6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yönetim kurulu üyeleri birbirlerinin ibrasında oy kullanamaz (TTK 436/2)

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/9216 E. 2023/3370 K. · · İlk derece: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

TTK 436/2 uyarınca yönetim kurulu üyeleri kendilerinin ve birbirlerinin ibrasında oy kullanamaz; bu emredici kurala aykırı oyların katılımıyla ve gerekli karar nisabı sağlanmadan alınan ibra kararı geçersizdir ve bu husus re'sen gözetilir. Yeterli nisap olmadan alınan ibra kararı yok hükmündedir; bu nedenle iptal değil yokluğunun tespitine karar verilmesi gerekir. Genel kurula katılımın engellendiği iddiası ispatlanamaz ve ilgili ortağın pay/oy oranı toplantı ve karar nisabını etkilemezse, kararların butlanı sonucu doğmaz.

Ele alınan sorunlar

Yönetim kurulu üyelerinin ibrada oy kullanma yasağı ve ibra kararının geçersizliği (TTK 436/2) → kabul

İddia: Davacı, yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanamayacağını, kendi ibralarında oy kullanmadıkları kabul edilse dahi pay oranlarına göre değerlendirme yapılmadan davanın reddedilmesinin usulsüz olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 436/2'ye göre yönetim kurulu üyeleri kendilerinin ve birbirlerinin ibrasında oy kullanamaz; kullanmaları halinde bu oylarla alınan karar geçersizdir ve kural emredici olduğundan re'sen gözetilir; somut olayda üyeler kendi ibralarında oy kullanmamışsa da birbirlerinin ibrasında oy kullanmış, ibra oylamasına katılan üyelerin payı toplam hissenin %70'ine ulaşmış, davacı toplantıya katılmamış ve %10 paylı diğer ortak çekimser kalmış olduğundan ibra kararı gerekli nisap bulunmadığından geçersizdir. (Yargıtay'ca onanan BAM gerekçesi)

Genel kurula katılımın engellendiği iddiası ve butlan → ret

İddia: Davacı, genel kurula katılmasının yönetim kurulu üyelerince zor ve tehditle engellendiğini, bu hususun tek başına kararların butlan yaptırımına tabi tutulmasını gerektirdiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacının zorla genel kuruldan uzaklaştırıldığı iddiası ispatlanamamış, buna ilişkin ceza soruşturması takipsizlikle sonuçlanmış; davacı toplantıya katılmış olsaydı bile pay ve sermaye oranı toplantı ve karar nisabına etkili olmayacağından, bu husus kararların butlanını gerektirmez. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Yetersiz nisapla alınan ibra kararının yaptırımı: yokluk mu iptal mi → tartışılmadı

Gerekçe: Yeterli karar nisabı bulunmadan alınan ibra kararı yok hükmünde olup, BAM'ca kararın yoklukla malul olduğunun (yokluğunun) tespitine karar verilmesi gerekirken iptaline karar verilmesi doğru değilse de, bu husus sonuca etkili olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Yönetim kurulu üyelerinin birbirlerinin ibrasında oy kullanamayacağı (emredici, re'sen gözetilen kural) ve yetersiz nisapla alınan ibra kararının iptale değil yokluğa tabi olduğu yönünden emsaldir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının iptali butlan yokluk (yok hükmünde) ibra oy kullanma yasağı karar nisabı TTK 436/2

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Üyeler birbirinin ibrasında oy kullanamaz; nisap sağlanmadan alınan ibra iptal edilir

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4833 E. 2024/1206 K.

    Ortak: · Genel kurul kararının iptali

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Genel kurul kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4442 E. 2024/710 K.

    Ortak: · Genel kurul kararının iptali

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yönetim kurulu üyelerinin ibrada oy kullanamaması ve karar nisabının denetimi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6337 E. 2014/12935 K.

    Ortak: · Genel kurul kararının iptali

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/9216 E.  ,  2023/3370 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/1223 Esas, 2021/1587 Karar

HÜKÜM

Kısmen kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2016/696 E., 2018/100 K.

Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, davalı şirketin 31.03.2016 tarihinde yapılan 2015 yılı olağan genel kurul toplantısına katılmak için belirtilen gün ve saatte şirkette hazır bulunduğunu, toplantıya ilişkin hazirun cetvelinde şirket ortağı olarak gösterilen ... isimli şahsın şirket ortağı olmadığından bahisle hazirun cetveline şerh düşmek istediğini ancak yönetim kurulu başkanı ve üyeleri tarafından şerh düşmesine izin verilmediği gibi zor ve tehditle toplantı salonundan uzaklaştırıldığını, bunun üzerine polisi arayan müvekkilinin polisle birlikte karakola gitmek durumunda kaldığını, toplantının müvekkilinin yokluğunda yapıldığını ve kararlar alındığını, müvekkilinin toplantıya katılma ve oy kullanmak hakkının engellendiğini, yönetim kurulu üyelerinin kendi kendilerini ibra ettiklerini ileri sürerek davaya konu genel kurulda alınan kararların iptaline veya butlanına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, davaya konu genel kurula katılmasının yönetim kurulu üyelerince zor ve tehditle engellendiğinden bahisle suç duyurusunda bulunduğunu, başlatılan soruşturmanın takipsizlikle sonuçlandığını, davacı yan iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının şirketi işlemez hale getirmek için sürekli ihtilaf çıkarıp dava açtığını, kötü niyetli olduğunu, davaya konu genel kurulda alınan kararların iptalini veya butlanını gerektirecek bir usulsüzlük bulunmadığını, yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmadıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu genel kurul toplantısının toplantı ve karar nisaplarına uygun olduğu, davacının zorla genel kuruldan atıldığı iddiasının ispatlanamadığı, bu husustaki ceza soruşturmasının takipsizlikle sonuçlandığı, davacı, genel kurul toplantısına katılmış olsa dahi davacıya ait hisse ve sermeye oranının toplantı ve karar nisabına bir etkisinin olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ettikten sonra müvekkilinin davaya konu genel kurula katılmasının yönetim kurulu üyeleri tarafından zor ve tehditle engellendiğini, sırf bu hususun dahi genel kurulda alınan kararların butlan yaptırımına tabi kılınmasını gerektirdiğini, İlk Derece Mahkemesince, takipsizlik kararının yanlış değerlendirildiğini, müvekkilinin toplantıya katılması halinde yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmesinin mümkün olmadığını zira yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanamayacağını, ayrıca ibra oylamasında pay oranlarına göre bir değerlendirme yapılmadan davanın reddine karar verilmesinin usulsüz olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sair istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ancak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 436 ıncı maddesinin ikinci fıkrasına göre, yönetim kurulu üyelerinin kendilerinin ve birbirlerinin ibrasında oy kullanamayacağı, kullanmaları halinde bu oylarla alınan kararın geçersiz olacağı, belirtilen kural emredici nitelikte olduğundan resen gözetilmesi gerektiği, somut olayda, yönetim kurulu üyeleri kendi ibralarında oy kullanmamış iseler de birbirlerinin ibrasında oy kullandıkları, ibra oylamasına katılan yönetim kurulu üyelerinin hissesinin şirketin toplam hissesinin %70'ine tekabül ettiği ve ibra kararının yönetim kurulu üyelerinin olumlu oyu ile alındığı, davacının toplantıya katılmadığı ve hissesi, toplam şirket hissesinin %10'una tekabül eden diğer ortağın çekimser kaldığı gözetildiğinde ibraya dair alınan kararın gerekli karar nisabı bulunmadığından geçersiz olduğu gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne, davaya konu genel kurul toplantısında alınan (4) numaralı kararın iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçeden yoksun olduğunu, kararda, savunmalarına neden itibar edilmediğinin açıklanmadığını, davacının kötü niyetli olup şirketi işlemez hale getirmeye çalıştığını, yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmadığını, aksi yöndeki gerekçenin isabetsiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davacı vekili katılma yoluyla sunduğu temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesinin, müvekkilinin toplantıya katılmasının engellendiği şeklindeki iddianın ispatlanamadığına ilişkin gerekçesinin isabetli olmadığını, takipsizlik kararının gerekçesinin yanlış değerlendirildiğini, ceza soruşturma dosyası ve iş bu dosya kapmasındaki delillerle, müvekkilinin, davaya konu genel kurula katılma ve oy kullanma hakkının yönetim kurulu üyelerince, zor ve tehditle engellendiğinin ispatlandığını, sırf bu hususun dahi genel kurulda alınan kararların butlan yaptırımına tabi tutulmasını gerektirdiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davaya konu genel kurulda alınan kararların butlan veya iptal yaptırımına tabi tutulmasını gerektirecek şekilde hukuka aykırı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 445 inci, 446 ıncı ve 447 inci maddeleri ile aynı Kanun'un 436 ıncı maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Davaya konu genel kurulda alınan yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin 4 numaralı karar, yeterli karar nisabı bulunmadığından yok hükmünde olup Bölge Adliye Mahkemesince anılan kararın yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde iptaline karar verilmesi doğru değil ise de bu husus sonuca etkili olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden taraflara ayrı ayrı yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933263900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1223 E. 2021/1587 K.

Yönetim kurulu üyelerinin ibrası için oy hakkı yasağı ihlali

Gerekçe özeti

Genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin oylamada, TTK 436/2 uyarınca yönetim kurulu üyeleri kendi ibralarında oy kullanamasa da birbirlerinin ibrasında oy kullanmışsa, bu emredici hükme aykırılık nedeniyle söz konusu oylar geçersiz sayılır; geçersiz oylar düşüldüğünde gerekli oy çoğunluğu sağlanamıyorsa ibra kararı nisap yokluğu nedeniyle geçersiz olur ve iptaline karar verilir. Buna karşılık, nitelikli çoğunluk gerektirmeyen diğer genel kurul kararlarında (faaliyet raporu, bilanço, yönetim kurulu seçimi, ücret gibi), pay sahibinin toplantıya katılımının engellendiği ispatlanamamışsa ve katılsa dahi oyunun sonucu değiştirmeyeceği anlaşılıyorsa, bu kararların iptali talebi reddedilir.

Emsal değeri

Yönetim kurulu üyelerinin birbirlerinin ibrasında oy kullanmasının TTK 436/2'ye aykırı olduğu ve bu oyların geçersizliği nedeniyle nisabın sağlanamadığı hallerde ibra kararının iptal edileceği yönündeki tespit, benzer ibra oylaması uyuşmazlıklarında yol gösterici niteliktedir.

Kavramlar: genel kurul kararının iptali hazirun cetveli ibra oy hakkı yasağı nitelikli çoğunluk karar nisabı TTK 436/2 TTK 445 TTK 446 TTK 447

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1223

KARAR NO 2021/1587

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 25/01/2018

NUMARASI 2016/696 Esas-2018/100 Karar

DAVA

Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 04/11/2021

Davanın reddine dair kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin 31.03.2016 tarihli genel kurul toplantısına katılmak için belirtilen gün ve saatte şirkette hazır bulunduğunu, yönetim kuruluna usulsüz seçilen ... isimli kişinin hissedarlar cetvelinde ismini gördüğünden itiraz etmek ve yasal haklarını kullanmak için hissedarlar cetveline şerh düşmek istediğini, bunun üzerine şirketin yönetim kurulu başkanı ve üyelerinin müvekkiline hissedarlar cetveline şerh düşemeyeceğini, toplantı tutanağına da itiraz edemeyeceğini belirterek, "tutanağı imzalamayacaksan derhal fabrikayı terk et, aksi halde biz seni çıkarmayı biliriz" diyerek bağırdıklarını, davacının polisi aradığını, polisin gelmesiyle de onlarla birlikte karakola giderek toplantıyı terk etmek zorunda kaldığını, genel kurul toplantısında müvekkilinin yokluğunda kararlar alındığını, davacının toplantıya katılıp oy kullanması engellenerek usulsüz bir şekilde kendi kendilerini ibra ederek bilanço ve gelir tablolarını onaylayarak yönetim kurulu üyelerinin seçiminin yapıldığını belirterek, davalı şirketin 31.03.2016 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların iptaline veya butlanına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacının ...'in hissedar olduğunu Aralık 2015 tarihinde öğrendiğini, bu nedenle hazirun cetveline şerh düşmeye veya bu hissadarın hissedarlığına itiraz etmeye hakkı olmadığını, davacının toplantı salonundan kendi isteğiyle ayrıldığını, davacının belirttiği soruşturmada takipsizlik kararı verildiğini, davacının genel kurula katılmasının engellendiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, ayrıca hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davaya konu genel kurul hazirun cetvelinin incelenmesinde; ...'ın 5.266.800 hisse ve sermaye oranı, ...'ın 3.828.000 hisse ve sermaye oranı, ...'ın 2.640.000 hisse ve sermaye oranı, ...'ın 1.320.000 hisse ve sermaye oranı, ...'in ise 145.200.000/13.200.000 hisse ve sermaye oranı olmak üzere toplam 10.560.000/13.200.000 hisse ve sermaye oranında genel kurulun toplandığı, davacının zorla genel kuruldan atıldığı iddiasının kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı gereği ispatlanamadığı gibi, alınan kararların nitelikli çoğunluğu gerektirecek kararlar olmadığı, davacı genel kurula katılmış olsa dahi davacıya ait hisse ve sermaye oranının TTK'nın 418. maddesinde tespit edilen karar nisabında bir etkisinin olmayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı vekili; müvekkilinin ... isimli kişinin hissedarlar cetvelinde ismini gördüğünden itiraz etmek ve yasal haklarını kullanmak için hissedarlar cetveline şerh düşmek istediğini, bunun üzerine şirketin YK başkanı ve üyelerinin müvekkiline hissedarlar cetveline şerh düşemeyeceğini, toplantı tutanağına da itiraz edemeyeceğini belirterek, "tutanağı imzalamayacaksan derhal fabrikayı terk et, aksi halde biz seni çıkarmayı biliriz" dediklerini, davacının polisi aradığını, polisin gelmesiyle de onlarla birlikte karakola giderek toplantıyı terk etmek zorunda kaldığını, davacının toplantıya katılıp oy kullanması engellenerek usulsüz bir şekilde yönetim kurulu üyeleri ibra edilerek bilanço ve gelir tablolarının onaylandığını ve yönetim kurulu üye seçimi yapıldığını, müvekkilinin toplantıya katılmasının engellendiğini, bu durumun alınan kararların iptalini gerektirdiğini, yönetim kurulu üyeleri dışındaki çoğunluk hissesinin davacıya ait olması karşısında davacının toplantıya katılması halinde yönetim kurulu üyelerinin ibra edilemeyeceğini, ayrıca ibra oylamasında pay oranlarına göre bir değerlendirme yapılmadan davanın reddine karar verilmesinin usulsüz olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davalı şirketin 31.03.2016 tarihli genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 445. ve 446. maddelerinde; toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahiplerinin, yönetim kurulu ile kararların yerine getirilmesi kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa, yönetim kurulu üyelerinden her birinin kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine iptal davası açabileceği belirtilmiştir.

Aynı yasanın 447. maddesine göre ise; genel kurulun, pay sahibinin genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararları batıldır. Somut olayda; dava konusu genel kurul toplantısı öncesinde davacının diğer ortak ...'in ortaklık sıfatına itiraz ederek hazirun cetveline şerh düşmek istediği ve bu nedenle hazirun cetvelini imzalamadığı, soruşturma dosyasındaki ifadelerinden de anlaşılacağı üzere davalı şirket yönetim kurulu başkan ve üyelerinin davacıya hazirun cetvelini imzalamaz ise toplantıyı terk etmesini söyledikleri, davacının da polisi arayarak toplantıdan ayrılarak karakola gittiği;

davacının ayrılmasından sonra başlayan genel kurul toplantısında ise yönetim kurulu faaliyet raporunun okunarak müzakeresine dair 2 numaralı, 2015 yılına ait bilanço ve gelir tablolarının okunarak müzakeresine dair 3 numaralı, yönetim kurulu üyelerinin ibrasına dair 4 numaralı, yönetim kurulu üye seçimine dair 5 numaralı ve yönetim kurulu üyelerine ücret ödenmemesine dair 6 numaralı kararın alındığı anlaşılmaktadır. Davacı hazirun cetvelini imzalamamış, yönetim kurulu başkan ve üyesi olan diğer ortaklarca imzalamaması halinde toplantıya katılamayacağı söylenerek toplantıyı terk etmesi istenmiş olup, davacı polisi arayarak toplantıdan ayrılmıştır. Davacının şikayeti üzerine başlatılan ceza soruşturmasında da davacının tehdit edildiği yönünde delil bulunmadığı belirtilerek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.

Bu durumda davacının toplantıya katılımının zorla engellendiği iddiası yerinde değildir. Diğer yandan genel kurul toplantısında alınan ibra kararı dışındaki kararlar, nitelikli çoğunluk gerektiren türden kararlardan değildir. Bu nedenle davacı toplantıya katılıp olumsuz oy kullandığı takdirde dahi alınan kararların sonucunun değişmeyeceği açıktır. Bu nedenle mahkemece ibra kararı dışındaki genel kurul kararları yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. TTK'nın 436/2 maddesi gereğince yönetim kurulu üyeleri, kendilerinin ve birbirlerinin ibrasına ilişkin kararlarda oy hakkını haiz değillerdir. Bu hüküm emredici nitelikte olduğundan, bu madde hükmüne aykırı hareket edilmesi halinde kullanılan oylar geçersiz olduğundan, bu oylar ile alınan genel kurul kararları da geçersizdir.

Somut olayda davalı şirketin yönetim kurulu üyeleri olan ..., ... ve ... kendi ibralarında oy kullanmamış iseler de bir diğer yönetim kurulu üyesinin ibrasında oy kullanmışlardır. İbra oylamasına katılan yönetim kurulu üyelerinin toplam oy oranı %70 olup, %20 hisseyi temsil eden davacı toplantıya katılmamış, %10 hissedar ... da çekimser kalmış olmakla, yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin söz konusu karar, gerekli oy çoğunluğu bulunmadığından geçersizdir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin 4 numaralı karar yönünden davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi isabetsizdir. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, belirtilen hata yeniden yargılama gerektirmediğinden, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/(1)b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak "davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin 31.03.2016 tarihli genel kurulunda alınan yönetim kurulu üyelerinin ibrasına dair 4 numaralı kararın iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/696 Esas-2018/100 Karar sayılı ve 25/01/2018 tarihli hükmünün, HMK.'nun 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Davanın KISMEN KABULÜNE, 31.03.2016 tarihli genel kurulda alınan 4 no.lu kararın iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, " İlk derece yargılama giderine ilişkin olarak; Alınması gereken 59,30-TL karar ve ilam harcından, 29,20-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 30,10-TL harcın davalıdan tahsiliyle hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından ödenen 62,70-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Davacı vekili lehine takdir olunan 4.080-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı vekili lehine takdir olunan 4.080-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 78,30-TL yargı giderinden davanın kabulü oranında hesaplanan 40--TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafça yapılan 11-TL yargı giderinden davanın reddi oranında hesaplanan 5,50-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, kalanın üzerinde bırakılmasına, Davacı tarafından yatırılan 44,40-TL istinaf karar harcının talebi halinde karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan 35,55-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 18-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 04/11/2021

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.