İpoteğin kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/8952 E. 2018/1934 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ipoteğin kaldırılması↗ yargılama giderleri↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacının 5.000 TL’yi bankaya ödediği, dava devam ederken borcun kapatılması sebebiyle ipoteğin fek edildiği, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Dava, ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir. Dava konusu ipoteğin kaldırılması amacıyla davacı tarafça 5.000 TL ödeme yapıldığı iddia edilmişse de yapılan ödemenin bu amaçla yapıldığına ilişkin dosyada her hangi bir delil olmamasına karşın dava tarihinden sonra 4.300 TL bedelli ve “ipoteğin çözülmesi için ödeme” açıklamasını içeren belgenin dikkate alınarak dava tarihi itibariyle davalının dava açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi doğru görülmeyip, kararın bu nedenle bozulması gerekmekte ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12782 E. 2017/616 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:objektif iyi niyet kuralı · erken ödeme komisyonu · ticari kredi sözleşmesi · ticari kredi · ipotek · denetime elverişlilik · komisyon · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaDava, «ticari kredi sözleşmesinden» kaynaklanan «ipotek» fek ücreti, «erken ödeme komisyonu», «masraf» vb. ad altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin «ticari kredi sözleşmesi» olduğu, ticari amaçla ve sözleşme hükümlerine göre bankaca belirlenecek «komisyon» ve «masrafların» açıkça kabul edildiği ve banka tarafından tahsil edildiği, bankanın «objektif iyi niyet kurallarına», bankacılık kurallarına uygun hareket ettiği, fahiş bir işleme meydan vermediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesinde» davalı bankanın kullandırılan kredi dolayısıyla «masraf» alabileceğine dair hüküm olmakla birlikte, miktar ya da oran belirtilmediğinden, kredi sözleşmesi hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu ve ilgili yasal mevzuat çerçevesinde, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre, bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan, «ipotek» fek ücreti, «erken ödeme komisyonu» vb. ad altında kesilen masraf miktar ya da oranları sorulup karşılaştırılarak, bankanın çeşitli isimler altında kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesintilerin «sebebi», kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken tutar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… madığının tespiti gerektiği belirtilmesine rağmen, gerek mahkemece gerekse de hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu yönde bir emsal araştırması yapılmadığı gibi, «denetime elverişli» olmayan rapora dayalı olarak karar verildiği ve uyulan bozma ilamının da gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/8952 E. , 2018/1934 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/05/2016 tarih ve 2015/223-2016/279 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, tarımsal kredi sözleşmesine teminat olmak üzere davacıya ait taşınmaz üzerinde ipotek tesis edildiğini, söz konusu ipoteğin paraya çevrilmesi için yapılan takipte İcra Mahkemesince icra emrinin iptaline karar verildiğini, söz konusu ipoteğin üst sınır ipoteği olduğunu, alacak miktarı olan 5.000 TL ile sınırlı olduğunu, davacının bu miktarı ödemek istediğini, bankanın reddettiğini, bankaya iadeye taahhütlü olarak 5.000 TL gönderdiğini, kabul edilmemesi üzerine davacının anılan bedeli bankaya ödediğini ileri sürerek, ipoteğin fekkine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından yatırılan 5.000 TL'den bankanın haberdar olmadığını, yatırılan bedelin borcuna karşılık alınan tutar olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacının 5.000 TL’yi bankaya ödediği, dava devam ederken borcun kapatılması sebebiyle ipoteğin fek edildiği, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Dava, ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir. Dava konusu ipoteğin kaldırılması amacıyla davacı tarafça 5.000 TL ödeme yapıldığı iddia edilmişse de yapılan ödemenin bu amaçla yapıldığına ilişkin dosyada her hangi bir delil olmamasına karşın dava tarihinden sonra 4.300 TL bedelli ve “ipoteğin çözülmesi için ödeme” açıklamasını içeren belgenin dikkate alınarak dava tarihi itibariyle davalının dava açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi doğru görülmeyip, kararın bu nedenle bozulması gerekmekte ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz isteminin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mahkeme hükmünün 2. ve 3. bendinde yer alan ibarelerin hükümden çıkarılmasına, 4. bendinde yer alan “davalıdan alınarak davacıya verilmesine” ibaresinin çıkartılarak yerine “davacının üzerinde bırakılmasına” ibaresinin eklenmesine, 5. bendinde yer alan “davalıdan alınarak davacıya verilmesine” ibaresinin çıkarılarak yerine “davacıdan alınarak davalıya verilmesine” ibaresinin eklenmesine, hükmün bu şekliyle davalı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/467242600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz