Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2747 E. 2024/1377 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gıyapta karar↗ tanıma ve tenfiz↗ yabancı mahkeme ilamı↗ kesinleşen ilam↗ savunma hakkı↗ malvarlığına ilişkin dava↗ tanıma↗ adli yardım↗ ihtisas mahkemesi↗ tasdik kararı↗ möhuk 47↗ münhasırlık↗ cy/cy şerhi↗ kamu düzeni↗ alacak davası↗ tenfiz↗ yetkisizlik kararı↗ eksik inceleme↗ teslim↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 11.02.2020 tarih ve 2017/177 E., 2020/100 K. sayılı kararı ile; Kazakistan'daki davalı şirketin Kayseri'de kurulu olan iş bu dava davalısı şirketin yurt dışındaki şubesi konumunda olduğu, yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak kesinleştiği, ilamın Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen her iki şirket arasındaki inşaat, imalat işinden kaynaklı alacak uyuşmazlığına ilişkin olarak verilmiş olduğu, kararın kamu düzenine aykırı olmayıp, karar içeriğinden de anlaşılacağı üzere davalı taraf savunma hakkına uyularak yapılan yargılama sonucu verilmiş olduğu, yine yabancı mahkeme kararının Türklerin kişilik hallerine ilişkin de olmadığı, tenfize ilişkin olarak her iki ülke arasında sözleşmenin yer aldığı ve bu sözleşmenin 21 ve 22 nci maddelerindeki yasal ve usulü şartlara uygun olarak tenfiz talebinde bulunulduğu ve bu şartların da MÖHUK'daki tanıma ve tenfiz için aranan şartlara aykırı düşmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile Kazakistan Cumhuriyeti Astana Bölgelerarası Ekonomik İhtisas Mahkemesi'nin 24.06.2011 tarihli 02-3390-11 nolu, 19.07.2011 tarihli kesinleşmiş kararının Türkiye'de tenfizine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
1.Dairemizin 23.06.2021 tarih ve 2020/2372 E., 2021/5339 K. sayılı kararı ile, kararın onanmasına karar verilmiş, davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 09.05.2022 tarih, 2021/6031 E., 2022/3650 K. sayılı kararı ile; kararın usulüne uygun olarak kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılması gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 12 Kasım 1997 tarihli ve 23168 sayılı Resmi Gazete' de ''Türkiye Cumhuriyeti ve Kazakistan Cumhuriyeti Arasında Hukuki Konularda Adli Yardımlaşma Anlaşması''nın yayınlanmış olduğu, bozma ilamı içeriği dikkate alınarak davacı vekilinden tenfizi istenilen Kazakistan Cumhuriyeti Astana Şehri Bölgeler Arası Ekonomik İhtisas Mahkemesinin 24.06.2011 tarih 02-3390-11 dava nolu kararının usulüne uygun kesinleştirildiğine dair belgeleri sunması istenildiği, davacı vekili tarafından beyan dilekçesi ile sunulan evraklar üzerinde yapılan incelemede, sunulan belgelerin daha önce mahkememize sunulan evraklardan ibaret olduğu, karar düzeltme ilamında da açıklandığı üzere tenfizi istenen yabancı mahkeme ilamının kesinleşme şerhi taşımadığı anlaşıldığı gibi sunulan belgelerden (karar öncesi ile aynı olan) yabancı ilamın verildiği ülke kanunları uyarınca kesinleştirildiğinin anlaşılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 12 Kasım 1997 tarihli ve 23168 sayılı Resmi Gazete' de yayınlanan Türkiye Cumhuriyeti ve Kazakistan Cumhuriyeti Arasında Hukuki Konularda Adli Yardımlaşma Anlaşması'nın 23 üncü maddesine göre akit taraf mevzuatına göre icra kabiliyeti varsa, tanıma ve tenfiz mümkün olduğunu, kesinleşme ve icra edilebilirlik prosedürünün tamamlandığını, Kazakistan' daki dava dosyasında usule uygun çağrıların yapıldığı, davalının süreçlerden haberdar olduğu, kendisine karar itiraz etme hakkı tanındığı hususlarının açık olduğunu, Kazakistan ile iki taraflı sözleşmeler ve Lahey Sözleşmesi kapsamında beraber değerlendirildiğinde yabancı ülkede verilen kararın usulen kesinleştiğini, mahkemenin Kazakistan Adli Makamlarından, kararın kesinleşmesine dair bir bilgi talebi olmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 50 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, yabancı ilamın kesinleşmediği benimsenerek davanın reddine karar verilmiştir.
Bozma ilamında tenfize konu kararın, yabancı ilamın verildiği ülke kanunları uyarınca kesinleşip kesinleşmediğinin tereddüte yer vermeyecek şekilde saptanması, karar üzerindeki şerhin kesinleşmeye ilişkin olup olmadığının belirlenmesi gerektiği belirtilmiştir. Yabancı mahkeme ilamında kararın 19.11.2011 tarihinde yürürlüğe girdiği şerh edilmiş ise de davacı tarafından temyiz aşamasında sunulan Kazakistan Adli Makamlarından alındığı anlaşılan 06.10.2023 tarihli belgede "Mahkemenin kararı 19 Temmuz 2011 tarihinde yasal olarak kesinleşti" yazmakla birlikte aslı dosyaya sunulmamıştır. 04.02.2014 tarihli tasdikli belgede de 19.07.2011 de yasal yürürlüğe girdiği belirtilmiştir. Temyiz aşamasında sunulan fotokopi belge kesinleşme ve tarihi konusunda önem taşıdığından davacıdan 06.10.2023 tarihli belgenin aslı istenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/4430 E. 2024/7517 K.
Ortak:yabancı mahkeme ilamı · cy/cy şerhi · tenfiz · Yabancı mahkeme kararının tenfizi, Tenfiz
İncelediğiniz kararda… iyeti ve Kazakistan Cumhuriyeti Arasında Hukuki Konularda Adli Yardımlaşma Anlaşması''nın yayınlanmış olduğu, bozma ilamı içeriği dikkate alınarak davacı vekilinden «tenfizi» istenilen Kazakistan Cumhuriyeti Astana Şehri Bölgeler Arası Ekonomik İhtisas Mahkemesinin 24.06.2011 tarih 02-3390-11 dava nolu kararının usulüne uygun kesinleştirildiğine dair belgeleri sunması istenildiği, davacı vekili tarafından beyan dilekçesi ile sunulan evraklar üzerinde yapılan incelemede, sunulan belgelerin daha önce mahkememize sunulan evraklardan ibaret olduğu, karar düzeltme ilamında da açıklandığı üzere tenfizi istenen yabancı mahkeme ilamının kesinleşme «şerhi» taşımadığı anlaşıldığı gibi sunulan belgelerden (karar öncesi ile aynı olan) «yabancı ilamın» verildiği ülke kanunları uyarınca kesinleştirildiğinin anlaşılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bozma ilamında «tenfize» konu kararın, «yabancı ilamın» verildiği ülke kanunları uyarınca kesinleşip kesinleşmediğinin tereddüte yer vermeyecek şekilde saptanması, karar üzerindeki «şerhin» kesinleşmeye ilişkin olup olmadığının belirlenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Değerlendirme Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, «yabancı ilamın» kesinleşmediği benimsenerek davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak, davacı vekilinden «tenfizi» istenilen Kazakistan Cumhuriyeti Astana Şehri Bölgeler Arası Ekonomik İhtisas Mahkemesinin 24.06.2011 tarih 02-3390-11 dava nolu kararının usulüne uygun kesinleştirildiğine dair belgeleri sunması istenildiği, davacı vekili tarafından beyan dilekçesi ile sunulan evraklar üzerinde yapılan incelemede, sunulan belgelerin daha önce mahkemeye sunulan evraklardan ibaret olduğu, tenfizi istenen yabancı mahkeme ilamının kesinleşme «şerhi» taşımadığı anlaşıldığı gibi sunulan belgelerden «yabancı ilamın» verildiği ülke kanunları uyarınca kesinleştirildiğinin anlaşılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiş, Dairemizi …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3606 E. 2020/2037 K.
Ortak:yabancı mahkeme ilamı · kesinleşen ilam · savunma hakkı · tanıma · münhasırlık · cy/cy şerhi · kamu düzeni · tenfiz
İncelediğiniz kararda… stan'daki davalı şirketin Kayseri'de kurulu olan iş bu dava davalısı şirketin yurt dışındaki şubesi konumunda olduğu, yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak «kesinleştiği, ilamın» Türk Mahkemelerinin «münhasır» «yetkisine» girmeyen her iki şirket arasındaki inşaat, imalat işinden kaynaklı alacak uyuşmazlığına ilişkin olarak verilmiş olduğu, kararın «kamu düzenine» aykırı olmayıp, karar içeriğinden de anlaşılacağı üzere davalı taraf «savunma hakkına» uyularak yapılan yargılama sonucu verilmiş olduğu, yine yabancı mahkeme kararının Türklerin kişilik hallerine ilişkin de olmadığı, «tenfize» ilişkin olarak her iki ülke arasında sözleşmenin yer aldığı ve bu sözleşmenin 21 ve 22 nci maddelerindeki yasal ve usulü şartlara uygun olarak tenfiz talebinde bulunulduğu ve bu şartların da MÖHUK'daki «tanıma» ve tenfiz için aranan şartlara aykırı düşmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile Kazakistan Cumhuriyeti Astana Bölgelerarası Ekonomik İhtisas Mahkemesi'nin 24.06.20 …
… iyeti ve Kazakistan Cumhuriyeti Arasında Hukuki Konularda Adli Yardımlaşma Anlaşması''nın yayınlanmış olduğu, bozma ilamı içeriği dikkate alınarak davacı vekilinden «tenfizi» istenilen Kazakistan Cumhuriyeti Astana Şehri Bölgeler Arası Ekonomik İhtisas Mahkemesinin 24.06.2011 tarih 02-3390-11 dava nolu kararının usulüne uygun kesinleştirildiğine dair belgeleri sunması istenildiği, davacı vekili tarafından beyan dilekçesi ile sunulan evraklar üzerinde yapılan incelemede, sunulan belgelerin daha önce mahkememize sunulan evraklardan ibaret olduğu, karar düzeltme ilamında da açıklandığı üzere tenfizi istenen yabancı mahkeme ilamının kesinleşme «şerhi» taşımadığı anlaşıldığı gibi sunulan belgelerden (karar öncesi ile aynı olan) «yabancı ilamın» verildiği ülke kanunları uyarınca kesinleştirildiğinin anlaşılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bozma ilamında «tenfize» konu kararın, «yabancı ilamın» verildiği ülke kanunları uyarınca kesinleşip kesinleşmediğinin tereddüte yer vermeyecek şekilde saptanması, karar üzerindeki «şerhin» kesinleşmeye ilişkin olup olmadığının belirlenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Benzer bu kararda… istan'daki davalı şirketin Kayseri'de kurulu olan işbu dava davalısı şirketin yurt dışındaki şubesi konumunda olduğu, yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak «kesinleştiği, ilamın» Türk Mahkemelerinin «münhasır» «yetkisine» girmeyen her iki şirket arasındaki inşaat, imalat ve montaj işinden kaynaklı alacak uyuşmazlığına ilişkin olarak verilmiş olduğu, kararını «kamu düzenine» aykırı olmayıp, karar içeriğinden de anlaşılacağı üzere davalı taraf «savunma hakkına» uyularak yapılan yargılama sonucu verilmiş olduğu, yine yabancı mahkeme kararının Türklerin kişilik hallerine ilişkin de olmadığı, «tenfize» ilişkin olarak az yukarıda belirtilen her iki ülke arasında sözleşmenin yer aldığı ve bu sözleşmenin 21 ve 22. maddelerindeki yasal ve usulü şartlara uygun olarak tenfiz talebinde bulunulduğu ve bu şartların da MÖHUK'daki «tanıma» ve tenfiz için aranan şartlara aykırı düşmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile Kazakistan Cumhuriyeti Astana Şehri İlçeler Arası Ekonomi İhtisas Mahkemesinin 01/0 …
1-Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup mahkemece «yabancı ilamın» kesinleştiği benimsenerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, dava konusu «yabancı ilamın» kesinleştiği benimsenmiş ise de, dava dilekçesine ekli yabancı mahkeme ilamında kararın kesinleştiğine ilişkin bir «şerh» mevcut olmadığı gibi mahkemece temin edilen belgelerden de dava konusu kararın usulen kesinleştiğine ilişkin bir değerlendirme yapılması mümkün görünmemektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2244 E. 2023/4370 K.
Ortak:tanıma · alacak davası · tenfiz · Yabancı mahkeme kararının tenfizi, Tenfiz
İncelediğiniz kararda… stan'daki davalı şirketin Kayseri'de kurulu olan iş bu dava davalısı şirketin yurt dışındaki şubesi konumunda olduğu, yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak «kesinleştiği, ilamın» Türk Mahkemelerinin «münhasır» «yetkisine» girmeyen her iki şirket arasındaki inşaat, imalat işinden kaynaklı alacak uyuşmazlığına ilişkin olarak verilmiş olduğu, kararın «kamu düzenine» aykırı olmayıp, karar içeriğinden de anlaşılacağı üzere davalı taraf «savunma hakkına» uyularak yapılan yargılama sonucu verilmiş olduğu, yine yabancı mahkeme kararının Türklerin kişilik hallerine ilişkin de olmadığı, «tenfize» ilişkin olarak her iki ülke arasında sözleşmenin yer aldığı ve bu sözleşmenin 21 ve 22 nci maddelerindeki yasal ve usulü şartlara uygun olarak tenfiz talebinde bulunulduğu ve bu şartların da MÖHUK'daki «tanıma» ve tenfiz için aranan şartlara aykırı düşmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile Kazakistan Cumhuriyeti Astana Bölgelerarası Ekonomik İhtisas Mahkemesi'nin 24.06.20 …
… huriyeti ve Kazakistan Cumhuriyeti Arasında Hukuki Konularda Adli Yardımlaşma Anlaşması'nın 23 üncü maddesine göre akit taraf mevzuatına göre icra kabiliyeti varsa, «tanıma» ve «tenfiz» mümkün olduğunu, kesinleşme ve icra edilebilirlik prosedürünün tamamlandığını, Kazakistan' daki dava dosyasında usule uygun çağrıların yapıldığı, davalının süreçlerden haberdar olduğu, kendisine karar itiraz etme hakkı tanındığı hususlarının açık olduğunu, Kazakistan ile iki taraflı sözleşmeler ve Lahey Sözleşmesi kapsamında beraber değerlendirildiğinde yabancı ülkede verilen kararın usulen kesinleştiğini, mahkemenin Kazakistan Adli Makamlarından, kararın kesinleşmesine dair bir bilgi talebi olmadığını, «eksik inceleme» ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
… iyeti ve Kazakistan Cumhuriyeti Arasında Hukuki Konularda Adli Yardımlaşma Anlaşması''nın yayınlanmış olduğu, bozma ilamı içeriği dikkate alınarak davacı vekilinden «tenfizi» istenilen Kazakistan Cumhuriyeti Astana Şehri Bölgeler Arası Ekonomik İhtisas Mahkemesinin 24.06.2011 tarih 02-3390-11 dava nolu kararının usulüne uygun kesinleştirildiğine dair belgeleri sunması istenildiği, davacı vekili tarafından beyan dilekçesi ile sunulan evraklar üzerinde yapılan incelemede, sunulan belgelerin daha önce mahkememize sunulan evraklardan ibaret olduğu, karar düzeltme ilamında da açıklandığı üzere tenfizi istenen yabancı mahkeme ilamının kesinleşme «şerhi» taşımadığı anlaşıldığı gibi sunulan belgelerden (karar öncesi ile aynı olan) «yabancı ilamın» verildiği ülke kanunları uyarınca kesinleştirildiğinin anlaşılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki «tanıma» ve «tenfiz» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen kredi/«garanti sözleşmesi» uyarınca müvekkilinin alacaklı olduğunu, ancak davalının borçlarını zamanında ödemediğini, bu yüzden müvekkili tarafından Astana Şehri İhtisaslaşmış Bölgelerarası Ekonomi Mahkemesi'nde «alacak davası» açıldığını, mahkeme tarafından davalının davacıya 344.209,617 Tenge ödemesine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini ve icra edilebilir olduğunu, davalının bu karara rağmen borcunu ödemediğini, bu yüzden Türkiye'de bulunan malları üzerinde icrai işlem yapılabilmesi için işbu açılan «tenfiz» davasını açtıklarını, Kazakistan Cumhuriyeti ile Türkiye arasında karşılıklılık olduğundan Türkiye ve Kazakistan Arasında Hukuki ve Ticari Konularda Adli Yardım Sözleşmesi'nin 14 üncü maddesine göre «teminattan» muaf tutulmaları gerektiğini ileri sürerek davalı aleyhine Astana Şehri İhtisaslaşmış Bölgelerarası Ekonomi Mahkemesi'nin 11.03.2012 tarihli, 02-199/12 numaralı ka …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «tenfizi» istenen mahkemeye usulüne uygun çağrılmadıklarını, hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, «tebligatların» usulüne uygun yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:garanti sözleşmesi · garantörlük · tebligat · teminat
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen kredi/«garanti sözleşmesi» uyarınca müvekkilinin alacaklı olduğunu, ancak davalının borçlarını zamanında ödemediğini, bu yüzden müvekkili tarafından Astana Şehri İhtisaslaşmış Bölgelerarası Ekonomi Mahkemesi'nde «alacak davası» açıldığını, mahkeme tarafından davalının davacıya 344.209,617 Tenge ödemesine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini ve icra edilebilir olduğunu, davalının bu karara rağmen borcunu ödemediğini, bu yüzden Türkiye'de bulunan malları üzerinde icrai işlem yapılabilmesi için işbu açılan «tenfiz» davasını açtıklarını, Kazakistan Cumhuriyeti ile Türkiye arasında karşılıklılık olduğundan Türkiye ve Kazakistan Arasında Hukuki ve Ticari Konularda Adli Yardım Sözleşmesi'nin 14 üncü maddesine göre «teminattan» muaf tutulmaları gerektiğini ileri sürerek davalı aleyhine Astana Şehri İhtisaslaşmış Bölgelerarası Ekonomi Mahkemesi'nin 11.03.2012 tarihli, 02-199/12 numaralı ka …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «tenfizi» istenen mahkemeye usulüne uygun çağrılmadıklarını, hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, «tebligatların» usulüne uygun yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/2747 E. , 2024/1377 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasındaki tenfiz davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında hazır beton teslimat sözleşmesi yapıldığını, taraflar arasındaki alacak ilişkisi nedeniyle müvekkili şirket tarafından Kazakistan Cumhuriyeti Astana Şehri Bölgelerarası Ekonomik İhtisas Mahkemesi'nde alacak davası açıldığını, davanın kabul edildiğini ve kararın kesinleştiğini, Kazakistan'da davalının hiçbir malvarlığına ulaşılamadığından alacağın tahsil edilemediğini ileri sürerek yabancı mahkeme ilamının tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davaya konu kararın Türkiye'de tenfiz edilemeyeceğini, dava dilekçesi ve kararın usulünce kendilerine tebliğ edilmediğini, gıyapta karar verildiğini, savunma hakkının ihlal edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen (İlk) Karar
Mahkemece 11.02.2020 tarih ve 2017/177 E., 2020/100 K. sayılı kararı ile; Kazakistan'daki davalı şirketin Kayseri'de kurulu olan iş bu dava davalısı şirketin yurt dışındaki şubesi konumunda olduğu, yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak kesinleştiği, ilamın Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen her iki şirket arasındaki inşaat, imalat işinden kaynaklı alacak uyuşmazlığına ilişkin olarak verilmiş olduğu, kararın kamu düzenine aykırı olmayıp, karar içeriğinden de anlaşılacağı üzere davalı taraf savunma hakkına uyularak yapılan yargılama sonucu verilmiş olduğu, yine yabancı mahkeme kararının Türklerin kişilik hallerine ilişkin de olmadığı, tenfize ilişkin olarak her iki ülke arasında sözleşmenin yer aldığı ve bu sözleşmenin 21 ve 22 nci maddelerindeki yasal ve usulü şartlara uygun olarak tenfiz talebinde bulunulduğu ve bu şartların da MÖHUK'daki tanıma ve tenfiz için aranan şartlara aykırı düşmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile Kazakistan Cumhuriyeti Astana Bölgelerarası Ekonomik İhtisas Mahkemesi'nin 24.06.2011 tarihli 02-3390-11 nolu, 19.07.2011 tarihli kesinleşmiş kararının Türkiye'de tenfizine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
1.Dairemizin 23.06.2021 tarih ve 2020/2372 E., 2021/5339 K. sayılı kararı ile, kararın onanmasına karar verilmiş, davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 09.05.2022 tarih, 2021/6031 E., 2022/3650 K. sayılı kararı ile; kararın usulüne uygun olarak kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılması gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 12 Kasım 1997 tarihli ve 23168 sayılı Resmi Gazete' de ''Türkiye Cumhuriyeti ve Kazakistan Cumhuriyeti Arasında Hukuki Konularda Adli Yardımlaşma Anlaşması''nın yayınlanmış olduğu, bozma ilamı içeriği dikkate alınarak davacı vekilinden tenfizi istenilen Kazakistan Cumhuriyeti Astana Şehri Bölgeler Arası Ekonomik İhtisas Mahkemesinin 24.06.2011 tarih 02-3390-11 dava nolu kararının usulüne uygun kesinleştirildiğine dair belgeleri sunması istenildiği, davacı vekili tarafından beyan dilekçesi ile sunulan evraklar üzerinde yapılan incelemede, sunulan belgelerin daha önce mahkememize sunulan evraklardan ibaret olduğu, karar düzeltme ilamında da açıklandığı üzere tenfizi istenen yabancı mahkeme ilamının kesinleşme şerhi taşımadığı anlaşıldığı gibi sunulan belgelerden (karar öncesi ile aynı olan) yabancı ilamın verildiği ülke kanunları uyarınca kesinleştirildiğinin anlaşılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 12 Kasım 1997 tarihli ve 23168 sayılı Resmi Gazete' de yayınlanan Türkiye Cumhuriyeti ve Kazakistan Cumhuriyeti Arasında Hukuki Konularda Adli Yardımlaşma Anlaşması'nın 23 üncü maddesine göre akit taraf mevzuatına göre icra kabiliyeti varsa, tanıma ve tenfiz mümkün olduğunu, kesinleşme ve icra edilebilirlik prosedürünün tamamlandığını, Kazakistan' daki dava dosyasında usule uygun çağrıların yapıldığı, davalının süreçlerden haberdar olduğu, kendisine karar itiraz etme hakkı tanındığı hususlarının açık olduğunu, Kazakistan ile iki taraflı sözleşmeler ve Lahey Sözleşmesi kapsamında beraber değerlendirildiğinde yabancı ülkede verilen kararın usulen kesinleştiğini, mahkemenin Kazakistan Adli Makamlarından, kararın kesinleşmesine dair bir bilgi talebi olmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 50 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, yabancı ilamın kesinleşmediği benimsenerek davanın reddine karar verilmiştir.
Bozma ilamında tenfize konu kararın, yabancı ilamın verildiği ülke kanunları uyarınca kesinleşip kesinleşmediğinin tereddüte yer vermeyecek şekilde saptanması, karar üzerindeki şerhin kesinleşmeye ilişkin olup olmadığının belirlenmesi gerektiği belirtilmiştir. Yabancı mahkeme ilamında kararın 19.11.2011 tarihinde yürürlüğe girdiği şerh edilmiş ise de davacı tarafından temyiz aşamasında sunulan Kazakistan Adli Makamlarından alındığı anlaşılan 06.10.2023 tarihli belgede "Mahkemenin kararı 19 Temmuz 2011 tarihinde yasal olarak kesinleşti" yazmakla birlikte aslı dosyaya sunulmamıştır.
04. 02.2014 tarihli tasdikli belgede de 19.07.2011 de yasal yürürlüğe girdiği belirtilmiştir. Temyiz aşamasında sunulan fotokopi belge kesinleşme ve tarihi konusunda önem taşıdığından davacıdan 06.10.2023 tarihli belgenin aslı istenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
22.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1046974200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz