İpotek
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/10881 E. 2012/2248 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ipoteğin fekki↗ teminat kapsamı↗ ipotek↗ kefalet↗ genel kredi sözleşmesi↗ kefil↗ istirdat↗ kredi sözleşmesi↗ taahhütname↗ avans faizi↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, dava dışı ...’ın borçlarına ilişkin olarak bir kefaletinin bulunmadığı, B.K. m. 110 gereğince taahhüt eden sıfatını da haiz olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 6.488 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, genel kredi sözleşmesi kefilinin kredi kartı borcunun asıl borçludan tahsili nedeniyle istirdat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında düzenlenen kredi sözleşmesine dava dışı ...’nin kefil olduğunu, kredi borcunu teminat altına almak amacıyla davalı banka lehine ipotek tesis edildiğini ancak borç ödenip ipoteğin fekki talep edildiğinde, davalı bankanın kredi sözleşmesi kefilinin borcu nedeniyle ipoteğin fekki talebini reddettiğini ileri sürerek, işbu davayı açmış olup, dosya içinde mevcut ve taraflar arasında düzenlenmiş olan ipotek resmi senedi incelendiğinde, davacı kefillerinin asaleten veya kefaleten doğmuş veya doğacak tüm borçlarının da ipotek teminatı kapsamına alındığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, taraflarca okunup imzalanmak suretiyle yürürlüğe giren ipotek resmi senedi hükümlerine değer verilerek davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle kabul hükmü kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2032 E. 2017/5121 K.
Ortak:ipoteğin fekki
İncelediğiniz karardaDavacı vekili, müvekkili ile davalı arasında düzenlenen «kredi sözleşmesine» dava dışı ...’nin «kefil» olduğunu, kredi borcunu «teminat» altına almak amacıyla davalı banka lehine «ipotek» tesis edildiğini ancak borç ödenip «ipoteğin fekki» talep edildiğinde, davalı bankanın kredi sözleşmesi kefilinin borcu nedeniyle ipoteğin fekki talebini reddettiğini ileri sürerek, işbu davayı açmış olup, dosya içinde mevcut ve taraflar arasında düzenlenmiş olan ipotek resmi senedi incelendiğinde, davacı kefillerinin asaleten veya «kefaleten» doğmuş veya doğacak tüm borçlarının da ipotek «teminatı kapsamına» alındığı anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulü ile «ipoteğin fekkine» dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13829 E. 2014/19903 K.
Ortak:ipoteğin fekki · taahhütname · teminat
İncelediğiniz karardaDavacı vekili, müvekkili ile davalı arasında düzenlenen «kredi sözleşmesine» dava dışı ...’nin «kefil» olduğunu, kredi borcunu «teminat» altına almak amacıyla davalı banka lehine «ipotek» tesis edildiğini ancak borç ödenip «ipoteğin fekki» talep edildiğinde, davalı bankanın kredi sözleşmesi kefilinin borcu nedeniyle ipoteğin fekki talebini reddettiğini ileri sürerek, işbu davayı açmış olup, dosya içinde mevcut ve taraflar arasında düzenlenmiş olan ipotek resmi senedi incelendiğinde, davacı kefillerinin asaleten veya «kefaleten» doğmuş veya doğacak tüm borçlarının da ipotek «teminatı kapsamına» alındığı anlaşılmaktadır.
110 gereğince «taahhüt» eden sıfatını da haiz olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 6.488 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, dava konusu ipoteğin banka tarafından kullandırılan her türlü kredi ve borçlu şirketçe keşide edilen çekler için «teminat» teşkil ettiği, dava dışı şirketin sözleşme ve «çek taahhütnamesi» gereğince davalı bankadan aldığı çeklerin bankaya iadesine kadar davacının sorumluluğu devam ettiğinden «ipoteğin fekki» şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalı lehine «maktu vekalet ücreti» hükmedilmesine dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce «harç» ve vekalet ücreti yönünden bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek taahhütnamesi · maktu vekalet ücreti · çek · harç · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, dava konusu ipoteğin banka tarafından kullandırılan her türlü kredi ve borçlu şirketçe keşide edilen çekler için «teminat» teşkil ettiği, dava dışı şirketin sözleşme ve «çek taahhütnamesi» gereğince davalı bankadan aldığı çeklerin bankaya iadesine kadar davacının sorumluluğu devam ettiğinden «ipoteğin fekki» şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalı lehine «maktu vekalet ücreti» hükmedilmesine dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce «harç» ve vekalet ücreti yönünden bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/10881 E. , 2012/2248 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Çorum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/05/2010 tarih ve 2008/106-2010/108 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan kredi kullandığını ve kredileri teminat altına almak amacı ile davalı banka lehine, taşınmazı üzerinde ipotek tesis ettiğini, kredi borcu sona ermesine karşın kredi kefili olan ...’nin kredi kartı borcu nedeniyle ipoteğin fekkedilmediğini, bu nedenle müvekkili tarafından dava dışı ...’ın kredi kartı borcunun ödendiğini ileri sürerek, 6.488 TL’nın ödeme tarihi olan 11.02.2008 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili banka ile davacı arasında düzenlenen ipotek resmi senedi gereğince, davacının, kredi sözleşmesi kefilinin borçlarından da sorumlu olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, dava dışı ...’ın borçlarına ilişkin olarak bir kefaletinin bulunmadığı, B.K. m. 110 gereğince taahhüt eden sıfatını da haiz olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 6.488 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, genel kredi sözleşmesi kefilinin kredi kartı borcunun asıl borçludan tahsili nedeniyle istirdat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında düzenlenen kredi sözleşmesine dava dışı ...’nin kefil olduğunu, kredi borcunu teminat altına almak amacıyla davalı banka lehine ipotek tesis edildiğini ancak borç ödenip ipoteğin fekki talep edildiğinde, davalı bankanın kredi sözleşmesi kefilinin borcu nedeniyle ipoteğin fekki talebini reddettiğini ileri sürerek, işbu davayı açmış olup, dosya içinde mevcut ve taraflar arasında düzenlenmiş olan ipotek resmi senedi incelendiğinde, davacı kefillerinin asaleten veya kefaleten doğmuş veya doğacak tüm borçlarının da ipotek teminatı kapsamına alındığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, taraflarca okunup imzalanmak suretiyle yürürlüğe giren ipotek resmi senedi hükümlerine değer verilerek davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle kabul hükmü kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1047436500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz