İpoteğin fekki
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/9108 E. 2023/3504 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kapak hesabı↗ haricen tahsil↗ üst sınır (limit) ipoteği↗ ipotek limiti↗ ilamsız takip↗ dosyanın işlemden kaldırılması↗ ipoteğin kaldırılması↗ ipoteğin fekki↗ gecikme faizi↗ ipoteğin paraya çevrilmesi↗ tahsilde tekerrür olmaması↗ işlemden kaldırma↗ tahsilde tekerrür↗ ipotek↗ kefalet↗ kefil↗ ihtar↗ yükleten (shipper)↗ teminat↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Anamur 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/45 E., 2019/141 K.
Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait taşınmaz üzerinde, dava dışı...in davalı bankadan çekmiş olduğu kredi sebebiyle 10.07.2017 tarihinde 250.000,00 TL bedelli üst sınır ipoteği kurulduğunu, kredi borcu süresinde ödenmediğinden davalı bankanın Anamur İcra Müdürlüğünün 2010/1975 sayılı dosyası ile ipotekli takip başlattığını, müvekkilinin kredi borcunu bankaya ödediğini, buna rağmen bankanın ipoteği kaldırmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun ipotek limiti kadar olduğunu, ipoteğin kaldırılması için çekilen ihtara verilen cevapta müvekkilinden 1.130,983,00 TL'nin ödenmesinin istendiğini belirterek, müvekkili taşınmazı üzerinde davalı ...Ş. lehine olan ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu ipotekli takip dosyası ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davacı hakkında aynı anda başlatılan 2010/1976 sayılı ilamsız takip dosyalarına konu borcun aynı zamanda kefil olan davacı tarafından ödenmesiyle ipotekten doğan sorumluluğun kalkmayacağını, ipotek akit senedinde...in DenizBank A.Ş.'nin merkez ve şubelerinden kullanmış olduğu krediler ile... lehine asaleten ve kefaleten açılan, açılacak olan kredilerden doğmuş ve doğacak her türlü borcun teminatı olmak üzere %250 akdi faizli, 250.000,00 TL tutarlı anapara ipoteği verildiğini, müvekkili banka tarafından kaldırılıncaya kadar ipoteğin sürmesinin kabul edildiğini, kredilerden birinin ödenmiş olmasının ipotek verenin diğer kredilerden veya bakiye banka alacağından doğan sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını, Anamur İcra Müdürlüğünün 2010/1975 ve 2010/1976 sayılı dosyalarına ilişkin yapılan ödemenin miktarının, ipotekten doğan alacak kadar olmadığını, 250.000,00 TL ana para bedelli ipoteğe %250 faiz ve sair icra giderlerinin uygulanması durumunda davacının ödemesi gereken tutarın oldukça yüksek olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu ipoteğin üst sınır ipoteğine ilişkin olduğu, alacaklının ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yaptığı dosyanın kapak hesabına göre 16.11.2015 itibariyle alacak miktarının toplam 699.183,45 TL olduğu, alacaklı banka tarafından 06.11.2015 tarihli dilekçe ile satıştan vazgeçildiğinin, satışın düşürülmesinin talep edildiği, 04.02.2016 tarihli dilekçe ile de dosya alacağının haricen tahsil edildiğinin bildirildiği, resmi akit tablosundaki sözleşme hükmü gözetildiğinde, takip tarihine kadar bankaya ödenen 699.183,45 TL'nin üst sınır ipoteği olan 250.000,00 TL'den fazla olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı ...Ş. lehine konulan 10.07.2007 tarih ve 3145 sayılı 250.000,00 TL bedelli ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ipoteğin dava dışı şahsın asaleten veya kefaleten kullanmış kullanacağı kredileri kapsadığını, bu borçlardan birisinin ödenmesinin davacının ipotekten kaynaklanan sorumluluğunu kaldırmadığını, dava dışı şahsın kullandığı kredi sebebiyle devam eden icra takip dosyalarının bulunduğunu, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, kararda icra kapak dosya hesabı olarak miktarın tahsil edilmiş olduğundan bahisle 250.000,00 TL'den fazla tahsilat yapıldığı sonucuna ulaşıldığını ancak bilirkişi raporunda bankaya ne kadar ödeme yapıldığı konusunda bir inceleme yapılmadığını, dava konusu ipoteğin ana para ipoteği olduğunu, üst sınır ipoteği olduğu düşünülse dahi davacı hakkında başlatılan iki ayrı takip dosyasında ödenen toplam miktarın, 250.000,00 TL bedelli ipoteğe %250 faiz ve sair icra giderleri uygulanması durumunda davacını ödemesi gereken tutarın oldukça yüksek olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 10.07.2007 tarihli ve 3145 sayılı işlemle dava dışı...in gerek asaleten veya kefaleten açılmış veya açılacak her nev'i kredilerden doğmuş veya doğacak borçlarının teminatını teşkil etmek üzere davalı banka lehine 250.000,00 TL limit ile sınırlı olarak ipotek tesis edildiği, ipoteğin ileride doğabilecek alacağı da teminat altına alması dikkate alındığında, niteliğinin üst sınır ipoteği olduğu, alacağın ulaşacağı miktar önceden belirsiz olduğundan, taşınmazın teminat teşkil ettiği miktarın 250.000,00 TL ile sınırlandırılmış olması nedeniyle, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 875 inci maddesi gereğince teminat altına alınan ana borç, gecikme faizi, icra takip giderleri ve taraflarca kararlaştırılan eklentilerden oluşturulan borcun toplamının bu limiti aşmasının mümkün olmadığı, Anamur İcra Müdürlüğünün ait 2010/1975 sayılı dosyasında yapılan kapak hesabında toplam alacak miktarının 699.183,45 TL olduğu, alacağın haricen tahsil edilerek dosyanın işlemden kaldırıldığı, ödenen bu miktarın ipotek limitinin üzerinde olduğu, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ipoteğin fekki talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Kanun'un 835 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12994 E. 2010/4122 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:rücuan tazminat · sigorta poliçesi · kusur · hasar · eksik inceleme · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı sigortacının ödediği «hasar» miktarını TTK'nun 1301. maddesi gereğince zarar sorumlusu davalılardan talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 19.354,00 YTL'nın 15.02.2007 tarihinden itibaren «avans faizi» ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Dava, yangın «sigorta poliçesine» dayalı «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir,ancak olaya ilişkin Anamur Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2006/417 esas sayılı dosyasının getirtilip incelenerek, olayda davalıların kusurlu olup olmadığı, varsa «kusur» oranları tespit edilip zarardan sorumlu olup olmayacakları belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu konuda bir değerlendirme yapılmadan «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmaya gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6189 E. 2010/12226 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:genel yetki kuralı · sözleşmenin ifa yeri · genel yetki · ifa yeri · kesin yetki · sigorta sözleşmesi · rücuen tazminat · taşıma sözleşmesi
Benzer bu karardaBu itibarla, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda «taşıma sözleşmesinin ifa yeri» olan davanın açıldığı mahkeme iş bu davaya bakmada yetkili olup, mahkemece işin esasına girilmesi gerekirken, ortada «kesin yetki» durumu sözkonusu değil iken, HUMK’nın 21. maddesine göre kazanın meydana geldiği Anamur mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
HUMK’nın 9. maddesi hükmü ile her davanın davalının ikametgahı mahkemesinde açılacağına ilişkin «genel yetki kuralı» getirilmiş olup, anılan Yasa'nın 10. maddesinde de bu genel kural ile birlikte akdin «ifa yeri» mahkemesinin de yetkili olacağına ilişkin özel bir yetki kuralı öngörülmüştür.
Gerçekten de HUMK'nun 10. maddesinde, sözleşmenin «ifa» edildiği veya davalı yada vekilinin dava tarihinde orada bulunması kaydıyla, sözleşmenin yapıldığı yer mahkemesinde de dava açılabileceği düzenlenmiş olup, davaya konu «taşıma sözleşmesinin ifa yeri» varma yeri olan Mersin’dir.
2- Dava, taşıma «sigorta sözleşmesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10881 E. 2012/2248 K.
Ortak:ipoteğin fekki · ipotek · kefalet · kefil · teminat
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu «ipotekli» takip dosyası ve «tahsilde tekerrür olmamak» kaydıyla davacı hakkında aynı anda başlatılan 2010/1976 sayılı «ilamsız takip» dosyalarına konu borcun aynı zamanda «kefil» olan davacı tarafından ödenmesiyle ipotekten doğan sorumluluğun kalkmayacağını, ipotek akit senedinde...in DenizBank A.Ş.'nin merkez ve şubelerinden kullanmış olduğu krediler ile... lehine asaleten ve «kefaleten» açılan, açılacak olan kredilerden doğmuş ve doğacak her türlü borcun «teminatı» olmak üzere %250 akdi faizli, 250.000,00 TL tutarlı anapara ipoteği verildiğini, müvekkili banka tarafından kaldırılıncaya kadar ipoteğin sürmesinin kabul edildiği …
… rekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 10.07.2007 tarihli ve 3145 sayılı işlemle dava dışı...in gerek asaleten veya «kefaleten» açılmış veya açılacak her nev'i kredilerden doğmuş veya doğacak borçlarının «teminatını» teşkil etmek üzere davalı banka lehine 250.000,00 TL limit ile sınırlı olarak «ipotek» tesis edildiği, ipoteğin ileride doğabilecek alacağı da teminat altına alması dikkate alındığında, niteliğinin üst sınır ipoteği olduğu, alacağın ulaşacağı miktar önceden belirsiz olduğundan, taşınmazın teminat teşkil ettiği miktarın 250.000,00 TL ile sınırlandırılmış olması nedeniyle, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 875 inci maddesi gereğince teminat altına alınan ana borç, «gecikme faizi», icra takip giderleri ve taraflarca kararlaştırılan eklentilerden oluşturulan borcun toplamının bu limiti aşmasının mümkün olmadığı, Anamur İcra Müdürlüğünün ait 2010/1975 sayılı dosyasında yapılan kapak hesabında toplam alacak miktarının 699.183,45 TL olduğu, alacağın «haricen tahsil» edilerek «dosyanın işlemden kaldırıldığı», ödenen bu miktarın «ipotek limitinin» üzerinde olduğu, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar veril …
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ipoteğin dava dışı şahsın asaleten veya «kefaleten» kullanmış kullanacağı kredileri kapsadığını, bu borçlardan birisinin ödenmesinin davacının «ipotekten» kaynaklanan sorumluluğunu kaldırmadığını, dava dışı şahsın kullandığı kredi sebebiyle devam eden icra takip dosyalarının bulunduğunu, bilirkişi raporunun yetersiz …
Benzer bu karardaDavacı vekili, müvekkili ile davalı arasında düzenlenen «kredi sözleşmesine» dava dışı ...’nin «kefil» olduğunu, kredi borcunu «teminat» altına almak amacıyla davalı banka lehine «ipotek» tesis edildiğini ancak borç ödenip «ipoteğin fekki» talep edildiğinde, davalı bankanın kredi sözleşmesi kefilinin borcu nedeniyle ipoteğin fekki talebini reddettiğini ileri sürerek, işbu davayı açmış olup, dosya içinde mevcut ve taraflar arasında düzenlenmiş olan ipotek resmi senedi incelendiğinde, davacı kefillerinin asaleten veya «kefaleten» doğmuş veya doğacak tüm borçlarının da ipotek «teminatı kapsamına» alındığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, dava dışı ...’ın borçlarına ilişkin olarak bir «kefaletinin» bulunmadığı, B.K. m.
Dava, «genel kredi sözleşmesi» «kefilinin» kredi kartı borcunun asıl borçludan tahsili nedeniyle «istirdat» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:teminat kapsamı · genel kredi sözleşmesi · istirdat · kredi sözleşmesi · taahhütname · avans faizi
Benzer bu karardaDava, «genel kredi sözleşmesi» «kefilinin» kredi kartı borcunun asıl borçludan tahsili nedeniyle «istirdat» istemine ilişkindir.
110 gereğince «taahhüt» eden sıfatını da haiz olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 6.488 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında düzenlenen «kredi sözleşmesine» dava dışı ...’nin «kefil» olduğunu, kredi borcunu «teminat» altına almak amacıyla davalı banka lehine «ipotek» tesis edildiğini ancak borç ödenip «ipoteğin fekki» talep edildiğinde, davalı bankanın kredi sözleşmesi kefilinin borcu nedeniyle ipoteğin fekki talebini reddettiğini ileri sürerek, işbu davayı açmış olup, dosya içinde mevcut ve taraflar arasında düzenlenmiş olan ipotek resmi senedi incelendiğinde, davacı kefillerinin asaleten veya «kefaleten» doğmuş veya doğacak tüm borçlarının da ipotek «teminatı kapsamına» alındığı anlaşılmaktadır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13491 E. 2015/13278 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:infazda tereddüt · ticari itibar · husumet ehliyeti · infaz · taraf ehliyeti · ıslah · maddi tazminat · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının «husumet, ehliyet» ve «zamanaşımı» itirazlarının yerinde olmadığı, davalının asaleten ve «temsilen» eylemlerinin «haksız rekabet» teşkil ettiği ve bu sebeple davacının maddi zararı ile «ticari itibarı» açısından manevi zararlarının oluştuğu gerekçesiyle, «maddi tazminat» talebinin kabulü ile, 1.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren, 29.000,00 TL'sinin «ıslah» tarihi olan 14/03/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarih …
A.Ş." şeklinde belirtilerek «husumet» yöneltilmek suretiyle dava açıldığı ve her iki davalının eylemlerinin «haksız rekabet» teşkil ettiği iddia edildiğine ve davada iki ayrı davalı bulunduğuna göre, mahkemece hüküm fıkrasında, hükmolunan maddi ve manevi tazminat miktarlarının "davalıdan alınıp davacıya verilmesine" ifadesine yer verilmek suretiyle «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
1-Dava, «haksız rekabet» nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/9108 E. , 2023/3504 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1747 Esas, 2021/782 Karar
HÜKÜM
Dava kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ Anamur 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/45 E., 2019/141 K.
Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait taşınmaz üzerinde, dava dışı...in davalı bankadan çekmiş olduğu kredi sebebiyle 10.07.2017 tarihinde 250.000,00 TL bedelli üst sınır ipoteği kurulduğunu, kredi borcu süresinde ödenmediğinden davalı bankanın Anamur İcra Müdürlüğünün 2010/1975 sayılı dosyası ile ipotekli takip başlattığını, müvekkilinin kredi borcunu bankaya ödediğini, buna rağmen bankanın ipoteği kaldırmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun ipotek limiti kadar olduğunu, ipoteğin kaldırılması için çekilen ihtara verilen cevapta müvekkilinden 1.130,983,00 TL'nin ödenmesinin istendiğini belirterek, müvekkili taşınmazı üzerinde davalı ...Ş. lehine olan ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu ipotekli takip dosyası ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davacı hakkında aynı anda başlatılan 2010/1976 sayılı ilamsız takip dosyalarına konu borcun aynı zamanda kefil olan davacı tarafından ödenmesiyle ipotekten doğan sorumluluğun kalkmayacağını, ipotek akit senedinde...in DenizBank A.Ş.'nin merkez ve şubelerinden kullanmış olduğu krediler ile... lehine asaleten ve kefaleten açılan, açılacak olan kredilerden doğmuş ve doğacak her türlü borcun teminatı olmak üzere %250 akdi faizli, 250.000,00 TL tutarlı anapara ipoteği verildiğini, müvekkili banka tarafından kaldırılıncaya kadar ipoteğin sürmesinin kabul edildiğini, kredilerden birinin ödenmiş olmasının ipotek verenin diğer kredilerden veya bakiye banka alacağından doğan sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını, Anamur İcra Müdürlüğünün 2010/1975 ve 2010/1976 sayılı dosyalarına ilişkin yapılan ödemenin miktarının, ipotekten doğan alacak kadar olmadığını, 250.000,00 TL ana para bedelli ipoteğe %250 faiz ve sair icra giderlerinin uygulanması durumunda davacının ödemesi gereken tutarın oldukça yüksek olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu ipoteğin üst sınır ipoteğine ilişkin olduğu, alacaklının ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yaptığı dosyanın kapak hesabına göre 16.11.2015 itibariyle alacak miktarının toplam 699.183,45 TL olduğu, alacaklı banka tarafından 06.11.2015 tarihli dilekçe ile satıştan vazgeçildiğinin, satışın düşürülmesinin talep edildiği, 04.02.2016 tarihli dilekçe ile de dosya alacağının haricen tahsil edildiğinin bildirildiği, resmi akit tablosundaki sözleşme hükmü gözetildiğinde, takip tarihine kadar bankaya ödenen 699.183,45 TL'nin üst sınır ipoteği olan 250.000,00 TL'den fazla olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı ...Ş.
lehine konulan 10.07.2007 tarih ve 3145 sayılı 250.000,00 TL bedelli ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ipoteğin dava dışı şahsın asaleten veya kefaleten kullanmış kullanacağı kredileri kapsadığını, bu borçlardan birisinin ödenmesinin davacının ipotekten kaynaklanan sorumluluğunu kaldırmadığını, dava dışı şahsın kullandığı kredi sebebiyle devam eden icra takip dosyalarının bulunduğunu, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, kararda icra kapak dosya hesabı olarak miktarın tahsil edilmiş olduğundan bahisle 250.000,00 TL'den fazla tahsilat yapıldığı sonucuna ulaşıldığını ancak bilirkişi raporunda bankaya ne kadar ödeme yapıldığı konusunda bir inceleme yapılmadığını, dava konusu ipoteğin ana para ipoteği olduğunu, üst sınır ipoteği olduğu düşünülse dahi davacı hakkında başlatılan iki ayrı takip dosyasında ödenen toplam miktarın, 250.000,00 TL bedelli ipoteğe %250 faiz ve sair icra giderleri uygulanması durumunda davacını ödemesi gereken tutarın oldukça yüksek olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 10.07.2007 tarihli ve 3145 sayılı işlemle dava dışı...in gerek asaleten veya kefaleten açılmış veya açılacak her nev'i kredilerden doğmuş veya doğacak borçlarının teminatını teşkil etmek üzere davalı banka lehine 250.000,00 TL limit ile sınırlı olarak ipotek tesis edildiği, ipoteğin ileride doğabilecek alacağı da teminat altına alması dikkate alındığında, niteliğinin üst sınır ipoteği olduğu, alacağın ulaşacağı miktar önceden belirsiz olduğundan, taşınmazın teminat teşkil ettiği miktarın 250.000,00 TL ile sınırlandırılmış olması nedeniyle, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 875 inci maddesi gereğince teminat altına alınan ana borç, gecikme faizi, icra takip giderleri ve taraflarca kararlaştırılan eklentilerden oluşturulan borcun toplamının bu limiti aşmasının mümkün olmadığı, Anamur İcra Müdürlüğünün ait 2010/1975 sayılı dosyasında yapılan kapak hesabında toplam alacak miktarının 699.183,45 TL olduğu, alacağın haricen tahsil edilerek dosyanın işlemden kaldırıldığı, ödenen bu miktarın ipotek limitinin üzerinde olduğu, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ipoteğin fekki talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Kanun'un 835 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933310100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz