Genel kurul kararının iptalinde üç aylık hak düşürücü süre ve muhalefet şerhi şartı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8751 E. 2023/3091 K. · · İlk derece: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Anonim şirket genel kurul kararının iptali davası TTK 445 uyarınca karar tarihinden itibaren üç aylık hak düşürücü süre içinde açılmalıdır; süre geçtikten sonra açılan dava reddedilir. Ayrıca TTK 446 gereği iptal davası açabilmek için pay sahibinin karara muhalif kalıp muhalefetini oylamadan sonra tutanağa geçirtmesi gerekir; muhalefetin yalnızca oylama öncesi görüşme sırasında tutanağa geçirilmesi, alınan karara muhalefet anlamı taşımadığından dava açma şartı gerçekleşmez.
Ele alınan sorunlar
Olağan genel kurul kararının iptali isteminin hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı → ret
Gerekçe: 15.06.2017 tarihli olağan genel kurulda alınan 4 no.lu karar finansal tablolar, bilanço ve kâr-zarar hesaplarının tasdikine ilişkin olup, davacı toplantıda bulunmuştur. TTK 445 uyarınca iptal davası karar tarihinden itibaren üç ay içinde açılmalıdır; dava ise 03.11.2017 tarihinde, hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığından bu karar yönünden reddi gerekir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Olağanüstü genel kurul kararının iptalinde muhalefet şerhinin usulüne uygun tutanağa geçirilmesi → ret
İddia: Davacı, kararın oy çokluğuyla kabul edilmiş olmasının, muhalefetin karar alınmasından önce tutanağa geçirildiği yönündeki değerlendirmeyi ortadan kaldırdığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: İptal davası açabilmek için pay sahibinin karara muhalif kalıp muhalefetini tutanağa geçirtmesi gerekir. Somut olayda davacıya vekaleten katılan, muhalefetini kararın alınmasından önce (gündem maddesi görüşülürken) tutanağa geçirtmiş; oylama yapıldıktan sonra karara muhalif olunduğuna dair bir beyanda bulunmamıştır. Oylama öncesi görüşme esnasında geçirilen muhalefet, alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımaz. Bu itibarla TTK 446'da belirtilen dava açabilme şartı gerçekleşmemiştir; dava reddedilir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Genel kurul kararının iptali davasının TTK 445 üç aylık hak düşürücü süre içinde açılması gerektiği ve TTK 446 uyarınca muhalefetin oylamadan sonra tutanağa geçirtilmesinin dava açma şartı olduğu yönünden emsal niteliğindedir.
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- Anonim şirket genel kurul kararının iptali davası, TTK 445 uyarınca karar tarihinden itibaren üç aylık hak düşürücü süre içinde açılmalıdır.
- Dava şartı
- Genel kurul kararının iptali davasında pay sahibinin karara muhalif kalıp muhalefetini (oylamadan sonra) tutanağa geçirtmiş olması dava açma şartıdır (TTK 446).
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının iptali↗ hak düşürücü süre↗ muhalefet şerhi↗ dava açma şartı↗ anonim şirket↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1740 E. 2020/23 K.
Ortak:muhalefet şerhi · dava şartı
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, davacıların «muhalefet şerhi» verme iradelerinin tutanaktan anlaşıldığı, bu nedenle dava şartının mevcut olduğu, TTK 437. maddesi gereğince ilgili belgeler davacıların incelemesine sunulmayarak davacıların «bilgi alma hakkının» engellendiği, bu durumunun 26/11/2015 tarihinde yapılan «olağan genel kurul» toplantısında alınan 4, 5 ve 6. maddesindeki kararlara TTK’nin 446. maddesi kapsamında etkili olduğu, diğer kararların iptalini gerektiren bir husus olmadığı gerekçesiyle şirketin 2014 yılına ait bilançosunun onaylanmasına ilişkin 4 nolu, «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin 5 nolu ve kâr «dağıtımına» ilişkin 6 nolu kararların TTK'nın 445. maddesi uyarınca iptallerine, genel kurulda alınan diğer kararların iptali talebinin reddine karar verilmiştir.
Hukuk Dairesi’nce, genel kurul kararlarının yasa, ana sözleşme ve «iyiniyet kurallarına» aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesi uyarınca, toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu keyfiyeti zapta geçirmesinin zorunlu olduğu, oylama öncesi yapılan görüşme sırasında bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesinin veya ret oyu kullanılmasının, alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımadığı, bu kapsamda kararlarda davacıların usulune uygun «muhalefet şerhlerinin» bulunmadığı, davacılar gündem maddesi görüşülürken maddeye yönelik «olumsuz» görüşlerini tutanağa geçirmişse de oylama yapıldıktan sonra karara muhalif olduklarına dair bir beyanda bulunmadıkları, oylama öncesi görüşme esnasında toplantıya katılan üyenin öneriye karşı olduğunu belirtmesinin alınan karara muhalif olduğu anlamını taşımadığı, bu itibarla dava açabilme şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince usulüne uygun «muhalefet şerhi» verilmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bilgi alma hakkı · iyiniyet kuralı · olağanüstü genel kurul · ibra · iyiniyet · cy/cy şerhi · dava şartı yokluğu · olumsuz oy
Benzer bu karardaHukuk Dairesi’nce, genel kurul kararlarının yasa, ana sözleşme ve «iyiniyet kurallarına» aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesi uyarınca, toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu keyfiyeti zapta geçirmesinin zorunlu olduğu, oylama öncesi yapılan görüşme sırasında bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesinin veya ret oyu kullanılmasının, alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımadığı, bu kapsamda kararlarda davacıların usulune uygun «muhalefet şerhlerinin» bulunmadığı, davacılar gündem maddesi görüşülürken maddeye yönelik «olumsuz» görüşlerini tutanağa geçirmişse de oylama yapıldıktan sonra karara muhalif olduklarına dair bir beyanda bulunmadıkları, oylama öncesi görüşme esnasında toplantıya katılan üyenin öneriye karşı olduğunu belirtmesinin alınan karara muhalif olduğu anlamını taşımadığı, bu itibarla dava açabilme şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince, davacıların «muhalefet şerhi» verme iradelerinin tutanaktan anlaşıldığı, bu nedenle dava şartının mevcut olduğu, TTK 437. maddesi gereğince ilgili belgeler davacıların incelemesine sunulmayarak davacıların «bilgi alma hakkının» engellendiği, bu durumunun 26/11/2015 tarihinde yapılan «olağan genel kurul» toplantısında alınan 4, 5 ve 6. maddesindeki kararlara TTK’nin 446. maddesi kapsamında etkili olduğu, diğer kararların iptalini gerektiren bir husus olmadığı gerekçesiyle şirketin 2014 yılına ait bilançosunun onaylanmasına ilişkin 4 nolu, «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin 5 nolu ve kâr «dağıtımına» ilişkin 6 nolu kararların TTK'nın 445. maddesi uyarınca iptallerine, genel kurulda alınan diğer kararların iptali talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla davacılar ... ve ... şahsi menfaatlerini ilgilendiren bir konuda oy kullanamayacaklarına göre kendileri hakkında alınan genel kurulun 5. maddesine ilişkin «ibra» edilmeme kararına karşı «iptal davası» açmak için «muhalefet şerhi» koymalarına da gerek bulunmamaktadır.
Bu karara karşı davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince usulüne uygun «muhalefet şerhi» verilmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/867 E. 2014/11619 K.
Ortak:muhalefet şerhi · genel kurul kararının iptali · anonim şirket · dava şartı · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «genel kurul kararının iptali» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin %20 payına sahip ortağı olduğunu, davalı şirketin 15.06.2017 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında şirketin 2016 mali yılına ilişkin bağlılık raporları, bilanço ve kar zarar tabloları okunarak müzakere edildiğini ve müvekkilinin 50.000 ret oyuna karşılık diğer hissedarın 200.000 kabul oyu ile «tasdik» edildiğini, oysa bağlılık raporlarının şirketin bilanço ve gelir tablosunda gösterilen bilgilerle uyuşmadığını, davalı şirketin 06.09.2017 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 2 nolu karar ile 250.000,00 TL olan şirket sermayesinin 7.250.000,00 TL artırılarak 7.500.000,00 TL'ye çıkarıldığını, bu kararın müvekkilinin 50.000 ret oyuna karşılık diğer hissedarın 200.000 kabul oyu ile alındığını ve müvekkilinin işbu 2 nolu karara karşı «olumsuz» oy kullanarak muhalefet ettiğini, bu kararın kanunun «emredici» hükümlerine, ahlaka ve «kamu düzenine» aykırı olduğunu ileri sürerek 15.06.2017 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 4 nolu, 06.09.2017 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 2 nolu «genel kurul kararlarının iptaline» karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «genel kurul kararının iptalinin» gerekip gerekmediği hususuna ilişkindir.
Benzer bu kararda1-Dava, «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, «anonim şirketlerde» genel kurul kararlarının yasa, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesi gereğince toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu keyfiyeti zapta geçirmesi gerekmektedir.
Somut olayda, davacının iptalini istediği 22.10.2012 ve 26.11.2012 tarihli genel kurul kararlarına karşı davacı vekilinin «olumsuz» oy verdiği anlaşılmakta ise de, oylamadan önce davacı vekilinin "yazılı şerhimizde belirttiğimiz üzere divana sunuyoruz" şeklinde yazılı beyan dilekçesi verdiği veya «muhalefet şerhini» toplantı başkanlığına sunduğu belirtilerek bu dilekçeler genel kurul tutanağına eklenmiş olup, 22.10.2012 tarihli genel kurul toplantısında iptali istenen 2 ve 5. …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:peşin muhalefet · özel denetçi · cy/cy şerhi · olumsuz oy
Benzer bu karardaSomut olayda, davacının iptalini istediği 22.10.2012 ve 26.11.2012 tarihli genel kurul kararlarına karşı davacı vekilinin «olumsuz» oy verdiği anlaşılmakta ise de, oylamadan önce davacı vekilinin "yazılı şerhimizde belirttiğimiz üzere divana sunuyoruz" şeklinde yazılı beyan dilekçesi verdiği veya «muhalefet şerhini» toplantı başkanlığına sunduğu belirtilerek bu dilekçeler genel kurul tutanağına eklenmiş olup, 22.10.2012 tarihli genel kurul toplantısında iptali istenen 2 ve 5. …
… a göre, 26.11.2012 tarihli davalı genel kurul kararının 5. gündem maddesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, diğer davacı iddialarının reddi gerektiği, davalı şirkete «özel denetçi» atanması şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 26.11.2012 tarihli genel kurul toplantısının 5 nolu gündem maddesinin iptaline, diğer …
Dairemizin yerleşmiş kararlarında da oylama öncesi «peşin muhalefetin» olmayacağı istikrarlı bir şekilde kabul edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8751 E. , 2023/3091 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1478 Esas, 2021/1487 Karar
HÜKÜM
Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2017/1198 E., 2020/187 K.
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin %20 payına sahip ortağı olduğunu, davalı şirketin 15.06.2017 tarihli olağan genel kurul toplantısında şirketin 2016 mali yılına ilişkin bağlılık raporları, bilanço ve kar zarar tabloları okunarak müzakere edildiğini ve müvekkilinin 50.000 ret oyuna karşılık diğer hissedarın 200.000 kabul oyu ile tasdik edildiğini, oysa bağlılık raporlarının şirketin bilanço ve gelir tablosunda gösterilen bilgilerle uyuşmadığını, davalı şirketin 06.09.2017 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 2 nolu karar ile 250.000,00 TL olan şirket sermayesinin 7.250.000,00 TL artırılarak 7.500.000,00 TL'ye çıkarıldığını, bu kararın müvekkilinin 50.000 ret oyuna karşılık diğer hissedarın 200.000 kabul oyu ile alındığını ve müvekkilinin işbu 2 nolu karara karşı olumsuz oy kullanarak muhalefet ettiğini, bu kararın kanunun emredici hükümlerine, ahlaka ve kamu düzenine aykırı olduğunu ileri sürerek 15.06.2017 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 4 nolu, 06.09.2017 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 2 nolu genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 2016 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan kararlara karşı iptal davası açabilmesine ilişkin 3 aylık hak düşürücü sürenin çoktan sona erdiğini, davacının kararlara karşı usulüne uygun bir muhalefetinin bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 15.06.2017 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan 4 no'lu kararın, finansal tablolar, bilanço ve kar-zarar hesaplarının tasdikine ilişkin olduğu, davacının toplantıda bulunduğu, toplantının 15.06.2017 tarihli olup, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 445 inci maddesi uyarınca karar tarihinden itibaren üç ay içersinde dava açılması gerektiği, davanın ise 03.11.2017 tarihinde hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı, 06.09.2017 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 2 no'lu kararın iptaline yönelik davada ise alınan genel kurul kararına yönelik davacı muhalefetininin, davacıya vekaleten toplantıya katılan tarafından kararın alınmasından önce tutanağa geçirildiği, karar oylamasından sonra tutanağa geçirilen bir muhalefetin bulunmadığı, davacı gündem maddesi görüşülürken maddeye yönelik olumsuz görüşlerini tutanağa geçirmişse de oylama yapıldıktan sonra karara muhalif olduklarına dair bir beyanda bulunmadığı, oylama öncesi görüşme esnasında muhalefetin, alınan karara muhalif olduğu anlamını taşımadığı, bu itibarla 6102 sayılı Kanun'un 446 ncı maddesinde belirtilen dava açabilme şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bahse konu kararın oy çokluğu ile kabul edildiğini, bu durumun muhalefetin kararın alınmasından önce geçirildiğine ilişkin yanılgıyı ortadan kaldırdığını, bu nedenle mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kurul kararının iptalinin gerekip gerekmediği hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 445 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933182600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz