Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2244 E. 2023/4370 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
garanti sözleşmesi↗ tanıma ve tenfiz↗ tanıma↗ adli yardım↗ ihtisas mahkemesi↗ garantörlük↗ alacak davası↗ tenfiz↗ tebligat↗ esastan ret↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ teminat↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/119 E., 2019/755 K.
Taraflar arasındaki tanıma ve tenfiz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 11.07.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen kredi/garanti sözleşmesi uyarınca müvekkilinin alacaklı olduğunu, ancak davalının borçlarını zamanında ödemediğini, bu yüzden müvekkili tarafından Astana Şehri İhtisaslaşmış Bölgelerarası Ekonomi Mahkemesi'nde alacak davası açıldığını, mahkeme tarafından davalının davacıya 344.209,617 Tenge ödemesine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini ve icra edilebilir olduğunu, davalının bu karara rağmen borcunu ödemediğini, bu yüzden Türkiye'de bulunan malları üzerinde icrai işlem yapılabilmesi için işbu açılan tenfiz davasını açtıklarını, Kazakistan Cumhuriyeti ile Türkiye arasında karşılıklılık olduğundan Türkiye ve Kazakistan Arasında Hukuki ve Ticari Konularda Adli Yardım Sözleşmesi'nin 14 üncü maddesine göre teminattan muaf tutulmaları gerektiğini ileri sürerek davalı aleyhine Astana Şehri İhtisaslaşmış Bölgelerarası Ekonomi Mahkemesi'nin 11.03.2012 tarihli, 02-199/12 numaralı kararının tanınmasına ve tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tenfizi istenen mahkemeye usulüne uygun çağrılmadıklarını, hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, tebligatların usulüne uygun yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Kanunu (5718 sayılı Kanun) 50 inci maddesi uyarınca yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş olan ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan kararların tenfizi mümkün olduğundan, davalının tenfize konu karara dayanak teşkil eden davadan haberdar olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesini tekrar ederek tenfizi istenen kararının 5718 sayılı Kanun hükümlerine uygun olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2747 E. 2024/1377 K.
Ortak:tanıma · alacak davası · tenfiz · Yabancı mahkeme kararının tenfizi, Tenfiz
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «tanıma» ve «tenfiz» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen kredi/«garanti sözleşmesi» uyarınca müvekkilinin alacaklı olduğunu, ancak davalının borçlarını zamanında ödemediğini, bu yüzden müvekkili tarafından Astana Şehri İhtisaslaşmış Bölgelerarası Ekonomi Mahkemesi'nde «alacak davası» açıldığını, mahkeme tarafından davalının davacıya 344.209,617 Tenge ödemesine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini ve icra edilebilir olduğunu, davalının bu karara rağmen borcunu ödemediğini, bu yüzden Türkiye'de bulunan malları üzerinde icrai işlem yapılabilmesi için işbu açılan «tenfiz» davasını açtıklarını, Kazakistan Cumhuriyeti ile Türkiye arasında karşılıklılık olduğundan Türkiye ve Kazakistan Arasında Hukuki ve Ticari Konularda Adli Yardım Sözleşmesi'nin 14 üncü maddesine göre «teminattan» muaf tutulmaları gerektiğini ileri sürerek davalı aleyhine Astana Şehri İhtisaslaşmış Bölgelerarası Ekonomi Mahkemesi'nin 11.03.2012 tarihli, 02-199/12 numaralı ka …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «tenfizi» istenen mahkemeye usulüne uygun çağrılmadıklarını, hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, «tebligatların» usulüne uygun yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda… stan'daki davalı şirketin Kayseri'de kurulu olan iş bu dava davalısı şirketin yurt dışındaki şubesi konumunda olduğu, yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak «kesinleştiği, ilamın» Türk Mahkemelerinin «münhasır» «yetkisine» girmeyen her iki şirket arasındaki inşaat, imalat işinden kaynaklı alacak uyuşmazlığına ilişkin olarak verilmiş olduğu, kararın «kamu düzenine» aykırı olmayıp, karar içeriğinden de anlaşılacağı üzere davalı taraf «savunma hakkına» uyularak yapılan yargılama sonucu verilmiş olduğu, yine yabancı mahkeme kararının Türklerin kişilik hallerine ilişkin de olmadığı, «tenfize» ilişkin olarak her iki ülke arasında sözleşmenin yer aldığı ve bu sözleşmenin 21 ve 22 nci maddelerindeki yasal ve usulü şartlara uygun olarak tenfiz talebinde bulunulduğu ve bu şartların da MÖHUK'daki «tanıma» ve tenfiz için aranan şartlara aykırı düşmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile Kazakistan Cumhuriyeti Astana Bölgelerarası Ekonomik İhtisas Mahkemesi'nin 24.06.20 …
… huriyeti ve Kazakistan Cumhuriyeti Arasında Hukuki Konularda Adli Yardımlaşma Anlaşması'nın 23 üncü maddesine göre akit taraf mevzuatına göre icra kabiliyeti varsa, «tanıma» ve «tenfiz» mümkün olduğunu, kesinleşme ve icra edilebilirlik prosedürünün tamamlandığını, Kazakistan' daki dava dosyasında usule uygun çağrıların yapıldığı, davalının süreçlerden haberdar olduğu, kendisine karar itiraz etme hakkı tanındığı hususlarının açık olduğunu, Kazakistan ile iki taraflı sözleşmeler ve Lahey Sözleşmesi kapsamında beraber değerlendirildiğinde yabancı ülkede verilen kararın usulen kesinleştiğini, mahkemenin Kazakistan Adli Makamlarından, kararın kesinleşmesine dair bir bilgi talebi olmadığını, «eksik inceleme» ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
… iyeti ve Kazakistan Cumhuriyeti Arasında Hukuki Konularda Adli Yardımlaşma Anlaşması''nın yayınlanmış olduğu, bozma ilamı içeriği dikkate alınarak davacı vekilinden «tenfizi» istenilen Kazakistan Cumhuriyeti Astana Şehri Bölgeler Arası Ekonomik İhtisas Mahkemesinin 24.06.2011 tarih 02-3390-11 dava nolu kararının usulüne uygun kesinleştirildiğine dair belgeleri sunması istenildiği, davacı vekili tarafından beyan dilekçesi ile sunulan evraklar üzerinde yapılan incelemede, sunulan belgelerin daha önce mahkememize sunulan evraklardan ibaret olduğu, karar düzeltme ilamında da açıklandığı üzere tenfizi istenen yabancı mahkeme ilamının kesinleşme «şerhi» taşımadığı anlaşıldığı gibi sunulan belgelerden (karar öncesi ile aynı olan) «yabancı ilamın» verildiği ülke kanunları uyarınca kesinleştirildiğinin anlaşılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yabancı mahkeme ilamı · kesinleşen ilam · savunma hakkı · tasdik kararı · münhasırlık · cy/cy şerhi · kamu düzeni · yetkisizlik kararı
Benzer bu kararda… stan'daki davalı şirketin Kayseri'de kurulu olan iş bu dava davalısı şirketin yurt dışındaki şubesi konumunda olduğu, yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak «kesinleştiği, ilamın» Türk Mahkemelerinin «münhasır» «yetkisine» girmeyen her iki şirket arasındaki inşaat, imalat işinden kaynaklı alacak uyuşmazlığına ilişkin olarak verilmiş olduğu, kararın «kamu düzenine» aykırı olmayıp, karar içeriğinden de anlaşılacağı üzere davalı taraf «savunma hakkına» uyularak yapılan yargılama sonucu verilmiş olduğu, yine yabancı mahkeme kararının Türklerin kişilik hallerine ilişkin de olmadığı, «tenfize» ilişkin olarak her iki ülke arasında sözleşmenin yer aldığı ve bu sözleşmenin 21 ve 22 nci maddelerindeki yasal ve usulü şartlara uygun olarak tenfiz talebinde bulunulduğu ve bu şartların da MÖHUK'daki «tanıma» ve tenfiz için aranan şartlara aykırı düşmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile Kazakistan Cumhuriyeti Astana Bölgelerarası Ekonomik İhtisas Mahkemesi'nin 24.06.20 …
… iyeti ve Kazakistan Cumhuriyeti Arasında Hukuki Konularda Adli Yardımlaşma Anlaşması''nın yayınlanmış olduğu, bozma ilamı içeriği dikkate alınarak davacı vekilinden «tenfizi» istenilen Kazakistan Cumhuriyeti Astana Şehri Bölgeler Arası Ekonomik İhtisas Mahkemesinin 24.06.2011 tarih 02-3390-11 dava nolu kararının usulüne uygun kesinleştirildiğine dair belgeleri sunması istenildiği, davacı vekili tarafından beyan dilekçesi ile sunulan evraklar üzerinde yapılan incelemede, sunulan belgelerin daha önce mahkememize sunulan evraklardan ibaret olduğu, karar düzeltme ilamında da açıklandığı üzere tenfizi istenen yabancı mahkeme ilamının kesinleşme «şerhi» taşımadığı anlaşıldığı gibi sunulan belgelerden (karar öncesi ile aynı olan) «yabancı ilamın» verildiği ülke kanunları uyarınca kesinleştirildiğinin anlaşılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bozma ilamında «tenfize» konu kararın, «yabancı ilamın» verildiği ülke kanunları uyarınca kesinleşip kesinleşmediğinin tereddüte yer vermeyecek şekilde saptanması, karar üzerindeki «şerhin» kesinleşmeye ilişkin olup olmadığının belirlenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Değerlendirme Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, «yabancı ilamın» kesinleşmediği benimsenerek davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/4430 E. 2024/7517 K.
Ortak:tenfiz · Yabancı mahkeme kararının tenfizi, Tenfiz
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «tanıma» ve «tenfiz» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen kredi/«garanti sözleşmesi» uyarınca müvekkilinin alacaklı olduğunu, ancak davalının borçlarını zamanında ödemediğini, bu yüzden müvekkili tarafından Astana Şehri İhtisaslaşmış Bölgelerarası Ekonomi Mahkemesi'nde «alacak davası» açıldığını, mahkeme tarafından davalının davacıya 344.209,617 Tenge ödemesine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini ve icra edilebilir olduğunu, davalının bu karara rağmen borcunu ödemediğini, bu yüzden Türkiye'de bulunan malları üzerinde icrai işlem yapılabilmesi için işbu açılan «tenfiz» davasını açtıklarını, Kazakistan Cumhuriyeti ile Türkiye arasında karşılıklılık olduğundan Türkiye ve Kazakistan Arasında Hukuki ve Ticari Konularda Adli Yardım Sözleşmesi'nin 14 üncü maddesine göre «teminattan» muaf tutulmaları gerektiğini ileri sürerek davalı aleyhine Astana Şehri İhtisaslaşmış Bölgelerarası Ekonomi Mahkemesi'nin 11.03.2012 tarihli, 02-199/12 numaralı ka …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «tenfizi» istenen mahkemeye usulüne uygun çağrılmadıklarını, hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, «tebligatların» usulüne uygun yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak, davacı vekilinden «tenfizi» istenilen Kazakistan Cumhuriyeti Astana Şehri Bölgeler Arası Ekonomik İhtisas Mahkemesinin 24.06.2011 tarih 02-3390-11 dava nolu kararının usulüne uygun kesinleştirildiğine dair belgeleri sunması istenildiği, davacı vekili tarafından beyan dilekçesi ile sunulan evraklar üzerinde yapılan incelemede, sunulan belgelerin daha önce mahkemeye sunulan evraklardan ibaret olduğu, tenfizi istenen yabancı mahkeme ilamının kesinleşme «şerhi» taşımadığı anlaşıldığı gibi sunulan belgelerden «yabancı ilamın» verildiği ülke kanunları uyarınca kesinleştirildiğinin anlaşılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiş, Dairemizi …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yabancı mahkeme ilamı · cy/cy şerhi
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak, davacı vekilinden «tenfizi» istenilen Kazakistan Cumhuriyeti Astana Şehri Bölgeler Arası Ekonomik İhtisas Mahkemesinin 24.06.2011 tarih 02-3390-11 dava nolu kararının usulüne uygun kesinleştirildiğine dair belgeleri sunması istenildiği, davacı vekili tarafından beyan dilekçesi ile sunulan evraklar üzerinde yapılan incelemede, sunulan belgelerin daha önce mahkemeye sunulan evraklardan ibaret olduğu, tenfizi istenen yabancı mahkeme ilamının kesinleşme «şerhi» taşımadığı anlaşıldığı gibi sunulan belgelerden «yabancı ilamın» verildiği ülke kanunları uyarınca kesinleştirildiğinin anlaşılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiş, Dairemizi …
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3606 E. 2020/2037 K.
Ortak:tanıma · tenfiz
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «tanıma» ve «tenfiz» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen kredi/«garanti sözleşmesi» uyarınca müvekkilinin alacaklı olduğunu, ancak davalının borçlarını zamanında ödemediğini, bu yüzden müvekkili tarafından Astana Şehri İhtisaslaşmış Bölgelerarası Ekonomi Mahkemesi'nde «alacak davası» açıldığını, mahkeme tarafından davalının davacıya 344.209,617 Tenge ödemesine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini ve icra edilebilir olduğunu, davalının bu karara rağmen borcunu ödemediğini, bu yüzden Türkiye'de bulunan malları üzerinde icrai işlem yapılabilmesi için işbu açılan «tenfiz» davasını açtıklarını, Kazakistan Cumhuriyeti ile Türkiye arasında karşılıklılık olduğundan Türkiye ve Kazakistan Arasında Hukuki ve Ticari Konularda Adli Yardım Sözleşmesi'nin 14 üncü maddesine göre «teminattan» muaf tutulmaları gerektiğini ileri sürerek davalı aleyhine Astana Şehri İhtisaslaşmış Bölgelerarası Ekonomi Mahkemesi'nin 11.03.2012 tarihli, 02-199/12 numaralı ka …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «tenfizi» istenen mahkemeye usulüne uygun çağrılmadıklarını, hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, «tebligatların» usulüne uygun yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda… istan'daki davalı şirketin Kayseri'de kurulu olan işbu dava davalısı şirketin yurt dışındaki şubesi konumunda olduğu, yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak «kesinleştiği, ilamın» Türk Mahkemelerinin «münhasır» «yetkisine» girmeyen her iki şirket arasındaki inşaat, imalat ve montaj işinden kaynaklı alacak uyuşmazlığına ilişkin olarak verilmiş olduğu, kararını «kamu düzenine» aykırı olmayıp, karar içeriğinden de anlaşılacağı üzere davalı taraf «savunma hakkına» uyularak yapılan yargılama sonucu verilmiş olduğu, yine yabancı mahkeme kararının Türklerin kişilik hallerine ilişkin de olmadığı, «tenfize» ilişkin olarak az yukarıda belirtilen her iki ülke arasında sözleşmenin yer aldığı ve bu sözleşmenin 21 ve 22. maddelerindeki yasal ve usulü şartlara uygun olarak tenfiz talebinde bulunulduğu ve bu şartların da MÖHUK'daki «tanıma» ve tenfiz için aranan şartlara aykırı düşmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile Kazakistan Cumhuriyeti Astana Şehri İlçeler Arası Ekonomi İhtisas Mahkemesinin 01/0 …
1-Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup mahkemece «yabancı ilamın» kesinleştiği benimsenerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
5718 sayılı MÖHUK’un 50. maddesi uyarınca, ancak, yabancı mahkemelerce verilen ve o yer kanunları gereğince kesinleşen kararların «tenfizi» istenebilir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yabancı mahkeme ilamı · kesinleşen ilam · savunma hakkı · münhasırlık · cy/cy şerhi · kamu düzeni · yetkisizlik kararı
Benzer bu kararda… istan'daki davalı şirketin Kayseri'de kurulu olan işbu dava davalısı şirketin yurt dışındaki şubesi konumunda olduğu, yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak «kesinleştiği, ilamın» Türk Mahkemelerinin «münhasır» «yetkisine» girmeyen her iki şirket arasındaki inşaat, imalat ve montaj işinden kaynaklı alacak uyuşmazlığına ilişkin olarak verilmiş olduğu, kararını «kamu düzenine» aykırı olmayıp, karar içeriğinden de anlaşılacağı üzere davalı taraf «savunma hakkına» uyularak yapılan yargılama sonucu verilmiş olduğu, yine yabancı mahkeme kararının Türklerin kişilik hallerine ilişkin de olmadığı, «tenfize» ilişkin olarak az yukarıda belirtilen her iki ülke arasında sözleşmenin yer aldığı ve bu sözleşmenin 21 ve 22. maddelerindeki yasal ve usulü şartlara uygun olarak tenfiz talebinde bulunulduğu ve bu şartların da MÖHUK'daki «tanıma» ve tenfiz için aranan şartlara aykırı düşmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile Kazakistan Cumhuriyeti Astana Şehri İlçeler Arası Ekonomi İhtisas Mahkemesinin 01/0 …
Mahkemece, dava konusu «yabancı ilamın» kesinleştiği benimsenmiş ise de, dava dilekçesine ekli yabancı mahkeme ilamında kararın kesinleştiğine ilişkin bir «şerh» mevcut olmadığı gibi mahkemece temin edilen belgelerden de dava konusu kararın usulen kesinleştiğine ilişkin bir değerlendirme yapılması mümkün görünmemektedir.
1-Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup mahkemece «yabancı ilamın» kesinleştiği benimsenerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, Kazakistan ile ülkemiz arasındaki iki taraflı sözleşme hükümleri ile konuyla ilgili Lahey sözleşmesi hükümleri gözetilerek «yabancı ilamın» verildiği ülke kanunları uyarınca kesinleşip kesinleşmediği tereddüte yer vermeyecek şekilde saptanmaksızın davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, davalı yan vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulüyle kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8946 E. 2023/2653 K.
Ortak:tanıma · alacak davası · tenfiz · tebligat · vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «tanıma» ve «tenfiz» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen kredi/«garanti sözleşmesi» uyarınca müvekkilinin alacaklı olduğunu, ancak davalının borçlarını zamanında ödemediğini, bu yüzden müvekkili tarafından Astana Şehri İhtisaslaşmış Bölgelerarası Ekonomi Mahkemesi'nde «alacak davası» açıldığını, mahkeme tarafından davalının davacıya 344.209,617 Tenge ödemesine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini ve icra edilebilir olduğunu, davalının bu karara rağmen borcunu ödemediğini, bu yüzden Türkiye'de bulunan malları üzerinde icrai işlem yapılabilmesi için işbu açılan «tenfiz» davasını açtıklarını, Kazakistan Cumhuriyeti ile Türkiye arasında karşılıklılık olduğundan Türkiye ve Kazakistan Arasında Hukuki ve Ticari Konularda Adli Yardım Sözleşmesi'nin 14 üncü maddesine göre «teminattan» muaf tutulmaları gerektiğini ileri sürerek davalı aleyhine Astana Şehri İhtisaslaşmış Bölgelerarası Ekonomi Mahkemesi'nin 11.03.2012 tarihli, 02-199/12 numaralı ka …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «tenfizi» istenen mahkemeye usulüne uygun çağrılmadıklarını, hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, «tebligatların» usulüne uygun yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda… dığını, ancak davalının 3.996.728,38 USD ve 12.189.063,50 euro borcunu ödememesi üzerine finansal yardım sözleşmeleri uyarınca yetkili Kazakistan Mahkemesi nezdinde «alacak davası» açıldığını, yapılan yargılama sonucu Astana Şehri Özel Bölgelerarası Ekonomi Mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini ileri sürerek, Astana Şehri Özel Bölgelerarası Ekonomi Mahkemesi'nin 10.05.2017 tarihli kararının «tenfizine» karar verilmesini talep etmiştir.
… e davacı şirketin davalı şirkette %75 oranında çoğunluk hissedarı olarak 5 kişiden oluşan yönetim kurulunun 3'ünü seçme yetkisi olduğu, dolayısı ile davacı şirketin «rızası» olmadan herhangi bir «yönetim kurulu» kararı alınamayacağı, bu durumun davalı şirket adına vekaletname çıkartılmasına engel teşkil ettiği, anılan nedenle mahkemece davalı şirkete kayyum ataması yapılarak şirket adına işlemlerin kayyum tarafından yürütülmesi gerektiği, ilgili mahkeme tarafından dava süreci ile ilgili 3 adet «tebligat» yapıldığı, ancak yapılan «tebligatların usul» ve yasaya uygun olmadığı, böylelikle davalı şirketin «savunma hakkının» engellendiği, bu şekilde davalı şirketin gıyabında ve yokluğunda karar verildiğinden «tenfiz» şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin %75 oranında A grubu pay sahibi ve «yönetim kurulu» üyesi olduğunu, 2007 ile 2011 yılları arasında beş farklı finansal yardım sözleşmesi ile davalıya büyük miktarda yardım sağladığını, ancak sağlanan yardımın çok az bir kısmının geri ödendiğini, borcun ödenmemesi üzerine yetkili Kazakistan mahkemesinde «alacak davası» açıldığını ve «tenfize» konu kararın verildiğini, davalının Kazakistan kanunlarına uygun şekilde duruşmaya çağrıldığını, davalının yargılamadan haberdar olunduğuna ilişkin «ikrarının» görmezden gelindiğini, savunma yapma imkanı bulunan davalının savunma yapmaması nedeniyle kararın usule uygun olduğunu, «savunma hakkının kısıtlanmadığını», dava dilekçesi ekinde sunulan belgelerle davalının mahkemeye usulüne uygun şekilde çağrıldığının kanıtlandığını, yargılamanın ne şekilde yapılacağına ilişkin usul düzenlemelerinin hakimin hukukuna göre belirlenmesi gerektiğini, müvekkilinin şirketin %75 oranında pay sahibi olmasına rağmen davayı takip eden avukat Savaş Pehlivan'a davanın takibi için «yetki» verilmediğini, dava takibi için vekaletin yeterli olmadığını ve ayrıca takip için müvekkilinin yetki vermesi gerektiğini, avukata yetki verilmesine ilişkin bir yön …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:lex fori · tebligat usulü · menfaat çatışması · fiil ehliyeti · savunma hakkının kısıtlanması · kayyım atanması · savunma hakkı · kayyım
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı şirketin «fiil ehliyetinin» bulunduğunu, Kazakistan'daki yargılamadan usulüne uygun şekilde yapılan «tebligatlar» ile haberdar olduğu, «savunma hakkının kısıtlanmadığını» aksine davalının savunma hakkını kullanmamayı tercih ettiğini, A grubu «yönetim kurulu» üyesi tarafından imzalı vekaletnamenin davalı taraf gönderilerek savunma hakkını kullanmasına imkan tanındığını, davalı şirkete «kayyım atanmasına» gerek olmadığını, «tenfiz» şartlarının oluştuğunu beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince hâkimin hukukuna göre yapılan «tebligatlar» geçerli kabul edilmekle birlikte, şahsın hukukunu ilgilendiren «tüzel kişiliğin» «temsili» hakkında 5718 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği, anılan Kanun'un 9 uncu maddesine göre hak ve «fiil ehliyetinin» ilgilinin milli hukukuna tabi olacağı, Türk Hukuku'na göre konuya bakıldığında taraflar arasında «menfaat çatışması» bulunduğu, şirketin yabancı mahkemede «kayyım» ile temsili gerekirken gıyabında yargılama yapılıp karar verildiği ve bu şekilde «savunma hakkının kısıtlandığı» gerekçesiyle «tenfiz» şartlarının oluşmadığına karar verildiği, ancak tenfiz incelemesinin şekli yapılması gerektiği, fiil ehliyeti ve temsil konusunun şahsın hukukunu ilgilendirdiği ve …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «tebligatın» şekli ve yargılama hukukunun kararı «tenfiz» edilecek yabancı mahkemenin hukukuna göre belirleneceği, ancak şahsın hukukunu ilgilendiren «tüzel kişiliğin» «temsili» hususunda 5718 sayılı Milletler Arası Özel Hukuk Kanunu (5718 sayılı Kanun) hükümlerine göre değerlendirme yapılması gerektiği, buna göre, 5718 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesine göre hak ve «fiil ehliyeti» ilgilinin milli hukukuna tabi olduğu, davalının Türk hukukuna tabi tüzel kişi olması nedeniyle davayı takibe imkan sağlayacak olan fiil ehliyetinin Türk hukukuna göre belirlenmesi gerektiği, davacı şirketin aynı zamanda davalı şirkette %75 oranında pay sahibi hakim hissedar durumunda olduğu, aynı zamanda davalı şirketin «yönetim kurulu» üyesi olduğu, davacı ile davalı şirket arasında «menfaat çatışması» bulunduğu, tüzel kişinin yerleşim yerindeki mahkemece atanacak «kayyım» tarafından temsil edilmesi gerektiği, her ne kadar davalıya yabancı mahkeme tarafından tebligat yapılmış olsa dahi usulüne uygun şekilde davaya çağrıldığından ve «savunma hakkı» tanındığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, dava tenfiz koşulları bulunmadığından reddedildiğine göre ilk d …
Değerlendirme 1.Dava, Kazakistan mahkemesince verilen kararın «tenfizi» istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yabancı mahkemede yapılan yargılamada davalının «savunma hakkının kısıtlandığı» gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf istemi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince o yerin kanunlarına göre davalıya geçerli şekilde «tebligat» yapıldığı, ancak davalının kendini davada «temsil» etmesinin mümkün olmadığını, davalıya «kayyım» atanarak yargılamanın yapılması gerekirken gıyabında yapılan yargılama nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilm …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2244 E. , 2023/4370 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/28 Esas, 2022/143 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/119 E., 2019/755 K.
Taraflar arasındaki tanıma ve tenfiz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 11.07.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen kredi/garanti sözleşmesi uyarınca müvekkilinin alacaklı olduğunu, ancak davalının borçlarını zamanında ödemediğini, bu yüzden müvekkili tarafından Astana Şehri İhtisaslaşmış Bölgelerarası Ekonomi Mahkemesi'nde alacak davası açıldığını, mahkeme tarafından davalının davacıya 344.209,617 Tenge ödemesine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini ve icra edilebilir olduğunu, davalının bu karara rağmen borcunu ödemediğini, bu yüzden Türkiye'de bulunan malları üzerinde icrai işlem yapılabilmesi için işbu açılan tenfiz davasını açtıklarını, Kazakistan Cumhuriyeti ile Türkiye arasında karşılıklılık olduğundan Türkiye ve Kazakistan Arasında Hukuki ve Ticari Konularda Adli Yardım Sözleşmesi'nin 14 üncü maddesine göre teminattan muaf tutulmaları gerektiğini ileri sürerek davalı aleyhine Astana Şehri İhtisaslaşmış Bölgelerarası Ekonomi Mahkemesi'nin 11.03.2012 tarihli, 02-199/12 numaralı kararının tanınmasına ve tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tenfizi istenen mahkemeye usulüne uygun çağrılmadıklarını, hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, tebligatların usulüne uygun yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Kanunu (5718 sayılı Kanun) 50 inci maddesi uyarınca yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş olan ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan kararların tenfizi mümkün olduğundan, davalının tenfize konu karara dayanak teşkil eden davadan haberdar olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesini tekrar ederek tenfizi istenen kararının 5718 sayılı Kanun hükümlerine uygun olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933331900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz