıca «bedel indirimi» talebinde bulunulamayacağını, araç üzerinde değer kaybı bulunmadığını, süresinde ve usulüne uygun bir «ayıp» ihbarında bulunulmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
… rih ve sayısı belirtilen kararı ile satım anında anlaşılamayan motor arızasının, davacının aracı satın aldığı anda mevcut olduğu anlaşılmasa da dava konusu arızanın «garanti süresi» içerisinde kullanımla birlikte 62.010 km'de meydana çıktığının ve araç motoru ile diğer pek çok parçanın değişime maruz kaldığı hususunun ihtilafsız olduğu, davacının dava dilekçesinde, aracın misli ile değiştirilmesini, bu talebin uygun görülmemesi hâlinde «değer kaybı» zararının tahsilini istediği, davacının servise başvurması ve servisin de «ayıp» durumunu kabul etmesi nedeniyle davacı tarafından ayrıca bir ayıp ihtarında bulunulmasına gerek olmadığı, Mahkemece dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan «deliller değerlendirilip» yasal düzenlemelere uygun, isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında kararda usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmadığı, bu sebeple davalı vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği, davacı tarafından iş emri kapsamında yapılan işlere «muvafakat» edildiğine dair herhangi bir iddia ve ispatın davalı yanca dosya kapsamına sunulmadığı, iş emri üzerine «ihtirazi kayıt» konularak aracın servisten alındığı, Mahkemece davacı yanın aracın misli ile değiştirilmesi yönündeki talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken bu talebin reddi yönünde yetersiz gerekçe ile değer kaybının kabulüne dair yazılı olduğu şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm verilmesine, davanın kabulü ile 06 KNY 24 plakalı, ... marka, 2016 model, C200 AMG tipi, dizel yakıtlı aracın ayıptan ari bir yenisiyle değişti …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8117 E. , 2023/2076 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
SAYISI 2018/3445 Esas, 2021/971 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2016/475 E., 2018/434 K.
Taraflar arasındaki ayıptan doğan sorumluluk davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı ...Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı ...Ş. .... bayisinden 10.12.2015 tarihli fatura ile 0 km araç satın aldığını, davacıya satılan aracın, teslim alındıktan bir kaç gün sonra seyir halinde iken motorunun titrediğini ve motorun arıza lambasının yandığını, davacı tarafından derhal yetkililerle irtibata geçildiğini, söz konusu arızanın servis yetkilileri tarafından önemli bir şey yok bir daha tekrarlanmaz denilerek geçiştirildiğini, aracın seyir halinde iken yine aynı şikayetler ile arıza yaptığını, yeniden davalıların temin ettiği çekici ile aracın yeniden servise çekildiğini, bu defa parça değişimi yapıldığının bildirilerek aracın davacıya teslim edildiğini, her iki arıza halinde de davacı tarafından tamir ve parça değişimi ile ilgili muvafakat alınmadığını, araç üzerinde yapılan tamir ve parça değişiminin kabul edilmediğinin sözlü olarak beyan edildiği gibi, ihtarname ile davalı tarafa da beyan edildiğini, ihtarnamede aracın aynı nitelikte arıza verdiği ve yenisi ile değiştirilmesi ya da paranın iadesinin istendiğini, bu ihtarnameye davalılar tarafından cevap verilmediğini ve talebin yerine getirilmediğini ileri sürerek dava konusu aracın yenisi ile değiştirilmesini, değiştirilmeyecekse devam eden ödemeler, dosya masrafları, kasko bedelleri, faiz ödemeleri de dahil olmak üzere karar tarihine kadar yapılan/yapılacak tüm ödemelerin her bir ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili .... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu olayda açık veya gizli ayıp sebebiyle 2 gün, 8 gün ve içinde ayıp ihbarında bulunmayan davacının talep ve dava hakkının düştüğünü, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, dava konusu araçta gizli veya herhangi bir ayıp bulunmadığını, davacı tarafından binlerce kilometre kullanıldığını ve piyasadaki ikinci el değeri önemli ölçüde araç için bedel iadesi yönünde verilecek kararın davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açacağını, davacının aracının değiştirilmesinin mümkün olmaması halinde, tüm ödemelerin faiz ve masrafları ile birlikte ödenmesine karar verilmesinin kabul edilemeyeceğini, davacının faiz talebinin de kabulünün mümkün olmadığını, zira Yargıtay'ın emsal kararlarından da anlaşılacağı üzere faiz talebinin ancak malın iade edildiği tarihten itibaren istenebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davada eksik harcın ikmal edilmesi için davacıya kesin mehil verilmesi gerektiğini, davaya konu araçta halihazırda herhangi bir arıza ya da imalattan kaynaklanan herhangi bir ayıp bulunmadığını, bunun yanı sıra tüm bu süreçte araç ile yapılan kilometreler de dikkate alındığında, iddia edilen şikayet ile ilgili olarak sadece bir defa garanti kapsamında onarım yapılmış olduğunu, davacının araçtan yararlanmasını engelleyen bir durumun ve aracın değerini etkileyen bir durumun mevzu bahis olmadığını, davacının sahip olduğu seçimlik haklardan bir tanesini kullandıktan sonra bundan dönerek diğer seçimlik haklarından birini kullanmak istemesinin hukuken mümkün olmadığını, ayrıca semenin tenzili yoluna gidilmesi gerektiğini, dava konusunu oluşturan terditli taleplerinden bedelin iadesine ilişkin talebinde faiz başlangıç tarihi olarak aracın davalı şirkete teslim edildiği tarihin esas alınması gerektiğini, ayrıca aracı satın alırken kullandığı kredinin finansman maliyetleri ile kasko ve trafik sigorta bedellerinin davalı şirketten talep edilmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalı taraf lehine maktu vekâlet ücretine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğunu, mahkeme tarafından davalılar yararına maktu vekâlet ücretine hükmedilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu talebin aracın ayıpsız misli ile değişim talebi olduğunda araç değeri üzerinden nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, konusu para ile değerlendirilebilen hukuki yardımlarda vekâlet ücretinin avukatlık asgari ücret tarifesinin üçüncü kısmına göre nispi vekalet ücreti olması gerektiğini, davacının bu bedel üzerinden harcı ikmal ettiğini, buna ilişkin emsal kararlar bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkeme kararının bu kısma ilişkin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hakimin takdir hakkını kullanarak verdiği karar davacının haksız olduğu sonucunu doğurmayacağı gibi, davacının davanın açıldığı sırada seçimlik hakları konusunda hakimin takdir hakkını kullanıp kullanmayacağı hususunda öngörüde bulunması kendinden beklenemeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın vekâlet ücreti bakımından düzelterek onanmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, misli ile değişim asıl talepli ayıptan doğan sorumluluk davalarında davanın reddi halinde hükmedilecek avukatlık vekalet ücretinin tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme ve Sonuç
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Mercedes Benz Türk A.Ş. vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/932699900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz