Alacak | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/9145 E. 2023/3065 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
borçlunun temerrüdü↗ tanıma↗ 3095 sayılı kanun↗ vekâlet ücreti↗ dava şartı yokluğu↗ hisse devir sözleşmesi↗ istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ alacak davası↗ işlemiş faiz↗ temlik↗ protokol↗ taşıyıcı↗ usulden reddi↗ temerrüt faizi↗ limited şirket↗ kâr payı↗ ıslah↗ taahhütname↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ yetkisizlik kararı↗ kusur↗ yükleten (shipper)↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ temerrüt↗ teminat↗ temsil↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.12.2014 tarih, 2014/1128 E. ve 2017/502 K. sayılı kararıyla; Sarp Kaya hakkındaki davanın dava şartı yokluğundan ve usulden reddine, davalı ... hakkında açılan itirazın iptali davasının kabulü ile davalının 650.000,00 USD asıl alacak ve 11.913,70 USD faiz olmak üzere toplam 661.913,70 USD alacağa itirazının iptali ile icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 01.03.2018 tarih, 2017/716 E. ve 2018/191 K. sayılı kararıyla; davalı ... vekilinin istinaf başvurusun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının anılan davalı yönünden kaldırılmasına, davalı ... hakkındaki davanın esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 07.01.2020 tarih, 2018/2848 E. ve 2020/102 K. sayılı kararıyla Mahkemece, Karatepe Regülatörü ve HES projesinin tahsis ve proje kredi avansının ödenmesi şartları ile tahsis için tarafların yükümlülüklerinin nelerden oluştuğu, projenin protokol tarihinde Toroslar Enerji Üretimi Limited Şirketi uhdesinde yer alıp almadığı, davacının sunduğunu belirttiği fizibilite raporunun proje şartlarına uygunluk taşıyıp taşımadığı, davalıların kredinin alınması için başvuru ve gerekli koşulları sağlama yükümünün bulunup bulunmadığı, davalıların başvuru külfetinin bulunması halinde başvuru ile birlikte kredinin dava dışı şirkete tahsis edilip kredi avansının şirkete ödenip ödenmeyeceği hususlarında konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alındıktan sonra tespit edilecek hususların somut uyuşmazlığa etkisi de değerlendirilip ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu Karatepe Regülatörü ve HES projesinin kredi tahsisi için fizibilite raporuna uygunluk alınmasının akabinde ÇED olumlu raporu ve kamulaştırma işlemlerinin ardından bankalara başvuru yapılabileceği, hisse devir anına kadar yönetmelikle belirlenmiş sürecin davacı tarafından yerine getirileceği, hisse devrinden sonra ise sürecin şirket yetkilisi olan davalı tarafından yerine getirilmesi gerektiği halde projenin fizibilite raporuna uygunluk aşamasında kaldığı, Devlet Su İşleri’nin (DSİ) 01.11.2010 tarih ve 9692 sayılı yazısından da anlaşılacağı üzere Karatepe Regülatörü ve HES projesinin protokol tarihi olan 03.01.2011 tarihinden önce 20.10.2010 tarihinde yapılan Hidroelektrik Kaynak Katkı Payı Teklifleme Toplantısına ve akabinde ilgili kurumun, Toroslar Enerji Üretimi Limited Şirketi'ne ait olduğu, dava dışı Toroslar Enerji Üretimi Limited Şirketi'nin süreci yürütme hakkına sahip olması nedeniyle projenin protokol tarihinde Toroslar Enerji Üretimi Limited Şirketi uhdesinde yer aldığı, dava dışı Toroslar Enerji Üretimi Limited Şirketi'nin temsil ve ilzama davacı ...'ın yetkili olduğu dönemde sürece ilişkin yükümlülükleri yerine getirildiği, davacının dava dışı Toroslar Enerji Üretimi Limited Şirketi'nde ki hisselerini devirden sonra şirkette herhangi bir hukuku bir bağının ve temsil yetkisinin kalmadığı, DSİ tarafından 10.12.2013 tarihli ve 734909 sayılı yazı ile bazı hususlarda revize istenildiği, bu tarih itibariyle davacının şirkette temsil ve ilzam yetkisinin bulunmadığından DSİ'nin revize istediğinin davalı tarafça yerine getirilmesi gerektiği, bu konuda ilgili kurum ve kuruluşlara müracaat ve girişim hakkının davalı yanda olduğu, hisse devrinden sonra revize ve kredi başvurusu için davalıların başvuru ve gerekli koşulları sağlama yükümlülüğünün bulunduğu halde bu yönde girişimde bulunulduğuna ilişkin herhangi bir somut bilgi belgenin dosyaya sunulmadığı, davalıların başvuru ve gerekli koşulları sağlama yükümlülüğünü yerine getirmesi durumunda sağlanacak kredinin de dava dışı şirkete tahsis edilip kredi avansının da dava dışı şirkete ödeneceğinin anlaşıldığı, bu hale göre taraflar arasında imzalanan hisse devir sözleşmesi gereğince davacının, dava dışı Toroslar Enerji Üretimi Limited Şirketindeki % 95 hissesini sözleşmeye göre tarafların gösterdikleri kişilere devrettiği, sözleşme gereğince davacının taahhüdünü yerine getirdiği, hisse devir bedeli olan 50.000,00 TL'nin ödendiği halde dava ve takibe konu 650.000,00 USD hisse bedelinin davacıya ödenmediği, takip dayanağı senedin bu bedelin teminatı olduğu, gerekçe, inkâr tazminatı ve işleyecek faizin türü yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde görülmediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin davalı ... hakkındaki davanın reddi kararı davacı tarafça istinaf konusu yapılmadığından kesinleşmekle anılan davalı hakkındaki davada karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun gerekçe yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçe, inkâr tazminatı ve işleyecek faizin türü yönünden kaldırılmasına, davanın davalı ... yönünden kabulü ile davalı ...'in takip dosyasına vaki itirazının 650.000,00 USD asıl alacak, 11.913,70 USD işlemiş faiz üzerinden iptaline, 650.000,00 USD asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %1,50 oranını aşmamak üzere 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un (3095 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin (a) bendi gereğince faiz yürütülmek suretiyle takibin devamına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi heyetinin tarafsızlık koşuluna uygun oluşturulmadığını, inşaat mühendisi bilirkişinin halen aktif olarak DSİ’de çalıştığını, fizibilite raporunu DSİ’ye sunulduğunu, DSİ’nin ilgili kişi konumu taşıdığını, dava konusu 01.03.2011 tarihli sözleşmede, Toroslar Ltd. Şti.’ne kredi tahsis edilmesi için davalı müvekkile hiçbir şahsi edim yüklenmediğini, bozma ilamında davalıların kredinin alınması için başvuru ve gerekli koşulları sağlama yükümünün bulunup bulunmadığı konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alındıktan sonra tespit edilecek hususların somut uyuşmazlığa etkisi de değerlendirilip ulaşılacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerektiği belirtildiğini, bozma ilamı gereğince, işin teknik niteliği dolayısıyla davalıya şahsi yükümlülük atfının imkan dahilinde olup olmadığı araştırılması gerekirken bilirkişi heyetinin bu konuda hiçbir açıklama yapmadığını, davalı müvekkilin işlemleri şahsen yapmakla yükümlü olduğunun varsayılması halinde ise borçlunun temerrüdü koşulunun sağlanmadığı, sözleşmede, davalı müvekkilin hangi edimi ne sürede ya da hangi tarihte yerine getireceği konusunda açıklık, netlik, kesinlik bulunmadığını, davacının DSİ'ye teslim ettiği fizibilite raporunun HES Projesine uygunluk taşımadığı ortaya çıktıktan sonra, bilirkişi heyetinin düzenlediği ikinci ek raporda ise fizibilite raporunun projeye uygun olup olmadığının değil, adeta proje şartlarının davacının teslim ettiği fizibilite raporuna uygun hale getirilip getirilmeyeceğinin tartışıldığını, DSİ'nin 10.12.2013 tarihli yazısında davacının teslim ettiği fizibilite raporundaki eksiklerin, hataların sayıldığını, yeniden fizibilite raporu sunulması gerektiğinin bildirildiğini, bilahare yargılama aşamasında düzenlenen 02.03.2021 tarihli yazısında ise davacının teslim ettiği fizibilite raporunun projeye uygun olmadığının belirtildiğini, müvekkili sırf, tanımı yapılmayan ve ne olduğu halen dahi bilinmeyen işlemleri takip etmediği gerekçesiyle sorumlu ise, projeye uygun bir fizibilite raporu sunmayıp revize edilmesi gereken bir rapor sunan davacının ve doksan günde görüş bildirmesi gerekirken üç yılda görüş bildiren DSİ'nin hangi sebeple sorumlu olmadıklarının açıklanmadığını, ilgililerin kusur durumunun tartışılmadığını, HES Projesinin şirket bünyesinde olduğu yönündeki değerlendirmenin isabetli olmadığını, firma ile DSİ arasında su kullanım hakkı anlaşması imzalanmadığını, davacının teslim ettiği fizibilite raporunun HES Projesi koşullarına uygunluk taşımadığını, varsayıma dayalı değerlendirme yapıldığını, alacağın likit olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2848 E. 2020/102 K.
Ortak:dava şartı yokluğu · protokol · taşıyıcı · usulden reddi · ıslah · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · dava şartı
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 09.12.2014 tarih, 2014/1128 E. ve 2017/502 K. sayılı kararıyla; Sarp Kaya hakkındaki davanın dava «şartı yokluğundan» ve «usulden reddine», davalı ... hakkında açılan itirazın iptali davasının kabulü ile davalının 650.000,00 USD «asıl alacak» ve 11.913,70 USD faiz olmak üzere toplam 661.913,70 USD alacağa itirazının iptali ile «icra inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
… ce, Karatepe Regülatörü ve HES projesinin tahsis ve proje kredi avansının ödenmesi şartları ile tahsis için tarafların yükümlülüklerinin nelerden oluştuğu, projenin «protokol» tarihinde Toroslar Enerji Üretimi Limited Şirketi uhdesinde yer alıp almadığı, davacının sunduğunu belirttiği fizibilite raporunun proje şartlarına uygunluk «taşıyıp» taşımadığı, davalıların kredinin alınması için başvuru ve gerekli koşulları sağlama yükümünün bulunup bulunmadığı, davalıların başvuru külfetinin bulunması halinde …
… oruna uygunluk aşamasında kaldığı, Devlet Su İşleri’nin (DSİ) 01.11.2010 tarih ve 9692 sayılı yazısından da anlaşılacağı üzere Karatepe Regülatörü ve HES projesinin «protokol» tarihi olan 03.01.2011 tarihinden önce 20.10.2010 tarihinde yapılan Hidroelektrik Kaynak Katkı Payı Teklifleme Toplantısına ve akabinde ilgili kurumun, Toroslar Enerji Üretimi Limited Şirketi'ne ait olduğu, dava dışı Toroslar Enerji Üretimi Limited Şirketi'nin süreci yürütme hakkına sahip olması nedeniyle projenin protokol tarihinde Toroslar Enerji Üretimi Limited Şirketi uhdesinde yer aldığı, dava dışı Toroslar Enerji Üretimi Limited Şirketi'nin «temsil» ve ilzama davacı ...'ın yetkili olduğu dönemde sürece ilişkin yükümlülükleri yerine getirildiği, davacının dava dışı Toroslar Enerji Üretimi Limited Şirketi'nde ki hisselerini devirden sonra şirkette herhangi bir hukuku bir bağının ve temsil «yetkisinin» kalmadığı, DSİ tarafından 10.12.2013 tarihli ve 734909 sayılı yazı ile bazı hususlarda revize istenildiği, bu tarih itibariyle davacının şirkette temsil ve ilzam yetkisinin bulunmadığından DSİ'nin revize istediğinin davalı tarafça yerine getirilmesi gerektiği, bu konuda ilgili kurum ve kuruluşlara müracaat ve girişim hakkının davalı yanda olduğu, hisse devrinden sonra revize ve kredi başvurusu için davalıların başvuru ve gerekli koşulları sağlama yükümlülüğünün bulunduğu halde bu yönde girişimde bulunulduğuna ilişkin herhangi bir somut bilgi belgenin dosyaya sunulmadığı, davalıların başvuru ve gerekli koşulları sağlama yükümlülüğünü yerine getirmesi durumunda sağlanacak kredinin de dava dışı şirkete tahsis edilip kredi avansının da dava dışı şirkete ödeneceğinin anlaşıldığı, bu hale göre taraflar arasında imzalanan «hisse devir sözleşmesi» gereğince davacının, dava dışı Toroslar Enerji Üretimi Limited Şirketindeki % 95 hissesini sözleşmeye göre tarafların gösterdikleri kişilere devrettiği, sözleşme gereğince davacının «taahhüdünü» yerine getirdiği, hisse devir bedeli olan 50.000,00 TL'nin ödendiği halde dava ve takibe konu 650.000,00 USD hisse bedelinin davacıya ödenmediği, takip dayanağı senedin bu bedelin «teminatı» olduğu, gerekçe, inkâr tazminatı ve işleyecek faizin türü yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde görülmediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin davalı ... hakkındaki davanın reddi kararı davacı tarafça istinaf konusu yapılmadığından kesinleşmekle anılan davalı hakkındaki davada karar «verilmesine yer olmadığına», davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun gerekçe yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçe, inkâr tazminatı ve işleyecek faizin türü yönünden kaldırılmasına, davanın davalı ... yönünden kabulü ile davalı ...'in takip dosyasına vaki itirazının 650.000,00 USD «asıl alacak», 11.913,70 USD «işlemiş faiz» üzerinden iptaline, 650.000,00 USD asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %1,50 oranını aşmamak üzere 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Ka …
Benzer bu karardaŞti. bünyesinde bulunan Karatepe Regülatörü ve HES Projesi için proje kredi avansı alındığı gün 650.000 USD ve «hisse devrinin» yapıldığı gün 50.000 TL ödeneceğinin yazıldığı, bu durumda hisse devir bedelinin 650.000 USD+50.000 TL olduğu, «protokolün» 3/c maddesine göre Karatepe Regülatörü ve HES projesi için proje kredisinin çıkması sonrasında proje kredisi için avansın alındığı gün veya davalılar ve vekilinin herhangi bir şekilde üçüncü şahıslara ...'ı devretmesi halinde devir tarihinde davacıya 650.000 USD nakit ödeneceği ve «teminat senedinin» geri alınacağının karalaştırıldığı, bu maddeler birlikte değerlendirildiğinde 650.000.- USD'nin hisse bedeli olduğu, bedelin ödeme tarihi Karatepe Regülatörü ve HES Projesi için kredi avansının alındığı gün olarak belirlendiği, davacının talebi olmaması halinde hisselerin tekrar davacıya devredileceği ve senedin de geri alınacağı konusunda bir düzenlemenin bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... hakkında icra takibi bulunmadığından bu davalı hakkındaki davanın dava «şartı yokluğundan» ve «usulden reddine», davalı ... hakkında açılan itirazın iptali davasının kabulü ile davalının 650.000 USD «asıl alacak» ve 11.913,70 USD faiz olmak üzere toplam 661.913,70 USD alacağa itirazının iptali ile «icra inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, usulüne uygun bir «ıslah» bulunmadığından ıslahın yapılmamış sayıldığı, davanın «itirazın iptali davası» olarak görüldüğü, davalı ...'nın icra takibinde borçlu olarak gösterilmediği, taraflarca kabul edilen «protokolün» 3/b maddesinde devir bedeli olarak ...
… sil edildiğinde tahsil tarihinde veya davalılar ... ve ... devraldıkları şirket hisselerini herhangi bir şekilde üçüncü şahıslara devretmesi halinde devir tarihinde «teminat» olarak verilen 650.000 USD senet bedelinin davacıya ödeneceği, 31.12.2012 tarihine kadar Karatepe Regülatörü ve HES proje kredisinin çıkmaması halinde ise davacının talebi halinde davalı ... ve davalı ... vekilinin devraldıkları hisseleri davacıya devredip «teminat senedini» geri alacağı, «protokolden» şirket hisse devir bedelinin teminatı olarak verilen senetteki 650.000 USD alacağının ödenmesi şarta bağlı olduğunun anlaşıldığı, dava dışı ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:teminat senedi · itirazın iptali davası · hisse devri · icra takibine itiraz · iptal davası · eksik inceleme · ibraz
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, usulüne uygun bir «ıslah» bulunmadığından ıslahın yapılmamış sayıldığı, davanın «itirazın iptali davası» olarak görüldüğü, davalı ...'nın icra takibinde borçlu olarak gösterilmediği, taraflarca kabul edilen «protokolün» 3/b maddesinde devir bedeli olarak ...
Şti. bünyesinde bulunan Karatepe Regülatörü ve HES Projesi için proje kredi avansı alındığı gün 650.000 USD ve «hisse devrinin» yapıldığı gün 50.000 TL ödeneceğinin yazıldığı, bu durumda hisse devir bedelinin 650.000 USD+50.000 TL olduğu, «protokolün» 3/c maddesine göre Karatepe Regülatörü ve HES projesi için proje kredisinin çıkması sonrasında proje kredisi için avansın alındığı gün veya davalılar ve vekilinin herhangi bir şekilde üçüncü şahıslara ...'ı devretmesi halinde devir tarihinde davacıya 650.000 USD nakit ödeneceği ve «teminat senedinin» geri alınacağının karalaştırıldığı, bu maddeler birlikte değerlendirildiğinde 650.000.- USD'nin hisse bedeli olduğu, bedelin ödeme tarihi Karatepe Regülatörü ve HES Projesi için kredi avansının alındığı gün olarak belirlendiği, davacının talebi olmaması halinde hisselerin tekrar davacıya devredileceği ve senedin de geri alınacağı konusunda bir düzenlemenin bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... hakkında icra takibi bulunmadığından bu davalı hakkındaki davanın dava «şartı yokluğundan» ve «usulden reddine», davalı ... hakkında açılan itirazın iptali davasının kabulü ile davalının 650.000 USD «asıl alacak» ve 11.913,70 USD faiz olmak üzere toplam 661.913,70 USD alacağa itirazının iptali ile «icra inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
… sil edildiğinde tahsil tarihinde veya davalılar ... ve ... devraldıkları şirket hisselerini herhangi bir şekilde üçüncü şahıslara devretmesi halinde devir tarihinde «teminat» olarak verilen 650.000 USD senet bedelinin davacıya ödeneceği, 31.12.2012 tarihine kadar Karatepe Regülatörü ve HES proje kredisinin çıkmaması halinde ise davacının talebi halinde davalı ... ve davalı ... vekilinin devraldıkları hisseleri davacıya devredip «teminat senedini» geri alacağı, «protokolden» şirket hisse devir bedelinin teminatı olarak verilen senetteki 650.000 USD alacağının ödenmesi şarta bağlı olduğunun anlaşıldığı, dava dışı ...
… ebebiyle kredi tahsis edilmediği, kredi avansı ödenmediği, davalılar ... ve ...'nın da devraldıkları dava dışı şirketteki hisselerini üçüncü şahıslara devretmediği, «hisse devri» bedeli olan 650.000 USD'nin ödenmesi için «protokolde» öngörülen şart gerçekleşmediğinden anılan alacağın «teminatı» olan 650.000 USD'lik senede dayalı olarak istemde bulunulamayacağı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kar …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3513 E. 2024/5674 K.
Ortak:hisse devir sözleşmesi · alacak davası · temlik · kâr payı · teminat · temsil · teslim · dava şartı
İncelediğiniz kararda… oruna uygunluk aşamasında kaldığı, Devlet Su İşleri’nin (DSİ) 01.11.2010 tarih ve 9692 sayılı yazısından da anlaşılacağı üzere Karatepe Regülatörü ve HES projesinin «protokol» tarihi olan 03.01.2011 tarihinden önce 20.10.2010 tarihinde yapılan Hidroelektrik Kaynak Katkı Payı Teklifleme Toplantısına ve akabinde ilgili kurumun, Toroslar Enerji Üretimi Limited Şirketi'ne ait olduğu, dava dışı Toroslar Enerji Üretimi Limited Şirketi'nin süreci yürütme hakkına sahip olması nedeniyle projenin protokol tarihinde Toroslar Enerji Üretimi Limited Şirketi uhdesinde yer aldığı, dava dışı Toroslar Enerji Üretimi Limited Şirketi'nin «temsil» ve ilzama davacı ...'ın yetkili olduğu dönemde sürece ilişkin yükümlülükleri yerine getirildiği, davacının dava dışı Toroslar Enerji Üretimi Limited Şirketi'nde ki hisselerini devirden sonra şirkette herhangi bir hukuku bir bağının ve temsil «yetkisinin» kalmadığı, DSİ tarafından 10.12.2013 tarihli ve 734909 sayılı yazı ile bazı hususlarda revize istenildiği, bu tarih itibariyle davacının şirkette temsil ve ilzam yetkisinin bulunmadığından DSİ'nin revize istediğinin davalı tarafça yerine getirilmesi gerektiği, bu konuda ilgili kurum ve kuruluşlara müracaat ve girişim hakkının davalı yanda olduğu, hisse devrinden sonra revize ve kredi başvurusu için davalıların başvuru ve gerekli koşulları sağlama yükümlülüğünün bulunduğu halde bu yönde girişimde bulunulduğuna ilişkin herhangi bir somut bilgi belgenin dosyaya sunulmadığı, davalıların başvuru ve gerekli koşulları sağlama yükümlülüğünü yerine getirmesi durumunda sağlanacak kredinin de dava dışı şirkete tahsis edilip kredi avansının da dava dışı şirkete ödeneceğinin anlaşıldığı, bu hale göre taraflar arasında imzalanan «hisse devir sözleşmesi» gereğince davacının, dava dışı Toroslar Enerji Üretimi Limited Şirketindeki % 95 hissesini sözleşmeye göre tarafların gösterdikleri kişilere devrettiği, sözleşme gereğince davacının «taahhüdünü» yerine getirdiği, hisse devir bedeli olan 50.000,00 TL'nin ödendiği halde dava ve takibe konu 650.000,00 USD hisse bedelinin davacıya ödenmediği, takip dayanağı senedin bu bedelin «teminatı» olduğu, gerekçe, inkâr tazminatı ve işleyecek faizin türü yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde görülmediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin davalı ... hakkındaki davanın reddi kararı davacı tarafça istinaf konusu yapılmadığından kesinleşmekle anılan davalı hakkındaki davada karar «verilmesine yer olmadığına», davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun gerekçe yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçe, inkâr tazminatı ve işleyecek faizin türü yönünden kaldırılmasına, davanın davalı ... yönünden kabulü ile davalı ...'in takip dosyasına vaki itirazının 650.000,00 USD «asıl alacak», 11.913,70 USD «işlemiş faiz» üzerinden iptaline, 650.000,00 USD asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %1,50 oranını aşmamak üzere 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Ka …
… rılması gerekirken bilirkişi heyetinin bu konuda hiçbir açıklama yapmadığını, davalı müvekkilin işlemleri şahsen yapmakla yükümlü olduğunun varsayılması halinde ise «borçlunun temerrüdü» koşulunun sağlanmadığı, sözleşmede, davalı müvekkilin hangi edimi ne sürede ya da hangi tarihte yerine getireceği konusunda açıklık, netlik, kesinlik bulunmadığını, davacının DSİ'ye «teslim» ettiği fizibilite raporunun HES Projesine uygunluk taşımadığı ortaya çıktıktan sonra, bilirkişi heyetinin düzenlediği ikinci ek raporda ise fizibilite raporunun projeye uygun olup olmadığının değil, adeta proje şartlarının davacının teslim ettiği fizibilite raporuna uygun hale getirilip getirilmeyeceğinin tartışıldığını, DSİ'nin 10.12.2013 tarihli yazısında davacının teslim ettiği fizibilite raporundaki eksiklerin, hataların sayıldığını, yeniden fizibilite raporu sunulması gerektiğinin bildirildiğini, bilahare yargılama aşamasında düzenlenen 02.03.2021 tarihli yazısında ise davacının teslim ettiği fizibilite raporunun projeye uygun olmadığının belirtildiğini, müvekkili sırf, «tanımı» yapılmayan ve ne olduğu halen dahi bilinmeyen işlemleri takip etmediği gerekçesiyle sorumlu ise, projeye uygun bir fizibilite raporu sunmayıp revize edilmesi gereken bir rapor sunan davacının ve doksan günde görüş bildirmesi gerekirken üç yılda görüş bildiren DSİ'nin hangi sebeple sorumlu olmadıklarının açıklanmadığını, ilgililerin «kusur» durumunun tartışılmadığını, HES Projesinin şirket bünyesinde olduğu yönündeki değerlendirmenin isabetli olmadığını, firma ile DSİ arasında su kullanım hakkı anlaşm …
Benzer bu karardaEnerji şirketinde sahibi olduğu hisseleri farklı oranlarda müvekkillerine 07.07.2010 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile devir ve «temlik» ettiklerini, ancak Ankara 7.
Asliye Ticaret Mahkemesindeki davanın da bahse konu projeler davalılara «teslim» edildiği halde bakiye proje bedelinin ödenmediği iddiasıyla proje bedelinin tahsili istemiyle açılmış bir «alacak davası» olduğu, o davada davalı olan eldeki davada davacı olan ve sözleşme konusu HES projelerini teslim aldığı ve EPDK'nin söz konusu yazısından halihazırda bu projelerin lisans sahibi olduğu anlaşılan davacı .....Ltd.
Asliye Ticaret Mahkemesince verilen karara konu sözleşmenin tarafı olmayan davacılar ve müvekkili ... yönünden davanın reddi gerektiğini, bahsekonu davada verilen müteselsil tahsil gereği davacı şirket tarafından kabul edilen miktarın tamamı ödenmişse de fazla ifada bulunanın ödediği miktardan dolayı diğer borçlulara «payı» oranında «rücu» edebileceğini, ancak davada tamamının talep edildiğini, davacıların, ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ayıba karşı tekeffül · ayıp · teminat senedi · pay devri · sözleşmeden doğan dava · müteselsil sorumluluk · basiretli tacir · hisse devri
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi kararının gerekçesinde açıklandığı üzere esasen taraflar arasında proje devri yapıldığı, bunun da «pay devri» yolu ile gerçekleştiği, buna bağlı olarak alacak hakkının «muaccel» hale geldiği, hisse devralan şirket ve şahısların özel izinle «hisse devri» yapılabilen enerji sektöründe devraldıkları şirkete ait proje ve izinlerin de doğru olup olmadığını, yürüttüğü projeler ile ilgili bir problem olup olmadığını bilebilecek durumda oldukları, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190 ıncı maddesi uyarınca «ispat yükünün», iddiaya bağlanan hukuki sonuçtan lehine hak çıkaran tarafta olduğu, davacılar vekili her ne kadar ayıbı gizleyen ve bu konuda bilgi vermeyen satıcının bilgilendir …
Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen davaya konu sözleşme ile ilgili müvekkillerine «hisse devri» sırasında bilgi verilmediğini, hisse değerinin yüksek gösterildiğini, davalıların «ayıba karşı tekeffülden» sorumlu olduğunu, bahsekonu davadaki sözleşme gizlenmese idi hisse bedelinin ödendiği kadar yüksek olmayacağını, «ispat yükü» ile ilgili hatalı değerlendirme yapıldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, hisseleri devrolunan şirketin, devirden önce imzalamış olduğu «sözleşmeden doğan» edimin «ifa» edilmemiş olması sebebiyle hisseleri devrolunan şirketin davalısı olduğu davada aleyhine hükmedilen alacağın, hisseleri davacılar tarafından devralınan .....A.Ş. tarafından ödenmiş olmasından dolayı, «hisse devrinin» ayıplı olduğu iddiasıyla, ödenen bedelin tahsili istemine ilişkindir.
Enerji şirketi aleyhine verilen karardan dolayı 400.000,00 USD ödeme yapılmak durumunda kalındığını, bahsekonu davaya konu sözleşmenin, davalı tarafça «hisse devri» sırasında kendilerinden saklandığını, hakkında bilgi verilmediğini, davaya ilişkin bilgilerin devralınan şirket kayıtlarında yer almadığını, davalı tarafın hisselerini sattıkları şirketin taraf olduğu sözleşmelerde yer alan borçları gizlediklerini, sonradan ortaya çıkan sözleşmeler nedeniyle ödenmek zorunda kalınan miktarın müvekkillerinin satın aldıkları şirket hisselerinin değerinden fazla olduğunu ileri sürerek 1.145.973,98 TL'nin 30.06.2014 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4048 E. 2012/4467 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sigorta tazminatı · sigorta ettiren · sigorta sözleşmesi · riziko · muvafakat · taraf ehliyeti · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemize ait 09.10.2007 tarihli ilama dayanılarak, dava konusu «sigorta sözleşmesinde» davacının «sigorta ettiren», dava dışı DSİ Genel Müdürlüğü'nün sigortalı konumunda olup, «rizikonun» gerçekleşmesi halinde «sigortadan tazminat» isteme hakkının sigortalı DSİ Genel Müdürlüğü'ne ait bulunduğu, DSİ Genel Müdürlüğü'nün de işbu davaya «muvafakat» edilmediğini bildirdiği, dolayısıyla davacının aktif dava «ehliyetinin» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Zira TTK.’nun 1446/2. maddesinde, «sigorta ettirenin» poliçe elinde bulunmak koşuluyla, sigortalının «muvafakati» olmaksızın, ödenecek paraları almaya ve «sigorta tazminatını» talep etmeye hakkının bulunduğu belirtilmiştir.
Bu durumda her ne kadar Dairemiz bozması sonrasında ihale makamının «muvafakati» sağlanamamış ise de, poliçe elinde bulunmak koşuluyla «sigorta ettiren» davacının da aktif dava «ehliyetinin» olduğu kabul edilmelidir.
TTK.’nun 1446/3. maddesine göre sigortacı, «sigorta poliçesi» elinde değilse «sigorta ettirene», ancak sigortalının «muvafakati» ile ödeme yapabilir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/9145 E. , 2023/3065 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/243 Esas, 2021/1103 Karar
HÜKÜM
Davalı ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına,
Davalı ... yönünden davanın kabulüne
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 16.05.2023 günü hazır bulunan davacı ve temlik alan... vekili Avukat ... ile davalılar vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; düzenlenen 01.03.2011 tarihli sözleşme uyarınca müvekkilinin Toroslar Enerji Üretim Ltd. Şti.'ndeki hisselerini davalılara ve gösterilen kişilere devrettiğini, sözleşmede devir bedeli 50.000,00 TL+ 650.000,00 USD olarak gösterildiği halde 50.000,00 TL dışında ödeme yapılmadığını, 31.12.2012 tarihine kadar bedelin ödenmemesi halinde müvekkiline bedeli isteme ya da sözleşmeden dönerek hisseleri iade hakkının tanındığını, müvekkilinin bu hakkını bedeli tercih etmek suretiyle kullandığını, hisse bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine davalıların itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, 13.05.2015 tarihli dilekçesi ile davasını alacak davası olarak ıslah etmiş ve 650.000,00 USD'nin 27.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte TL karşılığının müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinden ...'nın icra takibinin tarafı olmadığından kendisine itirazın iptali davasında husumet yöneltilemeyeceğini, 01.03.2011 tarihli protokolde ancak proje kredisinin çıkıp proje kredi avansının alınması veya şirketin üçüncü şahıslara devredilmesi halinde 650.000,00 USD'nin ödeneceğinin kararlaştırıldığını, HES projesi için kredi başvurusunun kabul edilmediğini, kredi avansının alınmadığını, şirketin üçüncü kişilere devredilmediğini, şart gerçekleşmediğinden bedelin istenemeyeceğini, hisse devir bedelinin sadece 50.000,00 TL olarak belirlenip 650.000,00 USD'nin projenin hayata geçirilme bedeli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.12.2014 tarih, 2014/1128 E. ve 2017/502 K. sayılı kararıyla; Sarp Kaya hakkındaki davanın dava şartı yokluğundan ve usulden reddine, davalı ... hakkında açılan itirazın iptali davasının kabulü ile davalının 650.000,00 USD asıl alacak ve 11.913,70 USD faiz olmak üzere toplam 661.913,70 USD alacağa itirazının iptali ile icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 01.03.2018 tarih, 2017/716 E. ve 2018/191 K. sayılı kararıyla; davalı ... vekilinin istinaf başvurusun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının anılan davalı yönünden kaldırılmasına, davalı ... hakkındaki davanın esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 07.01.2020 tarih, 2018/2848 E. ve 2020/102 K. sayılı kararıyla Mahkemece, Karatepe Regülatörü ve HES projesinin tahsis ve proje kredi avansının ödenmesi şartları ile tahsis için tarafların yükümlülüklerinin nelerden oluştuğu, projenin protokol tarihinde Toroslar Enerji Üretimi Limited Şirketi uhdesinde yer alıp almadığı, davacının sunduğunu belirttiği fizibilite raporunun proje şartlarına uygunluk taşıyıp taşımadığı, davalıların kredinin alınması için başvuru ve gerekli koşulları sağlama yükümünün bulunup bulunmadığı, davalıların başvuru külfetinin bulunması halinde başvuru ile birlikte kredinin dava dışı şirkete tahsis edilip kredi avansının şirkete ödenip ödenmeyeceği hususlarında konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alındıktan sonra tespit edilecek hususların somut uyuşmazlığa etkisi de değerlendirilip ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu Karatepe Regülatörü ve HES projesinin kredi tahsisi için fizibilite raporuna uygunluk alınmasının akabinde ÇED olumlu raporu ve kamulaştırma işlemlerinin ardından bankalara başvuru yapılabileceği, hisse devir anına kadar yönetmelikle belirlenmiş sürecin davacı tarafından yerine getirileceği, hisse devrinden sonra ise sürecin şirket yetkilisi olan davalı tarafından yerine getirilmesi gerektiği halde projenin fizibilite raporuna uygunluk aşamasında kaldığı, Devlet Su İşleri’nin (DSİ) 01.11.2010 tarih ve 9692 sayılı yazısından da anlaşılacağı üzere Karatepe Regülatörü ve HES projesinin protokol tarihi olan 03.01.2011 tarihinden önce 20.10.2010 tarihinde yapılan Hidroelektrik Kaynak Katkı Payı Teklifleme Toplantısına ve akabinde ilgili kurumun, Toroslar Enerji Üretimi Limited Şirketi'ne ait olduğu, dava dışı Toroslar Enerji Üretimi Limited Şirketi'nin süreci yürütme hakkına sahip olması nedeniyle projenin protokol tarihinde Toroslar Enerji Üretimi Limited Şirketi uhdesinde yer aldığı, dava dışı Toroslar Enerji Üretimi Limited Şirketi'nin temsil ve ilzama davacı ...'ın yetkili olduğu dönemde sürece ilişkin yükümlülükleri yerine getirildiği, davacının dava dışı Toroslar Enerji Üretimi Limited Şirketi'nde ki hisselerini devirden sonra şirkette herhangi bir hukuku bir bağının ve temsil yetkisinin kalmadığı, DSİ tarafından 10.12.2013 tarihli ve 734909 sayılı yazı ile bazı hususlarda revize istenildiği, bu tarih itibariyle davacının şirkette temsil ve ilzam yetkisinin bulunmadığından DSİ'nin revize istediğinin davalı tarafça yerine getirilmesi gerektiği, bu konuda ilgili kurum ve kuruluşlara müracaat ve girişim hakkının davalı yanda olduğu, hisse devrinden sonra revize ve kredi başvurusu için davalıların başvuru ve gerekli koşulları sağlama yükümlülüğünün bulunduğu halde bu yönde girişimde bulunulduğuna ilişkin herhangi bir somut bilgi belgenin dosyaya sunulmadığı, davalıların başvuru ve gerekli koşulları sağlama yükümlülüğünü yerine getirmesi durumunda sağlanacak kredinin de dava dışı şirkete tahsis edilip kredi avansının da dava dışı şirkete ödeneceğinin anlaşıldığı, bu hale göre taraflar arasında imzalanan hisse devir sözleşmesi gereğince davacının, dava dışı Toroslar Enerji Üretimi Limited Şirketindeki % 95 hissesini sözleşmeye göre tarafların gösterdikleri kişilere devrettiği, sözleşme gereğince davacının taahhüdünü yerine getirdiği, hisse devir bedeli olan 50.000,00 TL'nin ödendiği halde dava ve takibe konu 650.000,00 USD hisse bedelinin davacıya ödenmediği, takip dayanağı senedin bu bedelin teminatı olduğu, gerekçe, inkâr tazminatı ve işleyecek faizin türü yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde görülmediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin davalı ...
hakkındaki davanın reddi kararı davacı tarafça istinaf konusu yapılmadığından kesinleşmekle anılan davalı hakkındaki davada karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun gerekçe yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçe, inkâr tazminatı ve işleyecek faizin türü yönünden kaldırılmasına, davanın davalı ... yönünden kabulü ile davalı ...'in takip dosyasına vaki itirazının 650.000,00 USD asıl alacak, 11.913,70 USD işlemiş faiz üzerinden iptaline, 650.000,00 USD asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %1,50 oranını aşmamak üzere 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un (3095 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin (a) bendi gereğince faiz yürütülmek suretiyle takibin devamına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi heyetinin tarafsızlık koşuluna uygun oluşturulmadığını, inşaat mühendisi bilirkişinin halen aktif olarak DSİ’de çalıştığını, fizibilite raporunu DSİ’ye sunulduğunu, DSİ’nin ilgili kişi konumu taşıdığını, dava konusu 01.03.2011 tarihli sözleşmede, Toroslar Ltd. Şti.’ne kredi tahsis edilmesi için davalı müvekkile hiçbir şahsi edim yüklenmediğini, bozma ilamında davalıların kredinin alınması için başvuru ve gerekli koşulları sağlama yükümünün bulunup bulunmadığı konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alındıktan sonra tespit edilecek hususların somut uyuşmazlığa etkisi de değerlendirilip ulaşılacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerektiği belirtildiğini, bozma ilamı gereğince, işin teknik niteliği dolayısıyla davalıya şahsi yükümlülük atfının imkan dahilinde olup olmadığı araştırılması gerekirken bilirkişi heyetinin bu konuda hiçbir açıklama yapmadığını, davalı müvekkilin işlemleri şahsen yapmakla yükümlü olduğunun varsayılması halinde ise borçlunun temerrüdü koşulunun sağlanmadığı, sözleşmede, davalı müvekkilin hangi edimi ne sürede ya da hangi tarihte yerine getireceği konusunda açıklık, netlik, kesinlik bulunmadığını, davacının DSİ'ye teslim ettiği fizibilite raporunun HES Projesine uygunluk taşımadığı ortaya çıktıktan sonra, bilirkişi heyetinin düzenlediği ikinci ek raporda ise fizibilite raporunun projeye uygun olup olmadığının değil, adeta proje şartlarının davacının teslim ettiği fizibilite raporuna uygun hale getirilip getirilmeyeceğinin tartışıldığını, DSİ'nin 10.12.2013 tarihli yazısında davacının teslim ettiği fizibilite raporundaki eksiklerin, hataların sayıldığını, yeniden fizibilite raporu sunulması gerektiğinin bildirildiğini, bilahare yargılama aşamasında düzenlenen 02.03.2021 tarihli yazısında ise davacının teslim ettiği fizibilite raporunun projeye uygun olmadığının belirtildiğini, müvekkili sırf, tanımı yapılmayan ve ne olduğu halen dahi bilinmeyen işlemleri takip etmediği gerekçesiyle sorumlu ise, projeye uygun bir fizibilite raporu sunmayıp revize edilmesi gereken bir rapor sunan davacının ve doksan günde görüş bildirmesi gerekirken üç yılda görüş bildiren DSİ'nin hangi sebeple sorumlu olmadıklarının açıklanmadığını, ilgililerin kusur durumunun tartışılmadığını, HES Projesinin şirket bünyesinde olduğu yönündeki değerlendirmenin isabetli olmadığını, firma ile DSİ arasında su kullanım hakkı anlaşması imzalanmadığını, davacının teslim ettiği fizibilite raporunun HES Projesi koşullarına uygunluk taşımadığını, varsayıma dayalı değerlendirme yapıldığını, alacağın likit olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalılardan alınarak, davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933166400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz