Bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3927 E. 2023/3251 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
risk bildirim formu↗ aydınlatma yükümlülüğü↗ bankacılık sözleşmesi↗ çerçeve sözleşme↗ mahrum kalınan kâr↗ para alacağı↗ özen yükümlülüğü↗ sermaye piyasası kanunu↗ emredici hüküm↗ kâr mahrumiyeti↗ ba formu↗ garantörlük↗ bono↗ kâr kaybı↗ vade↗ tacir↗ kusur↗ yükleten (shipper)↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 13.02.2019 tarih, 2018/27 E. ve 2019/190 K. sayılı kararı ile davalı bankanın müşterisini yeterince bilgilendirmediği, imzalanan sözleşmenin sermaye piyasası işlemlerinde gerekli olen çerçeve sözleşme niteliğinde olmadığı gibi risk bildiriminin de bulunmadığı, davacı tarafından imzalanan talimatın yeterli açıklıkta olmadığı, özen yükümlülüğünü ihlal eden davalının davacının zararından sorumlu olduğu, davacının ana para kaybının 29.010,75 TL, faiz gelir kaybının 55.800,82 TL olduğu gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak 22.000,00 TL ana para alacağının dava tarihi olan 02.03.2012 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile 3.000,00 TL faiz kaybı alacağının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B.Bozma Kararı
Dairemizin 04.02.2020 tarih, 2019/1954 E. ve 2020/907 K. sayılı kararıyla, dava konusu uyuşmazlığın 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun (2499 sayılı Kanun) mevzuatına tabi olduğu, kanunun işaret ettiği tebliğlere göre davalı bankanın, anılan işlemlerden önce düzenlemesi gereken çerçeve sözleşme ile risk bildirim formunun somut olayda bulunmadığı, alım talimatının ürün adı, vade ve cins gibi bilgilerden yoksun olduğu, bu nedenle bankanın aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmeden işlem yaptığı ve bu işlem nedeniyle doğan zarardan sorumlu olduğu ancak, davacı tarafından imzalanan alış talimatında, ürün adının “121T2D” olarak yazıldığı, ayrıca altında 6 bent halinde işlem risklerinin belirtildiği, aynı şekilde satış talimatında da risklerin hatırlatıldığı, anapara kaybı riskinin de hatırlatılan risklerden olduğu; yine taraflar arasında imzalanan bireysel müşteri sözleşmesinin 57 nci maddesinden de davacının davalıyı sermaye piyasası işlemleri için yetkilendirdiği, davacının gerekli risk bildirimini aldığı, dosya içerisinde mevcut davalının delilleri arasındaki davacı hesap ekstresinde de tahvil alımının açıkça yazılı olduğu, davacının anılan işlemden sonra işlemler yaptığı ve yapılan işlemin riski alış talimatıyla açıklanan işleme uygun olduğu da gözetilerek davanın reddi gerektiğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davacı tarafından imzalanan alış talimatında, ürün adının “121T2D” olarak yazıldığı, işlem risklerinin belirtildiği, satış talimatında da risklerin hatırlatıldığı, anapara kaybı riskinin de hatırlatılan risklerden olduğu; taraflar arasında imzalanan sözleşmesinin 57 nci maddesinden de davacının davalıyı sermaye piyasası işlemleri için yetkilendirdiği, davacının gerekli risk bildirimini aldığı, dosyada mevcut hesap ekstresinde de tahvil alımının açıkça yazılı olduğu, davacının anılan işlemden sonra işlemler yaptığı ve yapılan işlemin riski alış talimatıyla açıklanan işleme uygun olduğu hususları hep birlikte gözetilerek davacının davasının reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin banka hesap hareketleri ve davalı banka nezdindeki hesap hareketlerinin incelenmesine göre davacının yıllardır hesabında hiçbir riskli işlem yapmayan parasını risk barındırmayan faiz getirisinde tuttuğunu, kısa sürede ev almayı planlamakta iken davalı bankanın kusurlu işlemleri ile ana para ve faiz kaybına uğradığını, davalı bankanın tahvil alımına ilişkin işlemlerinin sermaye piyasası mevzuatına aykırı olduğunu, lisans belgesi sahibi olmayan personelce kusurlu işlemlerin gerçekleşmiş olmasının basiretli ve özenli bir tacir olmadığını, davacıyı aydınlattığına ilişkin somut belge ve tesbitlere ve çerçeve sözleşme bulunmadığı, yine SPK ve Tebliğ gereğince risk bildirim formu düzenlenmeksizin çerçeve sözleşmenin yapılamayacağı hususunda alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, emredici hükümlere rağmen davalı bankanın kusurlarının değerlendirmeksizin karar verilmesinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafından imzalanan alış talimatında, ürün adının “121T2D” olarak yazıldığını bu ibarenin ürün adı, vade ve cins bilgileri içermediğinden 10 yıl müddetli tahvil alımı olduğunu ortalama düzeyde bilgi sahibi hiç bir meslek veya ünvan dışında bilinemeyeceğini, müvekkilinin bankacılık sektöründe çalışmadığından bilinçli müşteri olarak değerlendirilemeyeceğini, bu ibarenin bankanın müşterisini aydınlattığı sonucuna ulaşılamayacağından kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2499 sayılı Kanun'un 2 nci madde.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1954 E. 2020/907 K.
Ortak:aydınlatma yükümlülüğü · çerçeve sözleşme · para alacağı · özen yükümlülüğü · vade · kâr kaybı
İncelediğiniz kararda… 018/27 E. ve 2019/190 K. sayılı kararı ile davalı bankanın müşterisini yeterince bilgilendirmediği, imzalanan sözleşmenin sermaye piyasası işlemlerinde gerekli olen «çerçeve sözleşme» niteliğinde olmadığı gibi risk bildiriminin de bulunmadığı, davacı tarafından imzalanan talimatın yeterli açıklıkta olmadığı, «özen yükümlülüğünü» ihlal eden davalının davacının zararından sorumlu olduğu, davacının ana para «kaybının» 29.010,75 TL, faiz gelir kaybının 55.800,82 TL olduğu gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak 22.000,00 TL ana «para alacağının» dava tarihi olan 02.03.2012 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile 3.000,00 TL faiz kaybı alacağının davalıdan alınarak davacı tarafa veri …
… e Piyasası Kanunu'nun (2499 sayılı Kanun) mevzuatına tabi olduğu, kanunun işaret ettiği tebliğlere göre davalı bankanın, anılan işlemlerden önce düzenlemesi gereken «çerçeve sözleşme» ile risk bildirim formunun somut olayda bulunmadığı, alım talimatının ürün adı, «vade» ve cins gibi bilgilerden yoksun olduğu, bu nedenle bankanın «aydınlatma yükümlülüğünü» yerine getirmeden işlem yaptığı ve bu işlem nedeniyle doğan zarardan sorumlu olduğu ancak, davacı tarafından imzalanan alış talimatında, ürün adının “121T2D” olarak yazıldığı, ayrıca altında 6 bent halinde işlem risklerinin belirtildiği, aynı şekilde satış talimatında da risklerin hatırlatıldığı, anapara «kaybı» riskinin de hatırlatılan risklerden olduğu; yine taraflar arasında imzalanan bireysel müşteri sözleşmesinin 57 nci maddesinden de davacının davalıyı sermaye piyasa …
… işlem yapmayan parasını risk barındırmayan faiz getirisinde tuttuğunu, kısa sürede ev almayı planlamakta iken davalı bankanın kusurlu işlemleri ile ana para ve faiz «kaybına» uğradığını, davalı bankanın tahvil alımına ilişkin işlemlerinin sermaye piyasası mevzuatına aykırı olduğunu, lisans belgesi sahibi olmayan personelce kusurlu işlemlerin gerçekleşmiş olmasının basiretli ve özenli bir «tacir» olmadığını, davacıyı aydınlattığına ilişkin somut belge ve tesbitlere ve «çerçeve sözleşme» bulunmadığı, yine SPK ve Tebliğ gereğince «risk bildirim formu» düzenlenmeksizin çerçeve sözleşmenin yapılamayacağı hususunda alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, «emredici» hükümlere rağmen davalı bankanın «kusurlarının» değerlendirmeksizin karar verilmesinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafından imzalanan alış talimatında, ürün adının “121T2D” olarak yazıldığını bu ibarenin ürün adı, «vade» ve cins bilgileri içermediğinden 10 yıl müddetli tahvil alımı olduğunu ortalama düzeyde bilgi sahibi hiç bir meslek veya ünvan dışında bilinemeyeceğini, müvekkilin …
Benzer bu kararda… ddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın müşterisini yeterince bilgilendirmediği, imzalanan sözleşmenin sermaye piyasası işlemlerinde gerekli olen «çerçeve sözleşme» niteliğinde olmadığı gibi risk bildiriminin de bulunmadığı, davacı tarafından imzalanan talimatın yeterli açıklıkta olmadığı, «özen yükümlülüğünü» ihlal eden davalının davacının zararından sorumlu olduğu, davacının ana para «kaybının» 29.010,75 TL, faiz gelir kaybının 55.800,82 TL olduğu gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak 22.000,00 TL ana «para alacağının» dava tarihi olan 02/03/2012 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile 3.000,00 TL faiz kaybı alacağının davalıdan alınarak davacı tarafa veri …
… dava konusu uyuşmazlığın 2499 sayılı SPK mevzuatına tabi olduğu, kanunun işaret ettiği tebliğlere göre davalı bankanın, anılan işlemlerden önce düzenlemesi gereken «çerçeve sözleşme» ile risk bildirim formunun somut olayda bulunmadığı, alım talimatının ürün adı, «vade» ve cins gibi bilgilerden yoksun olduğu, bu nedenle bankanın «aydınlatma yükümlülüğünü» yerine getirmeden işlem yaptığı ve bu işlem nedeniyle doğan zarardan sorumlu olduğu belirtilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde, davalı bankanın kendisini aydınlatmadan 10 yıl vadeli tahvil alımı yaptığını, «vadenin» uzun olması ve kendisinin dava konusu meblağa ilişkin planları olması nedeniyle erken bozdurmak zorunda kaldığı ve anapara zararına uğradığını iddia etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu
Benzer bu karardaDavada, davalı bankanın, davacı hesabında bulunan 457.453 TL ile 10 yıl vadeli tahvil aldığı, davacının alınan tahvili vadeden önce bozdurması neticesinde anapara «kaybına» uğradığı taraflar arasında «uyuşmazlık konusu» değildir.
-
Bankacılık işleminden kaynaklanan zararın tazmini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5155 E. 2013/22626 K.
Ortak:bankacılık sözleşmesi · ba formu · garantörlük
İncelediğiniz kararda… işlem yapmayan parasını risk barındırmayan faiz getirisinde tuttuğunu, kısa sürede ev almayı planlamakta iken davalı bankanın kusurlu işlemleri ile ana para ve faiz «kaybına» uğradığını, davalı bankanın tahvil alımına ilişkin işlemlerinin sermaye piyasası mevzuatına aykırı olduğunu, lisans belgesi sahibi olmayan personelce kusurlu işlemlerin gerçekleşmiş olmasının basiretli ve özenli bir «tacir» olmadığını, davacıyı aydınlattığına ilişkin somut belge ve tesbitlere ve «çerçeve sözleşme» bulunmadığı, yine SPK ve Tebliğ gereğince «risk bildirim formu» düzenlenmeksizin çerçeve sözleşmenin yapılamayacağı hususunda alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, «emredici» hükümlere rağmen davalı bankanın «kusurlarının» değerlendirmeksizin karar verilmesinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafından imzalanan alış talimatında, ürün adının “121T2D” olarak yazıldığını bu ibarenin ürün adı, «vade» ve cins bilgileri içermediğinden 10 yıl müddetli tahvil alımı olduğunu ortalama düzeyde bilgi sahibi hiç bir meslek veya ünvan dışında bilinemeyeceğini, müvekkilin …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen 3. bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın tahvil alım - satım işinde aracılık «yetkisinin» bulunduğu ve dava konusu tahvilin alımı için aracılık edildiği, tahvil ihracının yurt dışı şirket tarafından gerçekleştirildiği, dava konusu ürünün ana para korumalı ve 5 yıllık tahvil alımı olduğu, bu durumun ve risklerinin davacıya açıklandığı, «faks talimatı» ile işlem yapılmasının taraflar arasındaki «bankacılık sözleşmesine» göre mümkün olduğu, bir an için talimattaki imzanın davacıya ait olmadığı varsayılsa dahi, gerek iddianın ileri sürülüşü, gerekse davacının inkar etmediği mail yazışmaları doğrultusunda, yapılan işleme «icazet» verdiği, ancak sonrasında parayı bağladığına pişman olduğu yolunda mail gönderdiği, bununla sadece riski bulunan bu işlemden zarar görmesinden duyduğu rahatsızlığı …
Taraflar arasında düzenlenen 28.03.2007 tarihli Yapılandırılmış Tahviller Alış/Satış Talimat Formu'nun 8. maddesinde davalı Banka'nın anapara «garantisi» vermediği belirtilmesine ve 16. maddede de davalı Banka'nın tahvil satın alınması aşamasında tavsiye ve öneride bulunmayacağı hüküm altına alınmış olmasına rağmen, dava konusu tahvillerin alımı öncesinde, davalı Banka tarafından davacının da içinde bulunduğu müşterilerine sunulan “termesheet” (ürün açıklaması) belgesinde dava konusu tahviller bakımından ana para garantisi olduğu belirtildiği gibi, davacı tarafından sunulan ve davacı ile davalı Banka'nın «müşteri temsilcisi» arasında geçen e-mail yazışmalarından da davalı Banka'nın başlangıçta anapara garantisi verdiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:faks talimatı · müşterek temsilci · icazet · yetkisizlik kararı · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen 3. bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın tahvil alım - satım işinde aracılık «yetkisinin» bulunduğu ve dava konusu tahvilin alımı için aracılık edildiği, tahvil ihracının yurt dışı şirket tarafından gerçekleştirildiği, dava konusu ürünün ana para korumalı ve 5 yıllık tahvil alımı olduğu, bu durumun ve risklerinin davacıya açıklandığı, «faks talimatı» ile işlem yapılmasının taraflar arasındaki «bankacılık sözleşmesine» göre mümkün olduğu, bir an için talimattaki imzanın davacıya ait olmadığı varsayılsa dahi, gerek iddianın ileri sürülüşü, gerekse davacının inkar etmediği mail yazışmaları doğrultusunda, yapılan işleme «icazet» verdiği, ancak sonrasında parayı bağladığına pişman olduğu yolunda mail gönderdiği, bununla sadece riski bulunan bu işlemden zarar görmesinden duyduğu rahatsızlığı …
Taraflar arasında düzenlenen 28.03.2007 tarihli Yapılandırılmış Tahviller Alış/Satış Talimat Formu'nun 8. maddesinde davalı Banka'nın anapara «garantisi» vermediği belirtilmesine ve 16. maddede de davalı Banka'nın tahvil satın alınması aşamasında tavsiye ve öneride bulunmayacağı hüküm altına alınmış olmasına rağmen, dava konusu tahvillerin alımı öncesinde, davalı Banka tarafından davacının da içinde bulunduğu müşterilerine sunulan “termesheet” (ürün açıklaması) belgesinde dava konusu tahviller bakımından ana para garantisi olduğu belirtildiği gibi, davacı tarafından sunulan ve davacı ile davalı Banka'nın «müşteri temsilcisi» arasında geçen e-mail yazışmalarından da davalı Banka'nın başlangıçta anapara garantisi verdiği anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7689 E. 2013/11257 K.
Ortak:garantörlük
Benzer bu karardaDavacı vekili tarafından davalı bankanın yatırım uzmanlarının yönlendirme ve telkinleri ile müvekkilinin...’a ait tahvilleri satın aldığı, bu tahvillerin anapara «garantili» olduğunun özellikle vurgulandığı, ayrıca davalı bankanın...’tan olan alacağına karşılık bu tahvilleri alıp, «kötüniyetle» yatırımcılara pazarladığı, bu olay nedeniyle davalı banka hakkında yurtdışında soruşturmalar açıldığı, dolayısıyla davalının müvekkilinin uğradığı zarardan sorumlu …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporları arasında çelişki · bankacılık işlemleri · sulh · taahhütname · ihtarname · kötüniyet · temerrüt
Benzer bu kararda… sseye yönlendirildiği ve avantajlı olduğu konusunda ikna edildiği, kaldı ki davalı bankanın zararın %50'sini karşılamaya yönelik ve davacı yanca kabul edilmeyen bir «sulh» teklifinin de bulunduğu, davalının zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 500.000,00 USD'nin 24.02.2009 cevabi «ihtarname» tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca «temerrüt» faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «bankacılık işlemlerinden» kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davacı vekili tarafından davalı bankanın yatırım uzmanlarının yönlendirme ve telkinleri ile müvekkilinin...’a ait tahvilleri satın aldığı, bu tahvillerin anapara «garantili» olduğunun özellikle vurgulandığı, ayrıca davalı bankanın...’tan olan alacağına karşılık bu tahvilleri alıp, «kötüniyetle» yatırımcılara pazarladığı, bu olay nedeniyle davalı banka hakkında yurtdışında soruşturmalar açıldığı, dolayısıyla davalının müvekkilinin uğradığı zarardan sorumlu …
Dosyaya sunulan ve benzer nedenlere dayalı üç farklı davada alınan bilirkişi raporlarının tamamında ise davalı bankanın anılan tahvillerin satımında bir «taahhüdünün» ve sorumluluğunun bulunmadığı bildirilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3927 E. , 2023/3251 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/3 Esas, 2022/89 Karar
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2004 yılından beri davalı bankanın müşterisi olduğunu, davalı banka çalışanının müvekkilini, ana para kaybı olmayacağı konusunda garanti verdiği hazine bonosuna para yatırması hususunda ikna ettiğini, müvekkilinin kısa süre içinde ev alacağı hususunda bilgi verip, parasını 6 ay süreli hazine bonosuna yatırılması için banka çalışanıyla mutabık kaldığını, sonrasında müvekkilinin talimatı dışında parasının on yıl vadeli hazine bonosuna yatırıldığını öğrendiğini, davalı banka tarafından yapılan işlemler sırasında müvekkiline yeterli açıklamalarda bulunulmayıp özen yükümlülüğünün ihlal edildiğini, bunun üzerine müvekkilinin hazine bonolarını satıp tüm parasını çektiğini, bu nedenle müvekkilinin ana para ve faiz kaybından kaynaklı zararının doğduğunu, müvekkili adına yapılan işlemlerin bankacılık kurallarına uygun olmadığını ileri sürerek fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 22.000,00 TL ana para kaybının 04.11.2010 tarihinden, mahrum kalınan faiz kaybı olarak 3.000,00 TL'nin 23.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının yapmış olduğu işlemlerin taraflar arasındaki bankacılık sözleşmesi ve yasal mevzuat uyarınca davacının yazılı talimatları doğrultusunda gerçekleştirildiğini, davacı ile imzalanan 27.07.2007 tarihli bireysel müşteri sözleşmesi, 04.11.2010 tarihli tahvil alım talimatı ve 10.08.2011 tarihli satım talimatıyla davacının tüm işler sırasında bilgilendirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 13.02.2019 tarih, 2018/27 E. ve 2019/190 K. sayılı kararı ile davalı bankanın müşterisini yeterince bilgilendirmediği, imzalanan sözleşmenin sermaye piyasası işlemlerinde gerekli olen çerçeve sözleşme niteliğinde olmadığı gibi risk bildiriminin de bulunmadığı, davacı tarafından imzalanan talimatın yeterli açıklıkta olmadığı, özen yükümlülüğünü ihlal eden davalının davacının zararından sorumlu olduğu, davacının ana para kaybının 29.010,75 TL, faiz gelir kaybının 55.800,82 TL olduğu gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak 22.000,00 TL ana para alacağının dava tarihi olan 02.03.2012 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile 3.000,00 TL faiz kaybı alacağının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B.Bozma Kararı
Dairemizin 04.02.2020 tarih, 2019/1954 E. ve 2020/907 K. sayılı kararıyla, dava konusu uyuşmazlığın 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun (2499 sayılı Kanun) mevzuatına tabi olduğu, kanunun işaret ettiği tebliğlere göre davalı bankanın, anılan işlemlerden önce düzenlemesi gereken çerçeve sözleşme ile risk bildirim formunun somut olayda bulunmadığı, alım talimatının ürün adı, vade ve cins gibi bilgilerden yoksun olduğu, bu nedenle bankanın aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmeden işlem yaptığı ve bu işlem nedeniyle doğan zarardan sorumlu olduğu ancak, davacı tarafından imzalanan alış talimatında, ürün adının “121T2D” olarak yazıldığı, ayrıca altında 6 bent halinde işlem risklerinin belirtildiği, aynı şekilde satış talimatında da risklerin hatırlatıldığı, anapara kaybı riskinin de hatırlatılan risklerden olduğu;
yine taraflar arasında imzalanan bireysel müşteri sözleşmesinin 57 nci maddesinden de davacının davalıyı sermaye piyasası işlemleri için yetkilendirdiği, davacının gerekli risk bildirimini aldığı, dosya içerisinde mevcut davalının delilleri arasındaki davacı hesap ekstresinde de tahvil alımının açıkça yazılı olduğu, davacının anılan işlemden sonra işlemler yaptığı ve yapılan işlemin riski alış talimatıyla açıklanan işleme uygun olduğu da gözetilerek davanın reddi gerektiğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davacı tarafından imzalanan alış talimatında, ürün adının “121T2D” olarak yazıldığı, işlem risklerinin belirtildiği, satış talimatında da risklerin hatırlatıldığı, anapara kaybı riskinin de hatırlatılan risklerden olduğu; taraflar arasında imzalanan sözleşmesinin 57 nci maddesinden de davacının davalıyı sermaye piyasası işlemleri için yetkilendirdiği, davacının gerekli risk bildirimini aldığı, dosyada mevcut hesap ekstresinde de tahvil alımının açıkça yazılı olduğu, davacının anılan işlemden sonra işlemler yaptığı ve yapılan işlemin riski alış talimatıyla açıklanan işleme uygun olduğu hususları hep birlikte gözetilerek davacının davasının reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin banka hesap hareketleri ve davalı banka nezdindeki hesap hareketlerinin incelenmesine göre davacının yıllardır hesabında hiçbir riskli işlem yapmayan parasını risk barındırmayan faiz getirisinde tuttuğunu, kısa sürede ev almayı planlamakta iken davalı bankanın kusurlu işlemleri ile ana para ve faiz kaybına uğradığını, davalı bankanın tahvil alımına ilişkin işlemlerinin sermaye piyasası mevzuatına aykırı olduğunu, lisans belgesi sahibi olmayan personelce kusurlu işlemlerin gerçekleşmiş olmasının basiretli ve özenli bir tacir olmadığını, davacıyı aydınlattığına ilişkin somut belge ve tesbitlere ve çerçeve sözleşme bulunmadığı, yine SPK ve Tebliğ gereğince risk bildirim formu düzenlenmeksizin çerçeve sözleşmenin yapılamayacağı hususunda alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, emredici hükümlere rağmen davalı bankanın kusurlarının değerlendirmeksizin karar verilmesinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafından imzalanan alış talimatında, ürün adının “121T2D” olarak yazıldığını bu ibarenin ürün adı, vade ve cins bilgileri içermediğinden 10 yıl müddetli tahvil alımı olduğunu ortalama düzeyde bilgi sahibi hiç bir meslek veya ünvan dışında bilinemeyeceğini, müvekkilinin bankacılık sektöründe çalışmadığından bilinçli müşteri olarak değerlendirilemeyeceğini, bu ibarenin bankanın müşterisini aydınlattığı sonucuna ulaşılamayacağından kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2499 sayılı Kanun'un 2 nci madde.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
24.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933183100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz