Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/3606 E. 2020/2037 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
5718 sayılı möhuk↗ tanıma ve tenfiz↗ yabancı mahkeme ilamı↗ kesinleşen ilam↗ savunma hakkı↗ tanıma↗ ihtisas mahkemesi↗ möhuk 47↗ münhasırlık↗ cy/cy şerhi↗ kamu düzeni↗ tenfiz↗ yetkisizlik kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; Kazakistan'daki davalı şirketin Kayseri'de kurulu olan işbu dava davalısı şirketin yurt dışındaki şubesi konumunda olduğu, yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak kesinleştiği, ilamın Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen her iki şirket arasındaki inşaat, imalat ve montaj işinden kaynaklı alacak uyuşmazlığına ilişkin olarak verilmiş olduğu, kararını kamu düzenine aykırı olmayıp, karar içeriğinden de anlaşılacağı üzere davalı taraf savunma hakkına uyularak yapılan yargılama sonucu verilmiş olduğu, yine yabancı mahkeme kararının Türklerin kişilik hallerine ilişkin de olmadığı, tenfize ilişkin olarak az yukarıda belirtilen her iki ülke arasında sözleşmenin yer aldığı ve bu sözleşmenin 21 ve 22. maddelerindeki yasal ve usulü şartlara uygun olarak tenfiz talebinde bulunulduğu ve bu şartların da MÖHUK'daki tanıma ve tenfiz için aranan şartlara aykırı düşmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile Kazakistan Cumhuriyeti Astana Şehri İlçeler Arası Ekonomi İhtisas Mahkemesinin 01/04/2009 tarih 021567-09 dava nolu kesinleşmiş kararının Türkiye'de tenfizine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup mahkemece yabancı ilamın kesinleştiği benimsenerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
5718 sayılı MÖHUK’un 50. maddesi uyarınca, ancak, yabancı mahkemelerce verilen ve o yer kanunları gereğince kesinleşen kararların tenfizi istenebilir. Mahkemece, dava konusu yabancı ilamın kesinleştiği benimsenmiş ise de, dava dilekçesine ekli yabancı mahkeme ilamında kararın kesinleştiğine ilişkin bir şerh mevcut olmadığı gibi mahkemece temin edilen belgelerden de dava konusu kararın usulen kesinleştiğine ilişkin bir değerlendirme yapılması mümkün görünmemektedir. Bu itibarla, mahkemece, Kazakistan ile ülkemiz arasındaki iki taraflı sözleşme hükümleri ile konuyla ilgili Lahey sözleşmesi hükümleri gözetilerek yabancı ilamın verildiği ülke kanunları uyarınca kesinleşip kesinleşmediği tereddüte yer vermeyecek şekilde saptanmaksızın davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, davalı yan vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulüyle kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin yukarıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2747 E. 2024/1377 K.
Ortak:yabancı mahkeme ilamı · kesinleşen ilam · savunma hakkı · tanıma · münhasırlık · cy/cy şerhi · kamu düzeni · tenfiz
İncelediğiniz kararda… istan'daki davalı şirketin Kayseri'de kurulu olan işbu dava davalısı şirketin yurt dışındaki şubesi konumunda olduğu, yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak «kesinleştiği, ilamın» Türk Mahkemelerinin «münhasır» «yetkisine» girmeyen her iki şirket arasındaki inşaat, imalat ve montaj işinden kaynaklı alacak uyuşmazlığına ilişkin olarak verilmiş olduğu, kararını «kamu düzenine» aykırı olmayıp, karar içeriğinden de anlaşılacağı üzere davalı taraf «savunma hakkına» uyularak yapılan yargılama sonucu verilmiş olduğu, yine yabancı mahkeme kararının Türklerin kişilik hallerine ilişkin de olmadığı, «tenfize» ilişkin olarak az yukarıda belirtilen her iki ülke arasında sözleşmenin yer aldığı ve bu sözleşmenin 21 ve 22. maddelerindeki yasal ve usulü şartlara uygun olarak tenfiz talebinde bulunulduğu ve bu şartların da MÖHUK'daki «tanıma» ve tenfiz için aranan şartlara aykırı düşmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile Kazakistan Cumhuriyeti Astana Şehri İlçeler Arası Ekonomi İhtisas Mahkemesinin 01/0 …
1-Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup mahkemece «yabancı ilamın» kesinleştiği benimsenerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, dava konusu «yabancı ilamın» kesinleştiği benimsenmiş ise de, dava dilekçesine ekli yabancı mahkeme ilamında kararın kesinleştiğine ilişkin bir «şerh» mevcut olmadığı gibi mahkemece temin edilen belgelerden de dava konusu kararın usulen kesinleştiğine ilişkin bir değerlendirme yapılması mümkün görünmemektedir.
Benzer bu kararda… stan'daki davalı şirketin Kayseri'de kurulu olan iş bu dava davalısı şirketin yurt dışındaki şubesi konumunda olduğu, yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak «kesinleştiği, ilamın» Türk Mahkemelerinin «münhasır» «yetkisine» girmeyen her iki şirket arasındaki inşaat, imalat işinden kaynaklı alacak uyuşmazlığına ilişkin olarak verilmiş olduğu, kararın «kamu düzenine» aykırı olmayıp, karar içeriğinden de anlaşılacağı üzere davalı taraf «savunma hakkına» uyularak yapılan yargılama sonucu verilmiş olduğu, yine yabancı mahkeme kararının Türklerin kişilik hallerine ilişkin de olmadığı, «tenfize» ilişkin olarak her iki ülke arasında sözleşmenin yer aldığı ve bu sözleşmenin 21 ve 22 nci maddelerindeki yasal ve usulü şartlara uygun olarak tenfiz talebinde bulunulduğu ve bu şartların da MÖHUK'daki «tanıma» ve tenfiz için aranan şartlara aykırı düşmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile Kazakistan Cumhuriyeti Astana Bölgelerarası Ekonomik İhtisas Mahkemesi'nin 24.06.20 …
… iyeti ve Kazakistan Cumhuriyeti Arasında Hukuki Konularda Adli Yardımlaşma Anlaşması''nın yayınlanmış olduğu, bozma ilamı içeriği dikkate alınarak davacı vekilinden «tenfizi» istenilen Kazakistan Cumhuriyeti Astana Şehri Bölgeler Arası Ekonomik İhtisas Mahkemesinin 24.06.2011 tarih 02-3390-11 dava nolu kararının usulüne uygun kesinleştirildiğine dair belgeleri sunması istenildiği, davacı vekili tarafından beyan dilekçesi ile sunulan evraklar üzerinde yapılan incelemede, sunulan belgelerin daha önce mahkememize sunulan evraklardan ibaret olduğu, karar düzeltme ilamında da açıklandığı üzere tenfizi istenen yabancı mahkeme ilamının kesinleşme «şerhi» taşımadığı anlaşıldığı gibi sunulan belgelerden (karar öncesi ile aynı olan) «yabancı ilamın» verildiği ülke kanunları uyarınca kesinleştirildiğinin anlaşılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bozma ilamında «tenfize» konu kararın, «yabancı ilamın» verildiği ülke kanunları uyarınca kesinleşip kesinleşmediğinin tereddüte yer vermeyecek şekilde saptanması, karar üzerindeki «şerhin» kesinleşmeye ilişkin olup olmadığının belirlenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasdik kararı · eksik inceleme
Benzer bu kararda… huriyeti ve Kazakistan Cumhuriyeti Arasında Hukuki Konularda Adli Yardımlaşma Anlaşması'nın 23 üncü maddesine göre akit taraf mevzuatına göre icra kabiliyeti varsa, «tanıma» ve «tenfiz» mümkün olduğunu, kesinleşme ve icra edilebilirlik prosedürünün tamamlandığını, Kazakistan' daki dava dosyasında usule uygun çağrıların yapıldığı, davalının süreçlerden haberdar olduğu, kendisine karar itiraz etme hakkı tanındığı hususlarının açık olduğunu, Kazakistan ile iki taraflı sözleşmeler ve Lahey Sözleşmesi kapsamında beraber değerlendirildiğinde yabancı ülkede verilen kararın usulen kesinleştiğini, mahkemenin Kazakistan Adli Makamlarından, kararın kesinleşmesine dair bir bilgi talebi olmadığını, «eksik inceleme» ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
04.02.2014 tarihli «tasdikli» belgede de 19.07.2011 de yasal yürürlüğe girdiği belirtilmiştir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2244 E. 2023/4370 K.
Ortak:tanıma · tenfiz
İncelediğiniz kararda… istan'daki davalı şirketin Kayseri'de kurulu olan işbu dava davalısı şirketin yurt dışındaki şubesi konumunda olduğu, yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak «kesinleştiği, ilamın» Türk Mahkemelerinin «münhasır» «yetkisine» girmeyen her iki şirket arasındaki inşaat, imalat ve montaj işinden kaynaklı alacak uyuşmazlığına ilişkin olarak verilmiş olduğu, kararını «kamu düzenine» aykırı olmayıp, karar içeriğinden de anlaşılacağı üzere davalı taraf «savunma hakkına» uyularak yapılan yargılama sonucu verilmiş olduğu, yine yabancı mahkeme kararının Türklerin kişilik hallerine ilişkin de olmadığı, «tenfize» ilişkin olarak az yukarıda belirtilen her iki ülke arasında sözleşmenin yer aldığı ve bu sözleşmenin 21 ve 22. maddelerindeki yasal ve usulü şartlara uygun olarak tenfiz talebinde bulunulduğu ve bu şartların da MÖHUK'daki «tanıma» ve tenfiz için aranan şartlara aykırı düşmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile Kazakistan Cumhuriyeti Astana Şehri İlçeler Arası Ekonomi İhtisas Mahkemesinin 01/0 …
1-Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup mahkemece «yabancı ilamın» kesinleştiği benimsenerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
5718 sayılı MÖHUK’un 50. maddesi uyarınca, ancak, yabancı mahkemelerce verilen ve o yer kanunları gereğince kesinleşen kararların «tenfizi» istenebilir.
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki «tanıma» ve «tenfiz» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen kredi/«garanti sözleşmesi» uyarınca müvekkilinin alacaklı olduğunu, ancak davalının borçlarını zamanında ödemediğini, bu yüzden müvekkili tarafından Astana Şehri İhtisaslaşmış Bölgelerarası Ekonomi Mahkemesi'nde «alacak davası» açıldığını, mahkeme tarafından davalının davacıya 344.209,617 Tenge ödemesine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini ve icra edilebilir olduğunu, davalının bu karara rağmen borcunu ödemediğini, bu yüzden Türkiye'de bulunan malları üzerinde icrai işlem yapılabilmesi için işbu açılan «tenfiz» davasını açtıklarını, Kazakistan Cumhuriyeti ile Türkiye arasında karşılıklılık olduğundan Türkiye ve Kazakistan Arasında Hukuki ve Ticari Konularda Adli Yardım Sözleşmesi'nin 14 üncü maddesine göre «teminattan» muaf tutulmaları gerektiğini ileri sürerek davalı aleyhine Astana Şehri İhtisaslaşmış Bölgelerarası Ekonomi Mahkemesi'nin 11.03.2012 tarihli, 02-199/12 numaralı ka …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «tenfizi» istenen mahkemeye usulüne uygun çağrılmadıklarını, hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, «tebligatların» usulüne uygun yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:garanti sözleşmesi · garantörlük · alacak davası · tebligat · teminat
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen kredi/«garanti sözleşmesi» uyarınca müvekkilinin alacaklı olduğunu, ancak davalının borçlarını zamanında ödemediğini, bu yüzden müvekkili tarafından Astana Şehri İhtisaslaşmış Bölgelerarası Ekonomi Mahkemesi'nde «alacak davası» açıldığını, mahkeme tarafından davalının davacıya 344.209,617 Tenge ödemesine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini ve icra edilebilir olduğunu, davalının bu karara rağmen borcunu ödemediğini, bu yüzden Türkiye'de bulunan malları üzerinde icrai işlem yapılabilmesi için işbu açılan «tenfiz» davasını açtıklarını, Kazakistan Cumhuriyeti ile Türkiye arasında karşılıklılık olduğundan Türkiye ve Kazakistan Arasında Hukuki ve Ticari Konularda Adli Yardım Sözleşmesi'nin 14 üncü maddesine göre «teminattan» muaf tutulmaları gerektiğini ileri sürerek davalı aleyhine Astana Şehri İhtisaslaşmış Bölgelerarası Ekonomi Mahkemesi'nin 11.03.2012 tarihli, 02-199/12 numaralı ka …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «tenfizi» istenen mahkemeye usulüne uygun çağrılmadıklarını, hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, «tebligatların» usulüne uygun yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/4430 E. 2024/7517 K.
Ortak:yabancı mahkeme ilamı · cy/cy şerhi · tenfiz
İncelediğiniz kararda1-Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup mahkemece «yabancı ilamın» kesinleştiği benimsenerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, dava konusu «yabancı ilamın» kesinleştiği benimsenmiş ise de, dava dilekçesine ekli yabancı mahkeme ilamında kararın kesinleştiğine ilişkin bir «şerh» mevcut olmadığı gibi mahkemece temin edilen belgelerden de dava konusu kararın usulen kesinleştiğine ilişkin bir değerlendirme yapılması mümkün görünmemektedir.
… istan'daki davalı şirketin Kayseri'de kurulu olan işbu dava davalısı şirketin yurt dışındaki şubesi konumunda olduğu, yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak «kesinleştiği, ilamın» Türk Mahkemelerinin «münhasır» «yetkisine» girmeyen her iki şirket arasındaki inşaat, imalat ve montaj işinden kaynaklı alacak uyuşmazlığına ilişkin olarak verilmiş olduğu, kararını «kamu düzenine» aykırı olmayıp, karar içeriğinden de anlaşılacağı üzere davalı taraf «savunma hakkına» uyularak yapılan yargılama sonucu verilmiş olduğu, yine yabancı mahkeme kararının Türklerin kişilik hallerine ilişkin de olmadığı, «tenfize» ilişkin olarak az yukarıda belirtilen her iki ülke arasında sözleşmenin yer aldığı ve bu sözleşmenin 21 ve 22. maddelerindeki yasal ve usulü şartlara uygun olarak tenfiz talebinde bulunulduğu ve bu şartların da MÖHUK'daki «tanıma» ve tenfiz için aranan şartlara aykırı düşmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile Kazakistan Cumhuriyeti Astana Şehri İlçeler Arası Ekonomi İhtisas Mahkemesinin 01/0 …
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak, davacı vekilinden «tenfizi» istenilen Kazakistan Cumhuriyeti Astana Şehri Bölgeler Arası Ekonomik İhtisas Mahkemesinin 24.06.2011 tarih 02-3390-11 dava nolu kararının usulüne uygun kesinleştirildiğine dair belgeleri sunması istenildiği, davacı vekili tarafından beyan dilekçesi ile sunulan evraklar üzerinde yapılan incelemede, sunulan belgelerin daha önce mahkemeye sunulan evraklardan ibaret olduğu, tenfizi istenen yabancı mahkeme ilamının kesinleşme «şerhi» taşımadığı anlaşıldığı gibi sunulan belgelerden «yabancı ilamın» verildiği ülke kanunları uyarınca kesinleştirildiğinin anlaşılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiş, Dairemizi …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6031 E. 2022/3650 K.
Ortak:yabancı mahkeme ilamı · cy/cy şerhi · tenfiz · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz kararda1-Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup mahkemece «yabancı ilamın» kesinleştiği benimsenerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, dava konusu «yabancı ilamın» kesinleştiği benimsenmiş ise de, dava dilekçesine ekli yabancı mahkeme ilamında kararın kesinleştiğine ilişkin bir «şerh» mevcut olmadığı gibi mahkemece temin edilen belgelerden de dava konusu kararın usulen kesinleştiğine ilişkin bir değerlendirme yapılması mümkün görünmemektedir.
… istan'daki davalı şirketin Kayseri'de kurulu olan işbu dava davalısı şirketin yurt dışındaki şubesi konumunda olduğu, yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak «kesinleştiği, ilamın» Türk Mahkemelerinin «münhasır» «yetkisine» girmeyen her iki şirket arasındaki inşaat, imalat ve montaj işinden kaynaklı alacak uyuşmazlığına ilişkin olarak verilmiş olduğu, kararını «kamu düzenine» aykırı olmayıp, karar içeriğinden de anlaşılacağı üzere davalı taraf «savunma hakkına» uyularak yapılan yargılama sonucu verilmiş olduğu, yine yabancı mahkeme kararının Türklerin kişilik hallerine ilişkin de olmadığı, «tenfize» ilişkin olarak az yukarıda belirtilen her iki ülke arasında sözleşmenin yer aldığı ve bu sözleşmenin 21 ve 22. maddelerindeki yasal ve usulü şartlara uygun olarak tenfiz talebinde bulunulduğu ve bu şartların da MÖHUK'daki «tanıma» ve tenfiz için aranan şartlara aykırı düşmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile Kazakistan Cumhuriyeti Astana Şehri İlçeler Arası Ekonomi İhtisas Mahkemesinin 01/0 …
Benzer bu kararda1- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, «yabancı ilamın» kesinleştiği benimsenerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, dava konusu «yabancı ilamın» kesinleştiği benimsenmiş ise de, dava dilekçesine ekli yabancı mahkeme ilamında kararın kesinleştiğine ilişkin bir «şerh» mevcut olmadığı gibi mahkemece temin edilen belgelerden de dava konusu kararın usulen kesinleştiğine ilişkin bir değerlendirme yapılması mümkün görünmemektedir.
5718 sayılı MÖHUK’un 50. maddesi uyarınca, yabancı mahkemelerce verilen ve o yer kanunları gereğince kesinleşen kararların «tenfizi» istenebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tebligat · eksik inceleme
Benzer bu kararda… şmesine (Lahey Sözleşmesi) taraf olup olmadığı belirlenmeli, taraf olduğunun tespiti halinde ülkemizin anılan sözleşmenin 10’uncu maddesinde yer alan posta yolu ile «tebligata» ilişkin hükme çekince koyduğu gözden kaçırılmadan kararın çekinceye uygun olarak diplomatik yolla tebliğ edilip edilmediği de belirlenmeli ve yapılacak incelemenin …
Bu itibarla, mahkemece, kararın usulüne uygun olarak kesinleşip kesinleşmediği yukarıda gösterildiği şekilde tespit edilmeksizin «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru olmadığından Dairemizce hükmün anılan nedenle bozulması gerekirken yazılı şekilde onandığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/3606 E. , 2020/2037 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 09/04/2019 tarih ve 2017/243-2019/210 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında alacak ilişkisi nedeniyle müvekkili tarafından Kazakistan Cumhuriyeti Astana Şehri İlçelerarası Ekonomi İhtisas Mahkemesi'nde alacak davası açıldığını ve davanın kabul edilerek davalı şirketin müvekkiline 20.063.417 Tenge ödemesine hükmedildiğini, kararın davalı tarafından temyiz edilmediğini ve kararın kesinleştiğini, yapılan icra takibi sonucunda davalı şirketin Kazakistan'da hiçbir malvarlığına ulaşılamadığını ileri sürerek yabancı mahkeme ilamının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili ile davacı arasında imzalanmış herhangi bir sözleşme bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; Kazakistan'daki davalı şirketin Kayseri'de kurulu olan işbu dava davalısı şirketin yurt dışındaki şubesi konumunda olduğu, yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak kesinleştiği, ilamın Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen her iki şirket arasındaki inşaat, imalat ve montaj işinden kaynaklı alacak uyuşmazlığına ilişkin olarak verilmiş olduğu, kararını kamu düzenine aykırı olmayıp, karar içeriğinden de anlaşılacağı üzere davalı taraf savunma hakkına uyularak yapılan yargılama sonucu verilmiş olduğu, yine yabancı mahkeme kararının Türklerin kişilik hallerine ilişkin de olmadığı, tenfize ilişkin olarak az yukarıda belirtilen her iki ülke arasında sözleşmenin yer aldığı ve bu sözleşmenin 21 ve 22.
maddelerindeki yasal ve usulü şartlara uygun olarak tenfiz talebinde bulunulduğu ve bu şartların da MÖHUK'daki tanıma ve tenfiz için aranan şartlara aykırı düşmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile Kazakistan Cumhuriyeti Astana Şehri İlçeler Arası Ekonomi İhtisas Mahkemesinin 01/04/2009 tarih 021567-09 dava nolu kesinleşmiş kararının Türkiye'de tenfizine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup mahkemece yabancı ilamın kesinleştiği benimsenerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
5718 sayılı MÖHUK’un 50. maddesi uyarınca, ancak, yabancı mahkemelerce verilen ve o yer kanunları gereğince kesinleşen kararların tenfizi istenebilir. Mahkemece, dava konusu yabancı ilamın kesinleştiği benimsenmiş ise de, dava dilekçesine ekli yabancı mahkeme ilamında kararın kesinleştiğine ilişkin bir şerh mevcut olmadığı gibi mahkemece temin edilen belgelerden de dava konusu kararın usulen kesinleştiğine ilişkin bir değerlendirme yapılması mümkün görünmemektedir. Bu itibarla, mahkemece, Kazakistan ile ülkemiz arasındaki iki taraflı sözleşme hükümleri ile konuyla ilgili Lahey sözleşmesi hükümleri gözetilerek yabancı ilamın verildiği ülke kanunları uyarınca kesinleşip kesinleşmediği tereddüte yer vermeyecek şekilde saptanmaksızın davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, davalı yan vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulüyle kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin yukarıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile kararın davalı taraf lehine BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 25/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587363500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz