Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8955 E. 2023/3987 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
takdiri delil↗ menfi zarar↗ sözleşme serbestisi↗ kesin mehil↗ ek mehil↗ bedelsizlik↗ kesin süre↗ muvafakat↗ ifa↗ kâr dağıtımı↗ taşıyıcı↗ ihtar↗ maddi ve manevi tazminat↗ ıslah↗ taahhütname↗ maddi tazminat↗ eksik inceleme↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ ibraz↗ temsil↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; bestesi ve sözleri müvekkiline ait ''Ya Sabır'', ''Gitme'', ''Buna Can mı dayanır?" müzik eserlerinin davalı tarafından 15.09.2010 tarihinden itibaren değişik televizyon kanallarında ve internet reklam müziği olarak izinsiz ve taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı biçimde işlendiğini, çoğaltıldığını ve temsil suretiyle kullandığını, umuma ilettiğini, taraflar arasında 14.10.2008 tarihinde bir sözleşme düzenlediğini, ilgili sözleşme uyarınca davalı yapımcının müvekkilin eserlerini okuyacağı albüm yapmayı taahhüt etmesine rağmen bugüne kadar çıkartılması gereken albümlerin çıkartılmadığını, davalının eser sahibi müvekkilinin iyi niyetinden yararlanarak tümüyle kendi lehine hükümler bulunan sözleşmeler düzenlediğini, bu sözleşme hükümlerine de hiç uymadığını, müvekkilinin eserlerini kullanarak haksız ticari kazanç elde ettiğini ve müvekkiline hiç bir ödemede bulunmadığını, sözleşmede belirtilen 3 yıllık zaman dilimi içerisinde müvekkilinin başka şahıslarla çalışmasını da engelleyerek menfi zarara uğramasına yol açtığını, "..." isimli aynı prodüksiyon şirketinin sanatçısının albümüne müvekkilinin 3 şarkısının kendisinden izin alınmadan ve eser bedeli verilmeden konulduğunu, mali hakları müvekkiline ait olan müzik eserinin davalı tarafça izinsiz kullanımından dolayı 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi gereğince 3 kat mali hak bedeli maddi tazminat, manevi hakları da ihlal edildiğinden manevi tazminat talep etmiş, ıslah dilekçesi ile, her bir eser için 2.000,00 TL olan telif ücretinin üç katının 18.000,00 TL maddi tazminat ve 10.000,00 TL manevi tazminatın 12.05.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmeye göre müvekkilinin üzerine düşen bütün edimleri yerine getirmesine rağmen davacının kendi üzerine düşen yükümlülükleri ifa etmediğini, taraflar arasında 14.10.2008 ve 13.01.2009 tarihli sözleşmeler bulunduğunu, davacının "Ya Sabır", "Gitme" ve "Buna Can mı dayanır?" adlı şarkılarının müvekkili tarafından alındığını ve albüm çıktıktan sonraki sekiz aylık süreçte şarkıların satışının başka birine yapılmayacağı konusunda davacı tarafından taahhütte bulunulduğunu, şarkıların davacının kabulü ile müvekkile verilmesi nedeniyle tazminat talep hakkının bulunmadığını, davacıya albüm yapma konusunda bildirimlerde bulunulmasına rağmen davacının cevap vermediğini, çalışmalara katılmadığını bu nedenle davacıya albüm çıkarılamadığı gibi, albüm çıkarılamaması nedeniyle müvekkilinin maddi zararının oluştuğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 20.10.2015 tarih, 2012/83 E. ve 2015/185 K. sayılı kararı ile davalının davacıya "Duyar mısın" isimli albümü yapmak suretiyle borçlu olduğu edimin bir kısmını yerine getirdiği, icracı sanatçı olarak bu sözleşmeden kaynaklanan bir ücreti sözleşme eki 300 bin koşulu yerine gelmediğinden ötürü isteyemeyeceği ancak yapımcının dava dışı Selin Seher'e yaptığı albümde musiki eserin sahibi davacının üç adet eserinin geçerli bir mali haklar devir sözleşmesi akdedilmeksizin ve herhangi bir telif ücreti ödemeksizin kullanıldığı, bu suretle davacının musiki eseri sahibi olarak mali haklarının zarara uğradığı, bu üç musiki eserin telif ücreti olarak her bir eser için 2.000,00 TL olan telif ücretinin üç katının maddi tazminat olarak istenebileceği, mali hakları ihlal edilen eser sahiplerinin manevi tazminat talebinde de bulunabileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 18.000,00 TL maddi tazminat ile 8.000,00 TL manevi tazminatın 12.05.2009 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 03.10.2017 tarih, 2017/3056 E. ve 2017/4970 K. sayılı kararı ile ‘’..Mahkemece benimsenen bilirkişi mütalaası doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, ancak mahkemece taraflar arasında akdedilen 13.01.2009 tarihli sözleşmenin 5846 sayılı Kanun anlamında geçerli bir mali hak devir sözleşmesi olmadığı gerekçesi ile hüküm tesisi cihetine gidilmiş ise de, davalı tarafça dosyaya ibraz edilen 13.01.2009 tarihli “Muvafakatname” başlıklı belge de değerlendirilmek suretiyle, davacı tarafından verildiği savunulan bu muvafakatnamenin temsile izin kapsamında sayılıp, sayılmayacağı hususunda da inceleme yapılıp, sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, eksik incelemeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı ..’’ gerekçesiyle karar bozulmuştur. Davacı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
C. Karar Düzeltme Kararı
Dairemizin 10.10.2019 tarih, 2018/864 E. ve 2019/6424 K. sayılı kararı ile Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile Dairemiz bozma ilamında yer verilen 13.01.2009 tarihli “Muvafakatname” başlıklı belgenin aslının davalı tarafça ibraz edildiğinin ve incelendiğinin anlaşılmış olmasına göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440’ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait ve davaya konu edilen müzik eserlerinin Selin Seher'in albümünde kullanılmasına, plak, audio kaset, compact disc, video kaset, video klip vasıtasıyla yer ve sayı ile sınırlandırılmamış biçimde çoğaltılmasına, dağıtılmasına, ticaret mevkiine konulmasına, yayınlanmasına, bu çoğaltılan ses ve görüntü taşıyıcıların Radyo ve Televizyon kuruluşları tarafından kullanılmasına, MSG (Müzik Eserleri Sahipleri Grubu Meslek Birliği) temsili ve mekanik hakları ayrıca ödenmek kaydıyla muvafakat ederek, çoğaltma, yayma ve işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim haklarının davalı tarafça kullanılmasını kabul ettiği, sözleşmede yer verilen temsili ve mekanik hakların meslek birliği tarafından yapılacak ödemeleri ifade ettiği, her ne kadar davacı hiç bir bedel almadan eserleri üzerindeki haklarının devrinin hayatın olağan akışına uygun olmadığını savunmuşsa da, sözleşme serbestisi içerisinde tarafların bedelsiz olarak eserlerin kullanımına dair de sözleşme yapabilecekleri, davacının iradesinin sakatlandığına, aldatıldığına veya zor kullanıldığına dair bir iddiada bulunmadığı, bu nedenle imzaladığı sözleşme hükümleri ile bağlı olduğu, kaldı ki eserler için davalı tarafça ödenmesi gereken bir kullanım bedeli mevcutsa, bu bedellerin ödenmemesi halinde ancak buna ilişkin bir talepte bulunabileceği, eserlerin izinsiz ve haksız olarak kullanıldığının iddia edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme 08.09.2015 tarihli oturumda davalı yana var olduğunu iddia ettiği muvafakatname başlıklı belgenin aslını sunmaları için 2 haftalık kesin süre verdiğini, belge aslını sunmadıkları takdirde bu delile dayanamayacaklarını ihtar edildiğini, davalı yan verilen kesin mehile karşın belge aslını sunamadığını, bu durumda kesin süre içerisinde sunulmayan belgenin hukuksal geçerliliği bulunmadığını, bu belgenin süresinde sunulduğunu ve hükme esas alınabileceği kabul edilse bile söz konusu belgede davacı müvekkiline bedel ödenmeyeceğine ilişkin hiçbir hükmün bulunmadığını, hatta tam tersine ‘temsil ve mekanik haklar ayrıca ödenmek kaydıyla’ denilerek davacı müvekkiline ödeme yapılmasının da kararlaştırıldığını, davacı müvekkilinin yanlar arasında düzenlenmiş 14.10.2008 tarihli sözleşme gereği davalıya hizmet, emek ve zaman harcadığını; bunun karşılığında bir tek kuruş gelir elde etmediği gibi mağdur olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sahibinin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nundan (5846 sayılı Kanun) kaynaklanan haklarının ihlaline dayalı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, taraflar arasında akdedilmiş 14.10.2008 tarih ile 13.01.2009 tarihli sözleşme hükümleri de göz önünde bulundurulmak suretiyle davacının 5846 sayılı Kanun gereğince maddi ve manevi tazminat talep edip edemeyeceği hususu.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 22, 23, 25, 48, 52 ve 68 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Davacı tarafça, bestecisi ve söz yazarı olduğu 3 adet müzik eserinin davalı tarafından izinsiz olarak işlendiği, umuma iletildiği ve temsil suretiyle kullanıldığı iddiası ile 5846 sayılı Kanun'dan kaynaklanan hakların ihlaline dayalı maddi ve manevi tazminat istemi ile açılan bu davada, mahkemece taraflarca imzalanmış muvafakatname gereğince MSG (Müzik eserleri Sahipleri Grubu Meslek Birliği) temsili ve mekanik hakları ayrıca ödenmek kaydıyla muvafakat ederek, çoğaltma, yayma ve işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim haklarının davalı tarafça kullanılmasını kabul ettiği, ayrıca sözleşme serbestisi içerisinde tarafların bedelsiz olarak eserlerin kullanımına dair sözleşme yapabilecekleri, davacının iradesinin sakatlandığına dair bir iddiasıda bulunmadığından imzaladığı sözleşme hükümleri ile bağlı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak 13.01 2009 tarihli muvafakatname üzerinde yapılan incelemede; Mahkemenin karar gerekçesinde belirttiği üzere davacının dava konusu müzik eserlerinin çoğaltma, yayma ve işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim haklarının davalı tarafça kullanılmasını ancak Müzik Eserleri Sahipleri Grubu Meslek Birliği temsili ve mekanik hakları ayrıca ödenmek kaydıyla muvafakat etmiştir. Müzik Eserleri Sahipleri Grubu Meslek Birliği'nin Mekanik Lisanslama Biriminin bu izni (muvafakatnameyi), yapımın içeriğini sistemden kontrol ederek eser sahipleri adına çoğaltım izni ile eserin kullanımından doğan telif ücretini tahsil edebilmektedir. Müzik Eserleri Sahipleri Gurubu Meslek Birliğinin 30.11.2020 tarihli cevabi yazısında müzekkereye konu 13.01.2009 tarihli muvafakatnamenin Meslek Birliğinde bulunmadığı belirtilmiştir. Bu durumda muvafakatnamedeki temsili ve mekanik hakların ödenmesi koşulu yerinde getirilmediğinden mahkemece hatalı değerlendirme ile davacının dava konusu müzik eserlerini çoğaltma, yayma ve umuma iletim haklarının davalı tarafça kullanılmasına muvafakat ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3056 E. 2017/4970 K.
Ortak:muvafakat · maddi tazminat · eksik inceleme · ibraz · temsil
İncelediğiniz kararda… i sözleşmenin 5846 sayılı Kanun anlamında geçerli bir mali hak devir sözleşmesi olmadığı gerekçesi ile hüküm tesisi cihetine gidilmiş ise de, davalı tarafça dosyaya «ibraz» edilen 13.01.2009 tarihli “Muvafakatname” başlıklı belge de değerlendirilmek suretiyle, davacı tarafından verildiği savunulan bu «muvafakatnamenin» «temsile» izin kapsamında sayılıp, sayılmayacağı hususunda da inceleme yapılıp, sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı ..’’ gerekçesiyle karar bozulmuştur.
… en itibaren değişik televizyon kanallarında ve internet reklam müziği olarak izinsiz ve taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı biçimde işlendiğini, çoğaltıldığını ve «temsil» suretiyle kullandığını, umuma ilettiğini, taraflar arasında 14.10.2008 tarihinde bir sözleşme düzenlediğini, ilgili sözleşme uyarınca davalı yapımcının müvekkilin eserlerini okuyacağı albüm yapmayı «taahhüt» etmesine rağmen bugüne kadar çıkartılması gereken albümlerin çıkartılmadığını, davalının eser sahibi müvekkilinin iyi niyetinden yararlanarak tümüyle kendi lehine hükümler bulunan sözleşmeler düzenlediğini, bu sözleşme hükümlerine de hiç uymadığını, müvekkilinin eserlerini kullanarak haksız ticari kazanç elde ettiğini ve müvekkiline hiç bir ödemede bulunmadığını, sözleşmede belirtilen 3 yıllık zaman dilimi içerisinde müvekkilinin başka şahıslarla çalışmasını da engelleyerek «menfi zarara» uğramasına yol açtığını, "..." isimli aynı prodüksiyon şirketinin sanatçısının albümüne müvekkilinin 3 şarkısının kendisinden izin alınmadan ve eser bedeli verilmeden konulduğunu, mali hakları müvekkiline ait olan müzik eserinin davalı tarafça izinsiz kullanımından dolayı 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi gereğince 3 kat mali hak bedeli «maddi tazminat», manevi hakları da ihlal edildiğinden manevi tazminat talep etmiş, «ıslah» dilekçesi ile, her bir eser için 2.000,00 TL olan telif ücretinin üç katının 18.000,00 TL maddi tazminat ve 10.000,00 TL manevi tazminatın 12.05.2009 tarihinden it …
… n Seher'in albümünde kullanılmasına, plak, audio kaset, compact disc, video kaset, video klip vasıtasıyla yer ve sayı ile sınırlandırılmamış biçimde çoğaltılmasına, «dağıtılmasına», ticaret mevkiine konulmasına, yayınlanmasına, bu çoğaltılan ses ve görüntü «taşıyıcıların» Radyo ve Televizyon kuruluşları tarafından kullanılmasına, MSG (Müzik Eserleri Sahipleri Grubu Meslek Birliği) «temsili» ve mekanik hakları ayrıca ödenmek kaydıyla «muvafakat» ederek, çoğaltma, yayma ve işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim haklarının davalı tarafça kullanılmasını kabul ettiği, sözleşmede yer verilen temsili ve mekanik hakların meslek birliği tarafından yapılacak ödemeleri ifade ettiği, her ne kadar davacı hiç bir bedel almadan eserleri üzerindeki haklarının devrinin hayatın olağan akışına uygun olmadığını savunmuşsa da, «sözleşme serbestisi» içerisinde tarafların «bedelsiz» olarak eserlerin kullanımına dair de sözleşme yapabilecekleri, davacının iradesinin sakatlandığına, aldatıldığına veya zor kullanıldığına dair bir iddiada bulunmad …
Benzer bu kararda… 1/2009 tarihli sözleşmenin FSEK anlamında geçerli bir mali hak devir sözleşmesi olmadığı gerekçesi ile hüküm tesisi cihetine gidilmiş ise de, davalı tarafça dosyaya «ibraz» edilen 13/01/2009 tarihli “Muvafakatname” başlıklı belge de değerlendirilmek suretiyle, davacı tarafından verildiği savunulan bu «muvafakatnamenin» «temsile» izin kapsamında sayılıp, sayılmayacağı hususunda da inceleme yapılıp, sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… ın musiki eseri sahibi olarak mali haklarının zarara uğradığı, bu üç musiki eserin telif ücreti olarak her bir eser için 2.000,00 TL olan telif ücretinin üç katının «maddi tazminat» olarak istenebileceği, mali hakları ihlal edilen eser sahiplerinin manevi tazminat talebinde de bulunabileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 18.000,00 T …
Davacı tarafça, bestecisi ve söz yazarı olduğu 3 adet müzik eserinin davalı tarafından izinsiz olarak işlendiği, umuma iletildiği ve «temsil» suretiyle kullanıldığı iddiası ile 5846 sayılı FSEK’den kaynaklanan hakların ihlaline dayalı maddi ve manevi tazminat istemi ile açılan işbu davada, mahkemece benimsenen bilirkişi mütalaası doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3594 E. 2017/5991 K.
Ortak:ıslah
İncelediğiniz kararda… en itibaren değişik televizyon kanallarında ve internet reklam müziği olarak izinsiz ve taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı biçimde işlendiğini, çoğaltıldığını ve «temsil» suretiyle kullandığını, umuma ilettiğini, taraflar arasında 14.10.2008 tarihinde bir sözleşme düzenlediğini, ilgili sözleşme uyarınca davalı yapımcının müvekkilin eserlerini okuyacağı albüm yapmayı «taahhüt» etmesine rağmen bugüne kadar çıkartılması gereken albümlerin çıkartılmadığını, davalının eser sahibi müvekkilinin iyi niyetinden yararlanarak tümüyle kendi lehine hükümler bulunan sözleşmeler düzenlediğini, bu sözleşme hükümlerine de hiç uymadığını, müvekkilinin eserlerini kullanarak haksız ticari kazanç elde ettiğini ve müvekkiline hiç bir ödemede bulunmadığını, sözleşmede belirtilen 3 yıllık zaman dilimi içerisinde müvekkilinin başka şahıslarla çalışmasını da engelleyerek «menfi zarara» uğramasına yol açtığını, "..." isimli aynı prodüksiyon şirketinin sanatçısının albümüne müvekkilinin 3 şarkısının kendisinden izin alınmadan ve eser bedeli verilmeden konulduğunu, mali hakları müvekkiline ait olan müzik eserinin davalı tarafça izinsiz kullanımından dolayı 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi gereğince 3 kat mali hak bedeli «maddi tazminat», manevi hakları da ihlal edildiğinden manevi tazminat talep etmiş, «ıslah» dilekçesi ile, her bir eser için 2.000,00 TL olan telif ücretinin üç katının 18.000,00 TL maddi tazminat ve 10.000,00 TL manevi tazminatın 12.05.2009 tarihinden it …
Benzer bu karardaFirmasının da 07/01/2005 tarihli lisans sözleşmesi ile hak takip «yetkisini» davacı ... devrettiği, davalı taraf ile davacı arasında dava konusu eserin umuma iletimi konusunda bir lisans sözleşmesi yapılmadığı, davalı işyerinde davacının takip yetkisinde olan “...” adlı müzik eserinin umuma iletiminin davacının FSEK'den kaynaklı mali haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında davalı tarafın işyerinde davacı meslek birliğinin hak sahibi olduğu müzik eserinin yayınını yaptığının tespitine, FSEK 66. maddesine göre ... hak sahibi olduğu müzik eserlerinin davalı işyerinde yayınının durdurulmasına ve yasaklanmasına, FSEK 68. maddesine göre bilirkişi raporunda tespit edilen 3 kat tazminat 3.313 TL olarak tespit edildiğinden «ıslah» dilekçesi kapsamında 23/12/2005 tarihinden itibaren yürütülecek ticari («reeskont) faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:reeskont faizi · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaFirmasının da 07/01/2005 tarihli lisans sözleşmesi ile hak takip «yetkisini» davacı ... devrettiği, davalı taraf ile davacı arasında dava konusu eserin umuma iletimi konusunda bir lisans sözleşmesi yapılmadığı, davalı işyerinde davacının takip yetkisinde olan “...” adlı müzik eserinin umuma iletiminin davacının FSEK'den kaynaklı mali haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında davalı tarafın işyerinde davacı meslek birliğinin hak sahibi olduğu müzik eserinin yayınını yaptığının tespitine, FSEK 66. maddesine göre ... hak sahibi olduğu müzik eserlerinin davalı işyerinde yayınının durdurulmasına ve yasaklanmasına, FSEK 68. maddesine göre bilirkişi raporunda tespit edilen 3 kat tazminat 3.313 TL olarak tespit edildiğinden «ıslah» dilekçesi kapsamında 23/12/2005 tarihinden itibaren yürütülecek ticari («reeskont) faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2004/11522 E. 2005/9010 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · taraf ehliyeti · haksız rekabet · husumet
Benzer bu karardaM...." isimli yapımda kullandığı, davacılar tarafından anılan şirket aleyhine markanın hükümsüzlüğü davası açıldığı ancak eldeki davada davacıların «aktif husumet ehliyetleri» bulunmadığından açılan davanın beklenmesine gerek olmadığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmiştir.
Davalılar vekili "M...." adını 137637 sayılı marka sahibinin izni ile kullandıklarını savunmuş ve mahkemece de bu savunmaya itibar edilerek, davacıların aktif dava «ehliyeti» bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Yukarıda özetlendiği üzere taraflar arasında uyuşmazlık, "M....." ibaresinin katıldıkları çeşitli organizasyonlarda grup adı olarak ve çıkartılan müzik albümünde de albüm adı olarak davalılarca kullanılmasının «haksız rekabet» oluşturup oluşturmadığıdır.
… tarz ve dansları ile tanıttıklarını iddia ettiği karaktere verdikleri "M...." adına yönelik tecavüzün önlenmesini talep ettiğine ve FSEK.nun 83. maddesi ve TTK.nun «haksız rekabet» hükümlerine dayandığına göre; davacıların bu isim ile yarattıkları karakterin öncelikle 5846 sayılı FSEK hükümlerine göre "eser" sayılıp sayılmayacağı ve bu yolla …
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18649 E. 2015/3190 K.
Ortak:maddi tazminat · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… en itibaren değişik televizyon kanallarında ve internet reklam müziği olarak izinsiz ve taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı biçimde işlendiğini, çoğaltıldığını ve «temsil» suretiyle kullandığını, umuma ilettiğini, taraflar arasında 14.10.2008 tarihinde bir sözleşme düzenlediğini, ilgili sözleşme uyarınca davalı yapımcının müvekkilin eserlerini okuyacağı albüm yapmayı «taahhüt» etmesine rağmen bugüne kadar çıkartılması gereken albümlerin çıkartılmadığını, davalının eser sahibi müvekkilinin iyi niyetinden yararlanarak tümüyle kendi lehine hükümler bulunan sözleşmeler düzenlediğini, bu sözleşme hükümlerine de hiç uymadığını, müvekkilinin eserlerini kullanarak haksız ticari kazanç elde ettiğini ve müvekkiline hiç bir ödemede bulunmadığını, sözleşmede belirtilen 3 yıllık zaman dilimi içerisinde müvekkilinin başka şahıslarla çalışmasını da engelleyerek «menfi zarara» uğramasına yol açtığını, "..." isimli aynı prodüksiyon şirketinin sanatçısının albümüne müvekkilinin 3 şarkısının kendisinden izin alınmadan ve eser bedeli verilmeden konulduğunu, mali hakları müvekkiline ait olan müzik eserinin davalı tarafça izinsiz kullanımından dolayı 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi gereğince 3 kat mali hak bedeli «maddi tazminat», manevi hakları da ihlal edildiğinden manevi tazminat talep etmiş, «ıslah» dilekçesi ile, her bir eser için 2.000,00 TL olan telif ücretinin üç katının 18.000,00 TL maddi tazminat ve 10.000,00 TL manevi tazminatın 12.05.2009 tarihinden it …
… ın musiki eseri sahibi olarak mali haklarının zarara uğradığı, bu üç musiki eserin telif ücreti olarak her bir eser için 2.000,00 TL olan telif ücretinin üç katının «maddi tazminat» olarak istenebileceği, mali hakları ihlal edilen eser sahiplerinin manevi tazminat talebinde de bulunabileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 18.000,00 T …
… i sözleşmenin 5846 sayılı Kanun anlamında geçerli bir mali hak devir sözleşmesi olmadığı gerekçesi ile hüküm tesisi cihetine gidilmiş ise de, davalı tarafça dosyaya «ibraz» edilen 13.01.2009 tarihli “Muvafakatname” başlıklı belge de değerlendirilmek suretiyle, davacı tarafından verildiği savunulan bu «muvafakatnamenin» «temsile» izin kapsamında sayılıp, sayılmayacağı hususunda da inceleme yapılıp, sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı ..’’ gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, davacıya ait müzik eserinin davalı tarafça izinsiz ve değişiklik yapılarak kullanılması sebebiyle davacının işleme, çoğaltma, umuma iletim haklarının yanında eserde değişiklik yapmayı men etme hakkının ihlal edildiği gerekçesi ile FSEK 68. maddesi gereğince belirlenen «rayiç bedel» olan 10.000,00 TL'nin üç katı 30.000,00 TL «maddi tazminat» ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda kullanım tarihi itibariyle eserin «rayiç değerinin» 10.000 TL olduğu belirtilmiş ise de, rayiç değerin tespitinde esas alınan kriterlere ilişkin herhangi bir somutlaştırma yapılmamış olup, davalı tarafça rapora bu yönden itiraz edilmiş, ancak itirazları karşılayacak şekilde ek rapor alınmadığı gibi, gerekçeli kararda da bu itirazlara değinilmemesi doğru görülmemiş, «eksik inceleme» sonucu tesis edilen hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rayiç değer · rayiç bedel · uyuşmazlık konusu
Benzer bu karardaMahkemece, davacıya ait müzik eserinin davalı tarafça izinsiz ve değişiklik yapılarak kullanılması sebebiyle davacının işleme, çoğaltma, umuma iletim haklarının yanında eserde değişiklik yapmayı men etme hakkının ihlal edildiği gerekçesi ile FSEK 68. maddesi gereğince belirlenen «rayiç bedel» olan 10.000,00 TL'nin üç katı 30.000,00 TL «maddi tazminat» ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… 5846 sayılı FSEK 21. maddesi kapsamında işleme hakkının ihlali olarak nitelendirilmesi mümkün olmayıp, mahkemenin bu hususa ilişkin gerekçesi isabetli değil ise de, «uyuşmazlık konusu» eylemin aynı zamanda 5846 sayılı FSEK 24 ve 25. maddeleri kapsamında bulunmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlar …
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda kullanım tarihi itibariyle eserin «rayiç değerinin» 10.000 TL olduğu belirtilmiş ise de, rayiç değerin tespitinde esas alınan kriterlere ilişkin herhangi bir somutlaştırma yapılmamış olup, davalı tarafça rapora bu yönden itiraz edilmiş, ancak itirazları karşılayacak şekilde ek rapor alınmadığı gibi, gerekçeli kararda da bu itirazlara değinilmemesi doğru görülmemiş, «eksik inceleme» sonucu tesis edilen hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2265 E. 2010/7996 K.
Ortak:maddi tazminat · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… en itibaren değişik televizyon kanallarında ve internet reklam müziği olarak izinsiz ve taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı biçimde işlendiğini, çoğaltıldığını ve «temsil» suretiyle kullandığını, umuma ilettiğini, taraflar arasında 14.10.2008 tarihinde bir sözleşme düzenlediğini, ilgili sözleşme uyarınca davalı yapımcının müvekkilin eserlerini okuyacağı albüm yapmayı «taahhüt» etmesine rağmen bugüne kadar çıkartılması gereken albümlerin çıkartılmadığını, davalının eser sahibi müvekkilinin iyi niyetinden yararlanarak tümüyle kendi lehine hükümler bulunan sözleşmeler düzenlediğini, bu sözleşme hükümlerine de hiç uymadığını, müvekkilinin eserlerini kullanarak haksız ticari kazanç elde ettiğini ve müvekkiline hiç bir ödemede bulunmadığını, sözleşmede belirtilen 3 yıllık zaman dilimi içerisinde müvekkilinin başka şahıslarla çalışmasını da engelleyerek «menfi zarara» uğramasına yol açtığını, "..." isimli aynı prodüksiyon şirketinin sanatçısının albümüne müvekkilinin 3 şarkısının kendisinden izin alınmadan ve eser bedeli verilmeden konulduğunu, mali hakları müvekkiline ait olan müzik eserinin davalı tarafça izinsiz kullanımından dolayı 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi gereğince 3 kat mali hak bedeli «maddi tazminat», manevi hakları da ihlal edildiğinden manevi tazminat talep etmiş, «ıslah» dilekçesi ile, her bir eser için 2.000,00 TL olan telif ücretinin üç katının 18.000,00 TL maddi tazminat ve 10.000,00 TL manevi tazminatın 12.05.2009 tarihinden it …
… ın musiki eseri sahibi olarak mali haklarının zarara uğradığı, bu üç musiki eserin telif ücreti olarak her bir eser için 2.000,00 TL olan telif ücretinin üç katının «maddi tazminat» olarak istenebileceği, mali hakları ihlal edilen eser sahiplerinin manevi tazminat talebinde de bulunabileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 18.000,00 T …
… i sözleşmenin 5846 sayılı Kanun anlamında geçerli bir mali hak devir sözleşmesi olmadığı gerekçesi ile hüküm tesisi cihetine gidilmiş ise de, davalı tarafça dosyaya «ibraz» edilen 13.01.2009 tarihli “Muvafakatname” başlıklı belge de değerlendirilmek suretiyle, davacı tarafından verildiği savunulan bu «muvafakatnamenin» «temsile» izin kapsamında sayılıp, sayılmayacağı hususunda da inceleme yapılıp, sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı ..’’ gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Benzer bu kararda3- Ancak, davacı taraf, «haksız rekabet» sonucu davalıların elde etmiş oldukları kazancı tazminat olarak talep ettiğine göre, «uyuşmazlık konusu» “...2000 HANİ BANA” adlı müzik albümü nedeniyle elde edilen kazancın hesaplanarak, bu hesaplama üzerinden «maddi tazminatın» belirlenmesi gerekirken, davalıların yaptıkları tüm ticari faaliyetlerden elde edilen kazancın gözönüne alınarak maddi tazminata hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece, davalıların «defter» ve belgeleri üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak, davaya konu müzik albümüne ilişkin ne miktar kazanç elde edildiğinin tesbit edilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · uyuşmazlık konusu · temerrüt faizi · bilirkişi incelemesi · haksız rekabet · temerrüt · e-defter
Benzer bu kararda… ...2000 HANİ BANA adlı çıkardıkları kaset ve CD ile ve ayrıca davalı ...’ın görüntü ve ses olarak davacı ...’ı taklit ettiği, bu durumun davacının ...ve ... ibareli «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalıların eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tesbiti ile eyleme konu ...2000 HANİ BANA isimli kaset ve CD çıkarılmasının ve yayınlanmasının önlenmesine, 50.000 YTL maddi ve 20.000 YTL manevi tazminatın «temerrüt faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir .
Mahkemece; davalıların eylemlerinin davacı tarafa ait markalara tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, davacı markaları tescilli oldukları ürün ve hizmetler yönünden koruma altında olup, somut uyuşmazlıkta ise davalıların eylemleri, piyasaya sunmuş oldukları müzik albümü ve bu albümün tanıtımına ilişkin kapak resimlerinde davacılardan ...’ın ses ve görüntüsünün benzetilmek suretiyle haksız rekabete neden olmasına göre, bu eylemlerin 556 KHK hükümlerine göre «marka hakkına tecavüz» oluştuğuna ilişkin mahkeme görüşü doğru değil ise de, az önce açıklandığı üzere davalı eylemlerinin TTK’nın 56.
3- Ancak, davacı taraf, «haksız rekabet» sonucu davalıların elde etmiş oldukları kazancı tazminat olarak talep ettiğine göre, «uyuşmazlık konusu» “...2000 HANİ BANA” adlı müzik albümü nedeniyle elde edilen kazancın hesaplanarak, bu hesaplama üzerinden «maddi tazminatın» belirlenmesi gerekirken, davalıların yaptıkları tüm ticari faaliyetlerden elde edilen kazancın gözönüne alınarak maddi tazminata hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece, davalıların «defter» ve belgeleri üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak, davaya konu müzik albümüne ilişkin ne miktar kazanç elde edildiğinin tesbit edilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Tecavüzün tespiti, men'i, ref'i ve tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5199 E. 2024/1523 K.
Ortak:ıslah · maddi tazminat · ibraz · temsil
İncelediğiniz kararda… en itibaren değişik televizyon kanallarında ve internet reklam müziği olarak izinsiz ve taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı biçimde işlendiğini, çoğaltıldığını ve «temsil» suretiyle kullandığını, umuma ilettiğini, taraflar arasında 14.10.2008 tarihinde bir sözleşme düzenlediğini, ilgili sözleşme uyarınca davalı yapımcının müvekkilin eserlerini okuyacağı albüm yapmayı «taahhüt» etmesine rağmen bugüne kadar çıkartılması gereken albümlerin çıkartılmadığını, davalının eser sahibi müvekkilinin iyi niyetinden yararlanarak tümüyle kendi lehine hükümler bulunan sözleşmeler düzenlediğini, bu sözleşme hükümlerine de hiç uymadığını, müvekkilinin eserlerini kullanarak haksız ticari kazanç elde ettiğini ve müvekkiline hiç bir ödemede bulunmadığını, sözleşmede belirtilen 3 yıllık zaman dilimi içerisinde müvekkilinin başka şahıslarla çalışmasını da engelleyerek «menfi zarara» uğramasına yol açtığını, "..." isimli aynı prodüksiyon şirketinin sanatçısının albümüne müvekkilinin 3 şarkısının kendisinden izin alınmadan ve eser bedeli verilmeden konulduğunu, mali hakları müvekkiline ait olan müzik eserinin davalı tarafça izinsiz kullanımından dolayı 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi gereğince 3 kat mali hak bedeli «maddi tazminat», manevi hakları da ihlal edildiğinden manevi tazminat talep etmiş, «ıslah» dilekçesi ile, her bir eser için 2.000,00 TL olan telif ücretinin üç katının 18.000,00 TL maddi tazminat ve 10.000,00 TL manevi tazminatın 12.05.2009 tarihinden it …
… i sözleşmenin 5846 sayılı Kanun anlamında geçerli bir mali hak devir sözleşmesi olmadığı gerekçesi ile hüküm tesisi cihetine gidilmiş ise de, davalı tarafça dosyaya «ibraz» edilen 13.01.2009 tarihli “Muvafakatname” başlıklı belge de değerlendirilmek suretiyle, davacı tarafından verildiği savunulan bu «muvafakatnamenin» «temsile» izin kapsamında sayılıp, sayılmayacağı hususunda da inceleme yapılıp, sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı ..’’ gerekçesiyle karar bozulmuştur.
… ın musiki eseri sahibi olarak mali haklarının zarara uğradığı, bu üç musiki eserin telif ücreti olarak her bir eser için 2.000,00 TL olan telif ücretinin üç katının «maddi tazminat» olarak istenebileceği, mali hakları ihlal edilen eser sahiplerinin manevi tazminat talebinde de bulunabileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 18.000,00 T …
Benzer bu kararda… r yönünden tecavüzün sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yönelik olduğundan ve davacı tarafça eserlerin usulüne uygun olarak kullanılması halinde talep edilebilecek «rayiç bedel» üzerinden, 5846 sayılı Kanun'un 68 ... maddesi gereğince üç kat tazminat talep edildiğinden, davacı ve davalı arasında, dava tarihine kadar ki kullanım yönünden, sanki sözleşme ilişkisi kurulmuş gibi sonuç doğacağından, ayrıca ref talebinde bulunulamayacağından, mahkemece davacının «ıslah» ile arttırdığı talebinin kabulüne karar verildiğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının bestecisi olduğu eserlerin 2011-2012-2013-2014 yıllarında seslendirildiği, davanın 23.03.2017 tarihinde açıldığı, ıslah dilekçesinin 30.01.2019 tarihinde «ibraz» edildiği, davacının 5846 sayılı Kanun'un 68 ... maddesi gereğince tazminat talebinde bulunduğu, yargılama neticesinde anılan Yasa gereğince tazminata hükmedildiği, bu durumda taraflar arasında, varsayımsal sözleşme ilişkisi kurulacağından, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 146 ncı maddesinde düzenlenen, 10 yıllık «zamanaşımı» süresinin dava ve ıslah tarihinde dolmadığı, davalı tarafça, televizyon kanalı tarafından, meslek birlikleri ile tüm repertuvarın umuma iletim hakları yönünden sözleşme imzalanarak bedelinin ödendiğini ileri sürülmüşse de dosyaya sözleşme örneğinin sunulmadığı, kaldı ki davaya konu beş eserin ses yarışmasında yarışmacılar tarafından seslendirilmesinin 5846 sayılı Kanun'un 25 ... maddesinde düzenlenen umuma iletim hakkı değil, 24 üncü maddesinde düzenlenen «temsil» hakkının ihlali niteliğinde bulunduğu, televizyon programında müzik eserinin başka bir kişi tarafından seslendirilebilmesi/doğrudan temsili için ... sahibi yada «mirasçılarından» izin alınması gerektiği, dosya kapsamında bu yönde delil sunulmadığı gibi, izin alındığının da ileri sürülmediği, davacının temsil hakkının ihlal edildiği ve 5846 sayılı Kanun'un 68 ... maddesi gereğince telif tazminatı ödenmesi gerektiğine yönelik mahkeme kararının yerinde olduğu, davacının eserlerinin programda 25 kez seslendirilmesinden popülaritesinin yüksek olduğunun anlaşılması, davalının yapımcısı olduğu programların ... yayınlanması gibi unsurlar gözetilerek her bir kullanım için 750,00 TL bedel takdirinin ve hükmedilen «maddi tazminatın» yerinde olduğu gerekçesiyle de davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili 30.01.2019 tarihli «ıslah» dilekçesi ile «maddi tazminat» talebini 56.250,00 TL'ye çıkartmıştır.
… ın davacının ... sahipliğine dayalı mali ve manevi haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, muhtemel tecavüzün önlenmesine, ref talebinin reddine, 56.250,00 TL «maddi tazminatın» (18.750,00x3) 5.000,00 TL'sinin dava tarihi olan 23.03.2017 tarihinden, 51.250,00 TL'sinin «ıslah» tarihi olan 30.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:rayiç bedel · mirasçılık · reeskont faizi · taraf ehliyeti · yasal faiz · dahili dava · temerrüt · zamanaşımı
Benzer bu kararda… erinin, davalının yapımcılığını üstlendiği "O Ses Türkiye" isimli ses yarışması programlarında izinsiz olarak 25 kez seslendirilmesi nedeniyle, müvekkilinin işleme, «temsil», çoğaltma, yayma, işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim mali haklarının ve manevi haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek tecavüzün men ve refi, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 68 ... maddesi uyarınca sözleşme yapılmış olsa idi davalının ödemesi gereken her bir ... üzerinden belirlenecek olan «rayiç bedelin» tespiti ile tespit edilecek rayiç bedelin üç katının kullanımlar toplamının davacıya ödenmesine, belirlenecek rayiç bedelin 3 katını talep ettiklerinden yargılama sonunda fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıların «temerrüde» düştüğü yayın tarihlerinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
… r yönünden tecavüzün sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yönelik olduğundan ve davacı tarafça eserlerin usulüne uygun olarak kullanılması halinde talep edilebilecek «rayiç bedel» üzerinden, 5846 sayılı Kanun'un 68 ... maddesi gereğince üç kat tazminat talep edildiğinden, davacı ve davalı arasında, dava tarihine kadar ki kullanım yönünden, sanki sözleşme ilişkisi kurulmuş gibi sonuç doğacağından, ayrıca ref talebinde bulunulamayacağından, mahkemece davacının «ıslah» ile arttırdığı talebinin kabulüne karar verildiğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının bestecisi olduğu eserlerin 2011-2012-2013-2014 yıllarında seslendirildiği, davanın 23.03.2017 tarihinde açıldığı, ıslah dilekçesinin 30.01.2019 tarihinde «ibraz» edildiği, davacının 5846 sayılı Kanun'un 68 ... maddesi gereğince tazminat talebinde bulunduğu, yargılama neticesinde anılan Yasa gereğince tazminata hükmedildiği, bu durumda taraflar arasında, varsayımsal sözleşme ilişkisi kurulacağından, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 146 ncı maddesinde düzenlenen, 10 yıllık «zamanaşımı» süresinin dava ve ıslah tarihinde dolmadığı, davalı tarafça, televizyon kanalı tarafından, meslek birlikleri ile tüm repertuvarın umuma iletim hakları yönünden sözleşme imzalanarak bedelinin ödendiğini ileri sürülmüşse de dosyaya sözleşme örneğinin sunulmadığı, kaldı ki davaya konu beş eserin ses yarışmasında yarışmacılar tarafından seslendirilmesinin 5846 sayılı Kanun'un 25 ... maddesinde düzenlenen umuma iletim hakkı değil, 24 üncü maddesinde düzenlenen «temsil» hakkının ihlali niteliğinde bulunduğu, televizyon programında müzik eserinin başka bir kişi tarafından seslendirilebilmesi/doğrudan temsili için ... sahibi yada «mirasçılarından» izin alınması gerektiği, dosya kapsamında bu yönde delil sunulmadığı gibi, izin alındığının da ileri sürülmediği, davacının temsil hakkının ihlal edildiği ve 5846 sayılı Kanun'un 68 ... maddesi gereğince telif tazminatı ödenmesi gerektiğine yönelik mahkeme kararının yerinde olduğu, davacının eserlerinin programda 25 kez seslendirilmesinden popülaritesinin yüksek olduğunun anlaşılması, davalının yapımcısı olduğu programların ... yayınlanması gibi unsurlar gözetilerek her bir kullanım için 750,00 TL bedel takdirinin ve hükmedilen «maddi tazminatın» yerinde olduğu gerekçesiyle de davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Tilbe olup davaya «dahil» olmadığını, dava dışı söz yazarları ile davacı arasında birlikte ... sahipliği söz konusu olduğundan davacı ... başına tazminat talep edemeyeceğinden aktif dava «ehliyeti» yokluğundan davanın reddi gerektiğini, izinsiz kullanım sebebiyle «maddi tazminata» hükmedilmişken aynı gerekçeyle manevi tazminata hükmedilemeyeceğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin «zamanaşımına» uğradığını, söz konusu programların müzik yarışma programları olduğunu, bu tarz müzik yarışması programlarında kullanılan müzik eserlerine ait telif ücretlerinin i …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8955 E. , 2023/3987 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/53 Esas, 2021/171 Karar
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasındaki eser sahibinin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nundan (5846 sayılı Kanun) kaynaklanan haklarının ihlaline dayalı maddi ve manevi tazminat istemli davasından davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; bestesi ve sözleri müvekkiline ait ''Ya Sabır'', ''Gitme'', ''Buna Can mı dayanır?" müzik eserlerinin davalı tarafından 15.09.2010 tarihinden itibaren değişik televizyon kanallarında ve internet reklam müziği olarak izinsiz ve taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı biçimde işlendiğini, çoğaltıldığını ve temsil suretiyle kullandığını, umuma ilettiğini, taraflar arasında 14.10.2008 tarihinde bir sözleşme düzenlediğini, ilgili sözleşme uyarınca davalı yapımcının müvekkilin eserlerini okuyacağı albüm yapmayı taahhüt etmesine rağmen bugüne kadar çıkartılması gereken albümlerin çıkartılmadığını, davalının eser sahibi müvekkilinin iyi niyetinden yararlanarak tümüyle kendi lehine hükümler bulunan sözleşmeler düzenlediğini, bu sözleşme hükümlerine de hiç uymadığını, müvekkilinin eserlerini kullanarak haksız ticari kazanç elde ettiğini ve müvekkiline hiç bir ödemede bulunmadığını, sözleşmede belirtilen 3 yıllık zaman dilimi içerisinde müvekkilinin başka şahıslarla çalışmasını da engelleyerek menfi zarara uğramasına yol açtığını, "..." isimli aynı prodüksiyon şirketinin sanatçısının albümüne müvekkilinin 3 şarkısının kendisinden izin alınmadan ve eser bedeli verilmeden konulduğunu, mali hakları müvekkiline ait olan müzik eserinin davalı tarafça izinsiz kullanımından dolayı 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi gereğince 3 kat mali hak bedeli maddi tazminat, manevi hakları da ihlal edildiğinden manevi tazminat talep etmiş, ıslah dilekçesi ile, her bir eser için 2.000,00 TL olan telif ücretinin üç katının 18.000,00 TL maddi tazminat ve 10.000,00 TL manevi tazminatın 12.05.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmeye göre müvekkilinin üzerine düşen bütün edimleri yerine getirmesine rağmen davacının kendi üzerine düşen yükümlülükleri ifa etmediğini, taraflar arasında 14.10.2008 ve 13.01.2009 tarihli sözleşmeler bulunduğunu, davacının "Ya Sabır", "Gitme" ve "Buna Can mı dayanır?" adlı şarkılarının müvekkili tarafından alındığını ve albüm çıktıktan sonraki sekiz aylık süreçte şarkıların satışının başka birine yapılmayacağı konusunda davacı tarafından taahhütte bulunulduğunu, şarkıların davacının kabulü ile müvekkile verilmesi nedeniyle tazminat talep hakkının bulunmadığını, davacıya albüm yapma konusunda bildirimlerde bulunulmasına rağmen davacının cevap vermediğini, çalışmalara katılmadığını bu nedenle davacıya albüm çıkarılamadığı gibi, albüm çıkarılamaması nedeniyle müvekkilinin maddi zararının oluştuğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 20.10.2015 tarih, 2012/83 E. ve 2015/185 K. sayılı kararı ile davalının davacıya "Duyar mısın" isimli albümü yapmak suretiyle borçlu olduğu edimin bir kısmını yerine getirdiği, icracı sanatçı olarak bu sözleşmeden kaynaklanan bir ücreti sözleşme eki 300 bin koşulu yerine gelmediğinden ötürü isteyemeyeceği ancak yapımcının dava dışı Selin Seher'e yaptığı albümde musiki eserin sahibi davacının üç adet eserinin geçerli bir mali haklar devir sözleşmesi akdedilmeksizin ve herhangi bir telif ücreti ödemeksizin kullanıldığı, bu suretle davacının musiki eseri sahibi olarak mali haklarının zarara uğradığı, bu üç musiki eserin telif ücreti olarak her bir eser için 2.000,00 TL olan telif ücretinin üç katının maddi tazminat olarak istenebileceği, mali hakları ihlal edilen eser sahiplerinin manevi tazminat talebinde de bulunabileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 18.000,00 TL maddi tazminat ile 8.000,00 TL manevi tazminatın 12.05.2009 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 03.10.2017 tarih, 2017/3056 E. ve 2017/4970 K. sayılı kararı ile ‘’..Mahkemece benimsenen bilirkişi mütalaası doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, ancak mahkemece taraflar arasında akdedilen 13.01.2009 tarihli sözleşmenin 5846 sayılı Kanun anlamında geçerli bir mali hak devir sözleşmesi olmadığı gerekçesi ile hüküm tesisi cihetine gidilmiş ise de, davalı tarafça dosyaya ibraz edilen 13.01.2009 tarihli “Muvafakatname” başlıklı belge de değerlendirilmek suretiyle, davacı tarafından verildiği savunulan bu muvafakatnamenin temsile izin kapsamında sayılıp, sayılmayacağı hususunda da inceleme yapılıp, sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, eksik incelemeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı ..’’ gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Davacı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
C. Karar Düzeltme Kararı
Dairemizin 10.10.2019 tarih, 2018/864 E. ve 2019/6424 K. sayılı kararı ile Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile Dairemiz bozma ilamında yer verilen 13.01.2009 tarihli “Muvafakatname” başlıklı belgenin aslının davalı tarafça ibraz edildiğinin ve incelendiğinin anlaşılmış olmasına göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440’ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait ve davaya konu edilen müzik eserlerinin Selin Seher'in albümünde kullanılmasına, plak, audio kaset, compact disc, video kaset, video klip vasıtasıyla yer ve sayı ile sınırlandırılmamış biçimde çoğaltılmasına, dağıtılmasına, ticaret mevkiine konulmasına, yayınlanmasına, bu çoğaltılan ses ve görüntü taşıyıcıların Radyo ve Televizyon kuruluşları tarafından kullanılmasına, MSG (Müzik Eserleri Sahipleri Grubu Meslek Birliği) temsili ve mekanik hakları ayrıca ödenmek kaydıyla muvafakat ederek, çoğaltma, yayma ve işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim haklarının davalı tarafça kullanılmasını kabul ettiği, sözleşmede yer verilen temsili ve mekanik hakların meslek birliği tarafından yapılacak ödemeleri ifade ettiği, her ne kadar davacı hiç bir bedel almadan eserleri üzerindeki haklarının devrinin hayatın olağan akışına uygun olmadığını savunmuşsa da, sözleşme serbestisi içerisinde tarafların bedelsiz olarak eserlerin kullanımına dair de sözleşme yapabilecekleri, davacının iradesinin sakatlandığına, aldatıldığına veya zor kullanıldığına dair bir iddiada bulunmadığı, bu nedenle imzaladığı sözleşme hükümleri ile bağlı olduğu, kaldı ki eserler için davalı tarafça ödenmesi gereken bir kullanım bedeli mevcutsa, bu bedellerin ödenmemesi halinde ancak buna ilişkin bir talepte bulunabileceği, eserlerin izinsiz ve haksız olarak kullanıldığının iddia edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme 08.09.2015 tarihli oturumda davalı yana var olduğunu iddia ettiği muvafakatname başlıklı belgenin aslını sunmaları için 2 haftalık kesin süre verdiğini, belge aslını sunmadıkları takdirde bu delile dayanamayacaklarını ihtar edildiğini, davalı yan verilen kesin mehile karşın belge aslını sunamadığını, bu durumda kesin süre içerisinde sunulmayan belgenin hukuksal geçerliliği bulunmadığını, bu belgenin süresinde sunulduğunu ve hükme esas alınabileceği kabul edilse bile söz konusu belgede davacı müvekkiline bedel ödenmeyeceğine ilişkin hiçbir hükmün bulunmadığını, hatta tam tersine ‘temsil ve mekanik haklar ayrıca ödenmek kaydıyla’ denilerek davacı müvekkiline ödeme yapılmasının da kararlaştırıldığını, davacı müvekkilinin yanlar arasında düzenlenmiş 14.10.2008 tarihli sözleşme gereği davalıya hizmet, emek ve zaman harcadığını;
bunun karşılığında bir tek kuruş gelir elde etmediği gibi mağdur olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sahibinin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nundan (5846 sayılı Kanun) kaynaklanan haklarının ihlaline dayalı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, taraflar arasında akdedilmiş 14.10.2008 tarih ile 13.01.2009 tarihli sözleşme hükümleri de göz önünde bulundurulmak suretiyle davacının 5846 sayılı Kanun gereğince maddi ve manevi tazminat talep edip edemeyeceği hususu.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 22, 23, 25, 48, 52 ve 68 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Davacı tarafça, bestecisi ve söz yazarı olduğu 3 adet müzik eserinin davalı tarafından izinsiz olarak işlendiği, umuma iletildiği ve temsil suretiyle kullanıldığı iddiası ile 5846 sayılı Kanun'dan kaynaklanan hakların ihlaline dayalı maddi ve manevi tazminat istemi ile açılan bu davada, mahkemece taraflarca imzalanmış muvafakatname gereğince MSG (Müzik eserleri Sahipleri Grubu Meslek Birliği) temsili ve mekanik hakları ayrıca ödenmek kaydıyla muvafakat ederek, çoğaltma, yayma ve işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim haklarının davalı tarafça kullanılmasını kabul ettiği, ayrıca sözleşme serbestisi içerisinde tarafların bedelsiz olarak eserlerin kullanımına dair sözleşme yapabilecekleri, davacının iradesinin sakatlandığına dair bir iddiasıda bulunmadığından imzaladığı sözleşme hükümleri ile bağlı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak 13.01 2009 tarihli muvafakatname üzerinde yapılan incelemede; Mahkemenin karar gerekçesinde belirttiği üzere davacının dava konusu müzik eserlerinin çoğaltma, yayma ve işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim haklarının davalı tarafça kullanılmasını ancak Müzik Eserleri Sahipleri Grubu Meslek Birliği temsili ve mekanik hakları ayrıca ödenmek kaydıyla muvafakat etmiştir. Müzik Eserleri Sahipleri Grubu Meslek Birliği'nin Mekanik Lisanslama Biriminin bu izni (muvafakatnameyi), yapımın içeriğini sistemden kontrol ederek eser sahipleri adına çoğaltım izni ile eserin kullanımından doğan telif ücretini tahsil edebilmektedir. Müzik Eserleri Sahipleri Gurubu Meslek Birliğinin 30.11.2020 tarihli cevabi yazısında müzekkereye konu 13.01.2009 tarihli muvafakatnamenin Meslek Birliğinde bulunmadığı belirtilmiştir.
Bu durumda muvafakatnamedeki temsili ve mekanik hakların ödenmesi koşulu yerinde getirilmediğinden mahkemece hatalı değerlendirme ile davacının dava konusu müzik eserlerini çoğaltma, yayma ve umuma iletim haklarının davalı tarafça kullanılmasına muvafakat ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,2. Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
22.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933303100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz